Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

25 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti

- 07/09/2008 - 01:22
Öncelikle meseleyi imani anlamda ele almak lazım. Oruç tamamen gizli bir ibadettir ve amaç Allah’ın rızasını kazanmaktır! Amenna! Müminler için nadide vakitler, ibadetlerden en fazla feyzin alınacağı, duaların en çok kabul edileceği bir ay… Ramazan, adeta nefsinin kıskacında bunalan insana bir çıkış kapısı, bir lütfu ilahi…

Maneviyatın zirvesi olan bir aydayız. Herkeste bir telaş, bir yoğunluk… Hayır- hasenat, iyiliklerde yardımlaşma, empati yapma açısından kendisiyle yarışılamayan bir ay Ramazan. Allah’a hamdolsun ki bizleri de kavuşturdu.

Ramazanın en büyük göstergesi de iftar ziyafetleri ve sahur sofraları… Pek fevkinde olmasak da yeme vakitlerinin yer değiştirdiği bir ay. On bir ay gündüz yemek yiyip, gece yemiyorduk, Ramazanda ise tersi… Böyleyken insanımız sanki çok acil, anormal bir durum varmış gibi meseleye yaklaşmakta ve ne yazık ki paniklemiş bir halde Ramazanı geçiriyor! Ramazan sonrasına kadar bu panik hal devam ediyor kimilerinde, bayram olmasıyla bu hal bıçakla kesilmiş gibi bitiveriyor! Evet, başladığı gibi bitiveriyor! Hemencecik geçiyor sayılı zaman…

Bu arada maneviyat ayı olan nefsi terbiye etmenin en büyük fırsatının yakalandığı ay da biçare, yeterince idrak edilmeden bitirilmiş (heba ediliyor mu desem) oluyor. Bir yıla yetecek feyzinin bir hafta bile sürmediğini müşahede ediyor ve insanımızın manevi anlamda kazanmış olması gereken değerlere kavuşmadığını esefle görüyoruz. Ramazanla beraber kazanılması gereken manevi ve imani anlamda davranış değişikliklerinin çoğu insanımızda oluşmadığını da görüyoruz.

Öncelikle meseleyi imani anlamda ele almak lazım. Oruç tamamen gizli bir ibadettir ve amaç Allah’ın rızasını kazanmaktır! Amenna! Müminler için nadide vakitler, ibadetlerden en fazla feyzin alınacağı, duaların en çok kabul edileceği bir ay… Ramazan, adeta nefsinin kıskacında bunalan insana bir çıkış kapısı, bir lütfu ilahi…

İnsanın psiko-sosyal açıdan değişebilirliğinin de ölçütüdür Ramazan. Ne kadar büyük bir iman ile idrak edersek o kadar istifade edebileceğimiz bir ay. Manevi derecelerin hem kazanıldığı hem de kaybedilebileceği bir ay bir de… Bu nasıl oluyor? Tamamen insanın imani durumundaki olumlu gelişmeye bağlı bu durum. Nefsinin aldatıcı ve zarar verici telkinlerinden kurtarıp, kendini yaratıcısına bağlayan insan, farklı âlemleri manevi açıdan müşahede edebiliyor. Dünyanın geçici ve yalan oluşuna inanmaya başlıyor ve kendini âlemlerin Rabbinin ilahi eğitimine bırakıyor.

Bunun bir gereği olarak da Rabbin razı olacağı amellere, salih davranışlara yöneliyor insan tabii olarak. Ne yapıyor? İftar sofraları düzenliyor, yemeğe çağırarak oruçluyu yedirmenin sevabına ulaşmak ve böylece Rabbin rızasına kavuşmak istiyor. Buraya kadar her şey doğal ve olması gerekendir.

Ama bundan sonra işin rengi değişmeye başlıyor. Acaba diye sorasınız geliyor; bu iftar sofraları ve oruçluya iftar ettirme faaliyetleri tam da Allah’ın ve Resulünün hoşuna giden bir mahiyette mi? Görünüş olarak yapılan davranış ve amel istenen bir durum. Ama psikolojik açıdan yaklaştığımızda görüntüde sağlanan uyum kalbimizde de oluşmuş mudur acaba?

Birçok iftar davetlerinde ne yazık ki Allah’ın ve Resulünün ölçüsü taşınmıyor! Bunu neden söylüyorum? Çünkü insanımızdaki çarpık düşünceler, iman sağlam olmayınca farklı niyetlerle yapılan amellere dönüşüyor ve manevi anlamdaki kazanımlarından uzak kalınıyor… Örneğin; önderimiz, rehberimiz, öğretmenimiz Hz. Peygamberin(s.a.v) sofrasından hiç misafir eksik olmazdı. Bu yalnız Ramazan’a has bir durum da değildi üstelik. O her zaman birkaç fakiri, ihtiyaç sahibini bulup sofrasına oturturdu. Yemeğin bereketi de şifası da Allah rızası için olan da buydu!

Oysa günümüz müslümanında bir seçicilik, nasıl desem bir seçkincilik peyda olmuş. Sofrasına oturtacağı kişiyi cımbızla seçer gibi seçiyor! Ve ne hikmetse bu hep zengin, kelli felli insanlardan ya da akrabalardan oluşuyor. Kimi akraba dışında misafir almıyor bile! Kimisi de “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez!” niyetiyle, kalburüstü kişileri davet etmekte ve bu kısır döngü misali sürüp gitmekte. İşte bundan dolayı Ramazanın medar-ı maneviyatına ulaşamıyoruz! Ramazan bir iftar sofrası şenliğine dönüşüyor, oruçluya iftar ettirmek ise bir yarışa… Maneviyatın zirvesinden gaflet çukurlarına yuvarlanıveriyoruz büyük bir maharetle! Peki, istenen bu mudur? İnsanımız ne zaman fakir akrabalarını, arkadaşlarını ya da gariban bir oruçluyu sofrasına davet edecek? Ramazanda değil de ne zaman? Oruçluya sadece Allah’ın rızası dışında bir niyet gözetmeden ne zaman yedirip, içirecek? Ne bir taltif ne de teşekkür beklemeden bu ulvi ameller ne zaman yerine getirilecek? Evet, Ramazanda değil de ne zaman?

Tüm nefsi niyetlerin ötesinde ruhunu, yüreğini sadece Allah’a adayıp, O’nun rızası için oruçluyu sofrasına gayet mütevazı şekilde davet edip yedirip içirmedikçe, Ramazanda tutulan oruçlar bizi istediğimiz menzile getiremeyecektir! Bir gösterişten öteye gidemeyecektir yapılıp edilenler… Ramazan da en çok hatırlanması gereken kimseler elbette ihtiyaç sahipleri, fakir- fukara olmalı ve bu hatırlama Ramazanla sınırlı kalmamalıdır. Allah’u Teala tabiri caiz ise, “Ramazanda hatırladığınız bu kimseleri yılın diğer günlerinde de hatırlayıp, gözetin!” dercesine bizden bunu istiyor, Resulü de pratiğini yapıyordu Asr-ı Saadette…

Asr- Saadet ve günümüz müslümanlarındaki iman farkı, davranış ve niyetlerde de kendini bariz bir şekilde gösteriyor. Zamanımız insanı kendini manevi anlamda fazla temizleyemediği gibi Ramazanla yakalamış olduğu fırsatı da kaçırıyor. İftar sofralarında gösterişe düşme ve hatta desinler diye ziyafet sofrası gibi, bir kuş sütünün eksik olduğu sofraların hazırlanması insana kazanacağı yerde kaybettiriyor! Gereğinden fazla abartılı sofralar, en çok bu ayda yapılması gereken empatiyi yapmaya da engel teşkil ediyor! İhtiyaç sahibinin, fakir fukaranın halinden en çok anlamamız gereken aydı hani Ramazan! Ortalama bir vatandaşın geçim standartlarında olabilmeliydik, zengin bile olsak… Nitekim Resulullah ve onu takip eden halifeleri en alt seviyedeki bir kişinin geçimi kadar geçinecek düzeydeydi. Buna rağmen gösterişe düşmeden sofralarından misafiri de eksik etmezlerdi! Sadece Allah için yedirir içirirlerdi ve bu niyetlerinin sahihliği ayetlerle de Allah Teala tarafından bildirilerek pekiştirilmişti! Günümüz müslümanları ise sofrasında kuru ekmekten fazlası bulunmayan yoksul evlerinin olduğu düşünmüyor, düşünemiyor! Afrika’nın derisi kemiklerine yapışmış garip halkını ise hiç söylememe bile gerek yok, ahval ve şerait ortada…

Bizler de manevi derecelerde yükselmek istiyorsak niyetlerimizi sahih tutmalı, riyaya düşmeden ibadetlerimizi ve güzel davranışlarımızı, hayır hasenatlarımızı(amellerimizi) yapmalıydık. İftar sofralarımız mütevazi olmalı, soframızdan misafirimiz eksik olmamalıydı halbuki… İftar sofralarında tıka basa yemek yemeyi, sırf gösteriş olsun diye yemek yedirmeyi bırakmalı, sahur sofralarında sağlığımızı tehlikeye atacak kadar fazla yemekten kaçınmalıydık. Ramazanı mide bayramına çevirmemeliydik. Aç kaldığımız süre içinde ibadet halinde olmamız gerekirken, bunun acısını çıkarırcasına iftarlarda yemeklere saldırmamalı, “hep bana, hep bana” da dememeliydik! Ahsen-i takvim üzere örnek bir müslüman olabilmeliydik!

Heyhat ki heyhat! Kimi müslümanların oruçlu olduğu için sinirli sinirli ortalıkta dolaştığını da görüyoruz. Oruç sadece midenin değil, tüm vücudun ve bittabi sinirlerin de sakinleşmesi ve terbiye edilmesi gereken en önemli ibadetti oysaki. Oruçlu olmasına rağmen sinirli olmaya devam edenler, sinirlerinden önce imani durumlarını gözden geçirmeli, gerekirse iman tazeleyip, kuvvetlendirmelidirler. İşte o zaman Ramazanın sebeb-i âlisi anlaşılmış ve yaşanmış olacaktır.

Nefsimizin oto kontrolünü çoktan yapmalıydık! Açlık ve susuzlukla imtihan edilirken maksadın sadece aç kalmak olmadığını da anlamalıydık. Oruçtan maksat gemlenemeyen nefsimizin önüne bir set çekip onu yola getirmek, kontrol altına almaktır. Böylece irademiz güçlenecek ve hayatta daha zorlu imtihanlarla karşılaştığımız zaman kolayca direnebilecektik. Açın halinden anlayacak onlarla hemhal olacaktık. Bedeni ihtiyaçları sınırlı bir süre arka plana atıp ruhumuzun ihtiyaçlarını gidermeliydik Ramazanda...

Ancak böyle bir halet-i ruhiyede Ramazanın (Ramda) kelimesinden gelen anlamıyla açlık ve susuzluk ateşiyle günahlarımız yanıp kül olacak, tertemiz olacaktık. Oysa yaşananlar ve bir değişim ayı olan Ramazana girip de değişmeden çıkan gaflet ehli insanlar olmaya devam edenlerimiz çoğunlukta ne yazık… Şunu idrak edebilmeliyiz ki, nefsin tezkiye edilip, imanın kuvvet bulacağı, bedenin geçici olarak arka plana atılıp ruhun yüceleceği bir oruçla, Rabbimizin rızalığına uygun bir Ramazan geçirmiş olacağız. Gaflet uykusundan uyanmış olarak, maneviyatınızın zirvesinde bir Ramazan geçirmeniz dileğiyle…


614

 

YORUMLAR

Teşekkür 07-09-2008, 14:17:32
Yazılarınızda sebebini anlayamadığım bir his yakalıyorum, sanki kaybettiğim bir yitiğimi bulmuş gibi oluyorum. Ve yazılarınız bir çok eksiğimi görmeme, kendime daha duyarlı bir yol haritası çizmeme vesile oluyor. Allah sizden razı olsun.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/07/2011 - 08:47 Sevgili Kızımla Hasbihal -3
8 06/06/2011 - 08:31 Sevgili Kızımla Hasbihal (2)
8 21/04/2011 - 10:16 Sevgili Kızımla Hasbihal (1)
8 25/08/2010 - 12:29 İnsan Kendini Ne Sanıyor?
8 19/03/2010 - 19:49 ÖZEL BİR ÜMMET OLABİLMEK
8 21/02/2010 - 13:47 HATIRLANMASI GEREKENLER
8 28/10/2009 - 13:52 BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI BAŞKA BAHARA MI?
8 22/10/2009 - 23:05 DEJENERASYONUN TESETTÜRDEKİ YANSIMASI
8 01/10/2009 - 08:35 Zor Zamanlarda Sınanmak!
8 14/06/2009 - 14:19 ÖRNEK İNSAN KITLIĞI
8 18/05/2009 - 21:04 EN YAKINLARIMIZLA İMTİHANIMIZ
8 12/04/2009 - 21:39 Okumak ve Kendini Bilmek
8 23/03/2009 - 15:05 ÇANAKKALE ZAFERİNİN DAYANDIĞI GÜÇ: İMAN
8 01/02/2009 - 13:26 SÖZÜM İNSAN OLANADIR!
8 14/01/2009 - 17:29 Gazze! İçimde Tarumar Olan İnsanlıktır!
8 16/12/2008 - 09:04 KARİZMATİK KALASLAR
8 03/12/2008 - 05:18 KUTLU YOLCULUK BAŞLADI!
8 14/11/2008 - 14:13 İHMAL EDİLEN BİR İBADET
8 28/10/2008 - 09:57 BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…
8 15/10/2008 - 12:58 ZAMAN BİLİNCİ TAŞIYANLARIN FARKI
8 07/09/2008 - 01:22 Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti
8 17/08/2008 - 00:02 FESADI HAYAT TARZI EDİNENLER
8 05/08/2008 - 07:52 MÜREFFEH AZINLIĞIN AZGINLIĞI
8 16/07/2008 - 01:05 UĞUR BÖCEĞİ VE SUÇLULUK DUYGUSU
8 22/06/2008 - 01:12 TATİLE ÇIKIYOR MUSUNUZ?
8 11/06/2008 - 15:59 HASED EDENİN HAL-İ PÜR MELALİ
8 28/05/2008 - 11:33 KOMŞUSUZ OLMAZ KOMŞUM!
8 12/05/2008 - 19:59 HEVA VE HEVES MABEDİNİN KURBANLARI
8 30/04/2008 - 13:06 HÜZÜN BENİM HARCIMDIR!
8 20/04/2008 - 01:37 TEFEKKÜR ETME VE FERASET
8 09/04/2008 - 16:56 ÇATIRDAYAN AİLE
8 26/03/2008 - 20:49 İMAN İTAAT İSTİYORDU HANİ!
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
değerli mustafa dostuma selamlar ve sevgiler yazıyı tekrar tekrar okuyun, göreceksiniz ki yazdıklar...
m.şakir
Dünyanın Aklına Şaşarım >>
Bu sitedeki yeriniz hayırlı olsun. Allah kaleminize zeval vermesin. Bı xweşida bı mine.....
Baran
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Hacı abi, bu güzel yürekten dökülen her satırda farklı bir gizem yakalıyor beni.. Her bir sözcükte e...
bihazan
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
ellerinize sağlık.... sanırım tepkimiz biraz daha büyük olsaydı hayrettin karaman üzerinden iyi bir...
murat bozdemir
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Bengin BOTİ'nin yazılarını hep beğenerek okumuşumdur. Rab, kendisinden razı olsun. Yüreği hep hayra ...
Bihazan..
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Vicdan terazisi yazısı
Yazı güzel olmuş ve hemen kendini okuttu. Hayretttin Karaman Hoca, Altan Tana verdiği cevapta, Emev...
konuk yazar
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
İmanı ve irfanı kendisine şiar edinenler elbetteki Rabbul alemin katında daha ustundur. Hakkın mesaj...
Muhammedi
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Rabb'imiz dergahında dualarımızı ve yakarışlarımızı kabul etsin. Huzuruna boynu bükük çıkanlardan ey...
Muhacir..
Bugün Durup,Düşünelim >>
Rabbim bu güzel ve özel duygularınızı mukafatlandırsın. elinize, dilinize yüreğinize sağlık.......
yasir kaya
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Yüreğine sağlık kardeşim.. Allah razı olsun.. bu tür çalışmaların devamı gelmelidir....
Şervan
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Harika... ...
Ewru
"Biz de Ortadoğu'nun Kızılderilisiyiz" >>
Hakkın yanında durmak; halkın yanıbaşında onların serencamlarına ortak olmak ve serdengeçti olarak y...
bihazan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>
seydadan Allah razı olsun. bunu destekleyelim ve ilim alanında söz söyeme gücü olanlarda sözlerini ...
ali
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Allah razı olsun Seyda çok güzel anlattınız.Hayrttin Karaman nasıl böyle bir şey söyledi şaşkınım Al...
HİLAL
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com