Bu yazımda, Hemen hemen bütün Müslümanların ağzında dolaşan bir cümleden bahsetmek istiyorum sizlere...
Merak ettiniz değil mi?..
Biraz daha merak edin; aşağı yukarı bütün insanların ağzında dolaşmasına rağmen bir çok kimsenin hayatına etki etmeyen bu cümleyi.
Nedir bu cümle?
Biraz düşünün bakalım tahmin edebilecek misiniz; birazcık zorlayın zihninizi!..
Evet evet doğru bildiniz, besmeleden bahsediyorum! Yoksa yanılıyor muyum; birçok insanın, ya da bütün Müslümanların sürekli ağzında dolaşan bir cümle değil mi?. Evet dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Peki neden?..
Bu kadar çok kullanılmasına rağmen insanların hayatında besmelenin getirisi niye yok? İşte sizlerle bunu paylaşacağım.
Besmele işe Allah’ın adıyla başlamaktır. Bismillahirrahmanirrahim diyoruz yani (veya kısaca bismillah.)
Allah’ın adıyla… Evet yüzeysel bakınca öyle ama yüzeysel bakmak yetiyor mu? Eğer yeterli olsaydı insanlık bu kadar bozulmazdı. Allah’ın ismini anan insanlar sapıklığa düşmez, haram yemez, bozgunculuk çıkarmaz, insan katletmez, hırsızlık ve namussuzluk yapmazdı. Eğer Allah’ın ismi anıldığı halde bütün bu yanlışlar yapılıyorsa, demek ki olaya yüzeysel bakılıyor. Oysa derinlemesine bakılsaydı insan ‘bismillah’ dediğinde titrer, korkar, endişelenir ve Allah dedikten sonra bu gibi çirkinlikleri yapmazdı. Öyleyse olayın içine girip iyice düşünmek lazım; içimize sindirmek kalbimize hazmettirmek lazım.
Peki nedir Bismillah?
1- Bismi derken yemin ediyoruz “bi” kelimesi isme eklenince yemin anlamı verir. Bismi ismi ile, yani Allah’ın ismi ile Allah’ın ismine yemin edilerek başlamaktır. Arapça da şu üç harf ismin başına gelince yemin anlamı katar: vav, be, te. Vallahi, billahi, tallahi diye yeminler ederiz. Bismillah derken Allah’ın ismine yemin ederek başladığımızı unutmamamız gerek. Allah’ı şahit tuttuğumuz işte de hiç şüphesiz ki onun rızasına uygun hareket etmemiz gerekir.
2- Hedef belirliyoruz. Hedefimiz Allah’ın rızasına uzanmak; o yüzden hedefimiz sadece Allah olmalı. Hedefimizin yanında başka hedefler olmamalı. Eğer hedefimiz tek olursa tek bir hedefe yönelirsek, hedefe ulaşmak kolay olur, amaca ulaşılır. Eğer hedefimiz çoksa ve hepsine birden ulaşmak istiyorsak, işte o zaman hedefe ulaşmak imkansız olur. Hiçbirine ulaşamayacağımız gibi tek olan hedeften de oluruz maazallah. Hedefimizi belirlerken kesinlikle tereddüt etmeden azimli, istekli, kararlı olmalı, ve kendimize güvenmeliyiz. Bilerek ve isteyerek hedefe sımsıkı sarılmalıyız ki, o hedef bizi doğruya ve hakka götürsün
3-bismillah derken niyet ediyoruz; “Allah’ım bu işi senin rızana uygun yapacağım.” diyoruz.
Niyet Ederken ne adına ve nasıl yapacağımıza dikkat etmeliyiz. Allah’ın rızasına göre mi, yoksa nefsimizin yada başkalarının istek ve rızasına göre mi. Başkalarının yada nefsinin isteğine göre yaşayan insan, her zaman ziyandadır. Asr suresi bunu çok açık ve net bir şekilde bizlere açıklıyor. Akıllı insan her zaman ve her işte Allah’ın rızasını gözetendir. Yapacağımız her iş Allah adına olmalı. Çünkü inanan insan Allah katında tek olarak dininden ve yaptıklarından sorumludur.
Bismillah’ın hemen arkasından Rahman ve Rahim deriz, bağışlayan esirgeyen Allah’ın adıyla... Esirgiyor da bağışlıyor da ama kimleri ve hangi davranışları? Önce Rahmanın ne olduğuna bir bakalım.
RAHMAN: Rahman ismi, içine Allah’ın bütün isimlerini alır. Allah’ın bütün isimlerinin Rahman ismiyle bağlantısı vardır. Rahman ismi her şeyi kuşatıyor. Allah-u te-ala’nın Gaffar olması yani bağışlaması merhametindendir. Adil olması merhametindendir. Rezzak olması yaratığı her canlının rızkını temim etmesi karşılıksız vermesi merhametindendir. Kahhar olması bile, yani azan, Allah’ın buyruğundan çıkan insana kahır etmesi yine merhametindendir. Çünkü insan azınca sapıklığa düşer, zulmeder ve onun zulmünden insanlar zarar görür. Rabbimizin merhametindendir bu tür insanların önüne geçmesi… Allah’ın isimlerindeki merhamet örneklerini çoğaltmak mümkündür ancak bu kadarı konuyu anlamamız açısından sanırım yeterlidir.
RAHİM: Rahim sıfatının sadece ahrette tecelli edeceğini sanıyor bir çok Müslüman kardeşlerimiz. Bu bir yanılgıdır. Allah’ı yeterince tanımadığımızın göstergesidir. Allah’ın Rahim sıfatı yaşarken de mü’minlere tecelli eder. İman etmemiz, imanımızda sebat etmemiz, imanımızdan dolayı yaşadığımız sıkıntılara sabır göstermemiz, her hangi bir sıkıntıya düştüğümüzde Allah’ın yardımını görmemiz; Allah’ın Rahim isminin yaşarken de mü’minlere tecelli ettiğini gösterir. Bu yardım ahrette de kesintisiz devam edecektir. Belki Allah (c.c)bilmeyerek yada unutarak yaptığımız bir çok günahın üstünü örtecek, belki de bizim akıl sır erdiremeyeceğimiz çeşitte ve şekilde yardım göreceğiz… Rabbimiz inşallah bizleri de yardım ettiği kulların arasına alır. Eğer biz Allah’ı dost edinirsek Allah’ın himayesine girmiş oluruz. Allah (c.c) bizi himayesine layık görür himaye eder ve bizi korur. Ama Allah’ın himayesindeyken ona ihanet edersek, emirlerinin dışına çıkarsak işte o zaman Allah’ın himayesinden çıkarız ve kendimize yazık etmiş oluruz. Çünkü Bismi derken aynı zamanda Allah’ın himayesine girmiş oluyoruz. Allah’ın sıfatlarının bizlere tecelli etmesi için,Allah’ yürekten bağlanmak ve güvenmek gerekir. Şüphe duymadan büyük bir teslimiyetle Allah’a ve ilkelerine bağlanmak…. İşte o zaman hakkıyla Allah demiş oluruz. Şirksiz, riyasız, ihanetsiz…
Şimdi başa dönelim. Bismillah dediğimiz halde bir şeyler değişmiyorsa, işler yolunda gitmiyorsa, terslikler varsa, sapmalar, bozgunculuklar ve zulüm devam ediyorsa, demek ki içi boş bir Bismillah çekiyoruz. İşte bu yüzden kendimizi ve çektiğimiz Besmeleyi en önemlisi imanımızı sorgulamamız gerekir. Tabi ki Bismillah’ı iki sayfalık bir yazıda anlatmak mümkün değil ama amacımız az da olsa insanların ağızlarında sürekli söyledikleri Bismillah’ın sorgulanması daha bilinçli bir bismillah çekilmesi gerektiğinin hatırlatılmasıdır. İnşallah amacımıza ulaşırız.
Selam ve dua ile.