Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

25 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Atalarımızın Diniyle Mahkûmiyeti Yaşamak

- 10/08/2008 - 01:40
Kürt oymakları arasındaki rekabet ve husumet Kürtlerin bir bütün olarak hareket etmesini engellemiştir. Birinin ak dediğine diğeri kara demiştir. Birinin direnişine öbürü isyan ve tuğyan diyerek karşı çıkmıştır. Birinin ilmini başka biri gösteriş ve riya olarak yorumlamıştır. Böylece bu bölük pörçük yönetim ve denetim anlayışı hiçbir zaman arzu ettiği neticeyi elde edememiştir.

Değişim ve dönüşüm için düşünme kabiliyetine sahip olmak gerekir. Düşünemeyen ve akletmeyen kişi ve toplulukların değişimi  yaşamaları mümkün değildir.  Değişimi benimseyen toplumların kalkınıp güçlendiklerini ve tarihe yön verdiklerini görmekteyiz. Değişime direnen, mevcut paradigmanın devamından yana olup değişime göğüs gerenlerin de hep yenildiklerine ve kaybettiklerine şahit olmaktayız. Yaşadığımız coğrafyada meşruiyet kazandırılmış ülke insanlarının profillerine bakacak olursak bunun somut kanıtlarını daha net bir şekilde görebiliriz.

1789 tarihinde gerçekleşen Fransız İhtilalinin en önemli mesajı olan“milletlerin kendi kaderini kendisinin belirlemesi” prensibi milletlerarası camiada kabul görünce, bu düşünceyi benimseyip bu uğurda mücadele eden topluluklarda kısa sürede olağanüstü değişimler görüldü. Fransız ihtilalinin yaydığı ulusçuluk fikri kısa sürede Osmanlı tebaası içerisinde taraftar buldu. Sırp ayaklanması, Mora ve Yunan isyanları mevcut yapıyı çok zor durumda bırakmıştır. Dünyada yaşanan değişimlere ayak uyduramayan, bunlara alternatif geliştiremeyen Osmanlı Devleti günden güne küçülerek Anadolu ve Rumeli topraklarına sıkışacaktır. Osmanlı hakimiyeti altında yaşayan onlarca değişik ulus göreceli bağımsızlığını kazanarak Osmanlıdan ayrılırken, bu değişime direnen veya değişimi hissedemeyen veyahut değişimden haberdar olamayan uzaklardaki bazı halklarda tebaa olmaya devam etmekteydi.

Fransızlar, Cezayir’i işgal edip M. Ali Paşa’ya destek vererek Valinin kendi devletine karşı cephe almasını sağlayacaklardır. Rusya ise Balkanlarda Osmanlı aleyhine propaganda yapıp, Kırım’a girmiş, Kırım’da yaşayan Türklere bağımsızlık vaat ederek, girişmiş olduğu türlü entrikalarla Kırım’ı Osmanlı’dan ayırarak ilhak etmiştir. Emperyalist devletler Osmanlı’nın içişlerine müdahale ediyorlar ve her taraftan Osmanlıyı çökertmeye çalışıyorlardı. 1839 Tanzimat Fermanı ve daha sonra Avrupalı devletlerin baskıları sonucunda, 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanıyla gayrimüslim tebaaya çok geniş haklar verilecekti. Bu ıslahat Fermanını, Osmanlı kabul etmek zorunda kalmıştır.

Çeşitli ırkları, farklı dinlere mensup milletleri bünyesinde barındıran Osmanlı Devleti için milliyetçilik akımı gerçek bir felaket olmuştur. Avrupalı devletlerin kültürel, ekonomik, siyasi ve askeri baskıları sonucunda Osmanlı Devleti her tarafında isyanların başladığı her devletin müdahalesinin olduğu bir devlet haline gelmişti. Tüm planlar Osmanlı’yı parçalamak için yapılıyordu. 1856 Islahat Fermanıyla gayrimüslim tebaaya bir takım haklar verdiyse de Avrupalı devletlerin isteklerinin ardı arkası kesilmek bilmedi. Rusya Balkanları, Fransa Cezayir’i, İngiltere, Kıbrıs ve Mısır’ı, Avusturya-Macaristan, Bosna Hersek’i, ilhak etmek için adı geçen yerlere girmişlerdi. Osmanlı Devleti’nin ortaya attığı ne Osmanlıcılık ne de İslamcılık gibi projeler Osmanlıyı çöküşten kurtaramamıştır. Meşrutiyet’in ikinci kez ilan edildiği 1908 tarihinde Avusturya-Macaristan, Bosna Hersek’i topraklarına katmasının yanı sıra Bulgaristan’da bağımsızlığını ilan etmiştir. Osmanlılar bu durumu kabullenmek zorunda kaldılar. Tunus, Fas, gibi birçok ulus Osmanlı’ya karşı önceden isyan etmişlerdi. İmparatorluğun dört bir yanında isyanlar çıkmıştı. Eline silahı alıp sırtını büyük devletlere veren bağımsızlığını ilan ediyordu. Bu uzak diyarlardaki isyanları bastırmanın teknik ve düşünsel hiçbir imkânı bulunmuyordu. Zamanla bu mücadeleyi veren tüm unsurlar ve milletler emellerine ulaşıp minyatür devletlerine kavuşacaklardı.

Ülkenin en doğusunda yer alan Kürtlerde ise bambaşka bir hava hâkimdi. Kürdistan  merkeziyetçiliğinin nirengi noktasını oluşturan aşiretsel bağlar, şeyh, ağa ve mirlerin hâkimiyetindeki bakir topraklarda emekçi ve yoksul halkın değişimden haberdar olması ve değişimi yaşamaları mümkün gözükmüyordu. Halkın her türlü sorununa çözüm getiren onları koruyup, gözeten bu iktidar sınıfı merkezi yönetimin de gözdesi durumundaydılar. Kendilerince soylu, bilgili, güçlü ve akıllı olan bu güçlerin her biri kendisine ait hâkimiyet sahalarında sathi iktidarlarıyla avunup durmaktaydılar. Kürdistan’ın her bir parçası üzerinde kendi klanlarını yerleştirip, diğer oymaklara cephe alan, onları küçümseyen, atalarının yaptıklarıyla övünen klasik yarı göçebe anlayış, değişimin buraları etkilemesine engel olmuştur. Birbirleriyle çatıştırılarak güçten düşürülen bu beyliklerin merkezi yönetime baş kaldırmaları da böylelikle engelleniyordu. Güçten düşürüldükten sonra da ileri gelenlerinin tamamı ya sürgüne ya da darağacına gönderiliyordu. Bedirxan ailesi bunlardan sadece biridir.   

Kürt oymakları arasındaki rekabet ve husumet Kürtlerin bir bütün olarak hareket etmesini engellemiştir. Birinin ak dediğine diğeri kara demiştir. Birinin direnişine öbürü isyan ve tuğyan diyerek karşı çıkmıştır. Birinin ilmini başka biri gösteriş ve riya olarak yorumlamıştır. Böylece bu bölük pörçük yönetim ve denetim anlayışı hiçbir zaman arzu ettiği neticeyi elde edememiştir. Bir Yunan için sadece megalo idea ( büyük ideal), Sırp için büyük Sırbistan ülküsü, Türk için Turancılık fikri ve benzer tüm dünya ulusları için genel geçer bir ulusçuluk fikri varken, Kürtlerde söylemde evrensel ümmet fikri, ama pratikte ise sahip olduğu klanın sathi hareket alanı bulunmaktadır. Bünyesinde irili ufaklı yüzlerce değişik aşiret barındıran bu mazlum ulusta  birlik ve bütünlük hiçbir zaman sağlanamamıştır. Bu durum Kürtlerin yumuşak karnı olmuştur. Bütünlüğü görmek istemeyen emperyalist güçler bu zayıf noktayı sürekli kendi lehlerinde kullanmışlardır. Başkaldıran aşireti karşı aşiret güçleriyle bastırmışlardır. Biri isyancı, nankör cahil ve gaddar iken; diğeri, uzlaşmacı, dürüst, vatanperver ve kahraman olarak nitelendirilmiştir. Bu içinden çıkılmaz anlayış neticesinde XX. Yüzyılın başında ve ortasında tüm irili ufaklı yüzlerce ulus kendi egemenliklerini kazanıp kendi bağımsızlıklarını ( dışa bağımlı olsalar bile…) ilan ederken, Kürtlere ezilmişlik, dışlanmışlık, acı, kan ve gözyaşı mirası kalmıştır.     

Tüm bunlara karşın içerisinde bulunduğumuz içler acısı gerçeğe rağmen hala geçmişin karanlık mirasına dört elle sarılmaktan vazgeçemiyoruz. Evrensel kardeşlik mesajları ve sloganları eşliğinde gerçeklerden ve dünyadan uzak, ilkel yaşam standartları içerisinde mutluluk pozlarına bürünmüş durumdayız. Gerçekte modern ve gelişmiş toplumlar nazarında GSMH’ nın çok küçük bir dilimine mahkûm edilmiş, teknolojinin kendisi için bir canavara dönüştüğü bilgisiz, kaba, ölçüsüz ve barbar toplumlar durumundayız. Kimine göre yazdıklarım kabul görmese de bunlar bizim acı gerçeklerimizdir. Birbirinin kanını akıtmaktan zevk alırken, güçlü ve asillerin önünde diz çöküp boyun eğmekten utanç duyamayanlarla beraber aynı havayı teneffüs etmekten büyük bir öfke duymaktayım. Bize bu kirli, anlamsız ve amaçsız mirası bırakanlara da son söz olarak şunu söylüyorum; ‘Biz sizin inandığınız ve değer verdiğiniz hiçbir şeye inanmıyor ve değer vermiyoruz. Sizin kişisel çıkar ve ulusal menfaat için akıttığımız onca mazlumun ve masumun kanıyla kirlettiğiniz elinizi tutmuyor ve sıkmıyoruz.

 Genelde ulusçuluk özelde bölge milliyetçiliği ( aşiretçilik ) denilen kutsallarınıza sırt çeviriyoruz. Yeryüzünde yaşayan tüm farklı ulusların aynı hak ve ilkeler çerçevesinde özgür ve bağımsız olmalarını, dünyanın var olan kaynaklarını adil ve eşit bir şekilde paylaştırılmasıyla var olan sıkıntıların ve çaresizliklerin son bulacağını ümit ediyoruz.


730

 

YORUMLAR

Xanî 10-08-2008, 17:57:42
Hûn rast di bejin, em Kurd di warê tekoşîna netewîda direng man û avahîya me a ciwakî misade nekir em pêşve biçin. Lê em nikarin rojekêda evê avahîya civakî biguherin. Hetta tê guhorîn di vê em ser bisekinin, ewê rêvebibin, nehêline deste nezan û xayîna. Eve rastîyeka gelêmeye, mirovên zana di vê xwe nezîkî axa, şex û serokên eşîreta bikin, wane hildine bin bandora xwe...
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/05/2012 - 10:34 Dibîstana Kurdî
8 31/12/2011 - 17:20 Masalın Bittiği Yer Roboski
8 22/08/2011 - 00:24 Filler ile Şahinlerin Savaşı
8 23/04/2011 - 19:59 YSK'nın Kürt Sorunundaki Tahamülsüzlüğü
8 16/01/2011 - 18:55 Hayatı Anlamlı Kılmak
8 05/09/2010 - 17:16 EVET, HAYIR, BOYKOT VE ALLAH’IN HÜKMÜ
8 31/08/2010 - 15:53 BİLGİ İLE BİLMEK
8 01/06/2010 - 23:30 YAHUDİNİN PERVASIZLIĞI
8 02/05/2010 - 18:09 BÖLGEMİZDEKİ EĞİTİM SORUNLARI
8 02/02/2010 - 00:44 NOSTALJİK BİR GEZİNTİ
8 02/01/2010 - 11:37 Hüseyni Kıyamın Öğrettikleri
8 10/12/2009 - 19:32 DÜŞMANLARIN DOSTLUĞU
8 10/10/2009 - 16:46 ÇOCUKLUĞUMUN DÜŞLERİ VE KARANLIĞIN SONU
8 05/07/2009 - 11:36 “BABA LÜTFEN BANA ZAMAN AYIRIR MISIN”?
8 22/03/2009 - 17:40 SAHİP OLDUKLARIMIZLA PAYLAŞABİLMEYİ ÖĞRENMEK
8 08/02/2009 - 17:03 TARİHE KISA BİR YOLCULUK
8 28/12/2008 - 18:20 FİLİSTİN SORUNUNA FARKLI BİR BAKIŞ
8 09/12/2008 - 13:38 YANIBAŞIMIZDA YAZILAN SENARYO
8 17/10/2008 - 20:47 ANLAMSIZ SAVAŞ
8 03/09/2008 - 15:53 ÇEVRE VE ZİHİN KİRLİĞİ
8 10/08/2008 - 01:40 Atalarımızın Diniyle Mahkûmiyeti Yaşamak
8 06/07/2008 - 16:41 DERİN GÜÇLERİN TASFİYESİ
8 09/06/2008 - 10:02 MEZOPOTAMYA MİRASI
8 12/05/2008 - 22:42 HÂKİMİYET VE UZLAŞI
8 05/05/2008 - 21:51 ÖZE YÖNELİŞ( 2 )
8 08/04/2008 - 16:55 ŞEKİLCİLİKTEN ÖZE YÖNELİŞ (1)
8 27/03/2008 - 16:43 NEWROZ MU DEDİNİZ?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
değerli mustafa dostuma selamlar ve sevgiler yazıyı tekrar tekrar okuyun, göreceksiniz ki yazdıklar...
m.şakir
Dünyanın Aklına Şaşarım >>
Bu sitedeki yeriniz hayırlı olsun. Allah kaleminize zeval vermesin. Bı xweşida bı mine.....
Baran
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Hacı abi, bu güzel yürekten dökülen her satırda farklı bir gizem yakalıyor beni.. Her bir sözcükte e...
bihazan
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
ellerinize sağlık.... sanırım tepkimiz biraz daha büyük olsaydı hayrettin karaman üzerinden iyi bir...
murat bozdemir
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Bengin BOTİ'nin yazılarını hep beğenerek okumuşumdur. Rab, kendisinden razı olsun. Yüreği hep hayra ...
Bihazan..
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Vicdan terazisi yazısı
Yazı güzel olmuş ve hemen kendini okuttu. Hayretttin Karaman Hoca, Altan Tana verdiği cevapta, Emev...
konuk yazar
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
İmanı ve irfanı kendisine şiar edinenler elbetteki Rabbul alemin katında daha ustundur. Hakkın mesaj...
Muhammedi
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Rabb'imiz dergahında dualarımızı ve yakarışlarımızı kabul etsin. Huzuruna boynu bükük çıkanlardan ey...
Muhacir..
Bugün Durup,Düşünelim >>
Rabbim bu güzel ve özel duygularınızı mukafatlandırsın. elinize, dilinize yüreğinize sağlık.......
yasir kaya
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Yüreğine sağlık kardeşim.. Allah razı olsun.. bu tür çalışmaların devamı gelmelidir....
Şervan
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Harika... ...
Ewru
"Biz de Ortadoğu'nun Kızılderilisiyiz" >>
Hakkın yanında durmak; halkın yanıbaşında onların serencamlarına ortak olmak ve serdengeçti olarak y...
bihazan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>
seydadan Allah razı olsun. bunu destekleyelim ve ilim alanında söz söyeme gücü olanlarda sözlerini ...
ali
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Allah razı olsun Seyda çok güzel anlattınız.Hayrttin Karaman nasıl böyle bir şey söyledi şaşkınım Al...
HİLAL
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com