İnsanoğlu varoluşu gereği sosyal olmak zorundadır. Sosyal olmak, toplumun üyesi olmak demektir, topluma ait olmak demektir. Toplumun renklerini tanımak demektir, toplumun yanında olmak, toplumla ilgili olmak olarak da anlaşılabilir.
Sosyal olmak toplumun sorunlarına ilgili, çözüme açık olmak demektir. Bizim gibi düşünmeyen, mekân olarak bizden uzak olan insanların sorununu duyduğumuz zaman yardım etme duygusunu tüm benliğimizde yaşamaktır sosyal olmak.
Davranışlarımız ile sosyal olmak arasında bizleri tanımlayan bir ilişki mevcuttur. Çünkü davranışlarımız biz ile toplumun diğer fertleri arasındaki ilişkiyi belirleyen iletişimin ayarıdır. İletişim sosyalleşmektir, iletişim etkileşmektir, iletişim katmak ve katkıya açık olmaktır.
Toplumsal yaşamın pozitif dönüşümünde varolduğunu iddia edenler sosyalleşmek zorundadırlar. İnsanları hem birey olarak, hem de toplumsal olarak anlayıp tanımlayabilmek için etkileşim halinde olmayı vazgeçilmez olarak kabul etmelidirler. Toplumun yanlışları var diyerek sırtını dönme zafiyetine düşülmemelidir, yanlışların nedenselliği üzerine gözlemlerde bulunarak doğru olanı kendi pratiği ile örnekleme çabasından vazgeçilmemelidir.
İnsanın olduğu her yerde sorun ve yanlışlar vardır, insanın olduğu her yerde anlaşmazlıklar ve öte düşünen beyinler vardır. İnsanı kâmil dediğimiz kıvam sorun/acı ve zaferin/mutluluğun her evresindeki pişmeyi yaşamadan olgunlaşma kıvamını yakalayamaz. Bu kıvamın hak edişi olarak bu evrelerde/süreçte yaşanacak olan insani her davranışa karşı sabır gösteremeyecek olanlar ancak olgunlaştıklarını zannederler.
Bu olgunlaşmaya varabilmek için sosyalleşmek ve toplumsal yaşamın etkileşim merkezinde durmanın çaba göstereni olmanın derdinde olmalıyız. Yaşadığımız coğrafyanın temel dinamiklerini iyi analiz ederek can alıcı dokunuşlarımızı bunların üzerinden yapabilmenin düşünsel altyapısını oluşturup, küçükte olsa birlikteliklerimiz ile sahaya indirebilmeliyiz. Yaşam sahasına inmeden, saha çalışması yapmadan, düşünsel bir dönüşüm yaratabilir miyiz?
Yaşamda görmek istediklerimiz ve ya olması gerekir dediklerimiz için acele ederek toplumsal yaşam üzerinde baskı kurmanın fayda verici olacağını düşünmenin eksilerini epeyce heybemizde biriktirdiğimizi unutmamışızdır.
Olgunlaşma evresi için sebat edenlerin, kendi değerlerini baskı olarak dayatmak yerine sahada çalışarak örnekleyenlerin de artıları heybemizin diğer tarafında durmaktadır. Olması gerekenler için öncelikle olanı çok iyi tanımlamak gerekir. Bunun için kendimize ve sahip olduğumuz değerlere zaman tanıma ve kendini sunma fırsatını verebilmeliyiz.
Sahip olduğumuz düşünceleri toplumsal bir dönüşüm için sunmadan önce, nefsi dönüşüm ayarımızı vuracağımız mikro süzgeçlerimiz olmalıdır. Kendi dönüşüm derecemizi test edebileceğimiz mekânlar ile kendimizi test edebilmeliyiz. Elbette bunu yaparken dar kalıplara sıkışıp kendimizi yaşamın sosyalliğinden alarak yapacak değiliz.
Sadece büyük sahaya çıkmadan daha özel sahalarda kendimizi test etme zamanını kendimize tanımalıyız. Özel sahada yaptığımız çalışmaların sosyalleşmede nasıl olması gerektiği üzerine de toplumsal yaşamın iyi bir gözlemleyeni ve analiz edeni olmalıyız.
Bireysel sosyalleşme için birey sadece kendi gelişimini takip eder. Düşünsel/inançsal bir sosyalleşme için ise her birey kendini binanın bir tuğlası olarak göreceğinden, binanın diğer güç katanlarının da gelişimini takip etmek zorundadır.
Kendi gelişimini diğer güç katanlar üzerinden süzgece vurabilmelidir, eksileri tanımlarken bilmeliyiz ki o eksilerin artı olması için eksik olan diğer çizgisinin eksikliğinden kendimizde sorumluyuz. Bu sorumluk bilinci ile inandığımız değerlerin sosyal yaşamda iletişim gücü olması için acele etmemeliyiz. Ayrıntılardır zaferi getiren, ama ayrıntılarda boğulmamak kaidesiyle.
Tanınması gereken zaman elbette sübjektiftir, bu kadar zaman olması gerekendir demek yanlış olur. O zaman dilimini belirleyecek olanlar aksiyonun bir fiil içinde olanlardır. Doğru bir amaç ile Allah rızası merkeze alınarak oluşturulan birlikteliklerin davranışlarının sonucu inşallah insanlığa hayır için mecra açacaktır. Açılacak olan mecrada debimizi yükseltmek için farklı sularında mecramıza akmasına fırsat verebilmeliyiz. Mecramızı “ORTAK DEĞERLERİN” ortak gücü ve aklı olarak topluma renk vermesini sağlayabilmeliyiz.
Küçük olsun benim olsun güdükleşmesi yerine, büyük ve insanlığın faydası eksenli hepimizin olsun diyerek insanı değerli gören mecranın debisinde tüm insanlığa hayat verme endişesinde olmalıyız. İnsani olan erdem değerlerinin paydaşı olan her düşünce değerleri ile sosyalleşmiş demektir.
Yeryüzünün anlam vereni olan insanoğlu değerlerini sosyalleştirmek için, yeryüzü ile ilgili olan her oluşu tanımak ve irdelemeye değer görmelidir. İyiliği insanlığa örnekleyecek olan örnek ümmet çalışanları ise, insanoğlunun niçin iyilikten uzaklaşıp kötülüğe meyl ettiğini gözlemleyip analiz edebilmelidirler.
Yaşamımıza baktığımızda çoğu zaman toplumsal ilişkilerde görmek istediğini göremeyen Müslümanların hemen topluma sırtını döndüğünü görmekteyiz. Tüm yaşam alanı Müslümanlar ile sınırlıdır, tüm yaşamı toplumun günahlarından tamamen uzaklaşma ve onları öylece bırakarak inzivaya çekilmektir. Bizler yeryüzünde yaşamaya mecbur olduğumuza göre, insanlar ile ortak yaşam alanları yaratmak zorunda olduğumuza göre, neden yeryüzünün çoğunu ve güzelliklerini bunlara terk etmekteyiz.
Neden ailemizi ve değerlerimizi savunduğumuz gibi değerlerimiz ile sosyalleşeceğimiz yaşam alanlarımızı savunmak ve sahiplenmek için savaşmamaktayız? Toplumun İslam dışı yaşam alanlarına bulaşmadan, yeryüzünün bu parçasını onlara terk etme zevkini onlara tattırmadan ısrarla mücadele etmeliyiz.
Kötülüğün ve çirkefin kucağına terk edilecek ne coğrafyamız ne de insanımız vardır. Onun için değerlerimiz ile sosyalleşerek yaşamın her alanında varolabilmeliyiz. Bizler toplumsal yaşamın yanlışlarına müdahale etmeye kendini adamış ve Allah rızası için insanları doğruya çağıracak olan, örnek ümmet olmaya gayret gösterenler olarak kaçmak yerine sorumluluk almak zorunda olanlarız.
İnsanları yanlışları ile baş başa bırakmak yerine, defalarca kendilerine doğruyu örnekleyecek ve tebliğ etme çabasında olacak birlikteliklerde değerlerimiz ile sosyalleşecek ortak değerlerde varolma duası ile Rabbi zül celalden tüm müminler için sabır ve güç diliyorum.