Küfrün tek millet olduğunu bir kez daha gördük. Başörtüsü nedeniyle çalışma özgürlükleri elinden alınan iki genç kız, haklarını aramak için AİHM e başvurmuştu. AİHM de, baş örtmeyi bir insan hakkı olarak görmeyip hakkı reddetti. Bu haberi büyük bir zafer gibi gören kartel medyaları, Rabbimize, halkımıza, insanlığa yapılan bu saygısızlığı zafer sarhoşluğunda sundular. Sözde halkın içinden gelen, milletin isteklerine vekil olmayan milletvekilleri de aynı havadaydı. Bir kere ayıp hem de çok ayıp değil mi, senin halkın, isteklerine imdadı senden değil dışarıdan bekliyor. Kartel medyaları kendi taraftarı olarak gördüğü CHP vekillerini sahneye alarak sözcülük yaptırdılar. Nasıl olsa kendileriyle hem fikir olan başka azınlıklarda var.
Biz bunların hepsini Allah’a karşı isyanda el ele tutuştuklarını görüyoruz. O cüzi akılları ile islam’ın nurunu söndüreceklerini zannediyorlar. Onların bir hesapları varda onları yaratan Rablerinin bir hesabı olmaz mı?
Unutulmamalıdır ki bizim inandığımız Yüce Allah, bizleri yaratıp bir kenara geçmedi. O tüm sıfatları ile hâkim, Malik, Şahid, Müheymin, Hasib, Cabbar, Kahhardır. Yüce Allah onlara ebedi bir fırsat vermeyecek. Bu azgınlıklar bir süreye kadar devam eder. Çünkü batıl hak ile boy ölçüşemeyeceğinden, kısa sürecektir. Hak ebedidir, küfür ise ebterdir.
Bu yüzden kendilerini rahat ve özgür görmesinler. Onlar kendi heva ve heveslerinin bir kurbanı olarak, gerçeğe gözleri kör olanlardır. Artık anlamaz ve görmezler. Bu nedenle halkın önüne çıkıp kendilerince halkı etkileme propagandasına girmesinler. Eğer insanların kalpleri onlarınınkine benziyorsa zaten onlardandır. Ama ihlâs ve iman dolu kalpleri ise etkileyemezler. Çünkü birbirini andıranlar birbirini anlarlar.
Velhasıl inananlar Allah taraftarıdırlar. Dolayısıyla Allah’ın yardımı ve desteği onların yanındadır. Acaba inanmayanların yardımı nereden gelecektir? Hepimiz çok iyi biliyoruz ki şeytanın fiili özelliği yoktur.