Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Eleştiri Hastalığı

Fikri AMEDİ - 02/02/2012 - 08:39

Eleştiri kelimesinin Arapça karşılığı tenkittir. Arapça da “ne-qe-de” fiili para v.b şeylerin iyisini, kötüsünden bilip ayırt etmeye denir.  “te-qe-de” fiili ise bir şeyin kusurunu göstermek, ayıbını ortaya koymaya denir.

Görüldüğü gibi tenkit/eleştiri, kusurlu bir şeye müdahale edip, doğrusunun ve hatasız olanın ortaya çıkması yönünde bir düzeltme çabasıdır.

İslam’da esas olan kişinin kendi nefsini eleştirmesi ve eksik görmesidir. Yani nefis muhasebesi yapmasıdır. Modern literatürde buna özeleştiri (oto kritik) denilmektedir. Özeleştiriyi şahıs ve bireyler yapabileceği gibi cemaatler, partiler, kurum ve kuruluşlarda yapabilirler. Bu durumda kendilerini gözden geçiren, kusurlarını tespit edip giderme yolunu seçen birey ve cemaatler yanlışa düşmekten kurtulurlar.

Müslümanların en büyük özellikleri diğer insanların aksine önce kendi nefislerini ıslah etmeleri, sonra da marufu emredip münkerden men etme siyaseti gütmeleridir. İyiyi teşvik ve emretmek kötüyü engellemek İslami bir ilkedir. Bu ilke özeleştiri yapılmadan uygulanamaz. Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de:

"Siz kendi kendinizi tezkiye edip temize çıkarmayın; Allah, kimin kötülüklerden uzak yaşadığını daha iyi bilmektedir" (Necm: 53/32);

Şeytana bahane bulanlara karşı onun dilinden : "Beni kınayıp suçlamayın, kusuru kendinizde arayın" (İbrahim: 14/22)

"Kendini kınayan nefse yemin ederim" denilerek nefis muhasebesinin önemi vurgulanmıştır.

İslam da durum bu iken günümüz Müslümanlarında başkalarını eleştirme hastalığı kronikleşmiş bir vaka olarak önümüzde durmaktadır.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki biz eleştiri olmasın kimse eleştirilmesin demiyoruz. Aksine Kur’an’ın  ve Resulullah’ın yanlış bulduğu her şeyi eleştirdiğini, gönül hatır adına hiçbir şeye göz yummadığını söylüyoruz.

Biz eleştirinin olması gerektiğini, ama eleştiri yapılırken ayakları yere basan, ilerletici ve yapıcı eleştirinin yapılması gerektiğini söylüyoruz.  Yapıcı olmayan eleştiri, ya sövgüdür, ya da tartışmadır. Havada kalan, dedikodu üreten, eleştiri olarak sunulan, aslında karalamadan öteye gitmeyen tarz İslami değildir, fitne ve fesattır.

Özellikle seksen sonrasında gelişen İslami hareket beraberinde rekabeti ve çekememezliği getirmiş, Allah’ın rızasının arka plana atılmasına neden olmuştur. Cemaatime daha fazla adam kazandırayım, bir güç olayım hakim ve hükümran olayım hastalığı, İslami cemaatlerin ve bireylerin birbirini eleştirerek birbirini boğmaya çalıştığına bir kısırdöngü içerisine girdiğine tanık olmaktayız.

Seksen sonrasında gelişen İslami hareketler ve gruplar İslami kavramlar, itikadi meseleler, çeşitli sosyal ve siyasi konular etrafında birbirlerini eleştirmek Amerikancı, İrancı, Rabıtacı, zalim, münafık, fasık, milliyetçi, ırkçı v.b kavramlarla saldırmak nerede ise moda halini almıştır. 

Bu eleştiri hastalığı Müslümanlar arasında yardımlaşma ve dayanışma yollarını kapatmış, Müslümanlar arasında iç çekişmeleri körüklemiştir. Sadece iftira atıp dedikodu üreten grup ve bireyler mevcuttur. Hatta diğer birey ve cemaatleri eleştirmeyi siyasetlerinin merkez noktasına yerleştiren birey ve cemaatler bulunmaktadır. Bu durum bizi yaralasa da, acı verse de şu an Müslümanların içinde bulundukları durumun ta kendisidir. 

Bu durumun asıl sebebi, siyaset üretememenin, sadece diğer cemaat ve grupları diline dolamakla farklı bir siyasi hat çizebilmenin mensuplarını böyle doyurabileceğine, onları bir arada tutabileceğine inanmanın bir ürünüdür.

Bugün Türkiye’de bu tarzda siyaset yapan, elemanlarını Müslümanlar arası düşmanlığı körüklemek için kullanan bütün enerjisini rakip cemaatlerin başarısızlığı üzerinde harcayan birey ve gruplar mevcuttur.

Eleştiriler fikirlerden çok fikri tartışmalara dönmüştür. Fikirler eleştirileceğine kişiler ve cemaatler hedef alınmıştır. Eleştiri çoğu zaman bir bilgiye dayanmaktan çok keyfi bir hakarete, bir hakkın ortaya çıkarılması gayretinden çok kişileri ve grupları rencide etme karalama ve aşağılamaya dönmüştür.

Çoğu zaman suçlanan birey ve cemaatlerin tek bir yayını bile takip edilmeden sadece başlıklar üzerinden bir sürü eleştiri sıralanabilmektedir. Amaç sırf eleştirmek için eleştiriye, hayatını İslam’a adayan insanları karalamaya herkeste var olan insani zaaflarından yola çıkarak sıfırlamaya, küçümsemeye dönüşebilmektedir.

Ne yazık ki İslamcılar arasında ciddi bir kirlilik vardır. Kirliliğin temel sebeplerinden biri de karalamaya varan eleştiri hastalığıdır. Bu durum çok iyi işler yapacak şahısların, kadroların ve cemaatlerin mücadele azmini kırmaktadır.

Son yıllarda eleştiriyi bir hastalık derecesinde yapanların başında geç kalmış Kürt İslamcılar gelmektedir.  Bu kesim bir çok eleştirisinde haklı olmak la beraber uslubu ve takip ettiği yol onu haksız konuma düşürmektedir.

Bu kesim Türk İslamcılarının, Kürt İslamcılarının hatta top yekun tüm dünya İslamcılarının  Kürt sorununa karşı kör olduklarını, Kürtlerin başına gelen bütün mezalimlere sessiz kaldıklarını, ikiyüzlü davrandıkları, Kürtlere zulm eden devletlerin Müslüman devletler olmaları hesabıyla olayı Müslümanların iç meseleleri gibi gösterip sorunu halının altına süpürdüklerini, bir kısım İslamcıların Kürtlerin her türlü hak taleplerini ve meşru isteklerine karşı İslam’ı ve Kur’an’ı bir kalkan gibi kullandıklarını iddia etmektedirler ki bu doğru bir iddiadır.

Fakat bu kardeşlerimizin eleştiri ve iddialarında fazlı aşırıya giderek başkalarını rencide ettiklerini, hukuklarını çiğnediğini iftira ve karalamaya kadar aşırıya kaçtıkları gözlenmektedir. Buda haklı iken haksız konumuna düşmelerine sebep olmaktadır.

Geç kalmış Kürt İslamcılarının çoğu yıllarca Türk kökenli cemaatlerde hizmet etmiş, bu cemaatlerde faal olarak çalışmışlardır. Bosna, Çeçenistan, Afganistan, Filistin, Irak v.b birçok coğrafya için sayısız eylem ve protestolara katılmışlardır. Kürt sorunun etrafındaki tartışmalarda çelişkileri fark edip uyandıklarında ise daha önce hizmet ettikleri cemaatlerine yoğun olarak eleştiri yöneltmişler, olayı genelleştirerek topyekun bütün İslami cemaat ve yapıları hedef almışlardır. Hata ipin ucunu kaçırıp diğer coğrafyalardaki mazlum İslam halklarına yönelik her faaliyete düşmanca tepkilerde bulunmaktadırlar. Hızını alamayan kardeşlerimiz yıllarca bölgede çok zor şartlarda mücadele edip bir çok bedeller ödemiş bölge cemaatlerini de hedef almaktadırlar.

Diğer bir çelişki ise bu kardeşlerimiz yıllarca Müslümanların Kürt sorununa sahip çıkmadıklarını dile getirip yoğun bir eleştiri bombardımana tutukları cemaatlerin, Kürt sorununda taraf olma çabalarına da bunlar Kürt özgürlük hareketine takoz oluyorlar, acaba kimlere hizmet ediyorlar gibi tutarsız suçlamalarda bulunmalarıdır ki buda onların kafalarının karışıklığına delalettir.    

Dolayısı ile Türk İslamcılarına ve Kürt İslamcılarına eleştiri yönelten kardeşlerimizin eleştirilerini yaparlarken şu hususlara dikkat etmelidir.

1-      Beslendikleri kaynaklara, referans  olarak ileri sürdükleri delillere dikkat etmelidir.  Kur’an şöyle der: “Ey iman edenler! Eğer fâsıkın biri size bir haber getirirse onu iyice araştırın. Aksi taktirde bilmeden bir topluluğa zarar verirsiniz de yaptığınıza pişman olursunuz.” (49/Hucurât, 6). Ayette de belirtildiği gibi fasık ve münafık haber kaynaklarına karşı titiz olmalı buralardan gelen haberler doğrulanmadığı sürece referans olarak kullanılmamalıdır.

2-      Kürt sorununa duyarlılık ve İslamcılık eleştirileri İslam’a, Müslümanlara, ve İslami değerlere karşı bir düşmanlığa dönüşmemeli, İslam düşmanlığı yapıp İslam aleyhinde her türlü faaliyette bulunanlara karşı bir muhabbete dönüşmemelidir. Bu tür yapılarla ilişkiler mazlum bir halkın kurtuluşu temelinde karşılıklı işbirliği ve dayanışma temelinde olmalıdır. Bu tür yapılarla ilişkilerimiz özgürlüğümüzü ve özgünlüğümüzü kaybetmemelidir.

3-      Öte yandan Kur’an, bir topluluğa duyduğumuz kin ve öfkenin, o topluma adaletli, insaflı ve ölçülü davranmamıza engel olmaması gerektiğini hatırlatır. (5/Mâide, 8). Bu yüzden  bir kavmi, topluluğu, cemaat ve bireyleri eleştirirken haklı yere eleştirmek bir hakkın ortaya çıkması için eleştirmek gerekir.

4-      Eleştiri, iyiye, doğruya ve hayra sebep olmalıdır. Sövgü, karalama ve tartışmaya dönüşmemelidir. Tartışma bazen bir inada bindiği için doğruya aramaktan çok rakibini alt etmeye dönüştüğünden faydadan çok zarar getirir.

5-      Eleştiri yapılırken kişileri ve cemaatleri direk hedef almak yerine, isim vermeden eleştiri yapılıp, muhatabın kendine düşen payı almasını ve durumunu düzeltmesini beklemek daha ahlakidir. İsim vererek birilerini kırmak, rencide etmek, karalamak, kin ve nefretin alevlenmesine sebep olur.

6-      Eleştiri insanları yanlışlarından kurtarıp doğru yola getirme gayesi taşımalıdır. Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.” (Nahıl:125)

Eleştiri ve eleştirmenlik, hayra doğruya, ilerlemeye ve topluma bir faydası dokunacaksa, mücadeleye bir katkısı olacaksa anlamlıdır. Müslümanlar kendi aralarında bu kaygıyla hareket etmelidir. Eleştiri sağlam bir zemine oturtulmalı kul hakkı öncelikle gözetilmelidir. Eleştirilerin içinde boğulmak, kısır bir döngünün içinde siyaset üretememek, yıllarca hep aynı kavramlar etrafında dönüp dolaşmak, Müslümanlara ve İslami cemaatlere yakışan bir durum değildir.

Müslümanlar İslami olsun, İslami olmasın başkalarının düşmanlıkları üzerine değil, Kur’an ve sünnetten beslenmelidir. Müslümanlar özellikle Kürt Müslümanları aralarındaki çekişme ve kavgaları bırakabilirse eleştiriden çok ortaya bir icraat koyabilirlerse ancak o zaman halk arasında kök salabilir, bir umut olabilirler. Müslümanların bugün halka inememelerinin temelinde biraz da bu sebep yatmaktadır. Bunu aşmanın yolu sorumlu davranmaktan geçmektedir.

Eleştiriler, cemaatlere bir değer katma, genişletme, ilerletme ve Allah’a kulluk bilincini geliştirme kaygısının ürünü olmalıdır. 


670

 

YORUMLAR

jéhat hacani 12-02-2012, 10:06:17
fikri abi, yazınızdan şahsım adıma çok faydalandım.gerçekten de farkında olmadan çoğu zaman diğer camialar hakkında ölçüsüz eleştiri yapıyordum. allah razı olsun. sizin gibi değerli abileriimizin, bazen bu konuda bizi uyarmaları bizi sevindirecektir.
ayrıca islami cemaatlerin çok önemli bir YANLIŞINI, ayetlerle gayet açık bir şekilde izah etmişsiniz. inşaallah yazınızı okuyan her kardeşimde, gerekli dersi alır.
 
sabahattin 05-02-2012, 16:03:10
ALLAHIN selamı magfiret ve bereketi üzerine üzerimizde olsun.hocam bende gecen bu tarz bir eleştiriri kerem hocamın silahlar kime yarar yazısımda benzer bir eleştiri yaptım.bende sizlerin söz ettiği geç kalmış kürt islamcılardan biriyim ama ben islamcı kelimesini benimsemiyorum benin inandığım islamda ümmet anlayışı vardır millet anlayışı yoktur.ama ümmet içinde millet olarak. kürt olarak tabikide halsızlığa zülme ugrayan bütün milletlerin sorunları benim sorunumdur. eyer birileri islamı ve kuranı kullanarak beni asimile ediyorsa eleştiririm elbette saygılar
 
Cenden 04-02-2012, 00:38:21
Dogru tespitleri de barindiran talihsiz bir degerlendirme. Sakinlesince yorum yapmayı düşünüyorum.
 
barış 03-02-2012, 12:52:50
ölçüsü kaçmadığı sürece eleştiri iyidir sayın hocam,sizin tabirinizle 'kürt islamcılarının', 'türk islamcılarını' eleştiri nedeni aslında sabiha hanım'ın kitabının neden onca yayınevi dolaşmasına rağmen ÖZE DÖNÜŞ tarafından yayınlamasında gizlidir.Bizim ne kadar gariban olduğumuz ve kemiklerimize kadar işleyen köleliğin izlerini orda görmek mümkündür....Şuna da katılıyorum ki, kürde ve kürd sorununa bu kadar bigane kalan insanları artık gündemleştirmenin anlamı yok,Biz işimize bakalım,herkes neyin ne olduğunu çok iyi görüyor....
 
mehmet yer 02-02-2012, 19:23:26
bence önceki yazıdan sonra böyle bir yazı olmamalıydı... Yani üzüldüm...
 
yılmaz gül. 02-02-2012, 14:44:03
Yazınızı okudum.Ancak eleştirdiğiniz insanların aynısını yazınızda siz yapıyorsunuz.Allah aşkına Türk islamcılığı veya Kürt islamcılığı kavramları nedir?Kürt sorununu enaz sizin kadar duyarlı ve hassas davranmaya çalışıyorum.lütfen ümmete ait kavramlarla konuşalım.Bizim tek tanımlanması gereken bir ismimiz var.Oda "MÜSLÜMAN" dır.Rabbim birbirimizi doğusuyla batısıyla nasip etsin. selam ve dua ile
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 08/05/2012 - 09:18 İslami Hareket ve Problemlerimiz
8 10/04/2012 - 22:50 Dava Kardeşliği
8 30/03/2012 - 11:26 Dava Adamı
8 19/03/2012 - 20:25 Kürdlere Yönelik Linç Girişimleri
8 27/02/2012 - 21:28 Müslüman Şikayet Eden Değil, Kendini Değiştirip Yenileyendir
8 13/02/2012 - 18:45 Özeleştiri Yaparak İlerlemek
8 02/02/2012 - 08:39 Eleştiri Hastalığı
8 19/01/2012 - 09:12 Kürtçülük ve Yurtseverlik Suçlamaları
8 30/12/2011 - 08:26 Ustalık Dönemi Bakanı
8 20/11/2011 - 11:25 Davet Yolunda Amaç ve Hedef Sahibi Olmak
8 21/08/2011 - 01:54 Davet Yolunda Plan ve Program Yapmanın Önemi -3
8 17/04/2011 - 11:03 Davet Yolunda Bela ve Musibetlere Sabır
8 02/02/2011 - 19:10 Davet Yolunda Bela ve Musibetlerle İmtihan
8 26/11/2010 - 12:19 LAİK REJİMİN İMAN VE İRŞAT ERLERİ!
8 07/11/2010 - 13:50 ATEŞKES SÜRECİ VE BU SÜRECİ BEKLEYEN TEHLİKLER
8 23/08/2010 - 22:05 BİRAZCIK EVET
8 09/05/2010 - 22:54 BDP ERGENEKON EL ELE
8 28/08/2009 - 00:00 MUHATAP KÎM OLACAK
8 13/08/2009 - 09:43 GERÇEKTEN ÇÖZÜM İSLAMDA MIDIR?
8 01/02/2009 - 23:16 Jitem-Korucu-İtirafçı Üçgeninde Kürt Coğrafyası
8 11/12/2008 - 12:00 Alevîlik ve Kemalizm İlişkisi
8 26/10/2008 - 16:25 ÖCALAN’IN PKK’SI KİME HİZMET EDİYOR?
8 01/10/2008 - 12:07 GÜLEN CEMAATİ VE KÜRT SORUNU
8 06/09/2008 - 17:19 6-7 Eylül Olayları
8 30/05/2008 - 15:48 PROJEYA GAP-Ê Û PIRSGIRÎKA KURD
8 26/03/2008 - 19:01 HALEPÇE KATLÎAMI
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
değerli mustafa dostuma selamlar ve sevgiler yazıyı tekrar tekrar okuyun, göreceksiniz ki yazdıklar...
m.şakir
Dünyanın Aklına Şaşarım >>
Bu sitedeki yeriniz hayırlı olsun. Allah kaleminize zeval vermesin. Bı xweşida bı mine.....
Baran
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Hacı abi, bu güzel yürekten dökülen her satırda farklı bir gizem yakalıyor beni.. Her bir sözcükte e...
bihazan
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
ellerinize sağlık.... sanırım tepkimiz biraz daha büyük olsaydı hayrettin karaman üzerinden iyi bir...
murat bozdemir
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Bengin BOTİ'nin yazılarını hep beğenerek okumuşumdur. Rab, kendisinden razı olsun. Yüreği hep hayra ...
Bihazan..
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Vicdan terazisi yazısı
Yazı güzel olmuş ve hemen kendini okuttu. Hayretttin Karaman Hoca, Altan Tana verdiği cevapta, Emev...
konuk yazar
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
İmanı ve irfanı kendisine şiar edinenler elbetteki Rabbul alemin katında daha ustundur. Hakkın mesaj...
Muhammedi
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Rabb'imiz dergahında dualarımızı ve yakarışlarımızı kabul etsin. Huzuruna boynu bükük çıkanlardan ey...
Muhacir..
Bugün Durup,Düşünelim >>
Rabbim bu güzel ve özel duygularınızı mukafatlandırsın. elinize, dilinize yüreğinize sağlık.......
yasir kaya
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Yüreğine sağlık kardeşim.. Allah razı olsun.. bu tür çalışmaların devamı gelmelidir....
Şervan
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Harika... ...
Ewru
"Biz de Ortadoğu'nun Kızılderilisiyiz" >>
Hakkın yanında durmak; halkın yanıbaşında onların serencamlarına ortak olmak ve serdengeçti olarak y...
bihazan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>
seydadan Allah razı olsun. bunu destekleyelim ve ilim alanında söz söyeme gücü olanlarda sözlerini ...
ali
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Allah razı olsun Seyda çok güzel anlattınız.Hayrttin Karaman nasıl böyle bir şey söyledi şaşkınım Al...
HİLAL
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com