Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Kur’an’a Bir de Bu Gözle Bakın (imgeler, simgeler, semboller)

İhsan ELİAÇIK - 19/01/2012 - 09:43

Bu makalede sizi Kur’an’ın engin sembolik dünyasında bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.

Çünkü Said Nursi’nin “Mecaz avama inince hakikate dönüşür” demesinden de anlaşılacağı gibi bu konuda nice çamlar devirildiğini görüyoruz.

Kur’an’da imgeler, simgeler ve semboller konusuna fransız olanlar Kitab’ı hurafeler, mucizeler ve harikalar diyarına çevirmiş durumda…

Kitab “Ekmek arslanın ağzında” diyor, bizim ‘molla’ gidip hayvanat bahçesindeki arslanın ağzında ekmek arıyor.

Kitab “Göle maya çalınmaz” diyor, bizim ‘molla’ unla, değirmenle, gölle uğraşıyor.

Kitab “Herkes gider Mersin’e , o gider tersine” diyor, bizim ‘molla’ otogarlarda Mersin yolcusu arıyor.

Bu konuda vahim yanlışlara bizzat şahit olduğum için Kur’an’ın sembolik tabir ve deyimleri hakkında yazmak vacip oldu.

Kur’an’da sembolizm vardır, evet, ama bu helallerde ve haramlarda değil; daha çok metafizik konuları kavratmada, kimi kıssalarda ve hatta kıssaların kimi tabir, kelime ve deyimlerindedir.

Bu konular tefsir usulü kitaplarının mecaz-hakikat, muhkem-müteşabih bölümlerinde uzun uzun ele alınır.

Bizim buradaki yaklaşımımız olaya daha “sosyal” pencereden bakmaktan ibaret.

Çünkü İslam’ı, “bireysel kurtuluşçu” ve “terapik din” olarak değil; toplumsal kurtuluşçu, devrimci, sosyal bir din olarak ele alıyoruz. Bunun böyle olduğunu bizzat Kur’an’ın kendisi bize öğretiyor.

Aşağıda “avamın elinde hakikate dönüşen” Kur’an’ın 25 imgesel ve simgesel tabir ve deyimini sıraladım. Kur’an’ın engin ve zengin sembolik dünyasında yapacağımız bu kısa yolculuk umarım işinize yarar…

***

Kur’an’da imgesel ve simgesel anlatım en yoğun şekilde Adem kıssasında görülür. O halde buradan başlayalım.

“Adem” biz insanları, “şeytan” içimizdeki Allah’tan uzaklaştırıcı kötülük dürtülerini, “ateş”hırs, şehvet, haset gibi dürtüleri, “iblis” Allah’a güvenemeyen yanımızı, “mülk-i la yeblâ”(yıkılmayacak servet ve iktidar)  sahip olma hırsımızı, “şecere-huld” (sonsuzluk ağacı) bunun için son sınırına kadar (bilgiyi, serveti ve iktidarı) toplamayı, biriktirmeyi ifade eder.

Çünkü Allah’a (doğaya, rızka, topluma, kamuya, cemaate) güvenmeyen yanımız (iblis), bunlardan ümidini kesmekte ve böylece bizi bunlardan uzaklaştırmaktadır. Bundan dolayı da içimizdeki güvensizliği ve tatminsizliği gidermek için son sınırına kadar her şeyi (servet, siyaset, şehvet, şöhret) kendimizde toplamak ve böylece yıkılmayacak bir mülke kavuşmak istemekteyiz.

“Şecere” toplama, “huld” da bir şeyi son sınırına kadar götürmek demektir. Ağaç, yaprakları, dalları ve meyveleri kendinde topladığı  için Arap ona “şecere” demiş. Soy şeceresi (soy ağacı) da tüm geçmiş soyumuzu topladığı için “soy ağacı” olmuş…

Bu durumda “Ağaca yaklaşmayın” toplamaya, biriktirmeye yaklaşmayın, Allah’a güvenin, O’ndan ümidinizi kesmeyin, O’ndan uzaklaşmayın yani İblis ve Şeytan olmayın demektir. Demek ki yasak ağaç mülk/mülkiyet olmaktadır.

“Şeytanın soldan, sağdan, arkadan, önden yaklaşması” bu durumda içimizdeki servet, siyaset, şöhret ve şehvet tutkularının bizi hırsa ve hasede sürüklemesi demektir.  Biz Ademler hep buralardan kaybederiz.

“Cennette açlığın, çıplaklığın, susuzluğun ve güneşin sıcağında yanmanın olmaması”, açlığın, yoksulluğun, evsizliğin, çaresizliğin, temel yaşam araçları kıtlığının ve güvensizliğin olmaması, bütün bunların sorun olmaktan çıkarılması, barış, kardeşlik, adalet, esenlik, sevgi, merhamet ve paylaşım yurdunun kurulması demektir. Öyle ki orada sadece “selam” (esenlik, barış, kardeşlik) vardır.

Bunlar olmayınca biz Ademler “şecere-i huld” ve “mülk-i la yebla” peşine düşeriz. Böylece“yasak ağaçlara” dokunur, bunun için olmadık (servet, siyaset, şehvet, şöhret) suçları işler ve içinde bulunduğumuz doğal dünyayı (cenneti) cehenneme çeviririz…

“Adem’in topraktan yaratılması”: İnsanın yaratılışı anlatılırken kullanılır. Topraktan yaratılma, topraktan gelen gıdalardan yaratılma demektir. Bu yaratılış halen sürmektedir. Bütün gıdalar topraktan gelir. Erkekte sperm (nutfe), kadında yumurtaların oluşmasına sağlar ve bu ikisinin biri araya gelmesiyle yeni Ademler (insanlar) yaratılır.

“Cinin (şeytanın) ateşten yaratılması”: İnsanın içinde dolanan hırs, ihtiras, şehvet gibi dürtüleri ifade için kullanılır. Çünkü ateş dini sembolizmde içteki kötülük dürtülerini anlatır. Kırmızı renk bu nedenle öfkenin ve şehvetin sembolüdür. “Dumansız ateş” (Hicr; 27) denmesinden anlaşılacağı gibi bu bildiğimiz ateş değildir. Hem tabiattaki, hem de insandaki ‘enerjiyi’ ifade eder.

“Cennetten kovulma”: Kur’an insan eli değmemiş, kan dökülüp fesat çıkarılmamış, henüz mülk edinme savaşlarının çıkmadığı, sınırların çizilmediği, çitlerin çevirilmediği doğal dünyaya cennet der. İnsanoğlu (Adem) yıkılmayacak mülk (mülk-i la yebla) ve son sınırına kadar toplama (şecer-i huld) peşine düşünce yani yasak ağaçlardan yemeye başlayınca doğal dünya bozulur. Tekâsür (çoğaltma, yığma, biriktirme) yarışı insanı kaosun, çatışmanın, yıkıcı rekabetin, her şeyin alınıp satıldığı bir ateş çemberinin (cahim) içine düşürür. Böylece Adem cennetten kovulmuş olur. Kovulmamak için bu yasak ağaçlara dokunulmaması, doğal dünya ile uyum içinde olunması gerektir. (bkz. “Kıssaların anası 1 ve "Kıssaların anası-2” başlıkla makale).

***

Adem kıssasında mesele böyle olunca, Kur’an’ın diğer yerlerinde geçen sosyal içerikli tabir ve deyimlerin genellikle bununla ilgili olduğunu göreceksiniz. Arkası çorap söküğü gibi gelecektir…

Devam ediyoruz…

“Bin yıldan elli yıl eksik yaşamak”: Hz. Nuh anlatılırken kullanılır. Nuh’un 950 yıl yaşadığını değil; çok uzun süre aralarında kalıp “Etrafındaki ayak takımını (erâzil) kov” diyen kavmin kodamanlarına (ekabir) karşı uzun soluklu bir mücadele içine girdiğini ifade eder. Çokluktan kinaye bir deyimdir. Sürenin çok uzun olduğunu anlatmak için kullanılır. Türkçede kullanılan “Sittîn (60) sene oldu”, “Kırk yıl dağda gezdim”, “Yediği herze 40’ı geçti”… deyimleri gibidir.

“Deveyi boğazlamak”: Hud kavmi ve Salih kıssasında geçer.  Nagatallah (Allahın’ın devesi) Adem kıssası bağlamında “ağaç”, Mekke ortamı bağlamında “Beyt”, insanlığa mesaj bağlamında “kamu”yu ifade eder.  Deve boğazlanmamalıdır yani yasak ağaca dokunulmamalıdır, Beytullah’a ait olan nimetelere (en’am) açlık, susuzluk, güvenlik korkuları ile el konulmamalı, kendinde toplanmamalıdır, kamuya (herkese) ait olan bu nimetler  talan edilmemelidir. Allah zaten Kureyş’i (=insanlığı) doğal rızık ve rızık kaynakları ile açlıktan korumakta ve doyurmaktadır, biriktirmeye gerek yoktur. (bkz. “Deveye dokunmayın” başlıklı makale)

“Ateşe ‘serin ol’ demek”: Hz. İbrahim anlatılırken kullanılır. “Ey Ateş! Serin ol dedik, selam olsun İbrahim’e!” (Enbiya; 69) şeklinde geçer. Hz. İbrahim’in ateşe atılıp tam yanacakken orada bir gül bahçesi bitmesini değil; İbrahim’in hicret etmek suretiyle ateşte yakılma (idam) cezasından kurtulmasını, yaktıkları ateşin de sönüp gitmesini ifade eder. Nitekim İbrahim’in ateşten nasıl kurtulduğu satır aralarında şöyle açıklanır:  “İbrahim’in sözlerine kavminin cevabı sadece ‘öldürün yahut yakın” demek oldu.” Yani bunu ‘demekten’ başka bir şey yapamadılar çünkü İbrahim tıpkı yerine Ali’yi bırakıp Hz. Peygamber’in şehri terk etmesi suretiyle ölümden kurtulması gibi ateş yakıldığı sırada şehri terk etmişti: “Onu ve Lut’u alemler için kutlu kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık” (Enbiya; 71). “İbrahim dedi ki: “Ben de Rabbime hicret edeceğim” (Ankebut; 27).

“Parçalanmış kuşları ayrı ayrı tepelerden çağırmak”: Hz. İbrahim’in “Ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster” sorusuna cevap verilirken geçer. Ona şöyle denir: “Kuşlardan dört (lü) al. Onları alıştır kendine. Sonra her dağa/tepeye onlardan bir parça yap/koy. Sonra onları çağır. Koşarak sana geleceklerdir.” (Bakara; 260).  Yani kuşlardan dörtlü gruplar yapması, onları kendine (yuvalarına) alıştırması, sonra her grubu/parçayı bir dağın tepesine koyması ve sonra onları yuvalarına çağırması isteniyor. Kuşların koşarak/uçarak geleceği söyleniyor. Burada kuşlar dünyada parçalanmış, ayrı ayrı tepelere (ülkelere) bölünmüş, esarete düşmüş ezilenleri (mustazaf) temsil ediyor. Onların nasıl dirileceği, birleşip toplanacağı anlatılıyor. Keza kuşlar uhrevî anlamda da ayrı ayrı mezarlarda yatan tüm ölüleri temsil ediyor. Onların nasıl dirilip toplanacağı anlatılıyor: Her şey alışık olduğu/yaşadığı/aktığı asli mecraya geri döner. “İşler dönüp dolaşıp Allah’a/halka varır.”

“Yüz yıl sonra dirilen ölü şehir”: (bkz. “Ölü şehirlerin dirilişi” başlıklı makale)

“Onbir yıldız, ay ve güneşin secde etmesi:” Hz. Yusuf kıssası anlatılırken Yusuf’un rüyası olarak geçer. Kişinin kuyuya atılıp yok edilmek, gömülmek istendiği baskıcı ve boğucu çevresini aşıp başka bir dünya vizyonu görebilmesini, önce bunun rüyasını/görümünü/vizyonunu yaratabilmesini ifade için kullanılır. Öyle ki her zaman birileri bir rüya görür, sonra dünya o rüyanın içinde yeniden kurulur. Gerçek ‘devrimci’ bu rüyayı görebilendir. (Yusuf; 4).

“İneği kesmek”: Hz. Musa’nın İsrailoğulları’nı Firavun zulmünden kurtarmak için Mısır’ı terk etmesi anlatılırken kullanılır. Bildiğimiz ineği et yemek için kesmek değildir. İnek (bakara) Firavun İmparoturluğu’nun simgesi ve arması idi. Ondan kurtulmak, ona dair korkularını atmak, onunla bağlarını koparmak, kesmek kastedilir. (Bakara; 67)

“Altından buzağıyı put edinmek”: (bkz. “Tek çeşit yemek ve  Samiri’nin buzağısı” başlıklı makale)

“Sudan (nehirden) içmek”: (bkz. “Talut ve Calut kıssası ne anlatıyor” başlıklı makale).

“Aşağılık maymun olmak”: (bkz. “Aşağılık maymunlar olun” başlıklı makale).

“Suyu sırayla eşitçe taksim etmek”: Hud kavmi ve Salih kıssasında geçer. aralarında eşitçe taksim etmek (kısmetun beynehum) Kabe’yi gelen nimetlere el konulmamasını, insanlar arasında eşitçe bölüştürülmesini ifade eder. Buradan Allah’ın yeryüzündeki nimetlerinin kulları arasında eşitçe bölüştürülmesi mesajı verilir. “Sudan herkes eşitçe içmelidir!”.(Kamer; 28).

“99 koyuna 1 koyun”: Hz. Davud anlatılırken kullanılır. Nüzul sırasında deveyi boğazlama kıssasının hemen arkasından anlatılır. Tema ve vurgu yine aynıdır. Mekke’de 99/1 oranında derin eşitsizlik ve uçurum vardı. 1 ikili sayıların en dibini, 99  en tavanını ifade eder. Aradaki eşitsizlik bu oranlamayla ifade ediliyor. Bugün Wallstreet işgalcilerinin kullandığı “Biz % 99, siz % 1’siniz” sloganının yılın sözü seçilmesinden de anlaşılacağı gibi Kur’an’ın 99/1 kıyaslamasıyla verdiği çağlar üstü mesaj yaşıyor. (bkz. “99 koyuna 1 koyun kıssası ne anlatıyor” başlıklı makale).

“Cinleri, şeytanları, dalgıçları, kuşları emrine vermek”: Hz. Süleyman anlatılırken kullanılır. Cinler Babil’den gelen yabancı yapı ustaları, şeytanlar kötü fikirli kimseler, dalgıçlar ve rüzgarlı gemiler Fenikeli denizciler, kuşlar Hitit askerlerini ifade etmekteydi. Süleyman’ın ordusunda bütün bunlar yer almaktaydı. Süleyman’ın amacı bölgeyi bir esenlik ve barış yurduna (Darusselam) çevirmekti. Açlığın, susuzluğun, çaresizliğin, evsizliğin, güvensizliğin kalmadığı adalete dayalı bir dünya düzeni kurma yolunda hayli ilerlemişti. Tasvirler onu anlatmaktadır. Bugün hâlâ onun yaşadığı şehir aynı isimle anılır (Jeruselam/Kudüs).

“Karıncalarla konuşmak”: Karınca (Nemle) adlı yerleşim biriminden geçerken onlarla konuşmak demektir. Nemle (Karınca) kasabası veya şehrinin adıydı. Ve bu Belkıs’in ülkesinde bulunuyordu. Belkıs Sebe kraliçesi idi. Dolayısıyla karıncalarla konuşmak Sebeliler ile konuşmak demektir. Nitekim Sebe ülkesinin arması karınca idi. (Bugünkü örneğin arı, bozkurt, sarı kanarya, kara kartal, şahin, doğan, arslan, kaplan, panter gibi!)

“Hüdhüd ile konuşmak”: Hz. Süleyman kıssasında geçer. Süleyman Kuşlardan Hudhüd’ü arar, ‘o nerede onu göremiyorum’ der. Derken Hüdhüd Sebe ülkesine gider ve oradan haberlerle getirir. Burada Kuşlar Hititler, Hüdhüd de Hitit’den gelip Süleyman’ın ordusuna katılan subayın lakabıdır. (Neml; 20,22,27).

“Cinlerden bir İfrit”: Hz. Süleyman kıssasında geçer. Cinler, Babil’den gelen yapı ustaları, cinlerden bir ifrit de onlardan birisinin lakabıdır. İfrit olarak bilinen Babil’den gelen maharetli yapı ustalarından birisi demektir. (Neml; 39).

“Cinlerden bir heyet”: Nusaybin’den gelen ve cinlere, perilere inanan bir grubun insanın Hz. Peygamber ile konuşup Kur’an dinlemesi ve bu batıl inançlarından nasıl vazgeçtikleri anlatılırken geçer. Daha önce Mekke’de görülmeyen, yabancı (ecnebi) bir heyet anlamındadır. (Cin; 1)

“Cinleri ve insanları ibadet için yaratmak:” “İns-u cinn” tabiri aşağı-yukarı, ileri-geri, sabah-akşam, gündüz-gece gibi görünen (ins) ve görünmeyen (cinn) anlamında bir deyimdir. Evrende gördüğümüz ve görmediğimiz her şey kastedilir. İbadet de yapmak, ortaya çıkarmak, iş ve değer üretmek demektir. “Gördüğünüz ve görmediğiniz her şeyi Allah’a (onun emri ve yasaları doğrultusunda) yapsınlar, ortaya çıkarsınlar, iş ve değer üretsinler, kendilerini ifade etsinler diye yarattık” denmek istenir. (Zariyat: 56)

“Ye’cüc ve Me’cüc”: Türkçe’deki herc-ü merc tabiri gibi altüst oluşu, fesat ve kargaşa çıkaran toplulukları anlatır. Yeryüzünde mülk-i la yebla ve şecere-i huld için yani yıkılmaz bir mülk ve her şeyi kendine ait kılıp, toplama ve mülkiyetine geçirme için kan döküp fesat çıkaran toplulukları ve ülkeleri ifade eder. Yağmaya, talana, çapula, işgale girişen her topluluğun genel adıdır. (Kehf; 18/94)

“Dabbetu’l-arz”: Yeryüzünün kımıldanışı/hareketlenişi manasına gelir. Yeryüzünün içindekileri (üzerinde olanları) haber vermesi manasında, dile gelip konuşması (kelam etmesi) ve yağmaları, işgalleri, kan döküp fesat çıkarmaları haber vermesini ifade eder.  (Neml; 27/82-84). “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı” mesajı verir. (Ayrıca bkz. “Dabbetü’l-arz nedir, Ye’cüc ve Me’cüc kimdir” başlıklı makale)

“Gökten kulak hırsızlığı yapmak”: Kahinleri ve mecnunları eleştirirken geçer. Onlar yol başlarına oturarak, yıldızlardan fal bakıp geleceği okumakta ve gaibten haber vermekteydiler. “Böylesi ‘göğü dinleyip kulak hırsızlığı yapanların’ üzerine ateş yağacak ve yaptıklarını ağır bir bedelle ödeyecekler, cehennemi boylayacaklar” denmek istenirken kullanılır. (Hicr; 18).

“Yerinden kalkmadan tahtı getirmek”:: Hz. Süleyman kıssasında geçer. “Çok kısa sürede”, “En kısa zamanda”, “Göz açıp kapayıncaya kadar” manasında bir deyimdir. Cinlerden bir ifrit’in ışık hızı ile Belkis’ın tahtını getirmesini değil; Babil’den gelen İfrit lakaplı yapı ustasının, çok kısa zamanda tahtın bir benzerini yapmasını ifa eder. (Neml; 39).

“Eline bir demet sap almak”: Hz. Eyyub anlatılırken kullanılır. Hz. Eyyub’un karısına eline bir demet sap alarak vurmasını değil; birleşmek, yekvücut olmak, demet gibi yan yana durmak anlamında bir deyimdir. Hz. Peygamber’e ambargo yıllarında Eyyub sabrı ve direnişi örnek gösterilir ve dağılmamaları, yılmamaları, sapların bir demet halinde bir arada durması gibi, kendisine inananlarla birlikte öyle olmalarını ifade eder. Sözünüzden (davanızdan) dönmeyin, demetlenmiş gibi durun, yekvücut olun denmek istenir. (Sa’d, 44).

“Ayağını yere vurunca su gelmek”: Hz. Eyyub anlatılırken kullanılır. Hz. Eyyub’e baskılar karşısında ayağını yere sağlam basmasını, güçlü ve kararlı durmasını, davasından dönmemesini, eğer böyle yaparsa güçlükleri aşıp zafere (suya) ulaşacağını ifade için kullanılır. Amborgo yıllarında inen Sa’d suresinde geçer. Hz. Peygamber’in de o yıllarda öyle olması gerektiğini, onlar üzerinden de bu durumda olan herkesin öyle olması gerektiğini ifade için kullanılır. (Sa’d; 42).

“Beşikteyken ve yetişkinken insanlarla konuşmak”: Hz. İsa anlatılırken kullanılır. “Beşikten mezara ilim öğreniniz” rivayetinden de anlaşılacağı gibi, “tüm ömrü boyunca” manasında bir deyimdir. “İsa tüm ömrünü yeryüzünde Allah’ın sesi (kelime) olmaya adayacak, bütün ömrünü bu görevi yerine getirmek için harcayacak” denmek istenir. (Ayrıca İsa’nın ölüleri diriltmesi, körü ve alacalıyı iyi etmesi, evlerde biriktirilenleri haber vermesi, çamurdan bir kuş yapması deyimleri için bkz. “Ölü şehirlerin dirilişi” başlıklı makale).

Görüldüğü gibi daha bunun gibi bir çok tabir ve deyim sıralanabilir. 25 kadarını aktardım. Bunda anlaşılmayacak garip bir şey yok. Konuştuğumuz dillerde de böylesi kullanımlar çoktur. Bunların o günkü anlamı kaybolmuş, artık kullanılmıyor olabilir. Ancak Kur’an’da geçtiğine göre, bir tabir ve deyim kazısı çalışması yapıp güncellemek gerekmektedir.

Kur’an’a bir de bu gözle bakın, çok yakınınıza geldiğini görecek ve büyük zevk alacaksınız.

adilmedya.com


361

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 08/03/2012 - 23:46 Kur’an Kadınlara Ne Getirdi?
8 29/02/2012 - 21:16 28 Şubat: Bir Kez Olsun “Tesbih” Sorusu
8 19/01/2012 - 09:43 Kur’an’a Bir de Bu Gözle Bakın (imgeler, simgeler, semboller)
8 20/12/2011 - 01:38 Ölü Şehirlerin Dirilişi
8 23/11/2011 - 15:21 “Ey İman Edenler! İman Edin!”
8 05/11/2011 - 23:51 İbrahim’in Kuşları; Barış ve Eşitlik Bayramı
8 18/10/2011 - 10:52 Kur’an’da ‘99 koyun 1 koyun’ kıssası ne anlatıyor?
8 12/10/2011 - 13:22 Kadını Dövmenin Dinde Yeri Var mı?
8 03/10/2011 - 13:36 “Eskilerin masalları”
8 26/09/2011 - 22:24 “Bir Elime Ayı, Bir Elime Güneşi Verseniz…”
8 04/09/2011 - 23:59 Kürd sorunu, Kanlı Çanak ve Haceru’l-Esved
8 25/07/2011 - 20:57 Açlık Günlerinde ‘Allah’ın Yüzü’
8 13/07/2011 - 08:38 Firavun’u Tanıyalım
8 29/06/2011 - 13:50 Ölmüş Firavun’un Cesedi
8 21/06/2011 - 13:57 KERVANA SON HÜCUM
8 08/06/2011 - 12:46 Muhterislere Panzehir: Zühd
8 05/06/2011 - 17:19 Muhafazakar Zamparalığa Dini Kılıf: Çok Eşlilik
8 11/05/2011 - 13:00 Bir Şehir (Medine) Nasıl Kurulur?
8 11/04/2011 - 19:56 Küreselci lordlar, ulusalcı ağalar
8 05/04/2011 - 12:50 Sosyal İslam
8 21/03/2011 - 10:24 Zamanın Sözü
8 05/03/2011 - 19:57 Kur'an'da "HAYIR" Sesleri
8 07/02/2011 - 09:02  Kur’an’da üç terim: Emek, açlık, yoksulluk
8 25/01/2011 - 09:29 ‘Büyük Günah’ Nedir?
8 20/01/2011 - 12:07 “Vay Onların Haline!”
8 10/01/2011 - 17:46 İSLAM’IN RİTÜELLERİ
8 14/12/2010 - 14:08 "Kitap Yüklü Eşekler"
8 04/12/2010 - 17:59 TEK ÇEŞİT YEMEK’ VE ‘SAMİRÎ’NİN BUZAĞISI’
8 25/11/2010 - 12:48 KENDİ ELLERİYLE YONTTUKLARINA TAPANLAR
8 09/11/2010 - 15:03 HAYRETTİN KARAMAN’A CEVAP
8 25/10/2010 - 22:50 HIRSIZ KİMDİR?
8 07/09/2010 - 14:55 YENİ SINIFIN ‘SİMON’LARI
8 02/09/2010 - 19:39 KUR’AN’DA ‘DİN ADAMI’ ELEŞTİRİLERİ
8 22/08/2010 - 00:30 EN BÜYÜK EŞİTLEYİCİ İLKE OLARAK ÖLÜM
8 11/08/2010 - 14:33 ”AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”
8 16/07/2010 - 13:04 Dağları korkutan ‘emanet’
8 08/07/2010 - 12:09 Âhir zaman ilmihâli
8 30/06/2010 - 16:27 İslâm’ın iki büyük şiârı
8 15/06/2010 - 23:14 Allah ‘eşitliği’ takdir etti
8 15/06/2010 - 18:51 Bir başka açıdan Ashâb-ı Sefîne (Gemi arkadaşları)
8 19/05/2010 - 00:30 İslam’ın krizi (2)
8 12/05/2010 - 23:39 İslam’ın krizi (1)
8 30/04/2010 - 22:06 ‘Ümmet-i vahide’
8 23/04/2010 - 00:07 Nemrud kıssası veya hegomonun genetiği
8 17/04/2010 - 17:00 Korku imparatorluğu
8 02/04/2010 - 13:04 İslâm’ın ‘yoldaş’ları (‘refîk’leri): Karmatîler
8 24/03/2010 - 13:01 Direniş teolojisi
8 19/03/2010 - 20:36 Karun kıssası veya zenginin genetiği
8 04/03/2010 - 20:37 Adem’in iki oğlu (Habil-Kabil) kıssası ne anlatıyor?
8 22/02/2010 - 16:39 Kapitalizmin panzehiri
8 11/02/2010 - 21:59 Böyle kuruldu Medine
8 25/01/2010 - 18:54 Kur’an’ı, “Kerim” gözle oku!
8 14/01/2010 - 21:13 İslam’ın kayıp şehri: El-Muhtare
8 07/01/2010 - 16:27 Açlıkla boğuşan bir ülkede din söylemleri
8 30/12/2009 - 12:45 İbn Haldun’dan mülk dersleri
8 15/12/2009 - 11:03 Tabiat ayetleri kime yönelik?
8 04/12/2009 - 23:32 Cehennem tehditleri kime yönelik?
8 25/11/2009 - 22:33 ‘Dört kitabın manası’
8 21/11/2009 - 22:27 ‘Biz de ikisi de var’
8 13/11/2009 - 22:31 Dinle Ebu’l-Kasım’dan
8 02/11/2009 - 11:41 ‘Ebuzerleşmeyelim inşallah’
8 22/10/2009 - 09:48 ‘1 milyar insan hangi suçundan dolayı aç?’
8 11/09/2009 - 13:24 Ramazan kelimelerinin dünyası
8 31/08/2009 - 11:02 Kıssaların anası -II
8 22/08/2009 - 00:11 Kıssaların anası (1)
8 13/08/2009 - 09:56 ‘Hanginiz Muhammed?’
8 05/08/2009 - 23:03 Para tanrısı Mamon
8 22/07/2009 - 22:35 Zamanın ruhu değişti
8 08/07/2009 - 00:36 Türkiye’de derin din
8 22/06/2009 - 22:51 İslam’ı yıkan üç şey (3M)
8 09/06/2009 - 23:13 ‘Ehl-i kitâp’ kimdir?
8 28/05/2009 - 16:25 Din söyleminden zengin olunur mu?
8 14/05/2009 - 15:44 Firavun’un cesedi
8 28/04/2009 - 22:04 Peygamber harikalar diyarında
8 21/04/2009 - 09:05 İntizâr (bekleyiş) ve inzâr (uyanış)
8 08/04/2009 - 14:45 Cahiliye döneminde vahşi kapitalizm
8 07/04/2009 - 11:55 Sadakatsiz seçmen
8 26/03/2009 - 18:37 Yeni seçim söylemleri
8 14/03/2009 - 15:57 Yeni sınıfın ideolojisi: Kariyerizm ve Konformizm
8 05/03/2009 - 12:51 ‘Yolsuzluk yapan sahabe’ için inen ayet
8 03/03/2009 - 16:44 Kur’an ‘kutsal kitap’ mıdır?
8 17/02/2009 - 10:32 Mekke’nin ve Medine’nin ilkleri
8 10/02/2009 - 08:50 Tâlût ve Câlût ne anlatıyor?
8 02/02/2009 - 17:30 BOP değil Darusselam
8 23/01/2009 - 08:50 Tevhid ve şirk çağa ne diyor?
8 18/01/2009 - 14:07 Keser döner sap döner
8 05/01/2009 - 09:17 HAMAS İstanbul’u savunuyor
8 01/01/2009 - 14:45 Dinle ey İsrail!
8 26/12/2008 - 15:24 Allah beşerle nasıl konuşur?
8 15/12/2008 - 11:34 Ğayb nedir, ne değildir (2)
8 04/12/2008 - 16:46 “Ğayb” nedir, ne değildir? (1)
8 27/11/2008 - 12:34 Münâfık kimdir?
8 21/11/2008 - 13:25 Dinin afyon yüzü
8 14/11/2008 - 11:16 Diriler için tevhid
8 05/11/2008 - 14:57 Bu cennet bu cehennem bizim
8 28/10/2008 - 09:37 Besmele
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
değerli mustafa dostuma selamlar ve sevgiler yazıyı tekrar tekrar okuyun, göreceksiniz ki yazdıklar...
m.şakir
Dünyanın Aklına Şaşarım >>
Bu sitedeki yeriniz hayırlı olsun. Allah kaleminize zeval vermesin. Bı xweşida bı mine.....
Baran
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Hacı abi, bu güzel yürekten dökülen her satırda farklı bir gizem yakalıyor beni.. Her bir sözcükte e...
bihazan
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
ellerinize sağlık.... sanırım tepkimiz biraz daha büyük olsaydı hayrettin karaman üzerinden iyi bir...
murat bozdemir
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Bengin BOTİ'nin yazılarını hep beğenerek okumuşumdur. Rab, kendisinden razı olsun. Yüreği hep hayra ...
Bihazan..
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Vicdan terazisi yazısı
Yazı güzel olmuş ve hemen kendini okuttu. Hayretttin Karaman Hoca, Altan Tana verdiği cevapta, Emev...
konuk yazar
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
İmanı ve irfanı kendisine şiar edinenler elbetteki Rabbul alemin katında daha ustundur. Hakkın mesaj...
Muhammedi
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Rabb'imiz dergahında dualarımızı ve yakarışlarımızı kabul etsin. Huzuruna boynu bükük çıkanlardan ey...
Muhacir..
Bugün Durup,Düşünelim >>
Rabbim bu güzel ve özel duygularınızı mukafatlandırsın. elinize, dilinize yüreğinize sağlık.......
yasir kaya
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Yüreğine sağlık kardeşim.. Allah razı olsun.. bu tür çalışmaların devamı gelmelidir....
Şervan
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Harika... ...
Ewru
"Biz de Ortadoğu'nun Kızılderilisiyiz" >>
Hakkın yanında durmak; halkın yanıbaşında onların serencamlarına ortak olmak ve serdengeçti olarak y...
bihazan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>
seydadan Allah razı olsun. bunu destekleyelim ve ilim alanında söz söyeme gücü olanlarda sözlerini ...
ali
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Allah razı olsun Seyda çok güzel anlattınız.Hayrttin Karaman nasıl böyle bir şey söyledi şaşkınım Al...
HİLAL
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com