Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Acıdaş Olunmadan, Anlaşılma Olmaz

Rojdar FERAŞİNİ - 25/12/2011 - 22:21

Ortadoğuda değişim ve dönüşüm hızlı bir şekilde işlemeye ve işletilmeye devam ediyor. Sistemli bir şekilde işlenen bu değişimin müstekbir güçler lehine değil de ortadoğu hakları lehine gerçekleşmesi için hayırda acele etmek gerekiyor. Değişim ve dönüşüm, sistem ve mekanlarda boşluk yarattığı için hamle ve yerleşim pratiklerine açıktır. Çünkü, o anda zayıf ve etkiye açıktır değişen sistem. Verili ve dayatılmış olan sisteme virüs bulaştırıp resetlemek için onun yerine koyacak özümüze ait, kökleri bizim topraklarımızda olan, felsefi arka planı bizim idraklarımızda kurulu kendi sistemimiz varolmalıdır. Bize ait olan illa istikbar güçleri ve onların sistemleri kadar güçlü olacaktır diye bir daytama da mantıklı olmaz. Çünkü ait olan, sömürgeci dış güç kadar güçlü olacaktır ve ondan sonra hamle yapmalıdır tezi başeğmekten başka bir anlam ifade etmez. Ait olanın gücü, aitliği ve haklı olarak nefsini müdafa etmesindendir, kendine ait olanı başkasının zorla kendisine ait kılmasına karşı varlığıyla kendini ortaya koymasındandır.

Cennet içinde cehennemi, cehennem içinde cenneti barındırır, bu insanoğlunun ihtiras ve isteklerinde saklıdır. İnsanoğlu sınırlı gücü ile ihtiras ve isteklerin peşine düşerse yaşayacağı hezimetler yaşamında fazlası ile yer alır. İhtiras ve nefsi menfaatlerin yaşamızdaki yerini küçültmedikçe cennet içinde cehennemi yaşarız. Allah’ın hükümlerini yaşam alanlarımızda hakim kıldıkça, nefislerimizi bu hükümler doğrultusunda halkımızın ve insanlığın hizmetine sundukça, nefsimizin önüne davamızın maslahatını koydukça cehennemlerin içinde bile olsa cennetler inşa ederiz.

Acı ve ızdırap cehennemine çevrilmek istenen coğrafyamızda cennetler kurabilmek için cenneti hak etmek gerekiyor. Fedakarlık, adayış, inanç, sadakat, birlik, bilgi, heyecan, istek, idrak ve mücadele gerekiyor. Her zaman ki gibi Kürdistan yine tampon bölge olarak kullanılmakta, hesaplaşmalar Kürd halkının kanı üzerinden yapılmaktadır.

Ortadoğuda hesaplaşma Suriye üzerine inşa edilmiş, ABD-İsrail ve müttefikleri; İran, Lübnan Hizbullahı ve müttefikleri ile hesaplaşmayı Suriye üzerinden, Suriye ve müttefikleri hesaplaşamayı Kürdistan üzerinden yapmaya çalışmaktadırlar. İran ve Suriye arasındaki kara koridoru Kandil üzerinden gerçekleştiriliyor. Kandil koridor olunca hesaplaşmayı Kürdistan’a kaydırmak çok kolay olmaktadır. PAJAK ve İran anlaşması, Beşar ESAD ve PKK anlaşması ile PKK’nin Suriye’deki en etkili Kürd muhalif gücü haline gelmesi için tüm imkanların Beşar Esad tarafından seferber edilmesinin nedeni anlaşılır oluyor. 

Türkiye neoosmanlıcılık deneyecekse İslam coğrafyasında ağırlığı olması gerektiğini biliyor, sözünün ve siyasetinin etkin olması lazım geldiğini idrak edebiliyor. Bunun için güç gösterileri ve terbiye edilmesi gerekenlerin terbiye edilmesi gerekir ki lider ülke olması kabuledilebilir olsun.  Türkiye ve Suriye arasında bu neden üzerinden bir hesaplaşma yaşanmakta ve Suriye’nin İslam coğrafyasındaki (diğer ülkeler hariç) müttefikleri İran ve Lübnan Hizbullahı arasındaki yolları kesebilmek için Kandil koridorunu kapatma mücadelesindedir. Suriye hesaplaşmayı PKK üzerinden, Türkiye Kürdistan’ı üzerinden vermeye çalışmaktadır, son zamanlardaki eylem fazlalığı ve asker-gerilla arasında ölüm sayılarının fazlalığı bu kanaati güçlendirmektedir. Türkiye bu bağlantıyı kopartmak, bu koridoru kapatmak için bu kadar hava ve kara operasyonu yapmaktadır. Çünkü bu koridor açık olduğu sürece Türkiye bölge gücü olamayacağını bilmektedir; her nedense Türk devlet aklı bu koridoru biz Kürd halkı ile nasıl değerlendirebiliriz tefekkürüne girmeyi akıl edememektedir. Tamamen kapatma, yok etme ve savaş odaklı inşa edilmiş Türk devlet aklı bir türlü sivilleşemedi gitti. Halen asker zihniyeti hakim ve siviller bir türlü asker aklının etki alanından çıkamadılar, çıkamadıkları sürece de küçük kalmaya ve hezimetler yaşamaya mahkumdurlar.. 

İdeal ve stratejiler, realite ile yakınlığı ne kadar sıkı tutarsa o kadar gerçekleşmeye yakın olur. Bu kadar oyun, komplo ve planların içinde İslami Hareketlerin de stratejileri, idealleri ve planları elbette vardır. Bunlar, yani İslami stratejilerimiz realiteye yakın durmalı ve İslami realite sınırlarını genişletebilmeliyiz. Hayatın her alanında, yaşamın orta yerinde varolmalı ve insanı ilgilendiren her soruna söyleyecek çözüm önerilerimizi eylemselleştirmeliyiz.

Sadece okumak ve dinlemek yetmiyor, önemli olan okunanları, dinlenenleri eylemselleştirebilmektir. Eylemselleşmiş inanç etki alanı olarak halka açılmış demektir. Halka açılmış olan eylem-aksiyon halindeki hareket, coğrafyasında kurulan tezgah ve karanlık stratejilere karşı halk gücü ile karşı durabilecektir. Halk ile iletişim ve bağ kurmuş olan her hareket kendi öz değerlerinden kaynaklı güce dayanıyorsa güç dengesidir. Oynan ve uygulanan tüm karanlık stratejilerin uygulayıcıları olan yarasaların üzerine doğacak güneş misali onların çirkin yüzünü deşifre edecek olan gerçekliğin ışık haznesi olacaktır. 

Değerlerimizi, inandığımız realitemizi halka taşımanın eylemsel alanlarını ve çalışmalarını oluşturabilmeliyiz ki karanlık güçlere karşı etkin ve sarsıcı gücümüz olsun. Her adanmış yürek, bu oyunlara isyan eden her birey, daha etkin olmanın gerekliliği için acı çeken her müslüman güçlü bir hareket için maddi manevi tüm katkıları sunmanın emek vereni olmak ile mesuldür. Realiteye baktığımız zaman Kürdistan ve Kürd halkı üzerine oynan bu karanlık oyunları bozacak yegane güç İslami Hareket’tir. Öz değerlerinden güç alan, halkına dayanan, Kürdistani değerleri öze dönüşe davet eden, farklılıkları yaratılışın hikmeti gören, aykırılık ve eleştirileri yok etmek ile tehdit etmeyen, tüm farklı inanç ve ideolojilere ortak yaşam için esneklik ve kabulleniş garantisi eylemselleştiren İslami Hareket bu oyunların bozucusu ve halkımızın realitesi olacaktır. 

Kendi halkının ve coğrafyasının üzerinde oynan oyunlara karşı bitaraf kalanların hiç bir inanç ve halka faydası olmayacağı kesindir. Kendi nefsini terbiye etmemiş bir bireyin başka nefislere nasihatta bulunması ne kadar abes ise bu da o kadar abes ile iştigaldir. Kendi nefsini terbiye etmiş kamil insanların başka nefis sahiplerine nasihatları kurtuluş ve hayr getiricidir. Kendi nefsini terbiye etme yolculuğuna çıkan her yolcu yolda karşılaştığı nefislere de tecrübe ve destekte bulunabilir ama o yolun yolcusu olmak şartı ile. 

Kendi halkı ve topraklarının özgürlüğü için Allah rızası eksenli yola çıkmış olan her Müslüman, ümmetin tüm kavimlerine ve tüm mazlumlara da tecrübe ve güç katan olabilir. Kürdistan yangın yeri ve Kürd halkı başka halkların çıkar ve emperyal oyunlarının yakmış olduğu cehennem ateşinde yanıyorken kalkıp başka yerleri ve sorunları konuşmak akıl karı değildir. Hangi halk, millet ve ya ümmet kavmi ilk önce Kürd halkına cennet kurma derdine girmiş de biz cehennem ateşinin orta yerinde yanıyorken kalkıp birilerine cennet kurmanın peşinde olalım.

Türkler, Araplar, Farslar bunlardan hangisi bırakın bizi öncelemeyi, bizi insani olan haklarımız ile yaşamaya layık görmüştür. Bunlardan hangisi bizi kendi menfaat ve emperyal maslahatları için kurban etmemiştir. Bunlardan hangisinin İslami camiaları Kürd halkına yapılan zulümler için kendi devletlerine ve ya kavimlerine karşı durmuştur. Her zaman Kürdistan toprakları hem ümmet kavimleri hem de istikbar güçleri tarafından tampon bölge olarak kullanılmış ve hesaplaşmalar Kürd halkının kanı üzerinden gerçekleştirilmiştir. 

Bu oyunlara karşı bakıyoruz ki, Kürd halkı adına varolduğunu haykıranlar hemen bu oyunların tarafı olmakta ve Kürdistan topraklarını tampon bölge haline getirmekte bu güçlerden daha azimli davranmaktadırlar. PKK bu gün Kürd halkının en büyük düşmanlarından  biri olan Baasçı ESAD ile Türkiye arasındaki çıkar çatışmasında kavgayı ısrarla Kürdistan topraklarına çekmektedir. Kavgayı Kürd gençlerinin kanı üzerinden oynamaya müsait hale getirmektedir. Örgüt menfaatleri için Kürdistan topraklarını ve Kürd halkını aleni bir şekilde feda etmektedir. Suriye-Türkiye çekişmesi başladığından beri ölen gerilla sayısı ve eylem sayısındaki artış bu gerçekliği ortaya koymaktadır. Tamam, PKK devletler arası çıkar çatışmalarını kendi lehine kullanma hakkına sahip olabilir ama Kürdisatan coğrafyasını ve Kürd gençlerini feda ederek değil.

Türkiye neoosmanlıcılık, İran ve Suriye kendilerine kalkan yapmak için, ABD-İsrail ve diğer istikbar güçleri menfaatleri için Kürdler üzerinden stratejiler gerçekleştirme çabasındayken, bizim Kürd halkı olarak tamamen kurbanlık koyun gibi bir duruş sergilememiz ve ya PKK misali  örgütsel maslahatlara feda edilmesi bu halka hesabı verilemeyecek ciddi sonuçlar doğurur. Sessiz kalanda, kendi maslahatı için kullananda bu duruşlarının hesabını veremeyeceklerdir.

Dağlarda ölen PKK gerillası gençler için hiç mi yanan yürek yok, ümmeet kavimleri va ya bu kavimlerin İslami camiaları içinde yahu bu ölenler Müslüman Kürd halkının çocuklarıdır hele bir durun diyen çıkmayacak mı? Ölen asker ve ya polis için ve ya İran pasdarları ve devrim muhafızları için günahtır yazıktır niye öldürülüyorlar diyenler niye Kürdler için de aynı feryadı dillendiremiyorlar. Basın-yayın haberlerinde asker-polis cenazelerinin ilk sözü o, yazık niçin öldürülüyorlar, onlar bu ölümleri ile kahraman ve şehit, Kürd ise halk ve ya gerilla farketmiyor haindir, haketmiştir. Çünkü onlar bölücü ve bu savaşın sebebidirler. Hiçbir ümmet kavmi çıkıp, Kürdler hep aldatıldı hakları gasp edildi ve hepimiz buna karşı ya sessiz kaldık ya da destek çıkanlar olduk o nedenle Kürdler bu işin sebebi değil mağdur ve mazlumlarıdır demedi. Bu kirli ve karanlık savaşta ölümlere itiraz edilecekse ilk önce Kürd halkının ölümlerine itiraz ve isyan edilmeli daha sonra diğer ölümlere isyan edilmelidir. Diğergamlık, acıdaşlık duygusunun eylemsel halde olmadığı kavimlerin birarada yaşamaları acıdan başka bir şey ifade etmez.  

Asker ve polis ölsün demiyorum, Müslüman halklar arasında ölüme ve savaşa sevinenleri Allah kahr-u perişan eylesin, o yüreklere ve zihinlere gazabın en kötüsünü yollasın. Artık ıslah olsun demeyi çoktan geçtik, kimse kusura bakmasın yaşananlara bakarsak telafisi güç bir yola çıkmış görünüyoruz. Açılımlar çıkmaz sokaklara girmiş ve orada kalmaktan memnun gibi görünüyor, İran, Suriye ve Araplarda kendi nefislerini öncelemiş halde uçuruma doğru yol almaktadırlar. Kimse doğru yerden doğru bir eylemsellik ile hareket edeceğinin emarelerini göstermemektedir. Her İslam kavmi diğerinin kanı üzerinden kendi menfaatlerini öncelemiş ve kendi nefislerine hoş geleni devlet siyaseti olarak uygulamaya çalışmaktadır.

Meramım şudur; Türkiye ve İslam coğrafyası huzurlu, güçlü, refah içinde ortak yaşam birlikteliğine yönelik strateji ve idealler kuracaksa acıdaş olunmadan ve kendi için istediğini birlikte yaşamak zorunda oldukları için istemedikçe bunları yaşayamayacağını idrak etmelidir. Türkler, Araplar, Farslar, Kürdler, yani İslam coğrafyasının kavimleri birlikte yaşamayı öğrenmedikçe birbirlerinin acıları üzerinden yükselmeye çalışmayı terk etmedikçe hep istikbar güçlerinin oyunlarına maruz kalarak sömürülecek ve üçüncü dünya güçleri olarak yaşayacaklardır. Bugün hangi İslam kavmi özgür siyaset üretebilmektedir, bu esaret siyesetinin sebebi beraber yaşadığı diğer halkların haklarını gasp etmekten başka bir neden midir?

Birlikte yaşanacaksa tüm değer ve paylaşımlar adil bir şekilde ortak karar ile toplumsal sözleşme olan anayasa ile güvence altına alınmalıdır. Yok, her kavim ve millet kendi maslahatını önceleyecekse o zaman her kavim kendi gücü nispetinde işbirlikleri ve çıkar anlaşmaları yapmak için serbesttir. Bugüne kadar ümmet kavimlerinin Kürd halkına karşı uyguladığı politika hep bu olagelmiştir. Her kavim kendi maslahatları için her inanç ve ideolojideki müstekbir güçler ile ittifaklar yapmıştır ve ümmet kavimleri Kürd halkını sömürmek için kendi aralarında hep ittifak etmişlerdir. Ama Kürd halkı bu tür ittifaklara girdiği zaman ise bölücü, fitneci ve ihanetçi olarak lanse edilmiştir. İşin acı tarafı bunu dillendirenler, içinde bulundukları ihanet, dalalet ve işbirliklerine karşı kör ve sağırdırlar. Bunu yapan kavimlerin İslami camiaları ise kendi kavim devletlerinin yaptıkları bu işbirliklerine, ihanet ve hak gasplarına karşı kavimperestlik boyutunda sessiz kalmış ve ya destek babında kılıf uydurmuşlardır.

Görülen kadarıyla devlet sahibi olan İslam kavimleri Kürd halkının üzerinden stratejilerini devam ettirecek ve kendi maslahatlarını önceleyeceklerdir. Kürd halkı da adam akıllı oturup kendi strateji ve gelecek planlarını istişare edecek ortamları ve birliktelikleri oluşturmalıdır. Kürdistan merkezli İslami Hareketler bir güç birlikteliği oluşturmalı ve Kürd halkının öncü gücü olarak Kürd halkının her rengi ile özgür ve güven içersinde biraraya gelmesini sağlamalıdır. Kürdistan’ın her parçasındaki İslami camialar birbirleriyle iletişim kurmalı, birbirinden haberdar olmalı, birbirine güç kazandırmanın kendisine ve halkımıza güç kazandırma olduğunu merkeze alarak stratejiler geliştirmelidirler. Böylesi bir bilinç ve strateji ile yola çıkan Kürdistani gücün tüm Kürd halkının ortak yaşam birlikteliğinin lokomotif gücü olacağından eminim. Böyle bir gücün İslam kavimleri için de istikbar güçlerine karşı güçlü bir cephe olacağına inanmaktayım. Çünkü güçlü bir Kürd halkı aynı zamanda güçlü bir İslami güç demektir, güçlü bir Kürd halkı bütün İslam kavimlerinin kendine gelmesi demektir. Şuan mazlum ve dağınık halde zayıf olan Kürd halkı için ümmet kavimleri bir değer ortaya koymuyorlarsa ki koymuyorlar, Kürd halkının kendi maslahatı için atacağı tüm adımlara katlanmak zorundadırlar.

Özellikle,  Kürdistan İslami Hareketleri olarak artık okuma ve konuşmalardan çok realite alanlarımızı genişletecek eylemsellikler ile halkımızın sorunlarına çözüm dokunuşları gerçekleştirmeliyiz. Halkımızın her kesimi ile acıdaş olunmalı, gasp edilen her hak ve inancın eylemsel destek vereni olabilmeliyiz. Halkın ihtiyaçlarına binaen kurumsallaşabilmeli, halkın görebileceği, gelip katkı sunabileceği ve ya sunmuş olduğu katkının nereye kullanıldığını görebileceği çalışmalar gerçekleştirmeliyiz. Bunun en güzel örneğini ÖZE DÖNÜŞ PLATFORMU’nun Van depremi çalışmalarında idrak ettik. Salih niyet, iman yüklü yürekler yola koyulduğu zaman güzellikler ardı ardına gelirmiş. Güzel insanlar en güzel yola en güzel azık ile koyulmuşlar, bize düşen görev güç katmak ve yükün altına omuz vermektir. Rabbim hayırlı kılsın, hayırlara vesile kılsın inşallah. Yüreğimde bir umut, bir sevinç, bir diriliş ve bir yola koyulma gerekliliği gelip yerleşti. Artık heybemize doldurduğumuz iman yüklü azığımız ile yola koyulma vaktidir, artık düşünceleri eyleme geçirme ve yüreklerimizi-gücümüzü halkımızın hizmetine sunma vaktidir. Halkımızın acılarıyla acıdaş olan ÖZE DÖNÜŞ PLATFORMU, halkımızda senin acılarının acıdaşı ve yürek hizmetlerinin paydaşı olacaktır inşallah. Özellikle deprem mağduru olmalarına rağmen Van İnsan-Der ve Erciş Şafak-Der yönetim-üye ve gönüldaşlarının ortaya koyduğu çabalar ve çalışmalar küllenmiş tüm yürekleri yeniden ayağa kaldırmıştır. Rabbim acılarınızı günahlarınıza kefaret eylesin, en zor şartlarda ortaya koymuş olduğunuz bu çabalarınızı dergahı izzetinde kabul eylesin. Sizleri, yürekleri ve yaşamları rahata ve rehavete gasp olunmuşlara önderler kılsın inşallah.

Bu güzel çalışma ve çaba benzeri somut dokunuşlar ve hizmetler, yapıların düşüncelerini en güzel şekilde halka taşıyan eylemselliklerdir. Bu güzel çalışmaların hak üzere güç kazanmaya vesile olmasını, bu gücün tüm karanlık güçlere ve halkımız üzerinde oynan oyunlara karşı güneş misali doğmasını, bu çalışma ve çabalara güç katanlardan olmayı Rabbim hepimize nasip eylesin.

1250

 

YORUMLAR

jéhat hacani 27-12-2011, 12:06:28
gerçekten insanın içindeki umutları yeşerten bir yazı olmuş. allah razı olsun.
 
cihat 26-12-2011, 13:10:50
çok güzel bir yazı olmuş elerine yuregine saglık.... bize bizden baska kimsenin yararı dokunmaz öze dönüş platformu gibi kürdistan halkına hizmet edecek. halkımızı başkasına muhtaç etmeyecek olusumlara çok ihtiyacımız var... ALLAH güç versin onlara yar ve yardımcıları olsun....
 
Sinan Kara 26-12-2011, 12:01:29
Selamun aleykum. Uzun süredir yazmadığınızı takip ediyor, yazınızı bekliyordum. Yazılarınız da iki şey o kadar açık ve keyifl ki, birincisi; yaşama dair pratik, anlaşılır/elle tutulur konu ve içeriğiyle ayakları yere sıkı sıkı basan sahici önerileriniz, ikincisi; kelimeler yerli yerinde ne kadar sakin olsa da idealleriniz cümle vurgularınız da bağıra bağıra, 'olmalı', 'yapılmalı', 'zaman kaybetmeden' hissiyatıyla 'yüreğinizdeki ateşi' yazınıza olduğu gibi yansıtmış durumda. Allah razı olsun.
 
yasir kaya 26-12-2011, 05:38:28
Allah yar ve yardımcınız olsun, inşallah hayırlara vesile olur bu düşünceleriniz.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 05/03/2012 - 09:24 Hakikatleri Dengelere Kurban Etmek
8 25/12/2011 - 22:21 Acıdaş Olunmadan, Anlaşılma Olmaz
8 31/07/2011 - 17:59 İslami Hareket ve Kürdistan 
8 06/06/2011 - 09:13 Kürdlerin Talepleri ve Birikte Yaşam
8 22/04/2011 - 22:20 Kürdler YSK ve Başbakan
8 19/02/2011 - 21:03 Sorunlara Alakalı Olmak
8 06/12/2010 - 17:56 Süreç İşlerken
8 05/09/2010 - 17:20 Anlamak ve Anlaşılmak için Tahammül Kültürü
8 24/6/2010 - 23:53 ŞEX SAİD’İ YAŞADIĞIMIZ ZAMAN İLE ANMAK
8 16/03/2010 - 01:10 Halepçe- Ah-ı Mazlum
8 15/02/2010 - 20:32 GÖRDÜKLERİMİZ ve GERÇEKLER
8 12/12/2009 - 17:12 DTP-ÇÖZÜM VE MUHALİF OLMAK
8 13/08/2009 - 19:52 KÜRD AÇILIMI VE SÜRECİN DİLİ
8 07/06/2009 - 18:13 SÜREÇ-GELECEĞİMİZ VE KÜRD SORUNU
8 23/04/2009 - 01:52 Yaklaşım ve Açılımlar
8 25/02/2009 - 00:00 Abdullah ÖCALAN GATA’ ya Sevk Edilsin
8 29/01/2009 - 23:47 FİLİSTİN VE KÜRDİSTAN
8 28/12/2008 - 23:41 DİRENİŞ KÜLTÜRÜ VE FİLİSTİN
8 27/11/2008 - 21:37 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER (2)
8 26/10/2008 - 15:49 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER
8 19/09/2008 - 01:24 MAĞDUR VE BARIŞ
8 07/08/2008 - 17:29 SİSTEMİN ERGENEKONUNA KARŞI HALKIN ORTAK DEĞERLERİ
8 16/07/2008 - 21:40 DEĞERLERİMİZ İLE SOSYAL OLMAK
8 17/06/2008 - 18:08 TANIMLAYABİLMEK VE YAŞANILABİLİR KILMAK
8 11/05/2008 - 16:02 İDEOLOJİSİZ DEVLET Mİ?
8 11/05/2008 - 15:48 İnsanlar Ya İnandıkları Şekilde Yaşarlar Ya da Yaşadıkları Şekilde İnanırlar
8 04/05/2008 - 13:42 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (2)
8 08/04/2008 - 15:34 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (1)
8 20/03/2008 - 23:34 “NEVRUZUN” NEWROZA DÜŞMANLIĞI
8 1/03/2008 - 17:33 100 AYDIN- 3 ZEYNEBİ SES
8 12/2/2008 - 20:30 KÜRDLER VE ÜMMET
8 27/1/2008 - 21:23 FİLİSTİN İÇİN SES VER EY MÜSLÜMAN
8 17/1/2008 - 17:21 KÜRD SORUNUNA DOĞRU ÇÖZÜMLEMELER GETİREBİLMEK
8 8/1/2008 - 22:10 İDEAL VE REALİTE ARASINDAKİ SÜREÇ
8 30/12/2007 - 19:11 BAYRAMI BAYRAM YAPMAK
8 20/11/2007 - 17:09 GÜNLÜK YAŞAM DİLİNDEKİ SAVAŞ
8 7/11/2007 - 17:07 Kürd Sorununa Bir Deneme
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
değerli mustafa dostuma selamlar ve sevgiler yazıyı tekrar tekrar okuyun, göreceksiniz ki yazdıklar...
m.şakir
Dünyanın Aklına Şaşarım >>
Bu sitedeki yeriniz hayırlı olsun. Allah kaleminize zeval vermesin. Bı xweşida bı mine.....
Baran
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Hacı abi, bu güzel yürekten dökülen her satırda farklı bir gizem yakalıyor beni.. Her bir sözcükte e...
bihazan
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
ellerinize sağlık.... sanırım tepkimiz biraz daha büyük olsaydı hayrettin karaman üzerinden iyi bir...
murat bozdemir
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Bengin BOTİ'nin yazılarını hep beğenerek okumuşumdur. Rab, kendisinden razı olsun. Yüreği hep hayra ...
Bihazan..
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Vicdan terazisi yazısı
Yazı güzel olmuş ve hemen kendini okuttu. Hayretttin Karaman Hoca, Altan Tana verdiği cevapta, Emev...
konuk yazar
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
İmanı ve irfanı kendisine şiar edinenler elbetteki Rabbul alemin katında daha ustundur. Hakkın mesaj...
Muhammedi
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Rabb'imiz dergahında dualarımızı ve yakarışlarımızı kabul etsin. Huzuruna boynu bükük çıkanlardan ey...
Muhacir..
Bugün Durup,Düşünelim >>
Rabbim bu güzel ve özel duygularınızı mukafatlandırsın. elinize, dilinize yüreğinize sağlık.......
yasir kaya
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Yüreğine sağlık kardeşim.. Allah razı olsun.. bu tür çalışmaların devamı gelmelidir....
Şervan
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Harika... ...
Ewru
"Biz de Ortadoğu'nun Kızılderilisiyiz" >>
Hakkın yanında durmak; halkın yanıbaşında onların serencamlarına ortak olmak ve serdengeçti olarak y...
bihazan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>
seydadan Allah razı olsun. bunu destekleyelim ve ilim alanında söz söyeme gücü olanlarda sözlerini ...
ali
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Allah razı olsun Seyda çok güzel anlattınız.Hayrttin Karaman nasıl böyle bir şey söyledi şaşkınım Al...
HİLAL
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com