Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
İDAAL CEMAAT ÜSTÜNE BİR KESİT

- 31/05/2008 - 17:56
Eleştirel bir ortamın yalnızca birkaç bireyle sınırlı kalmayıp cemaatteki tüm bireyler tarafından istenilmesi ve uygulanması nitelikli bir cemaatin olmazsa olmaz özelliklerinden biridir. Eleştiri konusu cemaatin içyapısına yönelik olabileceği gibi; sosyal, siyasi, kültürel alanlarda cemaat üyelerinin farklı bakış tarzlarından kaynaklanan güncel bir mesele de olabilir. Eleştiriden kastım bir yapının, bir bireyin, ya da bir olayın sadece olumsuz yönlerini değil, aynı zamanda olumlu yönlerini de görebilmedir.

Yeryüzünde bozgunculuğu, fitneyi, anarşiyi, zulmü yaymaya çalışanlara karşı şiddetli; baskıya maruz kalmış olana, yoksula, horlanmışa karşı ise merhametli olma özelliğini hayatın her alanında hem zihnen, hem de kalben taşıyacak cemaatlerin var olması ve varoluşlarını devam ettirmeleri mecburi bir durumdur. Bu esası mihenk taşı olarak kabul etmesi gereken cemaat fertlerinin sahip olması gereken nitelikler ise bir kitap konusu kadar geniş olmasına karşın, burada kısa bir şekilde ifade edilmeye çalışılacaktır.

Tebliğ, bir cemaatin sürekliliğini korumasında ve güçlü, etkin bir ses olarak sosyal ve siyasi zeminlerde yer bulmasında önemli bir unsurdur. Onu sadece dini konularda insanları eğitip belli bir düşünsel seviyeye getirme anlamında ele almamak gerekir. O, aynı zamanda gayr-i dini alanlarda da söz söyleyecek belli bir birikime sahip bireylerin yetiştirilmesi anlamına gelir. Bu işi yerine getirecek olan cemaat fertlerinin hem dini ilimlere(fıkıh, kelam, siyer, tefsir vb.) hem de dini olmayan(tarih, felsefe, ekonomi, antropoloji, sosyoloji, psikoloji vb.) hâkim olması gerekir. Özellikle günümüz dünyasında sadece dini ilimlerle tebliğ görevinin yerine getirilemediğini görmekteyiz. Çünkü günümüz insanının ilgi alanları hem çeşitlenmiştir, hem de farklılaşmıştır. Bu çeşitliliği ve farklılığı karşılayacak birey sayısının fazla olduğu bir cemaat yarınların yıpratamayacağı ve yok edemeyeceği korunaklı bir yapı olma özelliğini muhafaza etmiş demektir. Ayrıca tebliğ doğası gereği zaman üstü ve mekân üstü bir olgu olduğundan dolayı, belli koşullarda kesintiye uğrayabileceği anlayışını kabul etmez ve yaşam var olduğu sürece yerine getirilmesi gereken mecburi bir bildirim olduğunu davetçilerine ilan eder.

İlmi açıdan kendini yetiştirme noktasında ciddi bir problemle karşılaşmayan davetçi bireyin hassasiyet bazında en çok üzerinde durması gereken nokta etik alandır. Özellikle pragmatizmin tüm değerlerin ölçüsü haline geldiği günümüz dünyasının bunalımlı ve sisli atmosferinde vasat bir çizgi yakalayıp, o çizgide sürekliliği sağlamak oldukça güç bir mesele. Açgözlülüğün, kıskançlığın, egoizmin, şöhretin, güvensizliğin, kendini beğenmişliğin bir virüs gibi yayılıp toplumun her kesiminde çatlaklar meydana getirmesi şeytanların yeryüzünde salına salına yürüdüklerinin işaretidir. Karanlık dünyalara bir ışık, bir umut, bir haykırış olmak amacıyla vücuda getirilen cemaatlerin bu hastalıklara gebe olması ise insanlığın engellenemez bir uçurumun eşiğine doğru sürükleneceğinin adeta habercisidir. Bir cemaate kendini nispet eden bir bireyde daimi olması gereken erdemsel vasıfların süreç içerisinde dalgalanmalara maruz kalması ilk aşamada cemaatin, ikinci aşamada ise dinin zarar görmesine neden olur. Bu dramatik duruma, zihinsel ve ruhsal açıdan kendini misyon sahibi bir birey olarak gören cemaat ferdinin yakalanması, kendisinde kendine dair kuşkuların artmasına yol açarak, yalnızlığı bir yaşam tarzı olarak benimsemesine sebep olur. Bu noktadan itibaren soyut bir kimliğe bürünmüş olan bu bireye telkinlerde bulunmak ve onu harekete geçirmeye çalışmak gereksiz yere harcanmış bir çaba olmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir.

Bununla beraber bir yapılanmanın çıktığı yerin özelliklerinden hareket edip, o yerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak politik faaliyetlerde bulunması gerekir. İçinden çıktığı coğrafyanın sorunlarını yüzeysel bir şekilde irdeleyip, kendi coğrafyasının dışındaki sorunlara karşı derinlemesine tahlillerde bulunup, çözüm yolları oluşturmaya çalışan bir cemaat daha başlangıç aşamasından itibaren yolunu şaşırmış bir sersem gibi etrafında dolanmaya mahkûm olur. Temsil ettiği halkın sorunlarını üstünkörü cevaplarla geçiştirmeye çalışması, onun halkından kopuk, yabancılaşmış, kimlik karmaşasında bozguna uğramış, ne istediğini ve kiminle istediğini tam olarak kavrayamayacak bir zihni bulanıklığa ve ruhi sarsıntıya duçar olduğuna işarettir. Başka milletlerin iyiliği için sabah akşam didinip, gözü önünde zulme maruz kalan milletine çözüm yolları göstertememek bir cemaat için ne utanç bir durum! Bundan dolayıdır ki herhangi bir toprak parçası üzerinde faaliyet yürüten bir hareketin öncelikle egemenliğini tesis edeceği sınırları belli olan bir coğrafyayı zihninde şekillendirip, o coğrafyada sözü geçecek bir kimliğe sahip olma çabası içinde olmalıdır. Hangi mekânda söz sahibi olmak istediğini belirttikten sonra o yörede bulunan sorunlara çözüm yolları geliştirmeye çalışmalı. Eğer ortada kendi milletinin ekonomik, dini, kültürel(dil, tarih, gelenek vb.) bir sorunu söz konusuysa bu sorunlara iyileştirici faaliyetlerin ve programların düzenlenmesini yapma, her zaman ana gündem maddesi halini almalıdır. Bir hareket bu şekilde hareket ettiği sürece halkının sempatisini kazanacak ve halkçı bir kimliğe bürünecektir.

Eleştirel bir ortamın yalnızca birkaç bireyle sınırlı kalmayıp cemaatteki tüm bireyler tarafından istenilmesi ve uygulanması nitelikli bir cemaatin olmazsa olmaz özelliklerinden biridir. Eleştiri konusu cemaatin içyapısına yönelik olabileceği gibi; sosyal, siyasi, kültürel alanlarda cemaat üyelerinin farklı bakış tarzlarından kaynaklanan güncel bir mesele de olabilir. Eleştiriden kastım bir yapının, bir bireyin, ya da bir olayın sadece olumsuz yönlerini değil, aynı zamanda olumlu yönlerini de görebilmedir. Eleştiri yapılırken dikkat edilmesi gereken nokta, hakaret ve sövgünün olmayacağı bir zemin yaratmaktır. Ayrıca yapılacak her türlü eleştiri sonuna kadar dinlenmeli, anlamaya çalışılmalı ve haklı gerekçelerle izah edildiği durumlarda ise cemaatin yapısında köklü değişikliklere yol açsa bile uygulama alanına geçirilmesi gerekir. Mantıki izahlarla dile getirilen sağlam ve oturaklı düşüncelere cemaat zarar görür endişesiyle kapalı kalmak, süreç içerisinde cemaatte kapanması mümkün olmayan gedikler açarak onulmaz yaraların hâkim olacağı hastalıklı bir yapının oluşumuna neden olur. Şunun unutulmaması gerekir ki, tarihin, toplumun ve doğanın ruhuna ve karakterine aykırı davranışlarda bulunan, kendini yüzü daima ileriye dönük olan bu her üç fraksiyonun güçlü ve ezici baskısı karşısında yok oluşun o hüzünlü atmosferini soluma mecburiyetinde bırakacaktır.

Her çağın insan fenomenine yüklediği kendine özgü bir bakış tarzı mevcuttur. Birer İslam davetçisi olarak bu bakış tarzlarını göz ardı edip, kendi kafamıza göre hareket edersek hem bu yüce dine hem de insanlara karşı mahcup duruma düşmüş oluruz. Eğitim biçimlenmelerinde de açıkça görüldüğü gibi birey başkasının baskısı ve tesiri altında kalmadan kendi kararlarını verebilme anlayışına sahip kılınmalıdır. Bu anlayışın gün geçtikçe nefesini her tarafa yaydığını müşahede etmekteyiz. Evet, artık insanlar birilerinin kendilerini gütmelerine, kendi iradelerine müdahale etmelerine, kendileri yerine konuşmalarına tahammül edememekte ve tahammülsüzlüklerini fırsat buldukları her ortamda dile getirmekten çekinmemektedirler. Burada cemaat fertlerinin bir mesele hakkında konuşurken “bu böyledir” deme yerine “bence böyledir” demeleri çok daha olumlu sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Herkesin kendimiz gibi düşünmesini, hareket etmesini isteme ve bunun gerçekleşmesi için çabalamak sürekli eleştirdiğimiz devlet despotizminden, birey despotizmine geçiş değil de nedir? Aynı zamanda bu anlayış insanlara saygı duymadığımız, onları bir sürü olarak gördüğümüz, acınacak ve el uzatılacak zayıf mahlûklar gözüyle baktığımız sonucunu ortaya çıkarır. Böyle bir yaklaşım tarzına ise ne bir İslami kılıf ne de ahlaksal bir kılıf uyarlanabilir.

Yukarıda genel hatlarıyla izah etmiş bulunduğum böyle bir cemaatin teorik karakterle sınırlı kalmayıp pratik karaktere doğru evrim geçirmesi mecburi bir haldir. Teoriler eyleme dönüşmediği zaman değersiz, basit, kof bir düşünceyle sınırlı kalıp dipsiz bir kuyuya doğru sürükleniverir. Bu kuyudan yapılacak bağırışlar, iniltiler, sızlamalar taş duvarlar arasına sıkışıp kalacak ve uyumsuz bir ses olarak kendisine dönecektir. İnşallah yüce Mevla “sürekli yolda olma” bilinciyle hareket edip kendini düzeltme çabasında olan cemaatlerin ortaya çıkmasına vesile olur.


918

 

YORUMLAR

bav-i zehra 16-06-2008, 23:40:36
vi ramanu tefekur,a te aniye ser ziman gelek bı kedr-u kimete,lı cemaeta ku hedef-u arananc vi ne evbe, veki tu dıbıji.ne idal cematbe. veki garanıye.ew ne cemate belki ew garane.tu meruvan hemuyan veka hev niznibe.selam, bıminın dı xeşiyeda.
 
Xani 03-06-2008, 22:03:39
Jı bo nıvisara te gelek spas hevalé héja u delal. Rasti te nıvisaréda gelek esasén bıngehin anine zıman. Weki azadiya nérxıniné, azadiya ramanan, tışté ku téne nérxınin béne guhérin, guhérin u rınd kırına jiyané (em dıkarın teblıxé husa bı nav bıkın) péşiyé cem merıv u cıvaka merıv bı xwe destpebıke... Serkevtın dıxazım jı bo ked u hunera te, her bıji...
 
selam 02-06-2008, 12:06:32
İnsanları vareden sahip oldukları düşünceleridir, başkalarını hipoteği altındaki akıllar iflas etmiştir. Kim olursa ve kimden gelirse gelsin her birey bunları kendi mantık ve değerleri süzgecine vurur, eleştirisini yapar ve o şekilde kabul yada red eder. Eğer ki bu düşünce bir camianın liderinden dahi gelmişse mantık, akıl ilkelerine uygun değilse "RED" edilebilmelidir. Açıkça kendi düşüncelerini ifade edebilmelidir her birey kimden gelirse gelsin.
Aynı şekilde o teslimiyeti de uyuştuğunda gösterebilmelidir.

selametle kalın.
 
raman u zan 02-06-2008, 11:27:27
xhede hışte razi bo bırake delal. te vi carazi gellek gırekıki islami u kurdistani haniye ser zımane xhe.pexhember çağa dest bı tebliğaxhı kıriye peşiye jı hundıre malaxhe dest pekıriye. bısılmanemene gej çerdıkın? derın jı fılistine dest pedıkın. ku lı kurdistane tu gırekık nemayi tu dehe key. şexh seid çıma serhıldani jı kurdistane dest pekır? em viya baş zanıbon. hevale kurd u kurdistane nemayı. erew, farısa islami u tırk bıhevra ittifaqe dıkın jı bo lehıstına kurdistane. em çerdıkın? jı bo irane dı hundıremeda agır dışewıtı. agıre gejazi gellek zede dıwe. dı dıneda ma kasi kurden bısılman ki xhedayi dıaxhıfı?bısılmane dıne gıştık ketıne derde azadiyaxhe mezi xhe jı bir kıriye em zi ketıne pe derdewan. çıma gello? jı bo çı ? jı bo ke? van pırsemın bıla dı gohen her kurdkida bınalı.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 30/04/2012 - 14:20 Günah ve Tövbe
8 31/03/2012 - 17:08 Öfkenin Teorik ve Pratik Açılımı
8 27/02/2012 - 21:09 Eski İslamcılık Sendromu
8 25/01/2012 - 20:15 Kürdistanlı Müslümanların Durumu ve Öze Dönüş Platformu
8 18/12/2011 - 19:50 Din Siyaset İlişkisinin Kuzey Kürdistan'a Yansıması
8 31/10/2011 - 17:03 Dava Adamı Olmak
8 28/09/2011 - 16:22 Hayal ve Hakikat
8 26/08/2011 - 18:38 Kürdistan'da Dindar Olmak
8 27/07/2011 - 23:02 Kürdistan'da İslami Bir Partinin Gerekliliği 
8 30/06/2011 - 16:40 Cemaat ve Parti
8 20/05/2011 - 09:24 Şehit Orhan Korkmaz
8 17/04/2011 - 16:44 İtaat ve Başkaldırı
8 08/03/2011 - 15:17 Zalim Mazlum İlişkisi Çerçevesinde Kürdistan Meselesi
8 31/01/2011 - 17:19 HAZRETİ MUHAMMED 
8 21/12/2010 - 10:44 Kuzay Kürdistan'da İslami Mücadele Metodu
8 01/11/2010 - 11:02 BEN VE ÖTEKİ 
8 16/10/2010 - 20:49 PKK VE KÜRT İSLAMCILARI
8 28/08/2010 - 00:02 ANAYASA REFERANDUMU KARŞISINDA İSLAMİ KESİMİN TAVRI
8 07/08/2010 - 21:38 KÜRT İSLAMCILARI İLE TÜRK İSLAMCILARININ İLİŞKİLERİ VE ÇELİŞKİLERİ
8 12/07/2010 - 17:20 RADİKAL İSLAM’IN HANDİKAPLARI
8 14/06/2010 - 23:44 GAZZE YARDIM GEMİSİ’NDEN AKLA TAKILAN ŞÜPHELER
8 01/06/2010 - 08:22 EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM
8 02/05/2010 - 17:40 FUTBOL KÜLTÜ
8 28/03/2010 - 21:07 KÜRT MİLLİ KÜLTÜRÜ
8 28/02/2010 - 21:56 KÜRDİSTAN’DA AHLAKİ YOZLAŞMA
8 22/07/2009 - 18:47 ÖLÜM GERÇEĞİ
8 25/06/2009 - 17:45 PEYGAMBERLERİN MİSYONU
8 26/05/2009 - 16:34 İŞBİRLİKÇİ KÜRT VE ÖZGÜR KÜRT
8 27/04/2009 - 16:30 TELEVİZYON KÜLTÜRÜ VE TOPLUM
8 07/04/2009 - 11:28 İKTİDAR TUTKUSU
8 08/03/2009 - 14:38 AŞKIN BÜYÜLÜ HAVASI
8 11/02/2009 - 09:05 PKK’NİN TEORİK AÇIDAN ÇÖZÜLÜŞÜ
8 20/01/2009 - 00:04 İSLAMİ DURUŞ
8 16/12/2008 - 20:52 UMUTSUZLUĞUN PENÇESİNDE KIVRANIRKEN
8 22/11/2008 - 17:12 DİN VE AHLAK
8 27/10/2008 - 22:19 ŞİDDET VE MERHAMET İKİLEMİNDE KÜRT HALKI
8 01/10/2008 - 11:40 Kürd'ün Acınacak Hali
8 05/09/2008 - 17:23 Modern Dönemde Yalnızlık Sorunu
8 19/08/2008 - 18:54 BATI’NIN İSLAM ALGISI
8 04/08/2008 - 00:18 KUR’AN VE İNSAN
8 19/07/2008 - 20:01 KUTSAL KAN
8 03/07/2008 - 04:37 KALABALIKLARIN UĞULTUSU KARŞISINDA BİREYİN İTİLMİŞLİĞİ
8 17/06/2008 - 19:59 SÖMÜRGECİLİĞİN KÜRDİSTAN’DAKİ KAHPE YÜZÜ
8 31/05/2008 - 17:56 İDAAL CEMAAT ÜSTÜNE BİR KESİT
8 15/05/2008 - 19:46 ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ(!)
8 04/05/2008 - 18:29 İNANCIN GÖLGESİNDE
8 16/04/2008 - 00:06 Kürdistan'da Ümmetçilik İllüzyonu
8 29/03/2008 - 10:17 Devlet Ve Düşünce Özgürlüğü
8 28/2/2008 - 10:04 KÜRDİSTAN SORUNU
8 1/2/2008 - 12:02 KANAAT ÜZERİNE
8 3/1/2008 - 11:51 TRAJİK BİR OLGU: İNSAN
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
değerli mustafa dostuma selamlar ve sevgiler yazıyı tekrar tekrar okuyun, göreceksiniz ki yazdıklar...
m.şakir
Dünyanın Aklına Şaşarım >>
Bu sitedeki yeriniz hayırlı olsun. Allah kaleminize zeval vermesin. Bı xweşida bı mine.....
Baran
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Hacı abi, bu güzel yürekten dökülen her satırda farklı bir gizem yakalıyor beni.. Her bir sözcükte e...
bihazan
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
ellerinize sağlık.... sanırım tepkimiz biraz daha büyük olsaydı hayrettin karaman üzerinden iyi bir...
murat bozdemir
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Bengin BOTİ'nin yazılarını hep beğenerek okumuşumdur. Rab, kendisinden razı olsun. Yüreği hep hayra ...
Bihazan..
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
Vicdan terazisi yazısı
Yazı güzel olmuş ve hemen kendini okuttu. Hayretttin Karaman Hoca, Altan Tana verdiği cevapta, Emev...
konuk yazar
Kundakçı Hocaefendiler İmparatorluğu >>
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
İmanı ve irfanı kendisine şiar edinenler elbetteki Rabbul alemin katında daha ustundur. Hakkın mesaj...
Muhammedi
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Rabb'imiz dergahında dualarımızı ve yakarışlarımızı kabul etsin. Huzuruna boynu bükük çıkanlardan ey...
Muhacir..
Bugün Durup,Düşünelim >>
Rabbim bu güzel ve özel duygularınızı mukafatlandırsın. elinize, dilinize yüreğinize sağlık.......
yasir kaya
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Yüreğine sağlık kardeşim.. Allah razı olsun.. bu tür çalışmaların devamı gelmelidir....
Şervan
Güllü Çevik'e İthafen (UFKUMUZ) >>
Harika... ...
Ewru
"Biz de Ortadoğu'nun Kızılderilisiyiz" >>
Hakkın yanında durmak; halkın yanıbaşında onların serencamlarına ortak olmak ve serdengeçti olarak y...
bihazan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>
seydadan Allah razı olsun. bunu destekleyelim ve ilim alanında söz söyeme gücü olanlarda sözlerini ...
ali
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Allah razı olsun Seyda çok güzel anlattınız.Hayrttin Karaman nasıl böyle bir şey söyledi şaşkınım Al...
HİLAL
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur (UFKUMUZ) >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com