Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Medyanın En Vicdanlı Aydını Böyle İse

- 23/08/2011 - 14:40

 

Ahmed Taşgetiren, medyada en vicdanlı ve dürüst kalemlerden biri olarak bilinirdi. Veya en azından ben öyle düşünüyordum. Ne zamana kadar? Peygamber ocağı konusunda yaptığı ironi yüklü çarpık açıklamasını yapıncaya kadar. Bu ironiyle vitrinde görünen adil, vakarlı ve haktanır çehresinin gerisinde aslında kutsal devlet anlayışının daha ağırlıklı olduğu gerçeğini de ortaya koydu. Bugüne kadar neden bu denli net konuşmaya ihtiyaç duymuyordu? Galiba Erdoğan gibi bıçak onun da kemiğine dayandı. Bıçak hepimizin kemiğine dayandı, ama bunun neticesi adalet, insaf, merhamet ve vicdan değerlerinin ayaklar altına alınması olmamalıydı… “Merhamet, insanın en insan yanı gibi ifade edilebilir diye düşünüyorum. Sevgi, acıma, merhamet…” diyor Taşgetiren. Merhamet, insanın hak ve adalet ölçülerine dikkat etmesi, kendisi için hak gördüğünü kardeşi için de hak görmesi ve kendisine yapılmasını istemediğini başkasına da yapılmasına rıza göstermediği ve tepkisini ortaya koymasıdır.

Merhamet bir kavme olan düşmanlıktan dolayı adaletten kopmamaktır. Dini argümanların arkasına sığınıp, bir haksızlığı görmezlikten gelmek veya onun meşruluğunu ispatlamaya çalışmak, demagoji yaparak gerçekleri örtmek hiç değildir. Merhamet, akan kanın daha çok can yakması için savaş çığırtkanlığı yapmak hiç değil. Çözülmeye teslim olan İslamcıların hizmete koştuğu, temel ilkeleri laik-kemalist TC’nin seküler yapısıyla şekillenen TSK’nın “peygamber ocağı” olarak tanıtılması ve her Müslüman’ın yüreğini kanatacak dini argümanlarla bunu ispatlamaya çalışmak hiçbir vicdanla, merhametle, adaletle bağdaşmaz. Taşgetiren’e düşen, ölen kim olursa olsun bu kanın akmasını durdurmanın çarelerini aramak olmalıydı. Kürt ve Türk gençleri bu ülkeni evlatlarıdır, Fravunlaşan politik inattan, egodan, kibirden, tepeden bakıştan dolayı savaşın daha fazla körüklenmesini ancak ırkçı zihniyete sahip olanlar isteyebilir. Toptan imha etmek, gerekirse kimyasal silah kullanmak, ülkenin bütün varlığını savaşa akıtmak, yeni bir Vietnam caniliği sergilemek hiçbir aklıselim insanın isteyebileceği yöntem değildir.

Taşgetiren, hiçbir vicdan ve adaletin kabul etmeyeceği bir dille taraftarlık yapıyor ve PKK ile STK arasında kıyas yaparak Mehmetçiklerin Peygamber Ocağında görev yaptıklarını ve bundan dolayı öldüklerinde “şehit” olduklarını vurguluyor. Yaklaşık bir asırdır devam eden inkar, imha, yok sayma, zulüm, işkence ve asimilasyon ne için yapıldı? Bu zulümde Kürtlerin ne günahı var? Neden bütün zulümlerin anası, kaynağı, sebebi, gerekçesi olan bir sistemin yaptıklarını ısrarla ortak bulmaya çalışıyorsunuz? PKK, sonuçtur. Hepimiz biliyoruz ki PKK, Kürtlere yönelik imha ve inkarın günümüze yansıyan sonucudur. Gelinen aşamada hala ve ısrarla, PKK'nin bir sonuç olduğu gerçeği göz ardı edilerek, bütün bu acılara sebep olanlar kutsanmaya çalışılıyor.

Siyasal Kürt hareketleri sadece mazlum Kürt halkının feryadına ortak olmuştur. Doğuşu da Kürtlerin mazlum olması ekseninden kaynaklansa da, doğal bir gelişim olmamıştır, boş buldukları o alanı doldurmuşlardır. Müslümanların mazlumdan, ezilenden, adaletsizliğe uğrayanların yanında olmaktan yana olmaları gerektiği bir zamanda, bu alan doldurulmayınca onlar “halkların özgürlükleri” argümanıyla bu alana el attılar. Uzun süre, Türk soluyla birlikte hareket etmelerine bu konuda yaptıkları her itirazda cevap olarak verilen, “enternasyonal işçi hükümeti kurulduğu zaman zaten Kürt halkı da özgürleşecektir!” tezlerini samimi bulmadıklarından biraz daha Kürdistanileştiler. Bizim konumuz, mazlum Kürt halkının önderliğini yapan PKK değil.

Kürtlerin belirli haklara sahip olması yolunda verilen mücadelede CHP, sistem ve Türk solu samimi olmayan yaklaşımlarla PKK önderliğini pekiştirirken, inkar konsepti de baskı, sindirme ve işkence yöntemleriyle Kürtlerin kendilerini sahipsiz, çaresiz olarak görmelerine yol açacak baskı ve zor politikalarını bütün alanlarda yoğunlaştırarak, Kürtlerin PKK’ye yakınlık duymasını vesile oldu. Yaklaşık otuz yıldır devam eden bu savaşta, Taşgetiren gibi vicdanlı, merhametli aydınlarımızın ne yapmamız gerektiği konusunda önümüze bir model koyacaklarını bekledik. “Kürt Sorunu dinsiz PKK ile laik rejim arasında süren bir sorundur; bu sorunu duyduğum zaman midem bulanıyor!” diyen aydınlarımızdan çok, Taşgetiren’in vicdanına güvendik. Kesinlikle mazlum-zalim ayrımından adaletten, merhametten ayrılmasının mümkün olmadığını düşündük. Neticede hepimiz iyi biliyoruz ki, seküler, laik sistem kendi vatandaşları arasında ayrımcılık yapmasaydı, onları kendi kardeşleri olarak kabul edip kendisi için istediğini onun için de isteseydi, bu taleplerde bulunanlara işkenceyle, inkârla, imhayla, öfkeyle, küçümseyerek cevap vermeseydi bugün yaşadıklarımız olmayacaktı. Dostlarımıza, bu savrulmanın, AKP üzerinden sistemin hizmetine koşmanın, onun projeleri içerisinde yer almanın bizi adaletsizliğe, bazılarımızı kutsal devlet savunusu refleksine sürükleyeceğini söylediğimiz zaman, hiç hak etmediğimiz tepkilerle karşılaştık. Olsun! Canları sağ olsun. Gece kesinlikle ölecek. Yeniden fışkıracak gündüz. Muhakkak görecek dünya kan içinde kıvranan bedenlerimizi.

Eğer olaylara duyarsız kalmasaydık bugün yaşadıklarımız olmayacaktı. Hakkın, adaletin savunucusu kalelerimiz bir bir düşmeyecekti. Yeni Şafak gazetesinin BDP üzerinden bütün Kürtlere kin kusar gibi “Katil Sizsiniz!” demeyecekti. Veya en azından bizden dolayı buna cesaret etmeyecekti. Şu anda Kürdistan’daki bütün Kürtler, haklarının gasp edildiğini, kardeşinin sahip olduğu hakları kendisinin de sahip olmasının engellendiği, onların “Kürt Mehmet nöbete” anlayışını terk etmediklerini, birlikte kardeşçe yaşamanın gerektiğine inandıkları halde karşı tarafın savaşı, imhayı, düşmanlığı, hakareti reva gördüklerini düşünüyorlar, bundan dolayı Tayyıp Erdoğan, Yeni Şafak veya Taşgetiren’in kullandığı ırkçı dil onların ruhlarında derin yaralar açıyor. Erdoğan’ın her söylediği acı veriyor, PKK ile mesafeli duran Kürt halkını bu siyasal bilincin saflarına taşıyor. Bu bilincin parçalanması için yapılan bütün çalışmalara, parçalamalara, yandaş medya, STK’lara, düşman kampların oluşması gayretlerine rağmen BDP 3 milyon oy alabiliyorsa ve bunun da en az çocuk sayısıyla 9 milyona tekabül ettiği düşünülürse, Erdoğan’ın tehditlerinin, hakaretlerinin, egosunun, milliyetçi söylemlerinin nasıl geniş bir kitleyi rahatsız ettiği daha iyi anlaşılır. Kandilin bombalanması veya ülkenin bir Vietnam’a dönüştürülmesi Kürtlerin daha çok PKK’ye yakınlaşmasına ve destek vermesine yol açacaktır. Ağar-Tansu döneminde imhanın şiddet kazanmasıyla birlikte, bu zulüm sarmalı PKK'yi Kürtlerin önemli bir bölümünün sığınağı haline getirdi. Otuz yıldır bu şiddeti seyreden Müslümanlar adalet ve merhamet eksenli bir duruş sergileyerek, en azından savaşın durması fonksiyonunu ifa etmelidirler, bugüne kadar bu duruşu sergileyerek samimiyet testinden kendilerini geçirebilirlerdi…

Kendilerini korumasız, savunmasız gören Kürtler, daha çok savaş, kan ve gözyaşı konseptine teslim olan Erdoğan’ın “ben Kürtleri PKK’den daha çok severim” sözüne hiçbir şekilde itibar etmeyecekler ve bu sözün altında “maddem ben seni seviyorum haydi Kürt Memet nöbete!” anlamının yattığını bugüne kadar yaşanan pratiklerden çıkarabilecek bir bilince sahiptirler. AKP, İslamcılık kisvesinden sıyrılarak sistemin yeni despot CHP’si rolünü üstlenmiş ve bunu ifa ederken de kendisiyle birlikte geçmişteki kadroyu da ihtiraslı bir şekilde yanında sürüklüyor. Osmanlıcı, kutsal devletçi anlayışıyla asıllarına rücu ettiler ve sistemin bütün temellerini yeniden restore edip sağlamlaştırma misyonunu, aldığı icazetle icra eden AKP kuyruğuna takıldılar.

Bütün bu gelişmelerin, iyileştirmelerin Pentagon’dan bağımsız yapıldığını zannedenler de medyanın büyülü dilinin esiri olduklarının farkında değiller. Dünya emperyalizminin ideolojik hegemonyası doğrultusunda yeniden dizayn edilen dünya projesinde, Pentagon denetimindeki Osmanlı gibi güçlü, Orta Doğuda lider bir ülke misyonu Türkiye’ye verilmiştir ve bu misyonu AKP büyük bir başarıyla yerine getiriyor. Bu yeni konseptte kaybedenler Müslümanlar olmuştur. Model olarak ortaya koymuş oldukları paradigmaları değişmiş, çıkar, konum, menfaat değerlerin, ideolojinin önüne geçirmişlerdir. Dünün özgürlük savaşçıları, bugünün çıkarcı parababaları paradoksuna savrulmuşlardır. Paradigmanın değişmesiyle birlikte, dönüşüm çok daha hızlı olmuştur. Değerlerin içi sulandırılmış, yozlaştırılmıştır. Toplumsal duyarsızlığın temelinde bu dönüşümün etkisi büyüktür. İslam, adaletle, insafla, merhametin ölçüleriyle hareket etmeyi emreder. Hem İslam ve hem de insani değerler, hakkın tecellisini adalete bağlarlar. Bu değerler, bir insanın kendisi için düşündüğünü kardeşi için de düşünmeyi, kendisi için istemediğini kardeşi için de istememeyi gerekli kılar. Zulümlerin sebebi olan istibdadın yaptıklarını, dini değerleri kullanarak haklı göstermeye veya hakikati gizlemeye çalışmayı İslam hoş karşılamaz. Merhamet perspektifinden olaylara bakar ve despot, inkarcı, jakoben bir rejimin haksızlıklarını, “Peygamber ocağı, Peygambere komşu olma, şehadet” gibi kutsal değerlerle gizlemeye çalışmaz.

Ölümler, akan kan, şiddet, zulüm sorunu çözmüyor. Kürtlerin ödediği bunca ağır bedele rağmen, hükümet hala “anadilde eğitim kırmızı çizgimizdir,’ diyorsa, süper çare olarak çözümü “özel harp güçleri”nin PKK güçlerini imha etmekte arıyorsa ve yeni süreçte “Kürt kardeşlerim!” dediği kesime sadece bireysel haklar vererek olaydan sıyrılabileceğini sanıyorsa yanılıyordur. Bu zor ve şiddet politikaları yeni acıları, ayrışmaları ve daha fazla kan akmasını kendisiyle birlikte getirmekten başka hiçbir derde deva olmaz.

Taşgetiren’in medyanın büyüsüne kapılarak düştüğü bir başka yanlış, "PKK tarafından yaratılmış bir Kürt ulusu" tespitidir. Kürt ulusu kadim yıllardan beridir var ve PKK sadece boş bulduğu bir rolü üstlenmiştir. Kürt ulusu yeni yaratılan bir ulus değil. Allah’ın yarattığı bir ulusu PKK nasıl yaratsın?! Kürtler bir ulus olmakla birlikte, Müslüman oldukları tarihten bu yana ümmet ve İslam kardeşliği perspektifiyle olaya bakmış ve hiçbir dönemde kendi ırkının üstünlüğünü başka ırklara dayatmamıştır. Irkçılık, egemenlerin işidir esasen. “Biz bu ülkede tek millet dedik, bu ülkede tek bayrak dedik. Bu ülkede tek vatan dedik, tek devlet dedik…” şeklindeki bir söylem ancak egemenlerin ulusalcı dili olabilir. Mazlum olduğunu, haklarının gasp edildiği söyleyen bir ulusun üstünlük taslaması, ulusal öfke dilini kullanması, ırkçılık yapması düşünülemez. Irkçılık dilini kendilerini devletin asli sahipleri olarak gören CHP veya MHP’nin kullanması bir yere kadar makul karşılanabilir. Zira egemen olan onların dilidir.

AKP iktidara gelinceye kadar, Türkiye Cumhuriyeti; Genelkurmay, Dışişleri ve MİT’in paslaşmalarıyla sistem devam ediyordu. AKP’den sonra bütün bu makamlar üzerinde egemenlik kuruldu ve eğer gerçekten Erdoğan isteseydi, merhamet, hak, adalet ve hakkaniyet refleksiyle hareket edilseydi Türkiye’deki bu sorun basit bir şeklide çözüme kavuşurdu. Çünkü akan bunca kanın karşılığında istenip de inkar edilen haklar, ülkeyi bölmeye, yeni bir bayrak, millet, ülke yaratmaya yönelik talepler değildi. Kardeşçe, eşit haklar içerisinde ülkenin yönetiminde söz sahibi olabilmek. Bu haklı talep karşısında, “önce benim Kürdüm ol! Önce kendi Kürdistani özelliklerinden sıyrıl! Benim uydum ol! Benim STK’am ol!...” türünden basitlikler veya savaş naraları atmak sorunu çözmüyor, bunun tam tersine 30 yıllık travmaların acısını daha da büyütüyor. Barışın dışında her yöntem denenmedi mi? Özel Timler, Jitem, Koruculuk, Kürt gücünün parçalanması, faili meçhuller, toplu katliamlar, soy kırımları, köy yakmalar, zorunlu göçler, Olağanüstü Hal Valileri, ihanetler, itirafçılık, korku ve dehşet saçmak maksadıyla ölülere işkence yapmalar, cesetlere leş muamelesi yapmadan tutun, cesetleri almaya gidenler üzerine kaya yuvarlamaya kadar her türlü yöntem denendi. Bunların dozajı artıkça tepkinin gücü de arttı. Kürde ‘’Kürdüm’’ demesini yasaklayan zihniyet, bugün Kürde ‘’sen, benim kontrolümde, formatımda ‘ben Kürdüm’ diyebilirsin’’ desturu verdiği için kendini çok ilerici, medeni ve demokrat atfediyor. Ve buna kanan beyni medyanın sihirli sözcükleriyle yıkanmış gariban kuşak ‘’bak sen şu Kürde daha dün ben kürdüm diyemiyordu şimdi devletimiz buna destur verdi ama adamlar hala dağlarda savaşıyorlar’’ demeye başladı. Ve bir öfkeyle en yakın Kürdü ben nasıl linç ederimin hayalini kurmaya başladı. Dolayısıyla en küçük medyatik açıklamayla, batı illerindeki Kürtlerin evlerine, dükkanlarına ve canlarına devlet korumalı ırkçı saldırılar düzenlendi. Ağar-Çiller konseptine geri dönmenin hayalleri kuruluyor.

Tayyıp Erdoğan’ın Hakkari, Van veya Muş’ta Kürt muhalefetine öfkelenmesi üzerine yaptığı ürkütücü, tehdit edici, tahkir eden konuşması, yeni süreçte nelere mal olacağının ipuçlarını veriyordu aslında. Hepimiz bu konsepte teslim olduk. Bu mantıkla barıştan kaçtığımız, kardeşliğin yeniden inşasında geciktiğimiz her gün ölüm, kan, acı ve kopuş demektir. Hayatları öfkeyle dağıtılmış, pekişen düşmanlıklar, kopuşan yürekler, çürüyüp dağılan bir ülke inşa etmek kimsenin yarana olmayacak. Öldürülen gencecik insanlar bizim insanımızdır, hiçbir bahaneyle onların ölmesi onaylanamaz. Akan kandan, hayatını yitiren canlardan, dağılan umutlardan, insanları saran kederin travmalaşmasından her birimiz sorumluyuz. Bunun acısı, savaş uçaklarının bombalarına ve her türlü tehdide rağmen, sınırda canlı kalkan olmaya yürüyen anaların yüreğinde sınırlı kalmayacak, bizim çocuklarımız da bundan etkileneceklerdir. Bütün bu pratikler, Kürtlerin şiddete rağmen korkmadıklarını ve korku duvarını aştıklarını gösteriyor. Verdikleri bunca bedelden sonra, kaybedecek bir şeyleri de yoktur. Neredeyse her evden bir cenaze çıkmış. Yüz binlerle ifade edilen ölümler, faili meçhuller, köy yakma, işkence, hakarete uğrama, tutuklama ve mahkumiyetten, milyonlarca zorunlu göç, batı illerinde ırkçı hezeyandan dolayı linç edilme tehlikesi Kürtleri sindirememiştir. Bütün bu şiddet yöntemleriyle karşı karşıya gelmiş bir toplumun, bundan sonrasında kaybedebilecek neyi olabilir?

Taşgetiren ve benzeri aydınlar, stratejik gerçekler, gerekçeler adına hakikati, insani değerleri katletmenin İslami ve insani değerlerle bağdaşmadığını iyi bilmelidirler. Bu düşmanlık yeter. Kürtlere olan derin düşmanlık teranelerini artık sonlandırın. Bunu yapmazsanız, büyük bir faciayla toplumu içinden çıkılmaz bir girdaba sürükleyeceksiniz. Bu kadar entrika ve oyunların iç-içe olduğu bir coğrafyada, sorumluluğunun bilincinde olan Müslümanlar olarak tek çaremiz, doğru olduğuna kalben inandığımız , kendi inanç değerlerimize göre bir barış eksenli mücadele içinde olmak ve o inanç istikametinde hareket etmektir..

Farzedelim Kandil yerle bir oldu. Hassas bölge olarak belirlediğiniz Hakkari ve Şırnak bölgesinde tek insan bırakmadınız. Hava saldırılarında bombalarınızı çocukların üzerine boşalttınız… Her türlü silahı, askeri aracı devreye soktunuz ne olacak? Veya farz edelim kendi Kürdünüzü imal edip, öne sürdünüz ve aşiret mantığıyla insanlar birbirini öldürtünüz. Bundan daha fazlası, dini kendi pelit amellerinize alet ettiniz. Bu düşmanlık size ne kazandıracak? Hiçbir şey en fazla Saddam’ın veya benzerlerinin hazin ve dramatik sonuyla muhatap olacaksınız. Başkasının aklıyla hareket etmenin sonucu budur.. Daha önceki KCK tutuklamalarında varlıkları iyice belirginleşen bir grub akademisyen, stratejist, terör uzmanı, danışman, sivil denetimli özel strateji uzmanları, toplum mühendisleri yanlış akıl verdi ve sorun daha çok düğümlendi. Bu çıkarcı uzmanlar, Erdoğan’a akıl verdiklerini düşünüyorlar. Bu akıl hocaları, medya desteği ve sosyal politikalarla güvenlik güçlerinin PKK karşısında kesin sonucu alabileceklerini ve bundan sonraki süreçte de kendi Kürtlerine yönelik sorunları çözebileceklerini tasavvur ediyorlar ve bunun da ancak daha fazla kan dökmekle mümkün olabileceğini savunuyorlar. Bu çarpık ve çıkarcı akıl savunmalarından, Kürt meselesine bakış yeniden şiddet sarmalına girdi. Kandil dahil bütün Güney Kürdistan aylarca bombalansa, emperyalistlerin savaş tüccarlarının elindeki bütün bombalar ve hatta kimyasal bombalar satın alınıp bu dağa taşa boşaltılsa ve Türkiye’nin bütün ordusu bu dağlarda insan avına çıkıp, Vietnam ve Halebçe gibi kan dökse ne olacak, bu var olan sorunu çözecek mi? Şiddet hiçbir yerde çözüm olmadı, bunun tam tersine her şiddet kendi karşıtını doğurur. Kürtler bu ülkenin gerçeğidir, herkes bunu kabul etmek zorundadır.


1090

 

YORUMLAR

şehmus 01-09-2011, 09:35:36
En’âm 21
Yalan sözlerle Allah'a iftira edenden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler!
acaba taşgetiren bu ayetin ne anlama geldiğini düşünüyor mu
 
sehwan 29-08-2011, 03:19:16
Yüreyine sağlık Yakup ASLAN. Zülmün sonu hüsrandır.İndanların hesabı varsa ALLAH'ında hesabı vardır. Saddamın Kaddafinin sonu ne olduysa Erdoğanın sonuda o olacak.Zalim mazlumdan uzun ömürlü değildir. Zülüm devam etmez. Galiba arap baharı yakında Türkiyeyi de Erdoğan sayesinde ziyaret edecektir.PKK kürt sorunun sebebi değil sonucudur. S Demirel 29 kürt isyanı olduğunu söylemişti.Kürt sorunu yaklaşık 100 yıldır devam etmektedir. Pkk 30 yıldır vardır. PKK biter ve kürt sorunu çözülmezse 30. Kürt isyanı başlayacağından kimsenin şüphesi olasın. TC kürt halkının doğal ihtiyaçlarını karşılayamadığı için başarısızlığını şiddetle örtmeye çalışmaktadır.
 
Muhyittin 28-08-2011, 01:44:24
Kendisini tanımayan Rabbini de tanıyamaz. Ancak soysuzluğu kabul edenler kendilerni inkar ederler.
Allah'ın ayetin inkar etmek veya tevil etmek de ancak kişiliksiz insanların karekteri olabilir.
 
CİWAN 28-08-2011, 01:00:02
YAKUB ABé YÜREĞİNE SAĞLIK..
NADİ BEY İÇİNDE TÜRK MÜSLÜMANLARININ GERÇEK YÜZLERİNİ VE İÇİNDE OLDUKLARI ÇELİŞKİLERİ ANLAMASINI TAVSİYE EDİYORUM. AYRICA SAYIN NADİ NİN KULLANDIĞI DİLİN EDEP ÇERÇEVESİNDE OLMASINI DA ÖNERİRİM. VESSELAM.
 
yaşar 27-08-2011, 11:11:39
yakup abi ellerine sağlık bu nadi gibilerine aldırma çünkü onlar dün Hz hüseyinin başını kesip birde utanmadan dişlerini ağaç çubukla karıştırıyorlardı. Müslümanın dününü anlamayanın bugünü anlamasını bekleyemeyiz.selamlar..
 
veli heyderan 25-08-2011, 00:00:31
Sayın Fırat kardeşim, Taşgetiren ile Yakup beyi aynı kefede değerlendireceksiniz hakaret olmayacak, ama size yazıyı bir kere daha anlayarak okuyun demem hakaret olacak, pes doğrusu. İslam kardeşliğini savunmayan kalleştir. Ama nasıl bir kardeşlik her şeye ben sahip olacam, ama sen sesini bile çıkarmaycaksın. Hak, adalet İslam kardeşliğinin temelini oluşturur. Demagoji, polemik yapmaya da gerek yok. İlk kıyası yapan ilk yanılandır!
 
nadi 24-08-2011, 18:42:05
sermest 24-08-2011, 16:09:52
"Yeter artık din kılığına bürünen, faşist türk islamcılarından çektiğimiz."

Sakin sende din kiligina burunup fasit Kürt islamciligi yapiyor olma. Bak iki yuzluluk cok pis bir ahlaktir, insani yerin dibine taaa cehenneme kadar goturur...Bu sen turksunh ben kurdum soylemlerinin gidecegi yer belli...

 
nadi 24-08-2011, 18:30:04
"Yalnızca ordunun sınırötesi operasyon sonrası sokağa çıkıp sergilediğiniz tek taraflı militarizm tel’inlerini, PKK’nin kanlı pusluları sonrasında yapmadıkça da “Katil sizsiniz” manşeti atan Yeni Şafak’ın simetrisine düşmekten kurtulamazsınız"
"Türkiyeli solcular için örgütlerinin devrimci şiddeti, illa ki barış için olduğundan, meşrudur. Kolluk kuvvetlerinin bu “barış için başvurulan şiddete” son vermek için mukavemeti ise tabii ki savaşa hizmet etmektedir.

İlki mecburidir, iyidir. İkincisi ise keyfîdir, kötüdür."
 
sermest 24-08-2011, 16:09:52
Yeter artık din kılığına bürünen, faşist türk islamcılarından çektiğimiz.
 
Mehmet Firat 24-08-2011, 15:18:15
Sayın Heyderan hakaretle bir yere varılmaz. Eğer Yakub Bey'in bir cümlesini anlamasaydım. yukarıdaki yorumu yazmazdım. Benim gördüğüm kadarıyla Yakub Bey de sayın Taşgetiren de bazı yanılgılar içerisindedirler. Hiç bir kavme kinim yoktur. Ben sonuna kadar İslam kardeşliğini savunan bir kişiyim. Bir kavmin yaptığı haksızlığı eleştirmek için başka zalimleri savunmanın anlamı yoktur. Vesselam...
 
Veli Heyderan 24-08-2011, 14:20:16
Sayın Mehmet Firat yazdıklarınızda sonuna kadar Yakup beyin yazdıklarınızı okuyup anladığınızı umutla bekleyerek bir arayış içerisinde oldum. Ama küçük bir ışık bile göremedim. PKK sonuçtur, bu sonucu doğuran rejimdir diye yazıyor Yakup bey. Bütün kötülüklerin anası bir bataklığı inşa eden cani bütün bu olanlardan sorumludur sayın Fırat arkadaşım. Düşün eğer!! Laik ırkçı zihniyet olmasaydı bu kadar adaletsizlik, kalleşlik, ihanet, cinayet olur muydu? Bütün pisliklerin anası sebep dururken, bu bataklığın bir sivrisineğiyle uğraşmak biraz fazla açıkgözlük olur. Yani buzağın altında inek aramak gibi. Yani caniyi bırakıp, bıçak üreteni eleştirmek gibi. Evi yağmalayan hırsızı görmezlikten gelip, ev sahibine neden uyanmadın demek gibi. Sayın Fırat kardeşim, kimin mazlum ve kimin zalim olduğunu iyi biliyorsun. Kimin kendisini hukukla ve kimin örgütsel kararlarla sınırlandırdığını da iyi bilmeniz lazım. Ya siz bu ülkede yaşamıyorsunuz veya başka dilden konuşuyoruz. Siz Nadi kadar da cesur değilsiniz. Bak adam pervasız bir şekilde hakaret ederek kimliğini ortaya koyuyor, sizin gibi dolambaçlı polemiklerle kendisini gizlemeye çalışmıyor. Bir kavme olan düşmanlığınız sizi haksızlığa sürüklemesin. Sanki yanlış yerden besleniyorsunuz gibi geliyor bana..
 
Nurlubaş 24-08-2011, 12:23:06
"Nadi" yorumcı "pkk ile ayni yatağa giripte Kürt islamcılığını yapma" demektedir.Bu ne biçim ifadedir. İnsana yakışır mı? İnsanlar fikirle, kalemle ve okuyarak çözüm için kafa patlatıyorlar. Sen gel basite al ve ve başkalarının yanında olarak suçla. İnsanlıkla akıl ile vcdan ile şefkat ile ne alakası var bu söylemin. Bu yazar şiddeti teşvik mi etti hayır. veya kendisi kan akıttı hayır. Peki neden sadec klavyenin tuşlarına parmaklarının yumuşak ucuyla dokunan bu ve benzeri yazar ağabeylerimize hucum ediliyor.
 
Mehmet Firat 24-08-2011, 11:54:39
Ahmet Taşgetiren'e kızıp bazı yanlışlara düşmüşsünüz. Neden PKK'nın eylemlerine değinmiyorsunuz. Durup dururken bu operasyonlar başlamadı. Mübarek Ramazan'da PKK hergün sanki görevimiş gibi askerler öldürdü. Yürekler dağladı. Tamam biz de istiyoruz hiç kimse ölmesin. Hem PKK hem de askerler operasyonlar yapmasın. Ama BDP askerler öldüğünde hiç ses çıkarmıyor. Temel mesele PKK'nın Kürtlerin temsilcileri olarak gösterilmesidir. Taşgetiren de o hatayı yapmıştır. Zira diyorki "Bölgede hemen her evde Pkk'ya katılanlar olmuştur." PKK Kürt halkını temsil etmiyor. Kim ne yaparsa yapsın biz ırkçılık batağına düşmeyelim. Sizin gibi uzun süre susan ve yeniden konuşmaya başlayan bir zatın bu konuda çok hassas olması gerekir. Ama Taşgetiren'ın o yazısı da birçok hata içermektedir. İnşaallah geri adım atar. özür diler.
 
orhan 24-08-2011, 05:39:55
nadi kardeş haqiqatleri dile getirmek bir yerlere katılmak oluyorsa bizim sorunumuz değildir, biz haqiqati dile getirmekle mükellefiz. Müslümanım diye geçinenler hakkı unutmuşlarsa ya da çarpıtıyorlarsa sorun onlardadır. Hakkı dile getirenlerde değil.
Türkleri anlamak mümkünde müslüman kürtler neden bu kadar saf ve saçma davranıyorlar onu bir türlü anlamıyorum. Elinize sağlık kekê,,,
 
peyanisi 24-08-2011, 00:09:42
tam bir bilge mamoste tavrı. yazını okuyunca taşgetirene acımak geldi içimden. ancak sistemin oluşturduğu efendi-köle algısı taşgetirenlere de sirayet etmiş. bu zavallılara acımak onlara dua etmek... ancak bazen de canları cehenneme diyesi geliyor bu faşist ruhlu müslüman yüzlü aydın müsveddelere.
 
dengemuslumanenkurd 23-08-2011, 23:51:55
Tc nin kuruluşundan bu yana özzellikle 1924 anayasından sonra,kemaliz ile tsk başta alevi kürdleri yezidi ve yahudi kurdleri inkar imha ve asimle etmeyi hedefledi;buna suryani keldani ermeni ve rumlarıda vs. dahil ederek yeni bir savaş konseptini devreye koydular.Musluman kurdleri ise DİN adına DİNCİLİK !!! LE hem gerçek medine dindarlığından uzaklaştırmaya çalıştılar hemde kürdluk adına var olmalarına yönelik oluşumlarını büyük katliyam!!!larla asimilasyoncu ve inkarcı devletin konturulüne almaya çalıştılar.Bu çağdışı HAK YİYEN ve ırkçı durumu günümüze kadar sürmesinin devamını sağlıyan aydın geçinenlere musluman geçinenleride BU ELEKTEN GEÇİRDİĞİMİZ ZAMAN ?! Bütün gerçekler tüm çıplaklığıyla ORTAYA çıkıyor
Bir asıra yakın bir ZAMAN dan sonra görülüyorki ! DİNCİ AYDIN GEÇİNEN ler ,Dün ALLAHIN mecazi ve ruhani evi sayılan ibadethane ' CAMİ' lerde kemalizmin gerçek kılıflanmış Ordu devleti olan bir asırlık gerçek anadolu ve mezopotamya halklarına zülüm kalesi haline getirilmiş bu kurumlara methiyeler dizerlerdi. allah devletimize ve ordumuza zeval vermesin ,
vermesin vermesinde bunların binlerce yıllık yerli halkların başına bir asırdan beri neler getirdiklerinide yüce rabbimiz kimseye kimsenin başına getirmesin amin demesinide hiç görmemezlikten geldiler; Bu ne biçim insanlık ne biçim inan ne biçim muslumanlıktır.?

İslam dinini ve medine muslumanlığını kendi zorba ve inkar emellerine alet ettikleri gibi , bas bağıra musluman olduklarını dile getirdikleri gibi BİR ASIR dan beri yaptıklarını görmezlikten geldiler insanlık haklarını hiçe sayarak dinciliklerinide bu ezilen ve sömürülen halkların başına EMİRLİK OLARAK DİKTİLER.
Anadolu ve mezopotamyanın gerçek inanançlarına sahip yerli halkları dünki güne yakın KİRLİ ŞAFAK vaktiyle değil ,,, artık yeter bu zulmünüze inkarınıza ve hak yiyişinize dur dese mi KATİL liktir ..yoksa bugünden itibaren haksızlığa adaletsizliğe vicdansızlığa dur demekmi ?

Hakiki inancı vicdanı ve insanlığı olan toplumlar haktan ve illahi adaletten yana karar verse ortadoğunun zalim insanlarının biraz daha zulümünden arındırılmış olurlar...
çünkü İllahi adaletin terazisi şaşmaz
 
nadi 23-08-2011, 17:41:38
PKK ile ayni yataga giripte Kurt islamciligi yapma...
 
FİKRİ AMEDÎ 23-08-2011, 17:40:15
Diline, kalemine Yüreğine sağlık Birayê YAQUB hislerimize tercüman oldunuz. Allah Sizden Razı olsun İnşaAllah
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 16/05/2012 - 07:23 Asya Konvoyu ve Çelişkiler IV
8 02/05/2012 - 22:25 Şervan'a Kız İstenecekti Hayrettin Hocam
8 27/04/2012 - 15:22 Asya Konvoyu ve Çelişkiler III
8 15/04/2012 - 23:40 Asya Konvoyu ve Çelişkiler - 2
8 05/04/2012 - 18:35 Asya Konvoyu ve Çelişkiler
8 17/03/2012 - 14:02 Halepçe, Roboski, Pozantı, Suriye Zulüm Konsepti
8 01/03/2012 - 14:26 Serhıldan mı, İntifada mı?
8 09/01/2012 - 19:16 İsrail Savaş Uçakları Roboski'yi Bombaladı
8 30/12/2011 - 17:09 Kaçakçıları da Vururlar
8 22/12/2011 - 08:47 Van Depreminde İnsanlık Sınavı III
8 08/11/2011 - 13:15 Van Depreminde İnsanlık Sınavı II 
8 01/11/2011 - 18:27 Van Depreminde İnsanlık Sınavı
8 26/09/2011 - 16:27 Özgürlük Savaşçısı Miho Gewdan
8 18/09/2011 - 14:38 Şemdinli İzlenimleri
8 14/09/2011 - 11:16 Ayin
8 02/09/2011 - 23:21 Alleme Ahmet Müftüzade’nin Hayatına ve Mücadelesine Kısa Bir Bakış (III)
8 23/08/2011 - 14:40 Medyanın En Vicdanlı Aydını Böyle İse
8 16/08/2011 - 14:21 Berçelan Yaylasında İftar Açmak
8 26/07/2011 - 13:41 Allame Ahmet Müftüzade’nin Hayatına ve Mücadelesine Kısa Bir Bakış (II)
8 24/06/2011 - 10:41 Kuzuyu Kurda Emanet Etmemizi İstiyorlar
8 09/06/2011 - 13:55 Fravunlaşan Kirli Siyaset
8 01/06/2011 - 20:55 Van Toprak Kale Mağarası ve Veli Küçük
8 24/05/2011 - 16:48 Allame Ahmet Müftüzade'nin Hayatına ve Mücadelesine Kısa Bir Bakış
8 28/04/2011 - 14:46 Yaranın Masajı / Habil Ve Kabil (TERCÜME)
8 18/03/2011 - 09:41 Halebçe zalimlerin kalesine düşen bir bombadır
8 09/03/2011 - 17:47 İran Yeşiller Hareketi'nin kendi dilinden gerçeği (Tercüme)
8 29/01/2011 - 23:10 "Filistin Kurtuluş Savaşına Koşan Gönüllüler"
8 20/01/2011 - 08:41 Mazlumder Agos Gazetesini Ziyaret Etti
8 06/01/2011 - 10:29 Bize Kimlik Biçme Zahmetinde Bulunanlar
8 24/11/2010 - 18:17 BATI NATO ŞEMSİYESİ ALTINDA NE YAPIYOR?
8 27/10/2010 - 16:36 İSLAMİ MÜCADELENİN YİĞİT EVLADI ABULHAMİT TURGUT’UN ARDINDAN…
8 16/10/2010 - 20:57 Peyanîs Katliamının Düşündürdükleri
8 27/08/2010 - 23:48 SAADET PARTİSİNDE KADAYIFIN ALTI KIZARDI
8 11/08/2010 - 23:43 KÜRT SORUNU PLATFORMU DEĞERLENDİRMESİ
8 22/07/2010 - 21:28 BAKAH OLUŞUMU ÇEVRESİNDE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 Büyük Oyunların Küçük Beyinleri
4 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
5 Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
6 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
7 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
8 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
9 Tarihi affın affı da geldi!
10 4+4+4 için karar günü!

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com