Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Sevgili Kızımla Hasbihal (2)

- 06/06/2011 - 08:31

KENDİ OLABİLENLER DOĞAL İNSANLARDIR *

Yeni yetme çağlarında herkes kimilerinden etkilenir. Kendine güven az olduğundan ya da hiç olmadığından hep birileri taklit edilir. Doğruyu yanlıştan ayırmaya başladığım devrede bu yeni keşfim üzerinde de sürekli düşünürdüm. “ Neden insanlar kendilerinden memnun değillerdi? Ay! Ne güzel olmuşsun! Ya da nereden aldın bu elbiseyi sana çok yakışmış!”gibi sözlerle başlayıp bitmek tükenmek bilmeyen gıpta ile bakmalar, iç çekmeler ya da umutsuzca kendine küsmeler etrafımda fır dönüyordu.


Kimse kendinden hoşnut değildi. Birilerinin hep güzel, iyi, gösterişli şeylere sahip olduğu söyleniyor ve hasetle karışık bir tavırla çekememezlik gösteriliyordu. Hep onun güzel elbiseleri oluyordu, hep başkalarının güzel gözleri vardı. Ya da onun babasının kariyeri ya da mesleği diğerlerine fark atıyordu. “Neden benim babam da memur değildi? Neden onlarınki gibi bir evimiz yoktu? Onun saçları nasıl bu kadar güzel şekil alabiliyor da benim saçlarım bir türlü hale yola girmez? Neden onlar üç kardeş de biz sekiz kardeştik?” hep bir memnuniyetsizlik, bir rahatsızlık vardı çevremde.


İlk başlarda bu yanılgılara ben de düşmüştüm, itiraf ediyorum. Ama sonra fazla değil bir süre sonra bunların ne denli saçma düşünceler olduğunu anlamaya ve insanlar arasındaki farkı doğal görmeye başladım. Olabilir, onların evi bizimkinden güzel olabilirdi ama bizim evimiz de öyle kötü değildi. Çok kardeşli olabilirdik ama hiçbir kardeşimin ölmesini yaşantımdan çıkmasını istemezdim, bunu düşünmek bile ruhumu karartmaya yetiyordu. Aklıma geldiğinde dua etmeye başlardım. Kimseye bir şey olmasın diye... O halde neden çok kardeşli olmaktan gocunayım? Biz halimizden memnunduk. İhtiyaçlarımız eksiksiz karşılanıyordu. Belki her istediğimiz olmuyordu ama kardeşler arasında çok uyumlu bir dayanışma ve paylaşmalarımız vardı. Babam memur değildi ama çevrede saygınlığı vardı.  


Kendimden memnuniyetsizliğimin çok uzun bir dönem sürdüğünü söyleyemeyeceğim. Çabuk ayıktım diyebilirim. Çünkü ortaokul sonlara doğru ben çoktan bu konuyu aşmış ve artık takmaz olduğumu fark etmiştim. Ne zaman tam olarak fark ettim, biliyor musun?


Sınıf arkadaşlarımızla ayda bir toplanmaya karar vermiştik. Malum liseden ayrılan arkadaşlarımız olacaktı. Onlarla irtibatı kesmek istemiyorduk. Hem onları özlemeye dayanamayacaktık. Bundan dolayı aylık bir buluşmanın bizleri deşarj edeceğine karar vermiştik. Bir kaç defa buluşmuştuk.


İşte o buluşmaların üçünde bilemedin dördünde dikkatimi çeken şu oluyordu. Arkadaşlar birbirlerini özlüyordu özlemesine ama bu çok da önemli değildi. Buluşmalarda öne çıkan şey hep birbirlerine, yeni hallerine gıpta ile bakıp iç geçirmek, sahip olduklarından şikayetlenmek ve saçından, dişinden, boyundan memnun olmayıp hep bir başkasına özenmekti!


Beğenilen ve yaptığı her şeye özenilen biri varsa, o saçını belli bir şekle koymuşsa bir dahaki gelişte çoğunluk o şekle koyuyordu saçını. Giydiği kıyafetler, mimikler ve konuşmasındaki tonlamalarda bile taklit ediliyordu.


Neden sonra onlar öyle özeniyor diye ben de onlara uymak zorunda değilim diye düşünmeye başladım. Belki benim saçım bu şekilde bana yakışıyordu. Kendi beğendiğim renk ve modeldeki elbiseyi severek giydikten sonra başkasının yorumları o kadar da önemli değildi. Hele bir elbisem vardı, ablam bana dikmişti bana tam oturuyor ve kendimi çok rahat hissediyordum içinde.


Bir buluşmamıza bu elbisemi giymemin bir mahsuru olamayacağını düşündüm. Yeni değildi. Ama çok hoşuma gidiyordu. Üzerimden çıkarmak istemediğim türdendi. Herkesin yeni bir takım veya kıyafetle geleceğini biliyordum ama ben rahatlığımı önemsiyordum. “Ne olacak ki? Kim ne derse desin bana yakışıyor işte!” diye düşündüm. Doğrusu bu elbise söz konusu olunca kimsenin yorumuna güvenmiyordum. Ben rahattım ve bana yakıştığını aynada gözlemliyordum ya, başkasının onayına ne gerek vardı?


Temiz ve ütülenmiş eski (eski dedimse de öyle yıpranmış, eprimiş değildi) elbisemi giydim saçlarımı da doğal haliyle ördüm. Hep okulda örgü yaptığımız için sıkıldığımızı söylüyorduk ama bir süre sonra alışkanlıktan mı ne örgü yapmak da güzel geliyordu. Belki de zorunlu olmadığında daha tercih ediliyor oluyordu bu tür şeyler, neyse… Bu halimle arkadaşlarımın yanına gittim. Ben rahat, kendinden memnun eğlenmeye bakıyordum. Kim ne giymiş, yakışmış mı yakışmamış mı şöyle bir bakıp yorum yapmadan geçiyordum. Kimi daha albenili, kimi sade giyinmiş olabilirdi. Ama “kıyafetten dolayı kimse kimseyi küçümsememeli” diye düşünüyor olmalıydım ki, kimsenin kalbini kırmadan küçük iltifatları da esirgemiyordum.


Bu toplantılarımızın sonunda en şık olan seçilirdi. Bu faslı çok fazla sevmezdim ama çoğunluk ilgili olunca ben de ilgili gibi görünmeye çalışırdım. Neyse o gün ben kendimden memnun otururken bir arkadaşım beni gösterip “valla sizi bilmem ama Şükran’a bu elbisesi çok yakışmış!”demez mi? herkesin bakışı bana döndüğünde biraz kızardığımı hatırlıyorum. Canım bu kadar dikkatle bakacak ne vardı? Ben sevdiğim bir elbisemi giymiştim, hem hiç de en güzel olduğum iddiasında da değildim. Fakat her halde kimseye gıpta etmeden kendimden memnun ve şikâyetsiz olunca dikkat çekmiştim. Aslında benden çok daha alımlılar, pahalı ve güzel giyinenler hatta kendini makyajla daha güzelleştirmeye çalışanlar vardı ama benim doğallığım o gün kazanmıştı! Saçımın örgülü halinin bana daha yakıştığını söyleyenler de oldu. Belli ki onlar da örgü saçı özlemişlerdi. Ben mütevazı bir şekilde teşekkür etmeyi ihmal etmedim. Bu iltifatı pek fazla hak etmediğimi düşünsem de tercihleri hoşuma gitmişti. 


İşte o günden sonra hep kendim olmaya gayret ettim. Bana lütfedilen nimetleri görmezden gelmemeye, küçümsememeye karar verdim. Aksine kanaatkâr ve razı olmaya çalıştım. Beni fark etmedikleri günlerde de kimseye gücenmediğimi hatırlıyorum. Aslında herkesin bakışlarının üzerimde olmasından rahatsız da oluyordum. Ama kendime has bir stil ve tavır ortaya koyduğum için kabullenilmek de güzel şeydi doğrusu! Artık böyle rahat ve kendim oldukça başkalarının beni de taklit ettiklerini fark ettim. Hatta bana farklı olduğum noktalarda sorular da soruyorlardı. Bazı konularda danıştıklarına ve fikirlerimi önemsediklerine şahit oldum.  


O günden sonra kendini herkese bir şekilde beğendirmeye çalışanlara, kendilerini halden hale koyanlara karşı mesafeli oldum. Neden mi? Çünkü kendileri olamadıkları için güven arz etmiyorlardı! Dostluk geliştirecek bir kabiliyet göremiyordum böylelerinde. İnsan ne ise öyle kabul görmeliydi. İçi dışı bir olmalıydı. Kendiyle barışık ve mutlu olmalıydı. Kimilerinde bulunan nimetlere sahip değilsem de bende de başkalarında olmayan nimetler vardı. Bunları tek tek sıralayamazsam da hemen hemen her şeye sahiptim. Önemli olan bunun farkında olmaktı.


Şunu bil ki hep başkalarına öykünürsen kızım, kendin olmaktan çıkarsın. Kendine, benliğine yabancılaşırsın. Hiçbir nimetin kıymetini anlamazsın! Kıymet bilmeyince de şükretmek de aklına gelmez! İsyankâr ve doyumsuz olursun! Bu da bir insanın uğrayacağı en kötü cezalardandır diye düşünüyorum. Ama kendin olabiliyorsan özgüvenin de gelişecektir.  


Şu an itibariyle kendinle barışık olman hoşuma gidiyor. Halinden memnun ve başkalarına haset etmiyor olman da sevindirici. İnşallah olgun bir şahsiyet geliştirir ve başkalarına örnek olursun yavrum!


602

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/07/2011 - 08:47 Sevgili Kızımla Hasbihal -3
8 06/06/2011 - 08:31 Sevgili Kızımla Hasbihal (2)
8 21/04/2011 - 10:16 Sevgili Kızımla Hasbihal (1)
8 25/08/2010 - 12:29 İnsan Kendini Ne Sanıyor?
8 19/03/2010 - 19:49 ÖZEL BİR ÜMMET OLABİLMEK
8 21/02/2010 - 13:47 HATIRLANMASI GEREKENLER
8 28/10/2009 - 13:52 BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI BAŞKA BAHARA MI?
8 22/10/2009 - 23:05 DEJENERASYONUN TESETTÜRDEKİ YANSIMASI
8 01/10/2009 - 08:35 Zor Zamanlarda Sınanmak!
8 14/06/2009 - 14:19 ÖRNEK İNSAN KITLIĞI
8 18/05/2009 - 21:04 EN YAKINLARIMIZLA İMTİHANIMIZ
8 12/04/2009 - 21:39 Okumak ve Kendini Bilmek
8 23/03/2009 - 15:05 ÇANAKKALE ZAFERİNİN DAYANDIĞI GÜÇ: İMAN
8 01/02/2009 - 13:26 SÖZÜM İNSAN OLANADIR!
8 14/01/2009 - 17:29 Gazze! İçimde Tarumar Olan İnsanlıktır!
8 16/12/2008 - 09:04 KARİZMATİK KALASLAR
8 03/12/2008 - 05:18 KUTLU YOLCULUK BAŞLADI!
8 14/11/2008 - 14:13 İHMAL EDİLEN BİR İBADET
8 28/10/2008 - 09:57 BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…
8 15/10/2008 - 12:58 ZAMAN BİLİNCİ TAŞIYANLARIN FARKI
8 07/09/2008 - 01:22 Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti
8 17/08/2008 - 00:02 FESADI HAYAT TARZI EDİNENLER
8 05/08/2008 - 07:52 MÜREFFEH AZINLIĞIN AZGINLIĞI
8 16/07/2008 - 01:05 UĞUR BÖCEĞİ VE SUÇLULUK DUYGUSU
8 22/06/2008 - 01:12 TATİLE ÇIKIYOR MUSUNUZ?
8 11/06/2008 - 15:59 HASED EDENİN HAL-İ PÜR MELALİ
8 28/05/2008 - 11:33 KOMŞUSUZ OLMAZ KOMŞUM!
8 12/05/2008 - 19:59 HEVA VE HEVES MABEDİNİN KURBANLARI
8 30/04/2008 - 13:06 HÜZÜN BENİM HARCIMDIR!
8 20/04/2008 - 01:37 TEFEKKÜR ETME VE FERASET
8 09/04/2008 - 16:56 ÇATIRDAYAN AİLE
8 26/03/2008 - 20:49 İMAN İTAAT İSTİYORDU HANİ!
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
4 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
5 Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
6 Büyük Oyunların Küçük Beyinleri
7 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
8 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
9 4+4+4 için karar günü!
10 Tarihi affın affı da geldi!

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com