Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Şehit Orhan Korkmaz

- 20/05/2011 - 09:24

20 Mayıs 1992… Kuzey Kürdistan’da feryad u figanların arşa yükseldiği tarih… Amed’in Pasur(Kulp) ilçesinin İslamköy’ünde matem dolu bir gün… Gözlerde yaş, yüreklerde öfke, hüzünlü bir bekleyiş… Havanın sıcaklığına karşın köy halkının ruhunda tarifi mümkün olmayan bir acı… Dünyalarını karanlıktan aydınlığa çıkarıp ufuklarını genişleten öğretmenlerinin şehadet haberi şok etkisi yaratmıştı kendilerinde. Ne yapacağını bilmiyordu köy halkı. Derin düşüncelere dalmıştı. Kim, ne istemişti hocalarından? Dindar, ahlaklı bir insan olan Orhan Hoca, aynı zamanda mazlum Kürt halkının mazlumiyetini sürekli dillendiren, bu mazlumiyetin giderilmesi için yegâne kaynak olarak Kuran’ı Kerim’i gösteren mümtaz bir şahsiyetti. Bunu çok iyi biliyordu köy halkı. Hocayla olan konuşmalarında, onun hal ve hareketlerinde sezmişlerdi bu gerçeği. Şimdi Hocayla geçmişte yapmış oldukları tevhit içerikli mücadele anlayışını ve bu mücadele anlayışında dava erlerinin göstermiş olduğu fedakârlıkları anımsıyorlardı. Bu dava erlerinden kimi testereyle ikiye biçilmiş, kimi ateş çukurlarının içine atılmış, kimi de kızgın yağlarla vücut organlarının eritilmesine maruz kalmıştı. Ama hiçbiri davalarından taviz vermemişti. Verilecek her tavizin bu yolun paklığını zedeleyeceğini öğrenmişlerdi çünkü. İşte Orhan Hoca da o bereketli yolun kutlu bireyleri arasında yerini almıştı. Gözlerine kezzap dökülmüş, göğsünde naylon eritilmiş, günlerce işkenceye maruz kalmıştı. Tüm bu eziyetler karşısında Allah’tan başka bir dayanağı yoktu Hoca’nın. Ve Allah’a dayanmıştı. Kâinatı “ol” emriyle yaratan ilahi güç, Hoca’nın direnişinin mimarıydı aslında. Allah’ı zihninde ve yüreğinde hissederek küffara karşı son nefesine kadar direnebilmişti. Bu düşünceler içinde uzun bir yolculuğa çıkan köy halkı sonunda üzgün bir şekilde yaşadıkları ana odaklanmaya başlamışlardı.

Tarihin değişik dönemlerinde egemen kuvvetler tarafında bölüşülen Kürdistan toprağının en büyük kısmını teşkil eden Kuzey Kürdistan coğrafyasında, Kemalist düzen onlarca yıldır her türlü zulmü mazlum Kürt halkına reva görmüştü. Dışkı yedirilen, coplarla dövülen, cezaevlerine giren, faili meçhullere karışan sayısız Kürt mevcuttur bu topraklarda. Her türlü kişilik hakkının saldırıya maruz kalıp yok edilmeye çalışıldığı bu halka, kurtuluş reçetesi olarak sunulan Marksist kökenli PKK hareketi, Stalinist mantık yapısından ötürü baskıcı bir kimlikle özdeşleşerek her türlü farklı öbeklenmeyi yok etme telaşı içine girmiştir. Tek güç olma felsefesini merkezine alan bu örgüt, sadece ideolojik olarak kendisine aykırı olanları değil; kendisiyle aynı ideolojik havzada yer alan farklı örgütlenmeleri de izole etmeye çalışmıştı. Kendisine alternatif oluşturabileceğini hissettiği herhangi bir yapıyı, daha hazırlık aşamasındayken bile yok etme gayreti, onun nasıl bir zihin yapısıyla hareket ettiğini gözler önüne sermektedir. “Sadece ben konuşurum.” cümlesi hem tağut düzen, hem de PKK için ilham kaynağıydı ve günümüzde de ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Her iki baskıcı güç de, meşrutiyetini kan üzerinden almaya çalışıyordu. Vurdukça ve vuruldukça Kürt halkı üzerindeki otoritelerini arttırmaya çalışıyorlardı. Halkın nabzını iyi yakalamış olacaklar ki mensuplarının her bir ölümü onları halka daha da yaklaştırıyordu. Fakat Orhan Hoca bu kirli siyasetin dışındaydı. Her iki gücün de Kürt halkına dönük şiddet politikalarını kınıyor ve saf İslami mücadelesini yılmaksızın sürdürüyordu. Orhan Hoca’nın bu eleştirileri, her iki yapının da öfkesini kabartıyordu ve onların tehditlerine maruz kalmasına neden oluyordu. Artık anlamıştı bu tehditlerin şehadetle taçlanacağını. Ama bu iki şer güçten hangisinin daha hızlı davranacağını tahmin edememişti.

Peki, Orhan Hoca’yı bu güçlerin nezdinde tehlikeli kılan neydi? Sadece ama sadece, kimden gelirse gelsin, zulme karşı olan duruşuydu. Her iman ferdinde bulunması gereken ana unsurdur zalimlere karşı hiçbir korku duygusuna kapılmadan dosdoğru bir şekilde hakkı haykırmak. Dini sadece belli başlı ritüellere indirgemeye çalışan zavallılara meydan okuyarak, Kuran’ın hayatın her alanını kuşatması gerektiğini izah etmekten başka bir şey yapmıyordu Orhan Hoca.  Onun tebliğ anlayışı kuşatıcı bir niteliğe sahipti. İslam’ın başta siyasi olmak üzere, iktisadi, sosyal, kültürel ve ahlaki alanlara kadar egemen olmasının mücadelesini veriyordu. Dava eri olduğunu iddia eden nice insanlar kısır felsefi ve kelami tartışmalar arasında ömürlerini heba ederken, Orhan Hoca insan yetiştirmekle uğraşıyordu. Boşa geçecek zaman yoktu onun nezdinde. Ne kadar çok insana ulaşırsa mutluluğu o oranda artıyordu. Ve gittikçe etrafındaki insanların sayısı çoğalıyordu. Bu çoğalmayla paralel olarak Hoca’nın sohbet halkaları daha da genişliyordu. Tüm bu olup bitenleri izleyen çakalların ise, huzursuzlukları gittikçe artıyor; bu bereketli tohumun filizlenmesi karşısında öfke nöbetlerine tutuluyorlardı. Daha fazla dayanamayarak ardı arkası kesilmeyen tehditler savurmaya başlamışlardı. Özellikle Marksist hareketin tehditleri şiddet dozunu arttırmıştı. Orhan Hoca bu örgütün tehditlerine karşı mücadelesini bırakmıyor ve tebliğ faaliyetlerini daha geniş alanlara yaymak için uğraşıyordu. Bu tehditler içindeki bir telefon konuşması dikkat çekicidir. Marksist örgütün: “Bu davanı bırak, yoksa kafanı koparırız.” ifadesine mukabil, Orhan Hoca: “Elinizden geleni ardınıza koymayın.” diyerek onlara meydan okumuştu. Bir müminin takınması gereken tavrı takınmıştı Hoca. Artık ok yaydan çıkmıştı. Kuzey Kürdistan’ın yiğit Müslüman evladı, sevdalandığı şehadete bir adım daha yaklaşmıştı. Bu telefon görüşmesinden birkaç gün sonra Hoca kaçırılarak vahşi bir şekilde katledilmiştir. Sonunda hakkın merhametli ellerine sığınmış ve arzuladığı makama kavuşmuştur.

Orhan Hoca’nın şehadetinden sonra birileri tarafından hep şu soru sorulmuştur: Niçin hicret etmedi Hoca? Bu soruyu soranlar, hicretin özüne vakıf olamamalarından ötürü böyle bir soruyu sorma ihtiyacı hissediyorlardı kendilerinde. Davaya önderlik edenlerin en son hicret etmesi gerektiğini kavrayamamıştı bu gibi insanlar. Eğer Hoca hicret etseydi, yıllarca büyük bir emek harcayarak yetiştirdiği insanların hali ne olacaktı? Bir yandan tağut düzenin, bir yandan da sol örgütün baskıları karşısında ne kadar direnebileceklerdi? Öte yanda: “Biz de Orhan Hoca’yı gerçek bir dava eri bilirdik, hâlbuki yapılan tehditler karşısında bizi yalnız bırakıp kaçtı.” demeyecekler miydi? Orhan Hoca kararını vermişti. Davayı kendisine kurban etmeyecekti; bilakis kendini davaya kurban edecekti. Eğer hicret etseydi verdiği tüm emeğin boşa gideceğini iyi biliyordu. Ve yine iyi biliyordu ki, bu uğurda akıtılacak kanının her bir damlasının, sadece İslamköy’le sınırlı kalmayacağını, Kürdistan’ın dört bir tarafını bereketlendireceğini anlamıştı. Gerçekten de öyle oldu. Onun şehadetinden sonra adı dalga dalga Kürdistan’ın en ücra köşelerine kadar yayıldı. İşkencelerle dolu şehadet hikâyesini dinleyen en katı yüreklerde bile yumuşama görüldü. Şiirler, denemeler yazıldı Orhan Hoca üzerine ve besteler çıkarıldı onun şehadet türküsünü haykıran. Direncin ve azmin ürünüydü Orhan Hoca. Allah yolunda tavizsiz bir yaşamın nasıl olması gerektiğini kanıyla göstermiştir Müslüman halkına. Menfaat ve korku illetlerine tutulmuş kişilerin bu davayı omuzlayamayacağını adeta haykırmıştır yere dökülen her bir damla kanı. Gözlerine dökülen kezzapla beraber, Allah u Ekber çığlıkları katillerin kulaklarını tırmalarken, Müslümanların kan çanağına dönüşen gözlerinde kanlı gözyaşların akıtılmasına neden oluyordu. Aradan geçen uzun yıllar iki tarafın da ruh halinde hiçbir değişikliğin olmadığını ve bu trajik vakanın Kuzey Kürdistan toprağında sol kökenli hareketle İslami hareketin sınır noktasını teşkil ettiğini göstermiştir.

Şehit Orhan Korkmaz’ın şehadetinden sonraki taziye ortamında babasının söylemiş olduğu: “Allah’a hamdolsun ki, oğlum hak yolunda şehid edildi.” ibaresi üzerinde özenle durulması gereken bir ifadedir. Dava erlerinin önündeki en büyük engellerden biri, hiç şüphesiz ki, aile baskısıdır. Hele bu dava erleri, tağut düzen tarafından yıllarca zulme maruz kalmış babaların çocuklarıysa. Laik Kemalist sistemin Kuzey Kürdistan toprağında uygulamış olduğu fiziki katliamlar, Kürt halkının duygu dünyasında nice travmalar yaratmıştır. Korku hastalığının etki alanı, adeta bir virüs gibi Kürdistan’ın her tarafına yayılmıştır. İşte, böyle bir atmosferde, şehidin babası Tahsin Korkmaz’ın söylemiş olduğu bu söz çok manidardır. Çünkü bizim babalarımız, Tahsin Amca gibi bizleri cesaret içerikli teşvik sözleriyle değil; korku içerikli mesajlarla büyütmektedirler. Kendi çocuklarının başına musibetlerin gelebileceğini düşünerek, geceleri rahat bir şekilde uyumazlar, uyusalar bile kâbuslarla uyanırlar. Çocuklarını bu tehlikeli yolun içine sürükleyenlere karşı içten içe bir öfke beslerler. Fakat bilmezler ki, çocuklarının ebedi ahiret yurdu için sınırlı dünyalarını pazarlığa çıkardıklarını. Fakat Tahsin Amca, bunu biliyordu. Bildiği içindir ki, Hoca’nın dava arkadaşlarına sımsıkı sarılıyor ve “Hepiniz benim için birer Orhan’sınız” diye sesleniyordu. Sevinç gözyaşları döküyordu Hoca’nın sadık yoldaşlarını gördüğü için. Oğlunu sol kökenli bir hareket olan DDKO(Devrimci Doğu Kültür Ocakları)dan uzaklaştırıp İslami harekete katan dava erlerine gözlerindeki ışıltılarla adeta teşekkür ediyordu Tahsin Amca. Diyarbakır’ın en militan adamlarından biri olarak gösterilen Orhan Korkmaz’ı İslami harekete kaptırdıkları için, yıllarca nefretlerini içlerine gömen Marksist hareketler topluluğu, en sonunda öfkelerini şehidi vahşice katlederek gösterdiler. Ve şimdi Tahsin Amca, oğlunun, en güzel ölüm şekli olan şehadetle ödüllendirilmesini büyük bir nimet olarak görüyor, taziyeye gelenlerle birlikte katillere lanet yağdırıyor, oğluna ise rahmet okuyordu.

Orhan Hoca’nın şehadetinin üzerinden uzun yıllar geçti. Ama, sanki daha dün şehit olmuş gibi bir hava var. Kimbilir, belki de şehadetin diriltici atmosferi böyle bir izlenim uyandırıyor üzerimizde. Rabbimden Kürdistan’ın çorak topraklarını bereketlendirecek yeni Orhan’ların çıkarılmasını niyaz ederim. Çünkü günümüzde Orhan’lara çok hem de çok ihtiyacımız var. 


1546

 

YORUMLAR

zekeriya 21-05-2011, 21:36:02
ALLAH şehadetlerini ümmete hayır bereketler getirmelerini nasip etsin bizleride onlara varis kılsın.
ALLAH ŞEHİDE VE AZADA rahmet etsin.mekanı firdevss olur.vesselam.
 
İbrahim Sediyani 21-05-2011, 19:38:55
Azad Serhıldan kardeşime bu güzel yazı için teşekkürler. Allâh razı olsun. Şehîd Orhan Korkmaz Hoca’yı bir daha râhmetle, minnetle anıyoruz.

Bu arada;

Birinci yorumun sahibi Hasan kardeşimizin sitemi mantıken halkı olmakla beraber, yine de editör kardeşlerimize haksızlık ettiğini belirtmeliyim. Sorun editörlerin yavaşlığında veya (af dileyerek söylüyorum) tembelliğinde değil, bütün sorumluluğu bir – iki kişinin sırtına bindirme alışkanlığımızda yatmaktadır. Editör kardeşlere yüklenmek ve onlardan tokat atar gibi hesap sormak yerine, bu kardeşlerimizin yükünü hafifletecek bir çözüm yolu düşünürsek, onlara yardımcı olmaya çalışırsak, daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

 
hasan 21-05-2011, 12:36:46
sayın editör güncelemeyi çok geç yapıyorsun. bu ufkumuza zarar verir. bir an önce buna çare bulunsun. çok yavaşsın kardeşim, çok. bu böyle olmaz. millet aya gitti biz daha yayayız.
 
sadık 21-05-2011, 11:58:53
allah razı olsun...şehadetinin yıl dönümünü unutmuştum...ama dün akşam bana gelen misafire şehid orhan hocayı anlattım...inanın şu anda tüylerim diken diken oldu...
o tüm ümmetin malıydı...
orhan hoca şehadetin içimizi dağladı..
 
idris fidan 20-05-2011, 21:24:25
BİZİ AYAKTA TUTACAK DAVANDIR ANCAK

Ey!

Bir zamanlar;

Rahmet yağmurlarından yoksun kalmış

Ve çoraklaşmış gönül toprakları,

Hatırla , yine hatırla..

Topraklarına rahmet bulutlarını getiren,

Üzerine bereket yağmurları yağmasına vesile olan

Ve çorak topraklarını yeşertip FİDAN’lar ekenleri

Artık yeter! Bu derin uykular!

Uyan ve göz yaşlarına boğul! FİDAN’lar kurumasın!

Bağrında ekilmiş FİDAN’ları yeşertip büyütmek için:

Suyunu batmanın YEŞİLIRMAK’larından al,

Çünkü ,suyu bol ve serindir bu ırmakların…

UĞUR’unuda garzanın dağlarından al

Bu UĞUR’la;

Orada koca çınarlar dal budak vermiş,

Üzerine bülbüller konsun

Ve tevhid nağmeleri okusun diye…

Korkularını yen! Cesaretli ol…

Cesaretin timsali bülbüller KORKMAZ ,

İşkencelere rağmen ,

Nağmeler söyler pasur dağlarından…

Güzel kokulu NERGİZ çiçekleri ,

Açar AMED’in en kuytu yerlerinde…

Güzel kokularını salar bu NERGİZ’ler

FİDAN’larımız büyüsün diye…

Zifiri karanlıkları,

AYDIN’lık bir nurla yırt ve at!

Ki daima aydınlık günler doğsun diye..

Artık büyüsün bağrındaki FİDAN’ların

Ve zozınçten gelen azim ve fedekarlığın timsaliyle

Bu mazlum coğrafyanın dört bir yanına

Hicret edip , dağılsın… FİDAN’ların!

Orada koca çınarlar var FİDAN’larına eşlik edecek

Orada YEŞİLIRMAK’lar var FİDAN’larını sulayacak

Orada karanlıklardan KORKMAZ yiğitler var

AYDIN’lığıyla bu karanlıkları boğacak.

Yardım et YA RAB , yardım et

Bizleri ayakta tutacak olan , kutlu davandır ancak


 
azad 20-05-2011, 20:22:53
tu her dem dılemedayi mamoste em te bir nakın.
 
ebu ebuzer 20-05-2011, 19:50:10
Değerli kardeşim Azad, belki sana nasip olmadı mamosteyi görmek ama inaniyorum ki senin bu kadar onu güzel tanıman, onun şehadetının bereketınden başka birşey değildir Allah senden razi olsun...
 
mizgina-islam 20-05-2011, 15:53:51
Orhan xoca bı şehidiyate dıleme eşiya ..!!Denge wan nalinete tıjıkır deştu zozan ..we müslümana temam yek vucut rake piya ....Xaina zandıkırın jıtere tünine kes...Jılew xöstın bıte lı kulpe bıstinın nefes ...Be güneh şehıtkırın bıwi şekıle be kes ..!!Xuynate muslumana yekvucut rake pıya ..!!Xaine kafır jı iro peva we bızanbe müslüman iro lı herci bı xödı u xwadane ..!!Leşkere mustazaf jıwanre pıştewane ..!!
 
sermest 20-05-2011, 15:23:37
Şehit Orhan Korkmaz'ın şehadeti bir meşale gibi Kürdistan'ın her tarafını aydınlatacaktır inşallah. seni hiçbir zaman uutmayacağız mamoste.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 30/04/2012 - 14:20 Günah ve Tövbe
8 31/03/2012 - 17:08 Öfkenin Teorik ve Pratik Açılımı
8 27/02/2012 - 21:09 Eski İslamcılık Sendromu
8 25/01/2012 - 20:15 Kürdistanlı Müslümanların Durumu ve Öze Dönüş Platformu
8 18/12/2011 - 19:50 Din Siyaset İlişkisinin Kuzey Kürdistan'a Yansıması
8 31/10/2011 - 17:03 Dava Adamı Olmak
8 28/09/2011 - 16:22 Hayal ve Hakikat
8 26/08/2011 - 18:38 Kürdistan'da Dindar Olmak
8 27/07/2011 - 23:02 Kürdistan'da İslami Bir Partinin Gerekliliği 
8 30/06/2011 - 16:40 Cemaat ve Parti
8 20/05/2011 - 09:24 Şehit Orhan Korkmaz
8 17/04/2011 - 16:44 İtaat ve Başkaldırı
8 08/03/2011 - 15:17 Zalim Mazlum İlişkisi Çerçevesinde Kürdistan Meselesi
8 31/01/2011 - 17:19 HAZRETİ MUHAMMED 
8 21/12/2010 - 10:44 Kuzay Kürdistan'da İslami Mücadele Metodu
8 01/11/2010 - 11:02 BEN VE ÖTEKİ 
8 16/10/2010 - 20:49 PKK VE KÜRT İSLAMCILARI
8 28/08/2010 - 00:02 ANAYASA REFERANDUMU KARŞISINDA İSLAMİ KESİMİN TAVRI
8 07/08/2010 - 21:38 KÜRT İSLAMCILARI İLE TÜRK İSLAMCILARININ İLİŞKİLERİ VE ÇELİŞKİLERİ
8 12/07/2010 - 17:20 RADİKAL İSLAM’IN HANDİKAPLARI
8 14/06/2010 - 23:44 GAZZE YARDIM GEMİSİ’NDEN AKLA TAKILAN ŞÜPHELER
8 01/06/2010 - 08:22 EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM
8 02/05/2010 - 17:40 FUTBOL KÜLTÜ
8 28/03/2010 - 21:07 KÜRT MİLLİ KÜLTÜRÜ
8 28/02/2010 - 21:56 KÜRDİSTAN’DA AHLAKİ YOZLAŞMA
8 22/07/2009 - 18:47 ÖLÜM GERÇEĞİ
8 25/06/2009 - 17:45 PEYGAMBERLERİN MİSYONU
8 26/05/2009 - 16:34 İŞBİRLİKÇİ KÜRT VE ÖZGÜR KÜRT
8 27/04/2009 - 16:30 TELEVİZYON KÜLTÜRÜ VE TOPLUM
8 07/04/2009 - 11:28 İKTİDAR TUTKUSU
8 08/03/2009 - 14:38 AŞKIN BÜYÜLÜ HAVASI
8 11/02/2009 - 09:05 PKK’NİN TEORİK AÇIDAN ÇÖZÜLÜŞÜ
8 20/01/2009 - 00:04 İSLAMİ DURUŞ
8 16/12/2008 - 20:52 UMUTSUZLUĞUN PENÇESİNDE KIVRANIRKEN
8 22/11/2008 - 17:12 DİN VE AHLAK
8 27/10/2008 - 22:19 ŞİDDET VE MERHAMET İKİLEMİNDE KÜRT HALKI
8 01/10/2008 - 11:40 Kürd'ün Acınacak Hali
8 05/09/2008 - 17:23 Modern Dönemde Yalnızlık Sorunu
8 19/08/2008 - 18:54 BATI’NIN İSLAM ALGISI
8 04/08/2008 - 00:18 KUR’AN VE İNSAN
8 19/07/2008 - 20:01 KUTSAL KAN
8 03/07/2008 - 04:37 KALABALIKLARIN UĞULTUSU KARŞISINDA BİREYİN İTİLMİŞLİĞİ
8 17/06/2008 - 19:59 SÖMÜRGECİLİĞİN KÜRDİSTAN’DAKİ KAHPE YÜZÜ
8 31/05/2008 - 17:56 İDAAL CEMAAT ÜSTÜNE BİR KESİT
8 15/05/2008 - 19:46 ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ(!)
8 04/05/2008 - 18:29 İNANCIN GÖLGESİNDE
8 16/04/2008 - 00:06 Kürdistan'da Ümmetçilik İllüzyonu
8 29/03/2008 - 10:17 Devlet Ve Düşünce Özgürlüğü
8 28/2/2008 - 10:04 KÜRDİSTAN SORUNU
8 1/2/2008 - 12:02 KANAAT ÜZERİNE
8 3/1/2008 - 11:51 TRAJİK BİR OLGU: İNSAN
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
4 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
5 Büyük Oyunların Küçük Beyinleri
6 Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
7 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
8 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
9 4+4+4 için karar günü!
10 Tarihi affın affı da geldi!

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com