Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

YSK'nın Kürt Sorunundaki Tahamülsüzlüğü

- 23/04/2011 - 19:59

On yıllardır coğrafyamızda ölen gençlerin hesabını kim nasıl verecek? Biz Kürtler ne istiyoruz, kimden ne alacağız? Seksenden önce doğan herkesin hatırladığı seksenli ve doksanlı yılların kaotik ortamı nispeten yumuşamış durumda.


Kürt sorununun çözümü için
samimi bir şekilde hareket ettiklerine inandığım Ak Parti iktidarı, kendisine karşı pusuda bekleyen güçlerle yeterince mücadele edemediğinin portresini çizmektedir. Başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere merkez yönetimin büyük çoğunluğunun Kürt Sorununu çözmek için çaba sarf ettiklerine inanıyorum. Sekiz buçuk yıllık iktidar sınavında geldiğimiz nokta elbette yeterli olmamasına rağmen, geçmişle kıyaslanınca epey yol aldığımızı görüyoruz. Kolluk kuvvetlerinin toplu gösteri yapan halka karşı katı ve sert tutumu elbette savunulamaz. Ama geçmişle kıyaslanınca farklılıkları görebiliyoruz.  Emniyet güçlerinin içerisinde sorunun çözümsüzlüğü için çaba sarf eden onlarca polis şefi  ve amiri bulunduğu gerçeğini unutmamalıyız. Buna rağmen Kürt halkının mazlumiyetini  bilen  ve çözüm için mücadele edenleri de unutmamalıyız. Bunlardan bir tanesi de milletin temsilcisinden şamar yediği halde müdahale etmeyen ve sakin tavırlarıyla hareket eden polis amirini örnek gösterebiliriz. Hangi birimiz kameraların ve astlarımızın içinde tokat yersek soğukkanlılığımızı muhafaza edebiliriz. Eminim ki çoğumuz daha sert bir karşılık vererek ortalığı daha çok alevlendirirdik. 

Son YSK kararını da hükümeti Kürt halkı nezdinde zalim, gaddar ve tahammülsüz gibi göstererek, bilinçsiz kitleleri sokağa taşıma hamlesi olarak okuyabilmeliyiz. YSK tarafınd
an oluşturulmaya çalışılan senaryo, Ak Partinin, Kürdistan coğrafyasında yükselen değerini BDP lehine dönüştürme hamlesidir. BDP; Kürt sorununun AKP eliyle çözülmesine karşıymış gibi bir portre çizmektedir. Birilerinin kendisine biçtiği rol ölçeğinde hareket etmektedir. Yargı içerisinde AKP den rahatsız olan kesimin faaliyetleri hala etkin. Önce bağımsızların adaylığını engelle, halkı sokağa dök, yık, yak ve öldür sonra da pardon yanlışlık oldu de. Bu halk artık bunları yutmuyor. Yapılanları iyi analiz etmeliyiz. Bu işten en fazla kazançlı çıkanlar kimler? Tabi ki başta BDP olmak üzere MHP ve CHP’dir. En zararlı çıkan ise AKP değil mi? AKP bile bile Kürdistan’da kendi aleyhine olabilecek bir uygulamayı neden başlatsın?  BTP; Kürt illerindeki oy potansiyelini arttırdı. Kürt çocuklarının yerlerde sürüklenmesi, demokratik çözüm çadırlarının tahrip edilmesi ve insanlık dışı uygulamalarla insanların gözaltına alınması Kürt kamuoyu nezdinde BDP’nin yıldızını parlatmıştır. Diğer yandan Orta Anadolu illerinde yükselen milliyetçi dalganın güvenlik güçlerinin düştüğü acziyeti  ( tokatlama olayı başta olmak üzere) bahane ederek MHP ye yönelmesinde etkili olacağı hesap edilmektedir. CHP ise yine her zamanki gibi çıkan yangında aşını pişirme derdinde. Cumhuriyetin kutsallarına vurgu yaparak oylarını yükseltme peşinde.

Yaşananları bu açıdan değerlendirdiğimiz zaman AKP iktidarına karşı tüm karanlık
şer güçlerin ittifakını görebilmekteyiz. Halkın acıları ve mazlumiyeti üzerinde timsah gözyaşları döken bu şer güçlerini iyi tahlil etmek zorundayız. Görünürde halktan yana olduklarını sandığımız bu kişi ve gruplar maalesef halka en büyük kötülüğü yapmışlardır.  CHP zihniyeti cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Başta Kürtlere olmak üzere, Anadolu coğrafyasının her tarafında katliamlar gerçekleştirmiştir. Halkı bir gece de cahil bırakıp binlerce değerli alimi sorgusuz sualsiz darağacında sallandırmıştır. Hamile kadınları diri diri keserek cenin halindeki bebekleri süngülerinin üzerine geçirmişlerdir.  Zulümden kaçan halkı mağaralara toplayarak canlı canlı yakmışlardır. CHP geçmişini temizlemeden, tüm halklardan özür dilemeden halk nezdinde hiçbir itibar elde edemeyecektir.

MHP ise ırkçı ve şoven çizgisiyle
bilinenin dışına zaten çıkamamaktadır.  Ama son gelişmeleri lehine çevirmek için şiddetlendikçe şiddetleniyor. Kürdistan coğrafyasından umudunu kesen bu malum parti milliyetçi kesimlerden oy devşirmek için her türlü hukuksuzluğu ve zulmü meşru gösterme peşinde. Bahçelinin suratına da yansıyan sert ifadeler AKP’yi zayıflatarak oylarını arttırma stratejisidir.  

BDP
yönetiminin ise adadan ve Kandilden bağımsız strateji belirleyemediğini görüyoruz. Böyle olunca da mazlum ve ezilenlerin temsilcisi olarak söylemler geliştirse de inandırıcı olamıyor.  Ada sakininin ve Kandilin muhalif düşüncelere ne kadar tahammül gösterdiklerini(!) anlatmaya gerek yok. Kurulduğu yıldan itibaren muhalif her kişiyi gayri insani yöntemlerle bertaraf eden bir örgüt profili ile karşı karşıyayız. BDP içerisinde farklı seslere tahammül edemeyen, onları törpüleyen veya seslerini kesen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Sorunun çözümü için görünürde adım atıldığı izlenimi verilmekte. Ama temelde çözüm bir şekilde engellenmektedir. Suçlu olarak sürekli mevcut hükümet gösterilmektedir. Dağlıca, Aktütün ve Tokat Reşadiye’yi iyi okumalıyız. Peyanis köyü  ve  dokuz gerillanın ateşkes süresinde katledilmesi olayları kime fayda sağladı acaba? BDP hak ve özgürlükleri bilinçsiz kitleleri sokağa dökerek elde edemeyeceğini anlamalıdır. Akan kanın durdurulması için daha ılımlı söylemlerle AKP ile meşru platformda bir araya gelecek formüllere destek olmalıdır. Statükocu zihniyete en fazla kurban veren bir parti olarak daha ılımlı söylemlerle çözümün ana merkezine oturabilir. Ama mevcut durum bunun tam tersine cereyan etmektedir. Sistemin iki ayrı mağduru olan BDP ve AKP ittifakı ile Kürt sorunu çözülebilir.  Son süreçte yapılması gereken çocukları ve gençleri sokağa serhıldan coşkusuyla dökmektense sağduyu çağrısı yaparak kitleleri demokratik çözüm yoluyla bilinçlendirmektir. AKP de söylemlerini BDP lehinde biraz daha yumuşatarak var olan ateşi söndürebilir.

On yıllardır coğrafyamızda ö
len gençlerin hesabını kim nasıl verecek? Biz Kürtler ne istiyoruz, kimden ne alacağız? Seksenden önce doğan herkesin hatırladığı seksenli ve doksanlı yılların kaotik ortamı nispeten yumuşamış durumda. O dönemlerde resmi dairelerde ve sokakta Kürtçe konuşmak yasak değil miydi? Değil resmi Tv kanallarında kasetlerde bile Kürtçe dinlemek suç idi. Kürt diye bir halk inkâr ediliyordu. Her türlü hukuksuzluk, insan hakları ihlalleri, faili meçhuller ve işkence sıradan işler halinde yürütülüyordu. (Bu işi yapanların şu an hangi kulvarlarda yarıştığını herkes biliyor.) Köy boşaltmaları, ölçüsüz askeri operasyonlar, sokağa çıkma yasakları, düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesi  vb…  Tüm bu uygulamaların günümüzde geldiği nokta düşünüldüğünde bunu gelişme olarak görebiliriz. Bunlar yeterli mi? Değil elbet. Ama şu realiteyi de unutmamalıyız. Kürt halkının hak ve özgürlüklerini en az Türk halkının seviyesine çıkartacak partilerin de yine AKP ve BDP olduğuna inanıyoruz. Mevcutlar içerisinde bundan ötesi görülmüyor. AKP’nin yanlış politikaları, Kürt halkının haksızlıklarını görmezden gelme ve statükocu söylemleri olsa da, BDP’nin AKP ile yakınlaşmasından ve ittifakından başka yol görülmemektedir.

Yukarıda belirtilen tüm durumlara rağmen erdemli ve insani bir alternatif geliştirildiği
taktirde (Milliyetçi ve devletçi bir çizgiden uzak, Türk ve Kürt söylemlerinin yer almadığı bir oluşum) tüm Anadolu insanını kuşatan yepyeni bir oluşum ortaya çıkartılabilir. Merkeze insani mutluluğun oturtulduğu, farklı seslere ve renklere tahammülün gösterildiği, üstünlüğün, hizmette gösterilen performansla ölçüldüğü yepyeni bir alternatif hareketle tüm bu sorunların önüne geçebiliriz. O zaman da ne Kürt sorunu kalır ne de insan hakları ihlalleri. Dilleri, renkleri ve farklılıkları Allah’ın bir ayeti olarak algılamalıyız. Ancak bu şekildeki bir anlayış bizi azade ve mutlu kılar.


1525

 

YORUMLAR

Berdan 26-04-2011, 13:22:52
Sayın Salih Kardeşim; Olayları senin baktığın zaviyeden değerlendirecek olursak söylediklerinde bazı belirsizliklerin olduğunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Bir kere yazıda halkın mücadelesini inkar etme ve küçük görme gibi bir ifade yer almamıştır. Halkın mücadelesinin demokratik olmasını istiyorsun. Diğer taraftan da taşlı, yıkıcı ve yakıcı faaliyetlerin hak arayışında etken rol olduğunu savunuyorsun. Bizim buralarda buna 'Bu perhiz bu ne lahana turşusu' derler. Senin gibi ufkunu daraltan kişiler başkalarının kendilerinden farklı düşünmelerine tahammül ve hoşgörü gösteremezler. Sen aslında neyi savunduğunu da tam olarak bilmiyorsun. Yazarın bahsettiği şey; demokratik mücadelenin yetkin insanların ve erdemli şahsiyetlerin belli bir konsensüs etrafında bir araya gelerek demokratik mücadele etmeleri fikridir. Mücadelede gerçekten Kürt halkına yarar getirecek etkenler ön planda tutulmalı, Mücadele alanında başkasının amaçlarına hizmet etmektense kendi dinamikleriyle haklılıklarını tüm dünyaya gösterme stratejisidir.Sadece bir kısım Kürtler nezdinde değil tüm dünya mustazafları nezdinde itibar kazanma savaşı olmalıdır.Olaya bu açıdan bakarsan sanırım yazıyı anlarsın.Böyle anlamamışsan. bizim buralarda yine ' Bir fırın ekmek daha yemen lazım!' demekten başka bir önerim olamaz..
 
Salih Şen 26-04-2011, 11:13:18
Sayın Zülfükar kardeşim, olaylara dar bir pencereden baktığını üzülerek görüyorum. Burada kendi değerlerini, hak taleplerini yücelten iki taraf var ve bu iki taraf da bedel ödeyerek varlık ispatına çalışıyor. Bir tarafta, toplum mühendisleriyle her türlü kirli ilişkiyi gerçekleştiren, Kürtlerin varlığını inkar eden, imha eden, cinayet işleyen, işkence yapan, potansiyeli parçalara bölen, zihinleri bulandıran, ufukları daraltan ve asrın en modern askeri alanlardaki teknolojiye sahip sistem ve diğer tarafta da haklı taleplerini kabul ettirmek için ölmekten, işkence görmekten, zindanlara atılmaktan, dağların başında var olmaya çalışmaktan, meydanlarda çoluk çocuk mücadele vermekten ve kendi kardeşlerinin yaşadıkları bu dramı seyretmelerine alışmaktan başka hiçbir imkana sahip olmayan Kürt halkı. ABD’ye dünyanın parasını akıtan sistemin militarist gücüne karşı elinde taşla mukabele edeni aynı kefede değerlendirmek dar ufukluluktur. Taş atılmasını onaylamıyorum. Ama şunu iyi bilmeni istiyorum, onların bu taşlı gücü olmasa militarist sistem onları ebediyen bir daha dirilmemek üzere toprağa gömecektir. Demokrasiyle, açılımla veya iyi niyetle olmuyor bu işler. Bunu görmeniz lazım. Sen zannediyor musun ki, eğer o şehirlerdeki kızgın gösteriler olmasaydı YSK kararından vazgeçmeye yanaşacaktı. Sadece bu birkaç gün içerisinde olanları iyi okuyabilirseniz neler olduğunu daha iyi anlarsınız. Müslüman adil olmalı diyorsak, adil olmalıyız. Ayağımızda paranga olan korkularımızla hem nalına ve hem de mıhına vurma geleneğimiz, düşüncelerimizi acubeleştiriyor, ufkumuzu dar kalıplar içerisine hapsediyor. Filistindeki çocukların barbar ve vahşi İsrail askerlerine taş atmayı meşru görüyoruz, halka zulmeden bütün barbar otoriteleri kınıyoruz, ancak kendi halkımıza sıra gelince devleti kutsallaştırma geleneğimizden vazgeçmiyoruz ve bunun adına da adil şahitlik diyoruz. Böyle düşünenlere “haydi ordan!” demekten başka laf bulamıyorum.
 
..? 24-04-2011, 14:29:17
Yazarın tespitleri gayet yerinde. Hesen adlı yorumcu bence yazıyı anlamamış. Realiteyi gözönünde bulundurduğumuz zaman tespitler gayet mantıklı. Hesen e sormak istiyorum. Peki sence çözüm nasıl olacak. Kimlerle ittifak kurarak bu sorunu çözebiliriz. Devrim diyorsan. Kiminle ve kime karşı olacak. Bence olaylara at gözlüğüyle bakmayalım. Biraz gerçekçi olmak lazım. Akp yi dillendirmek onun taraftarı olmak anlamına gelmemelidir.
 
hesen 24-04-2011, 06:00:55
Eger bu web sitede hala saygi gosterdigim isimler oldugum dolayi, yazina bir yorum yazmaya karar verdim. Hayretle yazdikiarini okudum ve bu saatte hala kurt'lukten muslumanliktan bahseden birinin akp'yi savunuyor olmasina cok sasirdim ve uzuldum. Nasil Huseyni Kiyam gibi bir yazi yazdigini ise hic anliyamadim. Simdi senin yazini degerlendirip burda akp'yi elestirmek veya baska bir partiyi ovmek konumuna dusurmuyecegim kendimi, ama tek kelimeyle cok uzuldum geldigin noktaya bak, hepsi bu muydu, gelecegin nokta. Her sey bir AKP'li olabilmek icin miydi. Yaziklar olsun!.
 
Yılmaz 24-04-2011, 02:24:41
Ne AKP ne BDP ne şu ne bu, peki hangisi doğru...
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/05/2012 - 10:34 Dibîstana Kurdî
8 31/12/2011 - 17:20 Masalın Bittiği Yer Roboski
8 22/08/2011 - 00:24 Filler ile Şahinlerin Savaşı
8 23/04/2011 - 19:59 YSK'nın Kürt Sorunundaki Tahamülsüzlüğü
8 16/01/2011 - 18:55 Hayatı Anlamlı Kılmak
8 05/09/2010 - 17:16 EVET, HAYIR, BOYKOT VE ALLAH’IN HÜKMÜ
8 31/08/2010 - 15:53 BİLGİ İLE BİLMEK
8 01/06/2010 - 23:30 YAHUDİNİN PERVASIZLIĞI
8 02/05/2010 - 18:09 BÖLGEMİZDEKİ EĞİTİM SORUNLARI
8 02/02/2010 - 00:44 NOSTALJİK BİR GEZİNTİ
8 02/01/2010 - 11:37 Hüseyni Kıyamın Öğrettikleri
8 10/12/2009 - 19:32 DÜŞMANLARIN DOSTLUĞU
8 10/10/2009 - 16:46 ÇOCUKLUĞUMUN DÜŞLERİ VE KARANLIĞIN SONU
8 05/07/2009 - 11:36 “BABA LÜTFEN BANA ZAMAN AYIRIR MISIN”?
8 22/03/2009 - 17:40 SAHİP OLDUKLARIMIZLA PAYLAŞABİLMEYİ ÖĞRENMEK
8 08/02/2009 - 17:03 TARİHE KISA BİR YOLCULUK
8 28/12/2008 - 18:20 FİLİSTİN SORUNUNA FARKLI BİR BAKIŞ
8 09/12/2008 - 13:38 YANIBAŞIMIZDA YAZILAN SENARYO
8 17/10/2008 - 20:47 ANLAMSIZ SAVAŞ
8 03/09/2008 - 15:53 ÇEVRE VE ZİHİN KİRLİĞİ
8 10/08/2008 - 01:40 Atalarımızın Diniyle Mahkûmiyeti Yaşamak
8 06/07/2008 - 16:41 DERİN GÜÇLERİN TASFİYESİ
8 09/06/2008 - 10:02 MEZOPOTAMYA MİRASI
8 12/05/2008 - 22:42 HÂKİMİYET VE UZLAŞI
8 05/05/2008 - 21:51 ÖZE YÖNELİŞ( 2 )
8 08/04/2008 - 16:55 ŞEKİLCİLİKTEN ÖZE YÖNELİŞ (1)
8 27/03/2008 - 16:43 NEWROZ MU DEDİNİZ?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
4 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
5 Büyük Oyunların Küçük Beyinleri
6 Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
7 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
8 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
9 4+4+4 için karar günü!
10 Tarihi affın affı da geldi!

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Bengin BOTİ
Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com