Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Sorunlara Alakalı Olmak

- 19/02/2011 - 21:03

Her yapı, ideoloji, inanç hareketi ödediği bedeli kimse için değil, kendi inandığı değerler için ödemiştir. Ödediğim bedeli ben halk için ödedim ve halk bana mahkumdur zihniyeti ilk önce kendi değerlerine/mücadelesine ve daha sonra kendi halkına ihanettir. Ödenen bedel gerçekten halk için canı gönülden, yürekten ödenmişse halk nazarında eninde sonunda hak ettiği teveccühe mazhar olacaktır.

Fıtrat gereği insanoğlu kendi sorunlarına alakalı olan insanlara, organizelere, yapılara, devletlere içten bir muhabbet besler. Kendi derdi ile dertlenen, hüzün ve mutluluklarının paylaşımcısı olan, sorunlarına alaka gösterip çözüm yolları gösterenler halkça hizmete uygun görülürler.

Halkın teveccühüne mazhar olmanın yolu, halkın dilini anlamak ve halkın dilinden sorunlara çözüm geliştirebilmekten geçer. Halkı çözümlenmesi gereken, bilmeyenler topluluğu olarak görüp, kendi aklını halkın üstünde görenler her zaman uçta kalmaya mahkumdurlar.

Sorunun yaşandığı yer, çözümün geliştirileceği aklın bulunduğu yerdir aynı zamanda. Sorun çözmek için sorunun içinde olmak, yaşayanı ve bileni olmak gerekir. Sorunu yaşayanlar olarak birbirimizin katkılarından yola çıkarak ortak çözümün dilini pratiğe dökebildiğimiz zaman çekim merkezi olabiliriz.

Unutulmaması gerekir, çözüm bulunmak istenen sorunun yaşayanlarının her zaman çözüme katkı olacak verileri ve yolları vardır. Soruna alakalı olan her birey ve düşünceye yürekten omuz vermek için bir dokunuş beklerler. Çözümün parçası ve ya merkezi olmak için ilk adım “Sorunlara Alakalı Olmak” ile başlar. Teoriniz ve yaşantınız, halk ile olan diyalogunuzun etkisinin belirteci alakalı olup olmamak ile alakalıdır.

Halk kendi sorunları ile alakalı olan, kendini halkın bir parçası olarak mücadeleye katan ve halk için emek sarf ederek bedel ödemeyi hak olarak bilenlerin halklaşmasına izin verir. Halk kendi içinde yerleşmeye çalışan düşünce sistemlerinin ete kemiğe bürünmesine, güç kazanmasına, kendi adına temsiliyet göstermesine ancak bu şekilde imtiyaz tanır.

Halk hareketleri; halkın sorunlarını iyi tanımlamalı, halkın yani kendisinin acıyan yerini iyi tespit etmeli, neşteri atarken güven vermeli, halk kendini kendinden olana emin şekilde güven içinde teslim eder. Bu teslimiyeti mikro emanetlerde güzel bir hizmet ile koruyanlar, halkın makro emanetlerini teslim edecekleri adres olurlar.

Hareket vardır gücü niceliğinden gelir, hareket vardır gücü bilgi ve tecrübesinden gelir. Kalabalıkları cezbetme adına şiddet ve sloganı niteliğin önüne çıkaranlar, düşünce ve fikirler konuşulmaya başladığında erimeye/dağılmaya mahkumdurlar. Bilgi ve düşünce gücünü sistemli bir eğitim ile ön plana çıkaranlar keyfiyet ve kemiyeti sebat ile işlediklerinde ütopyaların realiteye ne kadar yakın olduklarının şahitleri olacaklardır.

Bu neden ile doğru kabullerimiz doğru zaman ve zeminlerde sorunlarla alakalı olursa ilkelerimizin, değerlerimizin halklaşmasını temaşa edebiliriz. Bir ulusun, milletin, coğrafyanın, halkın; tek ses, tek renk, tek söz olduğu yanılmıyorsam insanlık tarihinde görülmüş değildir. Bu nedenle bir coğrafyada tek düşünce, hareket ve ya yapının sorunlarla sadece ben alakalıyım demesinin yeri ve izahatı yoktur. İnanan insanların yaşamış oldukları coğrafyalarda sorunlarla alakalı olmayı başkalarına havale etmesi, başkaları ilgileniyor bizler geç kaldık diyerek sıyrılmaya çalışmaları kabul edilebilir değildir.

Müslüman aklın her coğrafyaya, her zaman dilimine söyleyecek sözü vardır. Müslüman iradenin, yaşamın her yönündeki sorunlar ile alakalı olabilecek bilgi, tecrübe ve potansiyeli vardır. Yeter ki bu potansiyeli güç birlikteliğine çevirebilecek adımları iman etmiş olduğu ilahi mesajın teori ve pratiğine uygun atabilsin.

Bir önceki yazımızda yeryüzünün, özellikle İslam coğrafyasının büyük değişimlere gebe olduğuna değinmiştik. O değişim dalgası başlamıştır, bu değişim dalgasında herkes gücü nispetinde yararlı-zararlı şekilde etkilenecektir. Bu değişim, kendi coğrafya ve halklarının sorunları ile alakalı olanların denetiminde yön bulacaktır, kendi halklarının dilinden hak olanı haykıranların rengi ile boyanacaktır bu değişim.

Düşünce, ideoloji, inancına bakılmaksızın, kim olması gereken alakayı pratize etmiş ise sünnetullah hak olanı takdim edecektir. Hak olanın halka takdim edilmesinin hizmet edenleri olmak için ilke ve çabalarımızı halkımızın sorunlarına alakalı olacak şekilde disiplinize ederek somutlaştırmalıyız. Somutlaştırılmayan düşünceler sadece aydın, entelektüel ve eğitimli kesim içersinde dar alanlara mahkum kalarak halklaşamayacaktır.

Bu değişimin etki edeni, yön vereni olmak için hayatın içinde olmak, düşünce ve değerleri halklaştırabilmek önemlidir. Halka yabancılaşan her düşünce ve inanç yalnızlığa ve ya küçük gruplara mecburdur. Neticede düşünce/inançların insanlara, halka hizmet edebilmesi için halkça kabul edilebilirliği kıyas noktası kabul edilmektedir. Ne kadar halklaşabilinirse o kadar güç, o kadar değer kazanılmış olunur. Her ideoloji ve inancın hedefi daha çok insana ulaşabilmek, daha çok halklaşarak kendi renginin tonunu fazlalaştırma çabası değil midir?

İslam’da tebliğ, zekat, fitre, sadaka, infak, adalet, iyiliği emr-kötülüğü neyh, vb. ilkeler, sorunlarla alakalı olarak kendi içinde adalet tesis etmenin yanında daha fazla insana ulaşmanın vazgeçilmezleri değiller mi? Bunlar halklaşabilmenin yolunun halkının sorunları ile alakalı olunması gerektiğini haykıran temel emirler değiller mi?

İslami düşünce ve hareketler, bulundukları coğrafya ve zamana dair yaşanan sorunlarla alakalı olduklarını halkın anlayacağı dilden somutlaştırmalıdırlar. Yaşamın her alanında yaşanan sorunların çözümünde çözüm gücü olduklarını ilk cesur düşünceleri ile gösterecek ve gücü nispetinde yaşama küçük dokunuşlar ile eylemselleştirecektir. Ne halk ne de bizim sahip olduğumuz inanç çekimser ve cesur olmayan dokunuşları kabul etmez. Sahiplenilmesi gereken doğrular sahiplenilmeli, terk edilmesi gereken yanlışlar terk edilmelidir.

Atılması gerekip de atılmayan her adım bize yerimizde saydırır iken, yürümeye devam eden zinde güçler(!) ile kıyasta daha da geriye düştüğümüzü göstermektedir. Bizler yerimizde sayarken, birileri hareket halindedir bu nedenle mesafe giderek açılmaktadır. Birileri yapıyor diye yapalım mantığı ile değil, zaman ve mekanın sünnetullah gereği boşluk kabul etmemesi ilkesi gereği düşünmek gerekir. Sürekli devinim ve aksiyon halinde olan yaşamın mecrasına insanın yön verdiğini belirtmek amaçlı düşünelim. Belli bir mecraya oturan yaşamın değişimi için şartlar her zaman olanak sağlamaz. Oluşan olanakları yerinde ve zamanında değerlendirmek müdahil olmak demektir.

Değişim ve mecranın yeni yeri için şartlar gittikçe daha fazla kendini dayatmaktadır. Sözde zinde güçler ısrarla kimsenin müdahil olmaması için her tarafa baskı kurmaya çalışmaktadırlar. Küresel çapta ABD-İsrail kimseyi yanaştırmamaya çabalamakta, Türkiye’de İttihatçılar ile Osmanlıcılar kendi aralarında kapışmakta ve kendileri dışında kalanları hiçe saymaktadırlar. Fethullah Hoca çevresinin Müslüman camianın hiçbir ortak platformunda yer almaması buna örnektir. Kuzey Kürdistan parçasında KCK ve İlim çevreleri tek temsilci biziz, biz bedel ödedik demogojiisyle farklı her rengi düşman ilan ederek imha etmeyi halk nazarında meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar.

Her yapı, ideoloji, inanç hareketi ödediği bedeli kimse için değil, kendi inandığı değerler için ödemiştir. Ödediğim bedeli ben halk için ödedim ve halk bana mahkumdur zihniyeti ilk önce kendi değerlerine/mücadelesine ve daha sonra kendi halkına ihanettir. Ödenen bedel gerçekten halk için canı gönülden, yürekten ödenmişse halk nazarında eninde sonunda hak ettiği teveccühe mazhar olacaktır.

Bu teveccüh her zaman bilindik şekilde zafer ile değil, çoğu zaman zamanın şahitliği ve insanoğlunun özgürlük mücadelesinde yol işareti olarak kabul edilerek ölümsüzleştirilmesiyle de olur. Yeter ki yaşamın sorunları ile alakalı olduğumuzu ve insana hizmetimizin iktidar için değil, iman ettiğimiz değerler için olduğunu yaşamın orta yerine eylemsel olarak sunalım. Bizler sunalım, halkın teveccühü Rabbimize tevekküldür.


1158

 

YORUMLAR

MURAT FERAŞİNİ 31-03-2011, 11:22:57
kürt tarihi incelendiği zaman hir başarı elde edilmemesinin ve kendi kaderlerini tayin etme hakkına ulaşmamalarının yegane sebebinin, birlik olmamaları ve ulusal mücadele yürüten öncü güce karşı ihanetlerin büyük oranda yaşanmasından kaynaklandığı görülecektir. ve işin ilginç yanı egemen güçler kürtleri kendi öncü güçlerine karşı ihanete götürürken başvurduğu en ince halkası da dini inancı olduğu yine görülecektir. bu 28 başkaldırı da olduğu gibi 29. da da aynı şekilde devam ediyor.kuzey kürdistan da onlarca yıldır bir halk hareketi var ve egemen güçler kürtlerin ilk kez bu kadar kenetlendiği bir birliği dağıtmak için ya da etkisizleştirmek için,'her kürdün ses tonu farklı olmalı',niye bir yapı sizi temsil etsin gibi tarihi kışkırtma ve ihanetlere sürüklemeyle yine birliği parçalamak ve etkisiz kılmak istiyor.sizin gibi okumuş 'aydınlarımız' buna alet olacaklarına niye halka uyarı anlşamında yazılar yazmıyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum. saygılar
 
yaşar 10-03-2011, 12:10:06
kardeşim,dostum makalen çok güzel olmuş önce onu belirteyim.Ama malesef kürdüstanda mücadele eden güçler senin gibi düşünmediği her hallerinden anlaşılıyor.Onlar ben idraki üzerinden , yapacaksm ben yaparım,söz söylenecekse sadece ben söylerim, halkım doğruyu bilmez,ben bilirim(birilerinin türkler için söylediği gibi göbeğini kaşıyan adam)gibi halkların düşüncelerine,duygularına önem vermezler.Onlar için önemli olan zafere ulaşalım da yöntem meşru mu değil mi, ben kendi iktidarımı pekiştireyim de binlerce, onbinlerce halk telef olmuş hiç umurlarında bile değil. vesselam
 
sermest 20-02-2011, 12:34:10
Kuzey Kürdistan'da mücadelenin neresindeyiz? Bu halk için şu ana kadar ne yaptık, bundan sonra ne yapacağız? Belli bir bilince ermiş her muvahhid müslümanın bu noktada, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi mecburidir. Tembellikten ve acziyetten sıyrılıp hakkıyla bu davayı taşıma yürekliliğini göstermek için n daha ne kadar bekleyeceğiz?
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 05/03/2012 - 09:24 Hakikatleri Dengelere Kurban Etmek
8 25/12/2011 - 22:21 Acıdaş Olunmadan, Anlaşılma Olmaz
8 31/07/2011 - 17:59 İslami Hareket ve Kürdistan 
8 06/06/2011 - 09:13 Kürdlerin Talepleri ve Birikte Yaşam
8 22/04/2011 - 22:20 Kürdler YSK ve Başbakan
8 19/02/2011 - 21:03 Sorunlara Alakalı Olmak
8 06/12/2010 - 17:56 Süreç İşlerken
8 05/09/2010 - 17:20 Anlamak ve Anlaşılmak için Tahammül Kültürü
8 24/6/2010 - 23:53 ŞEX SAİD’İ YAŞADIĞIMIZ ZAMAN İLE ANMAK
8 16/03/2010 - 01:10 Halepçe- Ah-ı Mazlum
8 15/02/2010 - 20:32 GÖRDÜKLERİMİZ ve GERÇEKLER
8 12/12/2009 - 17:12 DTP-ÇÖZÜM VE MUHALİF OLMAK
8 13/08/2009 - 19:52 KÜRD AÇILIMI VE SÜRECİN DİLİ
8 07/06/2009 - 18:13 SÜREÇ-GELECEĞİMİZ VE KÜRD SORUNU
8 23/04/2009 - 01:52 Yaklaşım ve Açılımlar
8 25/02/2009 - 00:00 Abdullah ÖCALAN GATA’ ya Sevk Edilsin
8 29/01/2009 - 23:47 FİLİSTİN VE KÜRDİSTAN
8 28/12/2008 - 23:41 DİRENİŞ KÜLTÜRÜ VE FİLİSTİN
8 27/11/2008 - 21:37 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER (2)
8 26/10/2008 - 15:49 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER
8 19/09/2008 - 01:24 MAĞDUR VE BARIŞ
8 07/08/2008 - 17:29 SİSTEMİN ERGENEKONUNA KARŞI HALKIN ORTAK DEĞERLERİ
8 16/07/2008 - 21:40 DEĞERLERİMİZ İLE SOSYAL OLMAK
8 17/06/2008 - 18:08 TANIMLAYABİLMEK VE YAŞANILABİLİR KILMAK
8 11/05/2008 - 16:02 İDEOLOJİSİZ DEVLET Mİ?
8 11/05/2008 - 15:48 İnsanlar Ya İnandıkları Şekilde Yaşarlar Ya da Yaşadıkları Şekilde İnanırlar
8 04/05/2008 - 13:42 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (2)
8 08/04/2008 - 15:34 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (1)
8 20/03/2008 - 23:34 “NEVRUZUN” NEWROZA DÜŞMANLIĞI
8 1/03/2008 - 17:33 100 AYDIN- 3 ZEYNEBİ SES
8 12/2/2008 - 20:30 KÜRDLER VE ÜMMET
8 27/1/2008 - 21:23 FİLİSTİN İÇİN SES VER EY MÜSLÜMAN
8 17/1/2008 - 17:21 KÜRD SORUNUNA DOĞRU ÇÖZÜMLEMELER GETİREBİLMEK
8 8/1/2008 - 22:10 İDEAL VE REALİTE ARASINDAKİ SÜREÇ
8 30/12/2007 - 19:11 BAYRAMI BAYRAM YAPMAK
8 20/11/2007 - 17:09 GÜNLÜK YAŞAM DİLİNDEKİ SAVAŞ
8 7/11/2007 - 17:07 Kürd Sorununa Bir Deneme
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
4 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
5 Büyük Oyunların Küçük Beyinleri
6 Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
7 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
8 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
9 4+4+4 için karar günü!
10 Tarihi affın affı da geldi!

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com