Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
İDEOLOJİSİZ DEVLET Mİ?

- 11/05/2008 - 16:02
Bugün, varolan siyasi iktidar ile muhalefetimiz kendi inandığımız değerler ile yaşamamıza fırsat vermediğinden dolayı değil midir? Zaten zulüm, insanların yaşam alanlarına ve yaşam şekillerine müdahalenin adı değil mi? O zaman neden herkesin inandığı şekilde yaşamasına taraf olmayacağım, neden toplumun ortak iradesinin hizmet sistemi olan devleti tarafsız olması için zorlamayacağım. Neden, herkese benim gibi özgür yaşam alanı yaratma sorumluluğundan kaçacağım.

Özgür yaşamın sahiplenicisi ve yaşatanı olmak, insanı özgür yaşamaya layık gören bir dinin ve ya dünya görüşünün mücadele vereni olmak için düşüncelerimizi iyi bir süzgeçten geçirmek gerekir.

 

İnsana özgürce yaşaması için fırsat vermek, merhamet göstermek, hoşgörü ve adalet ile birliktelik yaratabilmek, bunlar güç ile alakalı olan insani ilişkilerdir. İnsan kendinden güçlü olan bir bireye, topluluğa ve ya düşünceye karşı özgürlükçü olamaz, merhamet gösteren olamaz, hoşgörü ve adalet uygulayıcısı hiç olamaz. Kendinden güçlü olana karşı ya direnir ya da boyun eğer, çünkü güçlü olan zayıf olana karşı ilkeleri koyandır.

 

Güçlü olan erdem ayarına göre, zayıf olan için özgürce yaşamın sınırlarını daraltır ve ya genişletir. Elbette nicelik ve güç bakımından zayıf olmak demek, güçlü olana boyun eğmek demektir anlamında değerlendirme yapmıyorum. Değerlendirme mi güçlü olan, hâkim olan düşünce ve inanç üzerinden yapıyorum. Yoksa bir bireyin inandığı değerler ile yaşaması ve bunları insanlara tebliğ etmesi için illa gücü bekleyecek, güçlü olanın mecrasında akacak gibi yanlış bir çıkarım yapacak değilim. Bu açıklamayı yapmak isterim ki sözlerim yanlış anlaşılmasın.

 

Düşünce ve inançların, insana ve özgürce yaşamaya verdikleri değer, güçlü oldukları zaman diliminde kendilerinden daha güçsüz olanlar üzerinden kendi çıtasının seviyesini belirler. Kendimiz için savunduğumuz özgürlük alanının sınırları ve gücü, bizden farklı olarak yaşamı anlamlandıranlara tanıdığımız alan kadardır. Düşünce temellerine güvenen insanlar farklı düşünce ve yaşam tarzlarına karşı şeffaf ve açık olurlar. Kendilerini başkalarına dayatmayı zayıflık olarak görür, şeffaf ve açık toplumu kendileri için güç olarak bilirler.

 

Bireyleri İslamileşmemiş bir topluma/coğrafyaya güç bazında İslami olan ilkeleri yaşam tarzı olarak dayatmak İslam ile ne kadar bağdaşır. Bir cemaat ve ya organize hedef olarak İslam devletini belirledi diyelim. Bu hedef için toplumun tüm farklılıklarıyla çatışma içinde olmalıdır, bu hedef gerçekleşmediği oranda kendi kitlesinde oluşacak tahribatı da düşünmelidir. Siyasi iktidar talebi yapıların değil, aynı coğrafya ve sınırlar içinde yaşayan bireylerin ortak talebi olmalıdır. Açık ve şeffaf toplumda düşünceler özgürce ifade edilebilmeli, her düşüncenin kendini özgürce ifade edebilmesinin tarafı olunmalıdır. Aleni olarak ifade edilen düşünceler ile düşüncelerin zemin sağlamlığı ve güçlülüğü üzerinden çekim alanı yaratılabilir.

 

Yaşam ilkelerini düşünce boyutunda kabullenen insanlar, bu değerlerini özgürce ifade edebildiklerinde toplumsal kabul ve ya reddin ayarı da belli olacaktır. Her düşünce ve inancın kendisini özgürce ifade edebilmesinin en güçlü zemini de “İdeolojisiz devlet yapılanmasıdır. Sayın Zeki SAVAŞ’IN  İdeolojisiz Devlet ve Özgürlükçü Anayasa” yazısında ele almış olduğu devlet yapılanması gerçekleştirilebilirse, toplumsal barış ve ortak değerler etrafında bir yaşam varedilebilir. İslam esenlik ve barış dini olarak böyle bir devlet yapılanmasında en büyük güç kaynaklarından biri olarak, toplumun yaşam birlikteliği maslahatında en birleştirici harç olmalıdır.

 

Allah, Müslümanlardan devlet değil, Müslüman’ca yaşamayı istemektedir. Rabbilmüslimin değil, Rabbilalemin olarak kendisini tanıtmaktadır. Allah-u Teala, kendisini yaratmış olduklarına dayatmadıktan sonra, bizler mi kendi değerlerimizi insanlara devlet/güç aygıtı üzerinden dayatacağız. Bırakın bir ülkenin büyük çoğunluğunu aynı yaşam ilkelerine tabi tutmayı, Müslümanlar bile kendi aralarında kaç farklı anlayış tarzına sahiptir. Bizler bir cemaatin kendini başka bir cemaate metod olarak dayatmasını zulüm olarak görürken, inanmadığı bir yaşam tarzını başka insanlara dayatmak zulüm değil midir?

 

Bugün, varolan siyasi iktidar ile muhalefetimiz kendi inandığımız değerler ile yaşamamıza fırsat vermediğinden dolayı değil midir? Zaten zulüm, insanların yaşam alanlarına ve yaşam şekillerine müdahalenin adı değil mi? O zaman neden herkesin inandığı şekilde yaşamasına taraf olmayacağım, neden toplumun ortak iradesinin hizmet sistemi olan devleti tarafsız olması için zorlamayacağım. Neden, herkese benim gibi özgür yaşam alanı yaratma sorumluluğundan kaçacağım.

 

Yoksa bizde mi, halkı kendi kararını veremeyecek salahiyette görenlerdeniz. Bizler İslam’ı kendi kişiliklerimizde örnekleyerek yaşamak, yaşadıklarımızla insanlara tebliğ etmekle mesulüz. Siyasal iktidarın şeklini ve rengini toplumsal çoğunluk belirleyecektir, bu konuda inandığımız değerlere ve aynı toprakları paylaştığımız halkımıza güvenmek zorundayız. Elbette inandığımız değerler ile yaşamak için, birlikteliklerimizi güçlendirmenin sorumluluğunda hareket etme mesuliyetini bileceğiz. Bu mesuliyet ile kendi değerlerimizin taşıyıcısı olmak için bedel ödemeyi yaşamımızın merkezine koyacağız.

 

İslam’ı insanlara en güzel olan metod ile tebliğ edip, insanların hür iradeleri ile vereceği karara saygılı olmayı inancımızın bir ilkesi ve değişmezi olarak kabulleneceğiz. İnsanların hür iradelerine göstermiş olacağımız saygı ve hoşgörü bizim temel güç kaynaklarımızdan olacaktır. Bundan yola çıkarak kendi değerlerimiz ile yaşama hakkımızı her düşünce ile pazarlıksız paylaşabileceğiz. Her düşüncenin özgürce yaşama hakkını, kendi düşüncemizi özgürce yaşamanın referanslarından biri olarak farklı olan ile değerlendirebileceğiz.

 

Biz, güçlü olduğumuzda herkese kendi inandığımız değerleri dayatacağız mantığı, insanlar arasında bizlere ortak düşman yaratmaz mı? Ben güçlüyüm, ben hükmedenim hedefi bizleri farklı olandan tamamen beri kılıp, farklı olan ile aramıza duvarlar örüp kapalı kutu haline getirmez mi? Ve ya varmak istediğimiz hedefleri muğlâk bırakmak, bunları açık olarak topluma deklare etmemek, bizleri bilinmeyen ve güvensiz kılmaz mı?

 

İdeolojisiz devlet, özgürlükçü anayasaya: Evet diyorum. Bir düşünce kitlesinin kendini dayatmasına hayır, halkın özgür iradesi ile karar vereceği siyasal iktidara: Evet diyorum. Ama %51’in kendini %49’a dayattığı bir sayısal baskı unsuru ile değil. Büyük bir çoğunluğun kararı ve farklı olana inandığı şekilde yaşama hakkı tanınan bir toplumsal mutabakata: Evet diyorum. Devletin, insanlara hizmet boyutu halk tarafından özgürce belirlenmiş olan özgürlükçü bir anayasa ile sınırları belirlenmiş ve yaşam tarzlarına müdahale etmediği ideolojisiz devlet yapılanmasına: Evet diyorum.

 

Her düşünceye aynı mesafede duran bir devlet yapılanması, özgürlük ortak paydası üzerine bina edilmiş olan bir anayasa ile kim yaşamak istemez ki? Özgürlükleri ortak paylaşım zemini olarak kabullenen bir toplumda yaşamayı, özgür düşünce tarafı olan hangi birey ve ya düşünce istemez ki? Ben istiyorum ve böyle bir hedef ile ortak özgürlük zemininde varolamayı kabul ediyorum.

 

Böyle bir hedef ile en girift olan sorunlarımıza makul çözümler bulabiliriz. Toplumsal ayrışmanın kutupları olan Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Dindar-Laik vb. kutuplaşmaların özgürlük zemininde toplumsal uzlaşısı sağlanabilir. Kimsenin kimseden inançlarından/dünya görüşünden taviz vermesi istenmeden İdeolojisiz Devlet ve Özgürlükçü Anayasa” talebi/hedefi ile ortak bir birliktelik yaratılabilir. İnsanlara birlikte yaşamın kodları olarak sunulacak olan bu hedef, bizleri de somut bir proje etrafında gerçekçi kılacaktır. Bu proje sadece bizimle sınırlı kalmayacak, özgürlük ortak zemininde düşünen her düşünce için ortak zemin olarak güç bulacaktır. Bu proje geçmişimizde varolan Hılful-Fuful’un günümüzde yeniden hayatiyet bulması olacaktır. Yeniden somut projeler ile kendimizi toplumun yararına sunacak, toplumun zihin dünyasında somut olarak düşünüleceğiz. Dokunulabilir, eleştirilebilir ve herkesin anlayacağı bir dil ile ne istediğimizi ortaya koymuş olacağız. Düşünce ve hedeflerimiz bizim olmakla beraber tüm insanlığa hitap edecektir, insanlığın en büyük yaralarından birine derman olmak için neşter olacaktır. Zalim ideolojik devlete neşter atıp, insanlığa hizmet etmek için varolacak ideolojisiz devleti ayağa kaldıracaktır.

 

Bizler, imanımız gereği tüm yaşamımızı Kur-an ve Sünnet süzgecinden geçirerek yaşamakla mesulüz, bu iki ana kaynağın dışına çıkmadan kendi düşüncelerimizi paylaşıp kendimizi yenileme ve yol haritası belirlemek zorundayız. Eğer ki bu iki süzgece vurulamayacak bir değerlendirmem var ise düzelmekten çekinmeyeceğimi belirtmek isterim. Yoksa bireylerin irade sahibi olarak birbirinden farklı metodlar önermesi zıtlık değildir, tam tersine gelişmenin ve açık toplumun en güçlü delili olarak örnekliktir. İnşallah bu tür düşünce ve paylaşımlarından en güzel ve hayırlı olanı ortak irade ile bulunur, insanlığın hizmetine sunulur. Elbette, her toplumun kıstasları ve kötü olandan alıkoyan caydırıcı sabiteleri olacaktır. 

 

 Özgürlük, adalet, eşitlik herkes için, özgürlüğü tüm insanlara layık gören birlikteliklerde varolmak duası ile.

 


1847

 

YORUMLAR

EMRE 09-06-2008, 13:36:18
İDEAL eşya ve hadiseler üzerinde kendi nakşını görmek isteyen bir fikrin belirttiği HASRET,İŞTİYAK,HAYAL ve PLANDIR.Eğer ideolojya bir beyin ise ideal de bir kalpdir.....küçük ve miskin fikre dayanan hiçbir arzu ,heves,merak ve davranış idealll olamaz.Bir şeyin ideal olabilmesi için mutlaka cemiyet planında ULVİ bir oluş ve erişe göz dikmesi lazımdır.Her ideal bir gayedir ;fakat her gaye ideal değildir.Gayeler aşağılara düşebilir,idealler düşemez.İSLAM mücella ve müberra bir din ....İDEOLOJYA FERT VE TOPLUM ARASI İNANILAN BAĞLANILAN FİKİRLER MANZUMESİ.FERDİN VE TOPLUMUN İNŞAASINDAKİ BÜTÜNN ESASLARI VEREN FİKİRLER MANZUMESİ....FERDİ ÖN PLANA ÇIKARIP TOLPLUMU YOK SAYAN KAPİTALİZMA İLE TOPLUMU ÖN PLANA ALIP FERDİ YOK SAYAN MATERYALİZMAYA MUKABİL ZITTT KUTUPLAR ARASI MUZAZENE UNSURU OLAN İSLAM TOPRAĞIN ALTINDAKİ DEFİNE MİSALİ ÇIKARILIP KURAN VE SÜNNETTEN OLAN MUTKAK FİKİRLER IŞIĞINDA FERT VE CEMİYET ALANINDA ÇÖZÜM OLARAK KURAN VE SÜNNET ECZANESİNDEN REÇETELERLE ÇÖZÜM OLARAK SUNULMALIDIR YOKSA DEDESİNİN BABASUNIN ZENGİNLİĞİ İLE ÖVÜNEN ZÜĞÜRTTEN FARKIMIZ OLMAZ...BU MİNVALDE ÜSTAD GİBİ FİKİR VE MANA ADAMLARINA ÜMMETİM MİLETİN EKMEK SU GİBİ İHTİYAÇ DUYDUĞU BİR GERÇEKLİKTİR.
 
emre 08-06-2008, 23:10:45
İdeoloji dediğimiz şey nedir? İdeoloji diyen, her şeyden önce fikir (idée) demektedir. İdeoloji, bir bütün, bir teori, bir sistem, hatta bazan yalnızca bir zihniyet oluşturan fikirlerin tümüdür.
Marksizm, bir bütünü biçimlendiren ve bütün sorunlar için bir çözüm yöntemi sunan bir ideolojidir. Cumhuriyetçi bir ideoloji, bir cumhuriyetçinin kafasında bulacağımız fikirlerin bütünüdür.
Ama bir ideoloji, yalnızca salt fikirlerin, her türlü duygudan ayrıldığı varsayılacak fikirlerin toplamı değildir (zaten bu, metafizik bir anlayıştır), bir ideoloji, zorunlu olarak, duyguları, gönül yakınlıklarını, hoşlanmazlıkları, umutları, korkuları vb. içerir. Proletarya ideolojisinde, sınıf savaşımının düşünceye dayanan öğeleri yanında, kapitalist düzenin sömürdüklerine karşı, "mahpuslara" karşı duyulan dayanışma duygularını da, isyan duygularını da, coşku ve hayranlık duygularını vb. buluruz. Bütün bunların hepsi bir ideolojiyi oluşturan şeylerdir.
Şimdi de ideolojik etken denen şeyi görelim: bu, ideolojiyi, bir neden olarak ya da etkileme yeteneğinde bir şey yapan bir güç olarak anlamaktır, ve bunun için de, ideolojik etkenin etkisinden sözedilir. Örneğin dinler, hesaba katmamız gereken birer ideolojik etkendir; hala önemli bir biçimde etken olan manevi bir güçleri vardır.
İdeolojik biçim denince ne anlaşılır? Bu deyimle, özelleşmiş bir alanda (bilim ve sanat alanında) bir ideoloji oluşturan, özel fikirlerden bir bütün anlatılır. Din, ahlak, ideolojik biçimlerdir; aynı şekilde, bilim, felsefe, edebiyat, sanat, şiir de ideolojik biçimlerdir
 
emre 08-06-2008, 23:04:49
ideolojiler insan idrakine giydirilmiş deli gömlekleridir" diyor Cemil Meriç..
ideoloji, "ben bilirimcilik, bildimcilik" değildir. Düşünce faaliyetlerinin somut mevzulara yansımasıdır aslında..

Fikirler bilimi tanımı ne derece doğruysa, günümüzde de o derece geçerliliğini devam ettirmektedir.

ve yine garstin; "bir tarih felsefesi, insanın somut gelişiminin ayrıntılı bir çözümlemesi, aynı zamanda geleceğe yönelik bir izdüşüm ve eylem planıdır" der ideoloji için..

Düşünmeye devam ettiğimiz sürece ideolojiler var olacak. Somur fikirleri soyut fikirlere uyguladıkça ideoloji var olacak. idea kelimesinin nereden geldiğini anlayabilen aydınlar olduğu sürece ideoloji var olacak..
 
@dem 06-06-2008, 16:00:55
yazılarınıza fazla ara vermeyiniz lütfen özlüyorüz...
 
mehmet salih 21-05-2008, 21:04:33
büyük bir iştahla peşinden koştuğumuz ve elde etmek için neredeyse önümüze çıkan herkesi tepelemeye hazır olduğumuz devlet acaba ele geçirilince bize gerçekten ne kazandıracak. özgürlüğü dünya malında değil onu istememekte gören islami anlayış sahipleri devleti ele geçirmekte neden bu kadar ısrarlı. üzerinde durduğunuz bu yeni tez bu anlamda üçüncü bir yolu teklif ediyor. yürekten katılıyorum. selamlar.
 
seyyid... 19-05-2008, 20:48:04
Kesinlikle ve net olarak EVET diyorum... Selam ve dua ile...
 
zaza 14-05-2008, 22:15:55
sevgili kardeşlerim türkiyeli İnsanların uzmanlık alanları iki tanedir. Bir DEVLET KURMA iki DİN bu iki alanda herkes istisnasız uzmandır. biz müslümanlar zaten dinde uzmanız , geriye devletlerin içirisinde kalan kavramlar vardır. bunu da Allahın izniyle halledeceğiz anlaşılan...?????? hep önceliklerden bahsedenler öncelikle önceliğinizi kurtarın daha sonra, ideolojisiz devletlrin tezleri yazın bence. bunları dün cok tartıştınız hatta mezhepler gibi fıkhı konulara cevirdinizş şimdi gene bunları tartışmanın anlamı nedir. şimdi bizim önceliğimiz bu galıba...
 
Evdırehim 12-05-2008, 07:25:33
Devleti tanımlayabilmek, İslam'ın illa devlet ile var olması gerekmediğine karar vermek, İslam ideolojisi ile oluşturulacak bir devlette küçük bir ihtimal ile ideal bir devlet yaratılabilecekken, büyük ihtimalle ideolojileceği düşünülmelidir. Devletin hizmet verecek kurum olması gerektiği fikri daha yatkın geliyor bana. Yazınızın altına imza atarım sevgili kardeşim. Allah muvaffakiyetinizi arttırsın. Bu arada Sayın Zeki SAVAŞ'ın yazısı üzerinde yürütülen tartışmalar çok hoşuma gitti ama katılımın süratle artması taraftarıyım. Bütün kardeşlerimizi fikirlerini paylaşmaya, yeni şeyler üretmeye davet ediyorum...
 
murat bozdemir 11-05-2008, 18:45:03
evet diyorum. sizin dediklerinize ve bizim varolmamızı sağlayacak olmazsa olmazlara evet diyor duanıza tüm benliğimle amin diyorum. daha fazla sözü hacet bırakmamışsınız.

İdeolojisiz devlet, özgürlükçü anayasaya: Evet diyorum. Bir düşünce kitlesinin kendini dayatmasına hayır, halkın özgür iradesi ile karar vereceği siyasal iktidara: Evet diyorum. Ama %51’in kendini %49’a dayattığı bir sayısal baskı unsuru ile değil. Büyük bir çoğunluğun kararı ve farklı olana inandığı şekilde yaşama hakkı tanınan bir toplumsal mutabakata: Evet diyorum. Devletin, insanlara hizmet boyutu halk tarafından özgürce belirlenmiş olan özgürlükçü bir anayasa ile sınırları belirlenmiş ve yaşam tarzlarına müdahale etmediği ideolojisiz devlet yapılanmasına: Evet diyorum.



Her düşünceye aynı mesafede duran bir devlet yapılanması, özgürlük ortak paydası üzerine bina edilmiş olan bir anayasa ile kim yaşamak istemez ki? Özgürlükleri ortak paylaşım zemini olarak kabullenen bir toplumda yaşamayı, özgür düşünce tarafı olan hangi birey ve ya düşünce istemez ki? Ben istiyorum ve böyle bir hedef ile ortak özgürlük zemininde varolamayı kabul ediyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 05/03/2012 - 09:24 Hakikatleri Dengelere Kurban Etmek
8 25/12/2011 - 22:21 Acıdaş Olunmadan, Anlaşılma Olmaz
8 31/07/2011 - 17:59 İslami Hareket ve Kürdistan 
8 06/06/2011 - 09:13 Kürdlerin Talepleri ve Birikte Yaşam
8 22/04/2011 - 22:20 Kürdler YSK ve Başbakan
8 19/02/2011 - 21:03 Sorunlara Alakalı Olmak
8 06/12/2010 - 17:56 Süreç İşlerken
8 05/09/2010 - 17:20 Anlamak ve Anlaşılmak için Tahammül Kültürü
8 24/6/2010 - 23:53 ŞEX SAİD’İ YAŞADIĞIMIZ ZAMAN İLE ANMAK
8 16/03/2010 - 01:10 Halepçe- Ah-ı Mazlum
8 15/02/2010 - 20:32 GÖRDÜKLERİMİZ ve GERÇEKLER
8 12/12/2009 - 17:12 DTP-ÇÖZÜM VE MUHALİF OLMAK
8 13/08/2009 - 19:52 KÜRD AÇILIMI VE SÜRECİN DİLİ
8 07/06/2009 - 18:13 SÜREÇ-GELECEĞİMİZ VE KÜRD SORUNU
8 23/04/2009 - 01:52 Yaklaşım ve Açılımlar
8 25/02/2009 - 00:00 Abdullah ÖCALAN GATA’ ya Sevk Edilsin
8 29/01/2009 - 23:47 FİLİSTİN VE KÜRDİSTAN
8 28/12/2008 - 23:41 DİRENİŞ KÜLTÜRÜ VE FİLİSTİN
8 27/11/2008 - 21:37 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER (2)
8 26/10/2008 - 15:49 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER
8 19/09/2008 - 01:24 MAĞDUR VE BARIŞ
8 07/08/2008 - 17:29 SİSTEMİN ERGENEKONUNA KARŞI HALKIN ORTAK DEĞERLERİ
8 16/07/2008 - 21:40 DEĞERLERİMİZ İLE SOSYAL OLMAK
8 17/06/2008 - 18:08 TANIMLAYABİLMEK VE YAŞANILABİLİR KILMAK
8 11/05/2008 - 16:02 İDEOLOJİSİZ DEVLET Mİ?
8 11/05/2008 - 15:48 İnsanlar Ya İnandıkları Şekilde Yaşarlar Ya da Yaşadıkları Şekilde İnanırlar
8 04/05/2008 - 13:42 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (2)
8 08/04/2008 - 15:34 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (1)
8 20/03/2008 - 23:34 “NEVRUZUN” NEWROZA DÜŞMANLIĞI
8 1/03/2008 - 17:33 100 AYDIN- 3 ZEYNEBİ SES
8 12/2/2008 - 20:30 KÜRDLER VE ÜMMET
8 27/1/2008 - 21:23 FİLİSTİN İÇİN SES VER EY MÜSLÜMAN
8 17/1/2008 - 17:21 KÜRD SORUNUNA DOĞRU ÇÖZÜMLEMELER GETİREBİLMEK
8 8/1/2008 - 22:10 İDEAL VE REALİTE ARASINDAKİ SÜREÇ
8 30/12/2007 - 19:11 BAYRAMI BAYRAM YAPMAK
8 20/11/2007 - 17:09 GÜNLÜK YAŞAM DİLİNDEKİ SAVAŞ
8 7/11/2007 - 17:07 Kürd Sorununa Bir Deneme
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
4 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
5 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
6 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
7 4+4+4 için karar günü!
8 Tarihi affın affı da geldi!
9 Leyla Zana'ya 10 Yıl Hapis Cezası
10 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com