Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

BEN VE ÖTEKİ 

- 01/11/2010 - 11:02

İnsan türünün her bir ferdi, kendisinde potansiyel olarak barındırdığı düşünce, duygu ve hayalleriyle öz kimliğini inşa eder. Çevresiyle olan etkileşimi esnasında bu yetilerini devreye sokarak, farkındallığını hissettirmeye çalışır. Bununla beraber öteki olarak gördüğü ve kabul ettiği dışarıdakilerle benliğini muhafaza etme koşuluyla ilişkilerini geliştirme yoluna gider.

Yeryüzü mekânında atılan ilk adımla birlikte var oluşunu hissetme sürecine giren beşer türü, sonraki gelişim evrelerinde varlık gerekçesini hissettirme arayışına girer. Bu duyumsayış, tek tek fertlerin zihinlerinde teşekkül etmekle beraber, grupsal ve sınıfsal açıdan da kendini belli ettirir. İlkin, kendisinin bir karakter olarak görülmesini isteyen canlı organizmanın insan kategorisi, tip modeline aykırı nitelikte olan ayırıcı vasıflarını ön plana çıkarır. Daha sonra ait olduğunu idrak ettiği gruba, sınıfa ya da etnik kökene karşı sempati ile bakıp, kendini onlara bağlı bir fert olarak görür. Benliğini ötekiler içinde boğma gibi görünen bu girişim, gerçekte benlik içinde benlik yaratma arayışıdır. Kendi sözcülüğünü yapmakla birlikte, ilgili olduğu yapının da sözcülüğünü üstlenen kişi, yine ben ve öteki ayrışmasını yakından hisseder. Aslında böyle bir ayrışım hayatın her safhasında karşımıza çıkmaktadır. Mesela, dini benimseyenler için din dışı bir yaşantıya sahip olanlar, A partisini benimseyenler için diğer partiler, X takımını tutanlar için diğer takımlar birer ötekidir. Ters açıdan vakıaya baktığımız zaman, yine aynı durumla karşı karşıya kalırız. Teklerin bir araya gelmesiyle oluşan parçalı bütünsellik, teklik algılayışının farklı bir versiyonu özelliğine sahiptir. Her ne kadar çıplak gözle niteliğe bakıp benlik algılayışı dışarsanmaya çalışılsa da, nitelikteki özdeşlik insanoğlunun yeni benlik alanları oluşturduğunu göstermektedir. Benlik alanlarının azlığı ya da çokluğu meselesi, kişinin istemlerine, tarihsel koşullara, politik gerçekliklere, ideolojik yönelimlere ve sosyo-ekonomik formasyonlara bağlı olarak değişiklik gösterir. Tüm bu değişim gerekçelerinin kaynağında ise, iradi çıkışlar ve determinist yasalar olmak üzere iki etken söz konusudur.

Kişi, oluşturmuş olduğu benlik alanlarında sevgi, coşku ve huzur etmenleriyle iç rahatlığı ararken; kendine ait olmayanlara karşı kin, öfke, nefret hisleriyle huzursuzluğun vücut bulmasına neden olur. Bağlı olduğu ve benimsediği parçaları muhafaza etmekle birlikte onu dışarıdakilere karşı savunma girişimine giren her bir birey, farkına varmaksızın yaşam alanının farklı kategorilerinde ben ve öteki algılayışını ortaya çıkarır. Tarihi süreç içinde de, benden olanlar ve benden olmayanlar şeklindeki ayrımlar hep var olagelmiştir. Bu ayrımlar farklılıklar üzerine yaratılan insan türünün doğasını yansıtır. Benden olmayan şeklinde cebri bir ayrıma muhatap olan kişiler, yok edilme tehlikesine karşı ister istemez kendi dışındakilerini ötekileştirerek benliklerini inşa etme yoluna gider. Bunun sonucunda her bir fert için ben ve benim dışımdakiler olmak üzere iki yapı oluşur. Ötekiye bakış tarzına ise, ıslah etme yerine yıkma anlayışı hakindir. Bunun nedeni, aklın denetiminde olması gereken duygunun taşarak aklı kendi egemenliği altına almasıdır. Duygularıyla düşünmeye çalışan bireylerin, aklıyla düşünmeye çalışanlara oranla daha dominant olması, bu tarz düşünce şeklinin genel geçer bir düşünme tarzı haline gelmesine neden olmuştur. Bunun içindir ki, her bir fert için, kendisine aykırı olarak görülen her bir birey ve onun bağlı olduğu tüm yapılanmalar acilen yok edilmesi gereken şeytani birer unsurdur. Kendi tarafını mükemmelliklerle dolu olarak görüp, karşı tarafı lanetlenmiş birer ucubeye benzeten bu benlik anlayışı, her ne kadar ayrımcığını keskinleştirse de, ayrım taraftarlarının benlik algılayışlarına ve duyuşlarına olan güvenlerini arttırması yönünde olumlu bir fonksiyona da sahiptir.

Ben haklıyım anlayışı çerçevesinde başkasını ötekileştirme çabası, sübjektif meşrutiyet özelliğine kavuşur. Haklılık kavramı kendi içinde doğruluk, iyilik, güzellik gibi unsurları barındırarak salt olumluluk olarak algılanmaya başlanır. Halbuki kompleks bir varlık olan insan türünün, nesnel kriterlerden yoksunluğuyla birlikte göreceli bir beyin yapısına sahip oluşu, onu hiçbir zaman mutlak haklılık seviyesine ulaştırmaz. Kendisinde bunu gören bireylerin ya da öbeklerin icraatlarına baktığımızda karşımıza felaketten başka bir şey çıkmaz. Mikro bazda bireyler arası meydana gelen didişmelerden tutun da, makro planda bir ırkı soykırıma tabi tutmaya kadar meydana gelen tüm faciaların kaynağında hep ben’in kendinde görmüş olduğu haklılıktan dolayı diğer benleri ya kendi içinde eritmesi ya da yadsıması zihniyeti yatmaktadır. Ben haklı olduğum halde öteki niye var sorusuna cevap arayan benlik idesi, haklılığını sorgulamakla kalmaz, başkasının sorgulamasına da izin vermez. Çünkü doğruluğuna ve üstünlüğüne iman etmiş bir benliğin, özünde noksanlık oluşuna açık kapı aralayışı kimyasını alt üst eder. Bunun içindir ki daima haklılığına meşru dayanaklar arar ve ötekinin kendi içindeki benlik imgesine karşı ruhsal açıdan yıldırma operasyonlarına girişir. Benlik ötesi kimlikle özdeşleşme gayretinde olan bu benlik tasavvuru, şunu çok iyi bilmektedir ki, öteki olarak görülen karşıtın etkisiz hale getirilmesinde izlenilecek en önemli yol, onun psikolojik yapısını kimliksizleştirmektir. Kendine güvenemeyen bir öteki yaratmak, süreç içinde ya onun kendini feshetmesine ya da silik ve rakip olunamayacak bir düzeye indirgenmesine neden olacaktır.

Çocukluktan itibaren başlayan iyi ve kötü ayrımları, önyargılarla örülü bir benlik ve ötekilik anlayışını ortaya çıkarır. Bendendir ve benden değildir tümceleri vasıtasıyla zihinsel kutuplaşmayı başlatan ifade tarzları, ilerleyen süreçlerde kronikleşen bir yapı haline dönüşerek aradaki mesafeyi kapanmaz bir mesafeye dönüştürür. Bu andan itibaren dışarıdakiler olarak lanse edilen kişilere karşı kaçış teması gündeme gelir. Uzaklaşmak ve görmezlikten gelmek bir nevi iç tatmini sağlamaktır benlik için. Ötekilerle karşılaşmak, onlarla muhatap olmak dayanılması güç bir ıstıraba yol açar. Fanteziler üzerine kurulu kendi haklı gerçekliğine şüphe oluşturabilecek öteki imgesine o imkânı vermemek için, bünyesinde yekvücut olma anlayışını geliştirme yoluna giden benlik algısı, böylece iç dayanaklığını koruma yoluna gitmiş olur. Toplumsal açıdan her ne kadar marjinal bir görüntü içinde bulunsa da, içteki atmosferi benimsemesiyle sosyal fenomen hüviyetine bürünür. Zaten özlük iddiasında bulunan her türlü tekçi ve çoğulcu tekçi benlikler, kendi dışındakiler tarafından sürekli olarak asosyal olarak görülmektedir. Aslında yaşam çizelgesinin bir tarafını temsil eden benlik tasavvuru, dışarsadıklarının gözünde nasıl marjinal olarak görülüyorsa, kendisi de dışarsadıklarına o gözle bakar. Çünkü nefes alıp vermekte olan her birey, hem benlik hem de ötekilik noktasında başkaları tarafından çeşitli sınıflandırmalara ver sıralamalara tabi tutulmakla beraber, kendisi de başkalarını bu sınıflandırmalara ve sıralamalara tabi tutar.

Ben ve öteki arasındaki sivrileşmenin daha esnek bir zeminde oluşabilmesi için, benlik algılayışına sahip her bir unsurun kendisini kendini ötekinin ötekisi olarak kabul etmesi gerekir. Çünkü durumlara ve olaylara bakış tarzımız, kendi penceremizde bize has bir kimlik inşasını sağlarken, başkaları açısından da kendilerine özgü bir farkındallığa yol açmaktadır. Kendini başkaları yerine koyup onların gözünden ilgili meselelere eğilip analizlerde bulunmak, çift sorumluluk anlayışını ortaya çıkararak iletişim kurma sürecini başlatır. Anlama ve anlaşılma sorunsalının en asgari seviyeye indirgenebilmesi için de, her iki tarafın duygudaşlık kurma sürecine müdahil olabilmesi gerekir. Eğer bir taraf bu sürece dâhil olup diğeri dâhil olmazsa şüphe ve güvensizlikle çevrili ilişkiler ağı ortaya çıkıp yapay birlikteliklerin oluşumuna neden olur. Bireysel ilişkilerden tutun da fırkasal, kurumsal benlik ilişkilerine kadar yaşamın her sahasında takınılacak böyle bir tutum, araçsal benlik duyumsayışının amaçsal benlik algılayışına dönüştürüldüğünü hissettirmektedir bize. Sürekli olarak başkaları şeklinde lanse edilen kesimi, kendi benlik algılayışına kurban etme şeklinde tahayyül eden çıkarcı benlik anlayışı, güçlü egoları vasıtasıyla üstün olma düşüncelerini pekiştirme yoluna giderken, başkalarının yerine kendini koyup onlarla özdeşleşme yolunu tercih eden insancıl benlik anlayışı, zayıf egoları nedeniyle içselleşme sürecine dahil olmaya çalışır. Bu durum, tek taraflı olarak kendini ötekinin ötekisi olarak gören benlik algılayışının daha vahim sonuçlara yol açtığını göstermektedir. Eğer her iki taraf da kendini ötekinin ötekisi görmeyecekse, tek taraflı bir ötekinin ötekisi olmak fırsatçı benlik anlayışına yol açtığından dolayı ben ve öteki ayrışması takınılması gereken daha uygun bir tutumdur.

Sosyal hayatın karakterinde mevcut olan ben ve öteki farklılaşması, olağan bir durummuş gibi algılanmalıdır. Ayrımlaşmanın daimi nefret hissiyle yıldırma devinimine dönüşmesi ise, olağandışı özelikte kabul edilip yadsınması gerekir. Çünkü doğal bir sürecin ürünü olan bölünmenin, doğallığını devam ettirmesi fıtri bir zorunluluktur.


1002

 

YORUMLAR

mele fesih 17-11-2010, 20:57:21
ALLAH siz ve sizin gibilerde razı olsun boyle yazılarla en azında islami açıdan eksik kalan yanlarımızı tamamlıyorsunuz nekadar teşekür etsek az
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 30/04/2012 - 14:20 Günah ve Tövbe
8 31/03/2012 - 17:08 Öfkenin Teorik ve Pratik Açılımı
8 27/02/2012 - 21:09 Eski İslamcılık Sendromu
8 25/01/2012 - 20:15 Kürdistanlı Müslümanların Durumu ve Öze Dönüş Platformu
8 18/12/2011 - 19:50 Din Siyaset İlişkisinin Kuzey Kürdistan'a Yansıması
8 31/10/2011 - 17:03 Dava Adamı Olmak
8 28/09/2011 - 16:22 Hayal ve Hakikat
8 26/08/2011 - 18:38 Kürdistan'da Dindar Olmak
8 27/07/2011 - 23:02 Kürdistan'da İslami Bir Partinin Gerekliliği 
8 30/06/2011 - 16:40 Cemaat ve Parti
8 20/05/2011 - 09:24 Şehit Orhan Korkmaz
8 17/04/2011 - 16:44 İtaat ve Başkaldırı
8 08/03/2011 - 15:17 Zalim Mazlum İlişkisi Çerçevesinde Kürdistan Meselesi
8 31/01/2011 - 17:19 HAZRETİ MUHAMMED 
8 21/12/2010 - 10:44 Kuzay Kürdistan'da İslami Mücadele Metodu
8 01/11/2010 - 11:02 BEN VE ÖTEKİ 
8 16/10/2010 - 20:49 PKK VE KÜRT İSLAMCILARI
8 28/08/2010 - 00:02 ANAYASA REFERANDUMU KARŞISINDA İSLAMİ KESİMİN TAVRI
8 07/08/2010 - 21:38 KÜRT İSLAMCILARI İLE TÜRK İSLAMCILARININ İLİŞKİLERİ VE ÇELİŞKİLERİ
8 12/07/2010 - 17:20 RADİKAL İSLAM’IN HANDİKAPLARI
8 14/06/2010 - 23:44 GAZZE YARDIM GEMİSİ’NDEN AKLA TAKILAN ŞÜPHELER
8 01/06/2010 - 08:22 EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM
8 02/05/2010 - 17:40 FUTBOL KÜLTÜ
8 28/03/2010 - 21:07 KÜRT MİLLİ KÜLTÜRÜ
8 28/02/2010 - 21:56 KÜRDİSTAN’DA AHLAKİ YOZLAŞMA
8 22/07/2009 - 18:47 ÖLÜM GERÇEĞİ
8 25/06/2009 - 17:45 PEYGAMBERLERİN MİSYONU
8 26/05/2009 - 16:34 İŞBİRLİKÇİ KÜRT VE ÖZGÜR KÜRT
8 27/04/2009 - 16:30 TELEVİZYON KÜLTÜRÜ VE TOPLUM
8 07/04/2009 - 11:28 İKTİDAR TUTKUSU
8 08/03/2009 - 14:38 AŞKIN BÜYÜLÜ HAVASI
8 11/02/2009 - 09:05 PKK’NİN TEORİK AÇIDAN ÇÖZÜLÜŞÜ
8 20/01/2009 - 00:04 İSLAMİ DURUŞ
8 16/12/2008 - 20:52 UMUTSUZLUĞUN PENÇESİNDE KIVRANIRKEN
8 22/11/2008 - 17:12 DİN VE AHLAK
8 27/10/2008 - 22:19 ŞİDDET VE MERHAMET İKİLEMİNDE KÜRT HALKI
8 01/10/2008 - 11:40 Kürd'ün Acınacak Hali
8 05/09/2008 - 17:23 Modern Dönemde Yalnızlık Sorunu
8 19/08/2008 - 18:54 BATI’NIN İSLAM ALGISI
8 04/08/2008 - 00:18 KUR’AN VE İNSAN
8 19/07/2008 - 20:01 KUTSAL KAN
8 03/07/2008 - 04:37 KALABALIKLARIN UĞULTUSU KARŞISINDA BİREYİN İTİLMİŞLİĞİ
8 17/06/2008 - 19:59 SÖMÜRGECİLİĞİN KÜRDİSTAN’DAKİ KAHPE YÜZÜ
8 31/05/2008 - 17:56 İDAAL CEMAAT ÜSTÜNE BİR KESİT
8 15/05/2008 - 19:46 ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ(!)
8 04/05/2008 - 18:29 İNANCIN GÖLGESİNDE
8 16/04/2008 - 00:06 Kürdistan'da Ümmetçilik İllüzyonu
8 29/03/2008 - 10:17 Devlet Ve Düşünce Özgürlüğü
8 28/2/2008 - 10:04 KÜRDİSTAN SORUNU
8 1/2/2008 - 12:02 KANAAT ÜZERİNE
8 3/1/2008 - 11:51 TRAJİK BİR OLGU: İNSAN
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
4 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
5 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
6 Tarihi affın affı da geldi!
7 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
8 4+4+4 için karar günü!
9 Zana'ya 10 yıl hapis cezası
10 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com