Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

GolaReqo

- 22/10/2010 - 23:08

Zergan Deresi Islahı” projesinin, Belediye başkan vekili, Sayın Şerife ALP’ın basın aracılığıyla kamuoyuyla paylaşması üzerinden yaklaşık bir haftalık süre geçmiş bulunuyor. Gerçi o zamanda Zergan Projesi Büyülerken üzecekte!” diyerek projenin üzecek kısmına dikkat çekmiştim. Ancak o dikkat çekme biraz sönük kalmıştı. Bu yüzden kendimce projenin “üzecek” kısmı için ayrı bir yazı kaleme almaya karar vermiştim.

Bu, işte o yazı!

Bu yazımda projenin bütün insanları büyüleyen taraflarına bakmayacağım. O kısımlar için söylenecek söz yok sanırım. Ama bizi üzen tarafı için kanımca söylenecek çok söz var. “Söylenecek söz yok” diyenler içinde; “En azından benim söyleyeceklerim var” diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Zergan deresi, şehir içinde aktığı güzergâh boyunca, kimi zaman coşkun akmış kimi zamanda dinlenmek istercesine yayıldıkça yayılmış geniş göller ve çevlikler oluşturmuştur. Bu göller; GolaReqo, GolaKendal, GolaŞarte, GolaCinna, GolaAbdi, GolaPire, vs. Bu göllerde sakinleşerek ve durulandıktan sonra dur durak bilmeyen Şatul Arap’a kadar sürecek yolculuğuna tarih boyunca kesintisiz (son 15 yılı saymazsak) devam etmiştir.

GolaReqo Zergan üzerindeki yüzlerce gölün kendisinde sembolleştiği bir isimdir. Şimdi ki proje ile Zergan deresi maksimum 25 metre genişlikte bir kanal içine hapsedilecek. Şehir boyunca iki kıyısı beton duvarlarla örülerek normal bir sulama kanalı görünümüne kavuşturulacaktır. Bu 25 metre mesafede ki karşılıklı iki beton duvarın dışında kalan göller ve çevlikler dolgu malzemesi ile doldurularak yürüyüş ve park haline getirilecektir. Kısacası Zergan’dan geriye hiçbir şey kalmayacaktır. Göller isimleriyle beraber tarih olacaklardır. Doğrusunu isterseniz bu içime sinmiyor. O kaybolacak isimler basit birer isimden ibaret değildirler. İsimlerin neden çok önemli olduğunu kısaca anlatmak istiyorum.

*** 

Allah bir şeyi dilemek istediği zaman “OL” der oda oluverir.

İnsandan çok önce yaratılan Melekler ve Cinler yaptıkları hizmetlerden dolayı Allah’ın katında birçok kazanım ve makamlar kazanmış, bunun neticesinde şeref türbinleri onlara tahsis edilmiştir.

Bir gün, Cinler ve Melekler Allah’ın çok özenle kâinatı ve dünyayı yaratmasına ve donatmasına şahit olurlar. Çok merak ederler, ama sormaya cesaret edemezler.

İkinci (2 günde) günün sonunda yüce Allah kâinatı ve dünyayı yaratır. Kâinatı yedi tabaka olarak yaratan Allah Dünyaya en yakın tabakayı ışıklarla donatmış, süslemiştir. Bu en yakın tabakadaki kimi yıldızların ışıkları hala dünyaya erişmemişken, kimilerinkinde 50.000 ışık yılı önceki ışıkları bize yeni yeni ulaşabilmektedir.

Dünya üzerinde yaratığı ve yaratacağı tüm canlılar için, dört (4) günde yeterince rızıklar yaratılmıştır. Bu çalışma ile birlikte altıncı günün sonunda Yer gök ve bunların arasındakilerin tümünün rızıkları taksim edilmiş, yaratılmıştır.

Kâinatı iki günde yaratan Allah, rızıklar için dört (4) gün ayırması çok dikkatte değer bir ayrıntıdır. Hele “OL” deyip oluvermek varken dört gün ayırması, dünyayı çok kıymetli ve değer vereceği birileri için yaratığı anlamına geliyordu.

 Bütün bu olup bitenleri şeref türbinlerinde seyreden Cinler ve Melekler, adeta meraktan çatlamışlardır. Allah’ın bir şeyi yaratmak istediğinde “OL” demesi ve bunun sonucunda hemen oluvermesini bildikleri için. Bu kadar özene bezene yaratılan kâinatın kimin için yaratıldığını çok merak etmişlerdi. İmrenmişler hata kıskanmaya başlamışlardı bile.

Cinler yaratılan rızıklara dayanarak yaratılanların kendilerine verilecek bir mükâfat olduğunu düşünmüşlerdir. Bu havaya kendilerini kaptırmışlardır hata bu yüzden meleklere caka bile atmışlar da denilebilir.

Ancak, Allah’ın çamura şekil vermesi dikkatlerini çekmiş ve artık meraktan çatlayacak noktayı geçtikleri için dayanamayıp, Allah’a ne yaptığını sormuşlar. Onlara;

yeryüzünde bir insan yaratacağı” şeklinde kısa bir cevap verilmiştir. Dünyanın kendileri için yaratılmadığını anlayan Melekler ve Cinler ilk şoku yaşamışlar. Ve itiraz etmeye başlamışlar:

Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.”demişler, Allah da;

 Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti. Biricik eserini tamamladığında ruhundan üfleyeceğini ve ona karşı eğilerek saygı göstermelerini emreder. Allah âdemi yaratır, ruhundan üfler ve tüm isimleri ona transfer eder. İtiraz hakkı olmayan melekler hemen secde ederler cinler de ancak şeref türbindeki iblis eğilmez. Kendisinin daha bilgili ve yüce olduğunu iddia eder. Bunun üzerine Allah meleklere ve cinlere bir takım isimler sorar cevap veremezler. Ve melekler

Bize öğrettiğinden biz başka bir şey bilmeyiz.” derler. Allah aynı isimleri âdeme sormalarını ister. Âdem sorulan isimleri tıkır-tıkır sayarak cevap verir. Bunu üzerine Allah tekrardan “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” der.

Bu sınavı da kaybeden iblis, bu sefer ateşin, çamurdan daha kutsal ve değerli olduğunu ileri sürerek boyun eğmeyi tekrar reddetmiştir. Bunu üzerine O yüce makamda oturan İblise Allah çok kızmış ve “in oradan, defol” diye kovmuştur. Şeref türbininden kovulan, İblis son bir istekte bulunmuş. Din gününe kadar süre.. Allah bu süreyi kendisine verdiğini ifade etmiştir. Bunu üzerine kıskançlıktan çatlayan İblis Âdemin tüm soyunu saptırmak için, Hak yolunun üzerinde duracağını, sağlarından-sollarından yanaşacağını Allah’ın adına yemin eder. Allah, İblise gerçek müminlere bir zarar dokundurmayacağını hatırlatmıştır. Bunun üzerine

Allah Âdemin genetiğinden tüm ruhları çağırarak bunun önlemini peşinen almak için o meşhur sorusunu sormuştur:

Elestü bi Rabbikum?” yani “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?

Kur’an-ı Kerim’in burada enteresan bir yazılım ve ifade tarzı vardır. Bütün ruhlar anadilleriyle bu soruya tasdik edici cevaplar vermişlerdir. Ancak, sesleri en gür çıkan gurubun cevabı Kur’an-ı Kerim’e girmeye hak kazanmıştır. Sesleri gür çıkmanın tek sebebi Hz. Âdemin saydığı; Coğrafik (Dağ, Ova, Dere, Irmak, Göl ve köy) isimlerinin kendi bölgelerinden olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüksek sesli cevap:  “Bela” sözcüğüdür. Kalu: Dediler ki. Dediler ki den sonra Ruhların cevabı tırnak içerisinde ve kendi öz dilleriyle veriliyor. “Bela” Bu insanların Allah ile ilk konuşmasıdır. Bu bakımdan “Bela” kelimesi çok önemlidir.

Eğer diğer milletlerin sesleri daha yüksek çıkmış olsaydı. Kuşkusuz Ayet-i kerime de bu iki sözcük Kalu: “Yes”, Kalu:Evet”, Kalu:Neam” olacaktı. Ve en normali de Kur’an-ı kerim’in dili olan Arapçayla Kalu:Neam olarak ifade edilmesiydi. Ama yaratıcı bunu tercih etmemiştir. Ruhların verdikleri cevabı orijinal şekli ile kitabına aktarılmıştır.. Ruhlar dediler ki “Bela”. Bela: Kürtçede tasdik, onama, okeyleme, kabul etme manalarında kullanılır.

Bu cevabın Kürtçe olarak verilmiş olması atalarının dininde olanlar için kolay kolay kabul edilebilir bir durum değildir. Bu yüzden bu kelimenin Kürtçe olmadığını ispatlamak için her taraflarını yırtacaklarından eminim.

Ancak, benim asıl üzerinde durmak istediğin nokta Hz. Âdemin saydığı isimlerdir. Bu isimler ki, insanlık adına,  şeytanlara, cinlere ve meleklere karşı zaferimizin (üstünlüğümüzün) simgesi ve gerekçesidir. Onların değiştirilmemesi ve kaybolmaması gerekir. Eğer Kürtler bütün kavimlerden daha yüksek bir sesle “Bela” demişlerse. Bunun sebebi Hz. Âdemin GolaReqo gibi Kürtler için önemli olan coğrafik yerlerin isimlerini zikretmiş olmasındandır. Bu yüzden GolaReqo İblisi tuş eden isimlerdendir…

Bu isimler yüzünden bozguna uğrayan iblis. Dostlarıyla insanlığa karşı açtığı bütün savaşlarda attığı ilk adım, her zaman isimleri değiştirmek olmuştur. Kürtlerin en büyük payı almalarının tek sebebi ruhlar âlemindeki gür “Bela” sesleri olmuştur. Bu “Bela”dan dolayıdır ki köyümün orijinal adı Adbulimam, Hocaköy olarak değiştirilmiştir.

Akparti hükümeti bu korkunç hatanın farkına varmış olacak ki, köy ve coğrafik isimlerin orijinal haliyle yeniden kullanılması için çaba sarf etmektedir. Bu da şeytan ve dostlarının kolay kolay kabul edebilecekleri bir durum değildir…

Bu yüzden Zergan’ın üzerindeki göllerin orijinal halleri ve isimleriyle korunması gerektiğine inanıyorum. O göller doldurup park yapılacaksa isimleri yine o göllerden alınsın istiyorum. Kıçını, şurasını burasını güzel salıyor/oynatıyor diye birilerinin isimleri verilemez. Verilmemelidir de… GolaReqo ancak “GolaReqo Parkı” olabilir. Ötesi şeytanın değirmenine su taşımaktır derim…

Şimdi 15 yıldır yağmur yağmıyor ve Zergan akmıyor diye, bu artık ilelebet öyle devam edip, sürecek anlamına gelmemelidir. Kuşkusuz bu Allah’ın bize verdiği bir cezadır. Ama bu ceza kıyamette kadar sürecekte değildir. En büyük nankörlüğü yapan İsrail oğullarının cezasını bile, Allah kırk yıl sonra kaldırmıştır. Bizim işlediğimiz suç her ne ise onların ki kadar ağır değildir. Aynı cezayı yemişsek bile şunun şurasında 20-25 yılımız kaldı.

1980 öncesi yaşayanlar Zergan’ın coşup taşınca, suyu Ulu camiye kadar geldiğini iyi bilirler. O zamanlarda şimdi ki kadar da Zergan etrafında yerleşim ve işgaller de yoktu, hata kuzey cephesinde hiç yerleşim yeri yoktu. Ama buna rağmen Dünaysır köprüsünün üzerinde yüklü bir bira kamyonunu alıp götürdüğünü herkes çok iyi bilmektedir. Şimdi ki işgal ve yerleşim dikkate alındığında aynı miktarda ki bir selin sınırları ipek yoluna ulaşması kaçınılmazdır.

Bize verilen cezanın bitiminden hemen sonra, Zergan eline süpürgesini alıp gelecektir. İşgalcilerin kim olduğu ya da hangi aşiretten olduğuna bakmadan, şehrin büyük bir kısmını da önüne katıp silip süpürecek, soluğunu tekrar Şatul Arap’ta alacaktır.

Bu vesileyle belediyenin yapacağı yıkım ve istimlâk çalışmaları için vatandaşların fazla aç gözlü davranmamaları kendilerin ve Kızıltepe’nin menfaatine olacaktır. Şunu iyi biliniz ki Zergan eline süpürgesini aldığında çoluk çocuğunuzun gözyaşına asla bakmayacak, her şeyinizi silip süpürecektir. Sizlerin onun çoluk çocuğunun gözyaşına (kaplumbağa) bakmadığınız gibi…

25 yıl fazla uzun bir süre değildir. Bu yüzden Zergan’ın göllerini birer doğal “Aspendos Antik Tiyatroya” dönüştürmek varken. Dolgu malzemesiyle doldurarak isimlerin dahi kaybolmasına sebep olmak doğru değil ve Hz. Âdemin elinde ki en büyük kozu almaktan başka bir şey değildir.

Zergan’ın dolgu malzemesi ile doldurulması, Hasankeyf’in ya da Zeugma’nın sular altında kalmasına benzemez. Zergan’a yapılan işlem onu resmen mezara gömmektir. Zergan mezara gömülüp üstü kapatılmadan dünya gözüyle son kez gidip bir bakmanızı tavsiye ediyorum.

Bize düşün apaçık bir uyarıdır.


1453

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 22/10/2010 - 23:08 GolaReqo
8 16/10/2010 - 20:39 Maymun’un Aşkı
8 17/08/2010 - 00:02 URANYUM MU KUR'AN MI?
8 05/08/2010 - 01:11 DELİLER ZAMANI
8 28/07/2010 - 12:57 Taşlar Meclisten geçti
8 20/07/2010 - 15:00 ZERGAN AŞKINA
8 08/07/2010 - 12:00 Özür Dileme Me
8 07/09/2009 - 20:49 KÜRT AÇILIMI (aç açı ve açamazı!)
8 09/07/2009 - 09:34 Meles u Melisa-II
8 13/06/2009 - 00:35 Meles u Melisa
8 05/10/2008 - 20:02 Ayşe Apo-III: Zîlân
8 13/08/2008 - 02:23 TÊLİ
8 10/07/2008 - 00:24 Ayşe Apo
8 06/05/2008 - 22:05 Sıra Dayağı
8 24/04/2008 - 11:56 Uğur Kaymaz İlköğretim Okulu (Uğur’un İhalesi)
8 04/04/2008 - 01:27 Taş Atma Kursu
8 18/03/2008 - 22:54 Gençlik Köprüsü
8 12/03/2008 - 00:10 + 18
8 7/2/2008 - 17:30 Türbanlı
8 26/03/2008 - 16:15 Amûd Sineması
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
4 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
5 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
6 Tarihi affın affı da geldi!
7 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
8 4+4+4 için karar günü!
9 Zana'ya 10 yıl hapis cezası
10 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com