Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

Anlamak ve Anlaşılmak için Tahammül Kültürü

- 05/09/2010 - 17:20

Savaş zamanında babalar oğullarını, barış zamanında ise oğullar babalarını gömerler” bilgece bir söz.

Yaşanılan acıların, çekilen çilelerin, ödenen bedellerin, dökülen gözyaşlarının, akan kanların, toprağa teslim edilen gencecik bedenlerin, darağaçlarına mertçe yürüyen alimlerin ve bir ömrü zulüm altında geçirmiş olan Kürd halkının çektiklerinin boşa çıkmaması için çok iyi düşünüp ona göre adımlar atılmalıdır. Atılan adımların, ortaya konan eylemselliklerin asıl hedefi grupsal/örgütsel faydadan çok halkın faydası öncelenerek gerçekleştirilmelidir.

Halk için varolduğunu beyan eden organizeler anlamak ve anlaşılmak zorundadırlar. Hem kendi tabanlarını, hem kendi halkından kendi gibi düşünmeyenleri, hem de karşı taraf dedikleri güç ve ya kitle kimler ise onları anlamak zorundadırlar. Anlamak zorundadırlar ki, kendilerinin ne istedikleri ve ne için mücadele ettikleri anlaşılabilsin. Halk için yapılanlardan halk haberdar olmalıdır. Halk adına halktan habersiz gerçekleştirilen her eylemsellik karanlık ve örtülü olduğundan, sadece bir zümre tarafından alınmış bir karar olduğu için dayatma olarak kabul görür ve şüphe ile karşılanacağından halk için olmaktan çıkar ve ayrışmanın zemini olur. Bu nedenle anlamak ve anlaşılmak, halk için varolduğunu belirten her organizenin vazgeçilmez ilkelerinden biridir

Anlamak ve anlaşılmak ilkesinin vazgeçilmez ilkesi de tahammül kültürüdür. Tahammül kültürünün de anlam bulabilmesi için çok güçlü bir tahammül zemini etüdü yapılmalıdır. Tahammül kültürü ve zeminin Kürd halkının, İslami yapıların daha doğrusu Türkiye’deki hakları despotça gasp edilmiş olan tüm muhaliflerin yararına işletilebilmesi için çok ciddi bir zihinsel dönüşümün gerçekleştirilmesi gerekir. Misal; kutsal devlet anlayışı, misakı millicilik, bölücülük, irticacılık, komünistlik, Kızılbaşçılık, tek bayrak, tek millet, tek dil, tek devlet gibi sistemin bizlere dayatmış olduğu ayrıştırma nüanslarını yeniden değerlendirecek zihinsel bir dönüşüm gerçekleştirilmelidir. Bu gerçekleştirmede ancak tahammül kültürü ve zemini üzerinden hayatiyet kazanabilir.

Kürd halkına yaşatılan zulüm ile İslam adına hepimize yaşatılan zulüm birbirine karıştırılmamalıdır. Kürd halkı Müslüman olmasına rağmen Müslüman milletlerden görmüş olduğu zulüm karşısında hep yalnızlığa terk edilmiş ve etnik köken farkından ötekileştirilerek gördükleri zulme diğer Müslüman kavimler sessiz kalmışlardır. Ortaya çıkan gerçeklik İslam kardeşliği değil de etnik köken kardeşliği olmuştur. Zulüm eden, hakları gasp eden, inkar ve imha uygulayan kendi kavimleri olunca kavimperestlik duyguları ile ya sahiplenilmiş ya da sessiz kalınarak zulme rıza gösterilmiştir.

Hak olan, takdim ve ya beyan edilir bu sorumluluk ve erdemdir, bu hakların yaşanması gereken şekilde yaşanması için çaba gösterilir ve mücadele edilir. Ne kadarına ulaşılır ve ya ne kadarı yaşanılabilir orası da tüm çabalardan sonra tevekküldür. Tahammül zemininde söylenmesi gerekenler dillendirilir, çünkü bir anda da her şey konuşulacak ve değişecek diye bir dayatma da hiç birimize fayda sağlamaz. Kürd halkı olarak bizler de şu tahammülü göstermeliyiz; yıllardır sistematik olarak devlet eğitimi düzeyinde zihinsel ve eylemsel olarak düşmanlar yaratılmış ve kendi halklarına sürekli kendilerini yok etmek isteyen, devleti yıkacak, terörist, insan yiyen, İslam ve medeniyet düşmanı barbar Kürdler olarak tanıtılmışız. Bir zihnin temizlenmesi ve yeniden doğru şekilde inşası için birbirimize tahammül kültürü ile sabır göstermeli, anlamak ve anlaşılmak için süreci çok iyi ve sabırla-tahammülle işlemeliyiz.

Türk halkı şunu haykırabilmelidir; bayrak, devlet, anadilde eğitim, basın-yayın, yer ve insan isimleri, kısaca bu ülkede yaşayan her Türk gibi bu hakları talep etmeleri ve ya bunları yaşamaları Kürd’lerin hakkıdır. Bu haklar Türk halkı tarafından dillendirilip takdim edildikten sonra Kürd halkı kendi vereceği karar ile artık beraberliği ve ya haklarını kendi yaşama kararını verir. Elbette Kürd halkı kendi hakları için illa birilerinin vereceği kararı bekleyecek değildir, gücümüz nispetinde haklarımızı elde etmek için çaba içinde olacağız bu ayrı bir konu. Tahammül kültürü çerçevesinde ve daha fazla can yanmadan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla gencecik insanı bu tağuti sistemlere kurban vermeden, ocaklara daha fazla ateş düşmeden, birbirimizi anlayarak insanca bir çözüm ekseninde yapılabilecekleri önceleme endişesi içerisinde yapılabilecekleri konuşuyoruz. Eminim ki Kürd halkı böyle bir yaklaşım karşısında, ayrışmadan ve ya zıtlaşmadan yana olacak değildir. Bu ülkede yaşayan her insanın birlik ve beraberlik içinde daha mutlu ve huzur içinde yaşaması için en fazla Kürd halkı katkı sunan olacaktır. Böyle bir yaklaşımdan sonra bayrak ve devlet ile problemlerin en asgari düzeye ineceği ve hatta bitme noktasına geleceğini iddia edebilirim.

Bu zamana kadar zalim sistemin tahammülsüzlük üzerine inşa etmeye çalışmış olduğu toplumun etkileşim dilini yeniden inşa etmek için zihin ve eylem dünyamızda varolan kutsallar ve değerler sistemini karşılaşmaya cesaret edemediğimiz kavramlar ile yüzleştirmeliyiz. Sürekli üstü örtülen, dokunulmaması gereken, konuşulmaması dayatılan, çatışma ve ötekileştirme üzerinden varolan zalimlerin yasakladığı kavramların aslında huzur, birlik ve ortak yaşam kaynakları olduğunu idrak edeceğiz.

Bu güne kadar Kürdistan coğrafyası ve Kürd halkı farklı kesimlerin basın ve yayınlarında sürekli yalan ve yanlış bir dil ile tanıtıldı. Hala da aynı şekilde birçok TV dizisi ve filminde Kürd halkına ağır hakaretler yapılmaya devam edilmektedir, Kürd halkı rencide edilerek incitilmektedir.

Buna karşılık, bu hatayı telafi için batıdaki ve özellikle Türk halkının sivil toplum kuruluşları, cemaatleri, dernekleri, vakıfları Kürdistan coğrafyasını ve halkını doğru ve hak olan şekilde tanıtıcı çalışmalar yapmalıdırlar. Nasıl ki turizm için ülkeleri ve bölgeleri tanıtım çalışmaları ve reklamları yapılıyorsa, aynı şekilde devlet, hükümet, siyasi partiler, cemaatler, dernekler, vakıflar, tüm sivil toplum kuruluşları bu güne kadar hala devam eden Kürdistan ve halkını yalan/yanlış tanıtım vebalini düzeltmek için bütçe ayırmalı ve bu hakkı takdim için çabalamalıdırlar. Kemalist sistemin kuruluşundan beri Kürd halkına yapılanları herkes şöyle bir düşünsün ve Allah’a vereceği hesabı mütalaa etsin, kendi için istediğini bir diğer mümin için istemedikçe, birbirimizi tahammül kültürü içinde sevmedikçe nereye varacağımızı bir daha düşünelim.

Anlamak için tahammül etmek ve dinlemek zahmetinde bulunmak lazım, anlaşılmak için tahammül zemininde anlatmak istediklerimizi doğru kavramlar ile sapmadan, saptırılmaya fırsat vermeden, kin ve nefisten Allah’a sığınarak sabır ile işlemeye ve karşı tarafa anlaşılır ses tonu ile iletmeye çalışmalıyız. Şu unutulmamalıdır Kürd halkı olarak şiddete başvurmadan haklarımızı çok daha güçlü bir şekilde dillendiririz, çünkü haklı olan biziz, hakları gasp edilen, zulüm gören, ihanet edilen, en insani hakları yasaklanan, hayat hakkı yok sayılan, insanlık dışı her türlü muameleye tabi tutulan taraf biziz. Haklı iken yanlış strateji ve eylemselliklerle zalim sistemin/sistemlerin çizgisine kendimizi düşürmemeliyiz, onların istediği dili kullanarak haklarımızı şiddet, bağırma, çağırmaya kurban etmemeliyiz. Konuşması gereken, yaşadığı zulmü anlatması gereken, duyurması gereken cümleler olan, anlatması ve anlaşılması gereken biziz.

Biz konuşacağız, biz anlatacağız ve biz anlaşılacağız, onlar kaçsa da duymazlıktan gelmeye çalışsalar da bizler onlara duyuracağız. Çünkü ne kadar anlaşılırsak o kadar haklı olacağız, iletişimi ne kadar güçlendirirsek haktan yana taraf olanlar o kadar çoğalacaktır. Kürd halkının doğru zemin üzerinden gerçekleştireceği güçlü sivil toplum kuruluşları birlikteliğinin sesi ne kadar Türk halkının sivil toplum kuruluşlarından güç ve destek alırsa o kadar barış ve huzura yaklaşırız. Fırat’ın batısındaki sivil toplum kuruluşlarının Kürdistan’da yaşananları dillendirmesi ve Kürd halkına yapılan zulümleri haykırması, gasp edilmiş olan hakları için mücadele etmesi kardeşlik ve birlikteliğin harcı olacaktır.

Mademki hepimiz Müslüman’ız, o zaman Kur-an ve Sünnet ışığında Kürd halkına yapılanlar değerlendirilsin ve varılan kararlar kamuoyu ile paylaşılsın. Bunu paylaşmakta tüm sivil toplum kuruluşları, cemaatler, dernekler ve vakıfların vebali olsun.

Bu meyan da kısa bir süre önce, Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Kürdistan illerine temsili bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerini kitapçık halinde bastırıp paylaşıma sundular, ardından Kürd illerinden temsilcileri Bursa’ya davet ettiler. Hem onların ziyaretlerinde, hem de bizleri davet edişlerinde tahammül kültürünün Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri zirve noktasının yaşandığını iddia edebilirim. Konuşulması gereken kavramlarla konuşulması gerektiği, açık yüreklilik ile samimiyet ile iletişim olduğu zaman tahammül kültürünün ne kadar birleştirici ve anlatma/anlaşılma zemini olduğunu idrak edebiliyoruz. Bursa Platformunun Kürd illerine yapmış oldukları ziyaretin kitapçık özeti Kürdçeye çevrildi ve dağıtıldı. Paylaşımlar sonucunda bir basın metni hazırlandı ve paylaşıldı, orada yapılan münazaraların da kitapçık haline getirileceği, bu çalışmayı her ilin kendi çapında komşu illere götürmeye çalışacağı ve bu oturumların devem etmesi için bir komisyon oluşturuldu. Bu bugüne kadar yapılması elzem olan dokunuştu, doğru zeminden doğru kavramlar ile yaşanılan acılara ve zulme dokunulduğu zaman çözümün çok yakın olduğunu hep beraber temaşa edeceğiz.

Çatışmasızlık kararının silah bırakmaya dönüşmesi için PKK nin ve Abdullah ÖCALAN’ın öne sürmüş olduğu dört madde kabul edilemez maddeler değildir. Konjöktüre, coğrafyamıza, tahammül kültürümüze aykırı istekler değildir. Geçmişte yaşananlara bakarak kendimizi ve geleceğimizi boğmaya çalışmamalıyız, doğru kimden gelirse gelsin sahiplenmeliyiz. Silahlar susacaksa, ölümler duracaksa, sözün gücü gücün sözüne hakim olacaksa sivil toplum kuruluşları devleti ve hükümeti iletişime zorlamalı, daha doğrusu çok ciddi bir baskı kurmaları orta yerde duran bir vazifedir.

KCK operasyonları ile tutuklanan Kürd siyasetçileri tutuklu yargılanıyor iken, haklarında her türlü delil ve belge olmasına rağmen Ergenekon terör örgütü üyeleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmaktadırlar. KCK yapılanması ile ilgili olarak tutuklanan insanların hangi suç ile tutuklandıkları halka ve topluma açıklanırsa, deliller paylaşılırsa o zaman bir mantık oluşabilir. Ama KCK deniyor ve hiçbir açıklama yapılmıyor, insanlarda sivil ve silahsız insanlara karşı yapılan bu operasyon ve tutuklamaları elbette haklı olarak düşünceye yapılmış eylem olarak değerlendirmektedirler. Biliyoruz ki sistem yargı üzerinden tahammül zeminini kaydırmak için bu tür eylemler sergilemektedir, hangi yoldan halkı çatıştıracak ve insanları kaosa sürükleyecek onun çabası içersinde olan sistemin çarkına çomak sokmak zamanı çoktan gelmiştir.

Anlamak ve anlaşılmak için, silah, şiddet ve kaos üzerinden kendilerini ikame edenlerin gündemlerinden beri durarak kendi gündemimiz ve kendi kavramlarımız ile belirleyeceğimiz çözüm zemini için birbirimizin sesine güç katanlar olalım. Tahammül zeminini Kur-an ve Sünnet ile inşa edelim, tahammül kültürünü “O güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildi” kıstası ile yaşamımızın orta yerine koyalım.

Hakkâri’mizde Ramazan günü, sabah namazını kıldırmak üzere camisine giden Aziz Hocanın şehit edilmesi de halkın tahammül zeminine yapılan bir eylemdir. Zagros saha komutanlığı adı ile yayınlamış olan iftira dolu bildiri Aziz Hoca ve daha isimleri o bildiride olan birçok insanı hedef haline getirmiş ve birilerinin ortamı bulandırmaları için gereken malzeme hazırlanmıştır. Son avukat görüşmelerinde ÖCALAN bu olayın PKK ye yıkılmak istendiğine değinmiş, PKK nin böyle bir şey yapmayacağını söylemektedir. O zaman Zagros saha komutanlığı bildiriyi düzeltme ve o insanlara iftira atıldığını yanlış bilgi aktarımı olduğunu yayınlamalıdır. Bu eylemi kimler yapmış ise amaçları halkı sindirmek ve çatıştırmaktır ve birilerinin kan üzerinden ortamı germesi için gereken şartları sağlamaktır. Çünkü o gece güvenlik güçleri hiçbir müdahalede bulunmamış, mahallede hiçbir arama yapılmamış, olay esnasında da zalim katilin peşinden gidilmemiştir. Kürd çocukları en küçük olayda ellerinde taş izi var mı yok mu, enseleri terli mi değil mi diye mahalle içlerinde kovalanıp evler gece yarıları basılıyor iken, bu olayda tek bir evin bile kapısının çalınmamış olması manidardır.

Sistemin ve ergenekonvari yüzünün burada açık sırıttığı fark edilmektedir. Unutulmamalıdır ki 12 Eylül 1980 öncesi sağ-sol ve 90’lı yıllardaki PKK-hizip çatışmasında aynı silah farklı tarafları vurmuştur. Bu filmin tekrar vizyona sunulmak istendiği endişesi kendini hissettirmektedir, bunu kıracak bu filmin tekrar edilmesini engelleyecek güç Sivil Toplum Kuruluşlarından başkası değildir. Bütün sorunlara doğru zeminde çözüm üretecek olanlar sivil toplum kuruluşlarıdır ama bu kurumların sivil olan aklı. Yani yönlendirmeli ve silahların gölgesinde karar alarak değil, tamamen sivil akıl bu sorunlara ciddi çözümler getirebilir. Bu tür olaylara karşı uyanık olunmalı ve kimden gelirse gelsin lanet edilerek eylemsel olarak kınanmalıdır.

Anlamak-anlaşılmak için tahammül kültürü çerçevesinde konuşabilmek için gerekli zemini ve ortamları oluşturma çabasında olmalıyız. Bu, gerçekleri dillendirmeyeceğiz anlamına gelmemelidir, yanlışlar konuşulacak ve eleştirilecek, doğrular sahiplenilecek ve hak takdim edilecektir. Rol kapmaktan çok, tüm halkın ve coğrafyamızın maslahatını önceleyecek kararlar öncelenmelidir.


1209

 

YORUMLAR

Şeref Sidar 05-09-2010, 23:04:28
teşekkürler dostum. Kürd meselesini din eksenli çözmeyeceklerse temel hak ve özgürlükler bağlamında ele alınmasını sağlamak lazım. çünkü biz türklerle yeni dindaş olmadık. ve sorun hep vardı.
kendine iyi bak. kalemine sağlık.
Rabbim hepimizi zalimlerin zulmünden korusun.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 05/03/2012 - 09:24 Hakikatleri Dengelere Kurban Etmek
8 25/12/2011 - 22:21 Acıdaş Olunmadan, Anlaşılma Olmaz
8 31/07/2011 - 17:59 İslami Hareket ve Kürdistan 
8 06/06/2011 - 09:13 Kürdlerin Talepleri ve Birikte Yaşam
8 22/04/2011 - 22:20 Kürdler YSK ve Başbakan
8 19/02/2011 - 21:03 Sorunlara Alakalı Olmak
8 06/12/2010 - 17:56 Süreç İşlerken
8 05/09/2010 - 17:20 Anlamak ve Anlaşılmak için Tahammül Kültürü
8 24/6/2010 - 23:53 ŞEX SAİD’İ YAŞADIĞIMIZ ZAMAN İLE ANMAK
8 16/03/2010 - 01:10 Halepçe- Ah-ı Mazlum
8 15/02/2010 - 20:32 GÖRDÜKLERİMİZ ve GERÇEKLER
8 12/12/2009 - 17:12 DTP-ÇÖZÜM VE MUHALİF OLMAK
8 13/08/2009 - 19:52 KÜRD AÇILIMI VE SÜRECİN DİLİ
8 07/06/2009 - 18:13 SÜREÇ-GELECEĞİMİZ VE KÜRD SORUNU
8 23/04/2009 - 01:52 Yaklaşım ve Açılımlar
8 25/02/2009 - 00:00 Abdullah ÖCALAN GATA’ ya Sevk Edilsin
8 29/01/2009 - 23:47 FİLİSTİN VE KÜRDİSTAN
8 28/12/2008 - 23:41 DİRENİŞ KÜLTÜRÜ VE FİLİSTİN
8 27/11/2008 - 21:37 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER (2)
8 26/10/2008 - 15:49 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER
8 19/09/2008 - 01:24 MAĞDUR VE BARIŞ
8 07/08/2008 - 17:29 SİSTEMİN ERGENEKONUNA KARŞI HALKIN ORTAK DEĞERLERİ
8 16/07/2008 - 21:40 DEĞERLERİMİZ İLE SOSYAL OLMAK
8 17/06/2008 - 18:08 TANIMLAYABİLMEK VE YAŞANILABİLİR KILMAK
8 11/05/2008 - 16:02 İDEOLOJİSİZ DEVLET Mİ?
8 11/05/2008 - 15:48 İnsanlar Ya İnandıkları Şekilde Yaşarlar Ya da Yaşadıkları Şekilde İnanırlar
8 04/05/2008 - 13:42 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (2)
8 08/04/2008 - 15:34 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (1)
8 20/03/2008 - 23:34 “NEVRUZUN” NEWROZA DÜŞMANLIĞI
8 1/03/2008 - 17:33 100 AYDIN- 3 ZEYNEBİ SES
8 12/2/2008 - 20:30 KÜRDLER VE ÜMMET
8 27/1/2008 - 21:23 FİLİSTİN İÇİN SES VER EY MÜSLÜMAN
8 17/1/2008 - 17:21 KÜRD SORUNUNA DOĞRU ÇÖZÜMLEMELER GETİREBİLMEK
8 8/1/2008 - 22:10 İDEAL VE REALİTE ARASINDAKİ SÜREÇ
8 30/12/2007 - 19:11 BAYRAMI BAYRAM YAPMAK
8 20/11/2007 - 17:09 GÜNLÜK YAŞAM DİLİNDEKİ SAVAŞ
8 7/11/2007 - 17:07 Kürd Sorununa Bir Deneme
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
4 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
5 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
6 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
7 4+4+4 için karar günü!
8 Zana'ya 10 yıl hapis cezası
9 Tarihi affın affı da geldi!
10 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com