Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

İnsan Kendini Ne Sanıyor?

- 25/08/2010 - 12:29

Yaratılan mahlûkat içinde en kayda değer olan, bin bir çeşit nimetle teçhiz edilen bir tek insandır… Diğer yaratılanların insana hizmete amade kılınmasından başka kıymeti yokken, insan başlı başına bir değerdir. Âlemlerin Rabbi olan Allah(c.c) insana özel bir statü veriyor yaratılanlar içinde. Her varlığı insana hizmete koşuyor, insanı ise kendine kul olmaya…

Ancak dünyaya bitimsiz bir rahmetin nişanesi olarak gelen insan, Rabbini unutmaya çok çabuk davranabiliyor. Geçici dünyanın devinimleri içinde gerçek amacını, yaratılış gerçeğini unutup, tabiri caizse sanal bir gerçeklikle oyalanıp duruyor. Bununla bitmiyor bir de kendine hiç yakışmayan davranış tarzları ediniyor. Örneğin pek burnu büyüyor, küçük dağları ben yarattım kabilinden höykürmelere başlıyor. Kendi hem cinsleri arasında mevkice düşük olanları değerce de düşük zannetme aldatmacasına kapılıp kibirleniyor. Aşağılıyor ve başkasına değer görmediği kadr-i kıymeti sadece kendi nefsine reva görüyor.

Rabbe kul olmayı bilmemiş bir çakılı direk gibi diklenen insan kendini pek bir şey sanmaya başlıyor. Aklınca kendinden başka değere sahip kimse yokmuş havalarında afralarından tafralarından geçilmiyor. Öyleki manen batağa saplandığının ayırdında olmadığı gibi kendini düzeltmenin de gereğine inanmıyor. Rabbe eğilmeyi, insana eğilmekle eşdeğer mi biliyor ne? Kendini kusursuz yaratan yaratıcısının karşısında eğilmek aklına gelmiyor. Bu yanılgısının tek kurbanı ise kendi oluyor.

İnsanın bir türlü baş eğmeyen azgın nefsi varlığı, yönelişlerinin tabii sonucunu fiziksel görünümüne de yansıtıyor. İki dirhem bir çekirdek giyimi içinde zımba gibi bir duruş, çevreye yüksek bir tepeden bakar gibi, gözlerini kısıp insanları kategorize eden ayrıksı bir bakış… Hiç eğilmek istemez bir duruş ile kendini bir şey sanmalar… İnsana hiç yakışmayan tavırlar. Rabbi ne diyor böylesine; “insan ne olduğuna bakmaz mı?” Atılan pis kokulu bir sudan yaratılmış insan, kendine lütufkâr olan Rabbini nasıl unutmaya cüret edebilir?

Kibir ve gururun insan bedenindeki görüntüsü dimdik dikelmiş, hiç kimseye boyun eğmez bir başkaldırış olarak aksu amel ederken, kul olma bilinciyle şuurlanmış bir nefis, tevazu ve munis bir görüntüyle Rabbinin huzurunda olmanın bilinciyle başını edeble eğmiş pozisyondadır. Kibirli insanın yanılgısı, iman eden nefsin bu tevazusunu diğer hemcinslerine de teşmil sanmasıdır. Hâlbuki iman edenler diğer hemcinslerine eğilmedikleri gibi, onlara karşı kibirlenmezler, kendi aralarında merhametli ve sevgili, düşmanlarına karşı ise pek tavizsizdirler. Rab için gereğini yaparken de adaleti elden bırakmazlar. Bu, kendi konumunun farkında olan imanlı bir nefis ile kibirli ve kendini bir şey sanan başkaldırmış insan arasındaki en önemli farktır.

İnsan, aslında atılan, kokuşmuş pis bir su iken kendini bir şey sanmaya başlayınca hak etmediği bir konuma kendini oturtuyor. Zaaflarına, zalimliklerine, adaletsiz ve keyfi tavırlarına rağmen kendinden memnun bir azgınlık içinde asıl hakikatleri unutuyor. Yapıp ettiklerinden sorulmayacağını vehmettiğinden kendini değiştirme, düzeltme ameliyesini de başlatamıyor. Bu eksikliği hissetmiyor ki başlatsın! Kendini, sahip olduğu tüm emanetlerin asıl sahibi gibi gördüğünden dilediği tasarrufları yapıyor, hiçbir kural dinlemeden…

Sonra ne mi oluyor? Kendini yere göğe sığdıramama, küçük dağları ben yarattım tafraları, her şey benden sorulur naraları ve bitimsiz bir zulümle meşgul olma hali sürer gider… Taa ki Rabbinin dilediği mühlet doluncaya kadar… İşte o zaman insan aslında hiç de kayda değer olmadığını anlıyor! Rabbini bilmez, tanımaz olunca hiç de bir kıymeti kalmıyor insanın… Allah’ın verdiği değeri baştan kabullenmediği için kendini hiçliğe mahkûm etmiştir. Sonu hüsran olan bir dünyadan sonra ebedi bir azab dönemi kaçınılmazdır artık… Dünyanın geçici ve sanal ortamından sonra Allah’ın da rahmetinden uzaklaştırılmış olmanın sonsuz ızdırabı beklemektedir onu…

Hâlbuki tüm hakikat daha önce kendisine bildirilmiş, beyan edilmişti. Uyarıcılar görevlerini hakkıyla yerine getirmişlerdi. Tek bir insanın bile ilahi hitaptan nasipsiz kalmaması için canlarını dişlerine takmışlardı. İlahi hitap olan kutsal kitap her dönem aralarında idi. Tenezzül edip kitaba başvursa idi, gereğinden fazla büyüyen burnunu dikmez, önünü görmez bir şekilde caka satarak yürümezdi insan. Konumunu fark eder, ilahi olanın sınırlarını aşmaz, tağutlaşmazdı. Dünyanın da ahiretin de gerçeğinden haberdar olur, yararlı iş işleyen mesut insanlardan olurdu. Rabbine “ sen sensin, ben ben” demez, “yerlerin ve göklerin tek ilahi sensin ey Rabbim!” der secdeye kapanırdı.

Ne ettiyse kibirli nefsi etti kendine… Allah zulmedici değildi kullarına… Ne ki kendi nefsi uğruna zulmü, azabı ve cehennemi kazanan insanın kendi yönelişleriydi. Gerçi kendini bilmezliği öyle bir raddeye gelip dayanıyordu ki, bazen kendi tercihlerinin sonuçlarından Rabbini sorumlu tutarcasına isyana düşebiliyordu. “Allah istemeseydi biz şirk koşanlardan olmazdık!” hezeyanlarıyla kendini aklamaya çalışır. Fakat artık hakikatlerin ortaya döküleceği, gizli ve saklı kalan her şeyin deşifre olacağı, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhine şahitlikte bulunacağı ahir demde hiçbir şey istediği gibi olamayacaktır. Beklemediği, hayal edemediği ilahi bir muamele ve hesap alt üst edecektir, kendini bir şey sanan insanı… İşte o günün yakıcı pişmanlığı” ah keşke toprak olsaydım!” nidasıyla gök kubbeye salınacaktır, ne ki karşılık bulamayacaktır!

İnsan kul olma makamının kıymetini fark ettiğinde, kendisine biçilen konumun hakkını ifa etmeye başlayacaktır. Rabbini bilmek kendini bilmektir çünkü. Onun Rab, kendisinin kul olması hiçbir hakikati olumsuz yönde etkilemez. Aksine fıtri mecrasına sokar. Konumunu bilmek kendini bir şey sanmaktan da koruyor. İnsan önce sanrılarından kurtulmalı, sonra da konumunun hakkını vermeye çabalamalıdır. Bilmelidir ki, kazananlar ancak çabalayanlardır. Üç aylar bu anlamda eşsiz fırsatlar sunuyor bizlere… İnsan Rabbine muti olmalı ve iradesini maneviyatını kuvvetlendirme yönünde kullanabilmelidir. Rabbine karşı kibirlenme gafletinden vazgeçmeli ve mütevazı bir kul olmanın hazzına ermeyi kendine bahşedebilmelidir. 


1092

 

YORUMLAR

şırnaklı 07-12-2010, 08:49:44
Sayın yazar yazılarınızla bizim aramıza çok mesafe girmedi mi acaba, hakkımız olanı istiyor yeni yazı bekliyoruz. Allah yar ve yardımcınız olsun, kaleminiz insanları iman güneşi ile aydınlatsın.
 
makul 12-09-2010, 14:18:20
İnsan kendinin ne olduğunu anladığı zman kul olmayı anlamlandıracaktır, zaten sorun ne olduğunu anlamlandıramaması ve ne olduğunu anlama çabasında olmamasıdır. İşte burada iş siz değerli kalem ve bilgi sahibi insanlara düşmektedir, bunu ısrarala vurgulama ve insanlara anlatmak sizlere düşmektedir, bu bir sorumluluk olarak sizlere düşmektedir. Yazılarınız ile bizleri aydınlatmakta ve bizleri uyarmaktasınız Rabbim yardımcınız olsun.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/07/2011 - 08:47 Sevgili Kızımla Hasbihal -3
8 06/06/2011 - 08:31 Sevgili Kızımla Hasbihal (2)
8 21/04/2011 - 10:16 Sevgili Kızımla Hasbihal (1)
8 25/08/2010 - 12:29 İnsan Kendini Ne Sanıyor?
8 19/03/2010 - 19:49 ÖZEL BİR ÜMMET OLABİLMEK
8 21/02/2010 - 13:47 HATIRLANMASI GEREKENLER
8 28/10/2009 - 13:52 BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI BAŞKA BAHARA MI?
8 22/10/2009 - 23:05 DEJENERASYONUN TESETTÜRDEKİ YANSIMASI
8 01/10/2009 - 08:35 Zor Zamanlarda Sınanmak!
8 14/06/2009 - 14:19 ÖRNEK İNSAN KITLIĞI
8 18/05/2009 - 21:04 EN YAKINLARIMIZLA İMTİHANIMIZ
8 12/04/2009 - 21:39 Okumak ve Kendini Bilmek
8 23/03/2009 - 15:05 ÇANAKKALE ZAFERİNİN DAYANDIĞI GÜÇ: İMAN
8 01/02/2009 - 13:26 SÖZÜM İNSAN OLANADIR!
8 14/01/2009 - 17:29 Gazze! İçimde Tarumar Olan İnsanlıktır!
8 16/12/2008 - 09:04 KARİZMATİK KALASLAR
8 03/12/2008 - 05:18 KUTLU YOLCULUK BAŞLADI!
8 14/11/2008 - 14:13 İHMAL EDİLEN BİR İBADET
8 28/10/2008 - 09:57 BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…
8 15/10/2008 - 12:58 ZAMAN BİLİNCİ TAŞIYANLARIN FARKI
8 07/09/2008 - 01:22 Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti
8 17/08/2008 - 00:02 FESADI HAYAT TARZI EDİNENLER
8 05/08/2008 - 07:52 MÜREFFEH AZINLIĞIN AZGINLIĞI
8 16/07/2008 - 01:05 UĞUR BÖCEĞİ VE SUÇLULUK DUYGUSU
8 22/06/2008 - 01:12 TATİLE ÇIKIYOR MUSUNUZ?
8 11/06/2008 - 15:59 HASED EDENİN HAL-İ PÜR MELALİ
8 28/05/2008 - 11:33 KOMŞUSUZ OLMAZ KOMŞUM!
8 12/05/2008 - 19:59 HEVA VE HEVES MABEDİNİN KURBANLARI
8 30/04/2008 - 13:06 HÜZÜN BENİM HARCIMDIR!
8 20/04/2008 - 01:37 TEFEKKÜR ETME VE FERASET
8 09/04/2008 - 16:56 ÇATIRDAYAN AİLE
8 26/03/2008 - 20:49 İMAN İTAAT İSTİYORDU HANİ!
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
4 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
5 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
6 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
7 4+4+4 için karar günü!
8 Zana'ya 10 yıl hapis cezası
9 Tarihi affın affı da geldi!
10 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com