Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

08 Şubat 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

İnsan Kendini Ne Sanıyor?

Şeyda HEKİMOĞLU - 25/08/2010 - 12:29

Yaratılan mahlûkat içinde en kayda değer olan, bin bir çeşit nimetle teçhiz edilen bir tek insandır… Diğer yaratılanların insana hizmete amade kılınmasından başka kıymeti yokken, insan başlı başına bir değerdir. Âlemlerin Rabbi olan Allah(c.c) insana özel bir statü veriyor yaratılanlar içinde. Her varlığı insana hizmete koşuyor, insanı ise kendine kul olmaya…

Ancak dünyaya bitimsiz bir rahmetin nişanesi olarak gelen insan, Rabbini unutmaya çok çabuk davranabiliyor. Geçici dünyanın devinimleri içinde gerçek amacını, yaratılış gerçeğini unutup, tabiri caizse sanal bir gerçeklikle oyalanıp duruyor. Bununla bitmiyor bir de kendine hiç yakışmayan davranış tarzları ediniyor. Örneğin pek burnu büyüyor, küçük dağları ben yarattım kabilinden höykürmelere başlıyor. Kendi hem cinsleri arasında mevkice düşük olanları değerce de düşük zannetme aldatmacasına kapılıp kibirleniyor. Aşağılıyor ve başkasına değer görmediği kadr-i kıymeti sadece kendi nefsine reva görüyor.

Rabbe kul olmayı bilmemiş bir çakılı direk gibi diklenen insan kendini pek bir şey sanmaya başlıyor. Aklınca kendinden başka değere sahip kimse yokmuş havalarında afralarından tafralarından geçilmiyor. Öyleki manen batağa saplandığının ayırdında olmadığı gibi kendini düzeltmenin de gereğine inanmıyor. Rabbe eğilmeyi, insana eğilmekle eşdeğer mi biliyor ne? Kendini kusursuz yaratan yaratıcısının karşısında eğilmek aklına gelmiyor. Bu yanılgısının tek kurbanı ise kendi oluyor.

İnsanın bir türlü baş eğmeyen azgın nefsi varlığı, yönelişlerinin tabii sonucunu fiziksel görünümüne de yansıtıyor. İki dirhem bir çekirdek giyimi içinde zımba gibi bir duruş, çevreye yüksek bir tepeden bakar gibi, gözlerini kısıp insanları kategorize eden ayrıksı bir bakış… Hiç eğilmek istemez bir duruş ile kendini bir şey sanmalar… İnsana hiç yakışmayan tavırlar. Rabbi ne diyor böylesine; “insan ne olduğuna bakmaz mı?” Atılan pis kokulu bir sudan yaratılmış insan, kendine lütufkâr olan Rabbini nasıl unutmaya cüret edebilir?

Kibir ve gururun insan bedenindeki görüntüsü dimdik dikelmiş, hiç kimseye boyun eğmez bir başkaldırış olarak aksu amel ederken, kul olma bilinciyle şuurlanmış bir nefis, tevazu ve munis bir görüntüyle Rabbinin huzurunda olmanın bilinciyle başını edeble eğmiş pozisyondadır. Kibirli insanın yanılgısı, iman eden nefsin bu tevazusunu diğer hemcinslerine de teşmil sanmasıdır. Hâlbuki iman edenler diğer hemcinslerine eğilmedikleri gibi, onlara karşı kibirlenmezler, kendi aralarında merhametli ve sevgili, düşmanlarına karşı ise pek tavizsizdirler. Rab için gereğini yaparken de adaleti elden bırakmazlar. Bu, kendi konumunun farkında olan imanlı bir nefis ile kibirli ve kendini bir şey sanan başkaldırmış insan arasındaki en önemli farktır.

İnsan, aslında atılan, kokuşmuş pis bir su iken kendini bir şey sanmaya başlayınca hak etmediği bir konuma kendini oturtuyor. Zaaflarına, zalimliklerine, adaletsiz ve keyfi tavırlarına rağmen kendinden memnun bir azgınlık içinde asıl hakikatleri unutuyor. Yapıp ettiklerinden sorulmayacağını vehmettiğinden kendini değiştirme, düzeltme ameliyesini de başlatamıyor. Bu eksikliği hissetmiyor ki başlatsın! Kendini, sahip olduğu tüm emanetlerin asıl sahibi gibi gördüğünden dilediği tasarrufları yapıyor, hiçbir kural dinlemeden…

Sonra ne mi oluyor? Kendini yere göğe sığdıramama, küçük dağları ben yarattım tafraları, her şey benden sorulur naraları ve bitimsiz bir zulümle meşgul olma hali sürer gider… Taa ki Rabbinin dilediği mühlet doluncaya kadar… İşte o zaman insan aslında hiç de kayda değer olmadığını anlıyor! Rabbini bilmez, tanımaz olunca hiç de bir kıymeti kalmıyor insanın… Allah’ın verdiği değeri baştan kabullenmediği için kendini hiçliğe mahkûm etmiştir. Sonu hüsran olan bir dünyadan sonra ebedi bir azab dönemi kaçınılmazdır artık… Dünyanın geçici ve sanal ortamından sonra Allah’ın da rahmetinden uzaklaştırılmış olmanın sonsuz ızdırabı beklemektedir onu…

Hâlbuki tüm hakikat daha önce kendisine bildirilmiş, beyan edilmişti. Uyarıcılar görevlerini hakkıyla yerine getirmişlerdi. Tek bir insanın bile ilahi hitaptan nasipsiz kalmaması için canlarını dişlerine takmışlardı. İlahi hitap olan kutsal kitap her dönem aralarında idi. Tenezzül edip kitaba başvursa idi, gereğinden fazla büyüyen burnunu dikmez, önünü görmez bir şekilde caka satarak yürümezdi insan. Konumunu fark eder, ilahi olanın sınırlarını aşmaz, tağutlaşmazdı. Dünyanın da ahiretin de gerçeğinden haberdar olur, yararlı iş işleyen mesut insanlardan olurdu. Rabbine “ sen sensin, ben ben” demez, “yerlerin ve göklerin tek ilahi sensin ey Rabbim!” der secdeye kapanırdı.

Ne ettiyse kibirli nefsi etti kendine… Allah zulmedici değildi kullarına… Ne ki kendi nefsi uğruna zulmü, azabı ve cehennemi kazanan insanın kendi yönelişleriydi. Gerçi kendini bilmezliği öyle bir raddeye gelip dayanıyordu ki, bazen kendi tercihlerinin sonuçlarından Rabbini sorumlu tutarcasına isyana düşebiliyordu. “Allah istemeseydi biz şirk koşanlardan olmazdık!” hezeyanlarıyla kendini aklamaya çalışır. Fakat artık hakikatlerin ortaya döküleceği, gizli ve saklı kalan her şeyin deşifre olacağı, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhine şahitlikte bulunacağı ahir demde hiçbir şey istediği gibi olamayacaktır. Beklemediği, hayal edemediği ilahi bir muamele ve hesap alt üst edecektir, kendini bir şey sanan insanı… İşte o günün yakıcı pişmanlığı” ah keşke toprak olsaydım!” nidasıyla gök kubbeye salınacaktır, ne ki karşılık bulamayacaktır!

İnsan kul olma makamının kıymetini fark ettiğinde, kendisine biçilen konumun hakkını ifa etmeye başlayacaktır. Rabbini bilmek kendini bilmektir çünkü. Onun Rab, kendisinin kul olması hiçbir hakikati olumsuz yönde etkilemez. Aksine fıtri mecrasına sokar. Konumunu bilmek kendini bir şey sanmaktan da koruyor. İnsan önce sanrılarından kurtulmalı, sonra da konumunun hakkını vermeye çabalamalıdır. Bilmelidir ki, kazananlar ancak çabalayanlardır. Üç aylar bu anlamda eşsiz fırsatlar sunuyor bizlere… İnsan Rabbine muti olmalı ve iradesini maneviyatını kuvvetlendirme yönünde kullanabilmelidir. Rabbine karşı kibirlenme gafletinden vazgeçmeli ve mütevazı bir kul olmanın hazzına ermeyi kendine bahşedebilmelidir. 


970

 

YORUMLAR

şırnaklı 07-12-2010, 08:49:44
Sayın yazar yazılarınızla bizim aramıza çok mesafe girmedi mi acaba, hakkımız olanı istiyor yeni yazı bekliyoruz. Allah yar ve yardımcınız olsun, kaleminiz insanları iman güneşi ile aydınlatsın.
 
makul 12-09-2010, 14:18:20
İnsan kendinin ne olduğunu anladığı zman kul olmayı anlamlandıracaktır, zaten sorun ne olduğunu anlamlandıramaması ve ne olduğunu anlama çabasında olmamasıdır. İşte burada iş siz değerli kalem ve bilgi sahibi insanlara düşmektedir, bunu ısrarala vurgulama ve insanlara anlatmak sizlere düşmektedir, bu bir sorumluluk olarak sizlere düşmektedir. Yazılarınız ile bizleri aydınlatmakta ve bizleri uyarmaktasınız Rabbim yardımcınız olsun.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/07/2011 - 08:47 Sevgili Kızımla Hasbihal -3
8 06/06/2011 - 08:31 Sevgili Kızımla Hasbihal (2)
8 21/04/2011 - 10:16 Sevgili Kızımla Hasbihal (1)
8 25/08/2010 - 12:29 İnsan Kendini Ne Sanıyor?
8 19/03/2010 - 19:49 ÖZEL BİR ÜMMET OLABİLMEK
8 21/02/2010 - 13:47 HATIRLANMASI GEREKENLER
8 28/10/2009 - 13:52 BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI BAŞKA BAHARA MI?
8 22/10/2009 - 23:05 DEJENERASYONUN TESETTÜRDEKİ YANSIMASI
8 01/10/2009 - 08:35 Zor Zamanlarda Sınanmak!
8 14/06/2009 - 14:19 ÖRNEK İNSAN KITLIĞI
8 18/05/2009 - 21:04 EN YAKINLARIMIZLA İMTİHANIMIZ
8 12/04/2009 - 21:39 Okumak ve Kendini Bilmek
8 23/03/2009 - 15:05 ÇANAKKALE ZAFERİNİN DAYANDIĞI GÜÇ: İMAN
8 01/02/2009 - 13:26 SÖZÜM İNSAN OLANADIR!
8 14/01/2009 - 17:29 Gazze! İçimde Tarumar Olan İnsanlıktır!
8 16/12/2008 - 09:04 KARİZMATİK KALASLAR
8 03/12/2008 - 05:18 KUTLU YOLCULUK BAŞLADI!
8 14/11/2008 - 14:13 İHMAL EDİLEN BİR İBADET
8 28/10/2008 - 09:57 BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…
8 15/10/2008 - 12:58 ZAMAN BİLİNCİ TAŞIYANLARIN FARKI
8 07/09/2008 - 01:22 Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti
8 17/08/2008 - 00:02 FESADI HAYAT TARZI EDİNENLER
8 05/08/2008 - 07:52 MÜREFFEH AZINLIĞIN AZGINLIĞI
8 16/07/2008 - 01:05 UĞUR BÖCEĞİ VE SUÇLULUK DUYGUSU
8 22/06/2008 - 01:12 TATİLE ÇIKIYOR MUSUNUZ?
8 11/06/2008 - 15:59 HASED EDENİN HAL-İ PÜR MELALİ
8 28/05/2008 - 11:33 KOMŞUSUZ OLMAZ KOMŞUM!
8 12/05/2008 - 19:59 HEVA VE HEVES MABEDİNİN KURBANLARI
8 30/04/2008 - 13:06 HÜZÜN BENİM HARCIMDIR!
8 20/04/2008 - 01:37 TEFEKKÜR ETME VE FERASET
8 09/04/2008 - 16:56 ÇATIRDAYAN AİLE
8 26/03/2008 - 20:49 İMAN İTAAT İSTİYORDU HANİ!
 

DUYURULAR

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zeynep IŞIK

Ey Hüseyin!

RÖPORTAJ

 
En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
2 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
3 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
4 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 Altan Tan:  Arınç 'Haddimi Aştım' demelidir
7 MİT'e ifade davetine hükümetten ilk tepki
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Demirtaş Roboski'deydi: 'Halkına zulmediyorsun'
10 'Afet yaşıyoruz. Bizim gücümüz kar temizlemeye yetmiyor'

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Kürtler ve Lütuf

En Çok Yorumlananlar

 Bugün  Dün  Bu Hafta Bu Ay  
1 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
2 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
3 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
4 KCK'den 12 kişi daha tutuklandı
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 KPSS’de kopya skandalı sonrası 8 kişinin cezaları verildi
7 Dışişleri Arşivleri Açılıyor
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
10 Kakeyî; “Türkiye, Roboski kurbanlarının ailelerinden özür dilemelidir”
Yorum Hattı
süper bir değerlendirme, tebrik ediyorum......
Hawar
Bülent Arınç >>
düşünen beynine, kalem tutan eline ve yazan kalemine sağlık. inşaallah zatı muhterem okur yazınızı....
idris fidan
Bülent Arınç >>
Corba!
Dun sabah corba icerken, ansizin bir vizilti duydum. Bir sinek icgudusune engel olamayip dalmis beni...
Bako
Linç güruhuna gevap Yüzü kara olanın eli kara çalar >>
Ölüm denizinde iman kabul değilse, bedeni de gelecek nesillere ibret kalabilir
Yavuz ağabeyin bu değerlendirmesinden sonra British Müzesinde bedeni bütün dünyaya bir ibreti alem ...
kutbeddin nurlubaş
Ölüm Denizinde İman! >>
Sayın yazar emeğinizden dolayı allah sizden razı olsun. ...Kürt millileşmesi tek parçalı, tek boyutl...
yasir kaya
Millileşmede Ulusal Hareketlerin Rolü >>
molla ubeydullah dalar
hocam yazınızdan çok etkilendim ubeydullah hoca akrabam olur onun şehit edilmesi beni çok sarstı.ken...
mehmet nuri
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3) >>
Selamun Aleykum
Allah'ın rahmeti ve bereketi onun yolundan gidenlerin üzerine oldun.. Günümüz mevcut şartlarını dü...
Eşref Güler
Fıtri Özelliklerin Kaybedilmesi >>
Lütfunuz(!) başınızı yiyecek!Aynen Katılıyorum!
Akp ye oy verdiğim halde sayın ünsalın eski akp milletvekili oluşu bile gözüme batar oldu... Neden d...
Hüseyin Can
Kürtler ve Lütuf >>
selamlar
dikkate alınırmı bilmiyorum ama bir öneride bulunmak istiyorum.örgütlenmelerde bu bir web sitesi,bir...
f.pala
Öze Dönüş Platformu ve Kadın >>
ALLAHIN selamı magfiret ve bereketi üzerine üzerimizde olsun.hocam bende gecen bu tarz bir eleştirir...
sabahattin
Eleştiri Hastalığı >>
bassagligi
degerli insan senin olumune cok uzuldum sizin gibidegerli insanlari kaybetmek derinden insani etkili...
zelal serhat
Abdullah Varlı Vefat Etti >>
En iyi kürt ölü kürt kardestir.müslüman türk kardeslerin sözü!!!
yorum baslikta... wesselam...
özgür ebuzer
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ >>
kim şehid etti?
Peki kimler şehid etti bunu da yazın bi öğrenelim....
Mustazaf_Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Seni Rahmetle Yad ediyoruz ey şehid. Ebuzerin yoldaşı. Mustazafların mazlumların yol arkadaşı. Se...
Nezan
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Öncelikle Allah sizden razı olsun, bu güzel çalışmanızdan dolayı. Allah emeği gecen herkesten razı o...
Zaza Kemal
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Ayrıca
Ayrıca söyleşinin ikincibölümü İle BENAV arkadasın sonradan yapacağı yorumu merakla bekliyorum:)))...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Allah razı olsun sizden
Üstatı bütün yönleriyle, sorularla cevapladığınız için Allah sizden razı olsun, özellikle dönemim y...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
ayna bakmak
___________________________ EDİTÖR: Bizim misyonumuzda hakkı ve hukuku savunmak,zulme ve haksızlığa...
mehmet
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Ölüden diri, diriden ölü çıkarılır
“Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor.” Rum Sûresi, 30:19. Sunuhatta, Bu aye...
Kutbeddin Nurlubaş
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Çok şey biliyormuş gibi yazıyorsunuz.....
Yurt Gazetesinin manşetten verdiği haberi eleştiriyorsunuz... Ancak Müslüman Kardeşler Örgütünün kur...
semirseyhan
"Müslüman Kardeşler'den Alevilere Ölüm Çağrısı" !!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
İbrahim SEDİYANİ

Bülent Arınç

Ahmet ALTAN

Ortadoğu

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Felekê Yeman!
Roboski Katliamı +18 Görüntüleri
33 Kurşun Şiiri - Ahmed Arif
Dersim 38 Belgeseli 7. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 6. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 5. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 4. Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
MİLYONLARCA MÜSLÜMAN ARAFAT'TA
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com