Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.

URANYUM MU KUR'AN MI?

- 17/08/2010 - 00:02

 Francis Bacon’un “Bilgi güçtür” meşhur sözünü duymayanımız/okumayanımız yok sanırım. Daha ilkokul sıralarında, kalemin kılıçtan keskin olduğu söylemi üzerinden dolaylı da olsa öğretmenlerimiz, bize bilginin en büyük güç olduğu gerçeği kavratmaya çabalandıklarında bile, beşkardeşlerini kullanmaktan hiçbir zaman geri durmadılar. Ben işin bilimsel yönünden ziyade herkesin anlayacağı bir şekilde Uranyumun zenginleştirilmesi konusuna değinip, anlatmaya çalışacağım. 

Elementlerin her biri bulutlara kadar yükselen gökdelenin birer katları gibidirler. Her kat bir elementi temsil eder. Kimisi zemin katta bulunurken kimisi de en üst katta bulutların arasında yerini alır. En üst katta bugün için, şimdilik Uranyum yerleşmiş durumdadır. Katların yüksekliği elementin sahip olduğu potansiyel enerji ile ilgilidir. Bir gökdelenin en üst katına merdivenlerden çıkarken nasıl enerjiye ihtiyacınız varsa elementlerde yukarı bir kat çıkmak için dışarıdan ek enerjiye ihtiyaç duyarlar ancak aşağıya inerlerken tam tersine dışarıya enerji verirler. 

Uranyumun, bir altındaki dairede bulunan elementin, bir atomu Uranyumun katına çıkmak, yani kısacası uranyumlaşmak için, birkaç yüz tane Atatürk barajının ürettiği enerji kadar, enerjiye ihtiyacı vardır. Ancak Uranyum elementinin bir atomu, bir alt kattaki daireye inmek istediğinde, dışarıya birkaç yüz Atatürk barajının ürettiği enerji kadar enerjiyi açığa çıkarır/dışarıya verir. İşte Uranyumu bir alt kattaki daireye indirme/kandırma çabası Uranyumu zenginleştirme işlemi denir. Hele Uranyumu zemin katta kadar indirdiğinizi düşündüğünüzde ise elde edilen enerjinin büyüklüğü hayal bile edilemez boyutlarda olacaktır.

Şimdi bütün mesele, bu muazzam temiz ve ucuz enerjinin nasıl kullanılacağı ile ilgilidir. Çünkü bu açığa çıkan enerji aynı zamanda korkunç bir silaha da dönüşebilmektedir.

Bu enerjinin keşfedilip denenmesinden (17.07.1945) çok kısa bir süre sonra 26.07.1945 Birleşik Devletler ve Büyük Britanya eğer koşulsuz teslim olmazsa Japonya’yı “derhal ve tam yıkım”la tehdit eden ultimatonlarını verdiler. Bu korkunç silahtan habersiz olan Japonya bu tehdidi 2 gün sonra reddederken. Silahlarını denemek için artık gün doğmuştu 6 Ağustos 1945 Hiroşima’da, 3 gün sonra 9 Ağustos 1945'te Nagazaki’de deneyerek 200 binden fazla sivil insanı katledilerek iki şehri haritadan sildiler. Bunun arkasından Japonya’nın bütün şehirlerin haritadan sildirecekleri tehdidi geldi. Japonya koşulsuz teslim oldu. 

Bilginin en büyük güç olduğu gerçeğini, Uranyumu bir alt katta/daireye indirerek bütün dünyaya kanıtlamış oldular.

Bundan sonra süper güçlerin karşılıklı nükleer denemelerine bütün korkunçluğu ile yer altında devam edildi. Yer altındaki bütün suyolları bu denemeler sonrasında tahrip edildi. Yeryüzündeki birçok göller ve akarsu kaynaklarının kurumasına sebep oldular. 

ABD ve Batı Uranyumun sivillere karşı silah olarak kullanılması konusunda, apaçık kötü bir geçmişe sahip olmalarına rağmen, bunu barışçıl amaçla kullanmak isteyen İran’a ardı ardına yaptırım yapmalarının sebebi kuşkusuz uranyumu zenginleştirme meselesi değildir. Kur’anyum ile ilgili bir meseledir.

Kur’an-ı Kerim öyle güçlü bir kitap ki, kendisi ile tanışan, insan olsun devlet olsun güçlenmekte, zenginleşmekte ve en önemlisi özgürleşebilmektedir. İnsanlar üzerinde İlahlık taslayanların, “özgür düşünceye sahip bireyler” istemedikleri gibi dünya jandarmasına soyunan devletlerin de “özgür ve bağımsız devletler” istemedikleri apaçıktır.

Kur’an-ı Kerim insana uranyumun sağladığı enerjiden daha fazlasını sağlamaktadır. Bu yüzden bu enerjiden rahatsız olanlar Kur’an-ı Kerim’in anlaşılmaması için ellerinden gelen her yolu denemişlerdir. Zaten dikkat edilirse İran Kur’an-ı Kerim’i kısmen de olsa merkeze yerleştirmeye başlamasıyla başı dertten kurtulmamıştır. Başına Saddam Hüseyin gibi bir bela musallat edilmiş 8 yıl boyunca kimyasal silahlar dâhil her türlü silaha maruz kalmıştır. Kuruluşundan beri, daha uranyum zenginleştirmesi söz konusu değilken bile batının ağır ambargoları en acımasız şekliyle uygulanmıştır. Ve hala da bu ambargolar devam etmektedir. Asıl problem özgür ve bağımsız bir devlet istememelerinden kaynaklanmaktadır. Ama Kur’an-ı Kerim’le hakkıyla tanışanların özgürlükten yana geri adım attıklarına tarih şahit olmamıştır.

Bu mübarek Ramazan ayında camilerimiz dolup taşmakta, herkesin ellinde istisnasız bir Kur’an-ı Kerim vardır. Ama okuduğunun içeriğini sorduğunuzda kimse cevap vermemektedir. İşte sömürgeciler kendileri için çok tehlikeli olan bu Kuranyum enerjisinden korunmak için böyle bir yöntem geliştirmişler. Halkımızı bu bilgiden uzak tutmak için oku ama hiç anlama… Öp de başına koyman yeterlidir. Entelektüellerimiz ya da entellerimiz içinde Din afyondur sloganı ile “onların bu kitaba küçümser gözle bakmalarını sağlayarak” onları da bu şekilde kitaptan uzak tutmayı başarmışlardır. 

Geçen hafta Metin Aydın arkadaşımın “Biblo Hayat” isimli deneme kitabını piyasaya çıkınca, içeriğini merak edip, hemen alma ihtiyacını hissettim. Ve aldım. Ama Allah bize 1400 yıldır bir kitap göndermiş, her gün okumamıza rağmen, neredeyse hiçbir Allahın kulu içeriğini merak etmemektedir. Bu ne korkunç bir cehalet ve aymazlıktır… Oysa Kur’an-ı Kerim, ilahi kitapları okuyup anlamayanları/yaşayamayanları kitap yüklü eşekler olarak tanımlanmaktadır. Camilerimize baktığımızda eşeklerden geçilmediği görülecektir. Bunu bir hakaret olarak değil Allah’ın bizatihi kendi ifadesidir. 

Eşini boşayan ve bir daha onunla evlenmeyi “Eşeğin minareye çıkıp ezan okuma” şartına bağlayan adamın hikâyesini bilmeyenimiz yoktur sanırım. Daha sonra pişman olan adam bu boşanma şartı içinde fetva aramaya başlamıştır. Bir türlü fetva bulamayan adam durmadan dinlemeden cami cami, imam imam dolaşmıştır. Bir ramazan gününde caminin tıklım tıklım olduğu bir sırada, yeni geldiği bir camide imamın kulağına eğilerek derdini fısıldamış ve çözüm yolu istemiş. İmam; “kolay halederiz” demiş ancak ezan vaktini beklemesini söylemiş. Ezan vakti gelince cemaatten Kur’an-ı Kerim Okuyan birisini yanına çağırmış ve okuduğu sayfadan ne anladığını sormuş adam “hiçbir şey” diye cevap verince imam misafirini gerekçe göstererek, yerine ezan okuması için adama minareye yollamış. Adam ezan okurken imamda, adamın fetva kâğıdına gerekli açıklamalardan sonra, adını soyadını ve caminin ismini yazarak fetvayı imzalamıştır. 

Oysa Hz. Musa Firavunun korkusundan ülkeler boyunca kaçtığı halde kitapla tanışınca (kendisine kitap verilince) tek başına gidip Firavuna meydan okumuştur. Firavun da onu alt etmek ve halkın gözünde küçük düşürmek için bütün sihirbazlarını toplamıştır. Sihirbazlar başarı sağladıkları takdirde önemli mevki makamları Firavundan talep etmişler, bunun hayali ile sahneye çıkmışlardır.

Ancak, Sihirbazların iplerini tek tek, Hz. Musa’nın asası tarafından yutulunca sihirbazlar bunun sihirle bir alakası olmadığını kesin bir bilgi ile anlamışlar. Bu bilgileri sonucunda hepsi Hz. Musa’ya iman etmek zorunda kalmıştı. Buna çok sinirlenen Firavun, sihirbazlara okkalı bir tehdit savurmuştur;

“…O halde ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve sizi hurma dallarında sallandıracağım. Siz de elbette, hangimizin azabı daha şiddetliymiş ve daha sürekliymiş öğrenmiş olacaksınız.”Taha-71

Ancak sihirbazların öğrendikleri kesin bilgi, bu tehdidin korkunçluğunu anlamsızlaştırmış ve Firavuna nerdeyse “hastır” diyecek bir cevap vermişlerdir. İşte sihirbazların öğrendikleri bilgi sayesinde kazandıkları yeni cesaret ve güç

Aynı şekilde, Nemrut’u uyarması için görevlendiren Hz. İbrahim korkusunu yenmek için Allah’tan ölülerin nasıl dirilteceği bilgisini istemiştir. Allah; 

Yoksa inanmıyorsun?” diye onu fırçalarken Hz. İbrahim;

İnanıyorum ama kalbim tam otursun istiyorum.” Diye kendini savunmuştur. 

Savunmadan sonra, bir deneyle bu kesin bilgiye ulaşan Hz. İbrahim, Nemrud’un karşısına dikilmiştir. Nemrud’un onu ateşle yakma tehdidine o da aynı şekilde “hastır” çekmiştir. İlahi bilginin gücü sınırsızdır. Kur’an-ı Kerim bu ilahi bilgilerle doludur.

Başbakanımız, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmatikliği, o tükenmez enerjisi ve gücünün kaynağı Kur’an-ı Kerim’den başka yerde aramamak gerekir..

En az başbakan kadar karizmatik, güçlü ve enerjik olan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in gerçeğinde de Kur’an-ı Kerime dayanma yatıyor. Onun hangi eğitim kademesinde Kur’an-ı Kerim’le tanıştığını bilmiyorum. Zira öz geçmişini araştırdığımızda sadece aldığı Üniversite eğitiminden bahsedilmektedir. Ancak beslendiği en iyi bilgi kaynağı Kur’an-ı Kerim’den de başkası değildir. Şöyle ki.

KCK operasyonda tutuklanan belediye başkanlarının darbe dönemlerinde olduğu gibi elleri kelepçeli tek sıra halinde, resimleri çektirilerek adliyeye götürmeleri üzerine Osman Baydemir, sert bir konuşma yapmış, hata ağzını iyice bozmuştu. Gelen tepkiler üzerine o geri adım atmak bir yana, davranışının gerekçesini Nisa-148. Ayetine dayandırmış tabir yerindeyse taşı gediğine koymuştu… Bunun üzerine tepkiler, havası boşalan balon gibi aniden sönüvermişlerdi. 

Son bayrak çıkışından sonra “organları yer değiştirmiş adam” sözü ile kendisine hakaret edilince. Baydemir yine Taha süresinin 71 ve sonrasındaki ayetlere dikkat çekerek Kur’an-ı Kerim referanslı bir cevap vermiştir. Osman Baydemir’in Kur’an-ı Kerim referanslı verdiği her cevap cuk diye yerine oturmuştur. 

Geçenlerde Milliyet haberde “Öcalan'ın istediği kitap şaşırttı.” başlığı görünce doğrusu ben o kitabın Kur’an-ı Kerim olabileceğini tahmininde bulundum. Ama yanılmışım. Avukatlarından istediği, Türk milliyetçisi akademisyen Prof. Dr. Abdulhaluk Çay'ın "Her Yönüyle Kürt Meselesi" kitabıymış... 

Tarihte demir parmaklıklar ardında hiç kimse örgüt yönetmediği gibi, hiç kimseye izinde verilmemiştir. Bu yüzden ben Osman Baydemir’in eninde sonunda demir parmaklıklar ardından, Abdullah Öcalan’dan gelen talimatların, aslında Ergenekon menşeli olduğunu anlayacak ve görecek feraseti olduğuna inanıyorum. Bu yüzden ona da eninde sonunda Kur’an-ı Kerim’den bir ayet okuyacaktır. Okuyacak ayeti de hazırdır sanırım. 

Osman Baydemir’in Kur’an-ı Kerim’le böyle sıkı fıkı ilişki kurması onu zaman içerisinden özgür ve bağımsız bir düşünceye götüreceği kuşkusuzdur. Osman Baydemir’in Kur’an-ı Kerim’i ana referansı olarak kullanmaya başlaması, hem Kürt hem de Türk Ergenekonu çok rahatsız ettiği gerçeğidir. Zira ipler ellerinden kaçıyor gibi.. Bu yüzden Osman Baydemir için iyi şeyler düşünmeyecekleri aşikârdır. Zaten son YAŞ toplantısında iki tarafında terfi almaması. Onları yeni arayışlara itmiş hata BM gözetiminde PKK’nın artık silah bırakılabileceğinden söz etmeye başladılar. Ergenekon yeni bir yapılanmaya gidiyor gibi.

Bu yüzden Osman Baydemir’in kellesi için tetikçiler ve kiralık katillere görev verilmeye başlandığını tahmin ediyorum. 20 Eylüle kadar ki eylemsizlik ya da silahları BM gözetiminde bırakma düşüncesi, bana fırtına öncesi sessizliği hatırlatıyor. Bu süre içerisinde Emniyet mensuplarının Osman Baydemir’i iyi korumaları gerektiğine inanıyorum. 

Emekli Koramiral Atilla Kıyat, bir TV kanalında 1993-97 yılları arasındaki faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu ifade etmesine 17 bin faili meçhulün, faillerini bulmuş olması kadar çok çok sevindim. Zira o yıllarda Allah adına Kürtlerin okumuş aydınlarını, sanatçılarını ve işadamlarını tekbir getirerek enselerinden bir bir vurup öldürenlerin, kimler tarafından kiralandıklarını da öğrenmiş olduk. Öğrenmiş olmakla beraber en azından onların Müslüman olmadıkları ya da en azından Müslümanlar adına iş yapmadıkları artık kesinleşmiş oldu.

Allah bir şey olmasını dilediği zaman sadece “OL” der o da oluverir. Kitabında herkes için değişmez bir “ecel vaktinin” olduğunu bildirmiş olmasına rağmen Allah’ın adına masum insanları öldüren kişilerin İslam’la yakından uzaktan alakaları olmadığı da ortaya çıkmış Allah’ın adına tetikçilik ve kiralık katillik yapanların yalanları ortaya çıkmış oldu… Daha önce ki süreçlerde olduğu gibi bundan sonra ki süreçte de iyi bilinmelidir ki…

Allah’ın tetikçilere ve kiralık katillere asla ihtiyacı yoktur.

Ve onları kiralamaz da. 

Ağustosun ikinci haftasında Japonya’ya atılan atom bombaları kadar yine Ağustosun ikinci haftası içerisinde 26 yıl önce silahlı mücadeleye başlayan PKK ile sürdürülen kirli savaşta da bölgemizde de atom bombası yemiş kadar sivil insan kaybı yaşanmıştır.

Bu sisteme inandığım için değil bu kirli savaşın sona ermesi ve kirli çamaşırlarının sergilenmesi için önümüzdeki anayasa oylamasında tercihimiz YETMEZ ama EVET olmalıdır.


1150

 

YORUMLAR

hakkarili 18-08-2010, 01:28:32
Yazı da tam yerine oturmuş ve gerçekler çok güzel şekilde akıcı cümleler ile işlenmiştir. Mahmut abi seni seviyoruz, başeğmek için başkaldırmak gerekir, firavunları devirmek için yüreklice Allah'a sığınıp gerçekleri bu şekilde haykırmak lazımdır. Kur-an-i yürekler ve diller susunca zulüm ve firavunlar kurtuluş olarak görülüyor, onun için Kur-an ile yaşayanlar ayetleri ve hakkı yüksek ses ile haykırmalıdırlar ki Allah'a verceğimiz hesapta razı olunanlardan olalım.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 22/10/2010 - 23:08 GolaReqo
8 16/10/2010 - 20:39 Maymun’un Aşkı
8 17/08/2010 - 00:02 URANYUM MU KUR'AN MI?
8 05/08/2010 - 01:11 DELİLER ZAMANI
8 28/07/2010 - 12:57 Taşlar Meclisten geçti
8 20/07/2010 - 15:00 ZERGAN AŞKINA
8 08/07/2010 - 12:00 Özür Dileme Me
8 07/09/2009 - 20:49 KÜRT AÇILIMI (aç açı ve açamazı!)
8 09/07/2009 - 09:34 Meles u Melisa-II
8 13/06/2009 - 00:35 Meles u Melisa
8 05/10/2008 - 20:02 Ayşe Apo-III: Zîlân
8 13/08/2008 - 02:23 TÊLİ
8 10/07/2008 - 00:24 Ayşe Apo
8 06/05/2008 - 22:05 Sıra Dayağı
8 24/04/2008 - 11:56 Uğur Kaymaz İlköğretim Okulu (Uğur’un İhalesi)
8 04/04/2008 - 01:27 Taş Atma Kursu
8 18/03/2008 - 22:54 Gençlik Köprüsü
8 12/03/2008 - 00:10 + 18
8 7/2/2008 - 17:30 Türbanlı
8 26/03/2008 - 16:15 Amûd Sineması
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
3 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
4 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
5 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
6 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
7 4+4+4 için karar günü!
8 Zana'ya 10 yıl hapis cezası
9 Tarihi affın affı da geldi!
10 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com