Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
İNANCIN GÖLGESİNDE

- 04/05/2008 - 18:29

Duyguları ve zihni gelişmemiş ilkel insandan, 21. yüzyıl insanına kadar geçen sürede Tanrı’ya inanma-inanmama sorunu insanların zihnini en çok meşgul eden meselelerin başında gelmiştir. Çok zahmetli bir çaba sonucu elde edilen inanç, korunma altına alınıp eğitilmezse sabun köpüğü gibi eriyip yok olur.

Tanrı’ya inanç zihindeki artıkların ve kalpteki kirliliğin defedilmesi sonucu meydana gelip, eylemde bulunma sorumluluğuyla noktalanır. Eylemsiz her inanç, birer inançsızlıktır. Çünkü inanç, inanan varlık ile inanılan varlık arasında bir anlaşmadır. Mutlak irade ile cüz’i irade arasında gerçekleşen bu akitte, güçlü olan varlığın koymuş olduğu kurallara şartsız itaat edilmesi güçsüz olan varlık tarafından onaylanmıştır. Konulmuş olan bu kuralları sorgulamaya kalkmak ve kendi özgürlüğünü kısıtlama anlamında yorumlayıp hayatına uygulamamak, kişiyi inançsızlığın uçurumuna doğru sürükler. İnandığını ileri sürmesine rağmen, inandığı varlığın emirlerini değil de kendi hevesinin ve seküler zihniyetin emirlerini yerine getiren kişi; ya inanç konusunda bilgisizdir, ya toplumun baskısından korunmak için öyle görünüyordur, ya da koymuş olduğu hedeflere ulaşmak için, dini kendi emellerine alet etmesi gerektiğinden dolayı öyle davranıyordur.

Peki, inancın insanoğlunun omuzlarına yüklemiş olduğu sorumluluğun mahiyeti nedir? Yol ayrımını sivrileştiren, safları keskinleştiren bu sorumluluk “kendini kurban etme” anlayışıdır. Sevdiği, arzuladığı, bağlandığı bir şahsı veya nesneyi yüce varlığın emri direktifinde gözünü kırpmadan feda etmedir inanç sahibi olmak. Hayatın ilahi rehberlik kılavuzunda yürümemesine öfkelenme, atılan her adımın aşkın kuvvetin rızasını kazanıp kazanmadığını hesap etme, zihninde ve yüreğinde Tanrı’nın nefesini hissetmedir inanç sahibi olmak. İnançtır ki baba ile oğlu, kardeş ile kardeşi savaş meydanlarında çarpıştıran, karı ile kocanın arasını açtıran, insana sevimli gelen mallarını hiç çekinmeden feda ettiren, tüm dünyayı karşısına alacak kadar yakıcı bir yüreğe sahip kıldırtan. Evet, inanç sahibi olmak kendini yadsımak, yok etmektir; başkalarını diriltmek için.

İnanç bir anda meydana gelmez. İnancın bireyin zihnine ve kalbine yerleşmesi için azımsanmayacak bir süreye ihtiyaç vardır. Bir anda inanç sahibi olamamanın nedeni ise, inancın bireyin hayatını köklü bir şekilde değiştirerek, onu ağır sorumluluklar altında bırakmasıdır. İnsan fıtratı gereği sahip olduğu alışkanlıkları kolay kolay terk edemez. Kendisine verilen iletilerin doğruluğu ve istemleri üzerine düşünecek bir zaman dilimine ihtiyacı vardır. Bu mesajların doğruluğu kabul edilse bile pratik hayata yansıması içteki ve dıştaki şeytanlar tarafından engellenir. İç ve dış şeytanlara karşı verilecek başarılı bir mücadele bireye inancın kapılarını açarken; başarısız bir mücadele bireyin zaten karanlıkta olan hayatını daha da karanlaştırarak uçsuz bucaksız dehlizlerde bir sersem gibi dolaşmasına neden olacaktır. İnancın kapısından girme kurtuluşa erildiği ve inancın zikzaklar geçirmeyeceği anlamına gelmemeli. Çünkü şeytan hayatın sonlanacağı ana kadar misyonunu devam ettirecektir. İnançlı birey de ebedi düşmanı olan bu güç karşısında atacağı her adımın dahi bilincinde olmalı ve sık sık özeleştiri yaparak eksiklerini düzeltme yoluna gitmelidir.

İnancın yetkin bir konuma yükseldiği bireyler adeta tüm kâinatı karşısına alacak kadar manevi bir güce sahip olurlar. Bu olgu tarafından çepeçevre kuşatılmış olan inançlı birey, hayatın iki zıt kutup arasındaki bir mücadeleden ibaret olduğunu müşahhas eder ve bu tetkiki sonucu bulunduğu safı daha da kavileştirerek engin ufuklara doğru kanat açar. Bu tür bireylerde hak-batıl ve biz-öteki kavramları şekillenmeye başlar ve bu kavramlar süreç içerisinde yaşamlarının vazgeçilmez birer parçası haline gelir. Başta teorik bir karakter olarak kendini gösteren bu anlayış, pratik karaktere doğru evrim geçirerek ‘kendine varış’ ile sonuçlanır. Kendine bu varış aynı zamanda Tanrı’ya bir varıştır. Bu seviyeye gelen bireyin artık tek bir amacı vardır: Kendine hoş gelen her şeyden inancı için feragat etme iradesine sahip olabilmedir.

İslam tarihinde –Hz. Âdem’den günümüze kadar- inancı uğruna tereddüde düşmeksizin kendini ve sevdiklerini Allah’a kurban etme anlayışını devam ettiren inançlı insanlar sürekli olmuştur. Ashab-ı Uhdud bu inançlı insanların sergiledikleri tutum hakkında bize ipuçları vermektedir. Müstekbir güçler, kendi inanç sistemlerini terk etmeleri için müminlere karşı hendekler kazdırmış ve içlerini ateşle doldurmuştur. Fakat müminler gelecek dünyada Allah’ın sonsuz azabına uğramamak için, bu dünyadaki azabı seçmiş ve kendilerinden sonra gelen Müslümanlara örneklik teşkil etmişlerdir. Kendileri için en önemli değer olan canlarını Tanrı’ya kurban edip sıradan, kof olan yaşamlarına zengin anlamlar yükleyerek ebediyete kanat açmışlardır. Ölümü beklemektense ölüme koşan, ölüme sevdalı olan ve sevdalarının karşılığında şehadet tacını giyerek özlerini gürleştiren bu azizler, inancı teorik tartışmalara ve vicdanlara hapsedenlere karşı tarihin karanlık dehlizlerinden çığlıklar atarak, bunların sahtekârlıklarını yüzlerine çarpıp, inancın varoluş ve yok oluş arasında bir sırat olduğunun çağrışımını zihinlerde canlandırırmışlardır. Zalimlere boyun eğmektense davaları uğruna kendilerini satan bu kutlu şahsiyetler, bu yolu kabul eden kişinin ne kadar ağır bir sorumluluğun altına girdiğinin adeta muştucusu konumundadırlar.

Ya Hz. İbrahim! Başında birçok trajik olay geçmiş büyük önder İbrahim peygamberden de alacağımız nice dersler vardır. Özellikle Allah tarafından kendisine bildirilen oğlu İsmail’i öldürme istemi inancın kırılma noktasıdır. İşin ilginç tarafı, Yüce yaratıcı tarafından kendisine verilen bu emri tereddüde düşmeksizin kabul etmesiydi. Ya oğul İsmail? O, babasının bu önerisinin Allah’tan geldiğinin bilinciyle ‘evet’ cevabını vermişti ve uzun yolculukları başlamıştı Moriah Dağına doğru. Tam üç gün süren bu yolculuk, baba ve oğul için adeta üç asır konumundaydı. Her saniyesinin kahredici, bunaltıcı havasına rağmen… Bu üç gün boyunca baba ve oğul ne düşünmüştü, ne hissetmişti, ne konuşmuştu… Konuşacak bir şey bulabilmişler miydi? Koskoca üç gün, yetmiş iki saat… Ölüme giden ilginç bir yolculuk… İbrahim’i acaba şüphe kapmış mıydı? Kim bilir belki de Allah yerine şeytan konuşmuştu onunla… Ama İbrahim’in emri aldıktan sonra direkt oğluyla konuşup, bu kasvetli, bunalımlı yolculuğa çıkması kalben mutmain olduğunun işaretidir. İyi de mutlak kudret nasıl böyle bir şeye izin verebilir? Böyle bir emrin ne dini kurallarla, ne de etik kurallarıyla örtüşecek bir tarafı yoktur. Mantık kurallarının devre dışı kaldığı bu olayda inanç işin içine girmiş ve olayın doruk noktaya çıkmasına yardımcı olmuştur. Bu dramatik olay, bizlere aklın her şeyi çözme gibi bir kuvvete sahip olamayacağını ve tıkandığı noktada inancın devreye gireceği mesajını vermektedir.

İnancın atmosferine girmek, adeta içi alevlerle dolu bir labirentte gezinmeye benzer. Acının, gözyaşının, kanın, nefretin hakim olduğu bu labirentte çıkış yolu yoktur. Zaten bunun içine giren birey böyle bir beklentiye de sahip değildir. O, kendine ve kendinden birer parça olanlara Allah yolunda feda edilmesi gereken varlıklar gözüyle bakıp, varoluşuna anlamsal bir derinlik kazandırmaya çalışır. Sonsuzluk ile sonlunun, kalıcı ile geçicinin, zorunluluk ile özgürlüğün ne anlam ifade ettiğinin bilinciyle sağlam adımlar atıp, ebediyete doğru kanat açar.  


713

 

YORUMLAR

Bêtkarili ENTEROĞLU 05-05-2008, 11:19:17
Değerli Azad kardeşimiz;
Bu akademik,bilgi yüklü ve akıcı yazından dolayı Allah razı olsun.Samimi ve içten gelen sade bir uslupla kaleme alınmış olduğun,okunduğu zaman cidden bunu görmek mümkündür.Ancak unutmamak gerekirki yazarın ufkunu açan,onu yeni arayışlara sefkeden ve ilham kaynağı,okuyucuların yorumlarıdır.Onun için bende öz eleştiride bulununarak acaba diyorum,ALLAH (c.c.) gibi muazzam ve alemlerin Rabbı olan Cenab-ı Mevla'nın bu güzel İsmi Celali ve Esmaul Husna var iken,neden o akıcı yazınızda tam 5 kere TANRI(!) kelimesini kullanmada adeta kendinizi mecbur hissetmişsiniz?Şüphesiz ameller niyete göredir.Yani Tanrı derken tabiki ALLAH(a.v.c)'yi kastetmişsiniz.Ancak ne varki Tanrı genelde Hristiyanlarca en çok teslis inancı ile kullanılan bir isim ola gelmiştir.Yine kullanmakta elbette bir günah yada vebalde yoktur ama İSLAM'a tabi olan biz inananlar için ALLAH lafzi celilinden daha güzel bir isim olamaz.Başarı ve muvaffakiyetlerinin devamını temenni ediyor,elinize,kaleminize ve yüreğinize sağlık diyorum.Allah razı olsun...
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 30/04/2012 - 14:20 Günah ve Tövbe
8 31/03/2012 - 17:08 Öfkenin Teorik ve Pratik Açılımı
8 27/02/2012 - 21:09 Eski İslamcılık Sendromu
8 25/01/2012 - 20:15 Kürdistanlı Müslümanların Durumu ve Öze Dönüş Platformu
8 18/12/2011 - 19:50 Din Siyaset İlişkisinin Kuzey Kürdistan'a Yansıması
8 31/10/2011 - 17:03 Dava Adamı Olmak
8 28/09/2011 - 16:22 Hayal ve Hakikat
8 26/08/2011 - 18:38 Kürdistan'da Dindar Olmak
8 27/07/2011 - 23:02 Kürdistan'da İslami Bir Partinin Gerekliliği 
8 30/06/2011 - 16:40 Cemaat ve Parti
8 20/05/2011 - 09:24 Şehit Orhan Korkmaz
8 17/04/2011 - 16:44 İtaat ve Başkaldırı
8 08/03/2011 - 15:17 Zalim Mazlum İlişkisi Çerçevesinde Kürdistan Meselesi
8 31/01/2011 - 17:19 HAZRETİ MUHAMMED 
8 21/12/2010 - 10:44 Kuzay Kürdistan'da İslami Mücadele Metodu
8 01/11/2010 - 11:02 BEN VE ÖTEKİ 
8 16/10/2010 - 20:49 PKK VE KÜRT İSLAMCILARI
8 28/08/2010 - 00:02 ANAYASA REFERANDUMU KARŞISINDA İSLAMİ KESİMİN TAVRI
8 07/08/2010 - 21:38 KÜRT İSLAMCILARI İLE TÜRK İSLAMCILARININ İLİŞKİLERİ VE ÇELİŞKİLERİ
8 12/07/2010 - 17:20 RADİKAL İSLAM’IN HANDİKAPLARI
8 14/06/2010 - 23:44 GAZZE YARDIM GEMİSİ’NDEN AKLA TAKILAN ŞÜPHELER
8 01/06/2010 - 08:22 EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM
8 02/05/2010 - 17:40 FUTBOL KÜLTÜ
8 28/03/2010 - 21:07 KÜRT MİLLİ KÜLTÜRÜ
8 28/02/2010 - 21:56 KÜRDİSTAN’DA AHLAKİ YOZLAŞMA
8 22/07/2009 - 18:47 ÖLÜM GERÇEĞİ
8 25/06/2009 - 17:45 PEYGAMBERLERİN MİSYONU
8 26/05/2009 - 16:34 İŞBİRLİKÇİ KÜRT VE ÖZGÜR KÜRT
8 27/04/2009 - 16:30 TELEVİZYON KÜLTÜRÜ VE TOPLUM
8 07/04/2009 - 11:28 İKTİDAR TUTKUSU
8 08/03/2009 - 14:38 AŞKIN BÜYÜLÜ HAVASI
8 11/02/2009 - 09:05 PKK’NİN TEORİK AÇIDAN ÇÖZÜLÜŞÜ
8 20/01/2009 - 00:04 İSLAMİ DURUŞ
8 16/12/2008 - 20:52 UMUTSUZLUĞUN PENÇESİNDE KIVRANIRKEN
8 22/11/2008 - 17:12 DİN VE AHLAK
8 27/10/2008 - 22:19 ŞİDDET VE MERHAMET İKİLEMİNDE KÜRT HALKI
8 01/10/2008 - 11:40 Kürd'ün Acınacak Hali
8 05/09/2008 - 17:23 Modern Dönemde Yalnızlık Sorunu
8 19/08/2008 - 18:54 BATI’NIN İSLAM ALGISI
8 04/08/2008 - 00:18 KUR’AN VE İNSAN
8 19/07/2008 - 20:01 KUTSAL KAN
8 03/07/2008 - 04:37 KALABALIKLARIN UĞULTUSU KARŞISINDA BİREYİN İTİLMİŞLİĞİ
8 17/06/2008 - 19:59 SÖMÜRGECİLİĞİN KÜRDİSTAN’DAKİ KAHPE YÜZÜ
8 31/05/2008 - 17:56 İDAAL CEMAAT ÜSTÜNE BİR KESİT
8 15/05/2008 - 19:46 ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ(!)
8 04/05/2008 - 18:29 İNANCIN GÖLGESİNDE
8 16/04/2008 - 00:06 Kürdistan'da Ümmetçilik İllüzyonu
8 29/03/2008 - 10:17 Devlet Ve Düşünce Özgürlüğü
8 28/2/2008 - 10:04 KÜRDİSTAN SORUNU
8 1/2/2008 - 12:02 KANAAT ÜZERİNE
8 3/1/2008 - 11:51 TRAJİK BİR OLGU: İNSAN
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
3 "O Emri Hangi Hayvan Verdi!"
4 İçişleri Bakanı'nın işaret ettiği komutan
5 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
6 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım
7 Tarihi affın affı da geldi!
8 Tanklar mesajdan sonra yürütüldü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
KAFİRLİK BUDUR İŞTE
İslam alimi diye egemn güçlerin menfaati uğruna ırksal ahkam kesen, fetva veren çok insan var. Türk ...
Mamoste
Dindarlar ve Kürtler >>
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Orhan Miroğlu

İki hatıra

Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com