Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Cemaatlerin Değişime Direnme Sebepleri (5)

- 02/06/2010 - 22:35
Cemaatlerin değişime en çok direndiği aşama zengin alternatif bulamama aşamasıdır. Bir tarafta değişime sevk eden şartlar ortadayken, diğer tarafta şartlar karşısında nasıl bir yolu takip edeceğini bilmemesi, değişim karşısında direnmesine sebep olmaktadır. Seçenek oluşturmayınca değişime karşı mecburen direnmek zorunda kalınıyor.

Cemaatlerin değişime direnme sebeplerini şu başlıklar altında sıralayabiliriz:

1) Zengin Alternatiflere Sahip Olmaması.(Yenilenmede Nasıl Bir Yol İzlenileceği bilmemesi).

2) Kişisel Etkenler. 

3) Yeni durumun Bireylerde Yaratacağı Ruh Hali.

4) Değişimin Ortaya Çıkardığı Belirsizlikler.

 

1)Zengin Alternatiflere Sahip Olmaması.

    Cemaatlerin değişime en çok direndiği aşama zengin alternatif bulamama aşamasıdır. Bir tarafta değişime sevk eden şartlar ortadayken, diğer tarafta şartlar karşısında nasıl bir yolu takip edeceğini bilmemesi, değişim karşısında direnmesine sebep olmaktadır. Seçenek oluşturmayınca değişime karşı mecburen direnmek zorunda kalınıyor. Buda yapının geçmiş hedef ve söylemlerinde ısrar etmesine sebep oluyor. Değişim olmalı seçeneğini yapılar öncelikle kabul etmeliler. Yoksa bireyler değişimi savunurken üst düzeyler eski olanda ısrar etseler yapıların inandırıcılık boyutu ortadan kalkar. Sabit adımlarla doğru yoldan gitmenin direnci mi yoksa seçeneksizlikten mi direniliyor, direnenler geçmişin öz eleştirisini mi yapıyorlar, yoksa yeniyi nasıl oluşturacaklarını mı hesap ediyorlar, bunun gibi noktalar ayırt edilmelidir.  Değişim gündemde ise o zaman sabit ve doğru olanın ölçüsü tartışılır. Demek ki eski olan da bir kusur var ki değişimden bahsediliyor. Yoksa tam olanı eksiltmenin anlamı yok ki, değişimden bahsedilince eski olanın kıymeti pek kalmıyor. Ortada iyiye gitmeyen bir sorun var olunca değişimden bahsedilir. Eğer değiştirilme olmayacaksa o zaman gündeme değişim getirilmez. Çoğu cemaatin değişim taleplerinden sonra zarar görmeleri değişime alternatif getirmemelerinden oldu. Bir cemaat zamanında değişimi yakalamıyorsa daha sonra yaptığı hiçbir yenilik işe yaramaz, ne erken nede geç zamanı gelmişse düzeltilmesi gereken ne ise düzeltilmeli. Zamana bırakılmış bir değişim şartların karşısında sekteye uğrar.

  Her cemaatin içinde değişim talepleri ortaya getirilince herkes rahatladı ve eskinin kusurlarını düzeltme umutları ile doldu. Fakat değişim talepleri istekleri karşılamayınca da herkesi zamanla birileştirdi, kimsede bunu fark etmedi. Bir noktada da aslında değişim yapalım denildi,  fakat bu değişimden çok geçmişim öz eleştirisi idi. Bundan dolayı cemaatler aslında değişimde olması gerektiği gibi başarılı olamadılar. Başarılı olamamalarının sebepleri geçmişin öz eleştirisini yapa yapa yeni bir alternatif bulamadılar. 

 Her cemaatin geçmişinde ayakta kalmak için verdiği bir mücadele mantığı vardı. Bu mücadele ona deneyim kazandırmışken, diğer taraftan da yeni bir sürece girme cesaretini de elinden alıyordu. Geçmiş deneyim çözüm üretmeyi çoğu zaman engelliyor, yeni bir süreç geçmişle birlikte sırta alınan yeni bir yüktür. Böyle bir durumda, eğer ki cemaatler yeni durumlara karşı nasıl bir hedef ve söylem geliştirmeliyiz, var olan yapıyı ve bireyleri ayakta tutmak için ne yapmalıyız şeklinde alternatif üretmez ise değişime sevk eden şartlardan kötü yönden etkilenecektir. Bu sefer erken davranmadığı için, değişim karşısında direnmeye verdiği zamanı sorgulayacaktır, sonuçlar ne olursa olsun keşke değişim geçirseydim diyecektir. Dünün söylemlerine yenilerini katalım mı, yoksa tamamen değiştirelim mi,  var olanın eksik tarafları neydi, yeni yöntem nasıl olmalı, hangi ilkeyle işe başlamalıyız, bu değişim ne kadar sağlıklı olacak şeklinde düşünülürse değişimin şartları yapıları fazlada etkilemez.

       Yapılar direnme yerine bireyleriyle fikir birlikteliği yaparsa, bireyler sahiplenmeyi daha fazla yapacaklar. Yeni yöntem ve söylemi geliştirmekte kolaylaşacak. Yenisine herkes sahip çıkacak. Amaç en güzelini yapmak için gönül birlikteliğiyle mücadele etmek olarak anlaşılacak. Sorunsuz bir mücadeleden bahsedilemez. Fikirsel birliktelik yakalanılırsa daha sonra çıkabilecek muhtemel bir sorun yapıları iç çatışmalara götürecek şekilde etkilemez. Zira yeni değişim ilkeleri fikirsel birliktelikle alınmıştır. Temel İslam’ı gereklikler, ilkeler, inanç ve sabit kriterler bilindikten sonra yapılan her yenilik dünya görüşüyle yapının kültürel birikimi olacak. Buda daha sonra yapının zengin bir birikime sahip olduğuna işaret edecek. Bireyler yapıyı daha fazla benimseyecekler.  Zenginlik yapılar için her zaman sorunlar karşısında tedirgin olmadan yola devam etmesinde artı puan olacak.  Bunların tersi değişimin önündeki engelleri teşkil edecek. Yapıların her değişime karşı direnmesine ve zamanla gerilemesine sebep olacak.

  2) Kişisel Etkenler:

 Yapıların içerisinde değişimi savunanlar ile değişime karşı olanlar arasında aynı kararı savunmama, değişime direnme etkenini ortaya çıkarır. Özellikle değişimi gerekli görenler ile mevcut durumdan memnun olanların aralarında fikir birlikteliği sağlamaması değişimin sağlıklı olmasını engeller. Değişime karşı olanların genelde düşündükleri, yeni durumda kendilerine nasıl bir görev düşecek. Eski söylemleri ne kadar etkili olacak, yeni durumda alabileceği rol, eski konumları ne olacak, değişim kimlerle nasıl olacak, eski rahatlıklarını kaybedecekler mi, ne kadar fedakârlık gerekli, yenilenme olursa dün söylediklerinin yanlış olacak mı veya bilgisel geçerliliği kalacak mı, yeni olanda payımız olacak mı,  şeklindeki bireysel yargıları değişime engel teşkil etmektedir. Bunların başında gelen en önemli etken ise üretici olmamalarıdır. Kendilerine seçmiş oldukları bir yaşantı şeklinin olmasıdır. Çünkü birey yeni değişimlere her zaman hazır olmayabilir. Bazen değişim ihtiyacı aniden olurken, değişimin tam oturması daha fazla zaman almaktadır. Böyle bir durumda değişime karşı olan bireylerin ikna olmaları zaman gerektirmektedir. Buda değişim karşısında direnmeye sebep olmaktadır. Zoraki olan değişimler ise daha fazla problem teşkil etmektedir. Değişimi savunanların ön hazırlıkları ve kendilerini değişime hazır hissetmeleri mevcut durumundan memnum olanlardan daha fazla çaba sarf ettikleri şeklinde anlaşılacak. Buda bireyler arasında uyumsuzluğa sebep olabilir. Özellikle değişim aşamasında direnenler hazırlıklı ve sabırsız olanların önüne engel teşkil edecekler. Buda değişime hazırlananlara içerde yeni bir sorun çıkartacaktır. İçerdekileri değişime karşı olanları değişimden yana ikna etmeye sevk edecektir. Böyle bir durumda temel yetersizlik ve hazır olmama durumu değişimi geciktirecek, daha sonra olan değişimde ise ilkin hazır olanlarda yavaşlama yaratacaktır.

3)Yeni Durumun Bireylerde Yaratacağı Ruh Hali:

 Yeni duruma uyum sağlama bireylerde farklı algılanacak.  Değişim daha olmadan bireyler ön yargılarla düşünerek, değişimi anlamaktan çok yavaşlatmayı tercih ederek, zamana bırakabilirler.  Değişim ile tavizi bireyler karıştırabilirler. Değişime, korku, çekingenlik, kaçış, bezme, yetersizlikten dolayı gidildiğini düşünebilirler. Şuna dikkat etmek gerekir böyle bir durum karşısında değişimin taviz değil gereklilik olduğu bilinmelidir. Taviz boyun eğme, çare bulamamaktan var olan duruma istemeden katlanmaktır. Değişim yöntem ve söylemde olması gereken bir gereklilik iken taviz yeterli gücün olmaması, boyum eğme, kabullenme, maslahat gereği gibi sebeplerden doğmaktadır. Fakat değişim bilinçli ve istenilerek karşılıklı söz alma ve görüş usulüne dayanılarak yapılan fikir birlikteliğidir. Ortada yenilgi hissi varmış gibi bakılmamalıdır. Zira değişim ihtiyacı görülmese eski olana devam etme seçeneği vardır. Olaya çaresizlikten doğan sebeplerden yenilenmeye gidilmiş gibi bakılmamalıdır.  Böyle bir durum yapıların içinde iki grubun doğmasına sebep olacak. Değişime hazır olanlar ile kararsız kalanlar.

 4) Değişimin Ortaya Çıkardığı Belirsizlikler:

 Her yeni durum beraberin de bir takım belirsizlikler ile güvensizlik duygusunu doğurmaktadır.  Belirsizlikler genelde sonuca çabuk gidilmediği için ortaya çıkar. Özellikle yenilenen bir olguda insanlar ilk verimi hemen almak isterler. Yapılan değişiklikler ve geliştirilen yeni söylem tutar mı mantığıyla iş yapmak isterler. Çünkü yapılar hareket ederek genelde deneyim kazanmışlar. Yeni olmayan bir yapı aniden değişime giderse, geçmişin deneyimini de hesaba katarak iş yapmak isteyecektir. Doğal olarak belirsizlik ortaya çıkmaktadır. Güvensizlik ortamı ise değişelim derken olandan da olmayalım şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yeni süreç daha çok teoridir, mevcut kadronun oturması için zamanın gerekli olduğunu bilinmektedir. Oluşturulmak istenenin geçmişsel birikiminin olmaması kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Bu durumda bireyler ikna olmadan yeni olanı kabul etmek istemezler.  Belirsizlik ile güvensizliğin olduğu bir ortamda yapılmak istenilene hep şüpheyle bakılacaktır. Buda değişimi geçirtilecektir. Mevcut kadro içinde kararsız kalanlarda umutsuzluk yarattığı gibi istenildiği şekilde verimde alınmayacaktır. Zira birey isteksizce iş yapacaktır. Değişimde öncü olanlar, diğerlerinin karamsar tavırlarından etkilenecekler. Etkilenmeseler de istedikleri gibi taşları oturtmak için daha fazla iş yapmak zorunda kalacaklar. Böyle olunca da değişimde istedikleri gibi geniş düşünmeyecekler. Buda verimli değişim geçirmeye engel olacaktır.

Değişim tek taraflı olmamalı, yukardan gelen değişim tabandan kabul edilirse o zaman sorun yoktur, eğer ki yukardan gelen değişim tabandan kabul edilmiyorsa yada şüphe ile karşılanılıyorsa o zaman sorun var, gündelik siyaset mantığı gibi hiçbir şey kolay değildir, yapalım demekle hiçbir şey düzeltilmez. Her yeni oluşturulan kavramların bir desteği olmalı. Uyalım zaman bize neyi gösterir demek. Eski hataların zamanla yeni hatalara zemin hazırlamasıdır.

( Devam Edecek)


1138

 

YORUMLAR

tevhid 22-10-2010, 20:31:00
selam hocam allah sizden razı olsun çok iyi tesbit etmişsiniz birazda ben de ilerye gideyim değişim diyenler malesef pasifleştirip camaatta ozaklaştırma politikalları da arkadaşlar iyi yapıyorlar sağolsunlar!birileri nasıl yapıyorsa bilmiyorum inşallah bu politikayı kendi tembelğinden kaynaklanıyor! birde başkalarının aklı ile ise allahın hasabı çok çetin olacak saygılarımla işe eğilelim çok önemli bir kunu ve selam
 
hakkarili 18-08-2010, 01:44:57
Sayın hocam devam edecek dediniz ama bu ara biraz fazla olmadı mı, bizleri okuyucularınız çok bekletmediniz mi?
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 02/06/2010 - 22:35 Cemaatlerin Değişime Direnme Sebepleri (5)
8 21/05/2010 - 17:45 Cemaatleri Değişime Zorlayan Etkenler(4)
8 30/04/2010 - 16:15 Cemaat Ürünü birey (3)
8 15/04/2010 - 21:07 Cemaat İdeolojisi (2)
8 06/04/2010 - 17:11 Cemaat Kavramının Çağdaş Oluşum Şekli(1)
8 30/07/2008 - 01:17 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-IV
8 15/07/2008 - 22:29 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-III
8 01/07/2008 - 20:06 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-II
8 19/06/2008 - 14:10 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-I
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
3 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
4 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com