Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Cemaatleri Değişime Zorlayan Etkenler(4)

- 21/05/2010 - 17:45
Yöntem değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu tartışmalardan hiçbir zaman çıkarmamışlardır. Alttan gelen değişim isteklerini sadece tartışmışlardır, kayda değer görmemişlerdir. Ne zaman ki beşeri kökenli dünya görüşleri ile devlet destekli sistematik güçlerin, cemaatlerin potansiyel varlığını bilmesiyle, rejime tehlike olarak görüp, cemaatlerin üzerine gidince değişimin gerekliliği ciddi boyutta tartışmışlardır.

Cemaatleri değişime sevk eden sebepleri kısaca şöyle sıralayabiliriz.

 1)Yasal şartlar (Cemaatlerin varlığıyla ilgili olan sistem tekelli zoraki değişmeler)

 2) Toplumsal şartlar (Yasal şartların etkisiyle yapıyı oluşturan bireylerin toplumla yaşadığı çatışmalardan doğan değişim tepkileri)

 3) Ekonomik şartlar (Gerçekleştirmek istedikleri planların maddi imkansızlıklarda dolayı yeniden yapılanmaya isteği)

 4)  Uzak şartlar (Cemaatleri dışardan etkileyen fikir ve yöntem farklılıkları).   

 Yasal şartlar:  Cemaatler kurulurken kendilerine belli başlı hedefler seçmişlerdi. Temel İslam’ı geleneğin mücadele sistemini referans alarak yöntem ve ilkelerini hedefleri doğrultusunda seçmişlerdi. İlke ve yöntemlerle değiştirmek istedikleri beşeri kökenli dünya görüşleri, sistematik kanunlar ve yanlış anlaşılan dini konuları düzeltmeyi çoğu amaç edinmişti. Başta seçilen bu hedeflerle belli bir zaman söylem geliştirerek oluşturulan mekanizma ilerleyerek ayakta durmuş. Fakat özellikle değiştirmek istedikleri argümanlarda ilerleyen zamanda değişiklik olmaması ve seçtikleri yöntemlerle teorinin başarısını elde etmemeleri cemaatleri yöntem değişikliğine sevk etmiştir. İlke ve yöntemlerle amaçlananlar hedefine varmayınca çoğu duraklama dönemini yaşamıştır. Cemaatlerin üst kadroları bunları erken fark etmeye başlamışlardır. Fakat yeni bir yöntemin oluşturulmasına hemen gitmemişlerdir. Her cemaatin içinde, cemaatin yenilenen potansiyel gücü olan gençlerde var olan teorik hedefler duyurucu etkisini azaltınca,  yöntem değişiklikleri tartışılmaya başlanılmış. Fakat var olan yöntemlerle de iş yapılmaya devam edilmiştir.

  Yöntem değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu tartışmalardan hiçbir zaman çıkarmamışlardır. Alttan gelen değişim isteklerini sadece tartışmışlardır, kayda değer görmemişlerdir. Ne zaman ki beşeri kökenli dünya görüşleri ile devlet destekli sistematik güçlerin, cemaatlerin potansiyel varlığını bilmesiyle, rejime tehlike olarak görüp, cemaatlerin üzerine gidince değişimin gerekliliği ciddi boyutta tartışmışlardır. Çünkü karşılarında beklemedikleri bir direnci görmekle kalmayıp tahmin edemedikleri kadar eleman kaybedince yasal zorluklardan dolayı zoraki değişmişler. Değişime direnenler ise var oldukları konumlarından eksildikleri kadar kalmışlardır. Bir adım bile ileriye gidemeden çoğu zaman da dağılmışlardır.

    Zoraki şartlar cemaatlere zarar vermeye başlayınca hedefler doğrultusunda yöntemlerimizi değiştirelim demişlerdir. Bunu demelerinin sebebi ise ulaşmak istedikleri hedefleri artık ikinci planda kalmıştır. Çünkü amaçlarını gerçekleştirmekten çok kendi elemanları ile uğraşmışlardır. Devletin her türlü oyunu karşısında dışarıda kendilerini kurumaya çalışırken içerde de ayakta kalmaya çalışmışlardır. Böyle olunca da hedeflere ulaşmaktan ziyade kazandıkları güçlerini kaybetmemek için içerde mücadele vermişlerdir. Oysa yıkmaya çalıştığınız bir düzen eli kolu bağlı sizin onu yıkmanızı bekleyecek değil ya, muhakkak savunmaya geçecek. Rejim kendi benliği kurumak için cemaatlerin üzerine gitmeyip de onca gücüne rağmen barış sağlayacak değil ya. İşte bu nokta da cemaatleri anlamak zor. Mekke müşrik devlet sistemini günümüze aktaracaksınız, ilk İslam’ı hareket mantığını benimseyeceksiniz, şehitlik, cihat, Tevhit kavramlarını işleyeceksiniz fakat darbeler karşısında hesaplamadığınız bir yıkımla karşılaşacaksınız. Her şeyin ince hesaplarını yapan cemaatler devletin potansiyel gücünü hesaplama gereğini bir türlü yapamıyorlar mıydı? 28 Şubat sürecine kadar sarsılmadan dindik direnerek İslam’ın öz gerçekliğini oluşturacaklarını sanıyorlardı. Post modern bir darbe ile daha önce söylemiş oldukları bedel ödeme gerekliliklerinin hiç birini yerine getirmeden allak bullak oldular. Ödenilen bedeller ise genelde bireysel oldu. Ordu en büyük darbeyi kendi personeline yaparken, cemaatler var oldukları yerde korku paniği ile sarsıldılar. Hiçbir cemaat dün biz bu şekilde hareket ediyorduk, şunları söylüyorduk, hedeflerimiz şunlardı demeden sanki hiçbir şey olmamış gibi bireysel ödenen bedelleri görmemezlikten geldi.  Bedel ödeyenlerin çoğu ise daha sonra cemaatlerden kopuk yaşadılar. Türkiye’deki cemaatler değişim ihtiyaçlarını her zaman dışardan algılanma tepkileri doğrultusunda değiştirmişlerdir.  İslam dinine uyup uymama tepkilerinden ziyade algılanma, tehlike ve güç kaybetme şekli onları değişime yönlendirmiş. 

 İşin en ilginç olanı ise rejim o kadar aham şahamlı bir baskıda üzerlerinde kurmadı. Şunu sormak lazım 28 Şubat sürecine gelinceye kadar, Müslümanlar daha mı az bedel ödüyorlardı. Cinayetlerin, kayıpların, sürgünlerin, kendi aralarında ki kavgaların, fişlenmelerin bedeli 28 Şubat sürecinden daha ağır değil miydi? Acaba cemaatler dışardan gayri İslam’ı darbe yemedikçe içerden kendilerini yenileme ihtiyacını hiçbir zaman görmüyorlar mıydı? Her şeyin hesabını teoride çok iyi yapan cemaatler zoraki şartlardan dolayı değişince hiçbir zaman kendileri olamayacaklarını da neden hesaba katmadılar. Hiçbir zaman biz yanıldık başta bu yöntemi seçmekten demediler, yöntemi değiştirmemizi zorla sağladılar dediler. Oysa kendi kendilerine yaptıkları kötülükler ile İslam’ın özüne yapıştırdıkları lekeler darbeden daha kötü idi. Peygamber Uhut’u kaybedince mücadele yöntemlerimizi onlar zorla değiştirmeden biz değiştirelim demedi. Bilakis mücadele yöntemlerine neden sadık kalınmadığını sorguladı, teoride yaptıkları planların ilk taviz nedenini sorguladı. Uhut ahitleşmekti,  anlaşma anlamına geliyor, sadakat yoksa başarıda yoktur, bedel yoksa kayıplar her zaman vardır demek, bu peygamber dişinin kırılmasına kadar gider, velev ki bu son peygamber de olsa sadakatsiz bir toplum ona bedel ödettirir.

 Cemaatlerin ilk kuruluş aşamasında ki yöntem ve tavırları İslam’a leke ve yanlış algılanma getirdiği gibi, inananlara da ağır bedel ödettirdi. Cemaatlerin verdiği zarardan sonra sistem onlara zarar verdi. Yoksa 28 Şubat sürecinden önce biz yanlış yapıyoruz demeyi kendilerine yedirmedikleri için, darbe onlar için aslında daha önce söyleyemedikleri yanlışlıklarına, bir noktada da söylemeye vesile oldu.

   Yasal şartların cemaatleri sıkıştırması onları zoraki değişikliğe götürmüştür. İslam dinin devlet motiflerini barındırmayan bir sistemin saldırma şekline hiçbir zaman meşruluk aranılmamalı.  Türkiye’deki cemaatler meşruluk aradılar. Yok insan hakları, yok vatandaşlık hakkı, yok din vicdan hürriyeti, yok yasal değil gibi konuları tartıştılar. Filler ile karıncaların yaşadığı bir sistemde filin kanunu işler karınca kala alınmaz. Cemaatler karınca iken fille baş etmek için adil şartlarla mücadele etmeye çalıştılar. Her zaman mücadelede de yöntem tartışması yaşadılar. Mücadeleye gidilecekse önce filin varlığı kabul edilmeli idi, cemaatler bırakın filin varlığını kabul etmeyi cüssesini bile görmek istemediler. Bütün bundan dolayıdır bu gün karıncanın saffı belli değil. Çöp toplamaktan başka bir şey yapmıyor. Topladığı çöpleri yuvasında koku çıkara çıkara karıncanın beyin kimyası değişti. Bu gün hangi cemaatin beyin kimyası düzgün, dün ağzında su taşıyan karıncaya saf belirleyen cemaatler acaba şimdi hangi safta yer alıyorlar. Dün değiştirmek istediği ve belli bir zaman beslendiği hedef cemaatlere tahmin etmediğinden zor, tahmin ettiğinden daha dirençli çıkanca cemaatler safsız kalıp hayalperest oldular. Oysa peygamber vatandaşlık hakkı, din vicdan hürriyeti, yasal yollar aramadı, İslam dininden ötesi yalan deyip, Tevhit kelimesini söyleyin malınızı ve canınızı benden koruyun dedi, eğer kabul etmiyorsanız da bizinle yaşadığınız sürece bizim kanunlarımıza tabi olacaksınız dedi. 28 Şubattan önce de sitem vardı, cemaatler en büyük yanlışlığı ondan önce yapmışlardı, değişim sinyalleri darbeden önce kendini hissettirmişti fakat değişime götürecek gerçek bir olgu ortada olmadığı için darbe onlar için değişime giden yolda cesaret kazandırdı.

 

 Toplumsal şartlar: Yasal şartların etkisiyle hareket alanı daralan cemaatler bireylerin etkisiyle toplumsal şartlara takıldılar. Çünkü cemaatin adı, ilkeleri, yöntemleri ve varlığı yasal şartlara muhatap olurken, bireyler de cemaatin toplumda algılanma şekliyle muhatap oldular. Yasal şartlar cemaat ile toplum arasına giren zoraki denge sistemini oluşturduğu için bireyleri çatışmalara sevk etti. Bireyler, birey-aile, aile-toplum, toplum-cemaat gibi çatışmalar yaşadılar. Çünkü birey, cemaat ile toplum arasında olan, cemaatin tanınma ve algılanma aşamasında topluma hitap eden cevabıdır. Toplumsal şartların cemaat üzerindeki etkisi, cemaatin toplumun isteklerine cevap verme şekliyle, vaat ettiği ilkelerin toplumda duyurucu etkisi, toplumun kültürel bakış açısına yakınlığı ve toplumun geçmiş birikimi ile ne kadar yakınsa bireyler de o kadar az etkilenme yaşarlar. Bir yapının topluma yakınlığı çatışmalardan etkilenme payını belirler.  Bir yapı topluma hitap etmiyorsa, toplumun algılama dinamiğine uzaksa veya amaçladıkları toplumun ruhunda yoksa yapı daha fazla değişim hissedecektir. Toplumun maddi ve manevi isteklerini karşılayabilen her cemaat yaşam alanını, istekleri yerinme getirdiği pay kadar görür. Fizyolojik ve sosyal gereksinimleri karşılayabilen her örgütlenme şeklinde olduğu gibi cemaatlerde taleplere cevap verdikleri kadar genişlediler. Bu gerek maddi, gerekse manevi olsun bir topluma neyi ne kadar veriyorsan o kadar ayakta kalabilirsin.

         Ekonomik şartlar:    Bu şart her cemaat için geçerli olmamaktadır. Fakat genişlemek isteyen cemaatler ile ihtiyaçları değişim aşamasında fazla olan cemaatler bu şarttan etkilenmektedir. Hareket mantıkları güvenlik üzerine kurulu olan cemaatler, genelde ilk evrelerde böyle bir sorunla karşılaşmazlar. Genişlemek istedikleri zaman bu şarttan dolayı değişimi de gündemlerine getirirler. Bu tür cemaatler ekonomik şartlar karşısında yenilenmek istediklerinde güvenlik sorunundan dolayı tedirginlik yaşarlar. Bu tedirginliği üstlerinde kaldırmak için söylemlerini kapalı veya kendilerini değişmiş gibi gösterirler. Çünkü dün tamamen illegal yollarda çalışmışlar. İllegal yollarla çalıştıkları için bireylerin infakları ekonomik ihtiyaçlarını karşılıyordu.  Bunların avantajları bireylerinin iyi eğitilmiş olması, maddi imkânların onlar için araç olduğu bilmeleri, aza kanaat getirmiş bir ruha sahip olmalarıdır. Dezavantajları ise bireylerinin maddi işlerde amatör olmaları, ticarette inancın ikinci öncelik olduğunu bilmemeleri, duygusal tüccar olduklarından dolayı ilkin çabuk tutulmazlar, ticaret sistemleri genelde bireyseldir, taviz verme ve özden ayrılma korkusunu yaşarlar, maddi olumsuzluklarını düzeltinceye kadar çok zaman geçer. Birlikte maddi imkânsızlıkları düzeltmeye çalışırlar, fakat ticari sermaye herkeste bulunmadığı için ticaretleri bireyseldir. Bireysel ticaret ise cemaate fazla fayda vermez. Fakat diğer taraftan ilk öncelikleri maddi güç olmazsa olmaz deyip bunun üzerinde kuran cemaatler, belli bir zaman sonra olayı tamamen ticarete dökmeye başlarlar. Daha sonra patron işçi ilişkileri başlar ve şirketleştikleri görülmektedir. Buda zamanla cemaate kapitalist bir özellik kazandırır.  Cemaat içerisinde bu söylenilmese de cemaatin hareket tarzı buna zemin hazırlar. Cemaat kapitalist bir çevre etrafında değişim geçirir. Özellikle cemaate yeni katılan bireylerin beklentileri maddi olacak. Buda cemaatin hakikat ilkeleri ile maddesel ilkelerini karıştıracak. Daha fazla şirketleşme olacak, niceliksel çoğalmanın yanında niteliksel azalmada olacaktır. Eğitim sistemi daha sonra mesleğe dönüşecek, tamamen şirket mantığına bürünecekler, inançlı insandan çok paralı insanlarla iş yapmayı tercih edecekler. Böyle yapmalarının altında yatan sebep ise ilk evrede eğitimi ikinci sıraya koymalarıdır. Maddi sıkıntılarını düzelttikten sonra bireylerinin eksik yönleri tamamlamak için yenilenmeye gitmek isteyeceklerdir. Buda çok zor olmaktadır, çünkü bireyler rahatlarını bozmak istemezler. Her cemaat aslında ekonomik şartlardan dolayı söylemlerini ve hedefleri belirler veya değiştirir.

 Uzak şartlar:   Değişen dünya düzenleriyle, ülkelerin içerde ve dışarıda izledikleri politik yöntemler cemaatleri etkiler. Dünya siyaseti cemaatlerin değişim geçirmeleri için çoğu zaman zorlamaktadır. Ayrıca temel prensipleri aynı gelenek üzere kurulmuş, fakat yöntemi ile coğrafi şartları farklı olan cemaatlerin bazen başarı elde etmeleri de diğer cemaatleri de etkilemektedir. Çünkü cemaatlerin birbirlerinden faydalandıkları fikirsel ve hareketsel yöntemler vardır. Duygusal etkenlerinde işin içerisine girmesiyle cemaat umutlanarak değişim aşamasını yaşamak isteyecek.  Özellikle başarı elde eden cemaatlerin yöntemleri taklit edilmek istenecek. Genelde bir ülkede başarılı olan bir cemaat, diğer ülkelerdeki zayıf cemaatleri etkisi altına almaktadır. Buda gerek hareketsel gerekse fikri alanda cemaatleri motive edince değişim sinyallerini cemaatin ateşli insanlarında uyandıracaktır. Özellikle ilkesel duruşları yakın olan cemaatler bunlardan etkileneceklerdir. Uzak şartlar en çok direnme yaşayan cemaatler umutlandırdığı gibi, değişime de sevk etmektedir.

     Şunu da açıklamak ta yarar var. Bunları her yapı az veya çok yaşar. Fakat önemli olan mücadeleyi sadece kendi dışında görerek iç dinamiklerini sağlamlaştırmadan yapıların tekrar yenilenmeye çalışmalarıdır.  Buda değişim aşamasında dünün hatalarına yenilerini katmaya davetiye çıkarır. Değişim her olgu için geçerlidir. Fakat değişime götüren etkenleri tam anlamamak ve neden değişim geçirilmesi gerektiğini benimsemeden yapılan yenilenmeler sakat olmaktadır.  Yapıları değişime sevk eden sebepler çok değişkenlik arz ettiğinden biz sadece genel başlıklarla kısa açıklamalar yaptık.


626

 

YORUMLAR

SADIK 25-05-2010, 18:14:32
YAZININ BAŞLIĞI KADAR İÇERİĞİDE DEĞİŞİK BİR TESPİT OLMUŞ. TESEKKUR EDERIZ BU GUZEL YAZINIZDAN DOLAYI.
 
hamido 25-05-2010, 13:22:33
bu güzel tespitlerinden dolayı sizi tebrik ederim. nice güzel yazılara
 
ismail 24-05-2010, 09:01:44
Sayın hocam, yasal şartları az cok acıklamışsınız. müsmumanlar inadınm inat dedıklerı için bu gun bu haldeler. her zaman yapılması gerekenleri sonradan yaparlar, islamcılar bır gun olsun var olna sorunları görunce erken tedbir alsalar her sey cabucak duzelir. ama ne yazıkkı hir bir zaman tabandan gelen sesleri kala almazlar, bir gün olsun tartıştıkları kavramları yazıp duzeltseler çok seyı açmış olacaklar.SAYGILARIMLA YURT KUR ARKADAŞIM,
 
ali 23-05-2010, 12:18:52
çok uzaklara gideriz kendimizi tanımak için:
islamcıların günahları bellidir.
1)tekfircidirler
2)geleneğin kötüsüne düşman olmaları beklenirken iyisine de düşmanlar
3)helal-haram ve kesin nehyiler nedir tefrik etmezler
4)takva için emredilen şartları farz mesafesinde görürler
5)sağlam bir itikad için çağın kavralarına gerek olmadığını bilmezler
6)islami hareketin problemleri kitabı 1980 de çıkmış.
7)yaşadığın çağı çok iyi tathlil etmeden DEVRİMCİLİK belasına bulaştılar
yer kalmadı:)
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 02/06/2010 - 22:35 Cemaatlerin Değişime Direnme Sebepleri (5)
8 21/05/2010 - 17:45 Cemaatleri Değişime Zorlayan Etkenler(4)
8 30/04/2010 - 16:15 Cemaat Ürünü birey (3)
8 15/04/2010 - 21:07 Cemaat İdeolojisi (2)
8 06/04/2010 - 17:11 Cemaat Kavramının Çağdaş Oluşum Şekli(1)
8 30/07/2008 - 01:17 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-IV
8 15/07/2008 - 22:29 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-III
8 01/07/2008 - 20:06 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-II
8 19/06/2008 - 14:10 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-I
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
3 Uludere’den Erdoğan’a Cevap
4 Hâkim gülünce sıkıntı olmaz sandım

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com