Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)

- 02/05/2010 - 18:16
Vahdet Kitapevi İlim Kitapevi’nden sonra açıldı. Bu iki kitapevini kuranlar çok önceden birbirlerinden ayrılmışlardı ama geçmişte birliktelikleri olmuştu. Yani önce bölündüler birkaç yıl sonra ayrı ayrı kitapevleri açtılar.

Doğrularla yanlışların harmanlanıp sunulduğu önemli konulardan biri, Menzil-İlim-Vahdet kitapevleri, bu eksendeki yapılanmalar ve bu yapıların arkasındaki şahsi manevilerin birbirleriyle olan ilişkileridir.

Kimileri kasıtlı olarak böyle bir ihtilatı vücuda getirirken bir çoğu da sağlıklı bilgiye ulaşamadığı için kulaktan dolma veya masa başı haber ve yorumlarla yanlış ve yanıltıcı bilgiler sunmaktadır.

Adı geçen üç kitapevinin ve bu bağlamda Fidan Güngör, Hüseyin Velioğlu ve Abdulvahhab Ekinci’nin ilişkilerine dair doğruları tarihe kaydetmenin vakti gelmiştir kanaatindeyim.

Zikredilen üç oluşumun ve şahsiyetlerin zaman zaman birbirleriyle ilişkileri olmuştur. Bu ilişkilerin doğrusu bilinmediği için çok yanlış değerlendirmeler yapılmaktadır.

Menzil Kitapevi Fidan Güngör’ün öncülüğünde 1978 yılında Diyarbakır’da açılmıştır. Bu tarihte ne İlim Kitapevi, ne Vahdet Kitapevi ne de bu iki kitapevinin arkasındaki şahsi manevilerin herhangi bir etkinliği söz konusu değildir. Güngör ve Menzil konusunu daha önce işlediğim için burada biraz Hüseyin Velioğlu’nun kendi çalışmaları ve Vahdet ile Menzil’le olan ilişkileri üzerinde duracağım.

Hüseyin Velioğlu, 12 Eylül’den önce Ankara’daki yüksek öğrenimini bitirdikten sonra kaymakamlık sınavına başvuruyor ama kazanamıyor. Eğer sınavı kazansaydı, kendisinin ve Kürdistan’ın tarihi daha farklı yazılabilirdi. Daha sonra ama yine 12 Eylül’den önce Batman Petrol Rafinerisinde sağ kesimin sendika adayı olarak sendika seçimlerine giriyor. Bütün sağın ve muhafazakar kesimin desteğine rağmen solcular seçimi kazanıyor.

Bu arada İran İslam İnkılabı gerçekleşiyor ve yedi ay sonra da Türkiye’de darbe oluyor. Bildiğim kadarıyla Velioğlu 12 Eylül darbesinden sonra siyasi ve kültürel faaliyetlerini başlatıyor. Dolayısıyla Fidan Güngör ve Velioğlu farklı zamanlarda ve farklı mekanlarda birbirleriyle hiçbir irtibatı olmaksızın çalışma başlatıyorlar.

Velioğlu, Batman merkezli olmak üzere faaliyet alanı olarak ağırlıklı bir şekilde kırsalı seçiyor ve de molla ve medreseler üzerinde çalışıyor. Kırsal alandaki faaliyetlerini sonuna kadar korumakla birlikte özellikle ilk 5-6 yıl öncelikli olarak sözü edilen alanlarda yoğunlaşıyor. Batman, Mardin ve Diyarbakır bölgesinde çok sayıda molla ve medrese ile irtibata geçiyor. O zamanlar Diyanet teşkilatı henüz köylerdeki camilerin çoğunu kontrol altına almamıştı. Bu vesileyle köylerde medrese geleneği son yıllara oranla çok daha güçlüydü.

12 Eylül’den sonra bütün sol ve ulusalcı hareketlerin sindirilmiş olması, İhvan ve İran etkisinin Kürdistan’da daha belirgin bir şekilde hissedilmesi, bölge koşullarını İslami değerler temelinde yeni bir çıkışa uygun hale getirmişti. Kırsal alan ile molla ve medreseler de siyasi bir çıkış için daha uygun ve bakir bir alan sayılırdı. Velioğlu’nun kırsaldan başlamasında, daha sonraki icraatlarından anlaşıldığı kadarıyla PKK’nin şekillenişini belirli ölçüde kendisine model alması da etkili olmuştur.

Velioğlu, işaret edilen uygun koşullar içinde başlattığı çalışmalarını molla ve şeyh kimliğini birlikte taşıyan şahsiyetlere kadar genişletti. Batman veya Bismil bölgesinde hem molla hem de şeyh olan ve çok sayıda molla müridi olan Molla Muhammed ve çevresine de nüfuz etti ama bir süre sonra oradan bir kısım mollayı kopararak ayrıldı.

Silvan-Batman hattında etkin olan, bölgenin yaşlı ve ileri gelen mollalarından sayılan rahmetli Molla Ali Zila ile de irtibata geçti. Molla Ali’nin bölgede çok sayıda mollalık yapan öğrencileri vardı ve mollalar arasında saygın biriydi. Velioğlu onunla irtibata geçtikten sonra çok iyi düzeyde bir ilişki geliştirdi ve Molla Ali üzerinde diğer mollaların tahmin edemeyeceği kadar etki kurdu.

Kürdistan’daki mollaların bir çoğu belki de ilk kez siyasi bir tecrübe yaşıyordu. Kürd ulusal hareketlerine destek veren mollaların siyasi tecrübesi vardı ancak onlar farklı bir çizgide olduğu için Velioğlu ile doğrudan bir irtibata geçmediler. Velioğlu’nun irtibata geçtiği mollaların çoğu, siyasi tecrübeye sahip değildi. Onları harekete geçiren ve İslami uyanış sürecine katan Velioğlu idi. Bu süreçte mollalarla yaşadıklarının bir kısmını zaman zaman benimle paylaşmıştı. Bir görüşmemizde çok sayıda mollaya iki saat boyunca İslami hareketi ve uyanışı, yapılması gerekenleri anlattığını, oturumun sonunda bir mollanın, ‘yazıklar olsun bize! Bunca molla buradayız bir üniversiteli bize sorumluluklarımızı anlatıyor’ dediğini bana aktarmıştı.

Mollaların durumu bu olunca, muharrik güç mollaların kendisinden değil de dışarıdan olunca, muharrik güç durumunda olan Velioğlu’nun etkileyici ve yönlendirici konumda olması doğaldı.

Velioğlu, başlattığı siyasi mücadelenin mutlak surette kendi önderliğinde şekillenmesini baştan beri tasarlamış durumdaydı. Bunu her zaman ve mekanda açıkça ifade etmese de hadiseler ve zaman onun böyle düşündüğünü gösterdi. Dolayısıyla molla ve medrese üzerinde çalışırken de hedefinde tüm mollaların da kendi önderliğinde siyasi mücadeleye katılmasını hedeflemişti. Mollaların siyasi tecrübesizliği onların ilk yıllarda bu konuyu fark etmelerine engel oldu. Velioğlu ile çalışmaya başlayan mollaların siyasetle tanışmaları, dünya ve Türkiye İslami hareketleri hakkında bilgi sahibi olmaları onların bazı konuların farkına varmasına ve sorgulama yapmasına neden oldu. Mollaların bir kısmı Hüseyin Velioğlu önderliğinde siyasal süreci devam ettirmenin doğru olmadığı kanısına vararak konuyu tartışmaya açtı, ulemanın bir aydının önderliğinde çalışmasının kabul edilemez olduğunu savundu.

Molla Ali Zila ve Velioğlu’nun da hazır bulunduğu bir oturum düzenleniyor. Bu oturumun tarihini bilmiyorum ama 1982 veya 1983 olabilir. Önderlikle ilgili tartışmayı başlatan mollaların, Velioğlu ile Molla Ali Zila arasındaki ilişkinin mahiyeti hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları toplantı sırasında ortaya çıkıyor. Muteriz mollalar konuyu gündeme taşıyor ve içlerinden bir mollanın yürüyen siyasal sürecin önderliğini üstlenmesini öneriyor. Molla Ali, kimi önerdiklerini soruyor. Molla Ali en yaşlı ve en itibarlı biri olduğu için muteriz mollalar da Molla Ali’yi öneriyorlar. Molla Ali de ‘Siz beni mi seçtiniz?’ diye soruyor ve evet cevabını alıyor. Molla Ali, ‘Ben de Velioğlu’nu seçtim önderliğe’ diyerek seçimle aldığı yetkiyi devrediyor. Konuyu gündeme taşıyan mollalar hiç beklemedikleri bir tabloyla karşılaşıyor ve bu oturumu müteakiben Velioğlu’ndan ve Molla Ali’den ayrılıyorlar.

Hatırladığım kadarıyla 1986 yılındaydı Velioğlu bu oturumu üstü kapalı olarak detaylara girmeden bana anlatmıştı ve o zaman bile çok rahatsızdı; tarihi bir fırsatın kaçırıldığını söylüyordu ve bu fırsatın kaçmasına neden olanlara çok kızgındı. Ben bu oturumun, anlattığım şekilde cereyan ettiğini yıllar sonra öğrendim. Bir arkadaşım ki Allah’ın rahmetine kavuştu, o oturumda bulunanlardan doğrudan nakille bana bu olayın detaylarını aktarmıştı.

Adı geçen oturumdan sonra ayrılan mollalar, kaç yıl sonra Diyarbakır’da Vahdet Kitapevi’ni açtı. Molla Abdulvahhab sözü edilen oturumda yoktu ama babası vardı. Molla Abdulvahhab Ekinci’nin konuya ilişkin haber ve raporlarda çokça yer almasının nedeni Vahdet Kitapevi’nin onun adına olmasıydı. Vahdet Kitapevi’nin arkasındaki manevi gücü Velioğlu’ndan ayrılan mollalar oluşturuyordu ki bunların başında da Molla Abdulvahhab’ın babası geliyordu.

Vahdet Kitapevi İlim Kitapevi’nden sonra açıldı. Bu iki kitapevini kuranlar çok önceden birbirlerinden ayrılmışlardı ama geçmişte birliktelikleri olmuştu. Yani önce bölündüler birkaç yıl sonra ayrı ayrı kitapevleri açtılar. Bu iki tarafın birlikteliği ve ayrılığı sürecinde hiçbir şekilde Fidan Güngör yer almadı, onların arasında değildi, onlarla bir irtibatı yoktu ve sözünü ettiğim gelişmelerden de haberdar değildi. Dolayısıyla yüzlerce haber, yorum ve raporda yer alan Güngör, Velioğlu ve Ekinci’nin Vahdet Kitapevi’ni birlikte açtığı ve sonra üçe bölündüğü şeklindeki bilgiler kesinlikle yanlıştır ve yanıltıcıdır. Doğru olanı, Vahdet ve İlim çevresinin söz konusu kitapevleri açılmadan önce bir süre birlikte çalıştıkları, daha doğrusu bir olduklarıdır.

Molla Ali’nin Velioğlu ile birlikteliği veya ona bağlılığı hatırladığım kadarıyla 1987 yılına kadar sürdü. Onları defalarca birlikte gördüm, yakınlıklarına tanık oldum ve birlikte oturduğumuz oldu. Sebebini bilmiyorum ama dediğim tarihte Velioğlu ile Molla Ali’nin de yolları ayrıldı. Molla Ali ayrılınca ona bağlı olan mollaların da bir kısmı ayrıldı. O tarihlerden sonra Velioğlu’nun da önderlik konusundaki tavrı katılaştı ve artık onun mutlak önderliğini kabul eden mollalar kaldı, diğerleri kendi yoluna gitti.

Aslında Velioğlu iyi bir yerden başlangıç yapmıştı. Mollalar ve medreseler bakir bir alandı. Ne var ki, izlenen yöntemin olumlu sonuç vermeyeceği kaçınılmazdı. Çünkü İslami değerler temelinde yapılacak mücadelede önde olması gereken muharrik güç ulema olmalıdır. Ne ki, bizde bu durum aksinedir. Alim olmayanlar, alime sorumluluklarını hatırlatıp onu aktivitenin içine çekiyor. Bu durumda da doğal olarak alimin önde olması kendiliğinden gerçekleşemiyor. Önde olmak atama veya seçimle olmaz. Önde durmanın gereklerini yaparak olur ancak. Aydın alime gidiyorsa, aydın alime ne yapılması gerektiğini anlatıyorsa, bu durumda alim aydının önüne geçemez. Buraya kadar doğru ama öte yandan doğrusu aksi olandır. Doğru olan yerinde olmayınca yine sorun yaşanıyor. Sorun, kendiliğinden önde olması gerekenlerin arkada kalmasından kaynaklanıyor. Bu durumda yapılabilecek en doğru şey uygulanabilir, verim alınabilir ve aynı zamanda kendi değerlerimizde temeli olan ‘şura’ sistemini işletmektir. Şura sisteminde kimin önde olacağı sorunu olmaz ve herkes kendi uzmanlık alanındaki katkısını ortak potada buluşturur. Böylece aydın alime ve alim de aydına katkı sunabilir. Biri diğerinin önünde olmak yerine yan yana yürür hep birlikte sorumluluk üstlenmiş olurlar. Fidan Güngör-Molla Mansur ikilisi ve aralarındaki ilişki tarzı güzel ve olumlu bir örneklikti ve aynı zamanda şura sisteminin işletilerek söz konusu sorunun aşılabileceğini gösteriyordu. Ne ki, kaderin tecelli tarzı bu güzel örnekliğin devamına imkan vermedi. Velioğlu ise, bu sistemi benimsemediği için doğru seçim yaptığı alanda mollalarla birlikte ve onları da bu sürece katarak, gelişmelerine imkan sağlayarak yürümeyi başaramadı.

(Devam Edecek)

Not: Yazı izin alınmadan ve aktif link verilmeksizin kullanılamaz.


2042

 

YORUMLAR

İHSAN 06-05-2010, 18:55:00
zeki hocam selamlar size.bence sorulara sonradan degilde yazı altlarında yorum bölümünde cevap verseniz iyi olur.Çünkü ben soruları okudugum yazıya baglı olarak soruyorum.Sizin ifade ettiğiniz genel sorular veya yazıya baglı olmadan sorulan sorular için olabilir.İnşallah bir gün sizinle tanışma imkanımız olur ve istifade ederiz sizden.
 
Zeki SAVAŞ 06-05-2010, 13:59:01
Sorusu olan okuyuculara bir önerim var: Ben konuyu belirli bir çerçevede işleyip bitirmek istiyorum. Konunun devamı, bazı soruların cevabını içerebilir. Cevabı verilmeyen sorulara konu içinde cevap vermeye çalışsam, hem mevzu dağılır hem de yeni açıklamalar beraberinde yeni soruları getirebilir. Yorum kısmında cevaplamaya çalışsam, aynı konu farklı yer ve şekilde işlenmiş olur. Bu sebeple cevabı verilmemiş soruların tümü için yazının bitiminde bir fasıl açarak cevaplamak istiyorum. O bölümde soruların tümü için makdur olan ölçüde cevap vermeye çalışacağım. İsteyen sorularını şimdiden sorabilir, isteyen yazının bitiminde sorabilir. Muvafık mısınız?
 
süleyman dağ 06-05-2010, 12:02:23
sayın yazar, rahmetli Güngörün örnek islami şahsiyeti,hizmetleri ile ilgili yazıları aktarmanız faydalı olsa da,islam düşmanı,kurumsal operasyonların etkin olduğu ve müslümanların da zarar gördüğü tarihi sorunlar yerine,gelecekle ,müslümanların birlikte hareket etme zorunluluğuyla ilgili konularda yazmanızı bekliyoruz.Selamlar.
 
ihsan 05-05-2010, 16:06:12
sorularımız cevap bulmayacak mı veya bir açıklama yapılmayacak mı
 
/* EDİTÖR :LÜTFEN BİRAZ SABIRLI OLUN */
gernas 04-05-2010, 17:20:23
Öncellikle bu bilgileri paylaşımızdan dolayı Allah razı olsun..
Bugün okuduğum "kendi dilinden Hizbullah" isimli kitap sizlerin tam tersine bilgiler içeriyor..
yanılmıyorsam Kürd Hizbullahı yazmıştır..
Burda ve ordaki bilgilerin objektif-subjektif yanlarını nasıl anlayacağız..
Bir de aklımı kurcalayan pkk şiddetine marul kaldığınızda kim ne tavır göstermiştir..
selametle..
 
awaza çiya 04-05-2010, 12:56:55
yukarıdaki İHSAN isimli arkadaşın soruların evaplanmasını bende istiyorum.ceya bunlara yönelik bir malumat bekliyorum
 
İHSAN 03-05-2010, 11:17:19
Degerli kardeş Allah razı olsun.Öncelikle yazıya itidali bir şekilde başlamanızı ve bu şekilde sürdürmenizi tebrik etmek istiyorum.İnşallah faydalı olur ve yakın tarihteki yaşanılan olaylarla zihni bulanık olan müslümanların zihinlerini aydınlatır...

Sizler yaşanılan süreçin şahidisiniz ve bu süreç hakkında bir çok malumata bizden daha çok sahipsiniz.Umarım bu konuları aktarırken salt fidan hoca eksenli degilde geniş kapsamlı ve derinlikli degerlendirirsiniz...

Yazınıza başlarken verilen bilgilerin kirliliginden ve yanlışlıgından yakınıyorsunuz.Bundan yakınmanız tabi ki dogaldır.Fakat bu güne kadar bunca verilen bilgi yanlışlıklarına ragmen dogruları bu tür yazılarla vermemeniz bence dogal degildir.Zira süreç içerisinde dogrular konuşulmadıgı zaman yanlışlar dogru olarak telakki ediliyor.Bu yanlışlar raporlara geçiyor ve bir çok müslüman malesef bu raporlar çervesinde ister istemez kalıyor.

Velioglunun kırsalda şekillenişi bilgisini pkk dan etkilenme oldugu bence saglıklı bir kanaat degilldir.Zira yapılar içerisinde birbirlerine benzer bazı ortak noktalar olabilir.Evet her iki yapı kırsala yönelmiştir ama kırsalda şekillenmemiştir.Zira kürdistanda o zaman kırsal büyük bir potansiyeli barındırmış olsada bu potansiyel siyasi yapıdan uzak, destekleyiçi yönün olan bir güçtü.

Fidan hocanın mollalara velioglu gibi yönelmemesinin sebebi hikmeti nedir acaba.? Bu bir siyasi karaın geregi miydi yoksa başkalrının yönelmesiyle( velioglu vb) ilgilenilmeyen bir alan olarak mı bırakılmıştır.? Bir de kürdistanda gerçekten bu kadar molla varmıydı.Yazıyı okuyunca mollalar konusunda sanki biraz abartı var.Yanılıyor olabilirim.

Velioglundan ayrılan mollalar daha sonra vahdet kitap evini açtı .Acaba onlarında daha sonra siyasal ve hareketsel çalışmaları oldu mu.Zira kürdistan gerçeginde hep ilim menzil konuşulurken vahdet camiası konuşulmadı.Bu onların bölgede çalışmalarını zayıf olduguna yorumlanabilim veya başka nedenler varmıdır?

Burada bu üç yapının daha önceden bir oldukları ve sonradan ayrıldıkları bilgisinin yanlışlıgını ögrenmemiz iyi oldu.Fakat süreç içerisinde yani başlangıçta degilde sonradan organik anlamda birliktelikler oluşturuldu mu? Zira bir kaç arkadaş böyle bir şeyin oldugunu söylediler bu ne kadar dogrudur.?

Sayın agabey sorularımı anlayışla karşılayacagınızı umarım Zira yazıyıda soruları mı da umursuyorum.Belkide sorularım cevabı ileriki yazılarda kendiliğinden cevaplanacaktır.Fakat bu konuların bence saglıklı bilgilendirilmesi gerekir...

ÇALIŞMALARINIZDA SİZLERE BAŞARILAR DİLER SAYGILAR SUNARIM...



 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 18/05/2012 - 08:49 Kürdistan Birleşik Federasyonları
8 26/03/2012 - 10:15 Evrensel Bir Soruna Kur'ani Temelde Çözüm Arayışı
8 31/01/2012 - 09:51 Sırların Açığa Çıktığı Gün
8 27/01/2012 - 08:38 Yargısız İnfaz Merkezi: Amed (Diyarbakır)
8 19/01/2012 - 09:03 Devlet-Millet İlişkisinde Öncelik Meselesi
8 10/01/2012 - 17:59 Devlet Kibri
8 29/12/2011 - 20:40 Devlet Terör Örgütü
8 27/12/2011 - 09:25 Fars Körfezi Isınıyor
8 12/12/2011 - 21:13 ABD'nin Düştüğü Elektronik Tuzak
8 28/11/2011 - 10:27 Tunus'ta Başlayan Bahar Suriye'de Hazan Olmasın
8 18/11/2011 - 17:11 Washington-Tahran Arasındaki Psikolojik Savaşın Tehlikeleri
8 30/10/2011 - 19:36 Referandum ve Müzakere
8 08/09/2011 - 13:26 Amerika, İsrail ve Kürd meselesi
8 23/08/2011 - 02:25 İltimas-ı Dua
8 06/08/2011 - 00:58 Ariflerin Bayramı
8 21/06/2011 - 17:22 Değerler Manzumesi Açısından Suriye ve Bahreyn Konusu
8 04/05/2011 - 08:08 Biz Henüz İntikam Alamadık
8 12/02/2011 - 23:01 Tevhidi Mesaj Ulusal Dil
8 12/01/2011 - 11:08 Ümmet-Ulus Bağlamındaki Teorik Problemi Aşmak
8 30/12/2010 - 17:12 Kürd Danışma Meclisi
8 17/12/2010 - 19:29 Tampon Kürdler
8 11/12/2010 - 21:30 Basit Sorular
8 03/12/2010 - 11:02 İslam Devletinde Davetin Zorluğu
8 15/11/2010 - 16:23 Güney Kürdistan'ın Ağırlığı
8 21/08/2010 - 22:45 NECDEYN
8 28/07/2010 - 11:09 Esastan Tartışalım
8 16/06/2010 - 23:13 FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (20)
8 30/05/2010 - 15:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(19)
8 24/05/2010 - 19:13 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(18)
8 16/05/2010 - 20:10 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(17)
8 11/05/2010 - 23:46 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (16)
8 02/05/2010 - 18:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)
8 22/04/2010 - 18:54 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(14)
8 12/04/2010 - 11:19 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(13)
8 02/04/2010 - 12:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(12)
8 29/03/2010 - 15:14 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(11)
8 22/03/2010 - 09:44 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(10)
8 15/03/2010 - 08:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(9)
8 08/03/2010 - 08:45 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(8)
8 22/02/2010 - 10:09 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(7)
8 15/02/2010 - 08:20 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(6)
8 08/02/2010 - 09:39 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)
8 01/02/2010 - 00:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)
8 25/01/2010 - 17:22 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3)
8 18/01/2010 - 17:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)
8 13/01/2010 - 18:02 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(1)
8 13/12/2009 - 23:09 Sözü Olanlar ve Silahı Olanlar
8 09/12/2009 - 14:50 Yıldırım Düşse Sizden Biliriz
8 25/11/2009 - 11:50 Tehlike Çanları
8 26/09/2009 - 23:32 Milli Kimlik
8 02/08/2009 - 22:07 Kürdistan’da Islahat
8 21/06/2009 - 15:37 ÜÇ TEZ
8 22/05/2009 - 20:04 İnkılâp Rehberinin Kürdistan Çıkartması
8 06/05/2009 - 10:13 Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek
8 26/04/2009 - 18:41 Davos’ta Kazandığını Hakkari’de Kaybetti
8 12/04/2009 - 21:42 Ortodoğu Barış Sınırı
8 03/03/2009 - 10:39 Karşı Darbe
8 05/02/2009 - 12:37 Müslüman Kürd Peşmerge Hareketi
8 20/01/2009 - 00:21 Cinayetkar Rejimin Kesin Mağlubiyeti
8 09/01/2009 - 18:56 Filistin'de Hendek Kazıldı
8 16/12/2008 - 21:56 Mesih-e Kordıstan
8 28/11/2008 - 07:23 Filistin'de Katmerli Istırap
8 10/11/2008 - 11:07 "Ben sizin Yerinizde Olsam ABD Savaş Gemilerini Vururum"
8 09/09/2008 - 11:31 Cahiliye Toplumu Nedir ve Tevhidi Bilinçten Yoksun Halk Kimdir?
8 08/08/2008 - 08:57 Bu Bir Sırdır
8 06/05/2008 - 22:46 Aynürrümmane
8 27/03/2008 - 05:14 KOMŞUDAN HİSSE
8 5/2/2008 - 21:10 PAYLAŞIM
8 10/1/2008 - 17:06 “GÜÇ” Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü
3 Uludere’den Erdoğan’a Cevap

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com