Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Cemaat Kavramının Çağdaş Oluşum Şekli(1)

- 06/04/2010 - 17:11
Legal ve illegal her örgütlenme modelini bir arada tutan belli başlı normlar vardır. Örgütlenme şekillerinde ‘Biz’ kavramını oluşturmak için şeklin içinde yer alanlar, kendilerine has ilke ve düşünceler geliştirmişlerdir. Çağdaş inanç eksenli sivil örgütlenme şekli olarak çoğu zaman karşımıza çıkan cemaatlerde ise ‘Biz’ kavramını oluşturmak için ekonomik, sosyal, kültürel, tanıtıcı, ayırt edilebilen, ortak noktalar gibi inananları bir arada tutacak, alt yapısını sağlamlaştıracak olan şartları da hazırlamayı ihmal etmemişler.

 

I. Cemaat Kavramının Çağdaş Oluşum Şekli

Cemaatin lügatta geçen kelime anlamı, bir yere toplanmış insanlar ile bir mezhebe tabi olan heyeti teşkil eden ahali, bir imama uyup namaz kılan Müslümanlar veya topluluk olarak kısaca tanımlanıyor.  

Dün cemaat denilince akıllarda ilk çağrışım yapan İslam ümmeti içinde, birkaç insanın bir araya gelerek, o anda iş yapan veya ibadet eden insanlar olarak akıllarda kalan, inananların geçici grup oluşturmalarıydı.

Bu gün bizim için asıl üzerinde durulması gereken nokta çağdaş kavramlar arasında Müslümanların cemaate yüklemiş olduğu anlamdır. Cemaat kelimesinin İslam literatüründe güncel bir yer edinmesi ve Müslümanların yaşantılarında edinmiş olduğu yer bizim için asıl önemli olan noktadır.  Dün kelime anlamı itibariyle geçici bir grubu temsil ederken, bu gün İslam dünyasında bu kavramın içeriği anlamsal olarak daha fazla zenginleştirilmiş. Anlam itibariyle günümüzde kullanıldığında zengin bir içerik kapsamaktadır. Günlük hayatta önümüze her çıktığında ait olan, belli bir fikri temsil eden, marjinal ve marjinalleşmeyen belli bir kesime atıfta bulunuluyormuş gibi kullanılmaktadır. Bu şekilde algılanmaya sebep olan kelime anlamından öteye geçmesin dendir.   Anlam itibariyle zengin olmasının yanında, “seçici bireysel kısıtlama yapılan, belli bir düşünce sistemi oluşturan, bağlı olunan İslam’ı değerleri, düşünceleri,  Müslümanların grup ve diğer insanlarla olan davranışsal ilişkilerini bütün boyutlarıyla ele alan, belli amaçları olan, inanç eksenli, kuramsal, disiplinsel, hukuki yaptırımları olan, sert veya ılımlı bir yapıya dönüştürülmüş dünya görüşü” halinde karşımıza da çıkmaktadır. 

Legal ve illegal her örgütlenme modelini bir arada tutan belli başlı normlar vardır. Örgütlenme şekillerinde ‘Biz’ kavramını oluşturmak için şeklin içinde yer alanlar, kendilerine has ilke ve düşünceler geliştirmişlerdir. Çağdaş inanç eksenli sivil örgütlenme şekli olarak çoğu zaman karşımıza çıkan cemaatlerde ise ‘Biz’ kavramını oluşturmak için ekonomik, sosyal, kültürel, tanıtıcı, ayırt edilebilen, ortak noktalar gibi inananları bir arada tutacak, alt yapısını sağlamlaştıracak olan şartları da hazırlamayı ihmal etmemişler. Belli bir hedefi kendine seçen her örgütlenme şeklinde olduğu gibi cemaatlerde de temel unsur insanlara yönelik hareket etmek olmuştur. Temel gaye bütün örgütlenme şekillerinde insanları birlikte hareket etmeye yönelik olunca referans, kaynak, tüzük, yazılı veya yazılı olmayan kanunlara her zaman ihtiyaç duyulmuştur. Bunlar “örgütlenme modellerinin prensipleri” olarak bilinmektedir. Fakat örgütlenme modelinin prensipleri noktasında ismi olan veya isim takılan hiçbir cemaatte bunların net bir karşılığı bulunmamaktadır. Hiçbir cemaatin   örgütlenme prensipleri yazılı olmadığı için bu eksikliği kapalı olarak halletmişlerdir. Tüzük, sözlü veya diyalog şeklinde olurken başvurulan kaynaklar ise genelde âlimlerin fikirleri şeklinde kendini göstermiştir.  Ortak noktalar her zaman aynı dini paylaşma ve temel dini kriterler olmuştur. ‘Ayırt edilebilen ve tanıtıcı noktalar’ kısmında kaynak olarak seçtikleri âlimlerin fikirleri ve dünya görüşleri gelmektedir. Her cemaatin istisnasız hakim olduğu veya en çok okuduğu bir alim mutlaka bulunmaktadır. Eğer ki bir den fazla âlimi tercih etmişlerse o âlimlerinde fikirsel olarak birbirlerine yakın oldukları görülmektedir. 

Örgütlenme modelinin prensiplerini âlimlere dayatmalarının nedeni belli bir güce ulaşıncaya kadar deşifre olmamak, mevcut gayri İslam’ı rejimlerden tepki görmemek, onlar gibi düşünmeyen inananları kendilerinden uzaklaştırmamak olmuştur. Özelde de Türkiye gibi bir yerde bu şekil hareket etmek her zaman kaçınılmaz bir gerçek olmuştur. Âlimlerin fikirleri cemaat bireylerini ilkesel anlamda resmi olmayan bir tüzük altında toplamıştı. Cemaatlerin genellikle Âlimleri seçme şekli, kendilerine göre belirledikleri dünya görüşünün radikal ve ılımlı şekli belirlerken,  âlimlerin yaşadıkları coğrafyalar ise onlara duygusal bir bağ ve kolay etkilene yollarını da kazandırmıştır.  Seçici davranmaları inananlara bütünün parçaları şeklinde giderken zamandan da kazanç sağlıyordu. Düşüncesel yapılanmada coğrafik şartlardan etkilenerek kendilerine strateji seçerken referans aldıkları âlimlere yakın görüşler benimsemişlerdir. Hareketsel yapılanmalarda ise bu âlimlerin fikirleri çoğu defa örneklik teşkil etmekle birlikte, seçtikleri âlimlerin yaşadıkları zamana yakın olmasına da dikkat etmişlerdir. Düşüncesel ve hareketsel yapılanmayı statik bir yapıdan çıkarmak için bazen geniş bir araştırmaya gittikleri gibi özeleştiri yapıp birkaç âlimin fikrine başvurmayı da ihmal etmemişlerdir.

Cemaatlerin oluşmasına sebep olan unsurlar ise, genelde temel inanç ve varsayımlar, sosyal ve politik şartlar, ideolojik boyut ile kutsal değerler olmuştur.  Cemaatleşme şekline gitme sebeplerinin en başında gelen unsur ise şüphesiz kurulan yeni devlet rejimleri olmuştur. Çünkü değişen yönetim şekilleri inananlardan çok şey almıştı. Yönetimde bulunamıyorlardı, yapılan bütün değişikliklerde söz hakkına sahip değillerdi, çıkarılan kanunların hiç birinde İslam’ı hassasiyetleri göz önüne alınmıyordu. Yapılan her düzenlemeden sonra zarar edenler çoğunlukla inanan kesim oluyordu. Yaşam alanlarına denetleme getirilerek eğitim öğretim hakları bile sınırlandırılmıştı. Medrese, dernek, vakıflar gibi yerlerin hareket alanı kısıtlandığı için çoğunlukla illegal örgütlenmeye gitme ihtiyacı duymuşlardır. Bazı ülkelerde işgallerden kurtulmak için, bazı ülkelerde ise çoğunlukla rejimi devirmek için örgütlenme ihtiyacı duydular. Çünkü gerek işgal altındakiler gerekse işgal altında olmayanlar, var olan yönetim şekillerinden her geçen gün daha fazla baskı görmeye başlamışlardı. Yönetimlerin şekli inançlarla desteklendiği ve inançlarında yönetimleri etkilemesinden dolayı İslam hukuk sistemini referans almayan bir yönetiminde, adil olma, hak arama, hakkını alma, cezaya inanma, kanunlarda eksiklik görmeme, kanun karşısında eşit olma, yaptırımlarda keyfi bir uygulamanın olmadığına inanma, verilen her türlü cezayı gerekli görme gibi konularda İslam hukuk sistemini daha önce görmüş, duymuş, inanmış olan bir kitleyi tatmin edeceği pek beklenilmez. Beşer kaynaklı bütün kanunlar da olmasada genel itibari çıkarılan siyasi ve fikirsel ağırlıklı çoğu kanunda menfilik vardır. Rejimi kuruma, belli bir kesini ayakta tutma, belli bir kesimin elinden bazı haklarını alma ile sistemin ideolojisini güçlendirme yönelik keyfi yasalar olmaktadır. Kaynağını kutsal değerlerden almayan, ilahi bir yaptırım hissi yaratmayan, beşeri eksenli yasaların bireyde yarattığı etki ile ilah kaynaklı yasaların bireyde yarattığı etki bir değildir.  Kanunlar ilah eksenli olunca insanlar eksik aramazlar, keyfilik olduğuna inanmazlar bir kanunda yanlışlık varsa da ıslaha yönelirler. 

I. Dünya savaşından sonra İslamcılık akımının ümmet bilincini oluşturmaması, Osmanlının yıkılmasından sonra diğer Müslüman ülkelerin kendi kaderlerini kendilerinin belirlenmesi, ulus modeline dayalı devlet rejimlerinin benimsenmesi, kurulan yeni devlet rejimlerinin gayrı İslam’ı olması, İslam ülkelerinin genelinde olduğu gibi Türkiye’de de inananların örgütlenme ihtiyacını ortaya koydu. Mısır’da Mart 1928 yılında kurulan ihvan ül- Müslimin bu örgütlenme ihtiyacının kaçınılmaz gerçeğidir. Daha sonra Suriye, Pakistan, Irak, Suudi Arabistan ve diğer halkı Müslüman olan birçok ülkelerde bu şekilde legal veya illegal örgütlenme modeli ihtiyacı duyulmuştur   
Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye’deki kurumlar, kanunlar, hak ve özgürlükler, din anlayışı gibi çoğu şey yeniden yapılandırıldı. Yapılan her değişiklikte, çıkarılan her kanunda, gerekli veya gereksiz yapılan bütün yeniliklerde hiçbir şekilde İslam kıstası göz önüne alınmadan yapıldı. Halkın inandığı, kabul ettiği, kutsal saydığı, miras olarak algıladığı ne varsa değer verilmeden halkla beraber hiçe sayıldı.   

Türkiye’de mevcut rejim kurulduktan sonra ortaya çıkan Şeyh Sait ve Menemen olaylarının bedelini inananlar ağır ödedi. İstiklal mahkemelerinin kurulması, Müslümanlar üzerindeki baskılar, devrimi kuruma adına rejim karşıtı olarak idam edilen âlimler, sürgünlere gönderilen İslamcılar, önü alınmaz baskılarla Kuran’ın yasaklanmasına kadar gidilmesi, ezanın Türkçe okunmaya çalışılması,  devlet tekelli bir dinin halka dayatması, bir tarafta devletin baskıları diğer tarafta dünyayı sarsan komünist düşünceler inananları yeni bir yapılanma şekline sevk etti. Sistemin baskılarında dolayı inananlar, cemaatlerin oluşmasına sebep olan unsurlardan bir veya bir kaçıyla bir araya gelerek İslam’ı bir çerçeve oluşturup ve oluşturulan bu yapıya göre birlikte yaşayıp belli paylaşımlarla hareket etmeye çalıştılar.

İslam Dünyasında 1928 den sonra İslamcılık akımı yerini yerel örgütlenme şekli olan cemaatleşmeye bıraktı. Suriye, Pakistan, Irak, Suudi Arabistan ve diğer halkı Müslüman olan birçok ülkede kahvehanelerden başlayarak halka yeni den İslam bilinci verilmeye çalışıldı. Amaç belli bir sayıya ulaşıp siyasal bir güç elde etmek ve var olan gayrı İslami devlet yönetim şekillerini İslam hukuk sistemine göre yeniden yapılandırmaktı. Türkiye de ise rejime yönelik hareketlenme İran İslam Devleti kurulduktan sonra oluştu. İran Devrimine kadar ki cemaatleşme modeli rejime yönelik siyasal alanda herhangi bir şekilde kendini hissettirmedi. Var olan cemaatler ise genelde sol akımlara yönelik hareket ediyorlardı. Bu mücadeleyi de çoğu zaman milliyetçilerle beraber yapıyorlardı. İran Devrimi olmadan önce 1969 da kurulan Milli Nizam Partisi ile daha sonra kurulan Milli Selamet Partisi, Süleymancılar, Nurcular, Akıncılar ve Nakşibendîler gibi çoğu cemaat ve parti açık bir rejim kavgası vermedi. Hatta Mnp ve Dsp koalisyon hükümetinden sonra Nurcular ve Süleymancıların çoğu Ap destek vermişlerdir. Gerek kurulan koalisyon hükümetlerinde gerekse Nurcular ve Süleymancıların fikirsel hareketlerinden anlaşıldığı kadarıyla herhangi bir rejim karşıtlığı görülmemektedir. Tabi bu şu anlama gelmiyor hiç dile getirilmedi mi yada fikirde yok muydu? 1976’de A. Burak Bircan ve M. Kürşad Atalar’ın Ercüment Özkan ile yaptıkları röportaj İslami Hareket Oluşum Süreci adıyla yayınlanıyordu. Fakat dönemin şartları itibariyle genel konu İslam hukuk devleti kurmaya yönelik değildi.  İran devriminden sonra 1982’de M. Said Hatipoğlu, Süleyman Aslantaş, Esat Coşan, Cengiz Çandar, Abdurrahman Dilipak, İhsan Süreyya Sırma gibi yazarlar davet üzerine İran’a gittiler. Devrim hakkında fikirler edindiler.

80 ihtilalinden sonra milliyetçi tabanlar ile siyasal alanda hareket etmeye başlayan İslamcılar arasında zıtlıklar görüldü. Çünkü İran İslam Devrimi bir cesaret sembolü olmuştu. Dünyada Marksist akımlar moda iken İslam Devrimi çok şeye ispat getirdi. İslam ülkelerinde Rusya destekli kurulan bütün komünist partilere İslam’ın sosyal düzen dini olduğunu gösterdi. İslam dünyasındaki Marksist akımlar İran Devrimi ile birlikte yerini Devrimci İslam ve Cihat anlayışına bıraktı. Devrimci İslam mantığı ile ulus devlet modeli bir arada barınamıyordu.

Türkiye’deki birçok İslamcı hareket 80 ihtilalinden sonra dışardan fikir edinmeye başladılar. Tevhit ve ümmet anlayışı daha fazla gelişti. Rejimin meşruluğu, kutsal ordu, kutsal devlet, ulul emre itaat kavramları tartışıldı. Tartışılan konular ulus- devlet modeline ters görüldüğü için Milliyetçi akımlar dışardan fikir edinen Müslümanlara tepkilerini net veremedikleri için bunu Türkiye dışında benimsedikleri Seyit Kutup, Mevdudi, Hasan El Benna, Cemalettin Afgani, Muhammet Abduh gibi çoğu âlimi Vahabilik, Şiilik, haricilik, sapıklık gibi ithamlarla dile getirdiler. Milliyetçiler ile milliyetçi zihniyet taşıyan çoğu cemaatin bunu yapmaktaki kasıtları, ulus-devlet sevgisinden kaynaklanıyordu.

Devam Edecek


666

 

YORUMLAR

HALİL KARA 03-06-2010, 14:25:06
SAYIN SİTE YÖNETİMİ YAZARIN BÜTÜN YAZILARINI BU GÜN OKUDUM, İLK YAZISI OLAN CEMAATİN ÇAĞDAŞ OLUŞUM ŞEKLİNDE GALİBA EKSİK YAYINLAMIŞSINIZ SADECE ANA TEMA BULUNMAKTADIR. AYRICA DİĞER YAZARLARINDA BİR KAÇ YAZISINA BAKTIN AYNI ŞEKİLDE İDİ ONDAN BU YAZIYI SİZE YAZMA GEREĞİNİ HİSSETTİM. GALİBA YENILENIRKEN OLUŞAN BİR KAÇ HATADIR.
 
/* EDİTÖR: Uyarı ve hatırlatmanız için teşekkür ediyoruz değerli kardeşimiz, site yenilemeleri yapılırken hatalar olmuş olabilir, şimdi farkettik, hemen kontrol edilecektir. Sayın Yazarımız ve sizlerin eksik gördüğünüz noktaları bize iletin. */
kemal 15-04-2010, 18:24:44
daha güzel yazıların olması dileğiyle
 
Muhacir Erkam 14-04-2010, 18:58:12
Değerli dost,
Sizi bu sitede görmek bizi gerçekten sevindirdi. İnternetten uzak bir yerde olmam, siteyi takip etmemi güçleştiriyor. Sizi seven ve uzun zamandır çalışmalarınızı özleyen bir dost olarak, gelecek çalışmalarınızı beklerim.
Allah'a emanet olun...
Dua ile kalın...
 
Mahmut 14-04-2010, 14:29:00
devaminda daha g]zel yazilara 'mza atmaniz d'le['yle/ s'teye ho; geld'n'z/
 
ERED 10-04-2010, 10:25:23
bilginin ufku gün geçtikçe kendini ispatlıyor. değerli hocam NECMİ KAYA NINDA katılmasıyla farklı bir güzellik aldı başarılarınızın devamını dilerim ALLAH tamamına erdirsin inşallah (amin)
 
Muşlu 08-04-2010, 09:51:08
Değerli abimize öncelikle Ufkumuz ailesine katıldığı için çalışmalarında bşarılar dilerim. Allah yar ve yardıncisi olsun...... Sayın Necmi KAYA yazınız güzel olmuş
 
vani 07-04-2010, 16:52:01
Hayırlara vesile olmasını dilerim...
 
Azat 07-04-2010, 15:33:35
yeni yazı hayatınızda başarılar ılerim sitemize hoş geldınız.
 
ömr_frk 06-04-2010, 18:21:41
Sayın Yazarı köşesinden dolayı tebrik ederim.
Yazılarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğiz.
Selametle kalınız.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 02/06/2010 - 22:35 Cemaatlerin Değişime Direnme Sebepleri (5)
8 21/05/2010 - 17:45 Cemaatleri Değişime Zorlayan Etkenler(4)
8 30/04/2010 - 16:15 Cemaat Ürünü birey (3)
8 15/04/2010 - 21:07 Cemaat İdeolojisi (2)
8 06/04/2010 - 17:11 Cemaat Kavramının Çağdaş Oluşum Şekli(1)
8 30/07/2008 - 01:17 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-IV
8 15/07/2008 - 22:29 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-III
8 01/07/2008 - 20:06 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-II
8 19/06/2008 - 14:10 GELENEK İLE MODERNİN GEL GİTİ-I
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Taraf Gazetesi İdris Naim Şahin'i Oduna Benzetti!
2 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com