Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
KÜRDİSTAN’DA AHLAKİ YOZLAŞMA

- 28/02/2010 - 21:56
İlhak altında bulunan Kürdistan topraklarının hem yüzölçümü olarak, hem de nüfus olarak en büyük kısmını teşkil eden Kuzey Kürdistan coğrafyasında, modernitenin temsilciliği rolünü üstlenip Kürt milli ve manevi değerlerine pervasızca saldıran Türkiye Cumhuriyeti devleti ile PKK örgütü, ahlaki dejenerasyonda başat rol oynamışlardır.

Harici şartların kapsayıcı nicelikteki tesiri ile iç arenadaki gizli odaların mahremiyetlerini somutlaştırmaları, yeknesak halinde ilerleyen toplumsal yapının dokusunda negatif açıdan değişim rüzgârlarını estirir. Farklılaşmanın tetikleyicisi konumunda olan erklerin, güç istencine olan derin arzuları ve sosyal anlayışın gevşek bir temelden beslenmesi gibi psikolojik saikler ise, yaratılmak istenen dejenerasyona ivme kazandırarak yoz bir cemiyetin vücut bulmasına neden olur.

 Geleneksel kodların yüzyıllar boyunca yaşam alanının her bölmesinde etkisini gösterdiği toprak parçalarından biri olan Kürdistan, modernizmin çürümüş veçhelerinin tüm olanaklarını seferber etmesiyle sancılı bir ilişki ağı içerisinde kalmıştır. Bir yandan ahlaki ve uhrevi özellikleriyle kategorize edilmiş yerel hissiyat, bir yandan da gayr-i ahlaki ve seküler vasıflarıyla şekillenmiş ulusal kimlik arasında bocalayan Kürt milleti, böylece ikircikli bir zihin dünyasına maruz kalarak muğlak bir görüntü haline dönüşmüştür. Kürdistan’ın en ücra köşelerine kadar sızmasını bilen bu yeni hayat stili, gittiği her yerde sistemli; fakat yüzeysel bir şekilde yürüyen geleneksel yaşam biçimi ile karşılaşmıştır. Genlerine kadar yerel aidiyetin kimlikselleştiği tipolojiyi duyumsamasına rağmen, onun derinlikten yoksun oluşu nedeniyle ciddi bir erozyona uğrayan Kürt ferdi, uzun bir akli tutulmadan sonra iki seçenekten birini tercih etme mecburiyetinde kalmıştır: Ya Ortadoğu milletinin bir bireyi olması hasebiyle kendi öz kaynaklarına ve değerlerine sahip çıkıp vasati bir toplum olma, ya da Batı paradigmasının dünyevileştirici emellerine kendini kaptırıp ifrata varacak derecede etik dışlı bir yaşam alanına girmek.

Dinsel atmosfer, ananevi yaşantıların inançsal sıkıntılarına belli bir plan çerçevesinde çekidüzen vererek uyumlu ve intizamlı bir birlikteliğin uzun yüzyıllar boyunca Kürdistan’ın dört bir tarafında yaşanmasına vesile olmuştur. Ruhsal açlığını dini ritüellerle gideren Kürt halkı, içtimai ve kültürel zafiyetlerinde de İslam’ın yol gösterici ilkelerine sımsıkı sarılarak varlıklarına ulvi bir anlam katmışlardır. Kuşaklar arası çatışmaların yoğun bir şekilde yaşandığı toplumların aksine, Kürt halkı son zamanlara kadar bu çatışmalardan uzak durmuş ve homojen olan yapısını muhafaza edebilmiştir. Fakat kendi coğrafyasının dışında ortaya çıkmış olan ve kendisiyle yakından uzağa hiçbir bağlantısı olmayan ideolojilerin, felsefelerin, bilim-kurguların hücumuna maruz kaldığı son zamanlarda, bu homojenliğini daha fazla koruyamayıp tepkisel nitelikteki bağdaşıklıkla karşı karşıya kalmıştır. Kürdistan coğrafyasını istila etme niyetinde olan bu fikirsel akımların farklı kollarının kendi aralarındaki çatışmalarına karşın; genelde Mezopotamya’nın tüm halkları, özelde ise, Kürtler için tek bir anlamı vardır ki, o da, dini değerlerden, gelenek ve göreneklerden izole edilmiş yeni bir millet yaratıp, kullanılmaya elverişli bir hale getirmektir. Dışarıya karşı kapalı toplum özelliğine sahip olup, yabancılara karşı önyargılı olan bu halkın ancak kendi içlerinde bulunan yerliler tarafından dönüşüme uğratılabileceğini sezen dış güçler, onlarla çeşitli maddi ve siyasi çıkarlar karşılığında işbirliğine giderek hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmışlardır.

İlhak altında bulunan Kürdistan topraklarının hem yüzölçümü olarak, hem de nüfus olarak en büyük kısmını teşkil eden Kuzey Kürdistan coğrafyasında, modernitenin temsilciliği rolünü üstlenip Kürt milli ve manevi değerlerine pervasızca saldıran Türkiye Cumhuriyeti devleti ile PKK örgütü, ahlaki dejenerasyonda başat rol oynamışlardır. Batı taklitçiliği üzerine bina ettikleri sistemlerinin uzun ömürlü olabilmesi için da Kürdistan halkının maddileşmesi adına nice projeler hazırlayıp uygulama sahasına koymuşlardır. Kendilerini ilerici olarak niteleyip geri kalanları gerici yaftasıyla mühürleyen ve ötekileştirme politikasıyla üstünlük istençlerini pekiştiren laik cumhuriyet ile onun Kürdistan’daki ideolojik kardeşliğine soyunan Kürdistan İşçi Partisi halklarıyla olan geleneksel bağlarının yerine modern bağları getirerek yepyeni tarzda, çatışmalı bir sürecin zeminine önayak olmuşlardır. Getirmeye çalıştıkları değerler dizgesinin kaynağını ve bu kaynağın kendi içinde barındırmış olduğu birçok çelişkiyi irdelemeksizin, Kürt halkına monte etmeye çalışarak düalist aidiyet arasında bocalayan hastalıklı bir toplum inşa etme çabası içine girmişlerdir. Kimlik karmaşasının yoğun bir şekilde yaşanmasına neden olan bu olumsuz durum, yüzeysel bir taklitçiliğin öze nüfuz edememesi akabinde ortaya çıkan keşmekeşliğin telafisi mümkün olmayan ruhsal marazlıklar ortaya çıkarmasıyla sonuçlanmıştır.

Kürt milletinin hemen hemen her kesiminde etkisini iyice hissettirmeye başlayan ahlaki yozlaşmanın nedeni olarak elbette sadece ithal ideolojilerin müdavimleri gösterilemez. Bunların, kapalı bir toplum özelliğine sahip olan Kürt halkını açık bir topluma dönüştürme misyonu, her ne kadar çok ciddi manada olumsuz bir etik duruşa yol açmışsa da, herhangi bir dünya görüşüne mensup olmayan, hal ve hareketlerinde lakayt bir tavır sergileyen, kafalarından çok şehvetin ve oburluğun merkezi olan karınlarına çalışan yığınsal çoğunluğun neden olduğu tahribata göre daha alt düzeyde kalmıştır. Kendilerini ahlaki olarak koruyacak ve denetleyecek bilgi ve kurumların bulunmaması ya da bu mekanizmaların yayılma potansiyellerinin kısıtlı olması geniş halk öbeklerinde zararlı davranışların yayılmasına yol açmıştır. Toplumu temelinden sarsan; fuhuş, uyuşturucu madde bağımlılığı, kumar, içki, hırsızlık, tefecilik gibi yıkıcı unsurların gün geçtikçe Kürtler arasında etkisini iyiden iyiye hissettirdiği göz önüne alındığında, riskli bir sürece doğru yol alındığı görülecektir. Saflığın, iyi niyetin, samimiyetin somutlaştırıldığı en iyi mekân olarak gösterilen köylerde bile içtimai hastalıklarla sık sık karşılaşır olduk. Özellikle Kürdistan’daki bazı köylerin tefecilikle, bazılarının kumarla, bazılarının da hırsızlıkla anılması erdemsel çöküntünün gittikçe etkisini yaydığını gösterir.

Her toplumun ana yapı taşı olarak gösterilen gençler, Kürdistan mıntıkasında da itici güç olma özelliğini devam ettirmiştir. Gençliklerinin ilk yıllarında sahip oldukları masumane duruşu içinde bulundukları çevrenin olumsuz koşulları vasıtasıyla sonraki yıllarda gittikçe kaybetmeye başlayan genç kesim, böylece tahripkâr ve vurdumduymaz bir kişilikle özdeşleşmiştir. Kürdistan toplumunda geçirgen bir temel üzerine bina edilen aile yapısının müdavimleri olan anne babaların, merak, şüphe ve eleştiri ile beyinleri şekillenmekte olan çocuklarının zihni, duygusal ve hayali sorunlarına tatmin edici bazda bir çözüm yolu geliştirememesi kuşaklar arası çatışmanın fitilini ateşlemiştir. Gelenek ve görenekleriyle hemhal olan aile büyüklerinin çocuklarıyla uyuşamamasının iki büyük nedeni; çocuklarının dini değerlerinden koparılmaya çalışılması ve kendi ana dillerini bilmemelerinden dolayı kendilerini ötekilerden biriymiş gibi görme histerisidir. Kürt gençlerinin kendilerini kendileri yapan bu iki önemli esastan soyutlandırılmaya çalışılması sonucunda derbeder ve lümpen bir gençlik ortaya çıkarmıştır. Büyüklerine karşı saygısızca konuşabilen, her şeyi kendisi için isteyen, nefsin her türlü zevkini tatmaya çalışan genç kesim, böylece ömrünün en önemli aşamasını heba ederek kendilerinden sonra gelen mirasçılarına kötü bir miras bırakırlar. “Yaşamak için yaşıyorum” sloganıyla özetleyebileceğimiz bu hayat tarzı, ileriki yıllarda Kürt halkı nezdinde kangrene dönüşerek toplumsal çöküşle sonuçlanabilir.

Kürdistan halkının benliğini muhafaza etme noktasında içsel bir ıslah edici düzenek olan irade istencine gereğinden fazla ihtiyacı vardır. Bu düzenek kırbaç misyonunu üstlenerek aşırılıkların önüne geçebilecek yegâne kuvvettir. Fakat böyle bir kuvvet kendiliğinden meydana gelmez. Ancak dışsal bir fenomenin içe müdahalesiyle vücuda gelir. Peki, bu dışsal görüngü ne olabilir?

Tarihin en karanlık dönemlerinden günümüze kadar gelen süreçte toplumları belirli bir hedef doğrultusunda harekete geçirip onlara sarsılmaz özellikte imani aksiyonu aşılayan en önemli zihniyetin dini bir kaynaktan fışkıran ilahi nitelikteki zihniyet olduğu görülmüştür. Kadim Kürdistan topraklarında da dini olgu, Kürt halkının her bir ferdini kendi tesiri altında bırakarak yüzyıllar boyunca varlığı devam ettirmiştir. Kürt milletini sistematize ederek kendi ayakları üzerinde kalmasını sağlayan ilahi ışık, aynı zamanda onlara devingen ve asabi özelliklerle donanmış ruhu hediye ederek kendilerini gerçekleştirmelerini sağlamıştır. Bununla beraber mutlaklığının verdiği heybetle aralıksız gözetmenlik rolüne sahip olduğunu zihinlere nakşederek, iradelerini ahlaki ödev şekline bürümelerine yardımcı olmuştur. Fakat zaman içerisinde değerler dizgesinin erozyona uğramasına müteakip, Tanrısal ruhun kuvvetli nefesinin zihinlerden dışarı atılması, iç muhasebenin merkezinde olan iradenin tembelliğe doğru yol almasına neden olmuştur. Kontrol mekanizması olarak adlandırılan iradenin bu durumu, Kürtler nezdinde yok oluş güzergâhına sapıldığının işaretidir. Çünkü içinde geçilen zamanda ahlaksal duruşun tavrı, benlikte gerçekleşen hesaplaşmanın dışavurumudur.

Görüldüğü gibi Kürdistan’daki ahlaki çürümenin önüne geçebilecek ve Kürt toplumunu idealize edebilecek geniş ölçekli hiçbir yaptırım düzeneği bulunmamaktadır. Var olan irili ufaklı manevi dinamikler ise, heva rüzgârına kapılıp, sorgusuz sualsiz olan yaşamlarını idame ettirmeye çalışan geniş halk yığını karşısında çok cılız kalmaktadır. Tehlike sinyallerinin gittikçe etkisini hissettirmeye başladığı bu süreçte, bir bütün olarak ahlaki kaosun eşiğine doğru sürüklenmekte olan Kürtlerin, kendilerini silkeleyip ayağa kalkması ise, adeta bir mucize kadar zor görünmektedir.


785

 

YORUMLAR

ömr_frk 01-03-2010, 21:42:00
Bu kalemi özlemiştik. Yüreğinize sağlık, tekrar hoşgeldiniz
 
Hasan ŞAHİN 01-03-2010, 11:49:56
Değerli Kardeşim yazında haklı olduğun gerçekler fazlasıyla var. Bir halka en büyük zulüm, o haklı öldürmek, işkence etmek, aç bırakmak, zindanlarda çürümeye terk etmek, her türlü maddi olanaklardan mahrum etmek, geleceği olan gençleri yetim bırakmak değildir. Bir halka en büyük zülüm onun beynini istila etmektir. Bu gün T.C ve PKK bunu çok iyi yaptılar. Manevi ruh bir yerde yoksa maddi sıkıntılara hiçbir zaman dayanmaz. Kürtler bu gün manevi ruhtan arındırılmışlar. Tek bildikleri şiddet, kargaşa, bağırmak ve öldürmektir. Bu gün Kürtler üç girdabın içinde gidip geliyorlar. 1 Girdap; Dağdakiler, onların acıları, çektikleri, sıkıntıları, kimler tarafından nasıl kullanıldıkları, iç çatışmaları ve kendilerine yaptıkları ve bağımsız Kürdistan istekleri. 2. Girdap; Avrupalı Kürtler. Avrupalı bir yaşantıyı, bütün Kürtlere uygulamak istemeleri, federal bir Kürt devletini istemeleri, iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Türkiye’ye bağlı bir devlet modelini benimsemeleri. Her seferinde Avrupa’dan değişik model getirmeleri. 3.Girdap; Kendi öz coğrafyalarında yaşayanlar. Bunlar ise içinde yaşadıkları devletlerden beklenti içinde olanlardır. Özelde Türkiye de yaşayanlar, en büyük istekleri var olan şartların iyileştirilmesi yönünde. Kültürel hakların iyileştirilmesi, anadil ve vatandaşlık haklarının güvence altına alınması. Bu üç girdapta seçtikleri siyasi liderlerde ne yapacaklarını bilmiyorlar, en basitinde İmralı olmadan onlara iş yaptırmıyorlar. Her cümlenin öznesini imhalıya bağlıyorlar, yada bağlattırıyorlar. Böyle bir ortamda beyinlerin ve iç mekanizmanın düşünmesini düşünmesine izin vermiyorlar. İnsan iki derede kalınca düşünemiyor, Kürtler üç derede kalmışlar. Düşünmek ve başarılı olmak için ilk öncelik beynin hür olması lazım. kürtleri beyni istila edildiği için ne düşüneceğini ve neye karar vereceğini bilmiyor. Ait olma ve bağlı kalınan net bir düşüncede yok. Böyle olunca da Kürtlere en büyük zulmün aslında Kürtler tarafından geldiği ortaya çıkmaktadır. Beyimler huzurlu değil, istekler belli değil, amaçlar bilinmiyor, böyle olunca yoşlaşma kaçınılmaz gerçek oluyor. ESENLİKLE KAL.
 
adar 01-03-2010, 09:51:52
Sevgili Azad Kardeş, sizi tekrar aramızdan görmekten büyük bir sevinç duyuyoruz. Özellikle Kürdistan hakkında yazmış olduğunuz yazılarınız başta olmak üzere tüm yazılarınızda derin bir tefekkür gücü ve ıstıraplı bir ruh görmekteyiz.Sizin gibi bir kalem erbabının mazlum Kürdistan için bir ilaç olmasını temenni ederim. Allah'a emanet olun.
 
rojdar feraşini 28-02-2010, 22:58:14
Sevgili dost hoş geldin, muhabbetle geldin. Uzun bir süre zorunlu bir ayrılık yaşandı, bu süre zarfında yaşadıklarının ve çektiklerinin günahlarına kefaret olmasını dua ederim. Tespitleriniz ve paylaşımlarınız Kürdistan'ın realitesi olmakla beraber mucizede görünse umudu diri tutmak zorundayız, bizler inancımız gereği her şey bitti denilen mazlum ve sömürgeleştirilmiş coğrafyaların umut mücadelecileriyiz. Ama doğru bir kalkış için, hak üzere bir umut taşıyıcısı olmak için elbette olanı doğru, şeffaf ve cesur bir şekilde konuşmak ve değerlendirmek gerekir. Akabinde yozlaşmış ve sömürgeleştirilmiş coğrafyamıza doğru bir pradigme örnekleyerek misyon ve vizyon verebilelim. Mucize olarakta görünse inanıyoruz ki inananlar ve umudun Allah'tan olduğuna iman etmiş olan bizler hayatımızı bu uğurda anlamlandıracağız. Selam ve dua ile tekrardan hoş ve güzel olan ile aramıza teşrif ettiniz.
 
bahoz 28-02-2010, 22:42:18
seni ve yazılarını özlemiştik be kardeşim...Mazlum vatanım ve halkım üzerine yazdığın derinlikli yazılarının devamı dileğiyle
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 30/04/2012 - 14:20 Günah ve Tövbe
8 31/03/2012 - 17:08 Öfkenin Teorik ve Pratik Açılımı
8 27/02/2012 - 21:09 Eski İslamcılık Sendromu
8 25/01/2012 - 20:15 Kürdistanlı Müslümanların Durumu ve Öze Dönüş Platformu
8 18/12/2011 - 19:50 Din Siyaset İlişkisinin Kuzey Kürdistan'a Yansıması
8 31/10/2011 - 17:03 Dava Adamı Olmak
8 28/09/2011 - 16:22 Hayal ve Hakikat
8 26/08/2011 - 18:38 Kürdistan'da Dindar Olmak
8 27/07/2011 - 23:02 Kürdistan'da İslami Bir Partinin Gerekliliği 
8 30/06/2011 - 16:40 Cemaat ve Parti
8 20/05/2011 - 09:24 Şehit Orhan Korkmaz
8 17/04/2011 - 16:44 İtaat ve Başkaldırı
8 08/03/2011 - 15:17 Zalim Mazlum İlişkisi Çerçevesinde Kürdistan Meselesi
8 31/01/2011 - 17:19 HAZRETİ MUHAMMED 
8 21/12/2010 - 10:44 Kuzay Kürdistan'da İslami Mücadele Metodu
8 01/11/2010 - 11:02 BEN VE ÖTEKİ 
8 16/10/2010 - 20:49 PKK VE KÜRT İSLAMCILARI
8 28/08/2010 - 00:02 ANAYASA REFERANDUMU KARŞISINDA İSLAMİ KESİMİN TAVRI
8 07/08/2010 - 21:38 KÜRT İSLAMCILARI İLE TÜRK İSLAMCILARININ İLİŞKİLERİ VE ÇELİŞKİLERİ
8 12/07/2010 - 17:20 RADİKAL İSLAM’IN HANDİKAPLARI
8 14/06/2010 - 23:44 GAZZE YARDIM GEMİSİ’NDEN AKLA TAKILAN ŞÜPHELER
8 01/06/2010 - 08:22 EĞİTİMSİZ ÖĞRETİM
8 02/05/2010 - 17:40 FUTBOL KÜLTÜ
8 28/03/2010 - 21:07 KÜRT MİLLİ KÜLTÜRÜ
8 28/02/2010 - 21:56 KÜRDİSTAN’DA AHLAKİ YOZLAŞMA
8 22/07/2009 - 18:47 ÖLÜM GERÇEĞİ
8 25/06/2009 - 17:45 PEYGAMBERLERİN MİSYONU
8 26/05/2009 - 16:34 İŞBİRLİKÇİ KÜRT VE ÖZGÜR KÜRT
8 27/04/2009 - 16:30 TELEVİZYON KÜLTÜRÜ VE TOPLUM
8 07/04/2009 - 11:28 İKTİDAR TUTKUSU
8 08/03/2009 - 14:38 AŞKIN BÜYÜLÜ HAVASI
8 11/02/2009 - 09:05 PKK’NİN TEORİK AÇIDAN ÇÖZÜLÜŞÜ
8 20/01/2009 - 00:04 İSLAMİ DURUŞ
8 16/12/2008 - 20:52 UMUTSUZLUĞUN PENÇESİNDE KIVRANIRKEN
8 22/11/2008 - 17:12 DİN VE AHLAK
8 27/10/2008 - 22:19 ŞİDDET VE MERHAMET İKİLEMİNDE KÜRT HALKI
8 01/10/2008 - 11:40 Kürd'ün Acınacak Hali
8 05/09/2008 - 17:23 Modern Dönemde Yalnızlık Sorunu
8 19/08/2008 - 18:54 BATI’NIN İSLAM ALGISI
8 04/08/2008 - 00:18 KUR’AN VE İNSAN
8 19/07/2008 - 20:01 KUTSAL KAN
8 03/07/2008 - 04:37 KALABALIKLARIN UĞULTUSU KARŞISINDA BİREYİN İTİLMİŞLİĞİ
8 17/06/2008 - 19:59 SÖMÜRGECİLİĞİN KÜRDİSTAN’DAKİ KAHPE YÜZÜ
8 31/05/2008 - 17:56 İDAAL CEMAAT ÜSTÜNE BİR KESİT
8 15/05/2008 - 19:46 ÖZGÜRLÜK MÜ DEDİNİZ(!)
8 04/05/2008 - 18:29 İNANCIN GÖLGESİNDE
8 16/04/2008 - 00:06 Kürdistan'da Ümmetçilik İllüzyonu
8 29/03/2008 - 10:17 Devlet Ve Düşünce Özgürlüğü
8 28/2/2008 - 10:04 KÜRDİSTAN SORUNU
8 1/2/2008 - 12:02 KANAAT ÜZERİNE
8 3/1/2008 - 11:51 TRAJİK BİR OLGU: İNSAN
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 Lübnan'da tansiyon yüksek: 2 ölü

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com