Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
TEFEKKÜR ETME VE FERASET

- 20/04/2008 - 01:37
Düşünen ve aklını kullanan insanlar dünyaya yön verenlerdir. Medeniyet kuranlardır. Medeniyeti başlarına yıkılanlar ise düşüncesizlik, fikirsizlik, şuursuzluk ve akılsızlık yüzünden çöküşü hak eden cahillerdir. Düşünce ve aklı kullanmak cehaletin düşmanıdır. Onların olduğu yerde cehaletin hiçbir türü barınamaz! Hükmetmek isteyen müstekbir güçlerin ilk yaptığı faaliyet, insanları düşünmekten men etmek, eğlence kültürüyle nefislerini azdırmaktır. Nihayet böylece cehalet batağına çekilen milyonlarca insanı koyun gibi güderler!
***

Tefekkür; herhangi bir mesele hakkında “düşünme, zihni yorma, derin düşünme ve işin şuuruna varma”demektir. Tefekkürün zıddı, fikirsizlik ve düşüncesizliktir.

Tefekkür insana mahsus bir özelliktir ve diğer canlı varlıklardan tefekkür sayesinde üstün olur. Tefekkür ancak kalpte tasavvuru mümkün olan şeyler hakkında yapılabilir. Örn: Allah’ın yarattığı varlıklar hakkında tefekkür mümkündür ve tavsiye edilendir. Ancak Allah’ın zatı hakkında tefekkür mümkün değildir ve aynı zamanda men edilmiştir. Çünkü Allah, hiçbir surette vasıflandırılamaz ve şekil olarak hayal edilemez! ( El İsfehani, El müfred)

 

Resulullah Efendimize(saa) en çok etki eden ayetlerden biri tefekkürle ilgiliydi. Hz. Aişe’yi iki kişi ziyaret ediyor ve “Hz. Muhammed’de gördüğünüz etkileyici bir şeyi anlatır mısınız?” diye soruyorlar. Hz. Aişe diyor ki; “Resulullah bir gece kalktı, abdest aldı, namaz kıldı. Namazda çok ağladı. Öyle ki, secde esnasında yerleri ıslattı, mübarek gözyaşlarıyla… Sonra Hz. Bilal(r.a) geldi. Onu öyle görünce “sizin geçmiş ve gelecek tüm günahlarınız affedilmişken, sizi ağlatan nedir? Diye sorunca Resulullah “Bu gece Allah bir ayet indirdi. Beni bu ayet ağlatmaktadır.”Dedi. Ve şu ayeti okudu.

 

“ Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette aklıselim sahipleri için ibret verici deliller vardır.” Ali İmran–190

Ondan sonra Resulullah(s.a.v) “bu ayeti okuyup ta üzerinde tefekkürde bulunmayan, düşünmeyen kişilere yazıklar olsun!” dedi.

 

Kur’anı Kerim’de tefekküre davet edilen akıl sahiplerinin özellikleri ve durumları da bir sonra ki ayete açıklanıyor;

 

“ Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerinde yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde tefekkür ederler(düşünürler) “Rabbimiz derler bunu boş yere yaratmadın! Sen yücesin, süphansın bizi ateş azabından koru!” Ali İmran- 191

 

Bir hadiste o kutlu Resul (s.a.v), “Allah’ın zatını düşünmeyin. Allah’ın şahsı hakkında düşünmeye güç yetiremezsiniz!” buyurmuştur.

Lokman (a.s) uzun uzun tefekküre dalardı. İnsanlar “neden böyle yapıyorsun?”diye sorunca da “ uzun süre yalnız kalmak tefekküre daha müsaittir. Tefekkürde bulunmak ise insanı cennete sevk eder.”derdi.

 

Ömer b. Abdülaziz “Yüce Allah’ın nimetlerini düşünmek en faziletli ibadetlerdendir.” Demiştir. Demek ki, tefekkür etmek, düşünmek bir ibadettir. İmam Şafii de “ herhangi bir konuda hüküm çıkarırken tefekkürden faydalanın!” diyerek, usul ilminde tefekkür etmenin önemine işaret ediyor.

        

Tefekkürün sonunda insan, geniş bir ilme sahip olur. İnsanın ilmi artınca kalbinin hali de değişir. Kalp değişince insanın hali ve davranışları yani ameli de değişir. Demek ki bir değişimin vuku bulması, ya da hataların düzelmesi tefekkür etmeye başlamakla mümkün oluyor. Bunun için Kur’an da Yüce Allah çeşitli hususları dile getirdikten sonra

 

“Şüphesiz bunda tefekkür eden(düşünen) insanlar için ibretler vardır” Nahl–11 buyurmaktadır. Aynı ayet, yaklaşık ifadelerle Rad suresi 3. ayetinde, Rum Suresi 30. ayetinde ve Casiye Suresi 13. ayetlerinde de tekrarlanmıştır.

 

Kur’anda birçok ayette “akıl erdiren, düşünen bilen insanlar için ibretler vardır” denilmekte ve tefekkürün önemine dikkat çekilmektedir. İslam dini düşünerek, akıl erdirerek kabul edilip teslim olunan bir dindir. Körü körüne bir inanış geçerli değildir. Hatta “atalar dini” üzerinde olmaktan dolayı Allah tarafından bir kınama da vardır. İşte ayet;

 

“Onlara “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğine “hayır, atalarımızı neyin üzerinde bulduksa ona uyarız”dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdirmez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi?” Bakara- 170

Taklitte kalan bir iman, kâmil bir iman değildir. Ancak insan tahkik ederse, yani araştırırsa, düşünürse, akıl yürüterek iman ederse, o zaman erişilen iman hakiki bir iman olur. Allah katında da bu özellikte bir iman makbuldür.  

 

Tefekküre dayanan bir iman insanı taklitçilikten, nefse dayalı boş bir hayat yaşamaktan kurtarır. Her şey anlam bulur. Taşlar yerlerine oturur. Zaten Allah demek “anlam” demektir. İşte tefekkür her şeye anlamını vermek ve asıl veçheleriyle bilmektir. Örn; dünya hayatı geçici ve değersizdir, ahiret hayatı ise asıl ve ebedi olandır.

 

Şimdi ebedi olan mı, geçici olan mı kabule daha yatkındır? Ya da insan hangisini seçerse daha kârdadır? Kesinkes ölümün geleceğini tefekkür edersek ve ölümden kaçmanın da mümkün olmadığını düşünürsek ve ölüm sonrası hakkında da en doyurucu en hakiki bilgiyi veren de Kur’an olduğuna göre, ebedi olanı seçmek akıllıca bir seçimdir. Bu seçimi yaptıktan sonra insana düşen nedir?

 

Tabii ki, ölümden sonraki hayatta kârlı çıkaracak ameller işlemektir. Çünkü bu dünyadaki ömür süresi, ebedi hayatı kazanmak için veriliyor ve aslında her insana düşünüp akledecek kadar bir ömür verilmektedir. (Fatır suresi–37 ayeti.)

Derin bir tefekkür sonucu iman eden, bilinçli hareket eder. Dünyadaki asıl amacın Allah’a kulluk olduğunu hiç unutmaz! Nefsini her zaman iyi, doğru ve güzel şeyler yapmak için eğitir. Böylece kötü, hayâsız ve ahlaksızca olandan korunmuş olur. Ebedi mutluluğu kazanmış olur. Mümin insan tefekkür ederek feraset sahibi olur. Olayların veya toplumsal sorunların arka planını kavrar, hiçbir şeyin, her zaman göründüğü gibi olmadığını bilir. Bu açıdan dünya hayatındaki yaşamında adımlarını güvenle atar. Her daim Rabbinin murakabesinde olduğunu aklından çıkarmaz.

 

Şimdi tersi bir durumu düşünelim. Tefekkür etmeyen sadece “ben, ben” diye nefsinin istekleri peşinde koşan, helalleri haramları ayırt etmeden karıştıran, hiçbir ölçü takmayan, hesap, ölüm, cehennem gibi ilahi uyarılara kulak tıkayan insanın dünya yaşantısı nasıldır?

Ahireti kaybettiği zaten ortada… Ya dünyası?

 

Nefsinin peşinden giden insan, başkasının hakkını düşünür mü? Hatta başkalarının hakkını gasp etmenin yollarını arar. Bunun için her türlü hileli yolu düşünür. Yani olumsuz kötü düşünceleri vardır. Kimden ne kadar koparırsa kârlı olduğunu düşünür. İnsanların iç yüzü ortaya çıkınca onu dışlamaları, aralarına almamaları çok da önemli değildir böylesi için… Yalnızdır ama bunun acısını etrafındaki insanlara zulmederek çıkarır! Yemesinde içmesinde, giyinmesinde hep aşırıya kaçar! İsraf hayat tarzıdır. Üstelik hayatını, sahip olduğu nimetleri ve varlığını saçıp savurarak başkalarına hava da atar! Pek marifetmiş gibi…

 

Kibirlidir! Kendini yere göğe konduramaz. İnsanların en iyisi olduğunu zanneder ama yüz karası olduğunu düşünmez. Çünkü doğru düşünce yollarına ulaşamamıştır! Allah’ı unutmuştur, hatırına bir an bile getirmez! Bir resul gelmiş mi, gelmişse ne getirmiş, nasıl yaşamış bilmez. Bu resule iman edip etmediği de belli değildir.

 

Ömrünü, gençliğini, servetini, nerelerde tüketmiştir? İyi mi yapmış, kötü mü yapmış hiç mi hiç düşünmez! Saçlarına ölümün habercisi olan kırlar dolsa da, yüreği taş bağlamıştır artık! Oturup düşünmek için bir saatini ayırsa belki çok şeyi değiştirebilecektir, ama nerede düşünen? Dünyaya bir dalış dalmıştır ki, aniden gelen ölüm ancak hüsranını artıracak, azaba götürecektir. Ne yazık, bunu da düşünmez!

 

Böyleleri için Allah’ın Resulü şöyle buyurur; “insanlar bu dünyada uykuda gibidirler. Ölünce uyanırlar!” Düşünen insan bu dünyada da uyanıktır, ahirette de… Yani bilinçlidir, şuurludur, aklını kullanır, kâr zarar hesabını yapabilendir tefekkür eden kişi…

 

Düşünen ve aklını kullanan insanlar dünyaya yön verenlerdir. Medeniyet kuranlardır. Medeniyeti başlarına yıkılanlar ise düşüncesizlik, fikirsizlik, şuursuzluk ve akılsızlık yüzünden çöküşü hak eden cahillerdir. Düşünce ve aklı kullanmak cehaletin düşmanıdır. Onların olduğu yerde cehaletin hiçbir türü barınamaz! Hükmetmek isteyen müstekbir güçlerin ilk yaptığı faaliyet, insanları düşünmekten men etmek, eğlence kültürüyle nefislerini azdırmaktır. Nihayet böylece cehalet batağına çekilen milyonlarca insanı koyun gibi güderler!

 

Nice üniversite bitirdiği halde cehaletinden kurtulamayan insan vardır. Ne yazık ki diploma sahibi olmak insan olmak için yeterli değildir! Düşünmek, akletmek, şuuruna varmakla insan olmanın ayrıcalığını ve üstünlüğünü yakalar. Yoksa yiyip, içip üreyen bir hayvandan farkı kalır mı insanın?

 

Cehalete açılan savaş ilk Kur’an ayetiyle başlıyor dikkat ederseniz!

“Oku, yaratan Rabb’inin adıyla oku!” Alak Suresi- 1

Bu gün müslümanlar ne kadar okumaktadır?

Ne kadar tefekkür etmektedir?

Ne kadar akletmektedir?

Ne kadar şuurlanmaktadır?

 

Bu sorular üzerinde biraz kafa yoralım. Okuyup araştıralım. O zaman bakış açımız genişleyecek, dünyayı ahireti, ölümü hayatı daha hakiki bir tarzda anlamış olacağız. Şunu unutmayalım! Düşüncesiz insan topluluğunu mutlaka güden birileri her zaman olacaktır!


605

 

YORUMLAR

zaza 20-04-2008, 10:46:46
şüphesiz düşünen insanlar için çok şey ortadadır. ayetler, hadisler fikirler bunlar bizin aklımızı kullanmamız için yeterlidir. yeterki kullanmasunu bilelim.
 
Tefkürün hayata geçiş aşaması 20-04-2008, 10:40:40
Hayatımızı çepeçevre kuşatmış bir kavramdr tefekkür. Düşünmesini beceren bir insan doğada, doğanın içindeki varlıklarda, bu varlıklar içindende de insanı süzdüğünde
bu kadar muhteşem bir varlığı yada varlıkları görememek körlüğün, basiretsizliğin ifadesidir.
Düşünebilen insan, görebilen insandır. Bunuda aştığımızda, düşüncenin pratize edilmesi durumu ortaya çıkar. Yani insanı asıl üstün kılan nitelik, düşündüğünü, kavradığını pratize etmesidir. Yazınızı büyük bir istekle okuduğumu beyan etmeliyim. Bu denli güzel bir uslupla ele alınan güzel bir konu. Yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/07/2011 - 08:47 Sevgili Kızımla Hasbihal -3
8 06/06/2011 - 08:31 Sevgili Kızımla Hasbihal (2)
8 21/04/2011 - 10:16 Sevgili Kızımla Hasbihal (1)
8 25/08/2010 - 12:29 İnsan Kendini Ne Sanıyor?
8 19/03/2010 - 19:49 ÖZEL BİR ÜMMET OLABİLMEK
8 21/02/2010 - 13:47 HATIRLANMASI GEREKENLER
8 28/10/2009 - 13:52 BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI BAŞKA BAHARA MI?
8 22/10/2009 - 23:05 DEJENERASYONUN TESETTÜRDEKİ YANSIMASI
8 01/10/2009 - 08:35 Zor Zamanlarda Sınanmak!
8 14/06/2009 - 14:19 ÖRNEK İNSAN KITLIĞI
8 18/05/2009 - 21:04 EN YAKINLARIMIZLA İMTİHANIMIZ
8 12/04/2009 - 21:39 Okumak ve Kendini Bilmek
8 23/03/2009 - 15:05 ÇANAKKALE ZAFERİNİN DAYANDIĞI GÜÇ: İMAN
8 01/02/2009 - 13:26 SÖZÜM İNSAN OLANADIR!
8 14/01/2009 - 17:29 Gazze! İçimde Tarumar Olan İnsanlıktır!
8 16/12/2008 - 09:04 KARİZMATİK KALASLAR
8 03/12/2008 - 05:18 KUTLU YOLCULUK BAŞLADI!
8 14/11/2008 - 14:13 İHMAL EDİLEN BİR İBADET
8 28/10/2008 - 09:57 BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…
8 15/10/2008 - 12:58 ZAMAN BİLİNCİ TAŞIYANLARIN FARKI
8 07/09/2008 - 01:22 Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti
8 17/08/2008 - 00:02 FESADI HAYAT TARZI EDİNENLER
8 05/08/2008 - 07:52 MÜREFFEH AZINLIĞIN AZGINLIĞI
8 16/07/2008 - 01:05 UĞUR BÖCEĞİ VE SUÇLULUK DUYGUSU
8 22/06/2008 - 01:12 TATİLE ÇIKIYOR MUSUNUZ?
8 11/06/2008 - 15:59 HASED EDENİN HAL-İ PÜR MELALİ
8 28/05/2008 - 11:33 KOMŞUSUZ OLMAZ KOMŞUM!
8 12/05/2008 - 19:59 HEVA VE HEVES MABEDİNİN KURBANLARI
8 30/04/2008 - 13:06 HÜZÜN BENİM HARCIMDIR!
8 20/04/2008 - 01:37 TEFEKKÜR ETME VE FERASET
8 09/04/2008 - 16:56 ÇATIRDAYAN AİLE
8 26/03/2008 - 20:49 İMAN İTAAT İSTİYORDU HANİ!
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com