Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)

- 08/02/2010 - 09:39
Fidan Güngör açtığı çığırın hem fikri banisi hem hareket banisi ve hem de mali destek sağlayıcısı idi. Kendi ürettiği fikirleriyle, kendi çabalarıyla ve en çok da kendi kazandığı parayı harcayarak bir yol açıyordu.

Fidan Güngör’ün şahsiyeti, onun hayatının ve mücadelesinin bir parçasıdır. Analitik biyografisi içinde kişiliğinin önemli bir yeri olsa gerek. Bu sebeple onun hayatını işlerken şahsiyetini değerlendirmek yerinde ve yararlı olacaktır.

Sebat ve kararlılık, onun kişilik özelliklerinin başında yer alıyordu. Üniversite yıllarında tercih ettiği İslami mücadeleye, hayatının son anına kadar bağlı kaldı. Önüne çıkan tüm zorluklar ve imkanlar onu kararında en ufak bir şüpheye düşürmedi, kararını yeniden gözden geçirmeye zorlayamadı. Birlikte yola çıktığı arkadaşlarının bir çoğunun yollarını ayırması, mücadele sürecinde önüne yükselme ve zenginleşme imkanları doğunca yolunu değiştiren insanların tercihleri, zorluklar karşısında bayrak kaldıran insanların tavrı, akrabalarının telkin ve tavsiyeleri gibi etkenlerin hiç biri onu verdiği ilk kararından caydıramadı. Eğer Fidan Güngör, Türkiye’deki İslami uyanış sürecinin bir dönemine damgasını vuran bir örneklik oluşturduysa, kuşkusuz bu başarıda onun kararlılığı birinci derecede rol oynadı. Onun kararlılığı olmasaydı, Menzil devam edemez, arınma sürecinde bir merkeziyet kazanamaz ve bir örnekliğe dönüşemezdi. Menzil’in açılışının üzerinden on yıl geçtikten ve Menzil bir merkeze dönüştükten sonra hiç tanımadığım bazılarının gelip “Ben de buranın kuruluşunda vardım” diyerek gelinen noktadan memnuniyetini ifade edenlere tanık olduğumda sebat ile sebatsızlık farkını düşünmeden edemezdim.

Süreklilik sağlayamasalar bile, emeği geçen herkes, halis amellerinin karşılığını mutlaka bulacaktır kendi payınca.

Fidan Güngör bir nehir gibi akıyor, nehrin ana menbaını ve ana yatağını oluşturuyordu. Diğer su kaynakları, ana nehrin sayesinde, ana nehre katılarak büyük bir ırmak oluşturuyordu. Mevsimlere göre katılım artıp azalabiliyor, bazı nehirler kuruyabiliyordu. Ancak onun kararlılığı zaman içinde öyle bir ırmak oluşturdu ki,  kendisi akmasa da, o ırmak kurumayacaktı, kurumadı ve kurumayacak. Hayatın doğası gereği nehir yatak değiştirebilir ama herkesi kuşatan olağanüstü bir kuraklık olmadığı sürece o nehir de mecrasında akmaya, muhitine hayat vermeye devam edecektir.

Emek verdiği insanların, yetiştirdiği gençlerin bir kısmının hayat denizinin dalgaları arasında kaybolması, onu hiçbir zaman karamsarlığa ve umutsuzluğa itmedi. “Her kim zerre kadar bir hayır işlerse, onun karşılığını görecektir” ayeti mucibince, verdiği emeklerin boşa gitmeyeceğini düşünür, kaybolan insanların bir gün yine hayata döneceğine olan inancını korur ve yola devam ederek ben-i adem bahçesinde gül yetiştirmenin sürekliliğine inanırdı.

Onu tanıdığım günden son demine kadar insan yetiştirmedeki kararlığında hiçbir kırılmaya tanık olmadım. Onun insan yetiştirmedeki kararlılığı belli bir sınıfa has değildi. İşçi, memur, esnaf, üniversite öğrencisi, ortaöğretim öğrencisi, medrese öğrencisi... Her sınıftan insanlara büyük emek verdi. Her sınıftaki insanlarla ayrı ayrı ilgilenir, onların düzeyine göre konuşur, onlara değer verir, her sınıfın ayrı bir misyon yüklenebileceğine inanırdı. İslami harekette sınıfsızlığa inandığı için bir öğrenci hareketi, işçi hareketi, memur hareketi, köylü hareketi, molla hareketi gibi ayrımlar yerine toplumun her katmanından insanın içinde yer alacağı bir hareketin teşekkülü için iğneyle kuyu kazar gibi her sınıfla ilgili ayrı bir kazı çalışması yapardı.

Gün boyu bürosunda misafir bulmamak çok az vaki olurdu. Adı geçen tüm sınıflardan insanlar onun iş yerine gider onunla konuşur, tartışır ve onu dinlerdi. Diyarbakır’dan, bölgeden ve ülkeden yıllar boyu sürekli misafiri vardı. Bir yandan ticaretini idare eder öte yandan misafirleriyle konuşurdu. Uzun yıllar sayısız kez bürosuna uğrar ama onu çok nadir misafirsiz bulurdum. Bir kez dahi misafirlerinin işine engel olduğu hissine kapıldığını görmedim. Sabah iş yerini açtığında adeta iki işi varmış gibiydi. Biri ticaret, ötekisi insan yetiştirme, davet ve tebliğ. Akşam olunca da bu kez gece faslı başlardı. Ya misafiri vardı yine veya kendisi bir yere davetliydi. Bu ağır sorumluluğu meydanda olduğu sürece aksatmadan ve kararlılıkla sürdürdü. Ulaştığı saf İslam’ı yorulmadan, sıkılmadan, küsmeden, kızmadan, umutla ve azimle sunmaya, paylaşmaya devam etti.

Hedeflerinde kararlıydı. Eleştiriler, zorluklar, tehditler, tehlikeler karşısında oturma, köşesine çekilme, korkma ve benden buraya kadar bundan sonrasını başkaları götürsün şeklinde bir duygu ve düşünceye kapıldığına veya böyle bir eğilim içine girdiğine hiç şahit olmadım.

Bilgi, bilinç ve beyan gücü bakımından hem Diyarbakır’da hem de ülke çapında Fidan Güngör’ün dengi veya ona yakın insanlar az değildi. Onların her biri Güngör gibi bir çığır açabilir veya birlikte çok daha büyük bir ırmak oluşturabilirlerdi. Bunun gerçekleşmemesinin temel nedenlerinden biri, sebat ve istikrar sorunudur. Doğru tercihte ömür boyu kararlı olamama problemidir. Mücadeleyi hayatın ayrılmaz bir parçası olarak algılayamama veya bu zorluğa katlanamama meselesidir. Bilgi, bilinç, beyan gücü ve dinamizm açısından önderlik niteliklerini taşıyıp kararlı ve sabitkadem olamamadan ötürü yürüyüşe son veren nicelerini tanırım ki, onları her hatırladığımda içimden bir “keşke…”  demeden geçemem. Onların her biri bir Fidan Güngör olabilirdi. Olamamalarının en belirgin nedeni, kararlı olamamaları. Basit gibi gözüken ama gerçekte çok zor olup az insanın sahip olabileceği bir özelliktir kararlılık. Kararlılık, her insanın kendi akıbeti açısından önemlidir. Önderlik kabiliyeti olanların kararlılığı ise,  kendilerini ilgilendirdiği kadar başkasını da ilgilendirmektedir. Önderlik kabiliyeti olanların bir ömür boyu doğru yolda kararlılık göstermesi, sünnet-i hasene babından önemli çığırların açılmasına, çok sayıda insanın o güzel yoldan gitmesine imkan sunmaktadır. Güngör, bu kararlılığı gösterebildiği için bir çığır açabildi.

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’de büyük ve küçük çapta açılan tüm hayırlı çığırlar incelediğinde, açılan bu yolların arkasında önderlik kabiliyeti olan kararlı bir şahsiyet, bir alim veya aydın görülür. Geçmişte böyle oldu, şimdiki zamanda böyledir ve gelecekte de öyle kalacaktır. 21. yüzyıl İslam dünyası ölçeğindeki tüm İslami fikir ve cemaat hareketleri de bu kuralın dışında değildir. Bugün fikir ve hareket önderleri olarak tanıdığımız şahsiyetler, eğer yolun bir yerinde mola verseydiler veya ideallerinden vazgeçseydiler, hayatlarının sonuna kadar kararlılığını koruyamasaydılar müessir önderlik mevkiine gelemezlerdi.

Fidan Güngör ve benzeri şahsiyetleri incelemek isteyenler, onların bu özelliği üzerinde durmalılar. Çünkü kararlılık, herkesi kendi gücü oranında ilgilendiren bir konudur. İslam, iman ve salih amelde süreklilik esastır. Bu çizgide olabilecek kırılmalar ve inkıtalar tehlikeli olmaktadır. Akıbetin bu çizgi üzerinde olması hayati önem taşımaktadır. Her şeyden önce insanın uhrevi hayatı için yaşamsal öneme sahiptir.

Eğer Türkiye’de son kırk yılda sahih İslam ile tanışanların tümü ilk heyecanlarını hayatlarının son demine kadar taşısaydı, kuşkusuz bugün bir başka hayat tarzına sahip olabilirdik. Eğer son kırk yılda önderlik kabiliyetini taşıyıp saf İslam ile tanışanlar, düşünsel ve yapısal alandaki mücadelelerinde inkıta yaşamasaydı yine bugün çok farklı bir düzeyde olabilirdik. İslam bu kadar sahipsiz, Müslümanlar bu kadar zayıf olmazdı. Değerlerimiz ve o değerleri taşıyanlar bu kadar tahkir ve tezyif edilmezdi. Bilgi birikimimiz, fikir üretme düzeyimiz, bilinç seviyemiz, tecrübe zenginliğimiz ve İslam’ı yaşama imkanlarımız bugünkünden çok daha ileri düzeyde olabilirdi.

Fidan Güngör ve benzeri şahsiyetleri örnek almak isteyenler, onların yolundan gitmek isteyenler hadiseye bir de bu kararlılık açısından baksınlar ve kendilerinde bir kırılmanın olup olmadığını incelesinler, hayat çizgilerinin grafiğine baksınlar, kendilerini istikrar testinden geçirsinler.

 Fidan Güngör’ün şahsiyetinin diğer iki temel özelliği de fikir ve hareket adamı olmasıydı. Bu iki özellik her zaman bir insanda toplanmaz. Çok değerli ve verimli fikir üreten, ilim üreten Müslümanlar vardır ama insan terbiye etme ve Müslümanları bir araya getirip onları ümmete giden yolda bir cemaate dönüştürme yeteneğine sahip değillerdir. Bu türden değerli bazı alim ve aydınlar var ki, hayatları boyunca bir genci karşılarına alıp ona bir şey anlatamamışlardır. Çok sayıda insan onların eserleriyle aydınlanmıştır ama kendileri doğrudan ilişki kurmada başarılı olmamışlardır. Sosyal ve siyasal bir örneklik oluşturamamışlardır.

Buna mukabil çok değerli aksiyon sahibi şahsiyetler olmuştur. Ne var ki, bu aksiyonerliklerini ancak başkalarının ürettiği fikirler temelinde yürütebilmişlerdir. Kendileri fikir üretememiştir.

Sadece fikir üretebilmek ve sadece aksiyon sahibi olmak, tek yönlü özelliklerdir ve ancak bu ikili bir araya gelirse birbirini tamamlayabilir.

Fidan Güngör ve benzerleri, adı geçen iki özelliği kendi kişiliğinde birleştiren şahsiyetlerdir. Bu özelliği taşıyanlar ya aydın ve hareket adamı veya alim ve hareket adamı olur. Bu özellikteki şahsiyetler hem bilgi ve bilinç hem eylem ve hareket bakımından kendi bireysel varlık sınırlarının çok ötesine taşarlar. Düşünce ve eylem alanında çok geniş bir etki sahası oluşturur, ürettikleri düşünce temelinde somut örneklikler vücuda getirirler.

Güngör, gençliğinden beri okuyan, okuduğunu analiz eden, eleştiren, çıkarımda bulunan ve ulaştığı doğru sonuçlara birey ve cemaat düzeyinde hayatiyet kazandırmaya çalışan birisiydi. Bütün işi okuma, araştırma ve ilmi çalışma yapma değildi. Hayatın içinde, mücadelenin içinde okuma ve düşünmeyi gerçekleştiriyordu. Onun aynı zamanda bir memur ve sonra da bir ticaret erbabı olduğu da dikkate alınırsa, üç işi yani okuma ve fikir üretme, ürettiklerine cemaat düzeyinde hayatiyet kazandırma ve helal yoldan başarılı bir şekilde ticaret yapma.

Fidan Güngör açtığı çığırın hem fikri banisi hem hareket banisi ve hem de mali destek sağlayıcısı idi. Kendi ürettiği fikirleriyle, kendi çabalarıyla ve en çok da kendi kazandığı parayı harcayarak bir yol açıyordu. Hem okuyup araştırıp fikir üreteceksin, hem onca zaman ayırıp insan terbiye ederek yapı oluşturacaksın hem de helal yoldan başarılı bir şekilde ticaret yapıp aileni geçindirmenin ötesinde mali destek oluşturacaksın ve bu üç ayrı ağır işi istikrar içinde sürdüreceksin. Bu, çok ender insanın yapabileceği bir iştir. Nice salih insan var sadece ticaretini yapar ve infakıyla hayırlı işlere katkıda bulunur. Nice aydın ve alim var araştırmalarıyla ve ürettiği fikirlerle hizmet eder. Nice aksiyon insanı var ki, gündüz gece faaliyet gösterir. Nice beyan gücü yüksek insanlar var ki, sadece davette bulunur. Nice şahsiyeti yüksek, saygı ve sevgisiyle insanları etkileyenler vardır. Ama bütün bunları yani aydın kimliğini, hareket adamlığını, mübelliğ vasfını, olgun şahsiyeti ve ticaret erbablığı gibi özelliklerin tümünü bir arada bulundurmak, herkesin üstesinden gelebileceği bir sorumluluk, bir hayat tarzı değildir. Güngör’ü akranından ayıran özellik budur. Güngör’den daha ileri düzeyde olan çok sayıda aydın vardı ve vardır. Aksiyon adamı, olgun şahsiyetli ve tacir de öyle. Ama mezkur özellikleri önemli düzeyde bir arada bulundurabilen kaç insan vardır?

Fidan Güngör, eğer tüm zamanını okumaya ve araştırmaya verseydi, çok sayıda eserle fikir dünyamıza önemli katkılar sunabilir, hatta uluslar arası düzeyde tanınan bir düşünür olabilirdi. Eğer ticareti tercih etseydi ve ticaretin gerektirdiği siyasi ilişkileri kursaydı, kesinlikle sayılı iş adamları arasına girebilecek imkanlara ve potansiyele sahipti. Eğer siyasi partilerin tekliflerini kabul etseydi, rahatlıkla bakanlık düzeyine belki daha yukarısına çıkabilecek imkan ve potansiyele sahipti. O, bunların hiç birini tercih etmedi. MTTB’den geldiği için Erbakan Hoca’nın kurduğu partiler çizgisi tarafından tanınıyordu. Kendisi tanınan ve mali gücü olan biri olduğu için mezkur çizgideki partiler tarafından dolaylı ve doğrudan davetlere muhatap oluyordu. Evet demesi halinde, siyasi ve ekonomik alanda merdivenlerden yukarıya doğru tırmanma imkanı her zaman için vardı.

Bir şeye sahip olmadan, ona ulaşma imkanını bulmadan onu reddetmek kolaydır. Siyasette yükselme ve ekonomide büyüme imkanına sahip olmayanların bunları reddetmesi gayet kolaydır. Kişinin gerçek iradesi, kararlılığı, idealist olup olmadığı, değerlerine ve yöntemine bağlılığı reddettiği şeylere sahip olma imkanına kavuştuğu zamanki tavrıyla belli olur. Yükselme ve büyüme imkanlarını reddedip de Güngör’ün elinin altında olan imkanların çok azına ulaşan nicelerinin yeni doğan fırsatların üstüne bir çırpıda atlayarak geçmişiyle nasıl alay ettiklerini gördük.  F. Güngör ise, yıllarca elinin altındaki imkanları inandığı yol uğruna her zaman için dışladı. Güngör’ü akranından ve denklerinden ayıran önemli özelliklerden biri buydu. MTTB’de, partide ve sistemin içinde yükselme imkanını bulamadığı için ayrılmadı, tam aksine bu türden imkanlara ve bu imkanlara olan davetlere rağmen inandığı değerlere bağlılığı dolayısıyla kulvarını değiştirdi. TRT’den de kendisi ayrıldı. Orada da yükselme şansı vardı. Partiyle ilişkilerini koruyup devam etseydi, TRT genel müdürlüğüne kadar çıkabilirdi.

Daha çok zenginleşme imkanı varken, siyasette kariyer yapma fırsatı varken, lüks içinde yaşamaya giden yollar açıkken bin bir türlü meşakketi ve riski üstlenerek, kendini ve ailesini tehlikeye atarak inandığı yola devam demek, mütevazi bir yaşamı sürdürmek teoride kolay ama pratikte herkesin yapabileceği bir şey değildir. Bir gün bürosunda bulunduğum sırada ilkokulda okuyan çocuklarından biri gelip ayakkabısının yırtıldığını babasına göstererek yeni ayakkabı istedi. Fidan Güngör ayakkabıyı inceledikten sonra ona şöyle dedi: “Bu ayakkabı bir süre daha giyilebilir. Git şu köşedeki ayakkabı tamircisinde bunu tamir ettir ve giy.” Oğluna araba alacak güçte iken yamalı ayakkabı giydirmesi, beni şaşırtmıştı. Oğluna hayat dersi mi vermek istiyordu, çocukları yamalı ayakkabı giyen arkadaşlarını mı düşünüyordu, varlık içinde mütevazi bir hayatı mı yaşamaya çalışıyordu yoksa bunların tümünü birden mi düşünüyordu bilmiyorum ama o tavrı çok anlamlıydı. Yeni ayakkabı almaya gücü yetmeyen bir babanın böyle davranması çok doğal ve kolaydır ama varlıklı birinin böyle hareket etmesi kolay değildir. Varlık içinde mütevazi yaşam, aile hayatının tüm yönlerinde baskındı.

Fidan Güngör, çok yoğun bir hayat içinde okuma fırsatını oluşturuyordu. Okuma, okuduğunu tahlil etme, çıkarımlarını ve değerlendirmelerini yüksek beyan gücüyle paylaşıma açma gibi özellikleri taşımasından ötürü bir aydın kimliğine sahipti. Bilgi, bilinç ve beyan gücünü hareket süreciyle birleştirince, aydın, mübelliğ ve hareket adamı kimliğini kazanıyordu. Bu sebeplerden ötürü yıllarca her kesimden insanın ilgi odağı durumundaydı. Molla, öğretim görevlisi, üniversite öğrencisi, lise öğrencisi, memur, işçi, esnaf gibi çok farklı kesimlerden ve çok farklı bölgelerden sürekli insanlar onu ziyarete gelir bürosunda otururdu. Eğer bu insanlar ondan istifade etmeseydi, saygı ve sevgi görmeseydi bir giden ikinci kez gitmezdi. Bu trafiğin artarak devam etmiş olması, gidenleri yeniden ve defalarca gitmeye yönlendiren bir kuvvenin, bir cezzabiyetin varlığını gösteriyordu.


1214

 

YORUMLAR

ali 14-02-2010, 19:51:50
Zeki Bey, Kur'an ın emri doğru şehadet yapma noktasındadır. Bu konuda size düşen çok iş vardır. Özellikle ilim-menzil cemaati arasındaki kardeş kavgasına, Menzil'in de karşılık vermesi, Hira dergisinde ve bildirilerde uygun olmayan uslup da dikkate alındığında sizden kendi aidiyetinizden de sıyruılarak değerlendirmeler ve hatıratınızı yazmanızı istiyorum. İlim gurubunun yaptığı siyaseten katl idi anladım, ama menzil de aynen cevap verdi, madem böyle bir tehlike baş gösterdi; biz yapılanamyı bıraktık, sizinle ilgilenmiyoruz denilseydi, biraz sabır olsaydı kardeş kavgası önlenemezmiydi, bana göre PKK ile de yaşanan kardeş kavgası idi, geniş analmda PKK nin öldürüdüğü insanların sınıfsal ve dini, milli aidiyetleri düşünüldüğünde de yaşanan bir kardeş kavgası idi. Buna rağmen bu malumatlarınzı için de müteşekkiriz. Yazmakta fayda vardır. Allah Fidan bey e rahmet eylesin. İlim ile Menzil in beraber çalıştığı bir dönem olmadı mı, anladığım kadarıyla ortak olarak finanse edilen bir öğrenci evi vs vardı, sanki hiç ortak çalışamdılar diye yazdığınızı anlıyorum.
 
adar 11-02-2010, 16:03:09
Cemaat fertleri arasında tüm sıcaklığıyla gündemini koruyan Kürdistan meselesinde önderimiz Fidan Güngör'ün bakış tarzını gerçekten çok merak ediyoruz. Olaya işgal gözüyle bakıp, tek kurtuluşun bağımsız bir Kürdistan devleti kurma niyetinde olanlar, federatif bir yönetimi ileri sürenler ve milli birlik ve beraberlik çerçevesinde olaya yaklaşanlar olmak üzere cemaat üç kutba ayrılmış görenmekte. Bazen tartışmalar edep sınırlarının dışına taşarak hakaretlere kadar varmaktadır. Bu durum ise cemaat fertleri arasında ciddi bir soğuklığun oluşmasına neden olmaktadır.Sayın Zeki Savaş'ın bir an önce Fidan GÜNGÖR zaviyesinden bu mesele hakkında malumat vermesini beklemekteyiz. Bir de Fidan Güngör'ün Kürdistan haritası üzerinde kafa yorduğu söylenmekte. İnşallah duygular işin içine karışmadan gerçek bir bilgiye sahip olacağız.
 
ihsan 11-02-2010, 09:38:37
degerli yazınızdan dolayı teşekkür eder devamını beklerim.inşallah bu degerli alim ve mücadele adamını takip edenler sivil anayasa demokratik acılım yumuşak demokrasi lutfedilmiş özgürlükler gibi müslümanları sisteme entegre etme adına yapılan bazı girişimlerden hakkıyla çıkarlar.bu kardeşimizi takip edenler inşallah sistemin göstermelik iyileştirmelerine bile LA derler.durum hep bu yönde ama görünen o ki endişelerim daha devam edecek
 
MURAT 11-02-2010, 03:29:29
Bawer kardeş sorularına cevap bulman için biraz erken daha bitmedi yazı dzisi. Biraz sabırlı olup bağcı dövmek değil üzüm yemekse amacın sanırım o sorularının cevabını bulursun ilerde. Selametle kalın.
 
recai agus 08-02-2010, 20:54:25
s.a rabbim senden razı olsun bir ömür hayatını islama adıyan bir aydın bir hareket önderinin hayatını bize ulaştırdığın için rabbim ecrini versin .. yazınızın devamını bekliyorum
 
bawer 08-02-2010, 19:27:19
Allah kendisne rahmet etsin.
sormadn edemeyeceğim: kürdistan bu mücadelenin neresindeydi göremedim. yani yaşadığı topraklar barışın olduğu barış toprakları değil sözde müslümanlar tarafından işgal edilmişti. acaba en kutsal haklardan olan yaşam ve anadilde bile sistem tarafından yasaklanmışken halkı facialarla karşı karşıya iken her yönden kendisi ne yapıyordu.? inanın ki çok ama çok merak ediyorum
slav u hirmet
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 18/05/2012 - 08:49 Kürdistan Birleşik Federasyonları
8 26/03/2012 - 10:15 Evrensel Bir Soruna Kur'ani Temelde Çözüm Arayışı
8 31/01/2012 - 09:51 Sırların Açığa Çıktığı Gün
8 27/01/2012 - 08:38 Yargısız İnfaz Merkezi: Amed (Diyarbakır)
8 19/01/2012 - 09:03 Devlet-Millet İlişkisinde Öncelik Meselesi
8 10/01/2012 - 17:59 Devlet Kibri
8 29/12/2011 - 20:40 Devlet Terör Örgütü
8 27/12/2011 - 09:25 Fars Körfezi Isınıyor
8 12/12/2011 - 21:13 ABD'nin Düştüğü Elektronik Tuzak
8 28/11/2011 - 10:27 Tunus'ta Başlayan Bahar Suriye'de Hazan Olmasın
8 18/11/2011 - 17:11 Washington-Tahran Arasındaki Psikolojik Savaşın Tehlikeleri
8 30/10/2011 - 19:36 Referandum ve Müzakere
8 08/09/2011 - 13:26 Amerika, İsrail ve Kürd meselesi
8 23/08/2011 - 02:25 İltimas-ı Dua
8 06/08/2011 - 00:58 Ariflerin Bayramı
8 21/06/2011 - 17:22 Değerler Manzumesi Açısından Suriye ve Bahreyn Konusu
8 04/05/2011 - 08:08 Biz Henüz İntikam Alamadık
8 12/02/2011 - 23:01 Tevhidi Mesaj Ulusal Dil
8 12/01/2011 - 11:08 Ümmet-Ulus Bağlamındaki Teorik Problemi Aşmak
8 30/12/2010 - 17:12 Kürd Danışma Meclisi
8 17/12/2010 - 19:29 Tampon Kürdler
8 11/12/2010 - 21:30 Basit Sorular
8 03/12/2010 - 11:02 İslam Devletinde Davetin Zorluğu
8 15/11/2010 - 16:23 Güney Kürdistan'ın Ağırlığı
8 21/08/2010 - 22:45 NECDEYN
8 28/07/2010 - 11:09 Esastan Tartışalım
8 16/06/2010 - 23:13 FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (20)
8 30/05/2010 - 15:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(19)
8 24/05/2010 - 19:13 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(18)
8 16/05/2010 - 20:10 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(17)
8 11/05/2010 - 23:46 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (16)
8 02/05/2010 - 18:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)
8 22/04/2010 - 18:54 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(14)
8 12/04/2010 - 11:19 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(13)
8 02/04/2010 - 12:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(12)
8 29/03/2010 - 15:14 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(11)
8 22/03/2010 - 09:44 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(10)
8 15/03/2010 - 08:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(9)
8 08/03/2010 - 08:45 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(8)
8 22/02/2010 - 10:09 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(7)
8 15/02/2010 - 08:20 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(6)
8 08/02/2010 - 09:39 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)
8 01/02/2010 - 00:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)
8 25/01/2010 - 17:22 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3)
8 18/01/2010 - 17:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)
8 13/01/2010 - 18:02 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(1)
8 13/12/2009 - 23:09 Sözü Olanlar ve Silahı Olanlar
8 09/12/2009 - 14:50 Yıldırım Düşse Sizden Biliriz
8 25/11/2009 - 11:50 Tehlike Çanları
8 26/09/2009 - 23:32 Milli Kimlik
8 02/08/2009 - 22:07 Kürdistan’da Islahat
8 21/06/2009 - 15:37 ÜÇ TEZ
8 22/05/2009 - 20:04 İnkılâp Rehberinin Kürdistan Çıkartması
8 06/05/2009 - 10:13 Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek
8 26/04/2009 - 18:41 Davos’ta Kazandığını Hakkari’de Kaybetti
8 12/04/2009 - 21:42 Ortodoğu Barış Sınırı
8 03/03/2009 - 10:39 Karşı Darbe
8 05/02/2009 - 12:37 Müslüman Kürd Peşmerge Hareketi
8 20/01/2009 - 00:21 Cinayetkar Rejimin Kesin Mağlubiyeti
8 09/01/2009 - 18:56 Filistin'de Hendek Kazıldı
8 16/12/2008 - 21:56 Mesih-e Kordıstan
8 28/11/2008 - 07:23 Filistin'de Katmerli Istırap
8 10/11/2008 - 11:07 "Ben sizin Yerinizde Olsam ABD Savaş Gemilerini Vururum"
8 09/09/2008 - 11:31 Cahiliye Toplumu Nedir ve Tevhidi Bilinçten Yoksun Halk Kimdir?
8 08/08/2008 - 08:57 Bu Bir Sırdır
8 06/05/2008 - 22:46 Aynürrümmane
8 27/03/2008 - 05:14 KOMŞUDAN HİSSE
8 5/2/2008 - 21:10 PAYLAŞIM
8 10/1/2008 - 17:06 “GÜÇ” Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com