Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)

- 01/02/2010 - 00:15
Fidan Güngör, Türkiye’deki İslami uyanış sürecinin yaklaşık 15 yıllık bir dönemine damgasını vuran bir yöntemin, bir örnekliğin tesis edicisi ve kurucusudur. Bu döneme ilişkin yapılacak çalışmalar, bu gerçeği bütün yönleriyle açığa çıkarabilir.

Fidan Güngör 1978 yılında arkadaşlarıyla birlikte Menzil’i açmaya karar verdiklerinde Türkiye’dekitapevleri eksenli davet ve cemaat türü çalışma modeli söz konusu değildi. Sadece Ankara ve İstanbul’da dergi ve yayın evleri etrafında bu türden çalışmalar var idi ki, dergi ve yayın evleri de sadece adı geçen iki ile mahsustu.

Menzil’in 80 öncesi(1978) açılmış olması, darbe döneminde de varlığını sürdürüp kapanmaması, İslami uyanış sürecinde Müslümanlar için bölgesel düzeyde bir merkeziyet misyonu taşıması ve bu çabanın arkasında Fidan Güngör’ün manevi ve maddi desteğinin olması gibi amillerin etkisiyle Menzil 1982’den itibaren model olma etkisini göstermeye başladı. İlk etkisini de doğal olarak Diyarbakır’da gösterdi.

Stratejileri, yöntemleri ve siyasal konularda farklı düşünceleri olsa da İslami uyanış sürecinde Müslümanlar arası sosyo-kültürel ilişkilere zemin oluşturma amacıyla Diyarbakır’da açılan ikinci kitapevi Vahdet idi. Vahdet Kitapevi, ağırlıklı olarak molla ve medrese çevrelerine hitap ediyordu. Vahdet Kitapevi’nin kurucuları, düşünce yapısı olarak Hasan el-Benna ve Said Havva çizgisinde sayılırlardı. Ne var ki ilerleyen yıllarda mezhebi kaygıları öne çıktı ve büyük ölçüde Sünni-Şii ihtilaflarına zaman ayırmaya başladılar.

Vahdet Kitapevi Menzil’den yaklaşık dört yıl sonra yani 1982’de açıldı. Bölgede ikinci kitapevi olması, kitapevini açanların molla ve medrese kökenli olmaları, kitapevini açmadan önce Hüseyin Velioğlu ile olan ilişki ve ihtilafları gibi etkenlerden dolayı tanındı ve kitapevleri merkezli çalışma yönteminin yaygınlaşmasına katkı sundu.

Fidan Güngör’ün Menzil Kitapevi ile başlattığı sürece hatırladığım kadarıyla 1984 yılında İlim Kitapevi eklendi. Menzil ile İlim kitapevlerinin faaliyete başlama tarihleri arasında altı yıl gibi bir fark vardır. Hüseyin Velioğlu ve arkadaşları esasen Batman merkezli çalışıyorlardı. Diyarbakır’ın tarihi bir kent olması, bölgede ağırlık merkezini oluşturması, Menzil’in Diyarbakır’da olması ve daha önce Velioğlu ile birlikte çalışıp sonra ayrılanların Vahdet Kitapevi’ni Diyarbakır’da açması gibi nedenleri dikkate alan Velioğlu ve arkadaşları da Diyarbakır’da İlim Kitapevi’ni açtılar. Böyle düşünmeleri de doğaldı. Çünkü İstanbul Türkiye için hangi etkiye sahipse, Diyarbakır da bölge için benzer bir etki gücüne sahip idi. Batman’da kalmaları halinde bölgesel bir güç olamayacaklarını düşündüler. Velioğlu’nun 2000’lere doğru İstanbul’a gitmesi de aynı düşüncenin daha ileri bir adımıydı.

Velioğlu ve arkadaşları Diyarbakır’da kitapevi açınca Diyarbakırlı olan ve Fidan Güngör ile birlikte olmayan bazı Müslüman şahsiyetlerin bu konudan rahatsız olduklarını, kaygılarını Fidan Güngör ile paylaştıklarını, bu girişimin bir şekilde engellenmesine ilişkin temayüllerini ifade ettiklerini biliyorum. Fidan Güngör, bu tür kaygıların yersiz olduğunu, her Müslüman’ın istediği her yerde çalışabileceğini, engellemenin doğru ve İslami bir yaklaşım olmayacağını söylediğini de biliyorum. Fidan Güngör’ün Velioğlu ve arkadaşlarına sağladığı bu dolaylı destek, onun sahih İslami bakış açısıyla ilgiliydi ve bu yaklaşımını ifade ettiği zaman Velioğlu ile hiçbir ilişkisi de söz konusu değildi. Bildiğim kadarıyla da yakından tanışmıyorlardı.

Menzil, İlim ve Vahdet kitapevlerinin bir dönem birlikte olduklarına ilişkin yığınla var olan yalan ve yanlış bilgi, haber ve raporlar konusuna ise, daha sonraki bölümlerde değineceğim.   

Menzil, Vahdet ve İlim kitapevlerinin Diyarbakır merkezinde karar kılması, 1985’ten itibaren çok hızlı bir şekilde öncelikle bölgede ve sonrasında da Türkiye’de etkisini göstermeye başladı. 90’lı yıllara gelindiğinde Hakkari’den Edirne’ye neredeyse tüm illerde ve çok sayıda ilçede aynı amaca matuf kitapevleri açıldı. Bu sürece Malatya’daki Talebe Kitapevi de önemli etkide bulundu. Talebe Kitapevi’nin tam açılış tarihini bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla o da Menzil’den sonra açıldı.

Menzil ile başlayan kitapevleri merkezli çalışma yöntemi, doğudan batıya doğru gelişti ve Türkiye’nin kültürel, tarihi ve ekonomik başkenti olan İstanbul’u bile etkiledi. 90’lı yıllarda İstanbul’da çok sayıda kitapevi açılmıştı. Kitapevlerinin bir kısmı aynı zamanda yayınevi mahiyetini de taşıyordu. Fatih, Beyazıt ve Cağaloğlu semtlerinde çok sayıda yayınevi ve kitapevi tıpkı Van, Diyarbakır, Batman, Elazığ, Malatya, Kayseri, Adana ve … yerlerdeki kitapevleri gibi cıvıl cıvıl çalışıyor üniversite gençlerinin hararetli tartışmalarına tanıklık ediyordu.

Düşünce ekolleri ve çalışma yöntemleri genellikle İstanbul merkezli olur ve İstanbul’dan doğuya doğru yayılırdı. Bu durum, tarihi ve kültürel nedenlerle çok doğaldı ve doğaldır. Ancak kitapevleri merkezli çalışma yöntemi doğudan İstanbul’a gitti, doğu batıyı etkiledi. Doğu; batıya, kuzeye, güneye, Orta Anadolu’ya örneklik oluşturdu ve bu örnekliği oluşturan Fidan Güngör idi. 

Özellikle Kürdistan bölgesinde tüm il ve ilçelerde İslami uyanış sürecine katkı sunan kitapevleri vardı. Bunların bir kısmı okul kitapları ve kırtasiye malzemesi de satıyordu. Böylece hem ekonomik açıdan daha verimli oluyor hem de bu vesileyle öğrencilerle daha rahat ilişki kurulabiliyordu.

Kitapevleri merkezli kültürel çalışmalar, Türkiye’deki İslami uyanış sürecinde 1985 ila 1997 yılları arasına damgasını vurdu. 1978 ila 1985 arası dönem, oluşum dönemiydi. 1985 ila 1995 arası en etkin, en yaygın ve en verimli olan dönemdi. 1995’ten itibaren bu dönem zayıflamaya başladı ve 28 Şubat 1997 post-modern darbeyle birlikte takriben miadını doldurdu ve yeni bir dönem başladı.

Kitapevleri merkezli sosyo-kültürel ve siyasi çalışmalarda üç kitapevi muharrik güç ve motor güç hükmündeydi. Bunlar sırasıyla Menzil, Talebe ve İlim kitapevleriydi. Türkiye’deki kitapevlerinin kesinlikle % 50’sinden fazlası bu üç kitapevinden birini model almış durumdaydı. Vahdet Kitapevi’nin etkisi ise daha sınırlı ve bölgesel düzeydeydi. Talebe Kitapevi’nin de Güneydoğu’da etkisi yok denecek kadar azdı. Geriye kalan kitapevleri ya daha küçük çaplı organizasyonlarla ilgiliydi veya bireysel davet çalışmaları ekseninde şekillenmişti.

İslami esreler satan kitapevleri/kitap-kırtasiyeler yukarıda zikredilen tarihler arasında on binlerce liseli, üniversiteli gençlerin ve hayata atılmış insanların İslam’ı yeniden keşfetmesine, İslam ile ilgili sağlıklı ve derin bilgi edinmesine, hayata İslami dünya görüşü zaviyesinden bakmasına, hayatı yeniden anlamlandırma ve tanımlamasına, dünya Müslümanlarının birikimleriyle tanışmasına ve ait oldukları ülkenin siyasal geleceği hakkında söz sahibi olmasına ciddi anlamda katkı sundu, uygun zemin hazırladı. Katkı, sadece teorik bilgi bakımından değildi; aynı zamanda edinilen bilgilerin hayata aktarımına ilişkin cemaat bilinci ve tecrübesini de içeriyordu. Bu dönemde gerçekten azımsanmayacak oranda Müslüman, çok yönlü deneyimler kazandı. Bilgi, bilinç ve yaşamsal düzeyde örneklik oluşturma alanlarında önemli kazanımlar elde etti.

Türkiye’de ve İslam dünyasında fikir üreten düşünür ve hareket adamlarının eserleri bu kitapevleri vasıtasıyla en uzak ilçelere kadar okuyuculara ulaşıyor, etkisini gösteriyor,  yankısını buluyordu. Türkiye’nin en sapa il ve ilçelerindeki Müslümanlar Cemaleddin-i Afgani, Abduh, İkbal, Malik bin Nebi, Hasan el-Benna, Seyyid Kutup, Mevdudi, Nedvi, Said Havva, Abdulkadir Udeh, İmam Humeyni, Şeraiti, Mutaharri ve Türkiye’deki düşünürlerin eserlerine ve fikirlerine kitapevleri sayesinde ulaşıyor, ulaştıkları bilgileri yine kitapevleri çevresinde değerlendirip hayata aktarma yollarını arıyordu. Türkiye’de çıkan dergilerin okuyuculara ulaşmasının ana yolu kitapevleriydi. O zaman ne internet vardı ne de özel TV kanalları. Sonra açılan özel radyo ve TV kanalları da bugünkü gibi gelişmiş değildi. Kitapevleri çok önemli bir iletişim ve bilgilendirme imkanını sunuyordu. Sadece Menzil’de her bir dergiden yüzlerce satılır, bazı dergilerin satışı bini bulurdu. İmam’ın Cihad-ı Ekber kitabının kısa sürede iki bin sattığını hatırlıyorum. Kitapevleri, gençler için İslam dünyasına, İslam’ın fikir dünyasına açılan kapılar hükmündeydi. Sayısını kimsenin net olarak bilemeyeceği kadar insan bu kapılardan geçerek İslami dünya görüşü ve yaşam tarzıyla tanıştı, dünyası aydınlandı, dünyası değişti. Kitapevleri, Türkiye’deki İslami uyanış sürecinin bir diliminde aydınlanma merkezleri olarak işlev gördü ve bu aydınlanma döneminin ilk meşalesini yakan Fidan Güngör idi. İlk meşale olan Menzil de en büyük aydınlanma merkezlerinden biriydi. Talebe Kitapevi de çok önemli rol oynadı bu süreçte. İlim Kitapevi de 1989’a kadar önemli katkılar sundu ama ondan sonra yöneldikleri yol ve sonuçları herkesin malumudur.

1985–1997 yılları arasında yetişen gençlerin bir kısmı daha sonraki zamanlarda hat değiştirmiş olsa bile, büyük çoğunluğu bugün toplumun farklı katmanlarında geçmişteki kazanımlarının doğrultusunda varlıklarını ve etkinliklerini sürdürmektedirler. O dönemde kazanılıp bugün varlığını koruyan potansiyelin tümü pratik bir örneklik içinde varlığını sürdüremese bile, en azından kendi çapında geçmiş birikimin etkisiyle yararlı olmaya çalışmakta, ülkesine ve insanına faydalı olmaya gayret etmekte, toplumun kaderine ilgisiz kalmamaktadır.

Bildiğim kadarıyla İslami eserler satan kitapevlerinin Türkiye’deki İslami uyanış sürecine katkısıyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadı. Bu büyük bir eksiklik olarak görülebilir. Miadını doldurmuş gibi gözükse bile, önemli ve yararlı bir deneyimdi. O dönemi yaşayanlar, ne anlatmak istediğimi iyi bilir. Geçmiş tecrübenin gelecek kuşaklara da aktarılması gerekir. Bugün takriben yaşı otuzun altında olanlar, o dönemleri idrak edemediler veya sonlarına yetiştiler.

Bu konuyla ilgili yapılacak bir araştırma masa başında olmamalı. Aksine alanda, araştırmaya dayalı ve analitik olmalı. İl il, ilçe ilçe dolaşılarak o dönemi yaşamış duyarlı Müslümanlarla görüşülerek yapılmalı. Böyle bir yöntemin izlenmesi halinde, değerli ve gelecek kuşakların istifade edebileceği verimli bir çalışmanın ortaya çıkacağına inanıyorum.

Fidan Güngör, Türkiye’deki İslami uyanış sürecinin yaklaşık 15 yıllık bir dönemine damgasını vuran bir yöntemin, bir örnekliğin tesis edicisi ve kurucusudur. Bu döneme ilişkin yapılacak çalışmalar, bu gerçeği bütün yönleriyle açığa çıkarabilir. Mezkur dönemde Samsun’dan Adana’ya, Şemdinli’den Edirne’ye kadar kaç kitapevinin açıldığı, ne kadar kitap ve derginin satıldığı, ne kadar insanın bu merkezler dolaysıyla sahih İslam ile tanıştığı, cemaatleşme bilincinin nasıl geliştiği gibi konular hem araştırılmaya değerdir hem de Fidan Güngör’ün değerinin anlaşılmasını sağlayacak mahiyettedir.

Kitapevlerinin İslami bilgi, bilinç ve sosyal örnekliğe zemin oluşturduğu yıllarda İslami camialarla veya şahsiyetlerle tanışmak isteyen herkesin, bulunduğu veya gittiği il ve ilçelerde ilk başvuracağı adres, kitapevleriydi. Dayanışma ve yardımlaşmanın adresi kitapevleriydi. Sahih bilgi edinmenin, bilinçlenmenin, ümmete doğru giden cemaatleşmenin ve dünya Müslümanları hakkında bilgilenmenin adresi kitapevleriydi. Kendini ifade etmenin, aidiyet duygusu ihtiyacını karşılamanın adresi kitapevleriydi. Kitapevleri kültürel, sosyal ve siyasal bir örneklik oluşturmanın modeli olarak kabul görüyordu. Varlığını ifade etmenin, sesini duyurmanın yolu o günkü koşullar içinde kitapevlerinden geçiyordu.

Duyarlı bir Müslüman’ın, gittiği bir başka il ve ilçede eğer tanıdığı kimse yoksa, ilk sorduğu ve başvurduğu adres kitapevleriydi. Kitapevleri tanışma ve konaklama yeriydi. Orada ağırlanır ve sonrasında eve misafir edilirdi. Kitapevlerinin adı farklı olsa da, çizgileri ve tercihleri başka olsa da tüm kitapevleri, kendiliğinden Menzil Kitapevi’nin kuruluş amacına ve ismine uygun hareket ediyor ve Müslümanlar için menzil/ağırlanma yeri oluyordu. Menzil’in hem müsemmasının hem de isminin anlamı farklı mekanlarda ve farklı isimler altında tahakkuk ediyor, hayat buluyordu. Her kitapevi, misyonu ve vizyonu itibariyle bir Menzil idi.

Her kim iyi bir yol açarsa, o yoldan gidenlerin hayrına ve her kim de kötü bir yol açarsa o yoldan gidenlerin şerrine ortaktır mealindeki hadisin mucibince, Menzil ile açılan çığırdan gidenlerin, bu yolda aydınlananların, oluşturulan örneklikten yararlanıp hayırlı amellerde bulunanların tümünün hayrına Fidan Güngör’ün ortak edileceğini, hâsıl olan tüm hayırlardan ona bir pay verileceğini umut ediyorum.

Yine bir rivayette bir insanın hidayetine vesile olmak, güneşin üzerine doğup battığı tüm şeylerden daha hayırlıdır denmektedir. Menzil’in oluşturduğu örneklik içinde hidayete ulaşan, aydınlanan, arınan, sahih İslam ile tanışan çok sayıda insan oldu. Bu aydınlanma ve arınma sürecinde hâsıl olan sevaba, bu süreci başlatan Fidan Güngör’ün ortak edileceğini Allah u Tebareke ve Teala’dan niyaz ediyorum.

 


1713

 

YORUMLAR

berzan 05-02-2010, 12:41:20
İman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.Ümitler canlanıyor yeniden. Çünkü tohumlar Fidan'a, Fidan'lar Zeki SAVAŞ lara dönüşüyor ve ben bu mütevazi, alim, aydın şahsiyeti tanıdığım için çok sevinçliyim. Fidan abiyi tanımadım hep dostlarımdan abilerden duydum. Allah O ve onun gibi Rabbine kavuşanlara rahmet etsin, onların kanlarıyla ümmetin çalışmalarını bereketlendirsin. AMİN
 
Muhammed Yıldırım 03-02-2010, 16:56:00
Selam. Değerli Ustadın Yazı dizisi hepimizde Sabırsızlık yaratmakta. Hani elimizde olsa lütfen hepsini bir anda okumamız için ödünç verin diyeceğiz. Bir kısmına şahit olduğumuz yakın tarihimizin Gerçek hikayesi bunlar. Eğer bu bir kitap çalışması ise ve burda parçalar halinde yayınlanıyorsa inşallah kitap halinde de bizlere sunulur.
NOT: Kitap evlerinden bahs edilmişken Sayın Zeki Ağabeyin Özelilkle Malatyadaki Talebe Kitap evi ve çevresinden bahis etmişken Sanırım Yine malatyadaki Ümmet Kitap evinden bahis etmemesi hatırlamadığından yada unuttuğundan kaynaklanıyor olabilir.

Sözü eğip bükmeden Söyleyenlere Selam olsun.
 
recai ağuş 02-02-2010, 22:05:01
s.a zeki hocam menzil çevresi ilim çevresi ve vahdet çevresinin beslendiği kaynakları açıklarmısınız ve güneydoğu yakın tarihi yazı dizisini yazarsınız inş
 
recaia ağuş 02-02-2010, 21:56:40
s.a zeki hocam yazı dizinizin devamını sabırla beklıyorz bizim inşa ve şahsiyet kazanmamızda çok emeği geçen fidan güngör mola mansur ubeydullah dalar gıyaseddin uğur ahmet aydın ve ismini hatırlıyamadığım yakın tarih islam tarihine katkısı olup hayatını bu mücadele de infak eden müslümanların yakın tarih müslüman şahsiyetler portreler böyle bir çalışma yaparsanız iyi olur......
 
İDRİS FİDAN 01-02-2010, 19:34:16
ben islamı ne annemden ne babamdan öğrendim. ben islamı FİDAN GÜNGÖR' ün yetiştirmiş olduğu öğrencilerinden öğrendim. ben fidan hocayı görmeden O'na sevdalananlardanım. onun aydınlattığı yüreklerin ışığıyla karanlık gündüzüm aydınlandı ve yolumu buldum.benim gibi çok kişinin olduğunuda biliyorum.
fikir ve hareket adamı olan fidan hocayı en iyi onunla arkadaşlık etmiş, onunla mücadele vermiş ,onunla sabretmiş abilerimizden öğrenebiliriz. o'nu bize anlatmak , o'nu tanıyan abilerin bize borcudur. bizlere borcunu ödeyen abilerden ALLAH (c.c) razı olsun.
bizimse onlara borcumuz, islam üzere yollarını devam ettirmektir.

Yüreğimize bugün akıyorsa iman selleri,
bu sendendir ey peygamberin varisi.
bir birimizi görmek nasip olmadı,
ama sanki yanında asırlar geçirmiş gibiyim.
elbet gün gelecek ,
önümüze defterler sürülecek.
ve biliyorum yazacak o defter...
alnında ihanet taşıyanı, eli kanlı olanı.
ve yine biliyorum !
yazacak orada,
masum olanı, samimi olanı, temiz olanı
biliyorum O'da sensin
kendisinden yüreğimize iman selleri akan
ey peygamberin varisi..

 
ihsan güzel 01-02-2010, 10:08:01
kardeş diğer yazınızı merakla bekliyorum...önemli bir bilgi birikimi aktarıyorsunuz...ve bu bilgilerin saglıklı zeminlerde tartışılıp yayılması için kitaplaştırılması gerektigi kanaatindeyim
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 18/05/2012 - 08:49 Kürdistan Birleşik Federasyonları
8 26/03/2012 - 10:15 Evrensel Bir Soruna Kur'ani Temelde Çözüm Arayışı
8 31/01/2012 - 09:51 Sırların Açığa Çıktığı Gün
8 27/01/2012 - 08:38 Yargısız İnfaz Merkezi: Amed (Diyarbakır)
8 19/01/2012 - 09:03 Devlet-Millet İlişkisinde Öncelik Meselesi
8 10/01/2012 - 17:59 Devlet Kibri
8 29/12/2011 - 20:40 Devlet Terör Örgütü
8 27/12/2011 - 09:25 Fars Körfezi Isınıyor
8 12/12/2011 - 21:13 ABD'nin Düştüğü Elektronik Tuzak
8 28/11/2011 - 10:27 Tunus'ta Başlayan Bahar Suriye'de Hazan Olmasın
8 18/11/2011 - 17:11 Washington-Tahran Arasındaki Psikolojik Savaşın Tehlikeleri
8 30/10/2011 - 19:36 Referandum ve Müzakere
8 08/09/2011 - 13:26 Amerika, İsrail ve Kürd meselesi
8 23/08/2011 - 02:25 İltimas-ı Dua
8 06/08/2011 - 00:58 Ariflerin Bayramı
8 21/06/2011 - 17:22 Değerler Manzumesi Açısından Suriye ve Bahreyn Konusu
8 04/05/2011 - 08:08 Biz Henüz İntikam Alamadık
8 12/02/2011 - 23:01 Tevhidi Mesaj Ulusal Dil
8 12/01/2011 - 11:08 Ümmet-Ulus Bağlamındaki Teorik Problemi Aşmak
8 30/12/2010 - 17:12 Kürd Danışma Meclisi
8 17/12/2010 - 19:29 Tampon Kürdler
8 11/12/2010 - 21:30 Basit Sorular
8 03/12/2010 - 11:02 İslam Devletinde Davetin Zorluğu
8 15/11/2010 - 16:23 Güney Kürdistan'ın Ağırlığı
8 21/08/2010 - 22:45 NECDEYN
8 28/07/2010 - 11:09 Esastan Tartışalım
8 16/06/2010 - 23:13 FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (20)
8 30/05/2010 - 15:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(19)
8 24/05/2010 - 19:13 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(18)
8 16/05/2010 - 20:10 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(17)
8 11/05/2010 - 23:46 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (16)
8 02/05/2010 - 18:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)
8 22/04/2010 - 18:54 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(14)
8 12/04/2010 - 11:19 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(13)
8 02/04/2010 - 12:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(12)
8 29/03/2010 - 15:14 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(11)
8 22/03/2010 - 09:44 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(10)
8 15/03/2010 - 08:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(9)
8 08/03/2010 - 08:45 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(8)
8 22/02/2010 - 10:09 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(7)
8 15/02/2010 - 08:20 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(6)
8 08/02/2010 - 09:39 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)
8 01/02/2010 - 00:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)
8 25/01/2010 - 17:22 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3)
8 18/01/2010 - 17:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)
8 13/01/2010 - 18:02 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(1)
8 13/12/2009 - 23:09 Sözü Olanlar ve Silahı Olanlar
8 09/12/2009 - 14:50 Yıldırım Düşse Sizden Biliriz
8 25/11/2009 - 11:50 Tehlike Çanları
8 26/09/2009 - 23:32 Milli Kimlik
8 02/08/2009 - 22:07 Kürdistan’da Islahat
8 21/06/2009 - 15:37 ÜÇ TEZ
8 22/05/2009 - 20:04 İnkılâp Rehberinin Kürdistan Çıkartması
8 06/05/2009 - 10:13 Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek
8 26/04/2009 - 18:41 Davos’ta Kazandığını Hakkari’de Kaybetti
8 12/04/2009 - 21:42 Ortodoğu Barış Sınırı
8 03/03/2009 - 10:39 Karşı Darbe
8 05/02/2009 - 12:37 Müslüman Kürd Peşmerge Hareketi
8 20/01/2009 - 00:21 Cinayetkar Rejimin Kesin Mağlubiyeti
8 09/01/2009 - 18:56 Filistin'de Hendek Kazıldı
8 16/12/2008 - 21:56 Mesih-e Kordıstan
8 28/11/2008 - 07:23 Filistin'de Katmerli Istırap
8 10/11/2008 - 11:07 "Ben sizin Yerinizde Olsam ABD Savaş Gemilerini Vururum"
8 09/09/2008 - 11:31 Cahiliye Toplumu Nedir ve Tevhidi Bilinçten Yoksun Halk Kimdir?
8 08/08/2008 - 08:57 Bu Bir Sırdır
8 06/05/2008 - 22:46 Aynürrümmane
8 27/03/2008 - 05:14 KOMŞUDAN HİSSE
8 5/2/2008 - 21:10 PAYLAŞIM
8 10/1/2008 - 17:06 “GÜÇ” Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com