Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

24 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)

- 18/01/2010 - 17:37
Fidan Güngör’ün öncülüğünde bir grup duyarlı Müslüman gerekli finansmanı oluşturarak Menzil Kitapevi’ni açıyor ve işletme sorumluluğunu da uygun birine tevdi ediyorlar.

Sanayileşme ve kentleşme süreciyle birlikte çevreden merkeze, kırsaldan şehirlere doğru bir yöneliş başladı ki, bu süreç henüz de devam etmektedir. 1949 yılında Diyarbakır’ın Hazro ilçesinde dünyaya gözlerini açan Fidan Güngör de kırsal ile kent arasında kurulan köprüden geçerek lise öğrenimi için bölgenin merkezi durumundaki Diyarbakır’a, üniversiteyi okumak üzere de kadim zamanlardan beri din ve medeniyetlerin başkenti İstanbul’a gider.

Kendisini çevreleyen koşullar, mimarlık ve mühendislik dalındaki yüksek öğrenimini dünya başkentlerinden biri olan İstanbul’da sürdürmesine engel olur. Eğer İstanbul’da kalabilseydi, kim bilir belki de kaderin tecelli tarzı bir başka şekilde olacaktı. Ama nasıl? Allah u a’lem.

O, Davudi meslekte zanaatkar ve mütedeyyin bir babanın evladıydı. En sert madde olan demiri gah ısıtıp yumuşatarak gah soğutup sertleştirerek sabır, emek ve alın teriyle ona şekil veren, ondan yararlı alet ve edavat yapan bir ustanın eli altında büyümüş olması, F. Güngör’ün kültürel ve siyasi yaşamı boyunca demiri işler gibi sabırla, kararlılıkla, azimle, emekle insanı işlemeye yönelmesinde etkili olduğunu sanıyorum.

Rahmetli babasını, yaşamının son yıllarında birkaç kez görmüştüm. Zorlukları aşmış olmanın güzelliği ve yorgunluğu, hayat ve meslek deneyiminin vermiş olduğu vakarı yüzünde taşıyordu

Mimarlık ve mühendislikte hem ibda, hem inşa hem de zarafet var. Fidan Güngör’ün bir süre böyle bir branşta öğrenim görmüş olmasının, bir demir ustası hassasiyetiyle eğittiği insanları bir mimar ve mühendis titizliğiyle yapılandırmasında, onları birbirine kenetlemesinde , onlardan ‘bünyanün mersus’ vücuda getirmesinde müessir olduğu kuvvetle muhtemeldir.

Mimarlık ve mühendislikte yarım kalan tahsilinden sonra eğitim enstitüsü tarih bölümünü bitirmiş olması da onun bir öğretmen duyarlılığıyla gençlere ve insanlara yaklaşmasını sağlıyordu.

Baba mesleği ve yüksek öğretimdeki branşları, gelecekte üstleneceği zorlukları taşımasına yardımcı olacak mahiyetteydi.

1974 yılında memurluğa başladıktan sonra Eğitim Enstitüsüne de kayıt yaptırıyor. Memurluk ile öğrenciliği bir arada sürdürüyor. Yüksek öğrenim dönemi ve sonrasında yaklaşık yedi yıllık memurluk hayatı ve deneyimine sahip oluyor. İş ve öğrenciliğin yanında Milli Türk Talebe Birliği’nde de mücadele ediyor. Memurluk gibi iş hayatını, öğrenciliği ve siyasi mücadeleyi bir arada götürüyor; hayatın üç farklı veçhesini aynı dönemde tecrübe ediyor. Bu yoğunluk ve tecrübe birikimi, onu akranına nisbetle daha kısa sürede olgunlaştırıyor, mücerreb hale getiriyor, ona ağırlık kazandırıyor ve büyük sorumluluklar üstlenebilecek düzeye yükseltiyor.

MTTB, o dönemlerde nisbeten ileri sayılabilecek İslami bir hareket ve aktiviteyi temsil ediyordu. MTTB’deki milli kelimesi de o günkü siyasi ve kültürel koşullar ve kavramlara yüklenilen anlamlar bakımından ulusalcılık yerine İslam ve ümmet anlayışına vurguyu ifade ediyordu. En azından büyük bir kesim için böyleydi. Milli kavramını ulusalcılığa vurgu olarak telakki edenler de söz konusuydu. Bu yüzden MTTB ve Akıncılar içinde milliyetçiliğe yakın duranlar ile milliyetçilik ve muhafazakarlıktan arındırılmış İslam fikriyatını savunanlar gibi iki farklı düşünce tarzı ve savunucularının varlığı söz konusu idi. Fidan Güngör, ulusalcılığın bulaştırıldığı İslam anlayışına karşı saf ve ümmet temelindeki İslam anlayışını öne çıkaran hattın güçlü savunucusu konumundaydı. MTTB çatısı altında siyasi faaliyetini yürüttüğü yıllarda aynı yapının içinde de sahih bir İslam anlayışının ve düşüncesinin ağırlık kazanması yönünde mücadele ediyordu.

Fidan Güngör’ün Diyarbakır’daki mücadelesi, İslami düşünce ve yapılanmanın Türkiye genelinde izlediği seyrin bölgesel tezahürü mahiyetinde sayılır. Hilal Dergisi ve Hilal yayınlarının 1960’lı yıllardan itibaren İslam dünyasındaki İslami hareketlerin fikri ve ameli yönde kaydettikleri mesafeleri Türkiye Müslümanlarına aktarmaya başlamasıyla Türkiye İslami uyanış sürecinde de yeni bir dönem başladı sayılır. Bu dönem, 1970’lerden sonra yavaş yavaş netleşmeye ve 1980’lere doğru muhafazakar, mukaddesatçı, milliyetçi ve devletçi çizgiden ayrışmaya başlar.

Fidan Güngör teorik açıdan Kur’an ve sünnet temelli, pratik bakımdan ise, İslami uyanış sürecine cemaatsel bir örneklik oluşturacak yeni bir arayış içine girer. Bu nedenle 1978 yılında MTTB’den ayrılır. Çünkü MTTB’de sağcılık, milliyetçilik, muhafazakarlık, taklitçilik ve devletçilikle karışık bir İslam anlayışı baskındı. Ayrıca MTTB, Akıncılar ve Milli Görüş Hareketi’nin ana merkezinde parti yer alıyordu.

F. Güngör, yakaladığı billurlaşmış İslami düşünceyi temsil edecek alternatif bir açılım arayışı içine girerken önünde kendisinden yararlanacağı fazla bir deneyim ve birikim yoktu. Hareki olarak kadim zamanlardan devam eden tarikat çalışmaları, Cumhuriyetten sonra şekillenen Nurculuk ve Süleymancılık hareketleri, sonra bir adım daha ileride olan Milli Selamet Partisi ile MTTB ve Akıncılar gibi hareketler vardı ki, bunların hiç biri o gün belirginleşen yeni arayışlar için model olacak durumda değildi.

O dönemlerde düşünce ve siyasi içerikli dergi çıkarıp dergi merkezli yoğunlaşma şeklinde bir çalışma modelinden söz edilebilir. Bu yöntemden hem muhafazakarlar hem de inkılabi İslami savunanlar istifade ediyordu. Büyük Doğu, Diriliş, Yeniden Milli Mücadele gibi muhafazakar dergilerin yanında Hilal, Düşünce Dergisi, Kriter ve Talebe Dergisi gibi İslami uyanışta inkılabi çizgiyi savunan dergiler ve bunların temsil ettiği çekirdek yapılar vardı.

Diyarbakır, gerek matbaa ve baskı gibi teknik imkanlar bakımından ve gerekse entelektüel birikim açısından dergi ve yayınevi faaliyeti yapmaya, alternatif arayışı kapsamında bu türden bir yönteme başvurmaya uygun değildi.

Milli Türk Talebe Birliği ve İstanbul Fatih’te açılan İlim Kültür Birliği(İKO)’nun dışında dernek de yoktu. Müslümanlar dernek ve vakıf gibi araçlardan yararlanma tecrübesine de sahip değildi.

İran İslam İnkılabı gerçekleşmemiş, İhvan hareketinin deneyimleri de yeterli oranda Türkiye Müslümanlarına aktarılmamıştı. Hem teorik hem pratik bakımdan yeni bir dönemi bu koşullarda başlatmak, sonraki kuşaklara bir yol açmak kolay olmayacaktı ve olmadı da.

F. Güngör, MTTB’den ayrıldığı yıl içinde yani 1978’de yakın arkadaşlarıyla yaptığı istişareler ve arayışlar sonucu bir kitapevi açmaya karar verir. Amaç:

a)Dünyada ve Türkiye’de İslami uyanış sürecine ilişkin düşünsel gelişimin taşıyıcısı olan kitap ve dergilere ulaşma ve onları bölge insanına ulaştırma imkanını oluşturmak.

b)Kur’an ve sünnet temelli İslam anlayışını benimseyen Müslümanlar arasında kültürel ve sosyal ilişkilerin kurulmasını sağlayan uygun bir mekan teşkil etmek.

c)Bağımsız ve saf İslam’ı temsil edecek bir cemaat ve yapılanmaya zemin hazırlamak.

Fidan Güngör ve bir grup arkadaşı, İslami uyanış sürecinde yer alan ve alacak olanlar arasında diyalogu sağlamak, sahih İslam temelinde birliktelik oluşturmaya imkan sunabilmek için alternatif arayışları çerçevesinde kitapevi açmaya karar verince Atasoy Müftüoğlu ile de istişare ediyorlar ve kitapevinin isminin Menzil olmasını Atasoy Abi öneriyor. Menzil kelimesinin bir anlamı da konaklama yeri demektir. Müslümanların diyalog sürecinde konaklayacağı yer olması umuduyla böyle bir isim seçiliyor ki, Menzil, gerçekten öngörülen misyonu fazlasıyla yerine getirdi.

1978 yılında Menzil Kitapevi açıldığı zaman ne bölge ne de Türkiye genelinde İslami eserler satan kitapevlerinin, İslami uyanış sürecinde cemaatleşmelere zemin ve mekan olma/oluşturma gibi bir misyonları yoktu. Zaten bu türden kitapevleri yok gibiydi. Menzil Kitapevi, mezkur misyonla açılan ilk örnektir. Bu ilk örnek, etkisini sonraki yıllarda gösterecek ve Türkiye çapında bir döneme damgasını vuran bir yönteme örneklik oluşturacaktır ki, bu konuya sonra tekrar döneceğim.

Fidan Güngör’ün öncülüğünde bir grup duyarlı Müslüman gerekli finansmanı oluşturarak Menzil Kitapevi’ni açıyor ve işletme sorumluluğunu da uygun birine tevdi ediyorlar. Ne var ki, daha bir yıl dolmadan kurucu üyelerden bazıları Menzil’in sorumluluğunu taşıyamayacağını bildirerek ayrılıyor. Hatta bazıları, kitapevinin açılışında verdiği para miktarını bile geri alıyor. Kültürel, sosyal, ekonomik, siyasi ve güvenlik bakımlarından sorumluluğu ve riski olan böyle bir merkezin maddi ve manevi mesuliyetini uzun süre taşımak herkes için mümkün olmuyor.

Menzil’in açılışından sonraki iki üç yıl içerisinde takriben Fidan Güngör’den başka kurucu üyelerden kimse kalmıyor. Çünkü Menzil’i kuranlar, uzun bir birliktelik ve mücadele sürecini geride bırakmış bir kadro olmaktan çok arınma sürecinde düşünsel olarak birbirine yakın bir ekip özelliğini taşıyordu. Zaten o yıllarda Kur’an ve sünnet temelli cemaatler şekillenmiş değildi. Bu yönde arayışlar söz konusuydu. Şehid Sedat Yenigün’ün cemaatleşmenin gereğine ilişkin çabaları ve düşünce Dergisindeki tartışmalar bu arayışlara örnek gösterilebilir. Dolayısıyla Fidan Güngör’ün birlikte yola çıktığı ekip, cemaat bilinci ve tecrübesi bakımından yeni sayılırdı. Yol uzun ve meşakkatli olunca çoğunun kenara çekilmesi doğal karşılanabilir.

F. Güngör, Menzil’in açıldığı 1978 yılından 1981 yılına kadar bir yandan TRT’de memurluk görevini sürdürürken öte yandan başlattığı yeni tecrübeyi her türlü zorluğa rağmen kararlılıkla sürdürmeye devam eder. Kurucu arkadaşlarının teker teker sorumluluklarını bırakmaları, kitapevinin işletmesi için istihdam edilenlerin, bir sorunla karşılaşmaları veya iyi bir iş fırsatı bulmaları durumunda hemen bırakıp gitmeleri ve karşılaşılan finansman sorunları gibi bir dizi probleme rağmen Fidan Güngör, alternatif arayışı çerçevesinde attığı adım üzerinde azimle durur ve bütün sorunları ve sorumlulukları yeri geldiğinde tek başına göğüslemeye devam eder.

Fidan Güngör bir yandan Menzil’i bir kültür merkezi, duyarlı Müslümanların diyalogunu sağlayan bir irtibat yeri olarak korumaya ve geliştirmeye çalışırken öte yandan da Menzil’in kuruluşuyla birlikte sahih İslam temelinde eğitim, terbiye ve kadro faaliyetlerini başlatır. Memuriyet koşulları içinde bir yandan kendini geliştirmeye, öte yandan eğitim ve kadro çalışmaları yapmaya, beri yandan da Menzil’i güçlendirmeye çalışır. Bu zorluklara bir de yalnız kalması, akranının kendisini yalnız bırakması eklenince, onun hangi azim ve emekle bir temel attığı tahmin edilebilir.

78’li yıllarda olmasa da sonraki yıllarda bilgi ve birikim açısından etkin şahsiyetlerin önemli bir kısmının sahih İslam düşüncesinin cemaat düzeyinde hayata geçmesi, somut bir örnekliğe kavuşması yönünde çekimser kalmaları veya bu konuya rezervli yaklaşmaları, Fidan Güngör’ü hem tek başına yeni bir dönemin zorluklarını üstlenmek durumunda bırakıyor hem de onu bir kadro yetiştirmeye sevk ediyordu. Fidan Güngör ile 1983 yılının baharında yollarımız kesiştiğinde, o zamanlar Diyarbakır’da Hasan Aktürk, Hizbullah Kaplan, Şefik Korkusuz, merhum Memet Atlan ve şehid Molla Ubeydullah Dalar gibi şahsiyetler dikkatle bu türden çabaların dışında kalıyorlardı. Türkiye’de çok sayıda birikimli şahsiyet ve hatta aksiyon sahibi mübariz insanlar, savundukları sahih İslam düşüncesinin cemaat düzeyinde hayatiyet bulması konusuna bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen nedenlerle ya ilgisiz kalıyor veya olumsuz bakıyorlardı.

Molla Ubeydullah Dalar’ın adı geçmişken…


3040

 

YORUMLAR

berzan 31-01-2010, 09:12:29
Çünkü tarihe tanıklık ederken insafsızca eleştiren,bölgemizde cemaatleşmenin yolunu açan o değerli mümtaz şahsiyetlere kara çalan ,zor zamanlarda sinip oturan,bunla yetinmeyip zalimlerin ekmeğine yağ sürenlerin oyunlarını bozuyorsunuz.selamlar
 
Muhacir Erkam 24-01-2010, 21:29:09
Fidanı tanıyan bir dost, ondan bahsederken gözleri dolu dolu olmuştu.
Söylediği söz sadece bu olmuştu:
"Onu tanıdığım için çok mutluyum, düşüncelerini anladığım için çok bahtiyarım ve onsuz olduğum için de hayatımda yaşamadığım bir ağırlığın altındayım. Fidan başkaydı hemde bambaşka....."
O yitirilen bir şanstı... Canını ve kalemini inandığı değerlerine adamıştı.
Allah rızası için onu, dostlarını ve yaşam mücadelesini bizlere sunmaya devam edin.
Size şimdiden gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum.
Selam ve dua ile...
 
fatih_yildirim 21-01-2010, 19:44:23
sevgili ustadım bizlere bu büyük lideri böylesine sade ve güzel anlatığınız için sizlere müteşekiriz yazının DEVAMINI yazmanız dileğiyle SONSUZ TEŞEKÜRLER USTADIM
 
serfıraz 21-01-2010, 11:14:19
İnşallah bu yazı o dönemi tam anlamıyla aydınlatır, çünkü o dönem hakkında çok farklı söylemler var. Böyle yaşayanlardan o dönemi okumak en doğrusu olcaktır. İnşallah ayrıntuıları ile beraber bu yazı dizisi devam eder. Selam ve dua ile.
 
Enes 21-01-2010, 09:22:43
Selamun aleyküm hocam.İlk yazınızı nasıl olmuşsa gözden kaçırmışım.Şimdi ikisini bir okudum.10-12 yaşlarında bir çocuk olarak ilk adımımı attığım menzil kitabevinden bahsetmeniz hem hatıralarımızı hemde yaralarımızı tazeledi.O dönemde yaşananları, o dönemi iliklerine kadar yaşamış biri olarak sizden dinlemek o dönemi bilmeyenler için bir şanstır.O dönemdeki islami hareketleri,cemaatleri,olayları,yapılanları ve yapılmayanları,doğruları ve yanlışları en iyi yazacaklardan biri olduğunuzu biliyoruz.rabbim zihin açıklığı versin.
Ayrıca bu çalışmanızı kitap haline getirmenizin gelecek nesillere bırakılacak çok önemli bir kaynak olacağı kanaatindeyim
Allaha emanet olun.
 
idris fidan 20-01-2010, 20:50:27
islamı anne babamdan öğrenmedim.ben islamı fidan hocanın yetiştirmiş olduğu öğrencilerinde öğrendim. ben fidan hocayı görmeden o'na sevdalananlardanım. onun aydınlattığı yüreklerin ışığıyla karanlık gündüzüm aydınlandı.
fikir ve hareket adamı olan fidan hocayı en iyi onunla arkadaşlık etmiş, onunla mücadele vermiş ,onunla sabretmiş abilerimizden öğrenebiliriz. o'nu bize anlatmak , o'nu tanıyan abilerin bize borcudur. bizlere borcunu ödeyen abilere müteşekkiriz.
bizimse onlara borcumuz, islam üzere yollarını devam ettirmektir.
 
Aydın SU 19-01-2010, 20:05:56
Biz gençler için geçmiş, geçmişin acıları, geçmişteki geleceğe dair çabalar ve mücadeleleri böyle değerli bir kalemden okumak çok önemli. Yazının her bir bölümünü sabırsızlık ve heyecanla bekliyoruz.

Çabalarınız için Allah razı olsun.
 
hakkarili 18-01-2010, 21:59:29
Sevgili üstad ve değerli birikimlerin mirasçısı Sayın Zeki Hocam titizlik ve heyecan içersinde devamını bekliyoruz. Rabbim hak üzere olan sizleri ve sizleri sahiplenenleri muvaffak eylesin. Mazlumların hak üzere başlayan yolculukları inşallah Allah'ın vaadi ile hak ettiği yere gelecektir. Sizi seviyoruz, dağların kenti Hakkari'den Sümbül dağına bile ağır gelecek yürekler dolusu sevgiler ile, özledik ve umutla bekliyoruz.
 
Onur MERT 18-01-2010, 20:17:09
büyük bir sabırsızlıkla sonraki yazınızı bekliyoruz.

size müteşekkiriz.
çok şey için.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 18/05/2012 - 08:49 Kürdistan Birleşik Federasyonları
8 26/03/2012 - 10:15 Evrensel Bir Soruna Kur'ani Temelde Çözüm Arayışı
8 31/01/2012 - 09:51 Sırların Açığa Çıktığı Gün
8 27/01/2012 - 08:38 Yargısız İnfaz Merkezi: Amed (Diyarbakır)
8 19/01/2012 - 09:03 Devlet-Millet İlişkisinde Öncelik Meselesi
8 10/01/2012 - 17:59 Devlet Kibri
8 29/12/2011 - 20:40 Devlet Terör Örgütü
8 27/12/2011 - 09:25 Fars Körfezi Isınıyor
8 12/12/2011 - 21:13 ABD'nin Düştüğü Elektronik Tuzak
8 28/11/2011 - 10:27 Tunus'ta Başlayan Bahar Suriye'de Hazan Olmasın
8 18/11/2011 - 17:11 Washington-Tahran Arasındaki Psikolojik Savaşın Tehlikeleri
8 30/10/2011 - 19:36 Referandum ve Müzakere
8 08/09/2011 - 13:26 Amerika, İsrail ve Kürd meselesi
8 23/08/2011 - 02:25 İltimas-ı Dua
8 06/08/2011 - 00:58 Ariflerin Bayramı
8 21/06/2011 - 17:22 Değerler Manzumesi Açısından Suriye ve Bahreyn Konusu
8 04/05/2011 - 08:08 Biz Henüz İntikam Alamadık
8 12/02/2011 - 23:01 Tevhidi Mesaj Ulusal Dil
8 12/01/2011 - 11:08 Ümmet-Ulus Bağlamındaki Teorik Problemi Aşmak
8 30/12/2010 - 17:12 Kürd Danışma Meclisi
8 17/12/2010 - 19:29 Tampon Kürdler
8 11/12/2010 - 21:30 Basit Sorular
8 03/12/2010 - 11:02 İslam Devletinde Davetin Zorluğu
8 15/11/2010 - 16:23 Güney Kürdistan'ın Ağırlığı
8 21/08/2010 - 22:45 NECDEYN
8 28/07/2010 - 11:09 Esastan Tartışalım
8 16/06/2010 - 23:13 FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (20)
8 30/05/2010 - 15:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(19)
8 24/05/2010 - 19:13 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(18)
8 16/05/2010 - 20:10 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(17)
8 11/05/2010 - 23:46 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (16)
8 02/05/2010 - 18:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)
8 22/04/2010 - 18:54 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(14)
8 12/04/2010 - 11:19 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(13)
8 02/04/2010 - 12:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(12)
8 29/03/2010 - 15:14 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(11)
8 22/03/2010 - 09:44 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(10)
8 15/03/2010 - 08:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(9)
8 08/03/2010 - 08:45 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(8)
8 22/02/2010 - 10:09 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(7)
8 15/02/2010 - 08:20 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(6)
8 08/02/2010 - 09:39 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)
8 01/02/2010 - 00:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)
8 25/01/2010 - 17:22 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3)
8 18/01/2010 - 17:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)
8 13/01/2010 - 18:02 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(1)
8 13/12/2009 - 23:09 Sözü Olanlar ve Silahı Olanlar
8 09/12/2009 - 14:50 Yıldırım Düşse Sizden Biliriz
8 25/11/2009 - 11:50 Tehlike Çanları
8 26/09/2009 - 23:32 Milli Kimlik
8 02/08/2009 - 22:07 Kürdistan’da Islahat
8 21/06/2009 - 15:37 ÜÇ TEZ
8 22/05/2009 - 20:04 İnkılâp Rehberinin Kürdistan Çıkartması
8 06/05/2009 - 10:13 Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek
8 26/04/2009 - 18:41 Davos’ta Kazandığını Hakkari’de Kaybetti
8 12/04/2009 - 21:42 Ortodoğu Barış Sınırı
8 03/03/2009 - 10:39 Karşı Darbe
8 05/02/2009 - 12:37 Müslüman Kürd Peşmerge Hareketi
8 20/01/2009 - 00:21 Cinayetkar Rejimin Kesin Mağlubiyeti
8 09/01/2009 - 18:56 Filistin'de Hendek Kazıldı
8 16/12/2008 - 21:56 Mesih-e Kordıstan
8 28/11/2008 - 07:23 Filistin'de Katmerli Istırap
8 10/11/2008 - 11:07 "Ben sizin Yerinizde Olsam ABD Savaş Gemilerini Vururum"
8 09/09/2008 - 11:31 Cahiliye Toplumu Nedir ve Tevhidi Bilinçten Yoksun Halk Kimdir?
8 08/08/2008 - 08:57 Bu Bir Sırdır
8 06/05/2008 - 22:46 Aynürrümmane
8 27/03/2008 - 05:14 KOMŞUDAN HİSSE
8 5/2/2008 - 21:10 PAYLAŞIM
8 10/1/2008 - 17:06 “GÜÇ” Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
Xuwde yeke u heQe
Mirov xuwde xuvw bawerin u weke heqexuvw.Ne mirovji weke zikexuvw bawerin. Ew sed salen,xuvwnam...
denge muslumanen kurd
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Mükemmel bir söyleşi
Nerdesin Seydam ya? Bu güne kadar neden bir şey söylemedin de sessiz kaldın? Keşke daha erken konuşs...
Ali Kemal
"Ümmeti parçalayanlar Kürtler değil, baştaki zalim sistemlerdir" >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com