Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

23 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu

- 15/07/2009 - 22:45
Bütün bunların zaruretten ötürü yapıldığı ortada. İslami camianın, bu ülkede ve yaşadıkları benzeri herhangi bir ülkede yaşadıkları toplumlardan kendilerini hayatın tüm alanlarında tecrit etme imkân ve şansları yoktur ki bu, onlardan istenen bir davranış da değildir zaten. Çünkü Peygamber (S.A.S.) ve sahabesinin gerek Mekke ve gerekse Medine’de böyle bir uygulamaları olmamıştır. Öyleyse Müslümanlar, yaşadıkları toplumlarla hemhal olmak durumundadırlar.

Başörtüsü sorunu pek çok birey ve aile için, hatta memleket için kangrene dönüşmüş bir sorun olarak devam edegelmektedir. Sorunun asıl tarafları; sözüm ona laik rejim ve başörtüsü kullanan kadınlar. Bu soruna dolaylı olarak bu kadınların aileleri, İslami camia ve soruna duyarlı olan herkes taraf olmaktadır. Mevcut sorunla ilgili taraflar arasında bazen dozajı yüksek, bazen de dozajı düşük bir düzeyde mücadele sürerken, mağdur ve mahrum duruma düşürülen kesim olan türbanlı bayanların ve destekçilerinin kendi mağduriyetlerini giderebilecek veya azaltabilecek alternatifler üzerinde kafa yormaları kaçınılmazdır.

Firavun’un İsrail oğullarının erkeklerini katletmeleri gibi, mevcut sistem de Müslümanların kızlarını cehalete mahkûm ve mecbur bırakarak onları katletmektedir. Ya da İslam öncesi cahiliye toplumunun, kızlarını diri olarak toprağa gömmeleri gibi mevcut düzen de Müslümanların kızlarını eğitim ve çalışma alanlarından mahrum bırakarak ‘kültür ve emek katliam’ını işlemektedir. Bu katliamı acıyan bakışlarla sadece temaşa etmek çözüm getirmeyeceği gibi, mağduriyetleri de gidermez ve Allah katında mesul durumuna sokar. Yani bir yere kadar haklıyken, ondan sonra haksız konuma düşülür. Nitekim bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “Melekler, kendi nefislerine zulmedenlerin hayatına son verecekleri zaman derler ki: 'Nerde idiniz?' Onlar: 'Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmışlar (müstaz'aflar) idik.' derler. (Melekler de:) 'Hicret etmeniz için Allah'ın arzı geniş değil miydi?' derler. İşte onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü yataktır o?” (Nisa: 97) buyrulmaktadır. Ayetteki ‘Allah’ın arzı’ tabirini zahiri anlamıyla yeryüzü şeklinde anlayıp, zulmün cari olduğu yerden, nispeten daha iyi bir yere hicret etme şeklinde tefsir etmede zaten bir sorun yok. Buna muktedir olmayan yer, kişi ve topluluklar için İslam fıkhında “olağanüstü/zaruri haller” ile “maslahat-mefsedet muvazenesi” olarak bilinen alanlara müracaat ederek Müslümanların kullandıkları “ahkâmsal zemini” genişletmek şeklinde anlamak da mümkündür. Yani; normal bir şekilde dinini yaşama imkânı bulamayanların, bu imkânın verildiği kurum, okul, mahalle, şehir veya ülkelere güçleri yetiyorsa hicret etmeleri gerekir. Ne normal bir şekilde dinini yaşama ve ne de bu imkânın verildiği mezkûr yerlere güç imkânını bulamayanlar için mezkûr fıkıh alanlarında –varsa- çıkış yollarını aramak da dini bir vecibe olsa gerek. Bu konuya inşallah bilahare döneceğiz…

Konuya bir de şu cihetle bakalım:

Müslüman kadınlarla ilgili getirilen bu yasağın bir benzeri Müslüman erkekler için getirilmiş olsaydı veya getirilirse İslami camianın buna yönelik tavrı ne olurdu acaba? Şöyle ki; Müslüman erkelerden örneğin şort vb. bir elbise giyerek avret sayılan yerlerinden bir kısmının görünebileceği şekilde okul veya işyerlerine gelmeleri istenseydi ne yapılırdı? Çoğu bayanın gitmediği veya gönderilmediği gibi erkekler de mi gitmeyecekti veya gönderilmeyecekti yoksa “ya, bunlar erkek, avretleri görünse ne olur” mu denecek/ti? Buna verilecek cevaba binaen, bayanların okul-işyerlerine gönderilmeme gerekçesi ortaya çıkar. Eğer benzer bir yasaktan ötürü erkeklerin de gönderilmemesi gibi bir durum söz konusu olursa, bayanlarla ilgili gerekçenin dini bir endişeden kaynaklandığı anlaşılır. Ama böyle bir yasağa rağmen erkeklerin gönderilmesi söz konusu olursa, bu durumda bayanların gönderilmemesinin gerekçesinin dini bir kaygıdan ziyade, ataerkil bir düşünceden ötürü olduğu ortaya çıkar. Herkesin bu soruyu kendisine sorması ve vereceği cevaba göre, öncelikli olanın dini kaygılar mı yoksa töre vb. anlayışlar mı olduğu hususunda pozisyonunu netleştirmesi gerekir.

İslam fıkhında haramların kategorilerinden biri, haramün li zatihi / li aynihi (kendisi haram olan) ve haramün li ğayrihi (başkasından ötürü haram olan) şeklindedir.

Haramün li zatihi; dinin geçici ve bir nedene bağlı olmaksızın kat’i bir delille temelden yasakladığı fiillerdir. İçki, kan, ölmüş hayvan eti, domuz eti ve ürünleri, evlenilmeleri mutlak manada haram olanlarla evlenmek gibileri haramün li zatihi’ye verilebilecek örneklerdendir. Bu haram türü, dinin koruma altına aldığı beş temel olan can, mal, ırz, akıl ve dinin muhafaza altına alınmasına yöneliktir.

Haramün li ğayrihi; özünde helal olan ancak, haram olmasını gerektirecek geçici başka bir nedenle bir araya gelmesinden ötürü haram olan fiillerdir. Alışveriş helaldir, ancak Cuma namazı saatinde alışveriş haramdır. Bu saatten önce ve sonrası için bir sorun yoktur.

Dindar bir bayanın normal şartlarda baskı olmaksızın başını açarak okula-işyerine gitmesi onun bizzat günaha girmesi demektir (haramün li zatihi). Dindar bir erkeğinse böyle bir sistemde okula-işyerine gitmesi, onun da günaha girmesini beraberinde getiriyor. Ancak o, kendisinden ötürü değil, başkalarından yani mütesettir olmayan bayanlardan ötürü günaha girmiş olur (haramün li gayrihi). Bu durumda Müslüman bayan, başını açarak bizzat günaha girdiği gibi, başkasının da yani erkeklerin de günaha bulaşmasına vesile olduğu için ayrıca günah işlemiş olur. Tabi bu, bir baskı olmaksızın tesettüre riayet edilmemesi ile ilgili şartlar için geçerlidir. Baskı ve zorlama neticesinde tesettürün ihlal edilmesinin beraberinde böyle bir vebali doğurması ise tartışmaya açık bir mevzudur. Ancak sonuç itibariyle; günaha girmesinler ve girdirmesinler diye Müslüman bayanların gidemediği okul-işyerlerine Müslüman erkekler gitmektedirler ve bir şekilde günaha bulaşmaktadırlar. Yukarıdaki paragrafta ataerkil düşünme ihtimaline işaret ederken burada tersi bir durum yani, anaerkil bir hal vaki oluyor. “Aman kadınlar günaha bulaşmasınlar da, erkeklere ne oluyorsa olsun” veya “aman kadınlar günaha bulaşmasınlar da, erkeklere bir şey olmaz” sonucu ortaya çıkıyor. Hâlbuki kadınları günahlardan sakındırmak kadar erkekleri de sakındırmak gerekmez mi? Çünkü Allah, gözlerin haramdan sakındırılmasını emrederken bakın ne diyor: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, ziynet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar…” (Nur:30-31). Bu uyarıya rağmen kadınlar hakkında gösterilen duyarlılığın erkekler için gösterilmemesi nasıl bir dindarlık olur? Bir kız, erkek kardeşine veya bir kadın kocasına şunu sorsa yeri mi? “Başımı açarak okula-işyerine gitmemi istemiyorsun ama sen oralara giderek başkalarının açık bayanlarıyla akşama kadar mesai harcıyorsun, bu doğru bir şey mi? Allah bizi haramdan sakındırırken size haram işleme salahiyetini mi vermiş?”

Bütün bunların zaruretten ötürü yapıldığı ortada. İslami camianın, bu ülkede ve yaşadıkları benzeri herhangi bir ülkede yaşadıkları toplumlardan kendilerini hayatın tüm alanlarında tecrit etme imkân ve şansları yoktur ki bu, onlardan istenen bir davranış da değildir zaten. Çünkü Peygamber (S.A.S.) ve sahabesinin gerek Mekke ve gerekse Medine’de böyle bir uygulamaları olmamıştır. Öyleyse Müslümanlar, yaşadıkları toplumlarla hemhal olmak durumundadırlar.

Gayri İslami bir toplumda bu kabilden hemhal olmanın getirdiği kendine has bazı sıkıntılar, zorluklar olacaktır. Bu zorlukların hayatı çekilmez kılmaması için dinin B planları vardır. Bu planların devreye girmesiyle, dinin asli gayelerinden sapma olmaksızın dinin özünden olan teysir; yani kolaylık doğar. Bu B planı, dinin olağanüstü/zaruret halleri diye tanımladığı hallerde işlev kazanır. İslami bir düzende arızi hallerde işlev kazanan bu B planı, gayri İslami toplumlarda da yerine göre cari olur. Malumdur ki; olağan durumlarda olağan üstü hükümlerin cari olması pek çok sıkıntıyı beraberinde getireceği gibi, tersi durumda da benzer sıkıntılar neşv-u nema eder. Buradan hareketle bugün Türkiye vb. ülkelerde sosyal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda pek çok Müslüman, sayısız sıkıntılar yaşamaktadır. Bu sıkıntıların atlatılabilmesi veya en azından hafifletilebilmesi için duyarlı pek çok Müslüman bu fıkha müracaat etmektedir. Örneğin bir esnafın veya memurun hayatında bankalar kaçınılmazdır. Bundan da öte bankaların faizli kredileri bile nerdeyse Müslümanların hayatının bir parçası haline gelmiştir. Bankalarla yapılan muameleler veya çekilen krediler zaruret olarak telakki edilerek Müslümanların hayatında önemli bir yekûn teşkil ediyor. Bu kabilden örnekleri çoğaltmak mümkün.

Bütün bunlardan varmak istediğim sonuç şu: Türkiye vb. ülkelerin okullarında okumak veya kurumlarında çalışmak bir ihtiyaç, hatta bir zaruret mi değil mi? Milyonları ilgilendiren bu mevzunun zaruret olmadığını söyleyen varsa lütfen bir adım öne çıksın ve alternatifini söylesin, bu kadar insanı eğitecek ve doyuracak alternatifi neyse ortaya koysun.

Bütün bu insanları ihata edecek böyle bir alternatif olmadığına göre bu deveyi gütmenin dışında başka bir seçenek kalmıyor, hem okumak ve hem de çalışmak gerekiyor. Bu ihtiyaç veya zorunluluk, en azından eğitim alanında erkek için geçerli olduğu kadar kadın için de geçerlidir.

İlim talebi kadın olsun erkek olsun Müslümanlara farz-ı kifayedir. Müslümanların ihtiyaç duydukları tüm ilmi alanlarda, bu ihtiyaçlarını giderebilecek keyfiyet ve kemiyette kişilerin yetiştirilmeleri elzemdir. Bu sağlanmadığı sürece tüm Müslümanlar mesuliyet altındadırlar. İlimden kastın sadece İslami ilimler olduğunu iddia etmek safdillikten başka bir şeyle izah edilemez. İslam toplumunun, hatta insanlığın ihtiyaç hissettiği her türlü ilim bu kelimenin muhtevasında(n)dır. “Cahiliye” diye adlandırılan, kalem, okuma vb. mefhumlara pek aşina olmayan bir topluma nazil olan ilk emirler ve ayetler bu mefhumları ön plana çıkarıyorsa, bundaki sırr-ı İlahi’yi görmek gerekiyor. Müslümanların, “bilim ve teknoloji çağı” olarak bilinen bu çağlarda bu mefhumları geri plana itmeleri neyle izah edilebilir?

Bu konuda sanırım pek ihtilaf yok. İhtilaf şu noktada başlıyor: İlim talebinde bulunmak veya yeri geldiğinde çalışmak zorunda olan dindar bir bayanın, bunları başörtüsünü çıkararak yapması mümkün müdür? Buna yanıt; elbette ‘hayır’dır. Bu soruya bazı eklemelerde bulunarak bir de şöyle soralım: İlim talebinde bulunmak veya yeri geldiğinde çalışmak zorunda olan, ama başörtüsü yasağından ötürü başörtüsünü çıkarmak mecburiyetinde bırakılan dindar bir bayanın başörtüsünü çıkararak bunları yapması mümkün müdür? Bu eklentiyle birlikte verilecek cevabın şekli de değişebilir mi?

Önümüzdeki yazıda buna mevzubahis fıkıh çerçevesinde bakmaya çalışırız inşallah…

We billahi et-tewfiq….


553

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 04/05/2012 - 14:27 Hayret Ettiren Ka(h)raman'ın Bölünmeye Götüren Yazısı Üzerine
8 16/03/2012 - 09:41 Özeleştiri; Bireysel ve Yapısal Radar Sistemi (2)
8 26/12/2011 - 15:22 İnanç -Doğal Afet Münasebeti ve Deprem Sonrası İnsani Münasebetler/imiz
8 08/11/2011 - 11:07 Özeleştiri – Bireysel ve Yapısal Radar Sistemi 
8 31/08/2011 - 22:59 İlahi Kampın Sonu
8 11/07/2011 - 09:05 Peygamber ve Mizah (2)
8 12/05/2011 - 11:37 Peygamber ve Mizah
8 17/03/2011 - 09:15 Bahar mı Geliyor Diyar-ı İslam’a?
8 15/02/2011 - 10:23 ORTA YOL
8 04/01/2011 - 14:14 Vasatiyet (Orta Yolculuk)
8 14/11/2010 - 17:45 Ab-ı İman ve Ab-ı Zemzemle Hayat bulan Tevhit Diyarı
8 16/10/2010 - 20:46 Yakın Geçmişte İslami Kesimin Kürt Sorununa Yaklaşımı
8 11/06/2010 - 19:45 İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (6)
8 02/04/2010 - 11:54 İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (5)
8 31/12/2009 - 11:20 İdeal Ve Reel Şartlar Açısından Başörtüsü Sorunu (4)
8 11/11/2009 - 17:18 İdeal ve Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (3)
8 09/08/2009 - 19:00 İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu (2)
8 15/07/2009 - 22:45 İdeal İle Reel Şartlar Arasında Başörtüsü Sorunu
8 13/06/2009 - 21:26 Duruşumuzun Doğruluğunu Sorgulamak
8 13/05/2009 - 23:31 Sanal Söylem Reel Yaşam
8 21/03/2009 - 00:08 Kürt Sorununda Alternatif Sorunu
8 11/02/2009 - 10:04 El-Emru Bil-Maruf We En-Nehyu Ani-l Münker
8 04/12/2008 - 17:08 HACC – Bir Ömür Yolculuğu
8 21/10/2008 - 12:08 Bir Ramazanı Daha Geride Bırakırken…
8 01/08/2008 - 11:22 Şeriat mı Öncelikli Hürriyet mi?
8 16/07/2008 - 23:38 İslam'ın Mürtedlik ve Köleliğe Yaklaşım
8 01/07/2008 - 22:08 Özgürlükler ve İslam (3)
8 17/06/2008 - 13:24 Özgürlükler ve İslam - 2 -
8 31/05/2008 - 18:01 Özgürlükler ve islam
8 03/05/2008 - 14:43 Öncelikler Fıkhı (3)
8 18/04/2008 - 23:11 Öncelikler Fıkhı (2)
8 06/04/2008 - 00:52 Sireti Doğru Anlamak
8 26/03/2008 - 15:59 Fıqh-ül Ewlewiyat (Öncelikler Fıkhı) (1)
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com