Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

23 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek

- 06/05/2009 - 10:13
Hayat sermayesinin ne kadar kıymetli olduğunu, ölümden sonra herkes anlayacak. Ne var ki, ölümden sonra insanın salih amel işleme gücü ve imkânı olmayacaktır. Özgürce karar verme ve tercih yapma hakkı kalmayacaktır.

Zatın biri bir gün pazarda dolaşırken, buz satan bir adamın yüksek sesle, “Ey ahali! Sermayem eriyip gidiyor. Sermayemin tümü budur ve o da güneşin altında eriyip gitmektedir. Buzlarımı alınız” diye haykırdığını görür ve adama yaklaşarak, bütün buzlarının parasal tutarını sorar. Buz satıcısının söylediği tüm meblağı, satıcıya öder ve bu defa kendisi oturup ağlamaya başlar. Buzcu, “Sen niçin ağlıyorsun” diye sorar. Buzların parasını ödedikten sonra oturup ağlayan adam, “Sen bana çok önemli bir hakikati hatırlattın. Senin sermayen olan buzların eriyordu diye ağlıyordun, ben ise, hayat sermayemin eriyip gittiğini fark ettim. Hayat sermayemin eriyip gitmesine ağlıyorum” der.

 

Hayat ve hayatın her lahzası, bir defalığına insana sunulan imkandır. Hayatın her lahzası bir defalığına tanınan bir şanstır. Hayat; durdurulamayan, geriye sarılamayan, sürekli eksilerek sona doğru ilerleyen bir mahiyete sahiptir.

 

İnsanoğlu bu hayata gözünü açtığı ve ilk aldığı nefesle yani hayata merhaba dediği andan itibaren gerçekte geriye doğru sayıma da başlamış olur. Çünkü her insanın nefes sayısı muayyen ve mahduttur. İlk nefes, hayata merhaba demek olduğu gibi, hayat denen sermayeden de ilk tüketim sayılmaktadır. İnsan hayatının başlangıcı, bir bakıma aynı hayatın sonlanacağının da habercisidir.

 

Her doğum, gerçekte ölüme giden yolculuğun başlangıcıdır. Ölüm ne kadar üzücü ise, doğum da o kadar sevindiricidir ancak nedense her doğumun aynı zamanda ölüme mahkûm olduğu gerçeği fazla hissedilmez; her yeni yapının, eskimeye ve yıkıma mahkûm olduğu gibi. Bir doğum haberini aldığımda veya yeni bir yapıyı gördüğümde,  çoğu kez Arap şairinin, “Lidu lilmevti vebnu lil harab” ‘Ölüm için doğunuz, yıkım için yapınız’ mısraını hatırlarım.

 

Hayat, güneşin altında eriyen buz gibidir. Bu erimeyi durdurmaya hiç kimsenin gücü yetmez. Yaz güneşi altında elimizde tuttuğumuz buzun gözlerimizin önünde eriyip gitmesi gibi, bize tevdi edilen bu hayat sermayesi de gerçekte öyle eriyip gitmektedir. Sermaye buz olduğunda, sermayenin kaybını önlemek,  buzu satmakla mümkündür. Sermaye hayat olduğunda, erimeye karşılık ne yapılabilir? Hayat öyle bir sermayedir ki, erimekle kalmıyor, erimenin sonucunda hayatın nasıl eritildiğine bağlı olarak yeni bir süreç başlıyor ve o yeni sürecin mutlak mutluluk mu yoksa mutlak azap mı olacağını hayatın eritilme şekli tayin ediyor. Peki, eriyen sermaye nasıl kazanca dönüştürülür? Eriyen sermaye nasıl kalıcı bir yatırıma dönüştürülür?

 

Hz. Ali, “ Bu artığı( dünya hayatını) ehline iade edecek özgür bir insan yok mu” diye soruyor ve “Sizin hayatınızın/canlarınızın karşılığı cennettir. Öyleyse canlarınızı ancak cennet karşılığı satınız” diye ekliyor.

 

Eriyen hayatı, cennet karşılığı satmak mümkündür; eriyen buzu para karşılığı satmak gibi. Eriyen hayatı cehennem karşılığı da satmak mümkündür. İnsanoğlu, bu muameleye inansa da inanmasa da gerçek değişmeyecektir.

 

Hayat, eriyen bir sermaye olduğu gibi, yatırım için de altın fırsattır. İdeal yaşama yatırım yapmak için iyi değerlendirilmesi gereken bir şanstır. İdeal hayat nimet açısından mükemmel olan, hiçbir sorun içermeyen ve ebedi olan hayattır. Böyle bir hayat da ancak cennette vardır. Dünya hayatında yatırım fırsatlarını iyi değerlendirenler ideal hayata ulaşabilir.

 

Hayat sermayesinin eridiğinin veya hayatını cehennem karşılığında sattığının farkında olmayanlar, gerçekleri gördüklerinde, geriye dönmek isteyecekler ama hayat ne yazık ki tekrarı olmayan bir fırsattır. Fırsatı kaçıranların hüzün, pişmanlık ve azaba tahammülden başka yapabilecekleri bir şey yoktur.

 

Bu hakikatin sarsıcı tablolarından biri Secde suresinde yer alır: “O günahkarların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, ‘Rabbimiz! Gördük, duyduk, şimdi bizi(dünyaya) geri gönder de salih ameller işleyelim, artık kesin olarak inandık’ diyecekleri zamanı bir görsen!

 

Fırsatı kaçırdıktan sonra hakikatleri görmenin, işitmenin ve onlara iman etmenin artık bir yararı olmayacaktır.

 

Hayat sermayesi, ilk ve tek şanstır. Hayatı doğru algılayamayan, hayatı doğru okuyamayan, doğru düşünemeyen, ilahi vahyi ve Peygamberin uyarılarını dikkate almayanlar, beşere tanınan eşit fırsattan kendi lehlerine istifade edemeyen ve kendi aleyhine kötü gelecek hazırlayan insanlardır. Bu gerçek, Fatır suresinde çok çarpıcı bir şekilde beyan edilmiştir:

Onlar orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine salih ameller işleyelim! Diye feryad ederler.

Size düşünecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? Şimdi tadın azabı. Zalimlerin yardımcısı yoktur.”

Peygamberimizin Ebu Zer’e nasihati meşhurdur. Bu nasihatin bir bölümünde Ebu Zer’in şahsında ümmete şu tavsiye ve bildirimlerde bulunur:

Ey Ebu Zer! Siz gece ve gündüzün güzergâhında sürekli eksilen bir hayata sahipsiniz. Amellerinizin tümü kayıt altına alınır. Ölüm aniden gelir. İşte o zaman iyi amellerde bulunanlar, iyi sonuçlar elde edecektir ve kötü amel işleyenler de pişmanlık devşireceklerdir. Her kim ne ekerse, onu biçecektir.”

 

Hayat çoğu kez insanoğluna çok uzunmuş gibi gelir. Çoğu kez hayatı ebediymiş gibi algılar. Mukayesede hataya düşülür. Dünya hayatı, ebedi hayata oranla kıyas edilemez. Mahiyeti de kıyas kabul etmez. Bu kıyasta yanılanların Mahşerdeki anımsamaları ve gelecekte vaki olacak bu sahnelerin Rabbimiz tarafından bize bildirilmesi, insanoğlunun uyanması için gerçekten büyük bir fırsattır. Ahkaf suresinde şu sahne, ibret vericidir:

Onlar vaat edildikleri azabı gördükleri gün sanki dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu bir tebliğdir.”

 

Ahiret gerçekleri karşısında, bütün bir dünya hayatı, bir saat kadar gözükmektedir. Bir saatlik hayat için ebedi hayatı tehlikeye atmak, akıl sahibi insanın tercihi olabilir mi?

 

Naziat suresinin son ayetinde de mücrimlerin Kıyamet günü dünya hayatını anımsadıkları ama bütün bir dünya hayatını birkaç saatlik bir zaman gibi algıladıkları bildirilir:  Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.”

 

Hayatın uzun boylu olacağını sanmanın bir diğer olumsuz neticesi de tesviftir. Tesvif, sonra yaparım umuduyla yapılması gereken salih amelleri ertelemektir. Bugün yapılması gerekenleri, nasıl olsa yarın da var, yarın yaparım. Yarın olunca bir başka yarına ertelenir ve böyle sürüp gider. Beşerin mübtela olduğu bu hastalığa işareten Hz. Resul Ebu Zer’e, “Ey Ebu Zer! Sakın arzularından/emellerinden dolayı tesviften sakın” diye tavsiyede bulunuyor. Yani dünya hayatına ilişkin arzu ve emellerin seni salih amelleri erteletmeye yöneltmesin.

 

Hayat sermayesinin ne kadar kıymetli olduğunu, ölümden sonra herkes anlayacak. Ne var ki, ölümden sonra insanın salih amel işleme gücü ve imkânı olmayacaktır. Özgürce karar verme ve tercih yapma hakkı kalmayacaktır. İşte o zaman insanoğlu buz gibi erittiği ve yitirdiği hayatın ne kadar önemli bir fırsat olduğunu kavrayacak ve dönüp Allah’a,  “…Rabbim! Beni geri gönder der. Ta ki boşa geçirdiğim dünyada salih ameller işleyeyim.” diye yalvaracak. Ancak alacakları cevap, bütün umutların sonu olacaktır.

Hayır! Onun söylediği bu söz ‘boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır.” (Müminun 99–10)

Aslında hayatın her gün nasıl elimizden kayıp gittiğini gösteren önemli bir olay vardır ki, tekrarı bizi onun anlamından gafil bırakıyor. Bu olay, uykudur. Uyku için, küçük ölüm denmektedir. Çünkü insan uykuda bir tür ölümü tatmaktadır. Konuya ilişkin Zümer suresinde, “Allah, ölenin ölüm zamanı geldiğinde, ölmeyenin de uykusunda iken canlarını alır da ölümüne hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vakte kadar bırakır. Şüphe yok ki, bunda iyi düşünecek bir kavim için ibretler vardır.” Diye buyurulmaktadır.

Bu hakikate binaen olsa gerek ki, Peygamber(s.a.v.)’in uyumak istediği zaman şu duayı yaptığı rivayet edilir:

Rabbim senin isminle uyuyor ve senin gücünle yeniden kalkıyorum. Eğer nefsimi alırsan, onu bağışla. Eğer onu geri gönderirsen, salih kullarını koruduğun şekilde onu koru”(1)

 

Yine Peygamberimizin uykudan uyanınca şu duada bulunduğu rivayet edilir:

Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun; dönüş onadır”(2)

Uyurken ve uyanırken bu duaları okumayı meleke haline getirmenin büyük faydalara vesile olacağı umut edilir.

 

Esasen bu türden konuları yazmak veya konuşmak istediğimde ‘nasıh-ı kevval be kevl’ durumuna düşmekten korkarım ve bu tür konuların, ‘nasıh-ı faal be fiil’ olanların işi olduğuna inanırım. Bu tereddütlerime rağmen böylesi konulara, cuma hatip ve imamlarının, hutbelerin başında “Size ve kendime takvayı tavsiye ediyorum” demeleri babından ele alıyor önce kendi nefsimle sonra da muhataplarımla paylaşmaya açıyorum. Yazdıklarım, kaygılarımı ve umutlarımı paylaşmak içindir.

------------------------------------------

1) باسمک ربی وضعت جنبی و بک أرفعه ان امسگت نفسی فاغفر لها و ان ارسلتها فاحفظها بما تحفظ به عبادک الصالحین

2) الحمد لله الذی احیا نا بعد ما اماتنا وإلیه النشور


730

 

YORUMLAR

mehmet salih 06-05-2009, 11:49:49
"Rabbim! bizi buz gibi eriyip tükenen dünya hayatından sonra pişman olup geriye dönmek için fırsat isteyenlerden eyleme; bizleri her anını doğru işlerle değerlendirmeye çalışan ve yaptıkları hatalardan pişmanlık duyup tevbe edenlerden eyle. bizleri bu güzel nasihatle uyaran kişiye ecrini fazlasıyla ver."Amin...
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 18/05/2012 - 08:49 Kürdistan Birleşik Federasyonları
8 26/03/2012 - 10:15 Evrensel Bir Soruna Kur'ani Temelde Çözüm Arayışı
8 31/01/2012 - 09:51 Sırların Açığa Çıktığı Gün
8 27/01/2012 - 08:38 Yargısız İnfaz Merkezi: Amed (Diyarbakır)
8 19/01/2012 - 09:03 Devlet-Millet İlişkisinde Öncelik Meselesi
8 10/01/2012 - 17:59 Devlet Kibri
8 29/12/2011 - 20:40 Devlet Terör Örgütü
8 27/12/2011 - 09:25 Fars Körfezi Isınıyor
8 12/12/2011 - 21:13 ABD'nin Düştüğü Elektronik Tuzak
8 28/11/2011 - 10:27 Tunus'ta Başlayan Bahar Suriye'de Hazan Olmasın
8 18/11/2011 - 17:11 Washington-Tahran Arasındaki Psikolojik Savaşın Tehlikeleri
8 30/10/2011 - 19:36 Referandum ve Müzakere
8 08/09/2011 - 13:26 Amerika, İsrail ve Kürd meselesi
8 23/08/2011 - 02:25 İltimas-ı Dua
8 06/08/2011 - 00:58 Ariflerin Bayramı
8 21/06/2011 - 17:22 Değerler Manzumesi Açısından Suriye ve Bahreyn Konusu
8 04/05/2011 - 08:08 Biz Henüz İntikam Alamadık
8 12/02/2011 - 23:01 Tevhidi Mesaj Ulusal Dil
8 12/01/2011 - 11:08 Ümmet-Ulus Bağlamındaki Teorik Problemi Aşmak
8 30/12/2010 - 17:12 Kürd Danışma Meclisi
8 17/12/2010 - 19:29 Tampon Kürdler
8 11/12/2010 - 21:30 Basit Sorular
8 03/12/2010 - 11:02 İslam Devletinde Davetin Zorluğu
8 15/11/2010 - 16:23 Güney Kürdistan'ın Ağırlığı
8 21/08/2010 - 22:45 NECDEYN
8 28/07/2010 - 11:09 Esastan Tartışalım
8 16/06/2010 - 23:13 FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (20)
8 30/05/2010 - 15:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(19)
8 24/05/2010 - 19:13 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(18)
8 16/05/2010 - 20:10 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(17)
8 11/05/2010 - 23:46 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (16)
8 02/05/2010 - 18:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)
8 22/04/2010 - 18:54 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(14)
8 12/04/2010 - 11:19 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(13)
8 02/04/2010 - 12:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(12)
8 29/03/2010 - 15:14 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(11)
8 22/03/2010 - 09:44 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(10)
8 15/03/2010 - 08:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(9)
8 08/03/2010 - 08:45 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(8)
8 22/02/2010 - 10:09 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(7)
8 15/02/2010 - 08:20 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(6)
8 08/02/2010 - 09:39 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)
8 01/02/2010 - 00:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)
8 25/01/2010 - 17:22 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3)
8 18/01/2010 - 17:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)
8 13/01/2010 - 18:02 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(1)
8 13/12/2009 - 23:09 Sözü Olanlar ve Silahı Olanlar
8 09/12/2009 - 14:50 Yıldırım Düşse Sizden Biliriz
8 25/11/2009 - 11:50 Tehlike Çanları
8 26/09/2009 - 23:32 Milli Kimlik
8 02/08/2009 - 22:07 Kürdistan’da Islahat
8 21/06/2009 - 15:37 ÜÇ TEZ
8 22/05/2009 - 20:04 İnkılâp Rehberinin Kürdistan Çıkartması
8 06/05/2009 - 10:13 Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek
8 26/04/2009 - 18:41 Davos’ta Kazandığını Hakkari’de Kaybetti
8 12/04/2009 - 21:42 Ortodoğu Barış Sınırı
8 03/03/2009 - 10:39 Karşı Darbe
8 05/02/2009 - 12:37 Müslüman Kürd Peşmerge Hareketi
8 20/01/2009 - 00:21 Cinayetkar Rejimin Kesin Mağlubiyeti
8 09/01/2009 - 18:56 Filistin'de Hendek Kazıldı
8 16/12/2008 - 21:56 Mesih-e Kordıstan
8 28/11/2008 - 07:23 Filistin'de Katmerli Istırap
8 10/11/2008 - 11:07 "Ben sizin Yerinizde Olsam ABD Savaş Gemilerini Vururum"
8 09/09/2008 - 11:31 Cahiliye Toplumu Nedir ve Tevhidi Bilinçten Yoksun Halk Kimdir?
8 08/08/2008 - 08:57 Bu Bir Sırdır
8 06/05/2008 - 22:46 Aynürrümmane
8 27/03/2008 - 05:14 KOMŞUDAN HİSSE
8 5/2/2008 - 21:10 PAYLAŞIM
8 10/1/2008 - 17:06 “GÜÇ” Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com