Bir değeri veya hayat tarzını insanlara sunarken en güçlü kaynağımız sahip olduğumuz öz kaynak ve değerlerimizdir. Çekim/etki alanımızın genişliği ve darlığı bu kaynakları ne kadar güçlü bir şekilde kullandığımız ile alakalıdır. Değerler sistemimizi insanlığa sunmamıza araç olacak olan bu değerlerdir.
Yaşadığımız zaman ve coğrafyada birbirimize yakın olmamızı, insanlara bir yaşam nizamı olarak kendimizi sunmamızı istemeyenler, bu değerlerimizi kullanmamamız için her tuzağı kuracaklardır. Bu tuzaklar da öyle zahirde zararlı görünen tuzaklar değil, nefse hoş gelen ve bizleri ipeksi bir yumuşaklıkla doğru yoldan alan bir kurnazlıkla yapılmaktadır.
Bayram günlerini tatilde geçirmek nefse hoş gelmekte ve bunun zahiri olarak hiçbir zararı görülmemektedir. Bayramları, yaşadığımız yoğun iş trafiği nedeniyle dinlenme ve istirahat etme zamanı olarak seçmek. Kendimizce yaptığımız işin hakkını vermiş ve zamanı iyi değerlendirmiş sayarız.
Bayram günlerini piknik ve sadece ailemizle gezi günleri olarak idrak etmek, var mı bunun yanlış bir tarafı. Dini bayramlarımızı kendi nefsimize ve ailemize ayrılmış bir değer olarak görmek yanlış mıdır?
Dinamiklerimizi iyi tespit etmeliyiz. Değerlerimizi kişiliklerimiz üzerinden topluma sunarken elimizi güçlendiren veya zayıflatan dinamiklerimizi nasıl ve ne şekilde kullandığımız da bir sorumluluktur.
Bunlarla davamızı ne kadar değerli ve ya değersiz kıldığımızı asla göz ardı etmemeliyiz, bunlara verdiğimiz değer ile insanlık ailesinde ayarımızın derecesinin kabul gördüğünü çok iyi idrak edelim. Bu öz kaynaklarımızı değerli kıldıkça ve sahiplendikçe mektebimize ve öğretilerimize hayat verdiğimizi kabullenmeliyiz.
O zaman gelin bayramlaşalım, gelin bayramları hakkı ile eda etmenin bilinciyle kuşanalım. Bayramlar Müslümanlara tatil, dinlenme ve piknik zamanları olarak hediye edilmemiştir. Diğer sorumluluklar gibi insan yaşamının bir gerekliliği olarak sorumluluk ve kulluk bilinciyle bir yükümlülük olarak atfedilmiştir.
“Birbirinize olan sevginizi dile getirin” “akrabayı eş-dostu (sıla-i rahim) ziyaret edin” sorumluluğunu ifa etmenin araçlarından biri olarak bizlere bahş edilmiştir.
Elbette ki sadece bu günlerde bu sorumlulukları hatırlayacak değiliz veya bu günlerde torbanın ağzını açıp bu değerleri sadece bu günlere has kılacak değiliz. Kardeşlerimize, insanlığa ve tüm yaratılmışlara yaratana olan kulluğumuzun gereği olarak, sevgimizi ve ziyaretimizi her zaman canlı tutacak bir bilince sahip olmanın gayesi içersinde olacağız.
Allah-u Teala nasıl ki insanlığa özel geceler ve günler bahş etmiş ise, dini bayramlarımızı da yüreklerimizdeki sevgiyi, kardeşliği paylaşmamız için öyle özel bir zaman dilimi olarak bizlere hediye etmiştir.
Bizlere düşen görev de bu hediyeleri ve sorumlulukları bahane üretmeden en iyi şekilde yerine getirmektir. Ailemizden başlayarak komşularımızı, kardeşlerimizi, dostlarımızı ziyaret ederek ve onlara olan sevgimizi dile getirerek değerlerimizi en iyi şekilde sunma ve pratize etmek olacaktır.
İnsanlığa nasıl bir değerler sistemine sahip olduğumuzu örnekleyecek, kendi saflarımızı daha da sıklaştırıp Allah’a daha yakın olmaya çalışacağız inşallah. Dargın olduklarımız ile bayramlaşacak, şeytanın vesvesesinden kurtulup Allah’a kul olmaya daha da yakınlaşacağız.
Var ise, küs olan kardeşlerimizin sevgi ve muhabbetle kucaklaşmaları için hep beraber seferber olacağız. Bildiğimiz fakir ve düşkünleri ziyaret etmek için güzel organizeler kuracağız. Elbette bu ziyaretler için zengin fakir gözetmeyeceğiz, kim olursa olsun, inancı ne olursa olsun her insana sevgimizden sunacağız.
Bu organizelerde ihtiyaç sahiplerini gözetecek, tüm kulluğumuzla sahip olduğumuz imkânlarımızı seferber ederek sorumluluğumuzu yerine getirme endişesinde olacağız. Gücümüz ölçüsünde evlerimizde misafir ağırlayarak paylaşımlarımızı maksimum düzeye çıkarmaya çalışacağız.
Özellikle yaşlıların ve çocukların yüzlerinin ve yüreklerinin Allah için mutlu olmasına vesile olmaya çalışacağız. Yaşayanlarımızı hatırladığımız gibi, (ölümü hatırlamak ve fani olduğumuzu yüreklerimizde tazelemek için) vefat edenleri de hatırlayıp kabirlerini ziyaret edeceğiz.
Bizler bize ait olanı yaşayarak daha da güçlü olacağız, kendimizden uzak olmamız için tuzak kuranların tuzaklarına karşı uyanık olacak ve hayat veren değerlerimize daha güçlü bir şekilde sarılarak Allah’ın yardımını dileyeceğiz.
Bu rahmet günlerini ve hediyelerini en güzel şekilde değerlendirecek bireylerin ve yapıların olması duası ile.