Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

23 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
KOMŞUDAN HİSSE

- 27/03/2008 - 05:14
Uzun zamandır, önemli toplumsal problemlerimizden birine taalluk eden Kürd sorununun çözümüne ilişkin somut önerilerde bulunmak istiyordum. Ait olduğu topluma ilişkin kaygı ve sorumluluk taşıyan her yazarın mevcut sorunlar hakkında görüş belirtme ve öneride bulunma hakkı vardır. Ne ki, hassasiyetlerin yüksek olduğu, tarafların çoğaldığı ve farklılaştığı konulara ilişkin çözüm önerileri üzerinde konsensüsün sağlanması güçtür ve bu türden çözüm önerilerine farklı kesimlerden çok sayıda eleştiri gelir.

Bu sebeple kendi somut önerilerimi sunmak yerine yanı başımızda/komşumuzda aynı soruna ilişkin bir çeyrek asrı aşkındır hayata aktarılan ve bizdeki durumdan oldukça farklı olan uygulamalardan örnekler aktararak 'kıssadan hisse'ye nazire babından 'komşudan' hisse çıkarmak yöntemini denemenin daha sağlıklı düşünmeye imkan sunabileceği inancındayım.

 

İran İslam Cumhuriyeti'nde vilayet sistemi yerine eyalet sistemi uygulanmaktadır. Her bir eyalet, birkaç vilayet büyüklüğünde sayılır. Eyaletler belirlenirken farklı ulusların yerleşim düzeni, ulaşım imkanları ve coğrafi koşulların gözetildiği görülmektedir. İran, Türkiye'ye oranla daha çok uluslu bir toplumdur. Tahran'dan batıya, Türkiye sınırlarına kadar olan bölgelerin tamamı Türk. Türklerin yaşadığı bölge beş eyaletten oluşuyor: Kazvin, Zencan, Doğu Azarbaycan, Batı Azarbaycan ve Erdebil. Batı Azarbaycan'ın merkezi Urmiye'dir ve bu eyaletin bir kısmı Kürd yerleşim bölgelerinden oluşur. Güneybatıda Kürdistan eyaleti vardır ki, tamamı Kürd yerleşim bölgelerinden oluşmaktadır ve merkezi Senendec'dir. Kürdlerin bir kısmı da Kirmanşah eyaletinde kalıyor. Güneyde Arapların ağırlıkta olduğu Huzistan eyaleti vardır. Batıda Beluçların yoğunluğu oluşturduğu Belucistan eyaleti yer almaktadır. Kuzeyde yaşayan Türkmenlerin çoğu da Gülistan eyaletinde bulunmaktadır. Güneybatıda Lorların yoğunlukta olduğu Loristan eyaleti vardır. İran, toplam 30 eyaletten oluşmaktadır. Daha önceleri 24 eyalet idi.

 

Kürd sorunu bütün yönleriyle Osmanlı ve Türkiye'yi ilgilendirdiği kadar İran'ı da ilgilendirmiş ve ilgilendirmektedir. İran, eyaletlerinden birini Kürdistan olarak belirlemiştir. Kürdistan'ın merkezi Senendec'e gidildiğinde, Kürdistan Valiliği, Kürdistan Belediye Başkanlığı, Kürdistan Ticaret, Emlak, Ziraat Bankaları gibi tüm devlet kurumlarının Kürdistan adıyla başladığı görülür. Kürdistan adının yasak olduğu bir ülkenin vatandaşı olarak hemen yanı başımızdaki tarihi komşumuzda böyle bir manzara ile karşılaşmak, ilk elde toplumsal bir soruna nasıl da farklı yaklaşılabildiğini gösteriyor. Halkın çoğunluğu yerel Kürd kıyafetleri ile dolaşıyor, öğrenciler yerel kıyafetleri ile okula gidiyor. Hatemi zamanında Kürdistan valisi de Kürd idi. Cuma hutbeleri Kürdçe okunuyor. Kürdçe radyo ve televizyon yayını yapılıyor ve Kürdçe basın faaliyetleri sürdürülüyor. Şahıs ve yerleşim yerleri kendi orijinal adlarını koruyor.

 

İran'daki Kürdlerin kahir çoğunluğu Sünni ve Şafii'dir.

 

Batı Azarbaycan'ın merkezi Urmiye'nin çoğunluğunu Türkler oluşturur. Ancak merkezde Kürdler de var ve çevre kırsalın önemli kısmı Kürdlerden oluşur. Şehirde herkes Türkçe konuşur. Urmiye'deki Kürdler de Türklerle Türkçe konuşur. Kürdler Türkçe bilir ama Kürdçe bilen Türk pek azdır. Urmiye'de Sünni Kürdlerin ayrı camisi var. Cuma namazı Şia'nın ayrı, Sünni Kürdlerin ayrı yerde kılınır. Sünni Kürdlerin camisinde hutbe Kürdçe, Türklerinkinde Türkçe okunur. Devlet dairelerinde ise hep Türkçe konuşulur ve devlet memurlarının kahir ekseriyeti de Türk'tür.

 

Mehabad, batı Azarbaycan sınırları içinde olan küçük ama meşhur bir Kürd kasabasıdır. Yıllar önce Mehabad'a gitmiş, Muhammed Kazi'nin idam edildiği Meydan-ı Çarçıra'yı gezmiştim. Mehamabad'a damgasını vuran Kürd kimliğidir. Gördüğüm polislerin bir kısmı Kürd idi. Merkez Cami imamıyla ilginç bir görüşmem olmuştu. Kürdçe'deki lehçe farkından ötürü başka dillerden de destek almıştık. Kendisi biraz Türkçe de biliyordu. Kürdçe, Türkçe ve Arapça konuştuk ama tek kelime benimle Farsça konuşmamıştı. Neden ısrarla Farsça konuşmadığını sorduğumda, "Biz burada Farsça konuşmayız" dedi. Peki Kürdçe bilmeyen biri sizinle görüşmek isterse veya Fars yetkililer geldiğinde ne yapıyorsunuz diye sordum. Kürdçe bilmeyen kendisiyle tercüman getirir veya biz tercüman buluruz dedi. Bunu bir propaganda olarak mı söyledi yoksa gerçekten öyle mi davranıyorlardı bilmiyorum. Bildiğim ve gördüğüm, ikimiz de Farsça bildiğimiz halde benimle tek kelime Farsça konuşmadığıydı.

 

Doğu Azarbaycan'ın merkezi Tebriz'e gidildiğinde, Farsça tabelalar olmasa, İran'da olunduğu anlaşılmaz. İstisnasız herkes Türkçe konuşur. Devlet daireleri de öyle. Bütün memurlar Türk'tür. Cuma hutbesi orada da Türkçe okunur.

 

Türkler, diğer eyaletlerdeki Kürdler, Beluçlar ve Türkmenler gibi Sünni gruplara nisbetle Farslar ve devlet ile çok daha iyi bir bütünlük oluşturmuştur. Bunun nedeni, mezhep birliğidir. Çünkü Türkler de Şii'dir.

 

Adı geçen eyaletlerdeki devlet dairelerine müracaat eden insanlar eğer Farsça bilmiyorsa, hemen orada Türkçe veya Kürdçe bilen biri tarafından meramı tercüme edilir. Mütercim kullanılması çok sıradan ve doğal bir hal. Öyle siyasi yönü olan veya siyasi bir tavra dönüştürülmüş bir hadise değil.

 

Kürdistan ve Azarbaycan'da cari olan bu türden uygulamalar, Belucistan, Loristan, Huzistan ve Türkmenlerin bölgesi için de geçerlidir.

 

İran, Türkiye'ye oranla daha çok uluslu ve daha çok risk taşıyan bir ülke olmasına ve Amerika'nın açıkça İran'ı bölmek için her yıl önemli oranda bütçe ayırmasına rağmen, İran güvenlik kaygılarını bahane edip farklılıkları düşman konseptiyle tanımlayarak farklı ulusların özgürlüklerini sınırlandırmıyor. Eyalet sistemi İran'ın parçalanmasına, üniter yapısının bozulmasına yol açmadı, açmıyor. Tam aksine tanınan bu haklar, farklı ulus ve mezheplerin bir arada daha sağlıklı yaşamasına imkan sunuyor. Amerika otuz yıldır açıktan İran'ı bölmek ve farklı ulusları harekete geçirmek istemesine rağmen, İran eyalet sistemini uyguluyor ve ulusal hakları tanımada daha cesur davranıyor.

 

Batı Azarbaycan'da Farsça soru sorduğunda hemen yabancı gözüyle sana bakıldığını ve Fars olduğunun ya da en azından Türk olmadığının hemen farkına varıldığını hisseder ve yabancılık çekersin. Bu denli Türk damgasını taşıyan Tebriz ve halkı, devrim öncesinden bugüne kadar İran'ın bütünlüğünü ve İran İslam Cumhuriyeti Rejimini sonuna kadar desteklemiş ve destekliyor. “Azarbaycan halkı uyanıktır ve İnkılabı desteklemektedir” anlamına gelen “Azerbeycan uyağtır inkılaba dayağtır” sloganı, Doğu ve Batı Azerbaycan eyaletlerinin siyasal duruşlarını ifade eder. Bu ifade en belirgin, yaygın ve de sürekli dillendirilen  bir slogandır. Bu durum, bir ulusun kendi doğal haklarını kullanmasının mutlaka çatışmayı ve bölünmeyi gerektirmediğini, aksine farklılıklar içinde birlikteliğin sağlanabildiğini göstermektedir.

 

İran'da Türkler ile Farsların oluşturduğu bütünlükte mezhebi birliğin önemli bir faktör olması gerçeği, Türkiye'deki Kürdler ve Türkler için de geçerlidir. Kürdlerin ve Türklerin Sünni olması, birlikte yaşam için büyük bir imkandır.

 

Cuma namazlarının Sünni ve Şia'ya göre ayrı ayrı kılınması, yerine göre hutbenin Türkçe, Kürdçe, Farsça, Arapça, Türkmence ve Belucça okunması İran'ın birlik ve beraberliğini bozmuyor, kargaşa ve kavgaya sebebiyet vermiyor.

 

İnsanların farklı kıyafetlerle gezmesi ülkeyi bölmüyor. Okullardan Meclis'e kadar dileyen kendi kıyafetini giyebiliyor, yasal bir engel yoktur. Örneğin Kürd milletvekilleri zaman zaman yerel kıyafetleriyle Meclis'e giderler.

 

Her bir kavmin çoğunlukta olduğu yerlerde devlet memurlarının o kavimden olması, bir ayrımcılığı doğurmadığı gibi aksine adaletin muktezasındandır.

 

En hassas bölgelerden biri olan Kürdistan'da sözü edilen hakların ve özgürlüklerin tanınması, görüldüğü gibi Kürd sorununu derinleştirmiyor. Aksine Türkiye'ye oranla çok daha barışçı ve özgürlükçü bir atmosfer oluşturuyor.

 

Sözü edilen uygulamaların ve özgürlüklerin ulusal sorunları tamamen çözdüğünü söylemek doğru olmayacak. Öncelikle her ulusa bir devlet fikrine inanan insanlar için sözü edilen özgürlükler fazla bir anlam ifade etmiyor. Bu türden düşünenler için İran dört-beş bağımsız devlete veya özerk yönetime ayrılmadıkça sorun çözülmemiş demektir. Böyle bir talebin uygulanabilirliği ekseriyet tarafından savunulmuyor. Çok az ve elit bir kesim böyle bir kanaate sahip.

 

Şimdi 25 yılı aşkındır tarihi komşumuzda ulusal haklara ilişkin böylesine farklı uygulamalar var ve bu uygulamalar komşumuzun bölünmesine değil, güçlenmesine vesile olurken komşumuzun bu durumundan kendimize göre bir hisse çıkaramaz mıyız?

 

Ben İran örneğinden söz etmeden Türkiye'de eyalet sistemine geçilmesini, Kürdistan'da hutbelerin Kürdçe okunmasını veya bir camide Türkçe diğerlerinde Kürdçe okunmasını, okullarda ve resmi dairelerde yerel kıyafetlerin serbest bırakılmasını, değiştirilen bölge isimlerinin orijinal haline döndürülmesini, Türkçe bilmeyenlere mütercim kullanma hakkının tanınmasını, memurların daha çok bölge halkından atanmasını, Kürdçe yayın faaliyetlerinin yapılmasını ve benzeri hakların tanınıp önemli bir toplumsal sorunumuzun bu yöntemle çözümlenmesini önersem, eminim çok farklı kesimlerden farklı tepkiler gelecek. Memleketin bölünmesi ve milletin parçalanması anlamına geldiğini söyleyenlerin yanında, olumlu bakanlar olacak. Öte taraftan bu tür hakların da çok az olduğunu savunanlar çıkacak.

 

İnsanlık alemi nasıl ki, birbirlerinin bilimsel alandaki deneyim ve tecrübelerine muhtaçtır ve birbirlerinin deneyimlerinden yararlanıyor ve birbirlerinin tecrübelerini alarak daha bir geliştiriyor ve ileri bir merhaleye taşıyorsa, siyasal ve kültürel alanlarda da aynı veya benzer bir yaklaşım gösterilebilir. İran örneğini dile getirmemin

Birinci nedeni budur.

İkincisi, sorun aynı sorundur.

Üçüncüsü, Türkiye ve İran iki tarihi komşudur.

 

Ne var ki, Türkiye'de Kürd ve benzeri toplumsal sorunların temelden çözümlenmesinin, komşumuzdakinden daha ileri ve örnek bir düzeyde çözüme kavuşturulmasının önündeki en büyük engel, bizdeki  devlet anlayışıdır.

Türkiye'deki devlet anlayışında iki temel problem var:

1-Millet devlet içindir, devlet millet için değil.

2-Millet, devleti belirlemez; devlet, milleti belirler.

 

Bu anlayış tersine çevrilemediği sürece temel sorunlar çözülemez. Devlet, millet için var olduğu zaman ve millet devleti belirlediği zaman sorunların çözümü kolaylaşır ve doğal seyri içinde en doğru çözümleri bulur.

 

 


1109

 

YORUMLAR

makul 31-03-2008, 19:49:25
Bu anlayış tersine çevrilemediği sürece temel sorunlar çözülemez. Devlet, millet için var olduğu zaman ve millet devleti belirlediği zaman sorunların çözümü kolaylaşır ve doğal seyri içinde en doğru çözümleri bulur.
Yukarıda alıntılamış olduğum cümlenizden yola çıkarak, hocam bu anlayışı tersine çevirecek olan güç kimdir, bu kendiliğinden mi gerçekleşecek yoksa devlet mi, halk mı sağlayacak acaba. Bu dönüşümde Müslümanların duruşu ne olacaktır, dönüşüm birilerinden mi beklenecek, nasıl olacak bu dönüşüm. İnşallah soruma cevap gelir, çünkü gerçekten merak ediyorum.
 
gevdan 29-03-2008, 12:53:47
Hocam vermiş olduğunuz örnekler ilahi olan hakların birliktelik içersinde paylaşımından güç yarattığıdır. Vatandaşlık dairesinde devlet halkını düşman değilde, vatandaş olarak kendi değerleriyle varolabileceği bir yaşam tarzıyla yaşabilmesi için değerli görüp bu hizmeti ve imkanı sunma olarak yaklaşırsa, kendisininde bulunduğu coğrafyada bir güç dengesi olmak için elini güçlendirir. Hiç kendi vatandaşıyla dalaşan, kendi vatandaşının insani haklarını kendine düşmanlık olarak gören bir devletin güç olduğu görülmüşmüdür. Kendi vatandaşı ile barışık olamayan bir devlet, diğer devletler ile olan ilişkilerinde sürekli içerden yani halkından korktuğu için emin ve korkusuz adımlar atamayacaktır.
Hiç bir devlet vatandaşına insani olan haklarını yani özgürlüklerini sağladığı için zayıf düşmemiştir.Vatandaşının özgürlük alanlarını genişletme çabasında olan ve vatandaşlarına karşı özgürlükleri genişleten bir yaklaşım ile çıkan devletler her zaman güçlü ve nüfuz sahibi olmuşlardır. Özgürlük alanlarını kısıtlayarak varolacaklarını zanneden zalim devletler de her zaman korku ile yaşadıkları için küçük kalmış ve uzun ömürlü olamamışlardır.
Tabi ki devletin özgürlük alanlarını geniş tutması için, özgürlük alanlarını sahiplenecek ve o alanlara dik ve yerinde duruşlar ile değer kazandıracak bir halk olacaktır. Vatandaş kendisini devlete hizmet eden olarak değil, devleti kendine hizmet eden olarak görecek, özgürlük alanlarını geniş tutan devlete karşıda sorumluluklarını bilecektir. Vatandaş Özgürlük ve yaşam alanlarını kısıtlayan, vatandaşın kararlarını ve değerlerini hiçe sayan devlete karşı koymasını bilecektir. Devlet yapıyorsa devlet kaldırıyorsa bir hikmeti vardır, devlet-i ali kutsaldır ve eleştirilmemelidir deyip insanı devlet sarmalında yok etmeye ve devlete köle yapmayacaktır. Devlet halk tarafından sorgulanmaz ise özgürlük alanlarını genişletip kendini sorumluluk altına koymaz, az özgürlük az sorumlulk şiarıyla şeffaflıktan kaçıp sisli havada kimse görmeden değerlendirmeden miadını doldurmaya çalışır. Onun için devleti vareden vatandaştır, devletin işleyiş ve hizmet tarzını varedende vatandaştır, o zaman devleti asli mecrasına çekecek olan vatanadaşların güç birlikteliği önemlidir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 18/05/2012 - 08:49 Kürdistan Birleşik Federasyonları
8 26/03/2012 - 10:15 Evrensel Bir Soruna Kur'ani Temelde Çözüm Arayışı
8 31/01/2012 - 09:51 Sırların Açığa Çıktığı Gün
8 27/01/2012 - 08:38 Yargısız İnfaz Merkezi: Amed (Diyarbakır)
8 19/01/2012 - 09:03 Devlet-Millet İlişkisinde Öncelik Meselesi
8 10/01/2012 - 17:59 Devlet Kibri
8 29/12/2011 - 20:40 Devlet Terör Örgütü
8 27/12/2011 - 09:25 Fars Körfezi Isınıyor
8 12/12/2011 - 21:13 ABD'nin Düştüğü Elektronik Tuzak
8 28/11/2011 - 10:27 Tunus'ta Başlayan Bahar Suriye'de Hazan Olmasın
8 18/11/2011 - 17:11 Washington-Tahran Arasındaki Psikolojik Savaşın Tehlikeleri
8 30/10/2011 - 19:36 Referandum ve Müzakere
8 08/09/2011 - 13:26 Amerika, İsrail ve Kürd meselesi
8 23/08/2011 - 02:25 İltimas-ı Dua
8 06/08/2011 - 00:58 Ariflerin Bayramı
8 21/06/2011 - 17:22 Değerler Manzumesi Açısından Suriye ve Bahreyn Konusu
8 04/05/2011 - 08:08 Biz Henüz İntikam Alamadık
8 12/02/2011 - 23:01 Tevhidi Mesaj Ulusal Dil
8 12/01/2011 - 11:08 Ümmet-Ulus Bağlamındaki Teorik Problemi Aşmak
8 30/12/2010 - 17:12 Kürd Danışma Meclisi
8 17/12/2010 - 19:29 Tampon Kürdler
8 11/12/2010 - 21:30 Basit Sorular
8 03/12/2010 - 11:02 İslam Devletinde Davetin Zorluğu
8 15/11/2010 - 16:23 Güney Kürdistan'ın Ağırlığı
8 21/08/2010 - 22:45 NECDEYN
8 28/07/2010 - 11:09 Esastan Tartışalım
8 16/06/2010 - 23:13 FİDAN GÜNGÖR: HAYATI, MÜCADELESİ, FİKİRLERİ (20)
8 30/05/2010 - 15:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(19)
8 24/05/2010 - 19:13 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(18)
8 16/05/2010 - 20:10 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(17)
8 11/05/2010 - 23:46 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (16)
8 02/05/2010 - 18:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(15)
8 22/04/2010 - 18:54 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(14)
8 12/04/2010 - 11:19 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(13)
8 02/04/2010 - 12:16 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(12)
8 29/03/2010 - 15:14 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(11)
8 22/03/2010 - 09:44 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(10)
8 15/03/2010 - 08:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(9)
8 08/03/2010 - 08:45 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(8)
8 22/02/2010 - 10:09 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(7)
8 15/02/2010 - 08:20 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(6)
8 08/02/2010 - 09:39 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(5)
8 01/02/2010 - 00:15 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(4)
8 25/01/2010 - 17:22 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3)
8 18/01/2010 - 17:37 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(2)
8 13/01/2010 - 18:02 Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri(1)
8 13/12/2009 - 23:09 Sözü Olanlar ve Silahı Olanlar
8 09/12/2009 - 14:50 Yıldırım Düşse Sizden Biliriz
8 25/11/2009 - 11:50 Tehlike Çanları
8 26/09/2009 - 23:32 Milli Kimlik
8 02/08/2009 - 22:07 Kürdistan’da Islahat
8 21/06/2009 - 15:37 ÜÇ TEZ
8 22/05/2009 - 20:04 İnkılâp Rehberinin Kürdistan Çıkartması
8 06/05/2009 - 10:13 Eriyen Sermayeyi Yatırıma Dönüştürmek
8 26/04/2009 - 18:41 Davos’ta Kazandığını Hakkari’de Kaybetti
8 12/04/2009 - 21:42 Ortodoğu Barış Sınırı
8 03/03/2009 - 10:39 Karşı Darbe
8 05/02/2009 - 12:37 Müslüman Kürd Peşmerge Hareketi
8 20/01/2009 - 00:21 Cinayetkar Rejimin Kesin Mağlubiyeti
8 09/01/2009 - 18:56 Filistin'de Hendek Kazıldı
8 16/12/2008 - 21:56 Mesih-e Kordıstan
8 28/11/2008 - 07:23 Filistin'de Katmerli Istırap
8 10/11/2008 - 11:07 "Ben sizin Yerinizde Olsam ABD Savaş Gemilerini Vururum"
8 09/09/2008 - 11:31 Cahiliye Toplumu Nedir ve Tevhidi Bilinçten Yoksun Halk Kimdir?
8 08/08/2008 - 08:57 Bu Bir Sırdır
8 06/05/2008 - 22:46 Aynürrümmane
8 27/03/2008 - 05:14 KOMŞUDAN HİSSE
8 5/2/2008 - 21:10 PAYLAŞIM
8 10/1/2008 - 17:06 “GÜÇ” Meşruiyet Kaynağı Olabilir mi?
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com