İnsanlık son demlerini, son çırpınışlarını yaşıyor adeta! Üç maymunları oynayan dünya ise sadece seyirci… İnsan görünümlü vampirler gibi ağızlarının kenarından Müslüman kanı akıtarak bakmaktalar olan bitene… Vicdan epeydir hapisti sinelere yük olan yüreklerin dehlizlerinde… Artık kurtuluş umudu kaldı mı, bilmiyorum. Dünya hiç bu kadar karanlık, gök koyu gri, sessizlik hiç bu kadar sağırlaştırmamıştı beni! Ey insanlık! Kıyamet koptu görmüyor musun? diye feryat etsem insanları uyandırmaya yeter mi? Hala yüreğinde hayat çırpınışları olan insanlar kaldı mı acaba?
Nasıl bu kadar körleşti insanlar? Nasıl bu kadar gaflete düştü İslam âlemi? Gözlerimizin taa içine bakarak zulümlerini katmerleştirerek meydan okuyan o lanetli güruh, nasıl bu kadar pervasız olabiliyor? Hiçbir şeyden korkusu yokmuş gibi havalara giriyor. Dünyanın sefil emperyal devletlerini arkasına almanın, vicdanları parayla satın almanın gizli hazzını o lanetli yüzünde alaycı tebessümünü yerleştirerek, ellerinde, Gazzeli küçük Müslüman çocukların kanı ile oğuşturarak cinayetlerine yenilerini ekliyor, pervasızca!
Şimdilik insanlığın evrensel değerlerine lakayt kalmanın, sinsi ve yıkıcı senaryolarını yerine getiriyor olabilmenin geçici sevincini sürsün bakalım… Gece ebediyyen sürecek diye bir yasa mı var dediniz? Hiç duymadım! Oluk oluk akan kanların hesabı sorulmaz mı sandınız? Ne gaflet! Tüm dünyanın sessiz onayıyla katliamların süreceğini mi öngörüyorsunuz? Yazık aklınıza, yüreğinize, itibarınıza, köhnemiş zihniyetinize! Yazıklar olsun insan görünümlü maymun tıynetli cüsselerinize!
Sabahın en yakın olduğu an karanlığın en koyu anıdır. Vahşet eserleri boy boy görüntülenirken tv. ekranlarında, ilahi kameraların daha büyük bir titizlik ve şaşmazlıkla her şeyi kaydettiğini unutuyor musunuz? Yoksa hiç haberiniz olmadı mı bu hakikatten? Şehitler kervanı her geçen saniye daha çok büyürken, ürüyen it sürülerine dünyayı dar edeceği günlerin yakın olduğunu da muştuluyor aynı zamanda… O eli kanlı, yüreği canavar kesilmiş Siyonistlerin karşısına elbette Muhammed’in(s.a.v) ordusu çıkacaktır! Onların korkusu işte bu ordunun geldiğinin ayak seslerini duyduğundandır. Ondandır taş taş üstünde bırakmadan katletmeleri. Ondandır, Muhammed’in(s.a.v) neferlerini daha kundakta iken öldürmek isteyişleri…
Korkunun ecele faydası yok! İlahi sünnetullah işlemektedir. Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz amma Siyonistler olabileceğini sansınlar. Sanrılarıyla cehennem çukurlarına atılacakları günler de yakındır! Yakındır da müslümanın iş başına geçeceği günleri beklemektedir tüm insanlık. Yeterdi artık dünyanın kaderini bir avuç arsız, vicdansız, yüreksiz, kan içici siyoniste bırakmış olmaları! Yeterdi bu zulüm, bu diz boyu kana gömülmüş mazlum coğrafyamın çektiği çile… Her imtihanda bir hayır vardır. Amenna. Gazze’nin acısı, döktüğü kanlar, verdiği şehitler Muhammed ordusunun dünyanın her tarafında yetişeceğinin muştusudur belki de…
Gazze’de insanlığın tüm değerleri çiğnenmekte, yüreklere ayrıksı dikenler batıp kanatmakta… Feryatlar boğazlarda boğulmakta… Corinler kalmadı ortalıkta… Gazze düşerse insanlık biter demektir! Hâlbuki tarihin sonu gelmişse eğer, geriye onurlu bir iz bırakmak gerekir, ebedi âlemde sonsuz azaba duçar olmamak için eli kanlı katillerle, vicdan yoksulu zalimlerle aynı safta kalmamak için asumana tez elden “selam(barış)”güvercinlerini salmak gerekmektedir…
Durmuyor gözyaşlarım illa akacak pınarlarından, sızlıyor, kan ağlıyor yüreğim evet… Ancak boş durmuyorum… Ne yapabilirsem, ne iş halledebilirsem onu yapmaya çalışıyorum! Kardeşlerim can ve kanlarını verirken Gazze’de ben, onlara yardım ulaştırmaya çabalıyorum can havliyle… Karınca kararınca yardımı ulaştırmak için çırpınışlar gösteriyoruz din kardeşlerimle birlikte. Biz Gazze’de değiliz belki ama Gazze içimizde… Bir de yankısız kalmayacağına inandığımız dualarımızı gönderiyoruz semaya, gitmesini istediğimiz o şehitler diyarı şehre… Her sabah vakti yürek semalarımıza beyaz güvercinler salıyoruz. Kanat çırpınışlarında özgürlüğün türküsünü seslendirsinler diye…
Ha, bir de Filistin bayrağını astım balkonuma, dünya âlem bilsin safımı kimden yana belirlediğimi diye… Dalgalanan sadece Filistin bayrağı değildir, tüm insanlığın namusudur! Kelimeler kan ağlıyor, lâl kesilmiş cümleler nereye varacağını şaşırıyor, eller kalem tutmuyor amma velâkin, zulme sessiz kalmak ona ortak olmaktır. Eğer zerre miktarı şeref, haysiyet ve onur kalmışsa bu zulmün kaldırılması için ayağa kalkmalıdır dünya…
Ama neden dünyanın ayağa kalkmasını beklemekteyim? En önce ben kalkmalıyım! Ön safta ben olmalıyım çünkü adım Müslüman ümmeti! “ Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve ; “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli gönder, bize katından bir yardım eden yolla!” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?” Nisa Suresi-75.
Diriliş muştularını ben vermeliyim dünyaya. Cesareti aşılamalıyım korkularıyla yüzleşme liyakatini gösteremeyenlere… Vicdanını paraya teslim edenleri uyarmalıyım. “Size ne oluyor ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Oysa göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten önce infak eden ve savaşanlar (başkalarıyla) bir olmaz. İşte onlar derece olarak sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür.” Hadid- 10. Sanal âlemlerin sanal mutluluklarında kendilerini kaybetmelerine göz yummamalıyım. Armegedon çığlıklarıyla dünyayı kana bulayanlara, döktükleri kanda boğulacaklarını göstermeliyim! Barışın, selametin, merhametin insanlığın kaybettiği en önemli değeri olduğunu bildirmeliyim selamete susamış dünyaya.
Unutma Gazze’m! Rabbimin Kahhar ve Şedid’ül ikab olduğunu hatırla! Ağla Gazze’m! Belki senin döktüğün kutlu kanların ve gözyaşların hürmetine ümmet uyanır da şahlanır! Ölü toprağı üzerinden silkeler de canlanır. Ve eşref-i mahlûkat olmanın gereğini yapmak için kollarını sıvar da, katil sürülerinden dünyayı kurtarır. “ İnananlar için hala vakit gelmedi mi ki, kalpleri Allah’ın zikrine ve inen Kur’an’a saygı duyup yumuşasın! Ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalpleri katılaşmış çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar!” Hadid Süresi- 16.