Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

23 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER (2)

- 27/11/2008 - 21:37
Medeniyet, gelecek, özgürlük, adalet, hak, hukuk, eşitlik, paylaşım, mazlumiyet üzerine projelerimiz ve söyleyecek sözümüz yok ise bizler sadece bir ütopyayız demektir. Düşlerin, vehimlerin gerçek dışı boşluğuna zayıf ve güçsüz şekilde kanat çırpmaktayız.

Bilgi kendini tanımaktır, kendini tanımakta özgürlüğün, mutluluğun yolunu açar. Kendini tanıyan, kendini tanıtabilir de.

 

Önce biz kendi düşüncelerimize inanacağız, kalbimizdeki sıcaklık ile iman edeceğiz. Ancak o zaman başkalarının da onlara inanma şansı olacaktır. Bizler kendi gücümüzü göremediğimiz için, istikbar güçleri kendilerini güçlü zannediyorlar.

 

Yüreklerin karanlığı; Bağırış çağırışla, suskunluk ve başkasından beklemekle umut ışığına dönüşmüyor. Bilgi, inanç, hüner, yazılmış ve paylaşılmış kelimelerle, anlamlandırılmış ve hedefi belirlenmiş çaba ve birlikteliklerle ancak gecenin karanlığı gündüzün ışığına dönüşecektir.

 

Tasavvur etmek ve tasavvur ettiklerimizin tasdikatı için kendimizi tanımak ve kendimizi tanımlayabilmenin yanında birbirimizi tanımaya açık olmak. Tanınmaya ve tanımaya açık bir düşünce ve pratik ile kendimizden yola çıkarak cesur bir adım atmanın yararları olacaktır. Her insani değer içten dışa doğru bir açılım sergiler, dıştan insana katkı sunan değer ise ilahi olandır.

 

İnsanlığın gökten inen olması gereken teori ile yeryüzünde egemen olan pratiğinin birleştirilmesi tarihi birçok yol işareti ile doludur. İnsan yeryüzündeki yolculuğunda Rab tarafından terbiye ile beraber tecrübe sahibi kılınırken ilk başlarda sürekli mucizeler ile desteklenmiştir. İnsanlığın içersinde kendilerine yol rehberi olarak gönderilen peygamberler insanlığın yolculuğu boyunca mucizeler ile insanlığın tasavvuratını tasdik etmek için Allah tarafından desteklenmişlerdir. Risalet sona doğru yaklaştıkça mucizelerden öte insan aklına ve mantığına uyan pratikler ile desteklenmeye başlanmıştır. İnsan yeryüzünde terbiye/tecrübe sahibi kılınmış, artık iradesi ile varolan hakkında gerekli bilgiye sahip olduktan sonra son nebi ile nokta konulmuştur.

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed mucizeler ile değil, tamamen insanoğlunun iradesi ile güç yetirebileceği bir terbiye/tecrübe ortaya koyarak olması gerekeni ümmeti ile örneklemiştir. Model ümmet mucizeler ile değil yaşanmış olan tecrübelerin ışığında kendini tanımış ve tanıtmış, ortak değerlerini biz olarak tanımış ve tanıtmak için yapılması gerekenleri insani idrak içersinde insanın gücü ile orantılı şekilde pratize etmiştir. İnsan aklı belli bir süreçten sonra mucizelere ihtiyaç duymadan, asıl mucizenin kendisine verilen idrak etme gücü olduğunu kavrayarak, Peygamberlerin mirası ve değişmezimiz olan Kur-an-ı Kerim ile mucizelerini yaratabileceğini kavramıştır. Bu kavrama iletişimi bazen güçlü, bazen zayıf olmuştur bu ayrı bir konu olduğu için üzerinde durmayacağız.

 

Yaratan belli bir süreçten sonra insan aklına Peygamberler ve mucizeler yoluyla direk etki etmek yerine gerekli tecrübe ve değişmez bilgiyi vermiştir. Yani gökten inen olması gereken teori ile tecrübe edilmiş olan bilgiler dâhilinde yol işaretlerimizi koymamızı belirlemiştir.

 

İslami Hareketler olarak yaşadığımız coğrafyalarda artık belirli bir tecrübe ve bilgi birikimine sahip bulunmaktayız. Her zaman ve mekana, insanı ve yaşamı etkileyen her şeye dair söyleyecek sözümüz var. Ama nedense en can alıcı sorunlarımızda bile söz yerine suskunluğu tercih etmekteyiz. Medeniyet, gelecek, özgürlük, adalet, hak, hukuk, eşitlik, paylaşım, mazlumiyet üzerine projelerimiz ve söyleyecek sözümüz yok ise bizler sadece bir ütopyayız demektir. Düşlerin, vehimlerin gerçek dışı boşluğuna zayıf ve güçsüz şekilde kanat çırpmaktayız.

 

Projelerimizin insanlığın bilgi ve tecrübe yolculuğunda kendine yer ayırması içinde içe dönük bir seslenme gereklidir. Sahip olduğumuz tecrübelerden ne kadar faydalanmaktayız, nefs yönümüze ayırdığımız zaman ile Allah’a kulluğumuz için ayırdığımız zaman arasında terazinin hangi tarafı ağır basmaktadır. Zamanın ve mekanın zorlukları karşısında kendimizi ve beraber olduklarımızı ne kadar koruyabildik, zorluklar karşısında ne kadar direnebildik. Karanlığa teslim olmamak ve şafağın sökmesi için el ele tutuştuğumuz arkadaşlarımızdan elleri ellerimizden uzak düşenler için neler yaptık, yine el ele vermek için hangi çabalar içinde olduk. Elimizi bırakıp gidenler için teorimizi ve pratiğimizi ne kadar sorgulayabildik, yanlışı sadece onlarda aramak yerine özeleştirimizi ne kadar gerçekçi verebildik.

 

İlkelerimiz ve değerlerimizin aktif olması için bunların anlam bulacağı ve bunları bir ışık olarak başka kalplere taşıyacaklar için neler yapmaktayız. Tebliğ için ziyaretler, etraflarını kuşatarak hayatının her alanında bizimle karşılaşması için yaptığımız çalışmalar ve istişareler ne alemde. Okuma ve okutmak için bildiklerimizi paylaşacak ve bildiklerimize yenisini ekleyecek ortamların havasını teneffüs edeceğimiz mekanlar için ne kadar uğraş vermekteyiz.

 

Üniversiteli gençler için imkanlar ne kadar zorlanmakta, üniversiteler Müslüman gençlerin düşünce ve fikirleri ile mecrasını belirlerken şimdi neden ses seda yok. Sürekli gelişen, heyecanlı, atik, aktif ve gelişen organizasyonlar neden kayıp ve ulaşılmazlar. Farkındaysanız artık bizler insanlara gitmeyi değil, onların bizlere gelmesini beklemekteyiz, inandığımız değerleri ortak yaşam alanlarına taşımayı değil, birilerinin gelip değerlerimizi almasını beklemekteyiz. Sorunlarımızın tespitini yapmakta ama çözüm için siz başlayın bizde arkanızdayız yaklaşımları ile kendimizi yaşam sahasının kenarına atmaktayız.

 

İslami Hareketler özellikle Türkiye’de; Neden bireylerini yaşam boyu, kendi dairesinde tutamamaktadır, neden bu iş bir bayrak yarışına dönmüştür. Sanki birileri sorumluluğu başka birileri gelene kadar belli bir süre zarfı için üstlenmiş ve omzunu onun omzuna dayayacak kadar yakınına biri geldiği zaman sırtındaki yükü de yeni gelenin omzuna bırakıp dinlenme moduna geçmektedir. Elbette bundan beri olan insanlar mevcuttur, zaten bende dinlenme moduna geçenlerden çok bunların bu moda geçmesine sebep olan nedenler üzerine ne kadar kafa yorulduğuna değinmek isterim. Özellikle Türkiye’de ki İslami Hareket çizgisi bu konuda büyük sıkıntı içindedir, yaşamın her hangi bir yerinde bir makam veya etiket sahibi olan bireylerinin çoğunluğu sahanın dışında seyirci olarak maçı izlemeyi tercih etmektedir. Bunun nedenleri üzerine kaç çalışma yapıldı, sebepleri ne kadar araştırıldı ve ya paylaşıldı. Siyasal aklı beslediğimiz kadar yüreği ve maneviyatı besleyebildik mi?

 

Bir toplum en zayıf bireyini yalnız bıraktığı anda dağılmaya başlar. Yaşam risklerle doludur, yaşamın her adımında riskler göz önüne alınmazsa yaşamak diye bir eylem olmazdı. Olanı anlamaya çalışma gayreti olması gerekene doğru bir yolculuktur. Hepimiz Allah’a döneceğiz, kimimiz fazlaca günahımızla, kimimiz fazlaca sevabımızla.

 

İnsanoğlu; Arzu ve istekleri sınırsız, imkanları ise sınırlıdır. Sınırlarını bilmeyen helak yolcuğuna çıkar. Arzu ve isteklerini kulluk çerçevesinde sınırlayan ve imkanlarını imanından alan insanında seyirci olmak yerine sahada olmak için imkanları tükenmez. Bazen imkanlarımızı kişiliklerimize esir etmekteyiz, ya da kişiliklerimizi maddi alem imkanlarımıza esir etmekteyiz. Aynı değerlerin ortak payda bileşenleri olarak birbirimizle içkin olduğumuz imkanını da gerçeğimiz olarak pratiğe bir türlü yansıtamamaktayız. Güç birlikteliği imkanını har vurup harman savurmaktayız ve zaman da aleyhimize işlemeye devam etmektedir.

 

Iskaladığımız ve ya uğraşmaya gayret göstermediğimiz her küçük sorun geleceğimiz için yükümüzü biraz daha ağırlaştırmaktadır. Elbette başarı dışsal göstergelerle değil, içsel bir doygunluk ve mutluluk ile tanımlanmalıdır. Güçlendikten sonra direnmeyi amaçlayanların sonu hüsran, direnerek güçlenmeyi amaçlayanlar ise müjdeleyiciler olacaklardır. Sahip olduğumuz tecrübelerden yola çıkarak gidişatımızı, sahip olduklarımızı ve sahip olmamız gerekenleri yeniden sorgulayarak içe dönük düşünceler geliştirmeliyiz.  

 

Allah’a kulluk için yaptıklarımızın dışarıdan ödüle ihtiyacı yoktur, bunun ödülü kendi içindedir. Rabbim bizleri bu dünyada amelleri boşa gidenlerden eylemesin, bizleri Rahmeti ile sarsın ve salih amel sahiplerinden kabul eylesin.  

 


1002

 

YORUMLAR

yaşar 01-12-2008, 23:40:23
slm kardeşim.Yazdığın makale çok güzel Allah razı olsun senden.Bütün yazdıklarına katılıyorum.Bunlara bende nacizane katkı kuymak istiyorum .Bizde eksik olan şu sanırım.İslami hareketlerimizde,ya düşünce üreten adam yetiştirip,aksiyon adamı yetiştiremiyoruz.yada aksiyon adamı yetiştirip,düşünce adamı yetiştiremiyoruz.yani ikisine sahip insanımız ya yok yada çok nadirdir.Ayrıca ben dahil tebliğ etmeyi senin de dediğin gibi bir kenara ittik,içimize kapandk.Ya kendimizden emin değiliz veya Allah'a karşı sorumluluğumuz zayıfladı.o yüzden düşünce ve aksiyon adamlarımız tüm bunları tekrar tetikliyecek veyahut çok çalışarak içimizden bu akil ve mümtaz kişiliklerimizi çıkarmak zorundayız.Allah'a emanet ol.selamlar..
 
mh. 28-11-2008, 06:57:32
İçe dönük düşüncelerin, derinliği daha anlamlı ve faydalıdır. İnsan eğer ki içindeki tahribatları gideremiyorsa, dışsal, görsel yapmacık güzelliklerin ve koşuşturmaların ne kendisine bir faydası dokunacaktır, nede bu güzellikleri sunma derdindeki insanlara bir faydası dokunamayacaktır. İçten dışa doğru bir yolculuk belki yıkımların tamiri için en uygun ve anlamlı yoldur.
Konulara yaklaşım tarzınız çok güzeldi. duanıza amin der, isteklerinizin uygunluğu ve gerekliliğinini her zaman vurgulamanız dileğimle....
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 05/03/2012 - 09:24 Hakikatleri Dengelere Kurban Etmek
8 25/12/2011 - 22:21 Acıdaş Olunmadan, Anlaşılma Olmaz
8 31/07/2011 - 17:59 İslami Hareket ve Kürdistan 
8 06/06/2011 - 09:13 Kürdlerin Talepleri ve Birikte Yaşam
8 22/04/2011 - 22:20 Kürdler YSK ve Başbakan
8 19/02/2011 - 21:03 Sorunlara Alakalı Olmak
8 06/12/2010 - 17:56 Süreç İşlerken
8 05/09/2010 - 17:20 Anlamak ve Anlaşılmak için Tahammül Kültürü
8 24/6/2010 - 23:53 ŞEX SAİD’İ YAŞADIĞIMIZ ZAMAN İLE ANMAK
8 16/03/2010 - 01:10 Halepçe- Ah-ı Mazlum
8 15/02/2010 - 20:32 GÖRDÜKLERİMİZ ve GERÇEKLER
8 12/12/2009 - 17:12 DTP-ÇÖZÜM VE MUHALİF OLMAK
8 13/08/2009 - 19:52 KÜRD AÇILIMI VE SÜRECİN DİLİ
8 07/06/2009 - 18:13 SÜREÇ-GELECEĞİMİZ VE KÜRD SORUNU
8 23/04/2009 - 01:52 Yaklaşım ve Açılımlar
8 25/02/2009 - 00:00 Abdullah ÖCALAN GATA’ ya Sevk Edilsin
8 29/01/2009 - 23:47 FİLİSTİN VE KÜRDİSTAN
8 28/12/2008 - 23:41 DİRENİŞ KÜLTÜRÜ VE FİLİSTİN
8 27/11/2008 - 21:37 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER (2)
8 26/10/2008 - 15:49 İÇE DÖNÜK SESLİ DÜŞÜNCELER
8 19/09/2008 - 01:24 MAĞDUR VE BARIŞ
8 07/08/2008 - 17:29 SİSTEMİN ERGENEKONUNA KARŞI HALKIN ORTAK DEĞERLERİ
8 16/07/2008 - 21:40 DEĞERLERİMİZ İLE SOSYAL OLMAK
8 17/06/2008 - 18:08 TANIMLAYABİLMEK VE YAŞANILABİLİR KILMAK
8 11/05/2008 - 16:02 İDEOLOJİSİZ DEVLET Mİ?
8 11/05/2008 - 15:48 İnsanlar Ya İnandıkları Şekilde Yaşarlar Ya da Yaşadıkları Şekilde İnanırlar
8 04/05/2008 - 13:42 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (2)
8 08/04/2008 - 15:34 ÖZGÜR BİRLİKTELİK SORUMLU BİREY (1)
8 20/03/2008 - 23:34 “NEVRUZUN” NEWROZA DÜŞMANLIĞI
8 1/03/2008 - 17:33 100 AYDIN- 3 ZEYNEBİ SES
8 12/2/2008 - 20:30 KÜRDLER VE ÜMMET
8 27/1/2008 - 21:23 FİLİSTİN İÇİN SES VER EY MÜSLÜMAN
8 17/1/2008 - 17:21 KÜRD SORUNUNA DOĞRU ÇÖZÜMLEMELER GETİREBİLMEK
8 8/1/2008 - 22:10 İDEAL VE REALİTE ARASINDAKİ SÜREÇ
8 30/12/2007 - 19:11 BAYRAMI BAYRAM YAPMAK
8 20/11/2007 - 17:09 GÜNLÜK YAŞAM DİLİNDEKİ SAVAŞ
8 7/11/2007 - 17:07 Kürd Sorununa Bir Deneme
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com