“Bütün kitaplar tek bir kitabın (KUR’ANIN) anlaşılması için okunur.”
İnsanı diğer canlılardan ayıran, onu yaratılanların en şereflisi yapan, en önemli özelliği aklını kullanabilme, öğrenebilme, daha mükemmelini daha güzelini bulabilme yeteneğidir. Aklını kullanan iradesini de kullanır, atıl bırakmaz.
İnsana bu şerefi veren öğrenme yeteneğinin % 83’ü okuma faaliyeti sayesinde gerçekleşir.
Zamanımızın en büyük eksikliği insanımızın okuma ameliyesini boşlaması, önem vermemesidir. Oysaki okumak, okuduğunu anlamlandırmak bir ibadettir. Salih amele dökebilmek için okumak gerekir. Kitap okumanın faydalarını bilirsek sanırım daha kolay okumaya başlarız. Çünkü insan olarak yapımızda şu var ki, bize faydalı olacağını bilmesek hiçbir şey yapmayız.
Okumak ve eğitim zihni geliştirir. Okuduğu üzerinde düşünme, zihin egzersizi yapma insanı daha akıllı, daha zeki, daha becerikli hale getirir.
İnsan zekâsı aynen kaslara benzer. Ne kadar çalıştırılırsa o nispette gelişir.
Kitap okumak insana kendini tanıma fırsatı verir. Kendini tanıyan Rabbini tanır.
Kitap okuma kelime hazinemizi geliştirir bu da düşünce yetisini kuvvetlendirir.
Bilgi güçtür, kuvvettir. Bugün hangi ülke daha çok bilgiye sahipse, o daha güçlü ve hâkimdir. Medeniyet kuranlar okuyanlardır!
Okuma kendini ifade etme yeteneğini arttırır. Dünyaya ve olaylara bakış açısı kazandırır, bazen de değiştirir. ÖSS ve OKS’ de başarılı olan öğrencilerin % 99’u kitap okuma alışkanlığına sahiptir. Sürekli okuyan, bilgi edinen, düşünen kimsenin hafızası silinmiyor.( Alzheimer hastalığı). İdrak, hafıza, dikkat ve irade gibi akıl melekeleri, yani aklımız gerekli bilgiler olmadan yeterli derecede iş göremez. Bir araştırmada, 20 yaşından itibaren her insanın beyninde her gün 50 bin civarında sinir hücresi ölüyor. Oysa okumak sinir hücrelerini koruyor ve ölümlerini engelliyor. Beyin kullanıldıkça gelişiyor ve korunuyor.
Mesleğinde en iyi olmanın yolu da okumaktan geçer. İlgili eserleri, yayınları takip ederek mesleğini en iyi icra eden olabilirsiniz. Bugün eğitim- öğretim faaliyetleriyle en çok ilgili olan öğretmenler bile okuma açısından sınıfta kalmış durumdalar. Şu sözü söyleyen doğruyu söylemiş!
“ Unutmayalım ki, dünyayı yöneten kalem, mürekkep ve kâğıttır!”( James Haweil)
Allah Teala kaleme ve yazdıklarına and içiyor ve bize yazıp okumanın önemini gösteriyor. Adı Kalem suresi olan sureyi hatırlayalım.
Zengin insan her an iflas edebilir, ama âlim olan insan ilmini mezara kadar taşır.
Tecrübeyle yazılmış bir eseri okumak, geçmişte yapılan hatalara düşmemeyi sağlar. Her kitap bir ömürdür. Okuyup yeni bir şeyler öğrendikçe merak artar, yeni şeyler öğrenme arzusu doğar. Öğrenmek insana mutluluk verir. Beynimiz yeni bir şey öğrendiğinde, bizi mutlu eden sıvılar salgılar.
Bilgi insanı yüceltir. İslamiyet öncesi cehalet içindeki insanları, dünyanın en kibar, en nazik, en medeni insanları yapan kutsal kitabımız Kur’andır. Ebu Zer eşkıyaydı, Hz. Ömer çok sert ve kabaydı. Günümüzden bir örnek, bir köle olan Booker Washington okudu, profesör oldu, okul kurdu, dünyanın birçok yerinde eğitim bilimi konferansları verdi. Kitaplar yazdı (kölelikten kurtuluş gibi).
Kitap okuma alışkanlığını kazanamayan nice insanımız var. Hâlbuki bu insanlarımız şu önemli gerçeği bilmek durumundadırlar. İnsanları harekete geçiren inançları ve düşünceleridir. İnanmayan harekete geçmez ve yeteneklerini geliştirme ihtiyacı hissetmez. Okumanın faydalarına inanarak okumalıyız. Evde mutlaka kitap okuma zamanı olmalı ve ailece okuma faaliyeti yapılmalıdır. Acil durumlar dışında her gün mutlaka okuma yapılmalıdır. Her evde kitaplık bulunmalı, öğrenilen bilgiler ciddiye alınmalıdır.
Okunan kitapları anlatacak ortam oluşturulmalı, yani öğrenilenler paylaşılmalı. Okuyan arkadaş grupları oluşturmalı, onlarla zaman geçirilmeli.
Öğrenmek ve çalışmak bir eğlencedir. Okumaya başlarken beynine “en sevdiğim işe başlıyorum!” emrini vermeliyiz. Bilinçaltının mantığı yoktur. Ne emir verirsek onu kabul eder, uygular. Ortalama bir okuyucu bir dakikada 150- 300 kelime okuyabilir. Bu konuda gayret eden kişi, okuma hızını iki katına çıkarabilir. Bu da özellikle ÖSS ve OKS de daha fazla soru çözmek demektir. M.E. B bir araştırmasına bakılacak olursa gençlerin % 61’i kitap okumuyor! Gençlerimiz açısından vahim bir durumdur bu!
Okumak, iletişimi kolaylaştırır. “kimse beni anlamıyor! Beni yanlış anlamışsın, sen yanlış anlamışsın!” yakınmalarını ortadan kaldırır.
Bizi okumaktan alıkoyan etkenlere de dikkatinizi çekmek isterim. Örn: TV.ve bilgisayarda geçirilen zaman ayarlanmalı, fazla vakit geçirilmemelidir. Bunlar korkunç birer zaman hırsızıdırlar! Vakitli vakitsiz komşu ziyaretleri( kadınlar açısından), çayevlerinde arkadaşlarla geçirilen zamanlar da gözden geçirilmeli. Çarşı- Pazar gezileri azaltılmalı, can sıkıntısından dışarı çıkmamalıdır. Aslında can sıkıntısının en iyi ilacı ilginizi çeken güzel bir kitap okumaktır ya, bunu birçok kimseye anlatamıyorsunuz!
Müzik ve spora da fazla vakit verilmemeli sadece gerektiği kadar uğraşılmalıdır.
Peki, neler okumalıyız?
Peygamberimiz (s.a.v), “faydasız ilimden Allah’a sığınırım!” demekle ölçüyü koymuştur. Dünyamıza ve ahiretimize faydası olmayan bilgiyle uğraşmayalım, faydasız bilgidir!
Hem kalbi hem de aklı tatmin eden eserler okunmalıdır.
- Kur’an
- Hadis
- Roman
- Dergi
- Gazete okunmalıdır.
Güvenilir yazarlar okunmalı, yine de tenkidi yapılmalıdır. Her yazılana körü körüne inanmamalı kritiği yapılmalıdır. Her düşüncenin peşinden gidersek hesabımızı ağırlaştırırız. Çünkü kalp, göz, kulak bunlardan sorumludur. İrademizi etkileyen bu girişlere ve giren şeylere dikkat kesilelim. Düşüncelerimiz okuduklarımızla olgunlaşır. Hayata bakış açımız genişler ve elbette daha doyurucu ve tatmin eden bir hayatı ancak kitap okuyarak kendimize bağışlayabiliriz. Ölüm bizi bulduğunda Resul-u Ekrem Efendimizin dediği gibi “Elhamdülillah!”diyebileceğimiz bir hayatı arkamızda bırakmak bilinçli bir okuma faaliyetiyle mümkün olur.
Kısaca kitap okumak bir ibadettir. Ancak ibadetin ne olduğunu bilmeyenler ya da belirli bazı sembollere yükleyenler ne demek istediğimi anlayamayacaklardır büyük ihtimal! Yine de bir kardeş olarak ben üzerime düşen vazifeyi yapıp okumayı siz değerli okuyucularıma tavsiye edeyim de, dileyen kararını istediği yönde verebilir. Umarım ki, Rabbimizin “OKU!” çağrısına icabet edenlerden oluruz.