Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

23 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
.: Yazarlar :.
BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…

- 28/10/2008 - 09:57
Bırakıp gitmek ilkinde de kolay olmamıştı ki, ikincisinde olsun! Şimdi yine tek bir makama yalnız sunabilirdim yoksunluğumu, derdimi…

Kimseye bir şey kanıtlamak derdinde değilim. Çok istedim, dua ettim. İmkansız gibi görünse de tekrar mesleğimi yapabilmeyi Rabbimden diledim. O da bana bir mucize gibi tekrar bahşetti. Mucizeler olağanüstü değildir her zaman… Kimi zaman mucizeler hayatın ta bağrından fışkırır! Başlamak bile inanılmaz imkânsız gibi görünmekte iken, yasaklar hala son hızla sürerken nasıl çalışacağım bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var. İnsan çok istedi mi imkânsız olan şeyler bile imkân dâhiline giriyor sanki. Rahat çalışabiliyor muyum? Hayır! Her gün aynı tedirginlikle uzun bir mesafeyi göze alıp gidiyorum köyüme… Yollarımı bekleyen masum çocukların gözlerindeki o pırıltıları günbegün görmek için sabırsızlanıyorum her sabah…

İstisnasız her gün içimden konuşuyorum öğrencilerimle: “bizi ne zamana kadar beraber bırakırlar minik yavrularım? Ne zaman takılacağım yine hunhar yasağın pençelerine tekrardan? Bir kez daha beni sizlerden ayırdıklarında yüreğim kaldıracak mı bu dünya dolusu haksızlığı? Yoksa çökecek miyim dizlerimin üstüne? Yeri göğü inletecek bir ağlamayı tutturabilecek miydim, yoksa yine içime mi akıtacaktım kanlı gözyaşlarımı? Kimselerin şahit olamadığı yaşlarımı… Ah! O gözlerinizdeki pırıltılardan hiç ayrılmasam… Her gün sımsıcak, bir yürek dolusu sevgiyle kucaklaşsam sınıfta sizlerle… Bir ömür böyle geçse, ne olurdu?”

Evet, biteceğini düşünerek azap içinde kavrulmak her sabah… Buna rağmen bin bir umutla sarılmak hayata, hayat bahşeden her şeye… Ve direnmek, yüreğinin tüm dayancıyla… Gidebildiği yere kadar götürmeye and içmek büyük cesarettir. Cesaretimi kaybetmeden, kararlılıkla yürüyorum aydınlık ufuklara… Arar dururum özgürlük muştucularını… Bir sihirli çözüm, mucizevî bir uygulamayı bulacaklardır mutlaka… Bulacaklarından emin, bir o kadar tedirginim… Yetişebilecekler miydi benim çağıma… Hüzün kokan yıllarıma, derman olmaya yetişebilecekler miydi acaba?

Düşünüyorum; acaba, haksızlıklara, adaletsizliklere karşı koyan bir yürek fatihi olarak bir tek ben mi kalmıştım?” kim bilir belki de… Yüreğimde birbiriyle uzlaştırmaya çalıştığım savrukluklar, özlemler, hayaller, ideallerden örülü bir demet çiçek var! Kavurucu bir ayrımcılığın, ateş püskürten bağıyla bağlandığı bir demet… Tuttuğu eli, düştüğü yeri yakan… Ellerim yanıyor, hiçbir şeyi tutamıyorum avucumda… Akıp gidiyor hayat, ellerimin arasından hiçbir şekilde güç yetiremiyorum tutmaya… Zaman daralıyor, nefesler bir bir tükeniyor, sessiz çığlıkları seslendirirken… Sonra kimseye bir şey duyuramamanın sancısı gelip oturuveriyor yüreğime…

Kimi “ne halt etmeye başladın?” diye azarlıyor, hakkı olup olmadığını bile sorgulamadan… Kimi “rahatlık battığından başına iş açıyorsun!” teraneleriyle ikna edeceğinin telaşında… Kimse düşünmez mi şu âdem kızının da bir sevdiği mesleği vardır. Yıllarca sıralara oturup göz nuru döktüğü… Sınavlarda ter dökerken, hayalleriyle canlandığı… Herkes gibi emek verip başını ağrıttığı, gözünün nurunu döktüğü… Ah bu aşkın, hayallerde kalmasını istemediğini, her türlü negatifliğe rağmen çabalayıp durmanın azminin, yüreğini dipdiri tuttuğunu kimse anlayamayacak mı? Özgürlük mücadelesinin meşalelerinden biri olarak bir mücadele kültürü bırakarak terk- dünya eylemek istiyorum naçizane varlığımla… (Uzun sürmeyecek biliyorum), şimdilik sağır sultanların duvarlarında boğulan çığlıklarımı duyacak, duymakla kalmayıp ses verecek nice özgürlük sevdalısı bir nesile bırakabilmenin temennisi var içimde…

 Bırakıp gitmek ilkinde de kolay olmamıştı ki, ikincisinde olsun! Şimdi yine tek bir makama yalnız sunabilirdim yoksunluğumu, derdimi… Beni herkesten daha iyi bir bilene gidiyorum yine… Yalnız O’na açabilirim yüreğimi… Her an beni görüp gözeten merhamet nazarlarını celbettiğimi umarak… Ayaklarımı sabit tutmasını dileyerek, şikâyetlerimi, beklentilerimi, yürek yangınlarımı O’na sunuyorum. Biliyorum ki, asla es geçilmeyecek isteklerim. Biliyorum ki, mutlaka ilahi bir işlem görecektir beklentilerim. Sevgim karşılıksız kalmayacaktır o ulvi makamda… Karşımda nice çetin engeller olsa da, O’nun rızası uğruna tekrar tekrar terk-i meslek eylemek, hiç bu kadar olası, hiç bu kadar vazgeçilmez bir son olmamıştı! Kader mi? Evet… Seçim hakkımı kullanırken cüz-i kaderimi, ilahi isteklerin paraleline düşürmektir tek sevdam…  

Sonucuna katlanmak bir ölüm mesabesinde olsa da bu böyledir! Ebedi olana bağlanınca, geçici olan her şey, tüm kuvvetimle sarıldıklarım, umduklarım, sevgilerim ya da hayallerim vazgeçilir oluyor! Tuzla buz oluyor ilahi hakikatlerin aynasından yansıyan ışıltıyla dünya ve meşgaleleri…

Ne ki yine de acı veriyor yaşananlar… “böyle mi olmalıydı?” diye feryat ediyor yüreğim! Hani inananların çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyordum? Hani halkın değerleri, gelenekleri, örf ve adetleri yaşanmaya değerdi? Hani anayasada kapı gibi yasamız vardı, kimse din hürriyetinden mahrum bırakılamaz diye? İsteyen inandığı gibi yaşayabilir, giyinebilir, eğitim görebilirdi? Yoksa bu bir kâbus mu? Söylenenler, yazılıp çizilenler hiç de yaşamdaki pratiği yansıtmıyor! Herkes herkesi aldatıyor mu?

Potansiyel suçlu gibi başım önümde, omuzlarım çökkün, umutlarım zayıflamış halde gidiyorum okuluma… Kendimi her açıdan rahat ve zinde hissettiğim tesettürüm ateş hattındaymış! Bin bir umutla başladığım işim, yine başladığı gibi bitmek üzereymiş meğer! Vaveyla kopararak, çağıldayarak anlatsam sesimi duyurabilecek miyim müzmin sağırlara?

Minik yüzler görüyorum yollarda… Öğretmenlerini sabırsızlıkla bekleyen, yol gözleyen… Mahrum bırakılmışlığın kavrukluğu var yüzlerinde. Öğretmenlerine yapılan haksızlıklardan en çok yara alanlar onlar değil mi zaten? Onların ne suçu var? Kim olursa olsun, nasıl giyinmiş olursa olsun, o masum yürekler hep koskocaman bir sevgiyle severler öğretmenlerini… Çünkü bilirler tesettürlü öğretmen sanki onlardan biridir. Onları küçümsemez. Tam da kendileri gibidir her haliyle… Halkıyla bütünleşmiştir. Değerlerini kendi değeri bilmiştir, derdini kendi derdi… Hiç ayrısı gayrısı yoktur hayatında, olduğu gibi kabul etmiştir halkını… Can-ı gönülden katlanır yoksunluklarına, beraber sineye çekerler...

Mahrum bırakılmışlığın acısını taa en derinden hissederler birlikte. Kimi tarlasında çalışırken, kimi köy dolmuşunda, bozuk yollarından geçerken çekerler dertlerini, usul usul bir boyun eğmişlikle… Hüzün mevsimlerindeyim yine… Ama biliyorum ki hüzün mevsimlerinin bitmeyen umutları vardır… Hayata umutla sarılan iman erlerine selamlar…

673

 

YORUMLAR

Nurcan 04-11-2008, 00:27:31
Bizim mesleğimiz böyledir işte. Çünkü işin ucunda ve sonunda sevgi vardır. Anlıyorum seni, bu duyguları yaşayan biri olarak. Yine herşey sona ererse korkusunun sebebi, arkada bırakacağın sevgi dolu bakışlardıandır. Bir masa başı işi değil ki dosyaları kapatıp evine dönesin. Bu işin en zor yanı budur işte. Bunu kimseler anlayamaz. Bu anları yaşayan bizler de aynı sahneleri yaşamaktan korkuyoruz. Hele de yaşımız ilerlemiş daha da duygusallaşmışız. Arkada bırakacağımız ağlayan gözler ve "öğretmenim bizi bırakıp gitme" çığlıkları. Yoksa direniş aynı şiddetiyle devam ediyor. Yenik düşmeyiz Allah'ın izni ile. Yenik düşersek duygularımıza, bilin ki arkada bıraktığımız minik yavruların gözyaşlarıdır bizi ağlatan.....
 
Rojdar 28-10-2008, 21:50:38
Değerli ve onurlu bacım başın dik, omuzların dağlara meydan okusun. "Her darlıktan sonra bir genişlik vardır"(Telak suresi) Direnişiniz ve hiç yılmadan sürekli umudu diri tutmanızla tüm müminlerin umudlarını yeniden yeşertmektesiniz. Elbette direniş ve hak takdim edecek olan nesil gelecektir ve bizlerde ya o nesil olmak için ve ya o neslin varolacağı mekan ve koşulları oluşturma çabasında olacağız. Yüce Rabbim mücadele ve direnişinizin ecrini gani gani versin, bilinki şu an da bir çok müslüman yazdıklarınız yaşadıklarınız ve direnişinizle kendini diri tutmaktadır. İnşallah en karanlık anımızı yaşamaktayız ve şafak müminlerin lehine sökecektir.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

8 07/07/2011 - 08:47 Sevgili Kızımla Hasbihal -3
8 06/06/2011 - 08:31 Sevgili Kızımla Hasbihal (2)
8 21/04/2011 - 10:16 Sevgili Kızımla Hasbihal (1)
8 25/08/2010 - 12:29 İnsan Kendini Ne Sanıyor?
8 19/03/2010 - 19:49 ÖZEL BİR ÜMMET OLABİLMEK
8 21/02/2010 - 13:47 HATIRLANMASI GEREKENLER
8 28/10/2009 - 13:52 BAŞÖRTÜSÜ AÇILIMI BAŞKA BAHARA MI?
8 22/10/2009 - 23:05 DEJENERASYONUN TESETTÜRDEKİ YANSIMASI
8 01/10/2009 - 08:35 Zor Zamanlarda Sınanmak!
8 14/06/2009 - 14:19 ÖRNEK İNSAN KITLIĞI
8 18/05/2009 - 21:04 EN YAKINLARIMIZLA İMTİHANIMIZ
8 12/04/2009 - 21:39 Okumak ve Kendini Bilmek
8 23/03/2009 - 15:05 ÇANAKKALE ZAFERİNİN DAYANDIĞI GÜÇ: İMAN
8 01/02/2009 - 13:26 SÖZÜM İNSAN OLANADIR!
8 14/01/2009 - 17:29 Gazze! İçimde Tarumar Olan İnsanlıktır!
8 16/12/2008 - 09:04 KARİZMATİK KALASLAR
8 03/12/2008 - 05:18 KUTLU YOLCULUK BAŞLADI!
8 14/11/2008 - 14:13 İHMAL EDİLEN BİR İBADET
8 28/10/2008 - 09:57 BİTECEĞİNİ DÜŞÜNEREK, HERŞEYE YENİDEN BAŞLAMAK…
8 15/10/2008 - 12:58 ZAMAN BİLİNCİ TAŞIYANLARIN FARKI
8 07/09/2008 - 01:22 Maneviyatın Zirvesinde İflası Kazanma Gafleti
8 17/08/2008 - 00:02 FESADI HAYAT TARZI EDİNENLER
8 05/08/2008 - 07:52 MÜREFFEH AZINLIĞIN AZGINLIĞI
8 16/07/2008 - 01:05 UĞUR BÖCEĞİ VE SUÇLULUK DUYGUSU
8 22/06/2008 - 01:12 TATİLE ÇIKIYOR MUSUNUZ?
8 11/06/2008 - 15:59 HASED EDENİN HAL-İ PÜR MELALİ
8 28/05/2008 - 11:33 KOMŞUSUZ OLMAZ KOMŞUM!
8 12/05/2008 - 19:59 HEVA VE HEVES MABEDİNİN KURBANLARI
8 30/04/2008 - 13:06 HÜZÜN BENİM HARCIMDIR!
8 20/04/2008 - 01:37 TEFEKKÜR ETME VE FERASET
8 09/04/2008 - 16:56 ÇATIRDAYAN AİLE
8 26/03/2008 - 20:49 İMAN İTAAT İSTİYORDU HANİ!
 

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com