Kur-an-ı Kerim’deki lanetle ilgili ayetler bilmem dikkatinizi çekti mi? Lanetlenmiş davranışları anlatan otuz bir tane ayet var. Yani otuz bir tane Allahın kınadığı davranış biçimi var. Ben bu ayetleri okuduktan sonra bu konu üzerinde durulması gerektiğini düşündüm. Ve araştırmaya başladım. Çıkardığım sonucu ise sizlerle paylaşmak istedim. Tabiî ki önce lanet kelimesinin ne anlama geldiğini bilmemiz gerekir.
Lanet: Alçaklık, alçaltılmışlık yoluna sürüklenme, la’n mutlak anlamda uzaklaştırmak, Allah’ın rahmetinden uzak düşmüş uzaklaştırılmış, yoksun kalmış olma hali, kovulmuşluk, buğz etmek, aynı zamanda beddua, hakaret, sövme, azap anlamlarında da kullanılır.
Allah’ın lanetini üzerimize çekmemiz demek onun buğz ettiği davranışlarda bulunmamız demektir.
Nedir bu davranışlar?
Bu soruya ayetlerle cevap vermek mümkündür. Bakara Süresi 161. ayette Allah Teala şöyle haber veriyor bize: “Gerçekten küfredip kafir olarak ölenler; Allah’ın meleklerin ve bütün insanların laneti, işte onların üstünedir. ”
Bu ayetten de anlaşılacağı üzere, küfretmek ve bunda ısrar etmek lanetlenme sebeplerinin başında geliyor. Küfür deyice aklınıza kötü söz gelmesin. Tabiî ki kötü sözde kınanmış davranışlar arasında ama ayette küfür olarak kullanılan kelime inkar anlamındadır. Yine küfrün kelime manasına bakacak olursak.
Küfür: Kefere kökünden gelir. Anlamı ise, var olan bir şeyin üstünü örtmek, gizlemek, saklamak, onu yok saymaya çalışmak anlamlarını taşır.
Allah’ın varlığını inkar etmek, Allah’ın meleklerin ve bütün insanların lanet etmesine neden oluyor. Laneti bir buğz etmek ve beddua olarak düşünürsek Allah, melekler ve insanlar bu tür davranışları gerçekleştiren insanlara (küfür ehline) buğz edip bedduada bulunuyor. Bu Allah’ın bir emridir. Başka bir ayette ise Allah (c. c) şöyle buyuruyor:
“Gerçekten, apaçık belgelerden indirdiklerimizi ve insanlar için Kitapta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; işte onlara, hem Allah lanet eder, hem de (bütün) lanet ediciler. “(Bakara/ 159)
Nasıl gerçekleşir bu lanet? Yukarda lanetin uzaklaşmak olduğunu açıklamıştık. Evet işte Allah o insanlardan uzaklaşır. Çünkü o insanlar Allah’ın açıklamasını istediği gerçekleri bildikleri halde menfaatleri nedeniyle bilmeyenlerden gizlemişlerdir. Beklide bu gerçekleri öğrenince hidayete erecek insanların hidayet yollarını kapatmışlardır. Bu davranışları nedeniyle Allah onlardan uzaklaşır Allah’a gönülden itaat edip emir ve yasaklarına boyun eğenlerde bu kişilerden uzaklaşır. Allah’ın bu kişilerden uzaklaşması demek rahmetini kesmesi demektir rahmetini kesmesi ise o bu kişiler için büyük bir felakettir. onlar birtakım menfaat elde ettiklerini sanıyor olsalar da büyük bir ziyan içindedirler. Al-i İmran Süresi 77. ayette Allah Teala şöyle buyuruyor:
“Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez, ve onları arındırmaz ve onlar için açı bir azap vardır. ”Allah’ın bu tür düşünceye sahip insanlardan uzaklaşması, onlarla konuşmaması, onların yüzüne bakmaması, onlardan rahmetini kesmesi . lanetlemesi demek oluyor. onların için acı bir azap vardır deyişinden ise lanetin azap olduğunu anlıyoruz.
Başka bir ayette ise Allah (c. c) şöyle buyuruyor:
“İsrailoğullarından inkar edenlere, Davut ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.”(Maide 78) Burada ise lanet edilmenin nedeni isyan, haddi aşma ve yine inkar olarak karşımıza çıkıyor. İsyan başlı başına bir iman hastalığıyken, birde haddi yani sınırları çiğnemek Allah’ın öfkesini çekmeye neden oluyor ve ortaya yine buğz ve kovulma sebepleri çıkıyor. Diğer bir ayette ise;
“Kalplerimiz perdelidir dediler. Hayır! Ama inkarlarından dolayı Allah onları lanetlemiştir.” (Bakara 88)
İman etmemek için kalplerinin idrak etmediğini öne sürüp sebep olarak gösteren ve bunu inkar etmeleri için ellerinde bir sebep olduğunu sanan insanların Allah mazeretini kabul etmediği için bu davranış ve inanışın da sonunda lanet edilmiş oluyorlar. Üstelik burada ki inkar bilinçli ve alaycı bir inkardır. Daha kötüsü bu inkarın nedeni olarak Allah’ı göstermeleridir. “Kalplerimiz kılıflı, Allah inanmamızı isteseydi, kalplerimizdeki kılıfı kaldırırdı. Bizde iman ederdik.” Gibi düşünce ve sözler sarf ediyorlar. İnkarlarına kendilerince bir kılıf uydurmuşlar. Ama bilmiyorlar ki Allah içimizde gizlediklerimizi de açığa vurduklarımızı da bilendir.
Aslında burada bilinçli bir inkar var. Bilerek ve isteyerek kalplerini Allah’a kapatıyorlar. (hidayetin önünü tıkıyorlar) İnkarda ısrarcı olmak şeytanın davranışlarındandır. Şeytan Allah’a karşı geldi. Bundan dolayı pişmanlık duymak yerine Allah’a karşı isyan ve küfür savaşı açtı ve Allah’ın lanetini hak etti. Allah ondan uzaklaştı.
Birde karşılıklı lanetten bahsediyor Allah (c.c.):
“Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa de ki; gelin oğullarınızı ve oğullarımızı, kadınlarınızı ve kadınlarımızı, kendinizi ve kendimizi çağıralım, sonra gönülden dua edelim- yalan söyleyenlere Allah’ın lanetini dileyelim.”(Al-i İmran 61. )
Bu ayet ise Allah’tan gelen ilimle cedelleşmekten bahsediyor. Hani günümüzde de çokça gündeme getiriliyor ya! Bu ayetin hükmü kaldı mı? Yok efendim Kur’anda örtüyle ilgili ayet yoktur. yok efendim orda bahsedilen örtü normal kıyafettir. yok örtülü insanlarda sac derisi hastalıklı oluyor, sağlığa zararlı. Sen kim oluyorsun da Allah’ın emirlerine mantık yürütüp muhalefet ediyorsun. (Şeytanın yaptığı gibi) Sen Allah’tan daha mı iyi biliyorsun? Yanarım yanarımda şuna yanarım bir sürü kimyasal maddeleri başlarına oralarına buralarına kullanırlar ciltleri bozulmaz da baş örtüsü cildi bozup deri hastalığı yaparmış. Al sana iman etmemek için bahane. İşte bu ayette Allah’ın gazaplanması, ilminin hafife alınmasıdır.
Ayetin devamında ise yalandan bahsediyor. “Allah’ın laneti yalan söyleyenlerin üzerine olsun,” diyor Allah (c.c). Toplum olarak yalanın kötü bir davranış biçimi olduğunu biliyoruz. Üstelik bunu kabullenmişiz(?) ama gel gör ki toplumda yalan söylemeyen insan, parmakla gösterilecek kadar azdır. Allah’ın lanetini hak edecek kadar Allah’ın buğz ettiği bir davranıştır yalan. Allah, hayatında bir kere dahi yalan söylediğine şahit olunan bir insanın ömür boyu şahitliğini kabul etmiyor.
Al-i İmran Süresi 86-87. ayetlerinde ise Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Kendilerine apaçık ayetler geldiği ve elçinin hak olduğuna şahit oldukları halde, imanlarından sonra küfre sapan bir kavmi Allah nasıl hidayete erdirir? Allah zulmeden bir kavmi hidayete erdirmez. İşte onların cezası Allah’ın meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerine olmasıdır.”
İmandan sonra küfre sapanların (mürted olanların) islam şeraitinde hükmü ölümdür. Ama Allah teala burada onların artık hidayet bulmayacağından bahsediyor. (zaten iman etmeyen insanı da ölüye benzetiyor yaratanımız. O, iman etmeyenlerde hayat yok diyor ve lanet edilenlerin arasına katıyor. Onlar artık Allah’ın rahmetinden kovulmuşlardır. Üstelik ebedi olan cehenneme gireceklerdir.
Sakının o ateşten ki yakıtı insanlar ve taşlardır. Ne kötü bir yerdir orası. Ne kötü bir barınaktır. Neden insanlar güzeli terk edip çirkin ve kötü olana talip olurlar anlamak mümkün değil. Zulmedenlerin, yalancıların, inkarcıların, Allah’ın ayetlerini değiştirenlerin, Allah’ın ilmini hafife alanların, Allah’ın ilmiyle cedelleşenlerin, Allah’ın ayetlerinin bir bölümünü kabul edip, bir bölümünü kabul etmeyenlerin, haddi aşanların, isyan edenlerin. Müslüman olmadığı halde Müslümanları yanıltıp, Müslüman gibi görünenlerin, sürekli Allah’a söz verip, verdiği sözü çiğneyenlerin durumu Allah’ın lanetine müstahak olmaktır. Böylelerine Melekler lanet eder, insanlar lanet eder, lanet etmek şanından olanlar da lanet eder. Dağlar, taşlar, yer, gök, güneş, ay, bitkiler, ağaçlar, gökte uçan ve yerde gezinen hayvanlar lanet eder. Eğer sizden Allah razı değilse, Allah’ın yarattığı varlıklarda razı değildir ister canlı olsun ister cansız… Eğer Allah’ın razı olduğu kullardan olmak istiyorsak bu ve benzeri davranışlardan uzak durmalıyız. Yaptığım araştırmanın bir bölümünü sizlerle paylaştım umarım faydalı bir çalışma olmuştur.
Selam ve dua ile…