AZİZ DOSTLAR
Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?”
Mazlumların Rabbı Allah'a sonsuz hamdu senalar olsun. Salat ve selam mazlumların önderi Hz. Muhammed'e O'nun yaranalrına olsun. Rabbım onların yolunda olanlardan razı olsunbizleri de onlardan eylesin.
Sizleri ve tüm müslümanları Allah'ın selamıyla selamlıyorum. Rabbım sizlerin ve direnen tüm mazlumların yar ve yardımcısı olsun. Size bu hutbemde her zaman yaptığım gibi hayatımızı canlı ve diri tutan Ahireti anlatmayı düşündüm. Kur'an'ın metodudur bu. Hayatı ve olayları yaşadıkça, tarihin ve Ahiretin bizim hayatımımızı sürekli Rabbımızla irtibatlı kıldığını yaşıyoruz. Son haftalarda İslam dünyasında cereyan eden olaylar bunu bize çok güzel anlatıyor. Size bu hutbemde Ahiret hayatı ile dünya hayatı arasında irtibat kurarak, dünyayı tükenmez bilen müstekbirlerin sonlarıyla ilgili, günümüzde yaşayan müstekbirlerin sonlarından canlı örnekler vereceğim. Böylece birilerinin tükenmez bildiği ve peşine düştüğü dünya gözümüzde dahada değersileşsin ve güzel akibet için daha güzel hazırlanalım.
KARDEŞLERİM
DÜNYAYA GÜVENEREK ZALİMLEŞEN VE KENDİLERİNİ İLAHLAŞTIRAN TARİHSEL ZALİMLER
Kur'an bize yaşanmış tarihi kişilikler sayıyor. Bu hutbemde onların son sahnelerini vereceğim. Şimdi kısa kısa o sahneleri seyredelim.
1-BAHÇE SAHİBİ
'وَدَخَلَ جَنَّتَهُ وَهُوَ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِ قَالَ مَا أَظُنُّ أَن تَبِيدَ هَذِهِ أَبَدًا 18/35
Nahl suresinde Rabbımız bize bir bahçe sahibni anlatıyor. Tarihin derinliklerinde canlı bir sahne ve onu yaşıyan insanlar. Kendisine zulüm eden, iki bahçe sahibi, bahcesine girer ve tahtina oturmuş. Rabbını ve ahireti unutmuş. Bahçesinin ebedi olduğunu zan ederek şunu söylüyor.
' VE BAHÇESİNE GİREREK ŞÖYLE SESLENDİ; BEN BUNLARIN TÜKENECEĞİNİ HİÇ İNANMIYORUM.'18/35
Dünya nasıl büyülemiş gözünü. Hakıkat olan ve ebedi olan Ahiret yurdunu unutuyor. Kendisine nasihat eden kardeşini hiç işitmiyor. Zülmüne devam ediyor. Sonra mülkünü yok oluşu karşısında elini ufalayıp şöyle diyor.
'.......AH NE OLURDU RABBIMA KİMSEYİ ORTAK KÖŞMASAYDIM.'18/43
Dikkat edin Rabbına inanıyor. Ancak O'na ortak koşmakla zülüm işliyor. İnsanları aşağlıyor ve kölelştiriyor.
Çağımızın zalimlerinden Saddam ipe gitmeden biraz önce açmış Kur'an ve ayetlerini okumuştu. Yıllarca başta kürt halkına olmak üzere tüm ırak halkına kankusturdu. Bir gecede otuziki köyü yerle bir etti. Ama şimdi bahçe sahibi gibi elini ufalayıp yalvarıyor. Hey hat hey hat.... Şu an Sudan'ı emperyalistlere peşkeş çeken Beşir gece namazlarını da kıldığını anlatırlar. Onun zülmü kurtarmayacak namazı ve göstermelik şeriatı ilan hikayesi. O da işi bittiğinde leş gibi öteye atılır. Ameriken vatandaşı olan ve Afgan halkına kankusturan Karzai cübbeli sakallı bir diktatör. Azarbeycan tağutu TC dostlarını taklit ediyor ve müslümanların tabii haklarını yasaklıyor. Türkiye'de akla gelmeyen zülümlere uğrayan çocuklarımızın ahı inşaallah tağutların sonu olacak. Azerbeycan tağutuna tavsiyemiz orayı değil komşusu İran İslami mücadeleyi örnek alsın. Onun da sonu yakındır. Ahireti unutan ve Allah'a ortak koşanların hep sonu helak oldu.
2-MISIR FİRAVNIN SON SÖZÜ
Firavn Mısır'ın sahibi olduğunu iddia ediyordu. Ordusuna güveniyrodu. Dünyaya hakim olduğunu iddia ediyordu. Yenilmeyeceğini söylüyordu. Hutbemin başına verdiğim ayeti bir daha okuyalım.
'Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?”43/51
Onu gözünü ne sihirlemişti? Neden unuttu Rabbını? Şüphesiz sahip olduğu geçici saltanattı. Ama o gücü onu Nil'de boğulmakta kurtarmadı. Sulara gömülürken şunu söyledi.
'İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi.'10/90
Daha önce bunu söyleseydi. Hz. Musa'nın nasihatını dinlesydi olmaz mıydı? Allah'ı ve ölümü hatırlasaydı ne güzel olurdu.
Libyayı, Cezayiri, Tunus'u işgal eden Musollin'in komutanı Ömer Muhtara gülüyor ve bu dağlarda uçaklara, tankalara karşı atlarla mı karşı koyacaksın diyor ve gülüyordu. Onun rolunu yüklenen ve kendi öz halkına zülüm eden o bölgenin diktatorlarını şu an dostları hesaba çekiyor. Onlar kurdular onlar yıkıyor. Şahı hatırlayın gidecek bir yer bulamadı. Batlılar Demokrası Demokrasi demokrasi deyip kendi çifte standartlarını ortaya koyuyorlar. Dah henüz nereye gideceyi belli olmayan zavallı halkların demokratik haklarının kullanıyorlar. Yıllardır zülüm ettirdiler bu halklara ve onları beslediler. Şimdi halkı desteklediklerini ifade ediyorlar. Tabii biliyorlar zavallı halkı yönlendirecek bir önderlik yoktur. Ama dolmuşlar, birer dert küpü haline gelmişler. Yıllardır batılıların desteklediği despot diktatör ve fıravnlar onları ezdi. Batılılara petrol paraları peşkeş çekildi. Halk çağımızın iletişim araçlarıyla bunları artık öğreniyor. Hep içine atıyor. Ve için patlar noktaya geliyor. İşte bu küpün biraz boşalması gerekiyor. Şimdi de böyle bir oyun peşindeler. Ah ne olur bu ummete önderlik yapacak kişi veya kişiler olsun. Bu ummetin kıyametide bitseydi. Bu benim konum değildir. Sadece dünyamızda cereyan eden olaylarla ilgili ipuçları vermek isterdim. Benim konum zalimlerin akibeti.
3- KARUN'nun AKİBETİ
Karun'un hazinelerini biliyorsunuz. Hazineler sahibi Karun. Zinetler içinde köleleştirdiği halkın karşısına çıkan Karun.
'Derken Karun ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar:Keşke Karun’a verilen servet kadar bize de verilseydi, doğrusu o çok talihli' dediler.'28/79
' Ama akibeti diğer zalimlerden farklı olmadı. Her ölen diktarorlar bana karunuda hatırlatıyor. Karun biraz önce ki ihtişamıyla yere batırılışı şu ifadelerle anlatılıyor.
'Nihayet, onu da, konağını, hazinelerini ve yurdunu da yerin dibine geçirdik. Artık Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden, kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.'28/81
Altmış bin dolarlık ayakkabısıyla Romanya diktatörün hanımının, saray mücevherleriyel Tunus diktatörünün hanımın, kaçırdığı altınlar zaval halkın hakkıdır. Bin Ali şu an onun hesabını veriyor. Ama en çetin hesap Ahirette olacak. Unuttuğu Ahiret. Allah onların yakarışı karşısında, onlara şu hatırlatmayı yapacak.
'Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen! 32/12
Allah(cc) onlara cevp veriyor. Siz mücrimlik yaptınız ve Rabbınızı unuttunuz.
'(Onlara şöyle denilecek:) “O hâlde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedî azabı tadın.” 32/14
Halkına yıllardır işkence ve zülüm eden bu diktatörleri besleyen ve onları korumaya alan Suud krallarınında sonucu bu olacak inşaallah. Unutsunlar bakayım ahiereti ve ölümü.
DEĞERLİ KARDEŞLERİM SONUÇ OLARAK
Allah(cc) bize bu hakıkatları niçin anlatıyor? Kış ninnilerinde okuyalım ve zaman geçirelim diye değil elbette. Geri kalanların şu sözünü ibretle okuyoruz.
'.......Vay halimize, yazıklar olsun bize hakıkatı örten kafirle iflah olmaz.'28/82
Bu canlı tarih kıssalarının birisi olan Karun kıssasının sonunda bize Ali İmran suresindeki hatırlatmasını kısa ve etkili ifadeyle hatırlatıyor.
'İşte âhiret yurdu, ebedî yurt denilen nihaî hedef budur. Biz onu, yeryüzünde, ülkede böbürlenmeyi, zorbalığı, diktatörlüğü ve bozgunculuğu gönlünden geçirmeyen kimselere nasip ederiz. En güzel âkıbet müttakilerindir, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerindir.'28/83
'Ahiret yurdu' varılacak en ebedi ve en güzel yurttur. Rabbımız bizi bir hakıkata davet ediyor.
O halde gelin kardeşler! Ahiret yurdu için çalışalım. Hayatımızı ona feda edelim. Akibeti hüsran olanları Rabbım bize bunun için habe veriyor.
Selam olsun! Dünyayı elinin tersiyle itenlere.
Selam olsun! Ahireti dünyaya tercih edenlere.
Selam olsun! zalim ve müstekbirlere karşı malıyla canıyla infak ederek mücadele verenlere!
Selam olsun! tağutlara değil de Rabbe kulluk edenlere.
Selam olsun! imanın imtihanını Ahiret için verenler.
Selam Olsun! Allah'ın önünde secde edenlere, tağutlara değil.
Rükuumuz, secdemiz ve kıyamımız sanadır ey alemlerin Rabbı!
Allahım bizi tağutlarla olanlarla değil sana teslim olanlarla haşır et.
Allahım bizi onlardan kıl.
HAZIRLAYAN: M.FATİH ÇİFTÇİ
وَنَادَى فِرْعَوْنُ فِي قَوْمِهِ
قَالَ يَا قَوْمِ أَلَيْسَ لِي مُلْكُ مِصْرَ وَهَذِهِ الْأَنْهَارُ تَجْرِي مِن
تَحْتِي أَفَلَا تُبْصِرُونَ {51}