يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ
نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Ey müslümanlar!
Allah'dan hakkıyla korkun. Çünkü Allah'dan hakkıyla korkmak güvenilecek bir şeydir. Size düşen de ümmetin selefinin ve ilk çağındakilerin üzerinde bulunduklarına sımsıkı sarılmaktır bizlere bağışladığı ve uzun süreli verdiği nimetler için Allah'a şükredin. Aniden geliverecek ecel için hazırlanın. Kul beklentilerini uzun tutarsa amelini kötü yapar. (Ey iman edenler! Allah'dan korkunve herkes yarın için ne hazırladığına baksınAllah'dan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır) (59/el-Haşr/18)
Ey Müslümanlar kardeşlerim!
Şüphesiz aylar ve yıllar, günler ve geceler ameller için vakittir ve eceller için tayin edilmiş süredirHepsi biter ve çabucak geçer. Gece ve gündüz birbirini takip eder ve ayrılmazlar. Her uzağı yaklaştıran, her yeniyi eskiten ve Kıyamete kadar her vadedileni getiren iki vasıtadır. Mutlu kimse tuzaklara dayanmaz ve hırslara aldanmaz. Bir günü karşılayan ne çok insan onu tamamlayamadı. Yarını bekleyen ne çok kişi ona kavuşamadı. (Allah eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemezAllah yaptıklarınızdan haberdardır) (63/el-Münafikun/11)
Ey müslümanlar!
İşte ömrünüzden bir yılın daha günleri bitti ve tasını-tarağını topladı. Güneşi battı ve hilali kaybolup gitti. Bu dünyanın kalıcı bir yurt olmadığını ve bu dünyadan sonra cennet ya da cehennem olacak bir yurdun daha olduğunu ilan ederek. Dünyadan ve hilelerinden sakının! Çünkü o, ne kadar çok kendine meyleden kişiyi aldatmış ve kendisine kapılan ne çok kişiyi yıkmıştır. İbni Ömer (r.a.)'dan şöyle dediği rivayet edilir: Rasulullah (a.s) omuzlarımdan tutarak şöyle buyurdu: "Dünyada sanki bir yabancı ya da yolcu gibi ol!" İbni Ömer şöyle derdi:
" Allah’ın kulları! Bu yılınız lehinizde ya da aleyhinizde bir şahit olarak geçti. Kendinize yeterli azık toplayın ve yeterli bir cevap hazırlayın. Hayatınızda çokça iyilik işleyin ve geçmiş hatalarınızı telafi edinİnsanları ayıran haberci sizi çağırmadan ve lezzetleri yıkan ansızın karşınıza çıkmadan önce zamanın fırsatını değerlendirmekte elinizi çabuk tutun.
Cabir (r.a)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasulullah(a.s) bir adama nasihat ederek şöyle buyurduğunu işittim: "Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşguliyetinden önce boş vaktinin ve ölümünden önce hayatınınDünyadan sonra (Allah'ın) hoşuna gidecek şeyler yapacak bir yer yokturDünyadan sonra ancak cennet ya da cehennem olan bir yurt vardır"
Ey ömründen az bir şey kalan ve ebedi yolculuğa ne zaman çıkacağını bilmeyen kişi!
Ey nefesleri aleyhine sayılan kişi; onları iyi değerlendir! Ey günleri gelip geçecek kişi; onları kaçırma! Nefsiniz sizin en değerli varlığınızdır, onu helak etmeyin! Ebu Malik el-Eş'ari radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "İnsanların hepsi çalışır, nefsini satan ya (Allah'a satarak) onu âzâd eder ya da (şeytana satarak) onu helak eder" Bu hadisi, Müslim rivayet eder
Ey mahrumiyeti kendisini engelleyen ve isyanı kendisini yozlaştıran kişi!
Ne çok yılı zayi ettin, oyun ve eğlencede geçirdin! Ne çok çirkin şeye kapandın ve ne çok öğüt veren sözden yüz çevirdin. Ne çok namaz terkettin ve hakkı çiğnedin, ne çok yasağı işledin ve kötülüğü yaydın. Ölüm anını unuttun mu!? Dilin ağırlaşacağı ve ellerin gevşeyeceği, gözlerin tavana dikileceği, komşularının ve ailenin senin için ağlayacağı zamanı. Unuttun mu ölüm anındaki kimsenin ruhu çıkarkenki halini? Sıkıntısının arttığı ve iniltisinin duyulduğu, renginin değiştiği ve şakaklarının terlediği, her tarafının şiddetle acı duyduğu zamanı. İşte Rasulullah(s.a.s) Allah katında Rasulü'nden daha değerli kimse yok. Çünkü O, Allah'ın seçtiği dostudur. Ölüm kendisine geldiği zaman önünde, içinde su olan bir kap vardı. Elini suya daldırıp onunla yüzünü siliyor ve şöyle buyuruyordu: "La ilahe illallah! Şüphesiz ölümün bir sekeratı vardır" Bu hadisi, Buhari rivayet eder
Ey Allah'ın kulları!
Çokça bir arada olduğumuz ve arkadaşlık yaptığımız insanlar nerede? Gönlümüzün meylettiği ve sevdiğimiz insanlar nerede? Ne çok sevdiğimize gözümüzü kapadık! Ne çok değerli insanı defnedip ayrıldık! Ne çok yakını kabre yatırdık! Ölüm bizden bir hastaya güçsüzlüğü nedeniyle acıdı mı? Hiç bir kimseyi çocukları için bıraktı mı? Çocuk-çoluk sahibi bir kimseye ailesi için mühlet verdi mi?! Geçen senelerde bizimle birlikte olanlar şimdi nerede?! Lezzetleri yıkan, şehvetleri kesen ve insanları ayıran ölüm onlara geldi. Camiler ve toplantılar onlarsız kaldıOnları kabirlerde yatar görürsünİçinde bulundukları durumdan kurtulamazlarNefislerine fayda ya da zarar vermeye güçleri yetmez. Ümmetlerin, Rablerinin huzuruna çağırılacağı insanların toplanmak için yeniden diriltileceği günü beklerler. Göğüsler o günün korkusundan titrer, gözler yaşla dolar ve kalpler hesabın korkusuyla parçalanır
Ey gaflet uykusunda birbiri ardına yıllarını geçiren kişi!
Ey hata denizinde yıllarını tüketen! Allah için söyle bana hangi gün erteledin tevbeni?! Hangi yıla bıraktın dönüşünü?! Gelecek yıla mı?! Bir başka bahara mı?! Ne ömrün müddetini ne de kaderini bilemezsin. Tevbe etmekte acele et ve sonraya bırakmaktan sakın! Kalbinde bozulanı ıslah et! Ecelini gözet ve ömrünü daha çok fayda elde etmekte değerlendir. Göç zamanı yaklaşmıştır. Ömür bir emanettir. Kişi, Kıyamet günü ondan sorulacaktır Abdullah bMes'ud radıyallahu anh, şöyle der: "Güneşi batan, ömrümü azaltan ve amelimi artırmayan bir güne pişman olduğum kadar hiçbir şeye pişman olmadım"
Ey müslümanlar!
Dün geçirilenlere üzüntü nerede?! Kabir sıkıntısı için gözyaşları nerede?! Güneşin size yaklaşacağı gün için hazırlık nerede?! Yıkım; binayı kapsamadan, keder neşeyi bozmadan ve hayattan ümit bağı kopmadan önce; evler sahipsiz kalmadan ve beldeler harap olmadan önce Rabbinize tevbe edin
Geçip giden saatleri, günleri ve yılları iyi değerlendirin. Ve sizden her biri nefsini hesaba çeksin! Nefsinin farkında olan ve onu hesaba çeken mutlu olur. Onu takip eden ve azarlayan başarır. Sakinlerinin ölmediği, binalarının harap olmadığı, gençlerinin yaşlanmadığı ve güzelliğinin değişmediği bir dünyaya buyurun. Nebi (s.a.s) şöyle buyurur: "Cennete giren rahat bir yaşam sürer, sıkıntı çekmez, elbiseleri eskimez, gençliği sona ermez"
Ey Allah'ın kulu!
Ömrünün kalanını iyi değerlendir ve eğlenceyi bir tarafa bırak. Gece karanlığında ibadete kalk! Zikreden bir dil ile, uykusuz göz kapakları ve akan gözyaşları ile tevbe kapısına yönel! Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Şüphesiz ki Allah azze ve celle, güneş battığı yerden doğana kadar, gündüz hata edenin tevbe etmesi için gece elini açar ve gece hata edenin tevbe etmesi için gündüz elini açar"
Kalan günlerini güzel geçir ki geçenler bağışlansın. Kalan ömründe kötülük yaparsan geçmişten de sonradan yaptıklarından da sorumlu tutulursun. Bundan sonra Ey Allah'ın kulları! Allah'dan hakkıyla korkun ve O'nu gözetinO'na itaat edin ve O'na isyan etmeyin (Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğrularla beraber olun(9/et-Tevbe/119)
Ey müslümanlar!
Günler dürülür ve ömürler tükenir. Bedenler yıpranır. Mutlu kimse, ömrü uzun ve ameli güzel olandır. Bedbaht ise ömrü uzun ve ameli kötü olandır. Ebi Bekra radıyallahu anh'dan şu rivayet edilir: Bir adam "Ey Allah'ın Rasulü! İnsanların hangisi daha hayırlıdır?" derRasulullah s.A.S) "Ömrü uzun ve ameli güzel olan" buyurur
Ahiretin çocuklarından olun ve dünyanın çocuklarından olmayınBugün amel var, hesap yok; yarın hesap var amel yok. Ameller, sonlarına göre değerlendirilirKişi yaşadığı hayat üzere ölür ve öldüğü hayat üzere diriltilirCabir radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Her kul öldüğü şey üzere diriltilir"
Ey müslümanlar!
İşte tevbe kapısı açıkTevbe edenlerin kafileleri gidip geliyorÖlmeden önce ve vakit geçmeden samimi şekilde tevbe etmekte acele et! (Ey iman edenler, samimi bir tevbe ile Allah'a dönün) (66/et-Tahrim) (Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz) (24/en-Nur/31)
Ve insanların en hayırlısına, beşeriyetin en temiz varlığına salât ve selamda bulununAllah size bunu emretmiştir ve şöyle buyurmuştur: (Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederlerEy iman edenler! Siz de O'na salât ve çokça selam eyleyin) (33/el-Ahzâb/56)
HAZIRLAYAN :M.FATİH ÇİFTÇİ