Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

08 Şubat 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Gül ve Erdoğan Bastırdı TSK Pes Etti
Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan son Yüksek Askeri Şura Toplantısı ile TSK içerisindeki çok önemsli bir anlayışı ortadan kaldırmış oldu...

02/09/2010 - 11:12
1:1 1:1,2 1:1,5
 

Mehmet Ali Birand / Milliyet

Gül başrolü oynadı, Erdoğan tam destek verdi

Son Şura toplantısı bence asker- sivil iktidar çekişmesinin son raundu idi.
Erdoğan , iktidarı süresince asker- sivil ilişkilerinde tutumuyla çok etkili oldu , ancak son krizde en kritik rolü , Başkomutan konumundaki , Cumhurbaşkanı Gül oynadı. Başbakan Erdoğan da, sonuna kadar destek verdi.

Yaşananlara şimdi geriye dönüp baktığımda “...Başkomutan’ın, başkaldıran subaylarından intikam alışı...” diye niteleyebilirim. Genelkurmay Başkanı ile Başkomutan açıkça restleştiler, ancak sonunda kazanan Gül oldu. Başbakan bu duruşu sergilemese, Gül de istediğini elde edemezdi.

Cumhurbaşkanı, toplantılardan çok önce ilkelerini ve beklentilerini Genelkurmay Başkanı'na açıkladı. Iğsız Paşa’nın ilerde KKK’na atanmasını istemedi. Hem kendinin, hem de iktidarın , Koşaner sonrasında, Genelkurmay Başkanlığı için tercihi Necdet Özel idi.     

Kendine göre birçok ilkeli gerekçesi vardı, ancak asıl gerekçe, “Sivil iktidarların, Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlarının atamalarında söz sahibi olması gerektiği, geleneklere dayandırılan atama yöntemi döneminin bittiği ...” idi.

Beklenmeyen gelişme, Iğsız’ın yerine önerilen Atilla Işık’ın “kişisel gerekçelerle” aniden istifası oldu. Bu gelişme Çankaya’da , “ TSK’ nın resti , Başbuğ’ un karşı atağı” olarak algılandı.

Bunun üzerine, Başbuğ  2'inci başkanlığını yapan Aslan Güner’i önerince, Cumhurbaşkanı yine diretti. Güner’in atanması, Necdet Özel’in Genelkurmay Başkanlığı'nı kaçırması anlamına geliyordu.

Gül, bu manevraların, Başbuğ tarafından düzenlendiğinden kuşkulandığı için, teamüllerin dışına çıktı ve O’nu atlayıp, geleceğin Genelkurmay Başkanı Koşaner’i Köşke davet edip, itirazlarını sıraladı.

Sonucun alınması ise, krizin 6'ıncı gününde,  Başbakan Erdoğan’ın Eskişehir gezisi dönüşünde gece 23.00’te Başbuğ’u çağırıp, İktidarın kesin şekilde Cumhurbaşkanı’nın arkasında durduğunu söylemesiyle gerçekleşti.

Dikkatleri çeken nokta, Erdoğan’ın son Şura toplantısını bir gövde gösterisine, güç denemesine dönüştürmemesiydi. Başka konulardaki tutumuyla karşılaştırılırsa, Başbakan’ın ne kadar dikkatli davrandığı daha iyi anlaşılıyor. Kriz boyunca sert demeç vermemesi ve Genelkurmay’ı zor duruma sokacak söz söylememesi bu algılamayı yerleştirdi. Dış görüntü, sivil müdahalenin askeri küçük düşürücü bir manzara yaratmamasına özen gösterildiği şeklindeydi.

Ancak, bu dik duruş ve “TSK’nın üst düzeyi benden sorulur” yaklaşımını Ergenekon savcısının tutumu bozdu.

Krizin tam ortasında, Iğsız’ın İnternet andıcı soruşturması ile ilgili ifade vermeye çağırılması, kamuoyunda “İktidar, askere sözünü geçiremedi ve kendi yapamadığını yargıya yaptırdı. Savcıya emir verdi, Iğsız’ı ifadeye çağırttı” izlenimini doğurdu. Başbakan istediği kadar yalanlasın, Adalet Bakanı istediği kadar reddetsin, genel algı bu şekilde gerçekleşti. Üstelik Başbakan’ın kriz sırasında birkaç kez Adalet Bakanıyla görüşmesi bu algıyı pekiştirdi.

AKP iktidarının elde ettiği diğer önemli bir gelişme, uzun zamandır ilk defa “İrticai faaliyetlerden dolayı ihraç” istemiyle hiçbir subay veya astsubayın dosyasının gündeme getirilmemesi oldu.

Özetlemek gerekirse, bundan böyle YAŞ toplantılarında iktidar ön plana geçecek gibi görünüyor. AKP veya bundan sonraki iktidarlar aynı yaklaşımı sürdürürlerse, üst düzey komuta heyetinin atamaları önce Başkomutan, ardından da Başbakanlık'tan geçirilip, ondan sonra Askeri Şura’ya getirilecek.

Yeni bir düzene doğru önemli bir adım atılmış oldu.

Başbuğ, yenileceğini biliyordu, yine de çarpışarak çekilmeyi tercih etti...
Hemen her Genelkurmay Başkanı, kendi görev süresinin en zor dönem olduğunu söyler. Ancak, herhalde bu konuda kimse, Başbuğ ile yarışamaz.

Başbuğ, asker- sivil ilişkilerinde 27 Nisan muhtırası vermiş ve kamuoyu gözünde yenilmiş bir ordu teslim aldı. Ak Parti ile en temel konularda , son derece tatsız bir ilişkiye girilmişti.

Bir yandan Ergenekon soruşturmaları, öte yandan birden bire TSK’nın içinden kaynaklanan gizli belge sızmaları ve PKK’nın karakol baskınlarındaki hatalar, kamuoyunda büyük rahatsızlık yaratır olmuştu.

Askerin prestiji büyük bir hızla eriyordu.

Başbuğ bu tehlikeyi gördü ve hızla kolları sıvadı. İlk iş olarak, Komutanların en büyük hastalıklarından birine el attı. “medya’ya demeç verme” alışkanlığına bir son verdi. Başta kendisi olmak üzere, Komutanların konuşmalarını kesti.

TSK’nın başına ne gelmişse, bu konuşma merakından geldiğini görmüştü. Büyük sözler sarfediliyor, iktidar yerden yere vuruluyor, ancak hiçbir şey değiştirilemiyordu. TSK adeta bir muhalefet partisi görünümüne bürünmüştü. Asker etkinliğini ve caydırıcılığını tümüyle kaybetmişti.

İkinci adımı, TSK’yı şeffaflaştırmak oldu. Uzun yıllardır kimselerin yapamadığını yaptı, haftalık basın toplantıları koydu. İçerde de son derece önemli reformlar planladı.
Ne yazık ki, bunca iyi niyete rağmen, kamuoyu ile ilişkileri toparlayamadı ve belki de son yılların en sert konuşmalarını yapmak zorunda kalan Genelkurmay Başkanı oldu.
Bunun nedeni de, belge ve bilgi sızmalarının devam etmesi, Ergenekon soruşturması çerçevesinde her gün yeni bir skandal ile karşı karşıya kalınmasıydı. Belge sızmasının önü alınamadığı gibi, iktidarı destekleyen medya adeta Genelkurmay brifingi verir gibi, en gizli bilgilerini yayınlıyordu.

Genelkurmay Başkanlığı, belge sızdırma operasyonunun, Fetullah Gülen cemaatinin bir intikamı olarak görüyordu. İktidar da, memnun şekilde gelişmeleri izliyordu.

Başbuğ, Başbakan’a çok şikayet etti , ancak her defasında “ Bunun bizimle ilgisi yok. Yargı bağımsızdır. Bizim lafımız geçmez. Üstelik bir defa müdahale edersek, bir daha işin içinden çıkamayız” yanıtını aldı.

Bu arada, TSK’ya karşı, nereden kaynaklandığı somut şekilde anlaşılamasa dahi,  son derece yoğun bir kampanya başlatıldı. AKP’ ye destek veren medya’da , kimi doğru kimi haksız suçlamalar kurumu altüst etti. Kozmik oda , Arınç’a suikast, generallerin telefon görüşmelerinin internete düşmesi, askeri perişan etti.

Bu durumda da, hem alt kadrolarından, hem emekli asker lobisi, hem de laik çevrelerden gelen tepkileri yatıştırabilmek için, açtı ağzını yumdu gözünü. İktidara karşı açıktan savaştı. Ancak,  sonuç alamadı.

Bu şura, Başbuğ'un savunduğu son kaleydi...

Şura krizinde Başbuğ’un tutumunu, tüm kaleleri düşmüş ve sonuncusunu, kaybedeceğini bilmesine rağmen, tek başına savunan bir Komutana benzettim.

Iğsız’ ın kabul görmeyeceğini biliyordu. Buna rağmen önerdi.

Aslan Güner’ in de kabul edilmeyeceğinden emindi.

Bir oranda krizi tahrik etti. Asker-İktidar ilişkilerinde öyle bir hesaplaşma noktasına gelinmişti ki, galiba başka  türlü de davranamadı.
Kazanamayacağını görmüş olmalıydı.

Ya gider ayak, tüm silah arkadaşlarının önünde, TSK’nın kolu kanadını bilerek kırdığına inandıkları sivil iktidara boyun eğen, teslim olan Komutan olarak nitelenecek ve tüm emekliliğinde bu tutumundan dolayı silah arkadaşlarından eleştiri alacak veya çarpışarak çekilecekti.
İkinciyi tercih etti.

 
Dolmabahçe'de gömülü kalan sırlar...

4 mayıs 2007 günü Dolmabahçe’de Başbakan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt arasında uzun bir görüşme yapıldı. 27 nisan muhtırasının sıcaklığı hala sürüyordu. Bu görüşmeyi gizemli duruma sokan, tarafların görüşme sonrasında hiçbir basın açıklaması yapmamaları değil, Başbakan’ın “konuşulanlar benimle mezara kadar gidecek” demesiydi. Hele bu görüşmeden itibaren, Büyükanıt’ ın eski sert tutumunu değiştirmesi ve uyumlu bir tutum sergilemesi, hem kamuoyunda merakı arttırdı, hem de spekülasyonu yaygınlaştırdı.

Garip söylentiler dolaşmaya başladı.

Başbakan’ın bazı dosyalar gösterip , Genelkurmay Başkanını susturduğu ileri sürüldü.
Ben bu komplo teorilerine inanmadım.

Ne Büyükanıt’ın eşinin harcamalarından dolayı yolsuzlukla suçlanmasına ne de bir Başbakan’ın  dosya gösterip şantaj yapabileceğine ihtimal vermedim. Bu soruyu Büyükanıt’a sorduğumda “Muhtıra konusunu tartıştık. “ demekle yetindi. Bence doğrusu da buydu.

Bu buluşmayı, Başbakan’ın, TSK’yı anlayabilmek, kendini anlatabilmek ve asker ile bir modüs vivendi’ye (geçici anlaşma) varma çabası olarak görüyorum. Erdoğan, olası bir muhtarının ülkeyi nasıl karıştıracağına çok iyi biliyordu ve asker-iktidar ilişkilerinin bu noktaya gelmemesini istiyordu.

Ancak ne yazık ki, bu görüşmenin sırları Dolmabahçe’de gömülü kaldı. Komplo teorileri ise hala tedavülde dolaşıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Mit'e Yargı Koruması mı Geliyor?
Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla MİT mensuplarının yargılanmalarını düzenleyen bir çalışmanın Meclis'e sevkedileceği iddia edildi.
Suriye 49 Türk istihbaratçıyı tutukladı iddiası
Lübnan'da yayınlanan L'Orient Le Jour gazetesinin Şam FM Radyosu'na dayandırdığı habere göre Türkiye ile Suriye, ülkede gizli bir şekilde faaliyet yür
TRT'den, valilik destekli Kürtçe albüm
'İl İl Türkülerimiz-2' adı altında Kürtçe müzik albümü çıktı
Demirtaş Roboski'deydi: 'Halkına zulmediyorsun'
Roboski'de katledilen 34 yurttaş için verilen mevlitte konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "42 gündür burada ne yaşandığını bir analar b
İstanbul Emniyet Müdürü'nden görevden alma açıklaması
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, KCK soruşturmalarını yürüten iki şube müdürünün görevden alınmasıyla ilgili bir açıklama yaptı.
MİT'e Yargı Koruması Geliyor
Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla MİT mensuplarının yargılanmalarını düzenleyen bir çalışmanın Meclis'e sevkedileceği iddia edildi.
Altan Tan:  Arınç 'Haddimi Aştım' demelidir
Tan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın "Kürtçe medeniyet dili değil" yönündeki sözlerini eleştirdi.
İstanbul Emniyeti TEM ve İstihbarat Müdürleri görevden alındı
İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürleri görevden alındı
Kışanak: Sonunda MİT de KCK'li oldu!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "KCK" kapsamında sanık olarak MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ifadeye çağırmasına ilişkin BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kı
MİT'e ifade davetine hükümetten ilk tepki
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: Siyasi talimatla yapılan gizli bir görüşmedir.
MİT'ten ifade daveti iddiasına cevap
Salih; “Kürtler Irak’ın parçalanması için çaba harcamıyor”
Kakeyî; “Türkiye, Roboski kurbanlarının ailelerinden özür dilemelidir”
Dışişleri Arşivleri Açılıyor
Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
KPSS’de kopya skandalı sonrası 8 kişinin cezaları verildi
Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
KCK'den 12 kişi daha tutuklandı
Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
JİTEM merkezindeki kafatası sayısı 29’a yükseldi
Hakan Fidan, Taner ve Güneş KCK'den ifadeye çağrıldı
İHH, kaçırılan 11 İranlıyı serbest bıraktırdı
Altan TAN: Başbakan, Uludere'nin Sorumlusunu Açıklasın
Gazeteci Nedim Şener’e beraat
Nûbihar: Arınç’ın tavrı Kürtlere hakaret!
O öğretmen gözaltına alındı
Hakkari'de 17 gözaltı
'Protokoller hala masada' 
Müfettişler o görüntüleri izledi
'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım için yakalama emri

DUYURULAR

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zeynep IŞIK

Ey Hüseyin!

RÖPORTAJ

 
En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
2 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
3 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
4 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 Altan Tan:  Arınç 'Haddimi Aştım' demelidir
7 MİT'e ifade davetine hükümetten ilk tepki
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Demirtaş Roboski'deydi: 'Halkına zulmediyorsun'
10 'Afet yaşıyoruz. Bizim gücümüz kar temizlemeye yetmiyor'

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Kürtler ve Lütuf

En Çok Yorumlananlar

 Bugün  Dün  Bu Hafta Bu Ay  
1 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
2 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
3 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
4 KCK'den 12 kişi daha tutuklandı
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 KPSS’de kopya skandalı sonrası 8 kişinin cezaları verildi
7 Dışişleri Arşivleri Açılıyor
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
10 Kakeyî; “Türkiye, Roboski kurbanlarının ailelerinden özür dilemelidir”
Yorum Hattı
süper bir değerlendirme, tebrik ediyorum......
Hawar
Bülent Arınç >>
düşünen beynine, kalem tutan eline ve yazan kalemine sağlık. inşaallah zatı muhterem okur yazınızı....
idris fidan
Bülent Arınç >>
Corba!
Dun sabah corba icerken, ansizin bir vizilti duydum. Bir sinek icgudusune engel olamayip dalmis beni...
Bako
Linç güruhuna gevap Yüzü kara olanın eli kara çalar >>
Ölüm denizinde iman kabul değilse, bedeni de gelecek nesillere ibret kalabilir
Yavuz ağabeyin bu değerlendirmesinden sonra British Müzesinde bedeni bütün dünyaya bir ibreti alem ...
kutbeddin nurlubaş
Ölüm Denizinde İman! >>
Sayın yazar emeğinizden dolayı allah sizden razı olsun. ...Kürt millileşmesi tek parçalı, tek boyutl...
yasir kaya
Millileşmede Ulusal Hareketlerin Rolü >>
molla ubeydullah dalar
hocam yazınızdan çok etkilendim ubeydullah hoca akrabam olur onun şehit edilmesi beni çok sarstı.ken...
mehmet nuri
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3) >>
Selamun Aleykum
Allah'ın rahmeti ve bereketi onun yolundan gidenlerin üzerine oldun.. Günümüz mevcut şartlarını dü...
Eşref Güler
Fıtri Özelliklerin Kaybedilmesi >>
Lütfunuz(!) başınızı yiyecek!Aynen Katılıyorum!
Akp ye oy verdiğim halde sayın ünsalın eski akp milletvekili oluşu bile gözüme batar oldu... Neden d...
Hüseyin Can
Kürtler ve Lütuf >>
selamlar
dikkate alınırmı bilmiyorum ama bir öneride bulunmak istiyorum.örgütlenmelerde bu bir web sitesi,bir...
f.pala
Öze Dönüş Platformu ve Kadın >>
ALLAHIN selamı magfiret ve bereketi üzerine üzerimizde olsun.hocam bende gecen bu tarz bir eleştirir...
sabahattin
Eleştiri Hastalığı >>
Çok mu önemli?
Mustazaf Amedi kim şehid etti diye sormuş. Kimin şehid ettiğinden çok şehidin kim olduğu daha önemli...
Sadece Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
bassagligi
degerli insan senin olumune cok uzuldum sizin gibidegerli insanlari kaybetmek derinden insani etkili...
zelal serhat
Abdullah Varlı Vefat Etti >>
En iyi kürt ölü kürt kardestir.müslüman türk kardeslerin sözü!!!
yorum baslikta... wesselam...
özgür ebuzer
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ >>
kim şehid etti?
Peki kimler şehid etti bunu da yazın bi öğrenelim....
Mustazaf_Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Seni Rahmetle Yad ediyoruz ey şehid. Ebuzerin yoldaşı. Mustazafların mazlumların yol arkadaşı. Se...
Nezan
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Öncelikle Allah sizden razı olsun, bu güzel çalışmanızdan dolayı. Allah emeği gecen herkesten razı o...
Zaza Kemal
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Ayrıca
Ayrıca söyleşinin ikincibölümü İle BENAV arkadasın sonradan yapacağı yorumu merakla bekliyorum:)))...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Allah razı olsun sizden
Üstatı bütün yönleriyle, sorularla cevapladığınız için Allah sizden razı olsun, özellikle dönemim y...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
ayna bakmak
___________________________ EDİTÖR: Bizim misyonumuzda hakkı ve hukuku savunmak,zulme ve haksızlığa...
mehmet
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Ölüden diri, diriden ölü çıkarılır
“Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor.” Rum Sûresi, 30:19. Sunuhatta, Bu aye...
Kutbeddin Nurlubaş
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
İbrahim SEDİYANİ

Bülent Arınç

Ahmet ALTAN

Ortadoğu

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Felekê Yeman!
Roboski Katliamı +18 Görüntüleri
33 Kurşun Şiiri - Ahmed Arif
Dersim 38 Belgeseli 7. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 6. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 5. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 4. Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
MİLYONLARCA MÜSLÜMAN ARAFAT'TA
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com