Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

08 Şubat 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
SEYYİD KUTUP (1906-1967 m.)
1951 ile 1965 yıllarını kapsayan zaman parçası ise hayatındaki dördüncü merhaleyi oluşturuyordu. Kutup bu dönemde edebiyattan tamamen sıyrılarak İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) teşkilatına katılmıştı. Abdulhakim Abidin'in anlattığına göre Seyyid Kutup artık İhvanın bir fikir elemanı olmuştu. Gerçi yönetici olarak Ihvanda hiç bir makamı yoktu ama iyi bir müntesip olarak İhvanın gazetelerinde ve dergilerinde halkı devamlı olarak İslâma davet ediyordu.

30/08/2010 - 03:49
1:1 1:1,2 1:1,5
 

Hacı ibrahim Kutub'un oğlu olan Seyid Kutup, 1906'da Asyut kasabasına bağlı Kalıa köyünde dünyaya geldi. Babası köyde, sayılan bir kişi ve Vatan Partisinin bir üyesi olarak bilinmekteydi. O zaman bu partinin başkanlığında Mustafa Kamil vardı. Hacı İbrahim Kutup ziraatla uğraşır, elde ettiği mahsulün bir kısmını satar bir kısmını da fakirlere infak ederdi. Annesi ise çok mütedeyyin ve asil bir aileye mensup birisiydi. Seyyid Ku tub'a terbiyesiyle, sevgi ve şefkatiyle çok tesir et mişti.

Seyyid Kutup'un Hamide ve Emine adlı iki kız kardeşiyle Muhammed adında küçük bir de erkek kardeşi vardı. Daha Kahire'de okurken babasını kaybedince, annesinin ve kardeşlerinin bütün mesuliyetleri onun üzerine yıkılmış oluyordu. O da bu durumdan oldukça sıkılmıştı. Bu sıkıntıdan biraz olsun kurtulmak için, annesini Kahire'ye taşınmaya razı etti ve Kahire`ye taşındılar. 1940'da annesinin ani vefatı Seyid Kutup'u oldukça etkilemişti. Kendisini hayatta yalnız hissetmeye başladı. Bu konudaki duygularını bizzat kendisi bazı kitaplarında anlatmaktadır.

SEYYİD KUTUB'UN HAYATININ DÖNEMLERİ
Seyyid Kutup'un hayatını dört ana bölümde toplamak mümkündür. Bunlardan birincisi doğumundan 1919'a kadar olan bölüm. Seyyid Kutup bu devrede babasının itinalı dini terbiyesi altında yetişmişti. Bir tarafta köylerindeki medreseye devam ederken bir taraftan da babasının özel terbiyesindeydi. Daha on yaşına gelmeden Kur'an-ı Kerim'in tamamını ezberlemişti. Seyyid Kutup'un hayatındaki ikinci dönem ise 1920 ve 1939 arasındaki zamanı içermektedir. Bu dönemde Kahire'ye giderek liseyi bitirdi ve üniversiteye "Darul Ulum"a girdi. Darul Ulum'a girmesindeki maksadı arap dilinde ihtisas sahibi olmaktı. Kardeşi Muhammed Kutub'un "Küçük Çığlıklar" adlı kitabının önsözünde de anlattığı gibi Darul Ulum'da dört sene okumuştu. Burada okutulan dersler ise Tarih, Coğrafya, Arap edebiyatı, İngilizce, Sosyoloji, Matematik, Fizik, Felsefe ve dini ilimlerdi.

Seyyid Kutup'u okutan hocaların başında ise Mehdi Allame geliyordu. Bu zat Seyid Kutup'un "Şairin hayattaki görevi" kitabının ön sözünde şunları diyor: "Seyyid Kutup'un benim talebem olması, bana çok büyük bir mutluluk veriyor. Eğer hayatta benim ondan başka talebem olmasa bile onun varlığı mutluluk olarak kafidir." Darul Ulum'dan mezun olduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığında müfettiş olarak görev aldı. Fakat bir yazar olarak görevini daha iyi yapabilmek için görevde fazla kalmayarak istifa etti. Bu sıralarda hemen hemen her konuda kendisini yetiştirmek için okumaya daldığını görürüz. Özellikle arapçaya çeşitli dillerden çevrilmiş eserleri incelemekte ve değerlendirmeye tabi tutmaktaydı. Çok geçmeden Seyyid Kutup da tıpkı Taha Hüseyin, Abbas Mahmut Akkad ve Mustafa Sadık Rafı gibi harika bir yazar, olarak ortaya çıkıyordu. Onun yazıları da tıpkı ötekilerinki gibi aynı gazete ve dergilerde yayınlanmaya başlamıştı. Seyyid Kutup'un hayatının üçüncü merhalesini ise 1939 ile 1951 yılları oluşturmaktadır. Bizim görüşümüze göre bu dönem aynı zamanda Seyyid Kutup'un İslâmi düşünceye dönüşünün de bir başlangıcı oluyordu. 1939'da "El-Muktatif' dergisi O'nun "Kur'an da Fennî Tasvir" adlı bir makalesi ni yayınlamıştı. Seyyid Kutup bu yazısında bazı ayetlerden örnekler vererek Kur'an'daki sanatsal güzellikleri ve onun üstün icazını ortaya koyuyordu. Bu yazısıyla aynı zamanda Kur'an'da icaz olayını inkar eden Akkad'ın görüşlerinden de ayrılmış oluyordu. 1945 yılında aynı konuda iki kitap ya yınladı.

Seyyid Kutup bu kitaplarının, almış olduğu dini terbiyenin bir semeresi olduğunu açıkça itiraf etmekte, Kur'an'ın uslubu ve harikalığıyla kendisini uyandırdığını kabul etmektedir. O'na göre ilmi Kelamın uslubu olan cedel, dinde pek neticeye götürmemektedir. Çünkü akıl Kur'an'ın inceliklerini ve harikalıklarını tam olarak anlamaktan acizdir. Arkasından "Sahrada" adlı bir kasidesini yayınlayan Seyyid Kutup, burada her şeyin bir tertip ve ölçüye göre yaratıldığını anlatmaktadır. 1946'da "İşte Sahtekarlık" diye bir kitabı daha yayımlandı. Bu kitabında Abdullah Ali el-Kasımı ile iki konuda tartışıyordu. Bunlardan birisi "İnsanın yaratmak konusundaki gücü" ikincisi ise "İnsanın dinlere inanmasıydı". Akkad ve onun gibileri makalelerinde genelde Abdullah Ali'nin kitabını, dolayısıyla fikirlerini medhederken Seyid Kutup şiddetle tenkit ediyordu. Çünkü Abdullah Ali dinin hayatın gerçeklerine ters olduğunu, dine tabi olanların gerilediklerini, özellikle İslâmın insanı gerilettiğini savunuyordu. İşte bundan dolayı Seyyid Kutup Abdullah Ali'nin demogojilerine yazdığı kitapda hücum ediyor, tenkit ediyor ve onları çürütüyordu.

7 Ekim 1946 da Seyid Kutup'un İslâmi fikre başlangıç olarak değerlendirilen "Konum Dersleri" adında bir makalesi daha yayınlanmıştı. Seyyid Kutup bu makalesinde Mısır'ın toplum yapısının, siyasi, ahlaki ve sosyal yönlerden tenkidini yaparak, müslümanları çalışmaya çağırıyordu. Toplumun ıslahı için ne yapılması gerekiyorsa müslümanların yapmak zorunda oluşunun Kur'an'ın emri olduğunu söyleyen Kutup delil olarak Allah'ın şu ayet-i kerimesini gösterip tefsirini yapıyordu: "Sizden iyiliği emreden, kötülükten sakındıran, bir topluluk olsun. İşte asıl kurtuluşa erenler onlardır. "

İSLAMA DOĞRU YÖNELİŞ.
21 Ekim 1946 bu günkü medeniyeti tenkit ederek onun manevi değerlerden soyutlanmış, sadece maddi bir medeniyet olduğunu delillerle açıklıyordu. 1948'in sonlarında ise "İslâmda Sosyal Adalet" kitabını yayımladı. Kutub bu kitabın da insanlığın arzu ettiği gerçek sosyal adaletin İslâmda olduğunu ve hakiki adaletin Kur'an'ın gölgesinden başka hiç bir yerde olmadığını açık açık anlatarak hayatın her alanında olduğu gibi edebiyatın dahi İslâmi ölçülerden kaynaklanması gerektiğini vurguluyordu.

1949'da Amerika'ya giden Kutub iki buçuk yıl kaldı. Amerika'da kaldığı bu müddet içersinde Mısır'daki arkadaşı Tevfik el-Hakim'e gönderdiği mektuplarda Amerikan toplumunu ve medeniyetini devamlı olarak tenkit ediyordu. Çünkü ; bu medeniyette ruhi değerlerden hiç bir şey yoktur, diyordu. Aynı mektuplarında "El Melik" adlı kitabını da tenkit ediyordu. Çünkü Kutup bu kitabı İslâmi fikirlerle yoğrulmadan çok önce yazmıştı. İşte Seyyid Kutup arkadaşına yazdığı mektuplarda bu kitabınin tenkidinde, "keşke kitabın konusu Yunan felsefesine göre değilde, İslâmi ruhla yazılmış olsaydı. İnşallah gelecekteki konular, hayata, kainata ve insana özel bir bakış açısı olan İslâmdan kaynaklanır" diyerek temennilerini de bildiriyordu.

Buna göre diyebiliriz ki Seyyid Kutup'un bu tarihten sonra edebiyata bakış açısı değişmiştir. Çünkü hayatının önceki dönemlerine baktığımız da edebiyatı din ile ilgisi olmayan bir güzellik olarak değerlendirmekteydi. Fakat şimdi her şeyin olduğu gibi edebiyatın da tüm konularını doğrudan doğruya İslâmdan alması gerektiğini söyle mektedir.

1951 ile 1965 yıllarını kapsayan zaman parçası ise hayatındaki dördüncü merhaleyi oluşturuyordu. Kutup bu dönemde edebiyattan tamamen sıyrılarak İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) teşkilatına katılmıştı. Abdulhakim Abidin'in anlattığına göre Seyyid Kutup artık İhvanın bir fikir elemanı olmuştu. Gerçi yönetici olarak Ihvanda hiç bir makamı yoktu ama iyi bir müntesip olarak İhvanın gazetelerinde ve dergilerinde halkı devamlı olarak İslâma davet ediyordu. Bir ara, 1954'deki tutuklanmasından önce "İhvan-ı Müslimin" adlı gazete de yazı işleri müdürlüğü yapmış, orada yazdığı yazıları bir araya getirerek birçok kitaplar oluşturmuştu.

Bu kitaplardan birkaçını burada zikretmeden geçemeyeceğiz:
1) İslâm ve Dünyaya bakış
2) İşte Din Budur
3) İstikbal İslâmındır.

Kutup ayrıca İhvan-ı Müslimin gazetesinde din ile devlet işlerini birbirinden ayırarak dini siyasetten uzak tutan laik düşünceyi de şiddetle tenkit eder, siyaset başkadır, din başkadır sloganının bir hikaye olduğunu söyliyerek İslâmda böyle bir şey olmadığını haykırır. Çünkü Seyyid Kutup "İslâmın kalplerde bir inanç ve hayat için bir kanun olduğunu" vurguluyordu. Ezher üniversitesinin Kur'an-ı Kerim'i tefsir etmede taklidi tutumunu da açıkça tenkit eden Kutub bu konuda şöyle diyordu: "Bu gün bütün dünya sosyalizm ve kapitalizm gibi belirli sosyal fikirlerin peşinde gitmektedir. Onun için Ezher üniversitesi İslâmi kültürü her yönüyle halka götürmelidir. İbadette, inanç ve hayatın her alanında, İslâmın kendisine has, her türlü noksanlıklardan uzak ölçülerinin olduğunu izah etmelidir. İster siyasette olsun, ister iktisatta ve ister cezalarda olsun İslâmın hayatın her konusu için ölçüler koyduğunu anlatmalı ve İslâmı günlük hayata hakim kılmak için çalışmalar yapmalıdır.

SEYYİD KUTUB'UN ŞEHADETİ
Seyyid Kutup İslâma inanmış ve inandığı davanın gerçekleşmesi için de bir çok çalışmalar yapmış büyük bir mücahitti. 27 Kasım 1954'de, İh van-ı Müslimin Mısır devlet başkanı Cemal Abdunnasır'a suikast girişimiyle itham edildiğinde Seyyid Kutup'da İhvan-ı Müslimin saflarına katılmıştı. Bundan dolayı İhvan-ı Müslimine mensup bir çok müslümanla birlikte Seyyid Kutup'da tutuklandı. Yapılan yargılamanın neticesinde Seyyid Kutup'a ağır işlerde çalıştırılmakla birlikte on beş sene ağır hapis cezası verildi. Artık Seyyid Kutup Kahire'den bir kaç km. uzakta "Limanneze" hapishanesinde yaşamaya başlamıştı. On sene hapis yattıktan sonra o zamanın Irak devlet başkanı Abdusselam'ın Abdunnasır'ı ziyaret ederek Seyyid Kutup'u serbest bırakmasını istemesi üzerine Kutub 1964'de serbest bırakıldı. Hapisten çıkan Kutub 1965'de "Yoldaki İşaretler" adlı kitabını yayımlayınca tekrar tutuklandı. Bu tutuklamada yine İhvan-ı Müsliminden bir çok müslüman vardı. Gerekçe olarakta İhvan-ı Müsliminin devlete karşı darbe girişimini ileri sürerek İhvanı ve Seyyid Kutup'u darbecilikle itham ediyorlardı.

22 Ağustos 1966'da Seyyid Kutup'a idam cezası verildiğinde, Assam el Attarin kitabında anlattığına göre Kutub bu kararı tebessüm ve Allah'a kavuşmanın verdiği büyük bir mutlulukla karşılamıştı. Muhammed Ali Benna'nın dediğine göre Seyyid Kutup'un asılmasına asıl sebep Yoldaki İşaretler adlı kitabı idi. Seyyid Kutup'a verilen bu idam kararı, İslâm alemine yayıldığında Pakîstan'da Karaçi içinde Cemaati İslâminin mepsupları tarafından bir yürüyüş tertiplenmiş ve olay kınânarak Abdun nasır'dan kararı yeniden gözden geçirmesi istenmiştir. Ayrıca yine Pakistan'da "Meclisi Nizami İslâm", "Cemaati İslâmi", "Cemaati Avami"de bu kararı aynı şekilde kınamışlardı. Diğer taraftan İngiltere'de Rabitatül İslâm, Lübnan'da "Cemaat ı İslâm" teşkilatı, Ürdün'de birçok dini şahsiyetler, Sudan'da Seyyid Allal El Fasi ve İstiklal par tisi başkanı Ahmet el-Hatib, Irak'taki Rabıtanın başkanı Şeyh Emcek Eczzehavi ve bir çok İslâm alimleri Abdunnasır'ı bu kararından dolayı kınamış ve vaz geçmesi için ikaz etmişlerdi. Bütün bunlara rağmen 9 Ağustos 1967 sabahı Lübnandaki "Ennebar"gazetesiyle Mısır'daki "El ehram" gazetesi idam haberini şu cümlelerle veri yorlardı. "...Çelik miğferli askerlerden bir grup hazırlanıp, ağır silahlar artırılarak Kahire hapishanesinin etrafında bir hisar oluşturuldu. Gazetecilerin hapishaneye girişi yasaklandı. Seyyid Kutup idam edildikten sonra da gazetecilerden bölgenin terk edilmesi istendi."

Seyyid Kutup bir çok kıymetli kitap yazmıştı. Başta Kur'an-ı Kerimin bir tefsiri olan "Fi zilal-i Kur'an" olmak üzere hemen hemen her konuda eseri vardır. Özellikle İslâmi konularda, edebiyat ve eğitim konularındaki eserleri daha çoktur. Bunlardan hemen hemen hepsi de türkçeye çevrilmiştir.

Allah ondan ve onun gibi mücahidlerden razı olsun. (Amin)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Şehid Yahya Ayyaş: Kahramanlık ve Şehadet Destanı
Burada okuyacağınız "kahramanlık ve Şehadet Destanı" İslami Direniş Hareketi Hamas’ın mühendis Yahya Ayyaş’ın 5 Ocak 1996’da şehadetininı yıldönümünde
‘Esed 20. yüzyıl Müslüman düşüncesinin farklı versiyonudur’
Asım Öz, 'Muhammed Esed ve Düşünce Dünyası' kitabının yazarı İsmail Çalışkan'la Esed'in düşünce sini ve İslam Düşüncesine katkılarını konuştu
Başeğmeyen Özgürlük Savaşçısı: "Seyid Rıza"
" Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, Bu bana dert oldu. Siz de bana diz çöktüremediniz, bu da size dert olsun" Dersim Generali Seyid Rıza
Öğretmen Dr. Fethi Şikaki'nin Şehadetinin 17.Yıldönümü
Dr.Fethi ŞİKAKİ,17 yıl önce bugün şehit edildi...
Ardından Güzel Bir Örneklik Bırakan "Güzel İnsan"
Erciş yıkıldı ve enkazın altında kalbimiz kaldı. Salih Abi artık muhasebesinde değil ve aradığınızda mobilyaya gelemeyecek.
Bilge Kral anılıyor
Bosna-Hersek'i bağımsız bir devlet yapmayı başaran, en zor anında halkının bir "baba" gibi etrafında kenetlendiği "Bilge Kral" 8. yıl dönümünde anılıy
Onu unuttunuz mu?
Aliya İzzetbegoviç anılarında, 6 yaşındayken Kur'an kursuna başladığını ve çocuk olmasına rağmen sabah namazlarını camide kıldığını anlatır.
MALCOLM X
Malcolm X 46 yıl önce Manhattan’da ABD gizli servisleri ile Nation of İslam`ın ortak bir girişimi sonucu katledilmişti
Portre: Bugün Ahmet Kaya'nın doğum günü
Ahmet Kaya (d. 28 Ekim 1957[1], Malatya - ö. 16 Kasım 2000, Paris) Türkiye'de 1980 ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle tanınmış Kü
Yakup ASLAN Yazdı:İSLAMİ MÜCADELENİN YİĞİT EVLADI ABULHAMİT TURGUT’UN ARDINDAN…
79’un kışıydı. İstanbul bekli de uzun zamanlardan beridir ilk kez bu derece şiddetli bir soğukla tanışıyordu. Yerler bembeyazdı. Ayaz yerdeki karları
SEYYİD KUTUP (1906-1967 m.)
Devrimci bir âlim, mücadeleci bir fakih:Muhammed Hüseyin Fadlullah 
Şehit Dr. Mustafa ÇAMRAN
ROGER GARAUDY
Şehit Orhan Korkmaz’ı Anlamak!
Kardeşinin ve Oğlunun Dilinden Şehid Prof.Dr.Abdulaziz RANTİSİ
Bediüzzaman Said-i Kurdî'nin Yaşamı Ve Mücadelesi
Özgürlük Kartalı: Aslan Mashadov
Malcolm X kimdir?
  ŞEHİD METİN YÜKSEL -Mücadeleyle dolu kısa bir ömür
Suikastle Şehid Edilen Kassam Komutanı Mabhoh Kimdir?
İZZETTİN YILDIRIM HAYATI VE KİŞİLİĞİ
Şehadetinin Birinci Yıldönümünde Nizar Reyyan
Şehadetinin 75. Yıldönümünde Şeyh İzzeddin El Kassam
Ahmet Kaya 9 yıl sonra anılıyor
Selahaddin-i Kurdi
Nureddin Zengi
Abdulaziz Rantisi: Çile ve Mücadele Dolu Bir Yaşam
Suhrewerdî
“Şehid Gıyaseddin Uğur”

DUYURULAR

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zeynep IŞIK

Ey Hüseyin!

RÖPORTAJ

 
En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
2 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
3 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
4 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 Altan Tan:  Arınç 'Haddimi Aştım' demelidir
7 MİT'e ifade davetine hükümetten ilk tepki
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 'Afet yaşıyoruz. Bizim gücümüz kar temizlemeye yetmiyor'
10 Demirtaş Roboski'deydi: 'Halkına zulmediyorsun'

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Kürtler ve Lütuf

En Çok Yorumlananlar

 Bugün  Dün  Bu Hafta Bu Ay  
1 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
2 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
3 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
4 KCK'den 12 kişi daha tutuklandı
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 KPSS’de kopya skandalı sonrası 8 kişinin cezaları verildi
7 Dışişleri Arşivleri Açılıyor
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
10 Kakeyî; “Türkiye, Roboski kurbanlarının ailelerinden özür dilemelidir”
Yorum Hattı
süper bir değerlendirme, tebrik ediyorum......
Hawar
Bülent Arınç >>
düşünen beynine, kalem tutan eline ve yazan kalemine sağlık. inşaallah zatı muhterem okur yazınızı....
idris fidan
Bülent Arınç >>
Corba!
Dun sabah corba icerken, ansizin bir vizilti duydum. Bir sinek icgudusune engel olamayip dalmis beni...
Bako
Linç güruhuna gevap Yüzü kara olanın eli kara çalar >>
Ölüm denizinde iman kabul değilse, bedeni de gelecek nesillere ibret kalabilir
Yavuz ağabeyin bu değerlendirmesinden sonra British Müzesinde bedeni bütün dünyaya bir ibreti alem ...
kutbeddin nurlubaş
Ölüm Denizinde İman! >>
Sayın yazar emeğinizden dolayı allah sizden razı olsun. ...Kürt millileşmesi tek parçalı, tek boyutl...
yasir kaya
Millileşmede Ulusal Hareketlerin Rolü >>
molla ubeydullah dalar
hocam yazınızdan çok etkilendim ubeydullah hoca akrabam olur onun şehit edilmesi beni çok sarstı.ken...
mehmet nuri
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3) >>
Selamun Aleykum
Allah'ın rahmeti ve bereketi onun yolundan gidenlerin üzerine oldun.. Günümüz mevcut şartlarını dü...
Eşref Güler
Fıtri Özelliklerin Kaybedilmesi >>
Lütfunuz(!) başınızı yiyecek!Aynen Katılıyorum!
Akp ye oy verdiğim halde sayın ünsalın eski akp milletvekili oluşu bile gözüme batar oldu... Neden d...
Hüseyin Can
Kürtler ve Lütuf >>
selamlar
dikkate alınırmı bilmiyorum ama bir öneride bulunmak istiyorum.örgütlenmelerde bu bir web sitesi,bir...
f.pala
Öze Dönüş Platformu ve Kadın >>
ALLAHIN selamı magfiret ve bereketi üzerine üzerimizde olsun.hocam bende gecen bu tarz bir eleştirir...
sabahattin
Eleştiri Hastalığı >>
Çok mu önemli?
Mustazaf Amedi kim şehid etti diye sormuş. Kimin şehid ettiğinden çok şehidin kim olduğu daha önemli...
Sadece Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
bassagligi
degerli insan senin olumune cok uzuldum sizin gibidegerli insanlari kaybetmek derinden insani etkili...
zelal serhat
Abdullah Varlı Vefat Etti >>
En iyi kürt ölü kürt kardestir.müslüman türk kardeslerin sözü!!!
yorum baslikta... wesselam...
özgür ebuzer
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ >>
kim şehid etti?
Peki kimler şehid etti bunu da yazın bi öğrenelim....
Mustazaf_Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Seni Rahmetle Yad ediyoruz ey şehid. Ebuzerin yoldaşı. Mustazafların mazlumların yol arkadaşı. Se...
Nezan
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Öncelikle Allah sizden razı olsun, bu güzel çalışmanızdan dolayı. Allah emeği gecen herkesten razı o...
Zaza Kemal
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Ayrıca
Ayrıca söyleşinin ikincibölümü İle BENAV arkadasın sonradan yapacağı yorumu merakla bekliyorum:)))...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Allah razı olsun sizden
Üstatı bütün yönleriyle, sorularla cevapladığınız için Allah sizden razı olsun, özellikle dönemim y...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
ayna bakmak
___________________________ EDİTÖR: Bizim misyonumuzda hakkı ve hukuku savunmak,zulme ve haksızlığa...
mehmet
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Ölüden diri, diriden ölü çıkarılır
“Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor.” Rum Sûresi, 30:19. Sunuhatta, Bu aye...
Kutbeddin Nurlubaş
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
İbrahim SEDİYANİ

Bülent Arınç

Ahmet ALTAN

Ortadoğu

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Felekê Yeman!
Roboski Katliamı +18 Görüntüleri
33 Kurşun Şiiri - Ahmed Arif
Dersim 38 Belgeseli 7. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 6. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 5. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 4. Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
MİLYONLARCA MÜSLÜMAN ARAFAT'TA
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com