Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

11 Şubat 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Zeki SAVAŞ Yazdı:'Evet...'
12 Eylül benim açımdan ayrıca özel bir öneme sahiptir. Bu tarih, Fidan Güngör'ün kaçırıldığı ve bir daha kendisinden haber alınamadığı gündür. Fidan Güngör'ü, JİTEM'in sırtını sıvazladığı insanlar kaçırdı. Güngör, hukuksuzluğun ve çete düzeninin oluşturduğu kaos sonucu acı bir akıbete duçar oldu.

27/08/2010 - 00:59
1:1 1:1,2 1:1,5
 

Sizin evladınız helikopterden atılarak parçalandı mı?

Sizin torununuz otomatik silahla taranarak ikiye bölündü mü?

Sizin eşiniz tarladan alınıp götürülerek devirki gün gözleri çıkarılmış ve kafatası kırılarak içine taş doldurulmuş şekilde size teslim edildi mi?

Arkasından da eğer sesinizi çıkarırsanız sizi de cezalandırırız diye tehdit edildiniz mi?

Yirmi yıl bu acıyı kamuoyuyla paylaşmadan içinizde sakladınız mı?

Siz, minik ve küçük evlatlarınızın çobanlık yaparken öldürülmesinin, götürülüp işkence edilerek katledilmesinin nasıl bir acı olduğunu tattınız mı?

Siz, babanızın “beyaz torosa” bindirilerek bir daha kendisinden haber alınamamasının ne demek olduğunu yaşadınız mı?

Sizin yeğeninizin kemikleri asit kuyusunda bulundu mu?

Sizin amcanızın cesedi kafasına kurşun sıkılmış bir halde köprü altında keşfedildi mi?

Sizin dayınız köyden götürülüp karakolda öldürülerek gömüldü mü?

Sizin akrabalarınız faili meçhullere kurban gitti mi?

Sizin eviniz yakıldı mı hiç?

Siz göçe zorlandınız mı hiç?

Siz kendi memleketinizde azizken zorla göçe zorlanıp zelil olmanın ne olduğunu yaşadınız mı hiç?

Eğer siz bunları ve bunun gibi sayısız acıyı yaşamadıysanız veya bir yakınınız yaşamadıysa, 12 Eylül günü bunları yaşayanları bir nebze düşünerek hareket edin.

Bu acıları yaşayanların, bu acıları kendilerine yaşatanların hesaba çekilmesine imkan verebilecek bir referanduma hayır demeyecekleri açıktır.

Evlatlarını askerde yitirmenin acısını taşıyan aileler, bu acıyı diğerlerinin de yaşamasını istemiyorsa ve bu acıyı yaşamamış aileler de bu acıyı tecrübe etmek istemiyorsa, tüm bu acıların menşei olan zalimleri geriletecek ve belki de hesaba çekilmelerini sağlayacak bu referanduma evet demesi beklenir.

Mazlumun dininin sorulmadığı gibi zalimin de dini sorulmaz. Her mazlum savunulmayı ve her zalim karşı çıkılmayı hak eder. Mazlumu savunmak ve zalime karşı çıkmak, her şeyden önce insani meseledir. İnsanın dini ve ideolojisi ne olursa olsun, insanlığını yitirmemiş herkes mazlumu savunur ve zalime karşı çıkar.

12 Eylül referandumu din, ideoloji ve parti temelinde bir tavır belirleme, yandaş veya karşıt olma meselesi değildir. Konuyu bu bağlamda değerlendirip dinin ve yöntemin elden gittiğini savunanlar, yanılıyorlar. Bir partiye eklemlenildiğini düşünenler de yanılıyor.

12 Eylül Referandumunda takınılacak tavır, insani olan bir meseledeki duyarlılığın veya duyarsızlığın göstergesidir. 12 Eylülde'ki evet veya hayır, mazlum ve zalime karşı bir insan olarak nasıl hareket edilmesini ifade edecek. Konunun bu bağlamda değerlendirilmesinin daha isabetle olacağı inancındayım. Bu bir.

İkincisi, anayasanın taleplerimize cevap verip vermediği konusudur. Mevcut anayasa değişikliği hiç kimsenin taleplerine yeterince veya hiç cevap vermiyor. Bu anayasa tam da benim istediğim gibidir diyen tek bir kişi çıkmadı. Çıkmaz da.

Anayasaya ilişkin taleplerimizi de öncelikle özgürlük talepleri ve ideolojik talepler diye iki ayrı kısma ayırmak gerekiyor.

İdeolojik açıdan bakıldığında anayasayla ilgili toplumsal talebin çeşitliliği ve hatta karşıtlılığı unutulmamalı. Ulusalcı Türkler, Türk ırkı temelinde faşist bir anayasa istiyor. Ulusalcı Kürtler, ne olduğu belirsiz ama din karşıtı olduğu kesin olan bir başka ideolojik temelde bir anayasa istiyor. Solcular, Aleviler, Liberallerin her birinin farklı farklı anayasa talepleri vardır. İslam'ı, hayatın temeline yerleştiren insanların da çok daha farklı bir anayasa talebi ve özlemi vardır. Azınlıkların bir başka talebi vardır. Bu kadar farklı, zıt ve birbirini nakzeden, reddeden taleplerin aynı anayasada karşılanması imkansızdır. Anayasa değişiklikleriyle ilgili ideolojik taleplerin karşılanması cihetinde bir beklenti içinde olmak, gerçekçi değildir. Çünkü biz toplum olarak çoğunculuğumuzun üzerinde ittifak ettiği bir fikri temel yoktur. Anayasanın ideolojik beklentilere cevap vermesi, toplumsal çoğunluğun belli bir din veya ideoloji üzerinde ittifak etmesi, bunu istemesi ve bunun için mücadele etmesiyle mümkün olur. Böyle bir imkanın doğması için de toplumun özgürce tartışma, konuşma ve kendi tercihlerini hayata aktarabilme imkanı ve özgürlüğüne kavuşmasıyla mümkün olabilir. Önümüzdeki referandumla ilgili ideolojik tartışmalar zamansız ve yararsızdır.

Sonuç olarak değiştirilen anayasa, ideolojik bakımdan hiç kimsenin beklentisini karşılayacak muhtevada değildir, böyle bir beklenti de doğru değildir.

Mevcut anayasa değişikliğini özgürlük alanlarının genişletilmesi, mütegallibe zümrenin geriletilmesi bakımlarından incelediğimizde, geçmişe oranla oldukça önemli ama olması gerekenlere nisbetle oldukça geri bir anayasadan ve reformdan söz etmek mümkündür. Ancak akıl, tecrübe ve mevcut veriler şunu gösteriyor ki, daha ileri bir anayasaya ulaşmak, zulmü daha bir azaltmak, zalimlerin hesap vermesini sağlamak ve ortak özgürlük alanlarını genişleterek herkes için kabul edilebilir, tahammül edilebilir ortak bir alan var etmek anayasa değişikliğindeki bu ilk adımın kabulüyle mümkündür. Biz daha iyi anayasa istiyoruz gerekçesiyle hayır denirse, daha iyi bir anayasanın uzun yıllar hayal olacağını ve her şeyin tersine döneceğini öngörmek zor olmasa gerek. Bu referandum kabul edilirse, toplumsal bilinç ve talep zaten ikinci ve daha esastan yeni bir anayasa değişikliğini çok daha etkili bir şekilde gündeme getirecek ve hepimiz yeni süreçte makul ve uygulanabilir olan haklı taleplerimizi etkili bir şekilde gündeme getirerek bunun mücadelesini verebileceğiz.

İdrak ettiğimiz konjonktür, minimum düzeydeki toplumsal mutabakatın ancak özgürlük alanlarının genişletilmesi hususunda olabileceğini gösteriyor. Bunca zıt farklılıklar ancak herkes için olan özgürlüklerin genişletilmesi konusunda ittifak edebilir. Şimdilik en gerçekçi ve uygulanabilir ortak payda budur. Bu fırsat doğru değerlendirilmez ise, herkesin her iki yöndeki beklentileri meçhul bir tarihe ertelenir ve bedeli ağır olur. Daha özgürlükçü bir anayasa için hayır demek, hem yanlış hem yanıltıcıdır. Zaten hayır diyenlerin fikri yapısı dikkate alındığında, tümünün özgürlüklere karşı olduğu görülecektir. Red cephesinin mahiyeti, evet demenin isabetliliğinin önemli bir göstergesi durumundadır. Boykotu savunanlar ise, her şeyden önce kendi vicdani muhasebelerinde çıkmaz içindedirler. İdeolojik olarak red veya boykotu savunanlar, bu tezlerinde samimi olabilirler ancak konuyu yanlış bir zeminde tartıştıkları inancındayım.

12 Eylül benim açımdan ayrıca özel bir öneme sahiptir. Bu tarih, Fidan Güngör'ün kaçırıldığı ve bir daha kendisinden haber alınamadığı gündür. Fidan Güngör'ü, JİTEM'in sırtını sıvazladığı insanlar kaçırdı. Güngör, hukuksuzluğun ve çete düzeninin oluşturduğu kaos sonucu acı bir akıbete duçar oldu. Fidan Güngör ile aynı akıbeti paylaşan yüzlerce insan vardır. Çete düzenini dizginlemek için hepimizin aynı acıyı yaşaması veya tümümüzün bir yakınının kurban mı olması gerekiyor? Babamızın, kardeşimizin, evladımızın, amcamızın, dayımızın, yeğenimizin veya çok çok değer verdiğimiz bir arkadaşımızın, bir değerimizin çete düzenine kurban gittiğini varsayalım. Bu çete düzenini nispeten dizginleyecek ve daha insani ve özgür bir iklime imkan sunabilecek referanduma evet mi deriz hayır mı? Bağımsız, özgür ve insaflı bir insan olarak düşünelim, ne deriz?

Ben EVET derim.

www.fitrat.com

YORUMLAR

Abdullah 12-09-2010, 16:45:25
Sayin zeki savas kardesim...Simdi "jitemin sirtini sivazladigi kisiler" diye tabir ettiginiz sizinde icinde bulundugunuz o cografyada jitemce sirtlarinin sivazlandigina dair Allah rizasi icin yorum haricinde elinizde bir kanit varsa bunu bana göndermenizi istiyorum...Yok eger böyle bir kanitiniz yoksa "Bir topluluga olan kininiz sizi adaletsizlige sürüklemesin" ilahi fermanini bir an olsun göz önünde bulundurmanizi istirham ediyorum...Dünya ve türkiye müslümanlarinin hala anlamak istemedigi grup ve cemiyet cikarini hakkin üstünde tutmalarinin ne sonuclar dogurdugunu iyi düsünmek lazim geldigini düsünüyorum..Kavga eden taraflarin zayifligindan istifade etmek ile taraflarin onlarin adamlariydi izlenimini biraktirmak farkli seyler olsa gerek...Allah adina yemin ediyorumki onlarin "jitemin sirtlarini sivazladiklari" olduklarina dair somut bir delil sunabilirsen beni Onlara dost olarak bulamazsin..yok öyle degil ise bütün taraflar önyargilarindan arinarak Ey iman edenler iman ediniz konumuna gelmeliler..

Lütfen bu notumu sayin zeki savasa iletiniz

Selametle
REBEZELİ 28-08-2010, 14:42:00
şehadetine kaniş olamadım bir türlü , bir gün çıkıp gelecekmişsin gibi,bahçemizde yeşerecek fidanlar umut eder küçük yüreğim ve asla unutrmayacağım seni seydam, hasretinden 12 EYLÜL günü ağlayaya ağlaya evet desem de yitik değerlerin acısını ve hasretini dindirmeyeceğini biliyorum,onların bir daha geri gelmeyeceğini de ancak evet demenin zalimlere ve maşalarına hayır demek olduğunu mahşer günü rabbi gücüm yetmedi ama evet diyebildim zalimin zülmüne dur demek için..

Kategorideki Diğerleri

'Ey Ebuzer! Onu Annesinin renginden dolayı mı ayıplıyorsun?'
Bülent Arınç’ın, “Kürtçe bir medeniyet dili değildir” sözü, en hafif deyimiyle medeniyetsizlik ve bilgisizlik örneğidir...
Ayakkabılar
Bazı dostlarda tıpkı bu yarım ayakkabılar gibi bazen ısıtır bazen de buz gibi soğukta bırakır sizi. Karasızdırlar yani.Bazen sizin gibi düşünürler. Si
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
Şehid Molla İhsan ilahi dava ile tanıştı tanışalı, mütevazi bir yaşam sürdürdü. Kendinden önceki ilahi davanın temsilcileri gibi bir hayatı, örnek ald
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
Fakat kendi anadili dışındaki dilleri bilmediği, diğer bir dili hiç öğrenmediği halde, başka diller hakkında yargıda bulunuyor, ahkâm kesiyor. Ve ne k
Cami ile Gelen
Cumhuriyet camilerine devam eden Müslümanların ittifak ettikleri noktalar ise camide şekillenen dinin sağladığı ortaklıklardır. Bunlar aynı zamanda ul
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı?
Dahası, son olarak, 3 Şubat Cuma günü, sadece Humus’da yüzlerce insan daha, -tıpkı Şah’ın 33 sene öncelerde yaptığı gibi-, Allah’u Ekber feryadlarıy
Fîkrî Amedî Nivîsî  : Xatemûl Enbîya 
Esra ku ew tê de welidî bu li her alî cehalet, zilm û bêexlaqîyê serê xwe girtîbu çubu. Bawerîya Xwedê Teala hatibu ji bîrkirin û mirovatî ketibu nava
Derin Devlet mi! Yoksa Devlet mi derin?
1990’lı yıllarda Türkiye genelinde muhaliflere yönelik yapılan tüm faili belli/meçhullerin bizzat ordu, emniyet, yargı, hükümet ve köşkün muazzam işbi
“Fırat’ın Doğusu” İnsanlığa Kapalı Hala!  
Bir gece vakti sabah ezanının ardından çalınıyor kapınız. Giriliyor özelinize. Didik didik aranıyor eviniz. Götürülüyor sevdiğiniz; babanız, eşiniz, k
Öze Dönüş Üzerine
Yaratılışa inananlar olarak özümüzün yaratıcı tarafından belirlendiğini kabullenmek durumundayız. Aksine tevhit ehli olmak anlamına gelen muvahhit sıf
Şehid İzzeddin YILDIRIM'dan Mektup
Yükselenler/Alçalanlar
Abdulkadir BİNGÖL  nivîsî : "Şefqetê  Dê û Qotiya Çopê"
Kürdistanlı Müslümanların Durumu ve Öze Dönüş Platformu
Wesiyeta Qazî Mihemed li gelê Kurd!
Roboski katliamı örtbas mı ediliyor?
Anabasis Kıyılarına Kar Yağıyor
Sessizlik ve Korku 
Yetim Medreselerin Çığlığı
Kur'an'ın Muhafazları Olabilmek
Kürtçülük ve Yurtseverlik Suçlamaları
Uludere’yi ve Uludere’yi unutanları unutmayacağız!
Molla Mansur Güzelsoy'un Ardından
Asker İntiharları: “Ölünecekse Vatan İçin Olacak”
Seydamızı Rahmet ve Minnet ile Anıyoruz
Dualarımız Yaşantımız Olsun
Şehre Dağdan Bakmak
Kürt Siyasetinin Geldiği Eşik
 Şırnak Katliamı ve Vicdanı Olmayan Dindarlar!
Geliyorum Diyen Katliam!

DUYURULAR

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zeynep IŞIK

Ey Hüseyin!

RÖPORTAJ

 
En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1

KONUK YAZARLAR

 

En Çok Yorumlananlar

 Bugün  Dün  Bu Hafta Bu Ay  
1
Yorum Hattı
Ruh ve ruhsuz!
Bir yavru serce hayata alisir gibi, bir topal karinca hayata baglanir gibi, ruhun buna benzer bir su...
Bako
Linç güruhuna cevap-2 AK Parti’ye ne ölçüde ve niçin destek verdim? >>
Tebrikler
Umarım dersini almıştır. Ustanın kalfası ne olacak...
Fikri Amedi
Bülent Arınç >>
Allah razı olsun,kalemine sağlık... teşekkürler ...
Ensar BRİNDAR
Bülent Arınç >>
süper bir değerlendirme, tebrik ediyorum......
Hawar
Bülent Arınç >>
düşünen beynine, kalem tutan eline ve yazan kalemine sağlık. inşaallah zatı muhterem okur yazınızı....
idris fidan
Bülent Arınç >>
Corba!
Dun sabah corba icerken, ansizin bir vizilti duydum. Bir sinek icgudusune engel olamayip dalmis beni...
Bako
Linç güruhuna gevap Yüzü kara olanın eli kara çalar >>
Ölüm denizinde iman kabul değilse, bedeni de gelecek nesillere ibret kalabilir
Yavuz ağabeyin bu değerlendirmesinden sonra British Müzesinde bedeni bütün dünyaya bir ibreti alem ...
kutbeddin nurlubaş
Ölüm Denizinde İman! >>
Sayın yazar emeğinizden dolayı allah sizden razı olsun. ...Kürt millileşmesi tek parçalı, tek boyutl...
yasir kaya
Millileşmede Ulusal Hareketlerin Rolü >>
molla ubeydullah dalar
hocam yazınızdan çok etkilendim ubeydullah hoca akrabam olur onun şehit edilmesi beni çok sarstı.ken...
mehmet nuri
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3) >>
Selamun Aleykum
Allah'ın rahmeti ve bereketi onun yolundan gidenlerin üzerine oldun.. Günümüz mevcut şartlarını dü...
Eşref Güler
Fıtri Özelliklerin Kaybedilmesi >>
Zulüm oraklığı;Ne kütü bir ortaklık Nsılda oldu da bu güne kadar bu gerçek yüzünüzü göremedik...
ensar Brindar
Ahmedinejad; Devlet ve halk olarak, Suriye'yi destekliyoruz >>
Algı ve Gerçek....
Az Önce Alalam kanalı acil duyurduğu haberde, Suriye Ordusuna Bağlı birlikler Üç Koldan hums şehrini...
İhsan
Humus Bombardıman Altında:105 ölü >>
Taziye
Kardeşimiz Değerli Cevdet'e Allahtan Ğani Ğani Rahmet değerli Kınay Ailesine Sabrı Cemil niyaz ediyo...
Selman Amedi
İnna lillah ve inna ileyhi raci'un >>
Allah rahmetiyle kuşatsın. Yakınlarına sabır versin. mekanıcennet olsun....
Barış
İnna lillah ve inna ileyhi raci'un >>
İnna lillah ve inna ileyhi raci'un
Allah Rahmet Eylesin. Taziyelerimi bildiriyor, sabır diliyorum....
Eşref VAN
İnna lillah ve inna ileyhi raci'un >>
İsra haberin ESED i zaten destekliyor,Yanlı ve katliam taraftarı olan isra'nın haberinin gövenilecek...
Ensar BRİNDAR
Nasrallah: Sokaklar Öldürülen Savaşçılarımızla Doluymuş!  >>
Çok mu önemli?
Mustazaf Amedi kim şehid etti diye sormuş. Kimin şehid ettiğinden çok şehidin kim olduğu daha önemli...
Sadece Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
bassagligi
degerli insan senin olumune cok uzuldum sizin gibidegerli insanlari kaybetmek derinden insani etkili...
zelal serhat
Abdullah Varlı Vefat Etti >>
En iyi kürt ölü kürt kardestir.müslüman türk kardeslerin sözü!!!
yorum baslikta... wesselam...
özgür ebuzer
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ >>
kim şehid etti?
Peki kimler şehid etti bunu da yazın bi öğrenelim....
Mustazaf_Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
İbrahim SEDİYANİ

Bülent Arınç

Ahmet ALTAN

Gemi

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Felekê Yeman!
Roboski Katliamı +18 Görüntüleri
33 Kurşun Şiiri - Ahmed Arif
Dersim 38 Belgeseli 7. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 6. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 5. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 4. Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
MİLYONLARCA MÜSLÜMAN ARAFAT'TA
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com