Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

23 Mayıs 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Kartal: Yeni komutanlara çok iş düşüyor
Kartal, devletin ve hükümetin bilgisi dahilinde Abdullah Öcalan’la diyalogda bulunulduğunu ifade ederek, hükümetin ne kadar kararlı ve ciddi olduğunu 20 Eylül’e kadar sürecek olan “eylemsizlik” süresinde görerek, anlamak istediklerini söyledi.

20/08/2010 - 15:03
1:1 1:1,2 1:1,5
 

Kongra Gel Başkanı Remzi Kartal, PKK’nin ateşkes kararı konusunda, “Yeni başlattığımız eylemsizlik sürecinin iki taraflı bir ateşkese dönüşerek gelişmesi, Türkiye halkı için yeni bir milat olacaktır.  Bu konuda yeni bir başlangıç için,Türk ordusunun yeni komuta kademesine ve Türkiye deki muhalefet partilerine büyük sorumluluk düşmektedir“ dedi.

Kartal, devletin ve hükümetin bilgisi dahilinde Abdullah Öcalan’la diyalogda bulunulduğunu ifade ederek, hükümetin ne kadar kararlı ve ciddi olduğunu 20 Eylül’e kadar sürecek olan “eylemsizlik” süresinde görerek, anlamak istediklerini söyledi.

Kongra gel Başkanı, “ABD ve AB ülkeleri de hareketimize yönelik politikalarını artık değiştirmeli ve tecrübeleri ile Türkiye’yi çözüm konusunda teşvik etmelidir” dedi.    

Kartal ayrıca, Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin çözüm konusunda etkili bir rol oynayabileceğine inandığını belirterek, bu konuda beklentileri olduğunu belirtti.

Remzi Kartal, AKnews’in son gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı…

Sayın Remzi Kartal, geçtiğimiz hafta KCK ile Kongra-Gel yaptıkları ortak açıklamada, HPG’nın 20 Eylüle kadar çatışmalardan uzak duracağını açıkladılar. Bu karar, bazı çevreler tarafından “PKK’nin zaafiyeti”, kimi çevreler ise, “Öcalan ile diyaloğun sonucu” olduğunu söyledi. Bize olayların perde arkasını açıklayabilir misiniz?

Olayların doğru kavranması açısından başta şu husus önemlidir. Önderliğimiz (Öcalan) içinde bulunduğu çok ağır koşullara rağmen, çözüm konusunda diyalog ve müzakerelere dayalı barışçıl bir sürecin gelişmesi için, sürekli büyük bir sabır ve fedakarlıkla yoğun bir çaba sarfediyor. Özgürlük Hareketi olarak biz de aynı sabır ve fedakarlığı gösteriyoruz. Ancak Kürt tarafının bu yaklaşımlarına karşılık devletin cevabı ise, bu süreçte halkımıza ve hareketimize karşı saygısızlık ve hakaretler adeta rutinleşti, Kürt siyasetçileri yasaklandı ve tutuklandı, halkımıza karşı linç politikaları yürütüldü, gerilla cenazelerine yönelik vahşi uygulamalar yapılıyor.

AKP hükümetinin bu politikaları ısrarla sürdürmesinin sonucunda, siyasal sürecin yerine tamamen şiddet politikalarının esas alındığını ve çözüm çabalarının karşılık bulmadığını gören Önderliğimiz, bundan dolayı kendisini geri çekti.

Devletin ve hükümetin bu politikalarının sonucu olarak da, KCK uzun bir süredir herşeye rağmen sürdürdüğü tek taraflı eylemsizlik kararına son verdi ve 1 Haziran’dan itibaren büyük bir şiddet sarmalı gelişti. Türkiye ve Kürdistan da yaşanan yoğun çatışmalar kamuoyu ve hükümet üzerinde büyük baskı oluşturdu. Devletin ısrarla yürüttüğü inkar ve imha politikasının sonuçsuz olduğu bir kez daha açığa çıktı.

Bu yoğun çatışma sürecinin önünün alınması ve çözüm için diyalog ve müzakerelerin geliştirilmesi konusunda, hem Kürt, hem de Türk kamuoyu tarafından çağrılar yapıldı. Ayrıca bu süreçte Türkiye gündeminde Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ve referandum gibi hükümet için önemli olan başka konular da vardı.

Bütün bunların sonucu olarak, tekrar bir eylemsizlik kararı ile yeni bir sürecin başlatılması için, Önderliğimiz üzerinden yeni bir diyalog arayışının olduğunu yaşanan gelişmeler göstermektedir. Önderliğimiz, bir iyi niyet arayışı olarak belirttiği bu gelişmenin giderek sağlıklı bir diyalog ve müzakere sürecine dönüşmesi için, hareketimiz tarafından bir fırsat yaratılmasını istemiştir.

Hareketimiz bu temelde Önderliğimizin bize yönelik mesajına eylemsizlik kararı ile cevap vermiştir. Yaşanan gelişmelerin de gösterdiği gibi, bu karar bir zaafiyet sonucu değildir. Tam tersine oldukça güçlü ve hakim olduğumuz bir süreçte aldığımız eylemsizlik kararı ile, çözüme yönelik diyalog ve müzakere sürecinin başlatılması konusunda, hükümetin ne kadar kararlı ve ciddi olduğunu bu süre içinde görerek anlamak istiyoruz.

Öcalan’la hangi diyalog ve görüşmeler yapıldı?

Önderliğimiz ile yapılan diyaloglar, elbette ki devletin ve hükümetin bilgisi dahilinde, ilgili kurum ve yetkililer tarafından yapılmaktadır. Ancak bu konunun önemi ve hassasiyeti nedeniyle detayların kamuoyuna yansıtılmaması da anlaşılır bir durumdur.

Öcalan’ın, Ramazan ayı ve referandum öncesi böylesi bir kararı almasının nedeni nedir?
En önemlisi, bu 7’nci ateşkesle neyi amaçlıyorsunuz?


1999 Ağustos’unda gerillanın geri çekilmesini de sayarsak, süregelen ateşkes ve eylemsizlik kararları içinde bu 8’inci olmaktadır. Herşeyden önce şunu belirtmeliyim ki, her zaman esas aldığımız temel bir ilke, Kürt sorunundan kaynaklı yaşanan çatışmaların bitmesi için siyasal çözüme vesile olacak her türlü fırsatı doğru değerlendirmektir.

Çok yoğun bir düzeyde giderek artan çatışma ortamının referandum sürecini AKP aleyhinde olumsuz etkileyeceği açıkça görülmekteydi. Bu olumsuz tablonun referandum sonrası süreç üzerinde de etkili olma durumu sözkonusuydu. Bütün bu gelişmeler karşısında AKP’nin yeni bir arayış içine girdiği söylenebilir. Bu temelde Önderliğimiz de 31 Mayıs’tan itibaren kendisini geri çekmiş olmasına rağmen, yeni bir durum değerlendirmesi yapmıştır.

Bu eylemsizlik kararı ile Kürt tarafı istemlerini kamuoyuna açıklamıştır. Elbette temel istem, Kürt sorunun çözümü için devletin operasyonları durdurması ve diyalog temelinde müzakereleri başlatmasıdır.

Eylemsizlik kararının alınması konusunda kutsal Ramazan ayının da bir etkisi vardır. Mecbur olmadıkça zaten çatışmadan yana olmayan hareketimiz için, ölüm ve gözyaşı olmadan Ramazan ayının halklarımız tarafından kutlanması her zaman önemli bir husus olmuştur.     

Öcalan kararını KCK’ye avukatları aracılığıyla mı bildirdi yoksa kimi iddialara göre devletin kendisine sunduğu telefon-telekomünikasyon bağlantısıyla mı bildirdi?

Meselenin özüne hizmet etmeyen bu tür konuların öne çıkarılarak spekülasyonlara fırsat verilmesini doğru ve yararlı bulmuyoruz.

Ateşkesin kalıcılaşması ve silahların tamamıyla susması için Türk ordusu  ve AKP hükümetinden beklentileriniz nedir?

Kamuoyuna deklere ettiğimiz açıklamada belirtilen talepler şunlardı: Askeri ve siyasi operasyonların tamamen durdurulması ve çift taraflı bir ateşkes sürecinin geliştirilmesi, haksız tutuklanan yaklaşık 1700 Kürt siyasetçisinin ve barış gurubu üyelerinin derhal serbest bırakılması, Önder Apo’nun  sunduğu üç maddelik çözüm çerçevesinde bir müzakere sürecinin başlatılması ve kendisi için barış sürecine aktif katılım koşullarının yaratılması, demokratik hiçbir ülkede bulunmayan yüzde 10’luk seçim barajının düşürülmesi.

Ateşkesin kalıcılaşması ve silahların tamamıyla susması için, AKP hükümeti ve Türk ordusunun askeri ve siyasi operasyonlar konusunda güven verecek bir uygulamayı hemen başlatmaları gerekiyor.

Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’a yapacağı ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Başlatmış olduğumuz eylemsizlik sürecinin geleceği açısından, Amed ziyareti Başbakan Erdoğan için büyük bir fırsattır. Başbakan Amed’e gitmeden önce, sürece ve halkımızın beklentilerine yönelik somut bazı adımlar atarak, BDP ve halkımıza güven vermelidir. Halkımızın hassasiyetlerini dikkate alarak, oyalama ve erteleme taktiklerine girmeden, çözüme yönelik somut mesajı ile Türkiye halklarının aydınlık geleceği için barış ve demokrasi sürecini Amed’den başlatabilir. Bu temelde yapılacak bir Amed ziyareti, hem Başbakan için, hem de Türkiye için yeni bir başlangıca vesile olabilir. Aksi takdirde halkımız yüzeysel hiçbir yaklaşımı kabul etmeyecektir.

Boykot tavrınız konusunda hala ısrarlı mısınız ? Kürtler hangi konuda boykot kararını pazarlık masasına yatırabilir?

Referandumda doğrudan Kürt halkının taleplerine hitap edecek hiçbir konu yoktur. Yeni yasaların hazırlanmasında ve Meclis’te tartışılmasında Kürt tarafı ve talepleri AKP tarafından görmezden gelinmiştir. Bu nedenle BDP boykot kararı almıştır. Eylemsizlik kararı AKP’nin referandum konusunda Kürtler’in taleplerini dikkate alması için önemli bir fırsat yaratmaktadır.

AKP bu konuda somut adım atarak hem başlatılan sürece güven verebilir, hem de BDP ve Kürt kamuoyunun desteğini alabilir.

Kongra-Gel Genel Başkanı olarak, kalıcı bir diyalog, barış ve çözüm için başta Türk ordusu, MHP ve CHP olmak üzere Türkiye’nin iç dinamiklerine bir çağrınız var mı?

Türk ordusunun Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı sonuç alamamasının nedeni başarısızlık değildir. NATO’da ikinci, Ortadoğu’da ise en güçlü olan bir ordudur. Hareketimize karşı 26 yıldır yürüttüğü savaşta da çok önemli tecrübe kazanmıştır. Ancak nasıl ki koca ABD ordusu Vietnam halkını yenemediyse, Türk ordusunun da Kürdistan halkını yenmesi mümkün değildir. Çünkü bu bir halkın özgürlük mücadelesidir, söylendiği gibi bir  “terör“ meselesi değildir ve güvenlik tedbirleri ile bu sorunun halledilmesi, 21’inci asırda bir halkın tamamen bitirilmesi mümkün değildir.

Savaş ve şiddette ısrar politikası sadece Kürt halkına değil, daha çok da Türk halkına ve Türkiye’ye zarar veriyor. Maddi ve manevi olarak Türkiye’yi uluslararası ilişkilerde başkalarına muhtaç ediyor ve ülkenin tüm imkanlarını yutup götürüyor.

Savaşın daha da uzaması giderek artık halklarımızın bir arada yaşamasının zeminini ortadan kaldırıyor. Bu açıdan son derece riskli bir durum söz konusudur. Yeni başlattığımız eylemsizlik sürecinin iki taraflı bir ateşkese dönüşerek gelişmesi, Türkiye halkı için yeni bir milat olacaktır.  Bu konuda yeni bir başlangıç için, Türk ordusunun yeni komuta kademesine ve Türkiye deki muhalefet partilerine büyük sorumluluk düşmektedir.

Avrupa Birliği ve ABD’nin Kürt sorunu konusundaki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?  

Kürt sorunu konusunda ABD ve AB ülkelerinin tamamen Türkiye’ye endeksli olarak yürütmüş oldukları politikalar sonuç vermemiştir. Bundan hem Kürt halkı, hem Türk halkı, hem de bölgemizde demokrasinin gelişememesi nedeniyle evrensel ortak değerler zarar görmüştür. Hareketimizin tamamen haksız yere “terör“listelerine alınarak yasaklanması, yöneticilerinin kriminalize edilmeye çalışılması, Türkiye de Kürt sorununun çözümsüz kalmasının en temel nedenlerinden biri olmuştur.

Aslında bu Türkiye’ye de yapılmış en büyük kötülüktür. Bütün bu nedenlerden dolayı, ABD ve AB, hareketimizi “terör“ listelerinden çıkararak, çözüme yönelik bir misyon üstlenmelidirler. Kürt sorununu Kürt tarafı ile diyalog temelinde çözmesi konusunda, ABD ve AB ülkeleri de hareketimize yönelik politikalarını artık değiştirmeli ve tecrübeleri ile Türkiye’yi çözüm konusunda teşvik etmelidirler.   

Kürdistan Bölgesi’ne ve Başkan Mesud Barzani’ye yönelik bu eylemsizlik sürecinde beklentileriniz ve mesajınız nedir ?

Kongra Gel adına, Sayın Kek Mesud Barzani’nin eylemsizlik kararımıza yönelik vermiş olduğu destek mesajı için kendisine içtenlikle teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı şekilde sayın Neçîrvan Barzani’nin de destek mesajı vardı, kendilerine teşekkür ediyorum.

Elbette her destek bizim için önemlidir. Ancak Fededral Kürdistan’dan gelen destek bizim için en anlamlı ve en değerli olanıdır. Çünkü bize göre Kürtler arası birlik ve dayanışma, en stratejik temel konudur. Halkımızın özgür geleceği buna bağlıdır.

Kek Mesud Barzani’nin, gerek Türkiye ile gerekse de uluslararası ilişkilerde çözüm konusunda etkili bir rol oynayabileceğine inanıyorum ve bu konuda beklentimiz olduğunu da belirtmek istiyorum.

PORTRE / REMZİ KARTAL

DEP eski Van Milletvekili Remzi Kartal, öğrencilik yıllarında Türkiye Kürdistanı Demokrat Partisi'ne (T-KDP)'ye yakın durdu ve bu partinin faaliyetlerinde yer aldı. Kartal, 12 Eylül askeri darbesinden sonra üç kez tutuklandı. 1990 yılında kurulan Halkın Emek Partisi'nin (HEP) kuruluş çalışmalarında yer aldı ve aynı partinin Van İl Başkanı oldu. 1991 seçimlerinde kapatılan Demokrasi Partisi’nden (DEP) milletvekili seçildi. 1994 yılında Avrupa’ya geçen Kartal, 1995'te yine DEP'li arkadaşlarıyla birlikte Sürgünde Kürdistan Parlamento'sunu oluşturdu. Remzi Kartal, Ağustos 2009'da Kongra-Gel Başkanlığı'na seçildi.

Roni Alasor - AKnews

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

"Dünü ve Bugünüyle Yakup ASLAN" I.BÖLÜM
Yakup ASLAN’ı bu gün yazmada etkili kılan unsurların neler olduğunu öğrenmek için gezdiği yerleri yeniden tazeler gibi bu röportajımızda elimizden gel
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine  [ II ]
Daha önce belirttiğimiz gibi, sürgün olarak sekiz yıl kalacağı Isparta’nın Barla nahiyesine sürüldüğünden bahsetmiştik. İşte ilk ciddi Risale yazımı v
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine
Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes'e 80 küsur yaşında olduğu halde, Kürt ve Kürdistan kavramlarını kullanarak en yetkili makamlara s
Molla Mansur Güzelsoy'un Eşi Lamia Hanımla Röportaj 
Ne yazık ki Seyda Molla Mansur hakkında elimizde fazla bilgi yok. Ancak arkadaşları, eşi ve dostları yaşıyorlar; maalesef onlarla da bugüne kadar bir
Seydayê Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub’a dair"-IV:Akide ve Tevhid
Tabii elbette, Seyyid’in töhmet altında bırakıldığı, hakkında ileri geri konuşulduğu konuların başında akidesi etrafında yapılan tartışmalar gelmekted
Bi Pîreka Seydayê Mele Mansur Lamîa Xanimê Re Hevpeyvin
Mixabin di derheqê Seydayê Mele Mansur de di destê me de pirr malumat tune. Belê hevalê wî pîreka wî dostên wî saxin lê heya îro xebatek li ser nehatî
'Ulus devlet zulmünün en acı faturasını Kürtler ödemiştir'
Gün geldi Sarıkamış’ta iliklerimize soğuğu işledi, gün geldi kutsalımıza kara çizgi çekti, gün geldi tahtını kıyımların üzerine dikti, gün geldi sırtı
İkbal Der Başkanı Akbaş: "Kürt sorunu, başörtüsü kadar haktır "
Gençlik bize göre debisi yüksek bir ırmaktır. Doğru kanallara aktı mı faydası tahminlerin üzerindedir. Yanlış kanallara yönlendirilince zararı tahmin
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 8 (ÖZEL BÖLÜM)
Bu sekizinci buluşmamızda, masanın diğer tarafında Yeni Akit Gazetesi Yazarı ve Ortadoğu Uzmanı Gazeteci Ahmet Varol, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin
Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub Siyasal İslam ve İslam Devleti’ne" dair (III)
Şehadetinin 45. Yılında, yazarımız Seydayê Mustafa Naim ile Seyyid Kutub üzerine yaptığımız söyleşinin üçüncü kısmını “Siyasal İslam ve İslam Devlet
Seydayê Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub’a dair"- II (Söyleşi)
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 7
  Mustafa Naim ile Şehadetinin 45. Yılında:  'Seyyid Kutub'
Mazlumun dini sorulmaz
Necmi Kaya İle Şeriatiye Dair - II (Söyleşi)
Necmi KAYA:"Bugünün Müslümanları için Şeriati çağdaş bir İbrahim’dir."
"Özerk yerler vergi vermeyecek, devletten yardım alacak"
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 6
Ekinci: DTK özerklik ilan etse ne olacak?
Laçiner: BDP, Tıpkı Doğu’nun CHP’si Gibi
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 5
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri-4
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri - 3
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 2
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 1
Adnan FIRAT ile “Demokratik Özerklik” üzerine
Raşid Gannuşi ile Söyleşi
Miroğlu: Kürtler Türklere güvence versin
"Birlikte yaşam paktını kurmalıyız"
 Ayrılırsak iki faşist devlet oluruz

DUYURULAR

 

FACEBOOK

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zülfikar FURKAN

Dibîstana Kurdî

Azad SERHILDAN

Günah ve Tövbe

RÖPORTAJ

 

En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Dindar Faşistlik

Yorum Hattı
islam
ALLAH ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. yazılarınızı beğenerek okuyorum .yazılarınızdan dolay...
SADETTİN
"Uludere Karşısında Hasan Karakaya" >>
kardeşlik
Bizim yıllarca çözemediği kürt sorunun temelinde zaten müslümanlık var zaten eğer biz gerçek müslüma...
yusuf
Dindarlar ve Kürtler >>
Vicdan ve Takva
Anlaşılan insanları, Kürd, Türk, Müslüman, İslamcı ve sair bloklara ayırmaya gerek yok. Türk-İslamcı...
Sinan KARA
Dindarlar ve Kürtler >>
Müslümanları İhlasları ( dürüstlükleri) kurtaracak
"Hz Peygaqmber buyuruyor: İnsanlar helaktadır; Alimler müstesna... Alimler helaktadır;Amiller(amel...
Kutbeddin Nurlubaş
Dindarlar ve Kürtler >>
Kitabın orta yerinden okuyorsun Ahmet bey......
vanli
Dindarlar ve Kürtler >>
neden iran yok
sayın hocam elinize ve kaleminize sağlık ama bence eksik olan nokta iran kürdistanı....
fatih
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Murat Kardeşe
MURAT KARDEŞE Allâh da sizi sevsin, kardeşim. ...
İbrahim Sediyani
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 21 >>
Asıl Sorun Nedir?
Ümmet 200 yıldır uyuyor. İslamı hurafecilerin eline bırakmış. Onlarda müslümanları gassalın elinde...
Oktay Korkmaz
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
kör sevda
Sayın miroğlu kendinize ve yeni çevrenize göre çok haklısınız. Ama bizde kör ve sağır değiliz. AKP'n...
amed
Kürdistan’ın başbakanı >>
Sayın Savaş'ın önceki yazılarından ''mekkeden bakarak medineyi anlamak ne kadar mümkün'' paylaşımınd...
fatme
Kürdistan Birleşik Federasyonları >>
Enfes bir yazï Rabbul Alemin razı olsun.. Selam ve dua.....
Şervan
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
Evet söz konusu kürt olunca helaller haram oluyor.Ve en acısı'da bunu din adına yapırlar.Ve kürtler'...
HİLAL
Söz Konusu Kürt Olunca Helaller de Haram Olur >>
adamlar haklı 150 ye yakın bombalı eylem yapmış birisini tutanlar o eylemlerinde ortağıdırlar ya değ...
MURAT
Irak'tan Rest: Haşimi İade Edilmezse... >>
Tespitler Eksik Tedavi Yok!
Böylesi Kadir Şinas bir meselenin gündemde tutulması ve değerlendirilmesi kayda değer. Bu değeri kay...
Sinan KARA
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
Selam
Değerli Panelistlerin bütün konuşma/ tebliğ metinleri bu ise Panel faciaya dönüşmüştür. Yok eğer bu ...
Şeref
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
islamcılara haksızlık paneli
yavuz delal ne zamandan beri islamcıdır da islamcılara ayar verme hakkına sahip olmuştur. ne islamcı...
mustafa
"Neo-Kemalizm ve İslamcılık kıskancında Kürt Sorunu" >>
SELAMUNALEYKUM GÜZEL KARDEŞLERİM. MOLLA MUSTAFANIN HAYATINIIN ÜÇ KESİTİNİ VERDİNİZ, BUNDAN DOLAYI AL...
Molla Mustafa Barzani - Hayranlık uyandıran bir tarih (2) >>
bin yıllık kardeslık bu mu dur......
Yeni Akit'den Uludere için tartışılacak sözler! >>
Hikmet ve Korku
Fidan Güngör'ün ismini söylemeken korkanlar oldukça; maalesef kardeş...Ve buna da HikmeTLİ yaklaşma ...
İdris Çelik
Amed'te bir Kayıp Annesi: Hayatın Tadı Tuzu Anneler >>
tam cumhuriyete yakışan bir başlık ancak cumhuriyet gazetesi gibi zihniyetler böyle düşünüyorlar yaw...
peki naşat
Namaz kılan öğrenci hala haber olabiliyor!!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
Remzî PÊŞENG

Özerklik

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 3.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 2.Bölüm
Öze Dönüş Platformu Hakkari Kutlu Doğum Haftası Etkinliği 1.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat 12.Bölüm (SON)
Son Darbe 28 Şubat - 11.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 10.Bölüm
Son Darbe 28 Şubat - 9.Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KARİKATÜR
KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com