يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً {70} يُصْلِحْ
لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ
فَقَدْ فَازَ فَوْزاً عَظِيماً
Aziz dostlar!
Allah (cc) Kuran'ın, "Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru söyleyin. Ki O ( Allah), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın..." (1) ve "... yalan söz söylemekten de kaçının." (2) ayetleriyle insanlara yalandan sakınıp doğru söz söylemelerini hatırlatmıştır. Allah (cc), gerçekleri ters yüz ederek yalan söylemenin pek çok kötülüğü de beraberinde getirip kişiyi şeytanla dostluğa sevk ettiğini bildirmiştir. Başka bir ayeti kerimede:
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi? Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler. Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler. (3)
Müslüman, "Kahrolsun, o 'zan ve tahminle yalan söyleyenler'" (4) ayetiyle bildirildiği gibi, yalanın Allah (cc)'ın beğenmediği ve yasakladığı bir tavır olduğunu bilerek hayatı boyunca bu tavırdan sakınır. İnsanın dünyada söylediği her sözün, ahirette karşısına çıkacağını bilir. Hayır adına söylenen her söz Allah (cc)'ın rahmeti ve nimetiyle karşılık görürken, yalan yere söylenen sözler de insanların üzerine büyük bir yük ve sorumluluk olacaktır. Bu nedenle mümin her sözünü, ahirette Allah (cc)'a hesabını vereceğini düşünerek konuşur.
Değerli dostlar!
Yalan, ahirette insanı zarara uğratacaktır. Ancak dünya hayatında da insana hiçbir kazanç sağlamadığı da unutulmamalıdır. Yalan söz, insanı daima maddi ve manevi kayıplara uğratır. Yalan söyleyerek insanlara karşı ikiyüzlü ve samimiyetsiz bir tavrı benimseyen insanın yüzüne samimiyetsiz ve sahtekar bir ifade çöker. İçten içe insanları aldattığını, dürüst ve samimi olmadığını bildiği için, kendisine olan saygısını kaybeder. Aynı şekilde, yalan söyleyerek kandırdığını düşündüğü insanlara karşı olan saygısını da yitirir.
Onların kendi samimiyetsizliğini fark edemediklerini düşünmesi, bu insanlara karşı kibirli bir bakış açısı geliştirmesine ve onları küçük görmesine neden olur. Ayrıca bir yalan, genellikle peşinden daha pek çok yalanı daha getirir. Kişi yalanını gizleyebilmek için her seferinde onu daha da geliştirmek zorunda kalır. Hayatı boyunca da sürekli olarak yalanlarının ortaya çıkma korkusu içerisinde yaşamaktan, çevresindekilere karşı da samimiyetsiz bir yaklaşım içinde olur. Bu kimselerin samimiyetsizliklerini ve yalan sözlerini Allah (cc) dünyada veya ahirette bir gün mutlaka ortaya çıkaracaktır.
Doğru söz ise daima insanı üstün konuma getirir ve yüceltir. Allah (cc) güzel söz ile kötü sözün farkını Kuran'da şöyle bir örnekle anlatmıştır:
Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler. Kötü (murdar) söz ise, kötü bir ağaç gibidir. Onun kökü yerin üstünden koparılmış, kararı (yerinde durma, tutunma imkanı) kalmamıştır. Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini yapar. (5)
Ey dürüstlüğü şiar eden kardeşlerim!
Müslüman, doğru sözün ve dürüstlüğün getireceği bereketin ve hayrın farkındadır. Bu nedenle zor durumda kalacağını ya da zarar göreceğini bilse bile, hiçbir zaman dürüstlüğünden ödün vermez. Mertlikle, açık sözlülükle hak olan ne ise onu söyler.
Kardeşlerim!
Allah (cc) ayrıca, bir başkasına karşı duyulan kızgınlık ya da öfkenin de insanı doğru sözden ve dürüstlükten uzaklaştırmamasını şöyle hatırlatmıştır:
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (6)
Müslüman Kuran'ı ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini kendisine rehber edinmesi dolayısıyla yalanın insanı nasıl bir yola doğru sürüklediğini bilir ve bu tavırdan titizlikle sakınır. Her ne olursa olsun, dürüstlüğün insanı her zaman saygın kılacağını ve doğru sözün kişiyi mutlaka hayra yönelteceğini bilerek bu ahlakında kararlılık gösterir.
Değerli Müslüman Kardeşim !
Kısaca : Müslüman Kur’an ve hadisler ışığında nasıl olmalıdır?
Müslüman: İman ve itikadımız ehl-i sünnet vel-cemaat olmalı,
Müslüman: Her zaman Allah tarafından görüldüğümüz unutmamalı,
Müslüman: Herzaman doğruyu söylemeli,
Müslüman: Cahil olmamalı, okumalı,öğrenmeli ve insanlık yararına yaşama geçirilmeli,
Müslüman: Teknolojiyi hakk olan işler (çalışma, eğitim hayatında vs) için kullanmalı,
Müslüman: Vaktini boşa harcamamalı, sıhhatini zayi etmemeli, güzel ve yararlı şeylerde kullanmalı,
Müslüman: İş, okul ve diğer arkadaşlarıyla iyi geçinmeye özen göstermeli,
Müslüman: Bir diğer müslümanın sıkıntısından üzüntü duymalı imkan varsa sıkıntısını gidermeli,
Müslüman: İyiyi öğütlemeli, nasihat etmeli ve kötülüğü ise engellemeli,
Müslüman: Konuşurken sesini uygun tonda kullanmalı,
Müslüman: Günlük basit hatalara karşı hatta genel olarak hoşgörülü bağışlayıcı olmalı,
Müslüman: Konuşurken küfür/ kötü söz söylememeli
Müslüman: Kuranı orijinal şekliyle ve Türkçe meali ile beraber okumalı ve okutmalıdır,
Müslüman: Müslüman kardeşini sevmeli (Bu olmadıkça iman etmiş sayılmayız),
Müslüman: Gençler her yaşlıya (ülkesi rengi ırkı fark etmez) davranışlarında ılımlı ve saygılı olmalı,
Müslüman: Dinini ticarette ve sosyal hayatında araç olarak kullanmamalı,
Müslüman: Gösteriş yapmaktan uzak durmalı,ibadetlerini gösteriş aracı haline getirmemeli,
Müslüman: Kendini övmemeli, tevazuu göstermeli (zira tevazuu gösterdiğimiz ölçüde yüceliriz), Müslüman: Olduğu gibi görünür, göründüğü gibi olur,
Müslüman: her zaman Allah tarafından görüldüğünü unutmamalı....
Müslüman: Bir müslüman kimliği taşıdığını unutmamalı ve müslüman olmayan bir başkasına referans oluşturduğunu unutmamalıdır.
1-Ahzab Suresi, 70-71
2-Hac Suresi, 30
3-Şuara Suresi, 221-223
4- Zariyat Suresi, 10
5-İbrahim Suresi, 24-27
6-Maide Suresi,8
Hazırlayan : Molla M.Fatih ÇİFTÇİ