Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

08 Şubat 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
Şerefname Kürtler'in Kimliğidir
"Şerefname"yi yeniden düzenleyip basan Doğan, dört yüz yıl önce yazılmış kitabın, "Kürtler'in kimliği" olduğunu söyledi.

24/02/2010 - 14:30
1:1 1:1,2 1:1,5
 
"Şerefname"yi yeniden düzenleyip basan Yaba Yayınları'nın sahibi Aydın Doğan, dört yüz yıl önce yazılmış kitabın, "Kürtler'in kimliği" olduğunu söyledi.

Tarihçiler tarafından "çağının çok ilerisinde", "döneminin masalsı ve efsane etkilerinden uzak"; "günümüzün objektif bakış açısına sahip bir başucu kitabı" olarak tanımlanan ve dönemin Bitlis Hükümdarı Şerafeddin Han tarafından yazılan Şerefname, geniş bir araştırma neticesinde kaleme alınan, Kürt halkının yazılı tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak biliniyor.

Yaba Yayınları tarafından, alanında uzman kişilerce tekrar ele alınan Şerefname'yi yayına hazırlayan yayınevi sahibi Aydın Doğan, kitap hakkında AKnews'in sorularını yanıtladı.

Bir yayınevi olarak neden Şerefname'yi yayınlamayı seçtiniz?

şerefname aydın doğanOrtadoğu'nun eski halklarından olan Kürtler'in, kendilerini bulacakları, bir sosyolojidir Şerefname. En önemlisi bu Şerefname bildiğimiz Şerefname'nin çok ilerisindedir. Bilindiği gibi tarihler genellikle egemen anlatırlar. Halkın tarihi pek nadir görünmüştür, hakir görünmüştür. Şerafeddin Han Şerefname ile bu egemenliği kırıyor bir bakıma. Ağırlıklı olarak halkını ve halkları anlatıyor. Çünkü beylikler, aşiretler birer halk topluluğudur.
Özellikle bilinmesi gereken bir yanı var bizim yayınladığımız Şerefname'nin. Bu, açılımı yapılan bir Şerefname'dir.

Şerefname'nin ilk Türkçe çevirisi Mehmet Emin Bozarslan  tarafından iki cilt olarak 1971 yılında yapıldı. Türkçe basımının hemen ardından 12 Mart askeri darbesi oldu ve Şerefname anında yasak kitaplar listesinde yer aldı. Sonraki yıllarda aynı çevirinin başka yayınevlerince basılanlarının ise sağlıklı olduğu söylenemez. Örneğin ilk basımda iki cilt halinde yayınlanan eser, sonraki basımlarda tek cilt olarak çıktı. İkinci cildi oluşturan “İran Kürdistan'ı”  eki alınmadı. Yakın dönemde Avesta Yayınları'nın Ziya Avcı tarafından Kürtçe'ye çevrilerek  tek cilt halinde yayınladığı Şerefname'yi ise temiz işçiliği bakımından ayrı tutmalıyız. Ne var ki Kürtçe'ye hangi dilden çevrildiği belli değil. Kürt tarihi ve kültürü üzerindeki kâbûsa dönen yasak ve inkâr politikaları, Cumhuriyet'in her döneminde kendini ağır hissettirdiği için Şerefname'nin bazı basımlarının kaçak, gizli yapıldığı da söylenebilir.

Şerefname'nin yazım dili bilindiği gibi Farça. Kürtçe yazılmamış olmasını bir kayıp olarak nitelendirebilir miyiz?

Şerafeddin Han, Kürt tarihini, kültürünü geniş kitlelere tanıtmak için, dönemin egemen dili olan Farsça'yı tercih etmiş olabileceğini düşünüyorum. Çünkü yazar, Kürtler'in dilini unutacağını düşünmüyor, daha çok tarihini düşünüyor. Bugün, terminoji olarak kullanılmayan bir dilin zamanla unutulup silineceği bilimsel olarak kanıtlanmaktadır elbet, ama tarihçimiz 400 yıl önceden Kürtler'in bugünkü konuma gelebileceğini nereden bilirdi? Yine de bu halkı iyi tanıyor ki; dili ve kültürü elden gidiyor uyanışıyla emperyalizme karşı uzun soluklu bir özgürlük savaşı başlattı. Bu açıdan baktığımızda Farsça yazılmış olması daha yararlı olmuştur diyebiliriz. Dünya dillerinde okunan bir Kürt tarihi var artık. Şerefname dünya ölçüsünde ölümsüz eserler arasında yer almış ve çözümlemeleri yapılmıştır. Düşünelim; Kürtçe yazsaydı bu gücünü bulur muydu? Tarihçimiz görevini yapmış; bundan sonrası Kürtçe yazacak yeni tarihçilere kalıyor.

Şerefname'nin günümüze taşınmasında Fransız tarihçi Charmoy'un rolü yadsınamaz. Charmoy hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Fransızca basımında François Bernard Charmoy'un unvanları şöyle sıralanıyor: “Emekli, devlet danışmanı, Rusya İmparatorluk Bilimler Akademisi ve Nancy  Stanislas Akademisi Yazışmanı, St. Petersbourg İmparatorluk Üniversitesi eski Farsça Dil ve Edebiyatı Profesörü, Dışişleri Bakanlığı Doğu Enstitüsü Farsça ve Türkçe Öğretim Görevlisi, İmparatorluk Halk Kütüphanesi Onursal Kütüphanecisi, Paris ve Londra Asya Kurumu, Kopenhag Eski Eserler Kraliyet Kurumu, Moskova Doğa Kurumu Üyesi. Rus Aziz Vladimir aşaması üçüncü sınıf ve St. Anne aşaması ikinci sınıf  Şövalyesi elmaslı nişanlarının sahibi.”

Kısacası François Bernard Charmoy'u tanımadan, bu yayınladığımız Şerefname'nin özel yapısını anlayamayız. Yaşamının en verimli yıllarını; Kürtleri incelemeye, tarih araştırmalarına veren Charmoy, 14 Mayıs 1793'de Soultz-Haut-Rhin'de doğmuş, 1869 başında Aouste'de ölmüş ve bir Fransız oryantalisti olarak ünlenmiştir. 1835 yılından itibaren özel olarak Kürt dili ve tarihi ile ilgili araştırmalara ağırlık verir ve Kürt ulusunun Şerafeddin Han tarafından tarih sahnesine taşınmasını ele alır. Eseri aslından, ikinci bir elyazmasından Fransızca'ya çevirir. Bu büyük ve ilişkiler bakımından çok önemli eserin 1. baskısı “Cheref-Nameh ou fustes de la nation kourde” adı altında 4 cilt halinde Petersburg'da 1868 tarihinde basılır. Bu çalışmasını dünya kültürüne armağan ettikten bir yıl sonra, 1869 başında ölür.

Söylemek gerekirse; birinci derecede Şerafeddin Han nasıl ki Kürtleri Şerefname ile tarih sahnesinde ölümsüz kılmışsa, François Bernard Charmoy da aynı derecede dâhiyane çalışmasıyla, "Notlar ve Açıklamaları"yla bu dev eserin basamaklarını daha da zirveye çıkarmıştır. Şerefname'yi açıklayıcı notlarla zenginleştirirken, tavrı bilimseldir. Kâtip Çelebi'nin "Cihannüma"sı ile Homer'in "Dünya Tarihi" başta olmak üzere, dünya ölçüsünde  kabul edilen büyük tarihçilerin eserlerini kaynak gösterir. Bu nedenle çağları aşan bir tarih hazinesini günümüze taşımıştır diyebiliriz. Bu eseri halkımıza sunmaktan büyük onur duyarız.

Göründüğü kadarıyla geniş kapsamlı ve uzun soluklu olan bu projenin maliyetleri bir yayınevini korkutabilecekken, sizi bu araştırmayı gerçekleştirmeye sebep olan gerekçeler neler?  

şerefname2Haklısınız. Yorucu, kapsamlı, maliyeti yüksek bir yayın oldu bizim için. Hem parasızlıktan hem imkânsızlıktan bu eserin fotokopilerini yaklaşık on yıl el değmeden sakladım. Biz emek yayıncılığı diye tanımlanabilir bir yayın emekçisiyiz. Yani işimizin hem patronu, hem işçisi, hem de editörü ve hamalıyız. Yayınevini kurarken koyduğumuz ilkeler vardı. “Anadolucu, çağdaş, halklara saygılı bir yayın çizgisi” diye. Modaya hiçbir zaman kapılmadık. “Çok satanmış, popülermiş” bunlara yüz vermedik. Az kazanan bir yayınevi olarak kaldık, ama her zaman satacak kitaplar yayınladık. Bir editör olarak, benim için kitap bir şey söylemeliydi.

30. yayın yılımız yaklaşınca dolapta bekleyen Şerefname'yi varımla yokumla ele aldım. Böyle bir eseri bugün yayınlamayıp ne zaman yayınlayacaktım? Sıra bekleyen birçok kitabı erteledim, Şerefname üzerinde yoğunlaştım. İlk çeviriyi Celal Kabadayı arkadaşımız Kürt Tarihi Etnoğrafya Coğrafya bölümüyle yaptı. ODTÜ mezunudur. İngilizce, Fransızca, Almanca biliyor. Vedii İlmen İstanbul eşrafından, Süreya Paşa'nın torunlarındandır. Robert Kolej'de okumuş, İngiltere'de mühendislik eğitimi görmüş, emekli. Yetmişinden sonra çevirmenimiz oldu ve olağanüstü başarı sergiledi. İngilizce ve Fransızca biliyor, tarihe meraklı. Şerefname'nin en zor bölümü olan "Notlar-Açıklamalar"ın önemli bölümlerini o çevirdi. Üçüncü çevirmenimiz Rıza Katı, Fransızca hocalığından emekli. Fransızca ve Arapça biliyor, din ve Kuran bilgisi güçlü. Hem ana metinleri hem Arapça pasajları çevirdi.

Heyecan büyüktü. İlk üç cilt birden çıktı. Kitabın girişinde söz ettiğimiz gibi Etnoğrafya ve Coğrafya bölümü tek cilt halinde bastığımız için Şerefname 4 yerine 5 cilt olarak yayınlanmış olacaktır. İlk sırayı alan üç cilt ana kitabın 1. ve 2. cildini kapsıyor. Geride kalan 4. ve 5. cildin çevirileri ise bitmek üzere. Bu çalışmalar iki yılı aşan süreci kapsıyor. Bu arada Celal Kabadayı'nın çevirisi tek başına basıldı ve satışa sunuldu. Sonra diğer ciltlerin tamamlanmasıyla birlikte birinci cildin gözden geçirilen, Arapça pasajları eklenen şekliyle yeniden basarak üç cildi satışa sunduk.

Şerefname'nin özelde Kürt halkı Kürt milli bilinci, Arap-Fars ve Türk devletlerinin asimilasyon politikaları çerçevesinde oynadığı rolü özetleyebilir misiniz?

Şerefname, Kürtler'in kimliğidir. Dört yüzyıl önce yazılmış bir kimlik. Ondan ötesine yine Şerefname'deki bilgilerle ulaşabilirsiniz ancak. Çünkü olağanüstü bir kaynakçayı barındırıyor içinde. Dünyanın hemen bütün tarihçilerinin Kürtler'den söz ettiğini görüyoruz. Charmoy bunları adıyla, yazarıyla, sayfa numarasıyla not etmiş, açıklamalarda bulunmuş. Her dilden kitaplar yazılmış Kürtlerle ilgili. Üstelik bu kaynaklar 150 yılı aşan zaman öncesine ait. Bu açıdan Kürtler tarih sahnesinde yer almış halklardandır. Karakter açısından incelenmesi gerekir.

Özetle dersek; tarih sayfalarından bu bilgiler toplanabilse tarih kültürü açısından önemli bir değer elde edilecektir. Ne var ki bu işi, dil bilen akademisyenlerden kurulacak adamakıllı bir çalışma grubundan başkası yapamaz. Kürtlerle ilgili bilgilerin önemli bölümü Batı kütüphanelerindedir. Osmanlı arşivlerinde dağ gibi kaynak yığılıdır. Bunların bir bölümü yok edilmiş olabilir ama yine de azımsanamayacak kadar çoktur. O sözünü ettiğimiz devletlerin kimi İslâmi temel üzerinde durur, kimi ırkçı temelde. İslâm kendi başına milliyetçi öze sahip bir dindir. Kendi dışındakileri kabullenemez. Bu özelliğini tarih sayfalarında örneklerle gösterebiliriz. Salt İslâm'da değil, Hıristiyanlıkta daha beter durumlar var. Ortaçağ karanlığı neyin nesi? Anadolu'ya bakalım, Kürdistan'a bakalım; hepsinde Arap kültürü egemen.

Din kuran bir halk olarak Araplar İslâmı kabullendirmeyle başladılar asimilasyona. İlk darbeyi Kürtler yedi. Dilini bırakmadı ama Arap'ın dinini, kitabını baştacı etti. Böylece köle kültürü biçimlendi Kürtler arasında. Araplar kültür emperyalizmini yayma açısından dünyanın ön saflarındadırlar. Sonuçta kendileri de emperyalizmin güdümüne girmişlerdir.

Cumhuriyet Türkiyesi bilindiği gibi ırkçı temel üzerine kurulduğu için Türklük'ten başka bir tanımı istemediler. Kan döküldü. Diğer halkları dize getirdiler, ama Kürtler isyanlarını sürdürdü. Şerefname bunda bir rol oynamış mıdır bilemem. Tarihi yazılan bir halk olarak, en azından kendilerinin tarih geçmişi olduğunu kavrayanlar olmuştur elbet. Farklı bir halk, farklı bir kültüre farklı bir dile sahip olduklarını kavramışlardır en azından. Ondandır ki bugün hâlâ ayaktalar ve dilleri yaşıyor, aynı zamanda da isyandalar.   

Şerefname'yi okuyan ile okumayan insanlar ayrımı yapabilir misiniz?

“Şerefname'yi okuyan bilir, okumayan bilmez” demek en doğrusu. Şerefname sıradan bir tarih kitabı değildir. Bir halkın karakterini, sicilini, etnoğrafya ve coğrafyasını anlatıyor. Salt bu da değil, bir kültür hazinesidir aynı zamanda. Kürtleri enine boyuna harmanlarken diğer halkları görmezlikten gelmiyor. Ortadoğu'da yaşayan bütün halklar bu arenada var. Kötülemiyor; iyiler iyi kötüler kötü. Kürtler de bundan nasibini alıyor. Hilafet döneminde yazılmasına karşın yeterince bilimsel ve nahif yönü var.

Elbette ki Kürtler'in daha çok gurur duyacağı bir eser. Bazı bölümler aykırı gelebilir kimilerine göre. Örneğin Kürt efsanesini anlatırken Kürtler'in cin ve şeytanın birleşmesinden meydanagelen  halk olduğu anlatılır, ayrıntıya girmeyelim burada; bu konuları tartışmak için önce Şerefname'yi okumak gerek. Ben kendi payıma bütün efsanelerde aykırılıklar vardır diyorum. Türkler bir kurdun peşine takılarak demir dağından ölümden kurtulmuş, Kızılderililer; 'Tanrı bizi iyi pişirdiği için olgun Kızılderili olmuşuz' derler, Romalılar soylarını bir aslanın ilk Romalıyı emzirmesine borçlu olduklarını söyler vb.

Şerefname de yer yer mesel örnekleri vardır. Tanrı adıyla başlayan eser, Tanrı'ya ve sultana uzun övgüler düzer. Metinler arasına beyitler eklemiştir yazar; bunlardan bir tanesinin Türkçe karşılığını vererek bitirelim konuşmamızı:

“Kendi dehamıza dayanarak gürlüyorduk
 Büyük şanlı gezegende sönmez ışığımız”

PORTRE / AYDIN DOĞAN

Öykücü, oyun yazarı ve yayınevi sahibi olan Aydın Doğan 1947 yılında Elazığ'ın Keban ilçesi doğdu. Doğan, 19 yaşında Ankara'ya giderek, 1968 yılında arkadaşlarıyla kurdukları toplulukla Ankara'nın yazlık sinemalarında komediler sahneledi. 1974 yılında günlük "Ankara" gazetesinde kısa dönem muhabirlik yapan Doğan'ın ilk öyküleri, 1976 yılında Ankara'da yayınlanan "Savaş Gazetesi"nin sanat sayfalarında, "Radyo Televizyon Dergisi", "Başkent", "Çığ" gibi dergilerde yer aldı. 1978 yılında öykülerinden "Hıdırlardan Biri", "Yapıt Dergisi" ödülünü kazandı ve aynı yıl arkadaşlarıyla kurdukları amatör grup olan "Kardeş Tiyatrosu"nda yazarlık ve yönetmenlik yaptı. 1979'da  "Yaba Sanat" olarak kurduğu dergi, 1980'li yılların ortasında "Yaba Öykü" adıyla, öykü ağırlıklı çıkmaya başladı. 1995 yılında "fikir suçu" işlediği gerekçesiyle para ve hapis cezası alması üzerine, bir süre yayınlayamadığı dergiyi, 1999 yılı sonunda "Yaba Edebiyat" logosuyla yeniden yayınlamaya başladı. Sahaflık ve yayın yönetmenliği yapan yazarın yayınlanmış "Halkın Cönk Defteri", "Afişte Ölen Adam", "Kör Pencere", "Delioğlan ve Diğerleri", "Halkın Cönkü", "Güneşli Bayır", "Kara Fıkralar", "Islak Kaldırımlar" "Şehnameden Seçme Hikâyeler", "Bir Taşralı Gencin Günlüğü" adlı eserleri var.  AKnews
http://www.darultevhid.com/

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine
Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes'e 80 küsur yaşında olduğu halde, Kürt ve Kürdistan kavramlarını kullanarak en yetkili makamlara s
Seydayê Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub’a dair"-IV:Akide ve Tevhid
Tabii elbette, Seyyid’in töhmet altında bırakıldığı, hakkında ileri geri konuşulduğu konuların başında akidesi etrafında yapılan tartışmalar gelmekted
Bi Pîreka Seydayê Mele Mansur Lamîa Xanimê Re Hevpeyvin
Mixabin di derheqê Seydayê Mele Mansur de di destê me de pirr malumat tune. Belê hevalê wî pîreka wî dostên wî saxin lê heya îro xebatek li ser nehatî
'Ulus devlet zulmünün en acı faturasını Kürtler ödemiştir'
Gün geldi Sarıkamış’ta iliklerimize soğuğu işledi, gün geldi kutsalımıza kara çizgi çekti, gün geldi tahtını kıyımların üzerine dikti, gün geldi sırtı
İkbal Der Başkanı Akbaş: "Kürt sorunu, başörtüsü kadar haktır "
Gençlik bize göre debisi yüksek bir ırmaktır. Doğru kanallara aktı mı faydası tahminlerin üzerindedir. Yanlış kanallara yönlendirilince zararı tahmin
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 8 (ÖZEL BÖLÜM)
Bu sekizinci buluşmamızda, masanın diğer tarafında Yeni Akit Gazetesi Yazarı ve Ortadoğu Uzmanı Gazeteci Ahmet Varol, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin
Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub Siyasal İslam ve İslam Devleti’ne" dair (III)
Şehadetinin 45. Yılında, yazarımız Seydayê Mustafa Naim ile Seyyid Kutub üzerine yaptığımız söyleşinin üçüncü kısmını “Siyasal İslam ve İslam Devlet
Seydayê Mustafa Naim ile "Seyyid Kutub’a dair"- II (Söyleşi)
Şehadetinin 45. Yılında, Yazarımız Seydayê Mustafa Naim ile Seyyid Kutub üzerine yaptığımız söyleşinin ikinci bölümünü sunuyoruz.
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 7
Masa-yı Esma Sohbetlerinin yedinci buluşmasında yazarımız İbrahim Sediyani; Başkent Kadın Platformu (BKP) Başkanı Nesrin Semiz, ABD Kuzey Karolina Fay
  Mustafa Naim ile Şehadetinin 45. Yılında:  'Seyyid Kutub'
Ufkumuz. Com olarak bir döneme düşünceleri ve aksiyoner kimliği ile derin izler bırakan ve şu an bile eserleri İslam Dünyasında büyük beğeni ile okun
Mazlumun dini sorulmaz
Necmi Kaya İle Şeriatiye Dair - II (Söyleşi)
Necmi KAYA:"Bugünün Müslümanları için Şeriati çağdaş bir İbrahim’dir."
"Özerk yerler vergi vermeyecek, devletten yardım alacak"
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 6
Ekinci: DTK özerklik ilan etse ne olacak?
Laçiner: BDP, Tıpkı Doğu’nun CHP’si Gibi
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 5
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri-4
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri - 3
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 2
Sediyani ile Masa-yı Esma Sohbetleri – 1
Adnan FIRAT ile “Demokratik Özerklik” üzerine
Raşid Gannuşi ile Söyleşi
Miroğlu: Kürtler Türklere güvence versin
"Birlikte yaşam paktını kurmalıyız"
 Ayrılırsak iki faşist devlet oluruz
Ensarioğlu: Özerklik Kürtler'in asıl talebi değil
Cumhuriyet’in kuruluşunda katiller var
Said Fırat: Said Nursi manevi kardeşimiz

DUYURULAR

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zeynep IŞIK

Ey Hüseyin!

RÖPORTAJ

 
En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
2 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
3 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
4 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 Altan Tan:  Arınç 'Haddimi Aştım' demelidir
7 MİT'e ifade davetine hükümetten ilk tepki
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 'Afet yaşıyoruz. Bizim gücümüz kar temizlemeye yetmiyor'
10 Demirtaş Roboski'deydi: 'Halkına zulmediyorsun'

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Kürtler ve Lütuf

En Çok Yorumlananlar

 Bugün  Dün  Bu Hafta Bu Ay  
1 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
2 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
3 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
4 KCK'den 12 kişi daha tutuklandı
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 KPSS’de kopya skandalı sonrası 8 kişinin cezaları verildi
7 Dışişleri Arşivleri Açılıyor
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
10 Kakeyî; “Türkiye, Roboski kurbanlarının ailelerinden özür dilemelidir”
Yorum Hattı
süper bir değerlendirme, tebrik ediyorum......
Hawar
Bülent Arınç >>
düşünen beynine, kalem tutan eline ve yazan kalemine sağlık. inşaallah zatı muhterem okur yazınızı....
idris fidan
Bülent Arınç >>
Corba!
Dun sabah corba icerken, ansizin bir vizilti duydum. Bir sinek icgudusune engel olamayip dalmis beni...
Bako
Linç güruhuna gevap Yüzü kara olanın eli kara çalar >>
Ölüm denizinde iman kabul değilse, bedeni de gelecek nesillere ibret kalabilir
Yavuz ağabeyin bu değerlendirmesinden sonra British Müzesinde bedeni bütün dünyaya bir ibreti alem ...
kutbeddin nurlubaş
Ölüm Denizinde İman! >>
Sayın yazar emeğinizden dolayı allah sizden razı olsun. ...Kürt millileşmesi tek parçalı, tek boyutl...
yasir kaya
Millileşmede Ulusal Hareketlerin Rolü >>
molla ubeydullah dalar
hocam yazınızdan çok etkilendim ubeydullah hoca akrabam olur onun şehit edilmesi beni çok sarstı.ken...
mehmet nuri
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3) >>
Selamun Aleykum
Allah'ın rahmeti ve bereketi onun yolundan gidenlerin üzerine oldun.. Günümüz mevcut şartlarını dü...
Eşref Güler
Fıtri Özelliklerin Kaybedilmesi >>
Lütfunuz(!) başınızı yiyecek!Aynen Katılıyorum!
Akp ye oy verdiğim halde sayın ünsalın eski akp milletvekili oluşu bile gözüme batar oldu... Neden d...
Hüseyin Can
Kürtler ve Lütuf >>
selamlar
dikkate alınırmı bilmiyorum ama bir öneride bulunmak istiyorum.örgütlenmelerde bu bir web sitesi,bir...
f.pala
Öze Dönüş Platformu ve Kadın >>
ALLAHIN selamı magfiret ve bereketi üzerine üzerimizde olsun.hocam bende gecen bu tarz bir eleştirir...
sabahattin
Eleştiri Hastalığı >>
bassagligi
degerli insan senin olumune cok uzuldum sizin gibidegerli insanlari kaybetmek derinden insani etkili...
zelal serhat
Abdullah Varlı Vefat Etti >>
En iyi kürt ölü kürt kardestir.müslüman türk kardeslerin sözü!!!
yorum baslikta... wesselam...
özgür ebuzer
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ >>
kim şehid etti?
Peki kimler şehid etti bunu da yazın bi öğrenelim....
Mustazaf_Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Seni Rahmetle Yad ediyoruz ey şehid. Ebuzerin yoldaşı. Mustazafların mazlumların yol arkadaşı. Se...
Nezan
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Öncelikle Allah sizden razı olsun, bu güzel çalışmanızdan dolayı. Allah emeği gecen herkesten razı o...
Zaza Kemal
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Ayrıca
Ayrıca söyleşinin ikincibölümü İle BENAV arkadasın sonradan yapacağı yorumu merakla bekliyorum:)))...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Allah razı olsun sizden
Üstatı bütün yönleriyle, sorularla cevapladığınız için Allah sizden razı olsun, özellikle dönemim y...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
ayna bakmak
___________________________ EDİTÖR: Bizim misyonumuzda hakkı ve hukuku savunmak,zulme ve haksızlığa...
mehmet
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Ölüden diri, diriden ölü çıkarılır
“Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor.” Rum Sûresi, 30:19. Sunuhatta, Bu aye...
Kutbeddin Nurlubaş
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Çok şey biliyormuş gibi yazıyorsunuz.....
Yurt Gazetesinin manşetten verdiği haberi eleştiriyorsunuz... Ancak Müslüman Kardeşler Örgütünün kur...
semirseyhan
"Müslüman Kardeşler'den Alevilere Ölüm Çağrısı" !!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
İbrahim SEDİYANİ

Bülent Arınç

Ahmet ALTAN

Ortadoğu

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Felekê Yeman!
Roboski Katliamı +18 Görüntüleri
33 Kurşun Şiiri - Ahmed Arif
Dersim 38 Belgeseli 7. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 6. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 5. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 4. Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
MİLYONLARCA MÜSLÜMAN ARAFAT'TA
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com