Anasayfa

Sitene Ekle

Foto Galeri

Video Galeri

Ziyaretçi Defteri

İletişim

Hakkımızda

Üyelik

KURDÎ

TEFEKKUR

08 Şubat 2012

DÜŞÜNCE UFKU MAKALELER İMAN HAKİKATLERİ
 
İZZETTİN YILDIRIM HAYATI VE KİŞİLİĞİ
İzzettin Yıldırım sıra dışı bir insandı. Kişisel ubudiyetinin ötesinde tüm hayatını İslami hizmetlere adayabilecek bir fedakarlık ve metanet sahibiydi. Hizmet etmek için evlenmek şart değildir belki, ancak kimi insanların tüm hayatlarını bu uğurda feda etmeleri, dünyevi arzu ve emellerini geri plana itmeleri çok nadir görülen bir feragat örneğidir.

22/01/2010 - 16:50
1:1 1:1,2 1:1,5
 

İZZETTİN YILDIRIM Ağrı'nın Patnos ilçesinin Kızılkaya köyünde 1946 yılında dünyaya geldi. İmam olan babası Tahir Yıldırım'ı genç yaşta kaybetti. İlkokul öğrenimini köyünde tamamladıktan sonra Doğu'nun çeşitli vilayetlerinde medrese tahsili gördü. O sırada Nureddin Geylani isimli hocası vasıtasıyla Risale-i Nur eserleriyle tanıştı ve Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin bu kıymetli eserlerini tetkik etmeye başladı. Ardından İstanbul'a gelerek askerlik görevini yaptı . Askerlikten sonra Risale -i Nur ekolünün önemli isimlerinden Tahiri ağabeyle bir süre birlikte kaldı. Duygu ve düşünce alemini Risale -i Nur eserlerine açan İzzettin Yıldırım hizmet etmek için Gaziantep'e gitti ve Nazım Gökçek bey ile uzun süre birlikte hizmet etti. Yıldırım'ın o tarihten itibaren çileli hizmet hayatı başlamıştı. Daha sonra ağabeyleri tensibiyle Çorum vilayetine gönderildi. Vakıf insan olarak bu şehirde önemli hizmetler gördü. Gösterdiği üstün performansla Risale-i Nur'a kahramanca ve fedakarlıkla nasıl hizmet edilebileceğini örneklerini sergileyen Yıldırım, bir çok kişiyi o güzel, nazik, narin ve bey efendi tavrıyla kendisinden bahsettirdi. Çorum'dan sonra ikinci hizmet noktası Eskişehir'di. Risale-i Nur mesajını insanlara iletecek yetkin bir kişiye ihtiyaç hissedilen bu şehirde İzzettin Yıldırım uzunca bir süre kaldı. Diğer kardeşleri ve annesinin de bu şehre yerleşmesiyle Eskişehir Yıldırım'ın memleketi oldu. Yıldırım, binlerce gencin yetişmesine katkıda bulundu.

1990 yılında yakın arkadaşları Zekeriya Özbek, Hüseyin Daşkın, Gıyaseddin Bingöl ve Yasin Yıldırım'la birlikte Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı'nın kuruculuğunu yaptı. bu arada Bediüzzaman hazretlerinin de bir ideali olan Van'da Medresetü'z-Zehra manasında bir üniversite kurulması için yanıp tutuşuyordu. Amacı Anadolu, Kafkasya ve Ortadoğu arasında kalan bu bölgede bir eğitim seferberliği başlatmak, dini ilimlerle müspet ilimlerin kaynaşacağı bir eğitim anlayışı geliştirmekti. Bölgedeki ekonomik ve kültürel geri kalmışlığın bir çok sorunun sebebi olduğunu gördüğü için, bölge çocuklarına eğitim imkanı sağlamayı çok önemsiyordu. Zehra Üniversitesi'nin yeri alındığında mutluluktan uçar bir haldeydi. Daha sonra bu proje ilk adım olarak lise şeklinde düşünülerek inşa faaliyetlerine başlanıldı.

İzzettin Yıldırım Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı kuruluşundan sonra İstanbul'a yerleşti. İzzettin Yıldırım sıra dışı bir insandı. Kişisel ubudiyetinin ötesinde tüm hayatını İslami hizmetlere adayabilecek bir fedakarlık ve metanet sahibiydi. Hizmet etmek için evlenmek şart değildir belki, ancak kimi insanların tüm hayatlarını bu uğurda feda etmeleri, dünyevi arzu ve emellerini geri plana itmeleri çok nadir görülen bir feragat örneğidir. Dünyadan tam manasıyla yüz çeviren, ancak hizmet boyutuyla Dünya'ya bakabilmek zor bir haslettir. Risale-i Nur ekolünde görülen bu vakıf insan misyonu binlerce vatan evladının İslam'ın güzel değerleriyle tanışmasında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca hayatının başından sonuna kadar aynı çizgiyi sürdürebilmek, tüm zorluklara göğüs gererek bu misyonu devam ettirebilmek de büyük bir metanet ve öğrencileriyle birlik sabır gerektirmektedir. İzzettin Yıldırım bu güçlü iradeyi ortaya koyabilen ender insanlardandı. Onun dünya namına en ufak bir beklentisi veya korkusu yoktu. Tüm mesaisini, tüm hislerini ve düşüncelerini ‘'daha fazla nasıl hizmet edebilirim''sorusuna cevap aramakla geçirirdi. İçindeki bu dayanılmaz coşku onu bireysel anlamda ahiretini kurtarma çizgisinin çok ötesine taşımıştı. O adeta tüm ümmetin selameti için yaşamaktaydı.

İzzettin Yıldırım aşırı derecede istiğna sahibi bir insandı. Mütevazı yaşantısı onun davasının en önemli bürhanı niteliğindeydi. İnandığı gibi yaşar, yaşantısıyla numune-i imtisal olurdu. En yakın arkadaşlarının bile misafirlik tekliflerini nadiren kabul eder, tüm zamanını öğrencileriyle birlikte geçirmeyi tercih ederdi. Uzunca bir süre vakıf insan olarak kalabilmenin gereği belki de dünyadan ve insanlardan istiğna etmektir. İzzettin Yıldırım şoför, koruma, aşçı gibi yardımcıları kabul etmezdi. Vapurla Üsküdar'dan Fatih'e gelir, kendi yemeğini çoğunlukla kendisi pişirirdi. Çamaşırlarını annesi dahil hiç kimseye yıkatmamıştır. Kaçırıldığı gün Ramazan'ın son günlerinden biriydi. Kış günleri kısa olduğu için ikametgahında kalmış, gününü kitap okumakla ve gelen gençlerle sohbet etmekle geçirmişti. Akşam üzeri ise mutfağa girmiş ve iftar hazırlıkları yapıyordu. Yanında kalan misafiriyle birlikte teravih namazına hazırlanırken de bilinen hadise vuku bulmuş ve kaçırılmıştı. Onun bu istiğnası sadece kişisel yaşamıyla ilgili değildi. Düşünsel anlamda ve siyasal olarak da kimsenin minneti altına girmek istemezdi. İçinde bulunduğu camiayı, yönlendirmelere maruz bırakabilecek tüm ilişkilere kapalı tutardı. Bu belki de tavizsiz yaşantısının da bir uzantısıydı. Herhangi bir fayda gelecek veya maslahat var diye doğru bildiği çizgiden sapma göstermezdi. Keyfiyeti, samimiyeti, muhlisiyeti kaybettirecek her türlü yaklaşımdan uzak dururdu.

İzzettin Yıldırım'ın kişisel denebilecek tek duası Allah'ın onu ele güne muhtaç bırakmaması ve yaşlılığın vereceği acziyetten önce ruhunu kabzetmesiydi. İzzettin Yıldırım'ın şefkati inanılmaz boyutlardaydı. Hiç kimseyi kırmaya tahammülü yoktu, bu yüzden dargın durmayı da beceremezdi. Vakıf camiası dışında sadece onunla ikili ilişki içinde olan ve onun zatına hüsnü teveccüh gösteren yüzlerce insan vardı. O, kimseyi kaybetmek istemezdi. Tanıştığı bir kişiyle nereye giderse gitsin ilişkisini devam ettirir, küçük büyük demez tüm tanıdıklarını her bayramda ilk o arardı. Protokol ve şa'şaaya hiç izin vermezdi. İzzettin Yıldırım bildiğini söylemekten kesinlikle çekinmezdi. Kimse onu hak bildiği yoldan ayıramazdı. Çünkü onun için ölüm bir terhis tezkeresiydi;görevi tamamlayarak, büyük kurtuluşa ermekti. O ölümü baş-göz üstüne karşılamaya hazırdı, ancak hizmet noktasındaki idealleri ve amaçlarında aklından çıkaramazdı. Onu kaçıranların ölümle tehdit etmelerine herhalde epey tebessüm etmiştir. Zaten kaçıranlarda onun bu halini epey bir süre anlayamamışlardı. Ölüm tehdidi altında bile karşısındakilere bile doğru yolu tavsiye eden, onların dahi kurtuluşu için dua edebilecek kamil bir insandı o. Bir kişinin istifade etmesi için kilometrelerce yol gidebilecek kadar tebliğe önem verirdi.

İZZETTİN YILDIRIM içtimai ve siyasi yönü çok gelişmiş bir insandı. Bu anlamda klasik alimler içinde yer almamaktaydı. Sol-sağ kamplaşmasının dorukta olduğu dönemlerde dahi her türlü gazeteyi ve yayını takip eden, hiçbir düşünceyi dinlemeden yargılamayan, sosyal günü gelişkin bir kişiydi. Aktüel politikayla ilgilenmezdi ve Nurculuk ekolündeki bu tür tartışmalarda siyasal çizgi yerine sosyal alanda kalmayı daha doğru bulmaktaydı. Ancak düşünce aleminde İslami normların gerektirdiği siyasal temaların üzerinde de ağırlıkla dururdu. Özellikle ülke sorunlarının yakın takip eder, öğrencilerine bu konularda da bir yön vermenin çabası içinde olurdu. İslami gelişmeleri akamete uğratacak her türlü olayı izlerdi. Sivil inisiyatife büyük önem verir, pasif direnişin demokratik bir hak olduğunu ve yanlışlıklara karşı gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini düşünürdü. Bu çerçevede başörtüsü için yapılan kimi elele gösterilerinde ön saflarda durmayı da ihmal etmezdi. İzzettin Yıldırım her türlü ülke sorunun da demokratik zeminlerde tartışılması ve çözülmesi gerektiğini düşünürdü. Özellikle Güneydoğu sorununun bölge insanını derinden yaraladığını gördüğü için İslam kardeşliği çerçevesinde sorunun barışçı yollarla çözümünü aciliyetle arzu etmekteydi. Bölge gençlerinin istikamet üzeri olup, islami düşünceden sapmamaları için büyük bir fedakarlıkla hizmet ederdi. Onun yakınından hiçbir genç de bu çizgiden sapmamıştır . Kimileri onun yıllar öncesinden Kürt sorununu insan hakları çerçevesinde dile getirmesine yanlış yönlere çekerek, onu milliyetçilikle itham etmiştir. Halbuki onun düşünce aleminde ırki taassuba ve menfi milliyetçiliğe kesinlikle yer yoktur. Onun yıllar öncesinden dile getirdiği düşünceler bugün herkes tarafından dillendirilmektedir. O sessiz kalmak yerine konuşmanın binlerce insanı yanlış yola sürüklenmekten koruyacağını görüyordu. Birlik ve beraberliğin korunmasında İzzettin Yıldırım sembol bir isimdi. O bir nevi kardeşlik timsali gibiydi. Değişim ve dönüşüm talepleri de onu "muhalif" bir insan konumuna getirmişti. O statükoculuğa karşıydı. Ülkesini seven herkes gibi sistemin aksayan yönlerini eleştiriyordu. Bu çerçevede bazı arkadaşlarının 1993 yılında bir düşünce dergisi çıkarmasını teşvik etmişti. Yeni Zemin dergisi sivil, demokratik, insan haklarına saygılı bir hukuk devletinin tarifini yapıyor, bugünlerde moda olan uzlaşma ve toplumsal barış taleplerinin temellerini atıyordu. O zamanlar değişim rüzgarının yönünü kestiremeyenler, seneler sonra ne kadar yanıldıklarını anlıyorlardı. Risale-i Nur terbiyesinden geçmiş sosyal bir kişilik olarak İzzettin Yıldırım her türlü gayrı meşru yaklaşımlara uzak biriydi. İzzettin Yıldırım, herhangi bir siyasi yapılanmayla ilişkili değildi, tanıdığı fertlerin kişisel tercihlerine ise saygı gösterirdi.

Şehadeti. .

İzzettin Yıldırım 29 aralık 1999 günü teravih namazına hazırlanırken kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Haftalarca kendisinden bir haber alınamadı. 28 Ocak 2000 günü kendisinden bir gün önce kaçırılan M. Şehid Avcı ile birlikte şehit edilmiş olarak Kartal'da bir evde bulundular. 1 Şubat 2000 Salı günü Eyüp Sultan Camiinde kılınan öğle namazı sonrasında Eyüp Kabristanında defnedildiler. Cenazeye katılan on binlerce kişi İzzettin Yıldırım ve Şehid Avcı'yı ne kadar sevdiklerini, onların ne kadar önemli bir misyona sahip olduklarını ortaya koyuyorlardı. Cenazeye katılan on binler, gösterdikleri metin ve sağduyulu tavırlarıyla bu kirli olayı lanetliyor ve karanlık kalmamasını talep ediyordu.

zehrader

http://www.darultevhid.com/

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Kategorideki Diğerleri

Şehid Yahya Ayyaş: Kahramanlık ve Şehadet Destanı
Burada okuyacağınız "kahramanlık ve Şehadet Destanı" İslami Direniş Hareketi Hamas’ın mühendis Yahya Ayyaş’ın 5 Ocak 1996’da şehadetininı yıldönümünde
‘Esed 20. yüzyıl Müslüman düşüncesinin farklı versiyonudur’
Asım Öz, 'Muhammed Esed ve Düşünce Dünyası' kitabının yazarı İsmail Çalışkan'la Esed'in düşünce sini ve İslam Düşüncesine katkılarını konuştu
Başeğmeyen Özgürlük Savaşçısı: "Seyid Rıza"
" Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, Bu bana dert oldu. Siz de bana diz çöktüremediniz, bu da size dert olsun" Dersim Generali Seyid Rıza
Öğretmen Dr. Fethi Şikaki'nin Şehadetinin 17.Yıldönümü
Dr.Fethi ŞİKAKİ,17 yıl önce bugün şehit edildi...
Ardından Güzel Bir Örneklik Bırakan "Güzel İnsan"
Erciş yıkıldı ve enkazın altında kalbimiz kaldı. Salih Abi artık muhasebesinde değil ve aradığınızda mobilyaya gelemeyecek.
Bilge Kral anılıyor
Bosna-Hersek'i bağımsız bir devlet yapmayı başaran, en zor anında halkının bir "baba" gibi etrafında kenetlendiği "Bilge Kral" 8. yıl dönümünde anılıy
Onu unuttunuz mu?
Aliya İzzetbegoviç anılarında, 6 yaşındayken Kur'an kursuna başladığını ve çocuk olmasına rağmen sabah namazlarını camide kıldığını anlatır.
MALCOLM X
Malcolm X 46 yıl önce Manhattan’da ABD gizli servisleri ile Nation of İslam`ın ortak bir girişimi sonucu katledilmişti
Portre: Bugün Ahmet Kaya'nın doğum günü
Ahmet Kaya (d. 28 Ekim 1957[1], Malatya - ö. 16 Kasım 2000, Paris) Türkiye'de 1980 ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle tanınmış Kü
Yakup ASLAN Yazdı:İSLAMİ MÜCADELENİN YİĞİT EVLADI ABULHAMİT TURGUT’UN ARDINDAN…
79’un kışıydı. İstanbul bekli de uzun zamanlardan beridir ilk kez bu derece şiddetli bir soğukla tanışıyordu. Yerler bembeyazdı. Ayaz yerdeki karları
SEYYİD KUTUP (1906-1967 m.)
Devrimci bir âlim, mücadeleci bir fakih:Muhammed Hüseyin Fadlullah 
Şehit Dr. Mustafa ÇAMRAN
ROGER GARAUDY
Şehit Orhan Korkmaz’ı Anlamak!
Kardeşinin ve Oğlunun Dilinden Şehid Prof.Dr.Abdulaziz RANTİSİ
Bediüzzaman Said-i Kurdî'nin Yaşamı Ve Mücadelesi
Özgürlük Kartalı: Aslan Mashadov
Malcolm X kimdir?
  ŞEHİD METİN YÜKSEL -Mücadeleyle dolu kısa bir ömür
Suikastle Şehid Edilen Kassam Komutanı Mabhoh Kimdir?
İZZETTİN YILDIRIM HAYATI VE KİŞİLİĞİ
Şehadetinin Birinci Yıldönümünde Nizar Reyyan
Şehadetinin 75. Yıldönümünde Şeyh İzzeddin El Kassam
Ahmet Kaya 9 yıl sonra anılıyor
Selahaddin-i Kurdi
Nureddin Zengi
Abdulaziz Rantisi: Çile ve Mücadele Dolu Bir Yaşam
Suhrewerdî
“Şehid Gıyaseddin Uğur”

DUYURULAR

 

EDİTÖR

 

YAZARLAR

 
Zeynep IŞIK

Ey Hüseyin!

RÖPORTAJ

 
En çok Okunanlar  Bugün  Dün  Bu Hafta  Bu Ay  
1 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
2 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
3 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
4 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 Altan Tan:  Arınç 'Haddimi Aştım' demelidir
7 MİT'e ifade davetine hükümetten ilk tepki
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Demirtaş Roboski'deydi: 'Halkına zulmediyorsun'
10 'Afet yaşıyoruz. Bizim gücümüz kar temizlemeye yetmiyor'

KONUK YAZARLAR

 
M.Latif YILDIZ

Kürtler ve Lütuf

En Çok Yorumlananlar

 Bugün  Dün  Bu Hafta Bu Ay  
1 Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid
2 İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ
3 Kozinoğlu'ndan MİT'e 2 sır mektup
4 KCK'den 12 kişi daha tutuklandı
5 Makarna Soğuk Diye Askerin Dizini Kırdı 
6 KPSS’de kopya skandalı sonrası 8 kişinin cezaları verildi
7 Dışişleri Arşivleri Açılıyor
8 Erdoğan'dan Arınç'a ve hükümete sert tepki
9 Suriye muhalefetinde kim kimdir?
10 Kakeyî; “Türkiye, Roboski kurbanlarının ailelerinden özür dilemelidir”
Yorum Hattı
süper bir değerlendirme, tebrik ediyorum......
Hawar
Bülent Arınç >>
düşünen beynine, kalem tutan eline ve yazan kalemine sağlık. inşaallah zatı muhterem okur yazınızı....
idris fidan
Bülent Arınç >>
Corba!
Dun sabah corba icerken, ansizin bir vizilti duydum. Bir sinek icgudusune engel olamayip dalmis beni...
Bako
Linç güruhuna gevap Yüzü kara olanın eli kara çalar >>
Ölüm denizinde iman kabul değilse, bedeni de gelecek nesillere ibret kalabilir
Yavuz ağabeyin bu değerlendirmesinden sonra British Müzesinde bedeni bütün dünyaya bir ibreti alem ...
kutbeddin nurlubaş
Ölüm Denizinde İman! >>
Sayın yazar emeğinizden dolayı allah sizden razı olsun. ...Kürt millileşmesi tek parçalı, tek boyutl...
yasir kaya
Millileşmede Ulusal Hareketlerin Rolü >>
molla ubeydullah dalar
hocam yazınızdan çok etkilendim ubeydullah hoca akrabam olur onun şehit edilmesi beni çok sarstı.ken...
mehmet nuri
Fidan Güngör Hayatı, Mücadelesi, Fikirleri (3) >>
Selamun Aleykum
Allah'ın rahmeti ve bereketi onun yolundan gidenlerin üzerine oldun.. Günümüz mevcut şartlarını dü...
Eşref Güler
Fıtri Özelliklerin Kaybedilmesi >>
Lütfunuz(!) başınızı yiyecek!Aynen Katılıyorum!
Akp ye oy verdiğim halde sayın ünsalın eski akp milletvekili oluşu bile gözüme batar oldu... Neden d...
Hüseyin Can
Kürtler ve Lütuf >>
selamlar
dikkate alınırmı bilmiyorum ama bir öneride bulunmak istiyorum.örgütlenmelerde bu bir web sitesi,bir...
f.pala
Öze Dönüş Platformu ve Kadın >>
ALLAHIN selamı magfiret ve bereketi üzerine üzerimizde olsun.hocam bende gecen bu tarz bir eleştirir...
sabahattin
Eleştiri Hastalığı >>
bassagligi
degerli insan senin olumune cok uzuldum sizin gibidegerli insanlari kaybetmek derinden insani etkili...
zelal serhat
Abdullah Varlı Vefat Etti >>
En iyi kürt ölü kürt kardestir.müslüman türk kardeslerin sözü!!!
yorum baslikta... wesselam...
özgür ebuzer
İbrahim Sediyani Yazdı: Bülent ARINÇ >>
kim şehid etti?
Peki kimler şehid etti bunu da yazın bi öğrenelim....
Mustazaf_Amedi
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Seni Rahmetle Yad ediyoruz ey şehid. Ebuzerin yoldaşı. Mustazafların mazlumların yol arkadaşı. Se...
Nezan
Kürdistan Topraklarında Mazlum Bir Şehid >>
Öncelikle Allah sizden razı olsun, bu güzel çalışmanızdan dolayı. Allah emeği gecen herkesten razı o...
Zaza Kemal
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Ayrıca
Ayrıca söyleşinin ikincibölümü İle BENAV arkadasın sonradan yapacağı yorumu merakla bekliyorum:)))...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
Allah razı olsun sizden
Üstatı bütün yönleriyle, sorularla cevapladığınız için Allah sizden razı olsun, özellikle dönemim y...
yasir kaya
Yazarımız Kutbeddin  NURLUBAŞ ile SAİD-İ KURDİ Üzerine >>
ayna bakmak
___________________________ EDİTÖR: Bizim misyonumuzda hakkı ve hukuku savunmak,zulme ve haksızlığa...
mehmet
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Ölüden diri, diriden ölü çıkarılır
“Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor.” Rum Sûresi, 30:19. Sunuhatta, Bu aye...
Kutbeddin Nurlubaş
O görkemli 'İnqılab'dan böyle bir hayıflanma kalmalı mıydı? >>
Çok şey biliyormuş gibi yazıyorsunuz.....
Yurt Gazetesinin manşetten verdiği haberi eleştiriyorsunuz... Ancak Müslüman Kardeşler Örgütünün kur...
semirseyhan
"Müslüman Kardeşler'den Alevilere Ölüm Çağrısı" !!! >>

YORUM/ANALİZ

 

IKTIBAS

 
İbrahim SEDİYANİ

Bülent Arınç

Ahmet ALTAN

Ortadoğu

DOSYA

 

LİNKLER

GAZETELER

Yeni Asya Yeni Şafak
Türkiye Vakit
Star Sabah
Taraf Zaman
bugun Hürriyet
Radikal Vatan
Akşam Milliyet

Video Galeri

Diğer Videolar

Felekê Yeman!
Roboski Katliamı +18 Görüntüleri
33 Kurşun Şiiri - Ahmed Arif
Dersim 38 Belgeseli 7. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 6. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 5. Bölüm
Dersim 38 Belgeseli 4. Bölüm

Foto Galeri

Diğer Galeriler

KAR TANELERİNDEKİ MUHTEŞEM SANAT
"KAÇAK UMUTLAR"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI "SON YOLCULUK"
ŞIRNAK - ROBOSKİ KÖYÜ KATLİAMI (2011)
İRAN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİLİĞİ BASKININDAN KARELER
DERSİM KATLİAMI DÖNEMİN GAZETE MANŞETLERİ
MİLYONLARCA MÜSLÜMAN ARAFAT'TA
 
New Page 1

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Hakkımızda

Copyright © 2007 UFKUMUZ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı SITEMAP
İrtibat E-mail:bilgi.ufku@hotmail.com - bilgi@ufkumuz.com