Hakkâri’nin Geçitli Köyü’nde, yola döşenen mayının patlaması sonucu dokuz kişinin öldüğü katliama ilişkin ilk dava olaydan iki yıl sonra açıldı. Ancak davada sanık sandalyesine, bombayı döşeyenler değil olayda tam sekiz yakınını kaybeden Cahit Erol oturtuldu. “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” iddiasıyla beş yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen Erol, yoğun kar yağışının yolları kapaması nedeniyle dün yapılan ilk duruşmada hazır bulunamadı.
16 Eylül 2010’da, Geçitli Köyü yolunda seyreden minibüs, yola döşenen mayının patlaması sonucu havaya uçtu. Olayda tam dokuz kişi parçalanarak ölürken dört kişi de yaralandı. Katliamın ardından devlet yetkilileri PKK’yi suçladı. PKK ise katliamın Devlet tarafından yapıldığını açıkladı. Olayın aydınlatılmaması halinde Kuzey Irak’a göç edeceklerini söyleyen köylüler, Türkiye’yi terk etmeye hazırlandıkları sırada, araya giren BDP’liler tarafından geri dönmeye ikna edildi.
Yakınları ölenler şüpheli
Aradan geçen iki yılda katliamın sorumlularının bulunması konusunda girişimde bulunmayan Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığı, kısa süre önce Geçitli Katliamı’na ilişkin dava açtı. Ancak Savcılık, yola bomba yerleştirenleri değil de olayda kızını, oğlunu, iki yeğenini, kız kardeşini, halasını, amcasının kızını ve onun küçük oğlunu kaybeden Cahit Erol’u şüpheli olarak yargılamayı kararlaştırdı. Erol’un yanısıra akrabaları Cemil Kurt, Hamit Demir, Lokman Pala, Arif Duman, Nurettin Kurt ve Bekir Erol’un da “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan beş yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Olaydan sonra çeşitli televizyonlarda yayınlanan görüntüler, iddianamede delil olarak gösterildi. İddianamedeki çarpıcı detaylardan biri de, bir numaralı şüpheli Cahit Erol’un adının deliller listesinde bulunmaması.
“Gelme deseler de gideceğim”
Davanın ilk duruşması, dün Hakkâri Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Taraf ’a konuşan Cahit Erol, yolların kar nedeniyle kapalı olması yüzünden duruşmaya gidemediğini ama ikinci duruşmaya mutlaka katılacağını söyledi. Davayı değerlendiren Erol, “Ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Sekiz canımı yitirdim ama yargılanan benim. O mahkemeye gelme deseler de ben gideceğim. Biz katiller bulunsun diye beklerken bu dava bana inanılmaz geliyor” dedi.Taraf














Kürdistan’ın acı tarihine kanla yazılan bir sayfa daha dün gece yazıldı. PKK’liler olduğu savıyla ilk gelen bilgilere göre yaklaşık 40 insan (çoğu yaşları 15-19 arasında değişen) yaşamını yitirdi. 














Yakup ASLAN’ı bu gün yazmada etkili kılan unsurların neler olduğunu öğrenmek için gezdiği yerleri yeniden tazeler gibi bu röportajımızda elimizden geldiği kadar kendisinden bilinmeyenleri ve bilinenle

"Uludere Karşısında Hasan Karakaya"






Türkiye'deki tüm sivil toplum kuruluşları, cemaat, vakıf ve kanaat önderleri bu katliamı gündemde tutarak başlatılacak soruşturmanın hemen sonuçlandırılması için güçlü eylemsellikler ile takipçi olmalıdırlar. Aksi takdirde Kürd halkının yanmış olan yüreği bir daha zor biraraya gelecebilecek şekilde Türkiye Cumhuriyetinden ve Türk halkından kopacaktır.















28 Şubat darbesinin yıl dönümü dolayısıyla bu ara en çok 28 Şubat’ın darbe olup olmadığı ve çeşitli kesimlerden kişi ve kurumların 28 Şubat dönemindeki duruşları tartışılmaktadır. Şüphesiz her darbeni














